+ Konuyu Yanıtla
3 sonuçtan 1 --- 3 arası gösteriliyor

Konu: Kürt Açılımı yada varolan sorunu tanımlayabilmek!

  1. #1
    Sessiz DEVRİM! Fatih KANLI kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Sat Feb 2008
    Konum
    istanbul
    Yaş
    38
    İletiler
    3,669
    Blogdaki Konular
    1

    Kürt Açılımı yada varolan sorunu tanımlayabilmek!

    Yazıya nasıl bir giriş yapacağımı bilemiyorum.

    Klasikleşmiş “biz 1000 yıllık bir medeniyetin çocuklarıyız” mı desem, yoksa birilerinin dediği gibi “Türkiye Türklerindir” mi desem.

    Kestiremiyorum bir türlü…

    Ama bir gerçek var ki;bu daima yüreklerimizi kanatmaktadır. Bir kardeş kavgası var ve bizde bunun tam ortasındayız. Bu kavgayı kimler başlattı, nerede ve ne zaman ve de nasıl gelişti, bu kavgayı kimler idare etti bilinmemekte. Yada insanlar bunu anlamakta güçlük çekmektedir. Yurdun dört bir yanında bir öfke patlamasıdır gidiyor tam otuz yıldır… Herkes öfkeli, Türk Kürde, Kürt ise Türk’e öfkeli… Herkes öfkenin sebebini kendince biliyor; kimisi diyor ki; Güneydoğu sahipsiz kaldı, zulüm yapıldı,faili meçhul cinayetler işlendi...Kimisi de diyor ki; Tam otuz yıldır ülkemin kaynakları bir hiç uğruna adı konulmamış bir savaşa gitmekte ve gencecik fidanlar şehit edilmekte…

    Bunu herkes söylüyor, oysa bütün bunların ana kaynağını kimse sorup soruşturma ihtiyacı hissetmiyor. Yani kime öfkeleneceğimizi bilememekteyiz. Her taraftan bir ses gelmekte “suçlu orada” diye. Nereye kafamızı çevirsek bir çığlık,bir gözyaşı,bir acı ve feryat…Ama bütün bunların dışında bunların hepsini perdenin arkasında izleyen birileri var. İşte o birileri bu ülkede kardeş kavgasını başlatıp bu ülkede fitne tohumlarını atan Siyonist ırkçı emperyalist güçlerdir…Bunlar, muhterem Erbakan Hocanın “siz Güneydoğuda bir dağın yamacına kalkarda Ne mutlu Türküm diye yazarsanız, birileri de kalkar Ne mutlu Kürdüm diye yazar” sözünü bölücülük olarak addedip Refah Partisinin kapatılma gerekçesi saydırtmışlar aynı zihniyet sırf bu sözün o dağlara yazılmasından ötürü ırkçılık yapıyorsunuz deyip bugün ki gafil hükümete sözde “Kürt açılımı” yaptırtıp Güneydoğuyu parçalamak istemektedirler…

    Dikkat ediniz oyun tek elden yönetiliyor; ve piyonlar ise zamana ve şartlara göre değişiyor… Aynı Fikri SAĞLAR’IN “12 Eylül döneminde aynı silahla hem sağcı genç hem de solcu genç farklı zaman aralıklarıyla öldürülmüştür” ifadesinde belirttiği gibi,cinayeti işleyenler ayrı ama işletenler hep aynı…İşte bu millet bunu görememekte ve sorunu teşhis edememekte ve canı yandığı zaman gözünün ilk gördüğü düşmana çatmaktadır. Bu da siyonizmin “Büyük İsrail” hedefini gerçekleştirmesini kolaylaştırmaktadır.

    Eğer sorunu teşhis edemez isek çözüm bulamayız.Sorun şudur; Siyonizm içimize fitne ateşini yerli işbirlikçileri vasıtasıyla yakmıştır. Bunu söndürecek unsur ise İslam kardeşliğidir… İşte senelerdir bu yapılsaydı yani “Mekke’den Medine’ye hicret eden muhacirlere, Ensarın davrandığı gibi davransaydı Devlet” bu sorun olmazdı yada kısa sürede çözüme kavuşurdu. Dikkat buyurunuz Devlet hep güneydoğuda “PKK” dedi “Terörist” dedi “eşkıya” dedi. Ama asla biz kardeşiz, biz Selahaddin-i Eyyubinin torunlarıyız,biz Said Nursinin torunlarıyız demedi…Peygamberler şehri Urfa demedi, seyyidler diyarı Siirt demedi… Vurgu yaptığı yerler hep bölücüler ve bölücülük üzerine oldu… Böylece hep gündemde kaldılar ve dolaylı olarak muhatap kabul edildiler… Bugün gelinen nokta ise işbirlikçi emperyalistlerin desteği ile adeta “PKK”nın varlığı ve bir güç oluşu siyasi muhatap oluşu sözüm ona; “reel politik” adına kabul edilmiş oldu… Bu bir sel di ve bu selin altında kimlerin kalacağı ise meçhul… Selin uğrak yeri Diyarbakır’dır, Musul’dur, Kerkük’tür, Mersindir ve İstanbul’dur… Bu bir artık vakıadır ve bir gerçektir.Ya bu seli biz kontrol edeceğiz yada bu selin altında Türkü ile Kürdü ile hep beraber kalacağız. Kaybedenler hepimiz, kazananlar ise yaklaşık 300 yıldır bu milleti sömürenler olacaktır…

    Ama şu unutulmamalıdır; “Sel gider ve zulmetin çöplüğü temizlenir” yeter ki bizler inanalım ve kardeşlik bağlarımızı kuvvetlendirelim,aynı kıbleye secde ettiğimizi ve aynı vatan topraklarını paylaştığımızı unutmayalım. “Dün Selahattin-i EYYUBİYE haçlı seferleri düzenleyenler bugün neden onların torunlarını sürekli el altından poh pohlayıp bölücülük noktasında destek veriyorlar?” Bunu tüm Kürt kardeşlerim otursunlar ve düşünsünler çözümü eminim ki bulacaklardır.

    Sözlerimi Milli Görüşün Lideri Muhterem Erbakan Hocanın sözleri ile bitiriyorum; “Sömürüldükten ve kullanıldıktan sonra Kürt olsan ne olur Türk olsan ne olur…”

  2. #2
    Allah razi olsun fatih kardes tek cozum anlayanlar icin hocamizin buyurdugu gibi ''somuruldukten, ezildikten sonra turk olmussun , kurt olmussun ne cikar'' o kadar gerisi faso fiso
    Ister mermi kullansin, ister oy pusulasi, insan iyi nisan almali kuklayi degil kuklaciyi vurmali...

  3. #3
    Bizler 1430 senelik bir medeniyetin evlatlarıyız....

    Zira Yüce Allah;

    "Hep birlikte Allah’ın ipine yapışın, fırkalara bölünüp parçalanmayın; Allah’ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın.Birbirinizin düşmanı idiniz, Allah kalplerinizi uzlaştırıp kaynaştırdı da O’nun nimeti sayesinde kardeşler haline geldiniz.Ateşten bir çukurun kenarında idiniz; sizi oradan kurtardı.Allah size ayetlerini bu şekilde açıklıyor ki, doğruya ve güzele yol bulasınız." Ali İmran Suresi 103


    buyurmuştur.....

    1430 senedir, müminler ancak kardeştir, düsturu gereği kardeşliğimiz devam etmiştir,

    fakat bunun yanında....

    Ey insanlar, gerçekten, Biz sizi bir erkek ve bir dişiden yarattık ve birbirinizle tanışmanız için sizi halklar ve kabileler (şeklinde) kıldık. Şüphesiz, Allah Katında sizin en üstün (kerim) olanınız, (ırk ya da soyca değil) takvaca en ileride olanınızdır. Şüphesiz Allah, bilendir, haber alandır.
    <13/Hucurat>

    ayeti gereğince de daha sonraları , takdiri ilahi gereğince farklı ırk ve kavimlere ayrıldığımız ama buna rağmen bu farklılığın bir üstünlük yada seçilmişlik vesilesi olmadığı, fakrlı bir hikmet barındırdığı, üstünlüğün ise "takvada" olduğu hususen belirtilmiştir...

    Uzun yıllardır ülkemizde yaşanan bu soruna ise bir kardeş kavgası demek oynanan oyunun tuzağına düşmekle eş değerdir..... Orada yaşanan bir kardeş kavgası değildir...

    dağa çıkanları ikiye ayırmak lazımdır;

    bir grup dağa ne için dahi çıktığını bilmemekte, ya zorla, yada bir kan davası neticesinde oralarda yok olmaktadır...

    bir diğer grup ise ne için çıktığını gayet iyi bilmektedirler...

    onlar ya bir ermeni meselesi için, ya da yahudiler içinde bir ayrı grup olan yahudi kürtlerin siyonist emeller doğrultusunda kurulacak olan siyonist devletin , vaad edilmiş toprakların koruyucuları olan, onlara göre, 3ncü israil devletinin kurulması için mücadele eden gruplardır...

    Yani ortada bir kardeş kavgası yoktur ve asla da olmamıştır, müslüman kürtlerin hiç bir zaman bu taraklarda bezleri olmamış ve bunun da farkına varan siyonist uşakları müslüman köylere baskınlar düzenleyerek hem onları göçe zorlamış hemde bunların günahlarını TSK'ya atmaya kalkışmışlardır.....

    O bölgede sözde kurulucak kürt devletinin aslında bir 3ncü israil olacağı artık sağır sultana dahi malum olmuştur, ve amacın Türkiye devletini parçalamak olduğu gayet net ve kesinlik kazanmış konumdadır....


    Yani özetle, bizim kürt meselemiz, açılıım saçılım diye bir derdimiz yoktur, bu olayı bu meselenin haricinde savunan her kesim siyonist planın bir taşeronudur, bunu bilerek yapsın yada bilmeyerek yapsın mesele sonuç oalrak böyledir.....

    mesele makro seviyede ise, tüm ülkemizde de görülen temel insan hakalrına saygısızlık ve sistemden kaynaklanan genel ve tüm ülke çağındaki çifte standart ve zulüm düzenidir ki bununda sonu gelmiştir inşallah...
    Konu ile alakalı iki güncel yazımızında linkini ekte gönderiyorum.... İncelemeniz temennisi ile....


    KÜRT AÇILIMI VE TÜRK SAÇILIMI
    http://www.millicozum.com/mc/EKiM-20...-sacilimi.html

    KÜRT AÇILIMI VE HIYANET ALÇAKLIĞI

    http://www.millicozum.com/mc/EYLuL-2...alcakligi.html
    Alemin nakşını hayal görürüm. O hayal içre, bir cemal görürüm.
    Cümle mevcudat ki, mazhar-ı Hak'tır. Anın içün, kamu kemal görürüm.
    Tecelli cilvesi, cümle gölgeler. Her zerresi binbir ismin belgeler.
    Hay varken hayale kanmaz bilgeler. Zat-ı Hak'tan gayrı zeval görürüm.

+ Konuyu Yanıtla

Tags for this Thread

Yer İmleri

Gönderme Kuralları

  • You may not post new threads
  • You may post replies
  • You may not post attachments
  • You may edit your posts
  •