+ Konuyu Yanıtla
2 sonuçtan 1 --- 2 arası gösteriliyor

Konu: 28 Şubat Bitmedi Devam Ediyor!

  1. #1
    Sessiz DEVRİM! Fatih KANLI kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Sat Feb 2008
    Konum
    istanbul
    Yaş
    38
    İletiler
    3,669
    Blogdaki Konular
    1

    28 Şubat Bitmedi Devam Ediyor!

    Yakın geçmişi darbelerle anılan bir milletiz. Hareket ordusunun Bab-ı Âli baskınından bu yana dönemsel aralıklarla darbeleri yaşamış bir geçmişe sahibiz. 27 Mayıs Darbesi, 12 Mart muhtıtarası, 12 Eylül ve en son 28 Şubat Post Modern Darbesi bu milletin hür iradesine karşı bürokratik oligarşinin egemenliğini sağlamak istemesinden başka bir şey değildi. Yada kendi egemenliğini sarsacak bir parlementer sistemin varlığını bir türlü hazmadememelerinden ileri gelen bir düşünce yapısı ile hareket etmenin bir sonucuydu. Bu ceberrut zihniyet, aslında siyasal sistemin millet adına millet için hareket etmesinden dolayı da bu şekilde davranmıyordu. Sadece kendi egemenliğini başka bir güç odağıyla paylaşmak istememesinden kaynaklanıyordu. Bu süregelen ezberci anlayış takvimler 28 Şubat 1997’yi gösterdiğinde bozulmuştur.

    Kuvvetler ayrılığı prensibiyle yönetilen Türkiye, 28 Şubatta bunun tam tersini yaşamış, aslında belli başlı bir elit zümrenin egemenliği altında yönetildiğini dosta düşmana göstermiştir. Yasama- Yürütme- Yargı, Türkiyede ki güç odaklarının baskısı altında kalmış Yasama ve Yürütmede istifalar yaşanmış, Yargı ise belli bir takım bürokratik zümrenin birifinglemelerinden geçmiştir. Bu dönmde hatta 4.Kuvvet olduğu ileri sürülen medya da bile andıçlamalar olmuş, demokratik tepkilerini yükselten kimi yazarlar işlerinden olmuştur. O dönemde tam bir akıl tutulması yaşanmış, millete karşı millet adına, düzeni korumak adına anti-demokratik bir süreç yaşanmış/yaşatılmıştır. Peki işin aslı böylemiydi? Yani millet adına millet içinmi yaşatılmıştı bu süreç? İsterseniz gelin 13 yıl öncesine dönelim bu süreç nasıl ve nerden başlamış hep beraber bakalım.
    28 Şubatı incelediğimizde eğerki gözlemlerimizi mikro düzeyde yaparsak bunun sadece bundan önceki darbelerden bir farkının olmadığını düşünür sadece bürokratik oligarşinin bir ceberrut anlayışından ibaret bir davranış biçimi olarak görür geçeriz. Hayır bu kadar basit değil…

    28 Şubatı Makro düzeyde incelediğimiz zaman görürüzki o dönemde İslam Dünyasının belli başlı ülkelerinde çok tuhaf, anlamlandırılamayan gelişmeler olmuştur. Şöyleki; İran da dahi bugün yönetime gelmesi bir sivil darbe olarak adlandırılan Museviyi alenen destekleyen ve Batı ile sıcak ilişkilerden yana olan Muhammed HATEMİ o dönemde İran’nın Cumhurbaşkanlığına gitirlmişti. D-8 Ülkelerinin Devlet Başkanlarının kimileri suikaste kurban gitmiş kimileride ihtilalle darbeyle al aşağı edilmiştir. Yani o dönemde yaşanan süreç küresel bir süreçti. Türkiye’nin kendi iç bünyesinde Havuz sistemine geçmiş olması ve dış politikada D-8 ler gibi güçlü bir yapılanma içerisine gitmesi, içeride ve dışarıdaki güç odaklarının kovanına çomak sokmaktan başka bir şey değildi.

    Havuz Sistemi, ülkede biriken maddi imkanların bir takım sermayedarların yerine halkın bizzat kendisine gitmesi yani rant ekonomisinden üretim ve istihdam ekonomisine geçilmiş olması, yattığı yerden Devleti soyan zümrenin çarklarını temelden sarsmıştı. D-8 ler ise, Dünyada sadece (o dönem için) G-7 lerin egemenliğine ve sömürüsüne dayalı bir anlayışın egemen olamayacağını, ötekiler adı verilen ezilmiş halklarında söz sahibi olması gerektiğini söylemiş ve 2.Yalta Konferansının toplanmasını istemiştir. 2. Yalta Konferansında G-7 lerle beraber D-8 ler bir araya gelecek ve Dünyanın gidişatını sorgulayacaklardı. Yani Afrikanın sömürülen hakların neden sömürüldüğü, Güney Kafkasyanın neden işgal altında olduğu, Doğu Türkistanın, Filistinin ve diğer mazlum coğrafyalarındaki zulümlerin ve haksızlıkların neden olduğu sorgulanacak ve adaletsizliğe dayalı yönetimin terk edilmesi sağlanacaktı.

    Lakin bizi bugün Ermenilere soykırım yapmakla suçlayanlar o gün bunun sorgulanmasını istemediler. Kendi egemenliklerinin ortadan kalkmasını, mazlum coğrafyanın ayağa kalkmasını istemediler. Bunun için o dönemde ABD yönetimi, Ankara Büyükelçiliğine bir kripto yolluyor. O kriptoda derhal Erbakan Hükümetinden kurtulunması gerekiyor deniliyor. Bu belge bugün, o dönemin Başbakanı Sayın Necmettin ERBAKAN’IN bizzat kendisinde bulunuyor. Yani o süreç Havuz Sistemine ve D-8 lere karşı yaşatılmış bir süreçti. Siz şimdi bugün o dönemin kuklalarının tutuklanmasına “erken final” derseniz bu safsataya kendinizi inandırmış olursunuz. Hayır 28 Şubat süreci bitmemiştir tam aksine bugün devame tmektedir.

    Tarih 3 Kasım 2002 ve AKP tek başına iktidar… Genel Başkanı İmam Hatip Lisesi mezunu ve Laikliğe aykırı fiilden dolayı hüküm giymiş bir insan… Başbakan olacak kişi ise bir dönem meclis kürsüsünden “Sizin Atatürkünüz…” diyerek nasıl bir fikri yapıya sahip olduğunu ortaya koyan bir insan… Bugün kendilerine operasyon yapılan zihniyet bu ülkede %56 ile iktidara gelmiş bir Başbakanı darağacında sallandırmıştır. Peki nasıl oluyorda Adnan MENDERES’TEN daha dindar olan bir Genel Başkana bu zihniyet darba yap/a/mıyor? Yanlış anlaşılmasın darbe yapılmasından yana değilim lakin yaşanan süreç ve gelinen nokta insanı düşündürmüyor değil… Kimse darbeler dönemi kapandı demesin. Bu ülkede Turgut ÖZAL askeri birliği kışlada şortla selamladıktan 10 yıl sonra eşi görülmemiş bir darbe yaşandı. Onun için kimse darbeler dönemi kapandı demesin. ABD kimden yanaysa bu ülkede onaların borusu öter.

    Peki 2002 den 2010 ylına kadar yaşanan süreci ele alalım. 28 Şubat Darbesi dost düşman biliyor ki Erbakanın o dönemdeki iç ve dış politikalarına karşı yapıldı. Yani Havuz Sistemi ve D-8 lere karşı yapıldı. Şu halde aradan geçen 8 yıllık süre içerisinde darbeye sebebiyet veren bu milletin âli menfaatlerine yönelik olan bu iki uygulamadan hangisi yerine getirilmiştir? Havuz Sistemi ısrarla uygulanmamaktadır. Bir ara Abdüllatif ŞENER’İN Bakan olduğu dönemde uygulanmak istenmiş ancak sebebi anlaşılmayacak şekilde birden gündemden kalkmıştır! Türkiye D-8 Ülkeleri içerisinde bir kez olsun Başbakan düzeyinde temsil edilmemiş D-8 ler aktif hale ısrarla getirilmemiştir. Buna mukabil, ABD’NİN İslam Coğrafyasını işgal etme projesi olan Büyük Orta Doğu Projesinin Eşbaşkanı olmuşuz… Ve şimdi siz kalkacaksınız Çetin DOĞAN denilen adam tutuklandı diye “28 Şubat bitti” “Erken Final” deyip halkı kandırmaya kalkışacaksınız… Bakın bakalım etrafınızda karga sürüsü varmı sizin “Erken Final” sözünüze karşı ne yapıyorlar?!

    Hadi oradan!

  2. #2
    Kayıtsız
    Misafir
    x5 ler altında maşallah elit muhafazakar hanımlar...
    tekbiri, boydakı, kiptaşı almış başını gitmiş, çaykovskinin konseri muhafazakar, yarım türbanlı ten rengi çoraplı ablalarla dolu,

    siz 28 şubat bitmemiş diyorsunuz!

    Milli Görüş kalmış üç beş kişi...
    Allah sonumuzu hayretsin...

+ Konuyu Yanıtla

Tags for this Thread

Yer İmleri

Gönderme Kuralları

  • You may not post new threads
  • You may post replies
  • You may not post attachments
  • You may edit your posts
  •