Popüler kültür nedir?

Popüler kültür;çevremizde ki benimsenen, kabul edilen egemen kültürdür.Çağdaşı olan insanların yaşadıkları çağda hem dem oldukları kültürün adıdır popüler kültür. Günümüz de ki popüler kültür ise Dünyayı kasıp kavuran, ocakları söndüren,ahlaksızlığın zirve yaptığı Batı kültürüdür. İki asırdan fazladır Dünyaya egemen olan kültür budur…

Türklerin Batı kültürü ile tanışmaları Tanzimat ile başlamış,Cumhuriyet döneminde yapılan ikilaplar ile de bütünleşmiş tam anlamıyla bir başkalaşım bir dezenformasyon sürecinin yaşanmasına sebep olmuştur. Batı kültürü ile yetişen gençlik ise Jön Türkler ile başlamış ve yine Cumhuriyet döneminde Tevhid-i Tedrisat kanunu sonucu kapatılan medreselerin yerine açılan okullardan mezun olan nesille devam etmiştir.

Türklerin 3 Kasım 1839 da başlayan batılılaşma sevdası,kendi öz kültüründen uzaklaşma ,yabancılaşma arzusu, yaşanan başkalaşım bugün genetiği değiştirilmiş gıdalar gibi ne olduğu tam olarak belirsiz bozulmuş ne kendi gibi olabilen ne de benzetilmek istenen gibi olabilen aslında hiçbir şey olamayan bozuk bir yapı ile bugün karşımızda arz-ı endam etmektedir.

İki bin yıllık tarihimize baktığımız zaman Atilla’dan Karlofçaya kadar hep efendi konumunda olmuş asla köle zihniyeti ile hareket etmemişiz. Hiç birileri gibi olabilme sevdası içerisinde olmamış,kendi öz kültürümüzü yaşatmaya çalışmışız…Ama bugün gelinen noktaya baktığımız zaman ise; bir yenilmişlik psikolojisiyle Batının kültür emperyalizminden kendimizi bir türlü kurtaramamışız.

Yaşanan kültür erozyonu insanımızı her noktada kıskaca almış örf-adet ve an’anelerimizden giyimimize ve dilimizin yapısına kullandığımız kelimelere varana kadar Batı’nın esiri olmuş kendi öz kültürümüzden kopuk bir hale getirmiştir.

Popüler kültürü Batı eksenli yapan bir unsur ise tüketim kültürüdür. Tüketim kültürü “hazcılık” eksenli olduğu için, tüketimi kendine bir hayat biçimi olarak gören toplum “hazcılık” noktasında bir doyuma varamayıca, maneviyattan uzak olan toplum doğal olarak ahlaki değerlerden uzaklaşarak kendini farklı yollar ile tatmin etme yoluna gitmek istemiştir. Bu ise toplum içerisinde ne idüğü belirsiz, ne olduğu tam olarak anlaşılamayan -yukarıda da söylediğim gibi- genetiği değiştirilmiş meyveler gibi bir insan tipini bir yaşam anlayışını ortaya çıkarmıştır.

Batı tendanslı yapılan müzikler, bir anlam ifade etmeyen şarkılar insanların sadece anlık duygularının tatminine yarayan bir araç olmuştur. Kullanılan dil Batının dar sıkışmış terminolojisinin dümen suyuna girmiş Batı jargonuna uyum sağlama derdine düşmüş kendi öz Türkçe sinden kopmuştur. Bugün müzik piyasalarına ve kitap piyasalarına baktığımız zaman, bir kıyas yapmamız söz konusu olduğunda, Pop müziğine ve diğer Batı tendanslı müziklere gösterilen rağbet ile kitaplara gösterilen rağbet arasında kıyas götürmeyecek kadar büyük farkların olduğunu net bir şekilde görebiliriz.

İnsanların kendilerini geliştirmek yerine, sadece anlık duygularını tatmin etme yoluna gitmeleri, körelen, kendini aşamayan dar bir çerçeve içerisine sıkışıp kalan, kısırlaşmış bir fikir dünyası içerisinde yaşamalarına sebep olmuştur. 21. Yüzyıl nesli bugün yeryüzüne egemen olan “popüler kültürün” kıskacı altında bu noktaya gelmiştir.

Toplumu bu komik,anlaşılmaz durumdan kurtarmanın yolu, medyaya, basına egemen olup sivil toplum kuruluşları vasıtasıyla ve Milli Eğitimi “millileştirerek” kendi öz kimliğimize, öz benliğimize dönmektir. Yani bir toplumsal dönüşüm projesi ivedilikle başlatılmalıdır.Yoksa bu girdap hepimizi farkına bile varamadan içine alacaktır.