“Bir yerde bir kötülük gördüğünüz zaman onu elinizle düzeltin. Gücünüz buna yetmezse dilinizle bu kötülüğü ortadan kaldırmaya çalışın. Buna da gücünüz yetmezse kalbinizle buğz edin. Bu da imanın son derecesidir.”

Müslümanların ilk kıblesi olan Mescidi Aksa tam 62 yıldır işgal altında. Allah resulü(s.a.v.) efendimizin miraca yükseldiği ve orada gelmiş geçmiş tüm peygamberlere namaz kıldırdığı El-Aksa işgal altında. Ve bu işgal yeryüzünde ki Müslümanların nedense hiç umurunda değil. Zaten Müslümanların ne umurunda oldu ki? Kıbrıs’ta katliam yapıldı ses çıkarılmadı. Irak iki kere işgal edildi, katliamlar yapıldı, kadınların namusları kirletildi, kundaktaki bebeler katledildi ses çıkarılmadı. Bosna- Hersek işgal edildi, 3 yaşında ki bebeler annelerin gözleri önünde canlı canlı kesilerek etleri kıyma yapılıp ve köfte haline getirilip o annelere yedirildi ama Müslümanlar yine sessiz kaldı. Üç beş bin kişinin sokağa çıkıp bağırmasından ve dönemin siyasi partisi Refah Partisi tarafından toplanan paraların Bosna’ya ulaştırılmasından ziyade İslam Dünyasından ses soluk çıkmadı.

Şeyh Ahmet YASİN’İN “Ya Rabbi bu ümmetin suskunluğunu sana şikâyet ediyorum” diye haykırırken hissettikleri bu ümmetin vurdumduymazlığına bir isyandı aslında. Ebu Gureyb cezaevinden Türkiyeli Müslümanlara mektup gönderen “Nur” isimli bacımızın “Ey ümmetin erkekleri, karınlarımızda Amerikan conilerinin piçlerini taşıyoruz, bizi kurtarmayın gelin ve bu cezaevini bizim başımıza yıkın. Biz bu zilletle yaşayamayız” diye haykırırken aslında bu ümmetin erkeklerinin onursuzluğuna karşı yükselttiği bir isyan çığlığından başka bir şey değildi.

Şimdide Siyonist Yahudiler Mescidi Aksa yı yıkmak için kuşatma altına aldılar. Önceden beridir devam eden kazı çalışmaları da El- Aksayı yıkıp yerine Süleyman mabedini yapmak istemelerinden başka bir şey değildi. Bundan birkaç ay önce Mescidi Aksanın içinde nöbet tutan aç ve susuz şehadeti göze almış olan ve bedenlerini cennet karşılığında Allaha satmış olan mücahitler 700 kişi ile 20000 kişilik Siyonist Yahudilere karşı El Aksayı korudular ve onları püskürttüler. Onlar Kudüs için El- Aksa için nöbet tuttular.

Ve o Filistinli mücahitlerin kardeşleri onların bu şanlı direnişini tüm dünyaya duyurmak ve Türkiye de bir kamuoyu oluşturup dikkatleri o yöne çekmek için, kardeşlerine destek vermek için Eyüp te Allah resulünün(s.a.v.) mihmandarı Halit b. Zeyd’in(Eyyüp Sultan) dizleri dibinde nöbet tutmaya başladılar. Çünkü işgal altında olan Kudüs’tü, Müslümanların ilk kıblesi olan Mescidi Aksaydı… Orası Müslümanların namusuydu ve namus işgal altındaydı. Hiçbir onurlu Müslüman namusu namahrem ellerin işgali altındayken namusunu kurtarmayı erteleyemez, bunu sadece tribünlere oynayarak, laf söz söyleyerek geçiştiremezdi. İcraat lazımdı ve kardeşleri de gerekeni yaptılar. Evet o nöbet çadırı hala Eyüp Sultanda duruyor, nöbet devam ediyor ve nöbet tutacak namusuna sahip çıkacak Müslümanların oraya gelmesini bekliyor…

Bunu organize eden Saadet Partisi İstanbul İl Başkanlığı bu faaliyet için Valilikten gereken izni almasına rağmen İlçenin beş vakit namaz kılan ve alnı secdeye gelen AKP li belediye başkanı çadırı yıkmak istiyor. Çadır Kudüs çadırı ve yapılan iş Kudüs için Nöbet… AKP li alnı secdeye gelen il başkanı telefonda “ya o çadırı yıkın yada biz yıkmasını biliriz” diyecek kadar ileriye gidebiliyor. O çadır Müslümanların geceli gündüzlü tuttukları nöbetle hala ayakta ve hala Kudüs direnişini ve cihadını tüm dünyaya duyurmakta.

Geçtiğimiz Pazar çadıra, Afganistan da Taliban tarafından esir alınan ancak Taliban askerlerine kendisini serbest bırakmaları halinde Kur’anı okuyacağını söyleyip Talibanın elinden kurtulan İngiliz Yvonne RİDLEY (aynı zamanda Filistin vatandaşıdır) ziyaret etti. Yaklaşık 45 dakikalık bir konuşma yaptı. Konuşmasının sonunda çok enteresan tüm dünya Müslümanlarına ders olabilecek bir cümle kullandı. Dedi ki: “Haberiniz olsun, sizin Filistinli kardeşlerinizin dizleri sadece Allah’ın huzurunda bükülüyor” ve 2010 yılında yapmayı düşündüğü bir faaliyeti bizlerle paylaştı: “2010 yılı içerisinde Tüm dünya Müslüman kadınları ile birlikte Filistinli çocuklara ve annelere destek vermek için Allah nasip ederse Filistin’e gitmeyi düşünüyorum” dedi. Bunu yapacak olan bir kadın ve daha yeni Müslüman olmuş bir kadın.

“EY ÜMMETİN ERKEKLERİ NAMUSUNUZ İŞGAL ATINDAYKEN SİZLER NEREDESİNİZ?”


www.medya5.org