+ Konuyu Yanıtla
3 / 2 İlkİlk 123 SonSon
60 sonuçtan 21 --- 40 arası gösteriliyor

Konu: Risale-i Nur Efsanesi Çöküyor

  1. #21
    Kendi adıma ben kızmıyorum. Sadece merak ediyorum. Sait Nursi'nin çektiği çilelerin, edildiği sürgünlerin, yattığı hapislerin zerre miktarını çektikmi veya çektinizmi? Hariçten gazel okumak kolay. İnternetten yazı indirmek kolay. Belge denilen şeylerin internet ortamında hiç bir hükmü yok.


    KURŞUNKALEM

  2. #22
    ikibucuktanuc Okuyan Kalemler Havva Nazlı KAYA kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Wed Oct 2007
    Konum
    Edirne
    İletiler
    990
    Blogdaki Konular
    3
    Alıntı e-turkiye.gen.tr tafarından gönderildi Mesajı Göster
    Düşünmeden bilmek faydasız, bilmeden düşünmek tehlikelidir.KonfüÇyüs

    Sevgili havva ve huseyin yukardaki size ait olan cumlenin bir açıklamasını yapar iseniz konuyla ilgili olarak daha nice kaynağından yazılar göndericem ama lutfen kızmayın bilmemek ayıp değil oğrenmemek ayıp sevgi ile kalın.

    Konfüçyüs M.Ö. 551- 479 arasında yaşamış bir filozoftur.Konfüçyüs hayatı boyunca insanları iyiye,doğruya ve şerefli yaşamaya yöneltmeye çalışmıştır.Konfüçyüs'ün bu ahlaki öğretileri konfüçyanizm adında bir din haline de gelmiştir.Konfüçyanizm bir din olmaktan daha çok ahlaki öğretiler sistemi olarak algılanmıştır.Konfüçyüs'e göre hayatta 5 fazilet vardır ;

    İyilik yapmak
    Güvenilir bir insan olmak
    Dürüst olmak
    Terbiyeli olmak
    Tedbirli davranmak


    Yoksul bir gence gerçekten yardım etmek istiyorsanız ona balık tutup vermeyin,balık tutmasını ögretin.Balık vererek bir ögün,balık tutmasını ögreterek bir ömür karnını doyurabilirsiniz...konfüçyüs
    beyfendi ya da hanım efendi;
    burda darılmaca gücenmece yok. herkes fikirlerini özgür bir şekilde ifade edebilir, kelimeler ağzınızdan ya da elinizden çıktıktan sonra vebali söyleyenin boynunadır. bilmeden düşündüğümü bilemezsiniz; ne derecede bilip bilmediğimiz böyle yerlerde de belli olmaz zaten. ki önemli olan çok bilmek değil, bildiğin şeylerle amel etmek.
    uyarılarınız ve tavsiyeleriniz için teşekkürler
    geçen sene felsefe dersi almıştım; konfüçyüsün yabancısı sayılmam. vesselam
    düşünmeden bilmek faydasız, bilmeden düşünmek tehlikelidir.
    konfüşyüs

  3. #23
    Kayıtsız
    Misafir
    sanırım bu yazıları (olumsuz) yazan kişiler gerçek manada risale-i nuru okumamışlardır. eğer okusalardı ve anlasalardı yazdıklarından utanacaklardı.

    öncelikle şunun bi anlaşılması gerekiyor. bu dünyayı kim yönetiyor. kim sevk ve idare ediyor. kimin lütfuyla böyle var olabiliyor.

  4. #24
    e-turkiye.gen.tr
    Misafir
    Alıntı Kayıtsız tafarından gönderildi Mesajı Göster
    sanırım bu yazıları (olumsuz) yazan kişiler gerçek manada risale-i nuru okumamışlardır. eğer okusalardı ve anlasalardı yazdıklarından utanacaklardı.

    öncelikle şunun bi anlaşılması gerekiyor. bu dünyayı kim yönetiyor. kim sevk ve idare ediyor. kimin lütfuyla böyle var olabiliyor.
    Kuran varken diğer kitaplara ne gerek var,kuran allahın kendi kelamı değilmi ,risale nur incil ve tevrat insan yazması ise hangisine inanıcaz.Risaleyi kuran yerine koyup şirke girip allahın kelamını inkar etmek değilmi bakalım aşağıdaki bakara ayetlerinde siz ne anlıyorsunuz.



    78 - Bunların bir de ümmî (okuma yazması olmayan) kısmı vardır, kitabı bilmezler, ancak birtakım kuruntu yığınına, boş saplantılara kapılır ve zan içinde dolaşır dururlar.

    79 - Artık o kimselerin vay haline ki, kendi elleriyle kitap yazarlar da sonra biraz para almak için "Bu Allah katındandır." derler. Artık vay o elleriyle yazdıkları yüzünden onlara, vay o kazandıkları vebal yüzünden onlara!..

    80 - Bir de dediler ki: "Bize sayılı birkaç günden başka asla ateş azabı dokunmaz". De ki; "Siz Allah'dan bir ahit mi aldınız? Böyle ise Allah sözünden dönmez. Yoksa siz Allah'a karşı bilemeyeceğiniz şeyleri mi söylüyorsunuz?"

    81 - Evet kim bir günah işlemiş de kendi günahı kendisini her yandan kuşatmış ise, işte öyleleri ateş ehlidirler ve orada ebedî kalıcıdırlar.

  5. #25
    Kayıtsız
    Misafir

    NURCU ol Cennete git cok kolay bu yaaaaaa...

    Tarihçe-i Hayat, 285
    Sualar 698
    Sikkei tasdiki gaybi -82

    "Risale-i Nur dâiresi içine girenler, tehlikede olan îmanlarını kurtarıyorlar ve îmanla kabre giriyorlar ve Cennete gidecekler." .

  6. #26
    Kayıtsız
    Misafir

    NURCU-Hristiyan AKP ittifaki diye buna denir.

    Artik gayrimüslimler Basbakan Cumhur baskani yada genel kurmay baskani bile olabilecekler.

    Devlette görev alacak ilk Ermeni

    Bravo AKP ye Bravo NURCU lara

    1926’da çıkan Memurin Kanunu, gayrimüslimlerin devlet organlarında görev almasını fiilen imkânsız hale getiriyordu.

    Adı Leo Süren Halepli... Avrupa Birliği Genel Sekreterliği uzmanlık sınavını kazandı.
    Cumhuriyet tarihinde devlet kadrolarında alacağı kritik görevle bir ilk olacak
    Ermeni kökenli Türk vatandaşı Leo Süren Halepli, merakla beklenen son engeli aştı.

    Türkiye’yi Avrupa Birliği’ne (AB) taşıyacak ekipte yer alacak Halepli, AB Genel Sekreterliği’nin (ABGS) mülakat engelini de başarıyla geçti.

    Bediüzzaman Said Nursî’ye Göre İslâm-Hıristiyan Diyaloğu

    Said Nursî’ye göre; gayrimüslimler, İslâm ülkelerinde Müslümanlarla aynı haklara sahip olmalı ve onlar gibi muamele görmeliler.


    Bu meseleyi Safa Mürsel, Bediüzzaman Said Nursî ve Devlet Felsefesi isimli eserinde, Münazarat’ı kaynak vererek enteresan bir şekilde tespit etmektedir.

    Bediüzzaman’ın da, 1911 yılında Rum ve Ermenilere Meşrutiyette aynı hürriyetleri vermeyi “İslâm’a uygun olarak” kabul ettiğini görüyoruz.

    Said Nursî ve Devlet Felsefesi isimli eserinde esitlik diyor.

    KURAN da yok
    Hadislerde yok
    Hz Muhammedin yönetiminde yok.
    Sahabelerin yönetiminde yok.

    NURCU ve AKP anlayisinda var.

    NURCU-Hristiyan AKP ittifaki diye buna denir.
    kaynak
    http://arama.hurriyet.com.tr/arama.a...uren%20halepli

  7. #27
    e-turkiye.gen.tr
    Misafir

    alalh allah

    Yahu bu hristiyanları dost edineceksek din bazında diyorum islam dini ve kuran niye hz muhammete vahiy ettirildi,dinler arası diyalog yapacaksanız eğer töbe haşa allah hz muhemmeti boşuna göndermiş.

  8. #28
    Kayıtsız
    Misafir

    Amerika ve ingiltereye övgü

    Risalei Nur larda
    Amerikaya 98 defa,
    ingiltereye 16 defa övgü var.
    övgüyü hak ediyorlar müslüman ülkelerin IRZINA geciyorlar.
    .
    Risalei nur denilen kitaplar amerikaya ve ingilterye övgü kitabidir.
    Risalei nurlar Müslümanlari hristiyanlastirmak icin uygulanan bir takdik.
    Uyanin ey Türkler uyanin ey Müslümanlar.
    .

  9. #29
    şakir abdullah
    Misafir

    konunun kaldırılması gerekiyor

    bu konunun faydadan ziyade zarar getireceğini düşünüyorum
    siyasi yönü olan sitede birilerinin kutsallarına ( yanlış bile olsa ) dokunmak o kişiyi karşımıza almak olur dolayısıyla doğrularımızın da karşısına almak olur

  10. #30
    Alıntı Kayıtsız tafarından gönderildi Mesajı Göster
    Risalei Nur larda
    Amerikaya 98 defa,
    ingiltereye 16 defa övgü var.
    övgüyü hak ediyorlar müslüman ülkelerin IRZINA geciyorlar.
    .
    Risalei nur denilen kitaplar amerikaya ve ingilterye övgü kitabidir.
    Risalei nurlar Müslümanlari hristiyanlastirmak icin uygulanan bir takdik.
    Uyanin ey Türkler uyanin ey Müslümanlar.
    .
    Zaten Said-i Nursi, Risale-i Nur'u yazarken Amerika ve İngiltere övgü yapsınlar diye yazmış. Ta o zamanlar biliyormuş Amerika ve İngiltere'nin övgü yapacağını.


    KURŞUNKALEM

  11. #31
    Kayıtsız
    Misafir
    arkadaşlar soylemedi demeyin, kendi egonuzu tatmin ediyorsunuz. Kimin kime uşaklık ettiğini zaman göstericektir. sadece bunu diyorum

  12. #32
    e-turkiye.gen.tr
    Misafir

    Nurcular ve fethullahcılar

    SAİD-İ NURSİ 'KABALA'DAN FEYZ ALDI MI


    21.02.2010 15:37

    Karakter boyutu :

    --------------------------------------------------------------------------------

    Acikistihbarat.com adlı internet sitesinde Kabala ve Said-i Nursi ilişkisini konu alan bir yazı yayınlandı.

    Adem'den, Nuh aleyhisselama ondan da İbrahim'e, İbrahim'den Musa'ya, Musa'dan da kardeşi Harun'a ve Harun'dan da HAHAM lara aktarılan sihir formüllerinin tümüne verilen isim olan''KABALA' ile Said_i Nursi’nin ' kitapları arasındaki benzerliğe değinilen yazar şöyle diyor; “Sadece Yahudi HAHAM larının bildiği Kabala öğretisi tüm evrenin Yahudi ırkının emrinde olması için devam ettirilmektedir.”

    “Yahudi masonları tarafından kurulan İttihat ve Terakki’nin” Said-i Nursi’ye büyük destek verdiklerine değinen yazar Sid-i Nursinin destek alma sebebini ise şöyle anlatıyor;

    “Yine o dönemlerde İngiliz ve Amerika'lı ajanlar cephede bir türlü yenilmeyen Türk'lerin ayakta nasıl hala dimdik kaldığının üzerinde çalışmalar yapıyorlardı. Ve sonuçta aradıklarını buluyorlardı.

    Aradıkları cevap İSLAMİYET idi..!

    Eğer İslam dini yozlaştırılıp, yanlış kişiler tarafından yönlendirilirse Türk'ler İslam dininden bilmeden uzaklaşacak ve böylece cephe düşman tarafından ele geçirilecekti.”

    İşte acikistihbarat.com’da Ufuk Günaç ismi ile yayınlanan yazı;


    Kuşkusuz başlığı okuduğunuzda her ne görüşü savunuyorsanız savunun aklınızda ''ne alaka'' sorusu belirecektir. Heleki nur cemaatinden olanlar hem küfür edip hemde okuyarak savunma pozisyonunda bana karşı her yönden saldırıya geçeceklerdir. Ben hepsine göğüs gerecek ve cevap
    verecek güçteyim evvel ALLAH..!

    Ne diyordu üstat Mehmet Akif..

    "Ulusun korkma..! Nasıl böyle bir imanı boğar..?!!"

    Ben ulumalarından değil İslam'a gelebilecek zararlardan korkuyorum..!

    Başlık her şeyi anlatıyor aslında.

    Ama ben yinede açıklama yapmak istiyorum. Yazı uzun olacak bunu ilk olarak söyleyeyim. Onun için tam okumadan ve anlamadan yorum yapmayın.

    Bazı saf kardeşlerimizin zamanın en büyük din alimi diye adlandırdıkları ''Bediüzzaman said-i nursi'' nin yapmış olduğu işlerin, sarfetmiş olduğu açıklamalarının, yazdığı risale, külliyat vb. kitaplarının KABALA ile ne kadar benzerlik ve uyum içinde olduğunu anlayacak, ortak olarak seçtikleri kişilerin milliyet ve dinlerinin de ne olduğunu göreceksiniz.

    Kürtçülük akımını nasıl başlattığınıda en sonunda okuyup Nur cemaatinin ve manevi liderinin nasıl bir insan olduğunu anlayacaksınız.

    İlk olarak tam anlayabilmeniz için KABALA nın ne olduğunu kısaca özetleyeyim.

    KABALA NEDİR ?

    Kabala kelime olarak sihir, büyü anlamlarını ifade etmektedir.

    Yahudi dili olan İbranice'de kabalanın özel bir yeri bulunmaktadır. Yahudi'lerin Tevrat'tanda çok önem verdikleri kabala bir sihir, büyü kitabının özetidir. Bir takım hesaplar kullanılarak olaylara yön verebilen bir sihirdir KABALA.

    Yahudi'lerin inançlarına göre ALLAH (Yehova) H.z Adem ile Havva'ya bazı sihir ve büyü formülleri vermiştir. Dünya'ya geldiklerinde bu sihirleri kuşaktan kuşağa anlatmışlar ve silsile yolu ile nesilden nesile bildirmişler.

    Tabi bu nesil Adem (selam olsun ona) den sonra gelen Peygamber'lerdir.

    Adem'den, Nuh aleyhisselama ondan da İbrahim'e, İbrahim'den Musa'ya, Musa'dan da kardeşi Harun'a ve Harun'dan da HAHAM lara aktarılan sihir formüllerinin tümüne ''KABALA'' diyorlar.

    Şu anda kabalist bir yapıya sahip İsrail devleti aslında Tevrat değil Kabala'ya göre yönetilmektedir.

    Sadece Yahudi HAHAM larının bildiği Kabala öğretisi tüm evrenin Yahudi ırkının emrinde olması için devam ettirilmektedir.

    Onun için bazı devletleri kabalist bir yapıya büründürmek ve kirli emelleri için araç olarak kullanmak amacındadırlar. O bazı devletler ise nilden fırata kadar olan bölgeyi sınırlayan devletlerdir. Bunun
    içinde Türkiye'de vardır.

    SAİD-İ NURSİ VE TERAKKİ MASONLARININ İŞ BİRLİĞİ

    İttihat ve Terakki'nin kurucuları malumunuz üzere Yahudi Masonlarıdır.

    Büyük Hakan 2.Abdülhamit'in siyasi iradesine engel olmak için o büyük Hakan'ı tahtan indirip sürgüne bile yollamışlardır.

    Sırf modern (!) Siyonizm'in babası olan Thedor Herzl'in Amerikalı Yahudi Rotchild'in direktifiyle İsrail'in kurulması için Büyük Hakan'dan para karşılığında toprak isteyipte aldığı ***** cevabı üzerine İttihat ve Terakki Masonları tarafından ''KIZIL SULTAN'' lakabı yaftalanarak Türk Milleti'ni o büyük sultana karşı kışkırtmışlardır.!

    İşte bu dönemlerde Rusya'da esir (mi ?) düşmüştü Said-i Nursi.

    Esirlikten kurtulup (!) bir yolunu bularak ülkeye dönen Said-i Nursi İttihat ve Terakki'cilerin çok büyük desteğini bilinmez bir şekilde almıştır.

    Bu desteği Rusya'da esir (mi düşmüştü acaba ?) düştüğü için mi yoksa başka bir sebep için mi verdiler bilinmiyor.

    Yine o dönemlerde İngiliz ve Amerika'lı ajanlar cephede bir türlü yenilmeyen Türk'lerin ayakta nasıl hala dimdik kaldığının üzerinde çalışmalar yapıyorlardı. Ve sonuçta aradıklarını buluyorlardı.

    Aradıkları cevap İSLAMİYET idi..!

    Eğer İslam dini yozlaştırılıp, yanlış kişiler tarafından yönlendirilirse Türk'ler İslam dininden bilmeden uzaklaşacak ve böylece cephe düşman tarafından ele geçirilecekti.

    Bunu başarmanın bir yoluda İslamcı (!) kimlikli birini bulup (İcad edip) önce Milleti'in gönlünde taht kurdurmak, ona karşı sevgi beslettirmek sonra onu İslamcı olduğu için sürgüne yollamak, sürgünden sonra tekrar Millet'in önüne sürmek, halkın bu yanlış kişiyi önder diye sahiplenmesini sağlamak ve toplumun onun her dediğine onay vermesini sağlayarak gizlice hem İslam'ı hemde vatanı parçalara ayırmak düşüncesini ve fikrini buldular.

    Bizi ancak böyle yenebilirdiler. (Bakınız Recep Tayyip Erdoğan'ın gelişimi)

    İşte bu yüzden İttihat ve Terakki'cilerin desteğini almıştı Said-i Nursi denen şahıs.

    Ve Türk Milleti'ni kandırmak ve parçalamak için harekete geçmişti birileri.

    İslam dininin yozlaştırılması için Yahudi Masonları olan İttihatçılar tarafından kurulan ''Darül-hikmetül islamiye'' yani İslam Akademisi'nin başlarından biride artık Said-i Nursi idi.

    İttihatçılar birden bire İslam'a heveslendiler nedense.

    Onun içinde Said-i Nursi'yi buldular.!

    Şimdi siz değerli okuyucularıma soruyorum.....?

    Bir Yahudi Mason'un İslam'ı gerçek manada yaşatmak için bir akademi kuracağına inanıyormusunuz..?

    Said-i Nursi'nin gerçekten Rusya'da esir düştüğüne inanıyor musunuz...?

    Her türlü ajan ve hainin arka çıktığı akademinin güvenilir olduğunu sanıyormusunuz...?

    Bunların sonunda da Said-i Nursi'ye İslam alimi diyebiliyormusunuz.?

    İşte size cevap...HAYIR ve ASLA..!

    Ondan ötürü de benim şahsi kanaatim şudur ki Said-i Nursi Mason'lar
    tarafından desteklenmiştir.

    Ne İslam ile nede vatan ile alakası yoktur. Kürtleri kışkırtmak için kullanılan maşadan başka bir şey değildir.!

    KABALA'DAN İLHAM ALAN NURCULUK VE SAİD-İ NURSİ

    Nur cemaati ve okulları kendi içlerinde ''CİFR'' ilmine çok önem verirler.

    Bir takım ''Ebced'' hesapları ile geleceği tahmin etmeye uğraşmaktadırlar.

    Gizli bir ilim olan ''cifr ve ebced'' hesapları KABALA ile aynı oranda benzerlik teşkil etmektedir.

    Çünkü KABALA'da da bir takım hesaplar ve formüller kullanılarak gelecek tahmin edilmek istenmektedir ve bazı ileriye dönük çalışmalara zemin hazırlanmak istenmektedir..

    Bilindiği gibi Said-i Nursi de yazdıkları risalelerde, külliyatlarda, lemalarda bu hesapları kullanarak bir takım tahminlerde bulunmuştur.

    Ve günümüzde olan bu ''İBRAHİMİ DİNLER'' masalının zeminini ta o zamanlar hazırlamıştır.

    Cemaat içindeki okullarda öğrencilerin beyinlerine Said-i Nursi'nin yazmış olduğu Risalelerin, Külliyatların, Lemaların kaynağının ALLAH olduğunu ve ALLAH' tarafından Said-i Nursi'ye gelen ''İLHAM'' ile yazılmış olduğunu aşılamaktadırlar.

    Yani yüce ALLAH tövbe büyük RAB'bimden ayet ayet bu paçavraları Said- i Nursi'ye indirmiş ve yazdırmıştır.

    Aynı ''KABALA'' daki bir takım hesapların ve sihirlerin ALLAH'tan peygamberlere, peygamberlerden de sil sile ile HAHAM'lara inmesi gibi.

    Benzerliğe bakın..!

    Durun daha bitmedi..

    Sihirbaz Said-i Nursi hapisteyken mürtileriyle bile konuşabiliyormuş.!

    O yıllarda hapise atılan Said-i Nursi yine bir takım sihir ve büyüler kullanarak geceleri kaldığı hapishaneden esrarengiz bir şekilde UÇUP belirli müritleriyle bir evde toplantılar yapıyor, gece boyunca konuşabiliyor, sabaha yakında kaldığı hapise tekrar aynı şekilde esrarengiz bir şekilde geri dönebiliyormuş.

    Hep KABALA öğretilerinin tesiridir bunlar.

    Esrarengiz bir şekilde ortadan kaybolmalar, direk aracısız (Cebrail a.s. bile yok) ALLAH' c.c.tan alınan ilhamlar, bir takım gizli büyüler hesaplar ''cifr ve ebced'' gibi hepsi KABALA da mevcuttur.

    Hatta Nur cemaatinin Said-i Nursi'den sonraki manevi lideri olan Fettullah Gülen 31 ocak 1986 tarihinde İzmir İl nüfus müdürlüğüne başvurarak, 3881 kayıt numaralı kimliğindeki ismini ''FETULLAH''tan ''FETHULLAH'' a çevirmiştir.

    Bu ''H'' harfindeki değişiklik bazılarına göre (bize göre yani) ''ebced'' hesabına uydurarak ileriki zaman dilimlerinde kendinin İSLAM önderi olacağının inanılması içindir, bazılarına göre ise (nur
    cemaati) Said-i Nursi'nin siirtteki hocası ''MOLLA FETHULLAH''ın ismini almak istediği için yapılmıştır.

    İşte size yine KABALA ile aynı oranda benzerlik teşkil eden olay.

    Sihir ve büyü hesapları kullanılarak kendini ''YÜCELTME'' çalışmaları..!

    Bir başka benzerlik ise Nur cemaati okullarında mevcuttur.

    Yahudi doktrininin (KABALA) öğretildiği gelenekçi okullardaki öğretmenlere ''SOFERİM'' yani ''YAZICILAR'' denilmektedir.

    Bu okullarda yazılı Tora ve Sözlü (vahiy edilmiş ama yazılmamış !) Tora vardır.

    Soferimlerin görevi, vahiy edilenleri açıklamak ve bunun toplumlar ile
    fertleri tarafından öğrenilmesini ve benimsenmesini sağlamaktır.

    Nur cemaati içinde de Said-i Nursi'nin ''Risale-i Nur Külliyat''ını aslından (yani Latin harfleriyle basılmamış haliyle) okuyan, açıklayan, topluma ve fertlere öğretenlerede ''YAZICILAR''
    denilmektedir.

    Hem KABALA'da, hemde Nur Cemaati içinde aynı şey...!

    ''YAZICILAR'' Bu sizce tesadüf, rastlantı olabilirmi..?

    Bence asla, kat'a, imkansız...! Böyle tesadüf o-la-maz..!

    SAİD-İ NURSİ'YE AÇIK DESTEK VEREN YAHUDİLER

    Bediüzzaman sempozyumuna katılan Yahudi...!

    ''Dindar, fakat antisiyonist bir Yahudi'yim''

    diyen Central Connecticut Üniversitesi öğretim üyesi olan Profesör Norton Merzinsky sunduğu bir açıklamada Said-i Nursi'nin yazdığı Risalelerin diğer dini kitaplardan ayrılan üç özelliği olduğunu
    söylüyor.

    Barışa sık sık atıfta bulunması,
    kendisi gibi düşünmemeye anlayış ve Müslüman-Yahudi ilişkilerine bakışta tek bir tarafı haklı çıkarır bir tutum sergilememesi !

    Said-i Nursi'nin Yahudi'lerinde hak ve hukukunun bulunduğunu yazması, Kudüs ve çevresinin Yahudi'ler için kutsal olduğundan bahsetmesi Yahudi Profesör Norton Merzinsky'i çok şaşırtmış.!

    Said-i Nursi'ye destek çıkan bir diğer Yahudi Profesör Yehezkel Landau'nun 2004 yılındaki bir konferansta sunduğu açıklamanın konusu;

    Yahudi geleneği ve Said-i Nursi'ydi.

    1978 yılında vatandaşı olduğu Amerika'yı terk edip İsrail'e yerleşen, 1980 yıllarında dindar bir Siyonist hareket olan Netivot Salom'da idarecilik yapan,

    1981-2003 yılları arasında İsrail'in Ramle şehrinde Arap ve Yahudi birlikteliğini hedefleyen ''Açık ev'' merkezini kuran, Profesör Yehezkel Landau zaman gazetesinden Nuriye Akman'ın sorularına şöyle cevaplar veriyordu...;

    "Nursi'nin hayatı ve eserleri bazı Yahudi düşünürleriyle benzerlikler gösteriyor. 19.yüzyıldan itibaren bazı hahamlar Yahudi'lere bilimsel çalışmalar (KABALA) ile modern dünya arasında bağlantı kurma konusunda yardım etmeye çalıştı. Tel Aviv yakınlarında dini ilimler ve seküler bilimleri birleştiren Barilan isimli harika bir üniversitemiz var. Yine New York'ta Yashiva isminde bir üniversite daha var.

    Ben Said-i Nursi'nin fen ve din ilimlerini birlikte öğretmek üzere doğu anadoluda kurulmasını planladığı üniversite ( Medresetüzzehra ) fikrini duyduğumda Barilan üniversitesinin Türkiye versiyonunu kurmak istemiş diye düşündüm.

    Bence Said-i Nursi devlet sistemi olarak tamamen seküler Atatürk modeli ve İmamlarca yönetilen İran modeli arasında bir sentez istedi.

    İsrail'de bunu yapmaya, tamamen seküler olmayan parlementosunda dini partilerinde yer aldığı, hahamların en yüksek yetkiye sahip olmadığı bir Yahudi devleti kurmaya çalışıyor.

    İsrail'de sivil mahkemeler, anayasa mahkemesi ve kişilerin özel statüleriyle ilgili konulara bakan hahamlarca yönetilen dini mahkemeler var. Bana göre sosyal sahada dini özel bir meta yapmak
    yeterli değildir. İnanıyorum ki Siad-i Nursi içinde yeterli değildi."
    (31 ekim 2004)

    Kabalacı Said-i Nursi'ye ilgi duyan sadece dış devletlerdeki Yahudi'ler değildir.

    Ülke içindeki Sabatayistlerde bu adama ilgi duymuşlardır.

    Nur cemaatine yakın olan ''Matbuat'' dergisinin, sabatayist olduğunu saklamayan ve ''Evet ben selanikliyim'' kitabını yazan Ilgaz Zorlu'yla yaptığı bir röportajdan kısa bir bölüm aktarmak istiyorum.

    "Soru : Kabalizm sizin için çok önemli bir nokta. Peki Bediüzzaman'ın
    ebced hesabıyla ilgili çalışmalarını biliyormusunuz ?

    Cevap : Evet biliyorum ve o konuya girmeyeceğim. Enteresan ifadeleri var. Bence Said-i Nursi yazmak istediği şeylerin çoğunu yazmamış bir insan. Özellikle cifr konusunda bir hayli bilgisi var. Bunu açık bir şekilde yazmamış bu çok önemli.

    Soru : Bediüzzaman'ın eserlerinin sizde ne gibi bir tesiri oldu ?

    Cevap : En çok ilgimi çeken ''Tabiat Risalesi''. Dinsizlik ve materyalizm karşısında bu insan çok sağlam delillerle bu kitabı atıyor ortaya ve ben onun vermiş olduğu örnekleri kendi dini tartışmalarımda kullanıyorum.Diyorum ki Bediüzzaman Said-i Nursi'de böyle söylüyor. Ve
    ben bundan hicap duymuyorum. Niye duyayım ? Çünkü oda aynı yolda gidiyor.

    Din olarak Yahudi'liği seviyorum. Yahudi'lik üzerine çok araştırma yapıyorum ama bu benim Bediüzzaman'ı araştırmayacağım anlamına gelmez. Eminimki Bediüzzaman Said-i Nursi yaşasaydı ondan öğreneceğim çok şey olurdu."

    İşte sizlerde okudunuz sevgili okurlar.

    Kabala nasılda Said-i Nursi'yi, Fettullah Gülen'i etkisi altına almış. Yaptıkları her hareket, her söz, her laf Kabala ya göreymiş.Bunu açıkça okuduk ve öğrendik.

    Son söz...

    KÜRT KIŞKIRTICISI, SİHİRBAZ SAİD-İ NURSİ DİN ALİMİ DEĞİLDİR

    Eser Adı

    İki Mekteb-i Musibetin Şahadetnamesi Yahut Divan-i Harb-i Örfi ve Said- i Kürd-i

    Yazar Adı

    Said-i Nursi Kürdi

    Tarih ve yer

    1909, İstanbul, Vezir Han, İkbal-i Millet Matbaası

    Saidi Nursi olarak bildiğimiz zat, söz konusu eserinde, kendisinin "Said-i Kürd-i", yani "Kürt Said" olduğunu onaylamakta, ayrıca kendisini "Bediüzzaman" diye takdim etmektedir.

    Kitab toplam 48 sayfadır ve kitabın "hatime" kısmında Saidi Kürdi şu
    satırları yazmaktadır:

    "******larıma (Ebnâ-i cinsime) burada birkaç söz söylemezsem, bence bahis eksik (natamam) kalır.

    Ey Asuriler ve Keyanilerin cihangirlik zamanında, onların öncüleri (pişdar) ve kahraman askerleri olan Arslan Kürtler!

    Beşyüz yıldır yattınız, yeter artık, uyanınız, sabahtır. Yoksa vahşet ve gaflet sizi vahşet sahrasında yağma edecektir."

    Ayrıca Saidi Nursi Kürdi şöyle söylemektedir:

    "Süphan ve Ağrı dağları gibi geleceğin yüksek dağlarının doruğunda ayağa kalkmış, nefse esir olmayı yasak etmiş ve başkasına tecavüzü caiz görmeyerek şeriate dayanmış olan, hürriyet sultanı, yüksek sesle sizin gibi mazinin en derin derelerinde gafil ve dağınık bir kavme, cehalet ve yoksulluğa hücum için, fen, sanat ve silah başına, ileri arş."

    Saidi Nursi Kürdi; "Kürt milliyetçiliği" çatısı altında Kürtleri birleştirmek gayesi gütmekte, 1909 tarihli eserinde Kürtçülük propagandası yapmakta, yüzyıllar boyunca bir arada yaşamış olan
    Türkleri ve Kürtleri -Kürtçülük söylemleri ile- kışkırtmaya çalışmaktadır.

    Kısacası Saidi Nursi Kürdi'nin gerçek niyeti, Türklerin bölgede egemen olmalarını istemeyen İngilizlerin istekleriyle birebir örtüşmektedir.

    Gerçek gayesi, geri kalmış Kürtleri kalındırmak/bilinçlendirmek olsa idi, "fen ve sanat başına" demekle yetinirdi. Ancak "SİLAH BAŞINA" diyebilecek kadar pervasızdır.

    Üstelik aynı satırlardan, kendisinin emperyalist güçlere karşı hareket ettiği sonucunu çıkaranlar, şunu görmelidirler:

    Saidi Nursi Kürdi'nin söylemleri doğrudan doğruya Kürtlere yöneliktir; muhatap sadece ve sadece Kürtlerdir. Ve de kendisi İngilizlerin icad ettiği şeriat sevdalısıdır. Gerçek İslam şeriatinden fersah fersah uzaktadır.

    Evet, Saidi Nursi Kürdi Kürtçüdür, ne var ki kendisini gizlemek için müslümanlık/ümmetçilik örtüsüne bürünmektedir.

    Saidi Nursi Kürdi, Türk müridlerinden evlenip "dinsiz evlatlar yetiştirmemeleri"ni isterken, habire çoğalan ve nüfusu gün geçtikçe - hızla- artan Kürtleri engellemek gereği dahi duymamaktadır.

    Evet, Saidi Nursi Kürdi bölücüdür; onun müridleri de, gerçekleri görmekten aciz vatan hainleridir.

    Bunlar, Siyonizm'in istekleri doğrultusunda ayaklanan Şeyh Said'den hiçbir farkı olmayan Saidi Nursi
    Kürdi'nin ardına takılmış, Cumhuriyet ve Laiklik karşıtı ikiyüzlü Müslüman görünen ama Müslümanlıkla alakası olmayanlardır!

    Kendi ırkçılıklarını gerçek milliyetçilere yamamaktan ise asla geri durmazlar. Kürtçülüğe/Kürdistan'a hizmet eden bu vatan düşmanları, bizleri "sahte milliyetçi/ırkçı" olarak lanse etmeye çalışmaktadırlar.

    Oysa Mustafa Kemal Atatürk, "Ne Mutlu Türk Doğana" değil, "Ne Mutlu Türküm Diyene" demiştir; yani ırkçılığı değil, aynı dili konuşan insanların bir araya gelmeleriyle ortaya çıkan bir milleti işaret etmiştir.

    İşte, bizim milliyetçiliğimiz bu çizgidedir, yurtseverliktir.

    MİLLET; ırk/din birliği değil, AYNI DİLİ KONUŞAN insanların bir araya gelmelerinden oluşur ve "Türküm" diyen Türk'tür. Bu, asla ve kat'a, ırkçılık değildir.

    Asıl ırkçı/şoven olan, Saidi Nursî Kürdi'nin ta kendisi ve onun nurcu müridleridir.

    Fethullah Gülen Hocaefendi de, Saidi Nursi Kürdi çizgisinde yürüyen bir Kürtçüdür. Yakın gelecekte Saidi Nursi Kürdi'yi elinin tersiyle silip atacak ve Kürtçülüğünün rengini/örtüsünü değiştirecektir; ancak asıl amacından hiçbir zaman vazgeçmeyecektir.

    Yani SİYONİZM'in İslam yeşiline boyanmış Din Devleti rücusundan..!

    İşte, Türk Milletine asıl zararı verenler/verecek olanlar gerçek İslam Şeriatini isteyenler değil, Siyonist Süfyani düşünceye sahip bu kişilerdir.

    Çünkü bunlar, içimizde barındırdığımız komşularımız, yakınlarımızdır. Çünkü bunlar, ikiyüzlü/takiyyeci vatan düşmanlarıdır. Çünkü bunlar sahte müslümanlardır.

    Mustafa Kemal Atatürk'ün bizlere işaret ettiği yurtsever bazlı milliyetçiliğimizi, ırkçılıkmış gibi gösterip, gençliğimizi/ milletimizi fırkalara ayıran bu zihniyete karşı akıllı hareket etmek
    sorumluluğundayız.

    Ve unutmamalıyız ki, bizler, Enver Paşa'nın maceraperestliğindeki ahmaklar gibi değil, Mustafa Kemal Atatürk'ün ufkun da ötesini görebilmeyi hedef kılan/edinen kişiler olarak düşünebilmeliyiz.

    Tüm gelişmelere bu yönde bakabilmeli, geniş yelpazede analizler üretmeli ve buna göre stratejiler belirlemeliyiz. Sağın ve solun fırkalaşmış/parçalanmış gençleri değil, milliyetimizin atası Atatürk'ün refere ettiği ÖNCÜ/İLERİCİ insanlar olduğumuzu artık idrak etmeliyiz.

    Evet, bizler Farklıyız, ancak Fırka/tefrika değiliz!

    Ne sağda, ne solda, her daim ÖNDE/İLERİDE yürümeliyiz.

    Hepiniz bir ve var olan ALLAH'a emanet olun..

    Odatv.com

    http://www.odatv.com/n.php?n=said-i-...-mi-2102101200

  13. #33
    MESGO
    Misafir

    İnanılmaz

    Yazılanları görünce dehşete kapılası geliyor insanın. Siz nasıl oluyor da ülkenin dini adına o kadar sıkıntılı günler yaşanan dönemlerde dinimiz adına hizmet etmiş, milletimizin imanının selameti adına her türlü eza ve cefaya katlanmış olan bir alim hakkında bu kadar vicdansızca, düşüncesizce yazılar yazabiliyorsunuz. Üstad Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri ve Muhammed Fethullah Gülen Hoca Efendi'nin bunca sıkıntıya belaya katlanarak kaç gencin iman selametine, namazına vesile olduğunu biliyor musunuz? Bu alim insanların kalplerini yarıp da mı baktınız bu kadar rahat yorum yapabiliyorsunuz? Sizin müslümanlık anlayışınız bu mu? Ergenekonun yayın birimi odatv den beslenen mesajlar, bunları destekleyen insanlar. Üstada Bediüzzaman Said Nursi'ye ve Muhammed Fethullah Gülen Hocaefendi'yi kafirlik, şirk, masonlukla itham edenleri kelime-i şehadet getirip yeniden müslüman olmaya davet ediyorum. Rabbim hepimizi hidayet etsin, istikamet üzere eylesin.

  14. #34
    Kayıtsız
    Misafir

    Risale i Nur Çökmez.Gözünü kapayan gündüzü kendine gece yapar.

    Risale i Nur Çökmez.Gözünü kapayan gündüzü kendine gece yapar. Çünkü O Kur'anın sönmez ve söndürülemez bir tefsiridir.

  15. #35
    Kayıtsız
    Misafir

    Risale Kur'an tefsiri Mİ?

    said norsi yazdığı risale zırvasında abd'yi övüyor ve yüceltiyor.

    bu mudur sizin kur'an tefsiriniz

    amerikancı said norsi

  16. #36
    ubeydullah
    Misafir

    ustad

    saıd nur sı sammıbır alım vee mursıdıırr lutfen ona dıl uztamayın elbte hatalrı vardır olabırr ama onunla bugn nur cemmatlerını ayırrım rısallerde ayrı bır kuonu zaten aam llah askına ustdaaa sakın ılerı gerı konusayın rahtmet okuyunnnn....

  17. #37
    Kayıtsız
    Misafir

    hak namına mı,siyaset namına mı?

    Valla arkadaşın yazısını okudum.Bana onun sözleri hak namına değil de siyasi görüşü namına gibi geldi....Elini vijdanının üzerine koysun.Biz hep birbirimizle uğraşmaktan kaybettik.

  18. #38
    TERAKKİPERVER Yüksel DİKGÖZ kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Sat Oct 2008
    Konum
    Giresun ama İstanbul doğumluyum
    Yaş
    57
    İletiler
    202
    Selamün aleyküm arkadaşlar.Acizane olarak bir cümlede ben söyleyeyim...

    Şimdi Nurcu kardeşlerimizle Fethullahçıları birbirinden ayırd etmemiz lazım.Nur cemaati yine risale-i nur yolunda ilerlemektedir.Fethullahçılar ise dinlerarası diyalog fitnesini desteklemektedir.Aralarında ki tek fark budur.Aynı zamanda Fethullahçılar devletin içine sızmışlar ve ihaleleri kapmışlardır.Bir nevi muktedir olmuşlardır, hepsi bundan ibarettir..
    Bir insan olursa sağır; sen ona istediğin kadar bağır!..

  19. #39
    Kayıtsız
    Misafir

    üstat bediüzaman sait nursi

    Değerli yazarlar evvela bir şeyler yazarken çok bilinçli olmak gerekir,duyumsal, öfkeci birde afaki olmamak gerekir yazılanlara baktığımızda çok ölçüsüz ve bir okadarda kalitesiz oldoğunu gördüm nedeni ise üstada isnat edilen suçlamalar çok basit ve kalitesiz çünkü üstat hiç bir zaman ehli küffarı desteklememiştir hayatı kendisine zehir edenlere ne demeli ömrünün büyük bir kısmı zindanlarda geçmiştir amerika ve ingirtereyi destekleyenler ömrünü zindanlarda mı yoksa malikhanelerdemi geçirir lakin hapishane hayatını mahkeme yıllarına ait resmi zabıtladan görebilirsiniz attığınız ftira bakire bir kıza atılan iftiraya benziyor nadiste geçtiği gibi söylediğin şey çekiştirdiğin kişide yoksa sana geçer birde allah (cc) buyuruyor ki cennete girecek bir sınıfta iftira, ğıybet, yalan sölemeyenler girer arkadaşlar çağımızın hastalığı olan iftira ve gıybetten uzak duralım

  20. #40
    BİTLİSLİ
    Misafir

    Abdullah ibni sebe olmamak

    Malumunuz abdullah ibni sebenin durumunu bilmiyeniniz yok sanırım biz kaç mürekep yalamış insanlarızda ilmi ve içtihadi seviyesi yüksek bir okadarda engin dünya ve unrevi mertebesi yüksek siz zatı eleştirenler eleştirenler olarak söylemlerinizde üstadın ulvi sevyisimi düşecek yoksa sizin gibi ırvanlıyanların sevabımı azalacak hatta peygamberimizin varisleri olan alimlere dil uzatacak zavallı ahmaklarmı olacağız elcevap taktir siz avare tabakasının

+ Konuyu Yanıtla
3 / 2 İlkİlk 123 SonSon

Yer İmleri

Gönderme Kuralları

  • You may not post new threads
  • You may post replies
  • You may not post attachments
  • You may not edit your posts
  •