İslam’da operatörlük çok eskilere dayanır. Osmanlı döneminde bile bu iş farklı isimlerle o kadar çok dallanıp budaklanmış, o kadar çok etkinliği artmıştı ki padişahlar bile bir çok kez bu operatörlerle sözleşme imzalamak zorunda kalmıştı. Biz bu islam’da operatörlük sisteminin günümüz halini ele alalım.

İslami operatörlük zaman içinde öyle yerleşik bir hal almıştır ki bir bakıma artık klasikleşmiştir hatta –izm ‘leşmiştir. Bu sebeple bazı uzmanlar bu durumu ‘İslami Öperatörizm’ adıyla literatüre dahi geçmiştir (aslında burada ek kayması olmuş bence aslı ‘operaterörizm’ olmalıydı çünkü bir operatör diğeri için adeta terör estiriyor). Yani bir başka deyişle literatüre geçirilecek kadar kurumsallaşmıştır.

Meseleye reel açıdan bakmak gerekirse; (reel açıdan bakabilmek için öncelikle reel açının ne olduğunu bilmek gerekir, reel açı ile anti-reel açıyı birbirine karıştırmamak gerekir. ABD’nin herhangi bir üniversitesinde yapılan bir araştırmaya göre reel açıyla anti reel açıyı karıştıran toplumlar huzursuz oluyormuş ve o toplumun kadınları düşük yapıyor, erkekleri ise kısır kalıyormuş…)

–bu kısa açıklamada sonra konumuza dönelim-

Reel açı; Müslüman İslamın tekelinde olmalıdır, İslami operatörlüğün tekelinde değil…. Aslında operatörlük İslami olduğu müddetçe sorun da yoktur…. Ama…..

Ortalıkta o kadar çok operatörlük var ki her biri ayrı telden çalıyor. Burada sorun operatörlerin çokluğunda değil, sorun ayrı telden çalmalarında.

Oysa ki İslam hep aynı telden çalar.

Bu İslami operatörlerin hepsinin aynı telden çaldığı tek nokta ise hepsi kendilerinin İslami telden çaldıklarını iddia etmesindedir.
Şükürler olsun ki aynı telden çaldıkları bir nokta var…!!!

Bu sözde ortak noktanın en kısa zamanda özde de gerçekleşmesi en büyük-önemli temennimizdir.

Öyleyse bu İslami operatörlerin ayrı telden çalmalarının sebebi nedir…???

Bu soruyu kendilerine sorduğumuzda hepsinden aldığımız cevap aynıdır;

- Allah cc’ın rızasının bu noktada olduğu…

- Manevi meyveye ulaşmanın yegane yolunun kendi çaldıkları noktanın olması…

- Diğer noktaların şirk olduğu…

- Operatör sahiplerinin yani mürşidlerinin havada uçan, karada kaçan acayip mahluklar olduğu (bu söylemlerden mürşidleri bile rahatsız) diğer operatör sahiplerinin ise düz yolda dahi yürümekten aciz olduğu…

…vs vs cevaplarını alıyoruz.

Özellikle cep telefonu vasıtasıyla günümüz sözlü ve görsel iletişimini sağlayan GSM operatörlerinin bile müşteri memnuniyetini en üst düzeyde sağlamak amacıyla baz istasyonları vasıtasıyla insanlığı en geniş şekilde kapsama alanına almak için var güçleriyle çalışırken, İslamın bütün insanlığı kapsayan ayetlerine, hadislerine rağmen bu zavallı ve bencil İslami operatörlerin o buram buram gayri islamilik kokan sadece kendi operatör bağımlılarını kamil Müslüman gören ve cennete sokan, diğer operatör bağımlılarına ise kuduz köpek muamelesi yapan sözde ‘islami’ operatörleri anlamak mümkün değildir. Anlamaya çalışmakta abesle iştigaldir….

Bizim İslami operatörlerin hepsinin kapsama alanı İslamdır ve bu kapsama alanına dahil olmanın yolu kitap, sünnet ve icma ile sabittir.

İslam hep aynı telden çaldığı halde İslami operatörlerin farklı telden çalmaları Müslümanları her zaman kontrpiyede bırakmıştır. Bu sebeple de vebal büyüktür…. İtikadi meselelerde farklı telden çalmanın sonu ise ebedi cehennemdir. Hal böyle olunca da koca bir ümmet nefsani hareket eden İslami operatörlerin eşliğinde gayri İslami rotada yol almaktadır.

İslamda operatörlük sistemi sadece memleketimize has bir özellik değil. Dünyanın neresinde bir avuç Müslüman varsa orada iki avuç İslami operatörden söz etmek mümkündür.

Rabbim hepimizi islah etsin….
Rabbim bizleri doğru yola iletsin ve bu yoldan ayırmasın…
Rabbim bizlere birlik ve dirlik versin…
Rabbim bizleri kendisine layıkıyla kul, Habibine sav de ümmet olabilmeyi nasib etsin…