+ Konuyu Yanıtla
5 / 1 12345 SonSon
91 sonuçtan 1 --- 20 arası gösteriliyor

Konu: Günlük Notları

  1. #1
    _ALBAY_ SİTE BAŞKANI Tevfik YAZICILAR kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Thu May 2006
    Konum
    İstanbul
    İletiler
    8,612
    Blogdaki Konular
    5

    Günlük Notları

    Kriz teğet geçecek demişti sayın ERDOĞAN, ancak zaman geçtikçe anlıyoruz ki bizleri O da kandırmış. En azından bugün kameralar karşısına geçen ünlü “Kemal Ağabeyi” kendisini açıkca yalanladı. Meğer kriz geçmiyormuş. Asıl dikkatimi çeken Kemal UNATIKAN’ın bizlerle alay eder gibi ekonomimizin batışını anlatırken gözlerimize bakarak “ Beni krizden çok ameliyatım etkiledi” sözleri oldu.

    UNATIKAN yaptığı basın açıklamasında hükümetin 2009 Büyüme Hedefinin % 4 olacağını artık savunamadığını ortaya koydu ve yeni 2009 Büyüme hedefini % - 3,6 olarak düzeltti. Seçimlerin ardından gelen bu acı itiraf Türkiye için elbette pahallıya çıkacaktır. Teğet geçen krizde Büyüme Hedefimiz % 7,6 küçülmüş oldu yani.

    Basının karşısındaki üçlü görülmeye değerdi. Başbakan Yardımcısı Nazım EKREN, Hazineden Sorumlu Devlet Bakanı Mehmet ŞİMŞEK ve Maliye Bakanı Kemal UNATIKAN … Tek amaçları var IMF ile ilişkileri itiraf edebilmek ve seçim sonrası halktan gizlediklerinin istedikleri gibi ortaya çıkarmak. Mehmet ŞİMŞEK ne güzel konuştu “Hükümetimizin makro programı üç aşağı beş yukarı IMF’nin fikirlerini yansıtıyor” . Daha ne söylemek gerekir bilemiyorum

    Simdi AKP ye oy vermiş ve hala bir umut taşıyan dostlara Sayın ERBAKAN’ın sözü ile seslenmek istiyorum “Bunların ikiside IMF ci”. İşte kendileri itiraf ediyorlar.


    Tevfik YAZICILAR
    14/04/2009 19:00
    Gün gelecek bütün dünya Hocama selam duracak!

  2. #2
    Alah (cc) böyle yiğitlerden razı ve hoşnut olsun, bize de basiret versin..

  3. #3
    Kayıtsız
    Misafir

    Teşekkürler

    Bilgiler için teşekkür ederim.
    Saygılar

  4. #4
    _ALBAY_ SİTE BAŞKANI Tevfik YAZICILAR kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Thu May 2006
    Konum
    İstanbul
    İletiler
    8,612
    Blogdaki Konular
    5
    09 Ekim 2009

    Dün gece müthiş bir teknoloji keşfettik. Cep telefonunda bir devrim. Biz ona 6G teknolojisi adını verdik. Vatana millete hayırlı olsun. Şimdi nedir 6G diye homurdandığınızı duyuyorum şöyle ki ; Evde yada işyerindesiniz, önünüzde bir pc var ve karşınızdaki ile görüntülü konuşmanız gerekir. Hemen pc de kulaklık ve mikrofon ararsınız. Ve eğer bunlar yoksa iş yatar. Bu 6G teknolojisi işte tamda burada devreye giriyor. Sınırsız hatta sahip bir cep telefonu teknolojimizin ana maddesi. Mikrofonsuz, kulaklıksız pc ile sınırsız konuşmaya sahip telefon birleştiriliyor ve açılan msn sayfasında elinde telefon karşılıklı muhabbete geçiliyor. 6G sevenlere hayırlı olsun. Hem sesini duyayım, hem o beni, duysun ama aradaki mesafeler yakınlaşıp yüzünü de göreyim derseniz sizede tavsiyem bu 6G teknolojisini deneyin.

    Sabah erkenden promosyon fuarına gittim. Saolsun İbrahim Ethem Ayaz beni yalnız bırakmadı. Fuarda katılımcı profili pek değişmemiş. Ancak yıllardır takip ettiğim firmaların fuar alanında aldıkları yerlerin büyümesinden o sene işlerin nasıl gittiğini takip edebiliyorum. Bu sene sanırım promosyonda kristal, cam hediyelikler boy gösterecek. Önceki senelere göre çok fazla artış sağlamış kristal promosyon firmaları. Sabah erken gittiğimizdenmidir bilmem ziyaretci sayısı pek bir düşük geldi bana.

    Cuma namazını Beyazıt camiinde kıldık. Eylem meydanı Beyazıtta. İstanbul'un en sevdiğim mekanı, bana aşkı, sevdayı, eylemi, direnmeyi, kazanmayı ve kaybetmeyi anlatan bu meydanda bir eyleme daha katıldım ardından. Güzel insanlar ve portaldan dostlarım Fatih Kanlı, Adem Doğan, Eser Gedik, Murat Karaerkek, Bahtiyar Aslan, Mustafa Saraç, Ali Yener ve İbrahimEthem Ayaz'la adımladık meydanın taşlarını avazımız çıktığı kadar "kahrolsun İsrail" sesleriyle. Türkiyenin en büyük gençlik örgütü dediğimiz ama bugün büyüklüğünün sadece şehir efsanerinde kaldığı Anadolu Gençlik Dergisinin çağrısıyla meydanın küçük bir kısmını doldurabilen bir avuç inanmış gençle birlikte Mescidi Aksa'ya selam yolladık. Milli Gençlik Vakfında bizlere "Genç İnancı ve İdeali Ugruna Fedakarlık Yapabilendir " diye öğretmişlerdi , ancak bize bunu öğretenler inançsız ve idealsizce terk edince davalarını ve gönüldaşlarını yerine yetiştirilen gençler arafta kalmış gibi oldular. Ne eylem nede inanç ruhu taşımayan bir garip genç kitlesi kaldı AGD nin omzuna. Ve işte dün o kalan bir avuç insanla yanyana saf tuttuk yeniden o güzel eylem meydanında.

    Eskiden Saadet Partisini Anadolu Gençliğin yanında görürdük her eyleminde, ama dün onlarda yoktular. SP İl Başkanı ,İl yönetimi, İlçe Başkanları neredeyse kulaklarını tıkamıştı bu eyleme. Türker Saltabaş, Hasan Hüseyin Öz dışında SP ilden kimseye rastlamadım dersem yalan olmaz. Belkide vardılar ama ben göremedim. Eğer öyleyse haklarını helal etsinler ama tablo şu ki Saadet partisi de bu eylemde yalnız bıraktı AGD yöneticilerini.SP nin AGD nin yanında yer alması gerekirken böylesine vurdumduymaz tavırlar sergilenmesi çok acı.

    Günün akşamını da Tayfun Sinan ile geçirdim. Hazırladığımız e-ticaret sitesinin son düzenlemelerini yapmak üzere Mecidiyeköyde buluştuk Tayf ile. Ama bir bilgisayarcıdan ancak internete girememesi beklenir. Yine bir bilgisayarı internete bağlamayı beceremedi. Ne zaman bir bilgisayarcının bilgisayarda işlerini sorunsuz çözdüğünü göreceğim yaa. Beceriksiz işte. Malesef yapmamız gereken hiçbişeyi yapamadan ayrıldık. Bende oradan Cesi Dayı ile buluşmak üzere metrobüse atladım. Avcılara kadar süren yolculuğumda geçen gün Erdek'te almış olduğum "Çingeneler" kitabını bitirdim. E-ticaret sitemiz için gereken yazıcıyı Cesiden teslim alarak evin yolunu tuttum.

    Yoğun bir gün, yoğun bir tempo ve ağrıyan bir bel...

    Tevfik YAZICILAR

    http://www.altsayfa.com/guncel/gunce...m/546-09-10-09
    Gün gelecek bütün dünya Hocama selam duracak!

  5. #5
    _ALBAY_ SİTE BAŞKANI Tevfik YAZICILAR kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Thu May 2006
    Konum
    İstanbul
    İletiler
    8,612
    Blogdaki Konular
    5
    15 Ekim 2009

    Kısa bir ara verdim yazmaya. Sevdiğimle geçirdiğim kısa zaman sürecinde internetle kısa bir bağlantı dışında pek bağlantım olmadı. ( Hiç olmamaısını tercih ederdim). Dolu dolu geçen ve hiç bitmemesini arzu ettiğim Balıkesir seyahatimde bir başlangıcı aralayacak küçük adımı sonunda atmış oldum.

    Küçükşehir Balıkesir gez gez bitmiyor biliyormusun günlük. O kadar çok gezilecek yeri var ki. Bir cadde senin diğeri benim üç beş dakikayı bulmaz koca Balıkesir. En vefalı yeri ise parktaki çay bahçeleri. Önce birine sonra hemen karşısındakine ardından da yanındaki çay bahçesine gezer durursunuz. :) Bu arada bir uyarıdır sakın nargile içmeyin buralarda . Eğer biraz nargile zevkiniz varsa zaten bir daha içemeyeceksinizdir. Mecburiyetler olmazsa.
    Ayrıca Balıkesirde sinema kapatmakta mümkün. Sevdiğinizle birlikte sinemaya gidebilir salonda tek seyirci olarak filmi seyredebilir ve sinema çıkışı yağan yağmurda yemek yiyebilmek için lokanta arayabilirsiniz örneğin.

    Nedenini bilmiyorum ama uyuma isteğini de arttırıyor bu şehir. Öğlen kalkıp kahvaltıyı bir dönercide iskender kebap söyleyerek de yapabilirsiniz. Aklımdayken kokoreç yemeyi unutmayın burada. Gerçekten güzel yapıyorlar. Sanırım en beğendiğim yemek oldu burada kokoreç. Midye dolma istemem deyip alınan midye dolmaların yarısını mideye indirmekte işin diğer tarafında tabii ki.

    ******

    Balıkesir dönüşü şöyle bir ortalığa baktığımda Tayyip beyi yeni çıkışlar yaparken gördüm. İsraille yapılacak askeri tatbikatı erteleyen Başbakan bunun nedenini "halkın taleplerine önem vermek" olarak açıkladı. İşte tamda burada içime bir kurt düştü. İsraille yapılan her efelenme sonrası verilen tavizler aklıma geldi. Bakalım şimdi ne vaatler verdik İsraile. Elbet bunları da tıpkı one minute çıkışı gibi kullanmak ve ardından gizlice İsraile beyaz güvercin göndermek isteyecekler. Bakalım ne çıkacak bu işin ardından.

    Tamda bunların üzerine bir de ABD kürt liderleri uyuşturucu lideri ilan ederk mal varlıklarına el koydu. Anlaşılan yeni dünya düzeninde bazı değişikliklere gidiliyor. Türkiye bölgede güçlendirilerek ılımlı islam modeli ile bölgede tartışmasız ABD egemenliği sağlanacak anlaşılan. Dış politikada ABD nin talep ve istekleri dışına çıkamayan bir Türkiye ancak kendine verilen rolleri oynamaktadır şuan. Ermenistan açılımı da tam da bunun ispatıdır aslında.

    Dünya siyasetinin karışıklığında kaybolan 4-5 günü gazete okuyarak geçirdim aslında. Posta gazetesi ise en çok elime geçen gazete oldu. Heryerde posta. Birşey farkettim bu sırada. Ne çok sapığımız oluşmuş toplumda. Eskiden sadece 3. sayfa haberleri katliam, sapıklık hareketleri olurdu. Artık gazetelerin manşetinden son sayfasına tamamı bu tür haberlere yer veriyor. İnsanlardan Allah korkusunu kaldırtan sistem şimdi kendi kanını emiyor.


    Tevfik YAZICILAR
    http://www.altsayfa.com/guncel/gunce...m/551-15-10-09
    Gün gelecek bütün dünya Hocama selam duracak!

  6. #6
    _ALBAY_ SİTE BAŞKANI Tevfik YAZICILAR kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Thu May 2006
    Konum
    İstanbul
    İletiler
    8,612
    Blogdaki Konular
    5
    16 Ekim 2009

    Başbakanın İsrail çıkışının ardından bakalım ne çıkacak diye yazmıştım dün bu satırlara. Ve bu akşam açıklamalar gelmeye başladı. www.marmarahaber.net sitesinde okuduğum haberde İsraile verilmesi gereken tavizlerin ilk adımını Bülent Arınç'ın attığını gördüm. Bu isim aslında çok tanıdık, hani Milli Görüş lideri Prof.Dr. Necmettin Erbakan Fazilet Partisinin kapatılmasıyla yeni bir parti kurulması gündeme geldiğinde, parti başkanlığını Bülent Arınç'a vermemekle yadırganmıştı hatırlarsanız. O günlerde Bülent Arınç partinin kurtarıcısı gibi ilan edilmiş, hatta birçok Milli Görüşcü Erbakan Hocaya "neden Bülent Arınç'ı genel başkan yapmıyorsunuz" diye sitem etmişti. İşte o Bülent dün öyle bir açıklama yapmışki Erbakan Hocanın büyüklügünü, ferasetini ve öngörülerini bir kez daha ortaya koymuş.


    Ne diyor Bülent Arınç İsraille ilgili konuşmasında : ''Bu ilişkileri de bozmak niyetinde değiliz. Zaman zaman yönetimlerden kaynaklanan çekişmeler olsa bile şu anda İsrail ile geçmişten bu yana ilişkilerini iyi noktaya götürmeye çalışan, buna ihtiyacımız olduğunu bilen bir hükümetiz''. Heyhat bu ne gaflet. İsraille iyi ilişkilere ihtiyaç duyan bir Türkiye oluşturan AKP nin yöneticisinden ne büyük bir itiraf.Efelenmelerin, one minutelerin bir oyundan ibaret olduğunu ortaya koyan bir delil bunlar. İsraille dostluğu bir mecburiyet sayan, inancın ve idealin vereceği gücü, kuvveti göremeyen uydu ülke olma yolunda ilerleyen bir dış politikanın sahibi olan partinin yöneticisinin bir itirafı aslında bu. Çıkarılan gömleğin tecellisi olsa gerek.

    ****

    Cuma namazını Esenler'de Fevzi Çakmak Mahalle camisinde kıldım. Cumanınsünnetini kıldıktan sonra yine o bildik cami cemaatinin çocuklara kin ve öfke kusan yüzüyle karşılaştım. Hemen iki saf yanımda 5-6 yaşlarında bir çocuk cumanın sünnetini kıldıktan sonra yanındaki amcasından fırcasını yedi." Namazda sağa sola bakılmaz. Önüne bakacaksın, dışarıya bakma." ses tonundaki kabalık, çevresindekilerin bakışları ve imam hutbeye çıkarken ortalık yerde fırça yiyin bir çocuk. Kimbilir arkadaşları dışarıda gezerken, namazın ne olduğunu umursamazken buraya koşarak gelen bu çocuk yeniden aynı rahatlıkla buraya gelebilecek mi. Yada sağa sola baktı diye kınanan o çocuğa bakan ve ne yaptığını namazı esnasında gören bu amcaya "behey amca tamam o çocuktur hata etmiş bakmış, sen ne diye onu seyredersin namaz kılmak yerine" diyen bir arkadaşı,cami cevaati çıkacak mı ? Cumanın sünneti ile farzı arasında, imam hutbedeyken değil bir çocuğa kızmak yanındaki insana elinle sus işareti bile yapmak yasaklanmışken bunu dahi bilmeyen bir amcanın bir çocuğu namaza ısındırmasını beklemem hata aslında değil mi. Başı okşanacak, kulağına hataları söylenecek, teşvik edilecek, taktir edilecek cami cemaati çocuklarımız inşallah böylesine dininden bihaber amcaları ile karşılaşmazlar.

    ***

    Gecem ise TV5 ekranı karşısında geçti. Milli Görüş 40. Yıl etkinlikleri kapsımında ilk programı Konya'dan canlı yayınladılar. Bir çiçekle bahar olmaz diyenlere her bahar bir çiçekle başlar diyen Prof Dr Necmettin ERBAKAN'ın damgasını vurduğu geceyi izlerken orada olamamış olmama bir kez daha sitem ettim. 40. yıl etkinliklerinin ilk önemli programının cuma akşamı yapılması ise sanırım büyük bir hata oldu. Salonda yeterli coşku yansımada kameralara. Küçük salon olmasına ragmen hıncahınç bir doluluğa ulaşılamadı Konya da. Herşeye rağmen güzel bir gece izledim TV de. Sadakatin timsali güzel insan , onursal başkan Recai KUTAN “Ne mücadeleler verildi, ne çileler çekildi, elhamdülillah Milli Nizam’dan itibaren ele alınan bayrak hiçbir şekilde yere düşmedi” sözleri ile özetledi geceyi. Saadet Partisi Genel Başkanı Numan Kurtulmuş ise "Milli Görüş bir medeniyet mücadelesidir. Bizim medeniyetimizi yeryüzünde yeniden diriltmenin mücadelesidir." sözleri ile ortaya koydu Milli Görüşü. Ve gecenin sonunda kürsüasıl sahibine teslim edildi. Herzaman olduğu gibi gözleri salonun tamamının gözlerinin içine bakarak konuşan Milli Görüş Lideri Prof.Dr Necmettin ERBAKAN saatlerce süren hitabında tüm siyasetcilere taş çıkartır derecede hakimdi konuşmasına. Milli Görüş ve Milli Görüş Hareketinin tanımını ardından da Milli Görüşün kimyası ile fiziğini anlatan Erbakan hocamızın yakamda onurla taşımayı adet edindiğim rozetlerimiz hakkında "Siz hayırlı faaliyetler gösterdiniz, İnşallah yarın ahirette en büyük şahadetnamemiz rozetimiz olacak. Rozetimizi göstereceğiz, sorgusuz sualsiz cennete gireceğiz inşallah.'' sözleri ile içimden derin bir inşallah çektim. Hocam biz senin şahitlerin olacağız.

    Prof. Dr Necmettin Erbakan'ın dün akşam ne kadar ince düşüncelere sahip ve ileri bakış açısına sahip olduğunu anlattığı kuruluş anısıyla bir kez dahahatırladım ayrıca. İki önemli hatıratını paylaştı aslında orada bizimle. Birincisi ilk Milli Görüş partisinin kuruluşunun 19 üye ile gerçekleşmesidir. Ne var ki bunda diyebilirsiniz. Ama hocam şöyle diyordu konuşmasında 18 kurucu üyenin yanına 1 manevi üye yerleştirmemizin sebebi kuruluşta üye sayımızın besmelenin harf sayısı kadar olmasıdır. Düşünsenize besmele ile başladı Milli Görüşün ilk partisi. İkinci anı ise ilk üyenin seçimi oldu. Bugün bir parti kursak ilk üye gibi bir düşünemiz olmaz yakın arkadaşlarımızdan başlar yazarız sırayla değil mi ? Ancak savunan adam öyle yapmıyor. ilk üyeyi İslamın bu topraklara ilk girdiği yerin imamını yapmayı hedefliyor.Bu topraklara islamiyet ilk olarak Malazgirtten girmiştir diyerek ilk uçakla Malazgirte büyükcamiinin imamını ilk üye yapmak için yola çıkıyor. İşte Milli Görüş bu ruh ve temeller üzerine inşa ediliyor. Hocam sizden ne çok öğreneceğimiz var...



    Tevfik YAZICILAR
    http://www.altsayfa.com/guncel/gunce...m/554-16-10-09
    Gün gelecek bütün dünya Hocama selam duracak!

  7. #7
    _ALBAY_ SİTE BAŞKANI Tevfik YAZICILAR kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Thu May 2006
    Konum
    İstanbul
    İletiler
    8,612
    Blogdaki Konular
    5
    17 Ekim 2009

    Sıkıcı bir Cumartesi. Öğlen Köprümedikal'in açılışına, akşam üzeride GESED'de yönetimin kurulu toplantısına gitmem gerekirken gidemedim. Daha önce halletmem gerek birikmiş işlerimi yoluna koymam gerektiğini düşünerek bunları erteledim. Pc başında oturmak çok kolay iş değilmiş hani. Ve günün sonunda baktığımda elde var sıfır.



    Akşam Beşiktaş'ın maçını izledim kıyısından bucağından. Yine aynı teraneler. Denizlinin ayrılma, Demirörenin bırakma zamanı geldide geçiyor. 2-1 lik sonuç elde edilmiş olsada Beşiktaş ruhu kalmamış bir takım vardı sahada. Bir galibiyet ama sadece o kadar.

    Habib Aksu ile başlayan akşamda yengeden izin alamayarak bizi yalnız bırakması ile Mustafa Bitiş ile oturup muhabbet ederken muhabbetimize ortak olan Esenlerin medarı iftiharları Muhammed,Saffet, Necmettin ve Yunus akşama renk kattılar. Durun bir sahne aktarayım size. Sağında nargileye asılmış Yunus, solundanargileye asılmış Saffet ortada kalan ise Muhammed. Sıkı durun şimdi. Muhammed bu esnada ne yapıyor ? Açmış ders notlarını, elinde kalemi önünde defter adamakıllı ders çalışıyor. Dumanaltı ders çalışmak bu olsa gerek. Serveti Finun edebiyatından kesitler, Peyami Safa dan alıntılar ile dolu notları defterine geçmeye çalışan Muhammed'i görünceders nedir bilmeyen liseli yıllarım geldi hatırıma. Yaşlanmışız beaa.

    ***

    Deniz Baykal ile Başbakan arasında bir kamera muhabbeti almış gidiyor. Dış politikamızın dönüm noktalarını yaşadığımız şu günlerde ana muhalefet olacak partinin genel başkanı medyanın ilgisini kendine ve basit siyasi atraksiyonlarına çekme gayreti içinde. Hani biri sağ diğeri sol parti demeseniz, zannedersiniz ki birbirini kollayan zor zamanında yardıma koşan iki kardeş parti bunlar. Sahi var mı birbirinden fark AKP ile CHP nin.

    Bu arada İmralı Padişahının verdiği emirle 30 PKK militanı teslim olmaya geliyormuş. Dün ABD elebaşlarını uyuşturucu ile suçladı, bugün Öcalan emretti dağ kadrosundan militanlar teslim oluyor. Nasıl ama. Denklemin bir ucu açık kaldı diye düşünürken Obama Hazretlerinin Başbakanımızı yanına çağırdığını gördüm internet haberlerinde. Başbakanımızı huzuruna kaşık ile verdik kepçe ile alırız demeye çağırıyor anlaşılan Obama Hazretleri. Dikkatimi çeken bir konuda Obamanın Tayyip beyi 29 Ekim de davet ediyor olması oldu. 29 Ekim bu ülke için bir anlam ifade ediyor. Cumhuriyetin bayramında Türkiye Cumhuriyetinin Başbakanı Waşingtonda hazır bulunarak dünya imparatruna yaptıklarını aktararak, yapması gerekenlerin talimatını alacak mı birlikte göreceğiz bakalım.

    Tevfik YAZICILAR
    http://www.altsayfa.com/guncel/gunce...557-17-10-2009
    Gün gelecek bütün dünya Hocama selam duracak!

  8. #8
    _ALBAY_ SİTE BAŞKANI Tevfik YAZICILAR kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Thu May 2006
    Konum
    İstanbul
    İletiler
    8,612
    Blogdaki Konular
    5
    18 Ekim 2009 Pazar

    Bekir AKSU'nun ev taşıma ihtiyacı tutmuş. Anlaşılan Toki ve Kiptaş'ın İstanbul'u talan etmesiyle başlayan ucuz ev furyası kiracıları ev sahibi yaptıkca kilık evler çoğalacak ve böylece Bekir gibi uyanıklarda daha ucuz evlere anında taşınacaklar.

    İstanbul'a en büyük ihanetlerden birine imza atan Toki ve Kiptaş istanbulu şantiye alanına çevirerek ucuz ev üretip sattıkca anadoludan boşalan köyler İstanbulda hayat bulmaya devam edecekler. Hilkat garibesi beton yığınları peydahlayan bu iki kurum göz göre göre İstanbul'u yaşanmaz hale getiriyorlar. Nufusun her geçen gün artmasına neden olan bu yapılar ne yazık ki fakirin umudu olmuş durumda. İstanbul'u katlediyorlar. Her dikilen toplu konut göçün habercisidir. Her atılan kat İstanbul trafiğine yeni bir araçtır. Her katta yaşayanlar İstanbul okullarına 3-5 öğrencidir. İstanbulun suyu yetersiz, kanalizasyonu yetersiz, havası bakımsız diye yırtınan yetkililer bu her bina ile kendilerine muhalifler. Elbette ucuz ev sahibi insanlar oluşturup siyasi rant elde etme hevesleri var, ama bunu İstanbul'a hançer sokarak yapmasalardı keşke.

    *****

    Akşam AGD tarafından hazırlanacak olan 31 Aralık Mekkenin Fethi ve Gençlik Şöleni programının hazırlık komisyonuna davet edildim. İnşallah Esenler de muhteşem bir program hazırlanıyor. Henüz TV5 tarafından bir program yapılıp yapılmayacağı belirlenmediğinden yapacağımız programın ana hatlarını tartışarak, içerik hakkında ön hazırlığımızı yaparak TV5 den gelecek yanıta göre hareket etmek üzerine toplantımızı sonlandırdık.

    Aslına bakarsanız ; Yılbaşı akşamına alternatif böyle programların düzenlenmesini doğru bulmuyorum. Kabul etmediğiniz, reddettiğiniz bir güne alternatif oluşturmak doğru bir yaklaşım değildir. Hele ki böyle bir geceyi rant kapısı haline getirmek tamamen yanlış bir tutumdur. İlk yıllar Türkiyedeki özelliklde istanbuldaki ahlaki dejenerasyona tepki olarak düzenlenen bu programlar ne yazık ki günümüzde 100-50 YTL karşılığı biletleri satılan,şans çekilişleri ile süslenen, bay-bayan karışık ilahi grupları ile gösteri yapan, katılımcıların eğlenmesi için türlü türlü ihtivalar içeren alternatif yılbaşı etkinliklerine dönüşmüş durumda. Yıllardır görevlerim nedeniyle katılmak zorunda kaldığım bu programlarda sağıma soluma baktığımda ne bir yeni yüzle karşılaşıyorum nede yılbaşı akşamını evinde, arkadaşları ile eğlenerek geçirmekten vazgeçerek buraya gelmiş bir kimse ile. Zaten yılbaşı kutlamayan ve bu kutlamaların yanlış olduğunu bilen insanların bir araya toplanıp adı yılbaşı olmayan bir eğlence programında yer aldıklarını görmekteyim. Bu tür programların bizlere bir faydası olmadığını artık anlamamız gerekir sanırım.

    Tevfik YAZICILAR
    http://www.altsayfa.com/guncel/gunce...560-18-10-2009
    Gün gelecek bütün dünya Hocama selam duracak!

  9. #9
    _ALBAY_ SİTE BAŞKANI Tevfik YAZICILAR kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Thu May 2006
    Konum
    İstanbul
    İletiler
    8,612
    Blogdaki Konular
    5
    22 Ekim 2009 Perşembe

    Mehmet Yeşilyurt evlenerek yaptığı hatayı anlamadan bir evine ziyarete gidelim dedik. Dostlar birarya toplanıp yeni evli çifte çam sakızı çoban armağanı bir iki parça almışken geç kalan Bekir Aksu mühendisin evine eli boş gidemem diye tutturunca olan oldu. Su tesisatcısı Bekir, Mühendis Mehmet’e en anlamlı hediyeyi paketledi ve düştük yola. Hediyeyi sahibine teslim ederken “ Evinizde bir tuğlamız bulunsun” temennisini de eksik etmedik. Açılan paketten çıkan tuğla da gecemizin neşesi oldu. Tesisatcı mühendise ne hediye eder : ytong tuğla.


    Gecenin en güzel haberi ise Kurtlar Vadisi dizisinin yeni bölümünün maçlar dolayısı ile yayınlanmamış olması oldu. Nede olsa hem muhabbet hem tv seyretme aynı anda olmazdı. Ayrıca yenge hanımın hazırladığı ikramları anmadan geçmeyeyim. Rabbim mutlu bir ev hayatı nasip etsin herikisine de inşallah. Mutlulukları daim olsun.

    ***

    Açılım getirilerini yavaş yavaş görmeye başladık. Hummer marka ciplerle, tek tip ünüforma ile sınıra kadar gelen ve ardından T.C nin hakim ve savcılarını karşılarında el pençe hazırola sokan, ardındanda elleri kollarını sallayarak miting meydanlarında halka seslenen PKK lı gürüh açılımın göstergesi oldular. Yurdun dört bir yanından yükselen cılız sesler, yerlere atılan birkaç gazi madalyası ve medyanın kışkırtıcı haber tuzakları haricinde henüz değer ifade etmeyen bu açılım denemesi maalesef Türkiyede ki ayrımcılığa ve milliyetciliğe hizmet etmekten başka bir işe yaramayacaktır. Ne kürt milliyetcileri nede Türk milliyetcileri hallerinden memnun değil. AKP zaten agabeylerinin isteklerini yerine getirmekten başka bir işlem yapmıyor. Sonuçta ortada kocaman bir kaos kalıyor.

    Kürt açılımı demişken bir baba çocuğuna kürtçe isim koymuş ve TV lere çıkmış. Çocuğun adı “Hêvî Jiyan” yani ; umut- yaşam . TV de seyrederken güldüm doğrusu. Garibim baba açılım teranelerine kaptırmış kendini ve bu ismi yazdırmış nüfus cüzdanına. Ama daha şimdiden dertli. Röportajın sonunda inliyordu adeta “ Ne yapacağım bilmiyorum, türkçede yumuşak harfler kullanılmıyor, bankadan nasıl para çakecek, öss formuna adını nasıl yazacak” diye. Kısacası şimdi çocuğunun geleceğini mahvettiğini anlamış durumda. Resmi hiç bir işlemi gönül rahatlığıyla yapamayacak çocuk. Ve bunun tek suçlusu şu Kürt Açılımı meraklıları.

    Hey gidi Ahmet Kaya sen ne büyük bir sanatcıymışsın. Bak dün senin kurduğun hayaller bir bir gerçek oluyor. Mezarında rahat uyu. Bir röportajında “ Kim demiş solcular kadere inanmaz. Bakın ben kadere inanan bir solcuyum. “ diye haykırıyordun ya, işte tamda öyle oldu. Kadere bak sen Kürtçe sarkı söyleyeceğim diye ülkenin dışında ölümle karşılaştın, bugün kürtçe sarkı okumayan sanatcı değilmiş gibi bakılır oldu.


    Tevfik YAZICILAR
    http://www.altsayfa.com/guncel/gunce...565-22-10-2009
    Gün gelecek bütün dünya Hocama selam duracak!

  10. #10
    _ALBAY_ SİTE BAŞKANI Tevfik YAZICILAR kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Thu May 2006
    Konum
    İstanbul
    İletiler
    8,612
    Blogdaki Konular
    5
    27 Ekim 2009 Salı

    Kim demiş Esenler'de düzgün balık pişiren yer yok diye. Dün akşam Ayazma'da Yeşil Camii yanında ki balıkcıya uğradık. Yıllardır balık satışı yapan arka tarafında da küçük bir yeri olan bu işyerinin önünden geçer gideriz. Sonunda bir deneyelim dedik. Ne iyi yapmışız. Calışanlarının kılık kıyafeti ile müslüman olduklarını hemen anlayabileceğiniz bir yer burası. Ve hamsiyi öyle güzel kızartıyorlar ki ne Sarıyer'e nede Bakırköy'e gitmeye gerek kalmıyor. Dedim ya dün keşfettik burayı ama bugün yine balık yemeye buradayız işte. Esenler'de oturanlara tavsiye ederim, dilerseniz pişirtir oturur yersiniz, dilerseniz pişirtir paket yaptırır ya da taze balık satın alabilirsiniz.

    ***



    Akşamımız Atışalanı Kemer çaybahçesi Tesislerinde geçti. İşletme sahibi İbrahim abimiz sağolsun nargileyi bozdukları ve bu yüzden arkadaşlarımızın gelmediği uyarısını dikkate aldı okkalısından bir nargile ikram etti bizlere. Nargile bir yana bu akşam burada olma amacımız geçen hafta yapmayı planladığımız Alternatif Yılbaşı programının detaylarını konuşmaktı. Kalbalık bir ekiple neler yapılacağını istişare ettik. ( Programın yapılmasına her ne kadar hala karşı olsamda ) Programı şuan görünen o ki Esenler Yüksel Düğün Salonunda gerçekleştireceğiz.



    ***


    DTP İstanbul'da şow yapmaya hazırlanıyomuş. Başbakan her ne kadar "şimdilik Avrupadan gelecek kafilenin gelişi ertelendi" dese deelbette bu şimdilik zamanı bitecektir. Sanırım yine birileri bir yerlerde dümelere parmağını götürdü. Açılım fedaileri Diyarbakırda gövde gösterisi yaptı, ardından Elazığda Milliyetciler Açılımcılara meydan dayagı çekti. MHP - DTP gerginliği yavaş yavaş sokaklara taşmaya başladı. Linç girişimleri, gövde gösterileri birbirine karışmış durumda.


    Aynı anda dügmeye basanlar karambolde bir de üniversitelere dokunalım dediler anlaşılan. Hacettepe Üniversitesinde bir grup solcu polisle çatışmaya girmiş bugün.TV de polisleri gördüm okul bahçesinde öğrencilerle cedelleşen, gazlar savuran, tazyikli sular sıkan. Meğer bir polis bıçaklanmış olaylarda. SOL-Polis gerginliği yavaş yaval üniversitelerde hortlamaya başladı.


    Hani postmodern darbe şahidi olmasam, Ergenekon diye bir duruşmayı seyretmemiş olsam Türkiyede birileri yeniden silahlı darbe hazırlıklarına başladı zannedeceğim. Halbuki artık Turuncu Devrimler, Mor Devrimler yada Sarı Devrimler moda dünyada. Herşey değişti. Sahi bu hazırlık Türkiye'de bir Sarı Devrime olmasın. Malum Sarıgül siyasi turlara başladı. Hazır Başbakan İsraile göstermelik efelikler yaparken, hazırlanacak ülkede bir Sarı Devrim inşa etme çalışmalarımıdır acaba bunlar. Neden olmasın...



    Tevfik YAZICILAR

    http://www.altsayfa.com/guncel/gunce...578-27-10-2009
    Gün gelecek bütün dünya Hocama selam duracak!

  11. #11
    _ALBAY_ SİTE BAŞKANI Tevfik YAZICILAR kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Thu May 2006
    Konum
    İstanbul
    İletiler
    8,612
    Blogdaki Konular
    5
    28 Ekim 2009 Çarşamba



    Türkiyenin taşı toprağı altın derlerdi eskiler. Günümüzde bu söz yerini “Türkiyenin taşı toprağı cephane” ye terketti. Son hafta içinde İstanbul Gaziosmanpaşa’da, Yalova Çınarcık’ta, Ağrı’da, Diyarbakır’da topraktan cephaneler fışkırdı. Yıllardır terörle mücadele eden ülkemizin son bir-iki yılında nedense ihbarlar sonucu kimi Ergenekon davasına dayandırılan cephanelikler bir bir ifşa ediliyor. Denizden toplanan cephaneler ise işin daha ilginç tarafı. Bedrettin Dalan yurtdışına kaçarken kendine ait arsada fışkıran cephaneler için hesap vermeye döneceğini belirtmiş olsada henüz kendisinden bir ses çıkmıyor.


    Peki ne oldu da bu cephanelikler bir bir tespit ediliyor. Kim kime gözdağı veriyor. Hangi iç hesaplaşma buna neden oluyor merak konusu.





    ***

    CHP yine kendine yakışanı yapmış. Cumhurbaşkanı ve Başbakanın eşleri hakkında yurtdışı gezilerine eşarp takarak çıktıkları için dava açmışlar. Çarşaf açılımı yapan Cumhuriyet Halk Partili yöneticiler bir kez daha dini siyasete nasıl alet ettiklerini gözönüne serdiler. Seçim zamanı meydanlarda başörtülü ve çarşaflı hanımlarla poz verip, seçim sonrası başörtüsünü yasaklamak için mahkemeye koşmaları tam bir ikiyüzlülük göstergesidir.



    Bu konuda asıl aklımı karıştıran ise CHP nin nerede ve nezan olursa olsun AKP nin yardımına koşması. Açılım gövde gösterileri nedeniyle kamuoyunda gerileyen AKP oylarının yükselmesi için devreye girerek insanların inançlarına saldıran CHP bu hareketiyle AKP nin oylarını yükseltmeyi başarıyor. CHP tam bir imdat simidi gibi.



    ***



    İmdat simidi demişken. Nedenini bilmiyorum ama ne zaman AKP sıkışsa ve oy kaybetmeye başlasa imdat simidi gönderen bir diğer taraf İsrail oluyor. İç siyasette AKP her geri adım attığında Filistine karşı operasyon/katliam düzenleyen İsrail’e karşı gerçekleştirilen hamaset yüklü çıkışlar kaybedilen oyların toparlanması anlamına geliyor. Sert çıkışlarla insanların gözleri boyanırken partinin yetkili mercileri tarafından İsraile olan ihtiyaç ve kardeşlik bağları ortaya konuyor. Hani neredeyse birbirini idare eder gibi iki devlet yöneticileri de.



    Tevfik YAZICILAR
    http://www.altsayfa.com/guncel/gunce...579-28-10-2009
    Gün gelecek bütün dünya Hocama selam duracak!

  12. #12
    _ALBAY_ SİTE BAŞKANI Tevfik YAZICILAR kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Thu May 2006
    Konum
    İstanbul
    İletiler
    8,612
    Blogdaki Konular
    5


    29 Ekim Perşembe.


    “Cumhuriyet Fazilettir” mahyaları Şehri –İstanbul’u süslerken aklıma ilk gelen Fazilet Partisi kapatıldı artık oralara “Cumhuriyet Saadettir” yazmak gerekir düşüncesi oldu.

    Bu arada internete bakarken ilk dikkatimi çeken google’nin Cumhuriyet açılımı oldu. 29 Ekime özel bir tasarımla çıkmışlar Türk halkının karşısına. Güzel bir düşünce aslında, ancak sabah googleyi açtığımda atın üstende bir asker fotosu ile karşılaştığımda şaşırdım.
    Googlenin 29 Ekim logosundaki atın üstündeki askeri Mustafa Kemal’e benzetmek için çok uğraştım ama bir türlü başaramadım. Fikrini sorduğum dostlarımdan biri fotoyu Lenin’e benzetti, bir diğeri Napolyona. Kısacası kim olduğu, ne olduğu belirsiz bir askerle karşıladı google 29 Ekim’i.

    Bir diğer google ilginçliği ise logoyu yeşil hazılamalarıydı. Yıllardır şeriat rengi olarak betimlenen yeşil, AKP ve Cumhuriyet açılımlarına google aracılığıyla ortak oldu. Şeriatcı cumhuriyet logosu ile dikkat çeken google bu konuda muhataplarına çok ince göndermeler yapmış oldu.

    ***

    Bir 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı tatili daha yaşadık dostlarla. Tatil deyince aklımıza balık avı geldi. İbrahim Ethem’in teşviki Mustafa Bitiş’in onayı ile aldık oltaları Yenikapıdan başladık balık avlama maceramıza. Yıllardır bir balık tuttuğuna şahit olamadığımız İ.Ethem bugün öyle iddalıydı ki görmeliydiniz. Yenikapı, Kumkapı derken olta attığımız heryerde yosun dan başka bir şey çekemeyince artık işi denizin dibi hakkında bilgisiz olmaya kadar getirdi malesef. Hele bir yarım saat kadar çinekop oltası hazırlayıp ilk atışında hazırladığı olta iğnesini denizin sularına bırakışı vardı ki görülmeye değer.
    Elbette İ.Ethem bugün denizden balık alacağım diye inat edince sahil boyu 5 km den fazla yolu kah gezerek, kah olta atarak katederek sonunda Eminönüne vardık. Galata Köprüsü üzerinde yaptığımız denemelerin sonunda İ.Ethem hazırladığı oltada şeytan iğnesini deneyerek sonunda bir skorpin yakalamayı başardı. Yani denizden çekti, iğneyi çıkardı ve balığı geri denize yolladı. Yenmeyen bir balık türü ne yazık ki. Tabii cevrede luplup balık çeken oltacılar bizi gülerek süzüyordu bu arada.

    Akşamın en güzel anları ise Galata Köprüsü altında tutamadığımız balıklar yerine oturup ücretini ödeyerek balık ekmek yememiz oldu. Ne uğraşacaksın sabahtan akşama kadar balık tutamamak için değilmi . Otur istediğin balığı söyle pişirip getirsinler.

    Tevfik YAZICILAR
    http://www.altsayfa.com/guncel/gunce...581-29-10-2009
    Gün gelecek bütün dünya Hocama selam duracak!

  13. #13
    _ALBAY_ SİTE BAŞKANI Tevfik YAZICILAR kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Thu May 2006
    Konum
    İstanbul
    İletiler
    8,612
    Blogdaki Konular
    5
    30 Ekim 2009 Cumartesi

    H1N1 virüsü paniği her yanı sarmış durumda. Hastanelerin önü insan kaynıyor. Grip olan, üşüten, halsizlik belirtileri başlayanhastanelere hucum etmiş durumda. Bayram Ali arkadaşım Bağcılar Devlet Hastesini küçük kızını götürmüş hastalık şüphesi ile. Ama içeri girmek ne mümkün. Oradan Esenler'de bir hastaneye. Olmadı Fatihte bir devlet hastanesine. Yer yok, içeri giremiyor doğru Esenler'de Ensar hastanesine.

    İlginç hastalıklar bunlar. Kuş gribi, deli daha derken şimdi de domuz gribi. Sağlık sektörü iyi kazanç kapısı olmuş durumda. Sağlık Bakanlığı domuz gribinin çıktığı ülkede denenmemiş olan bir aşıya Türk halkını kobay olarak kullandırtmak için milyonlarca dolar ödüyor. Bakalım bu ihalelerin altından hangi bakanın oğlu çıkacak.

    Bu virüsten korunmanın yollarını anlatan Dr.Vinay Goyal'ın bir yazısını okudum. Kısacası eller yıkanacak, gargara yapılacak, burun içi temizlenecek diyor bu Hristiyan doktor. İçimden keşke müslümanları incelemiş olsa da abdest adlı olguyu tanımış olsa diye geçirdim. En az günde beş defa abdest almak için bunları yapmakta müslüman bir insan. Okuduğum konunun altına bu yorumu yazdığımda konuyu portala ekleyen Ufuk Efe " kıyamet alametlerinde bahsedilen ve müslümanların etkilenmeyeceği bahsedilen hastalık aklıma geldi" dedi. Gerçekten ilginç bir tespit oldu bu. Eğer bu hastalık gerçekten suyla temas eden ve temizliğe önem veren insanlara bulaşmayacaksa müslümanların bundan korkmaması gerekir.

    ***

    İshak Haleva dua açılımı yapmış bugün. 29 Ekim şerefine verilen partide Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'e " sizeher cumartesi dua ediyoruz". demiş. Kimdir bu İshak Haleva bilirmisiniz; Yahudi cemaatinin Hahambaşısı yani lideri. Hatta daha da ileri gitmiş Yahudi Cemaati bu hafta üç defa dua etmiş Abdullah Gül'e. Bunu duyan Cumhurbaşkanımızda nükteyi kondurmuş hemen "Camilerde ediyorlar mı bilmem ama sağolsunlar biz sinegoglardan dua alıyoruz " . Hani ne zaman AK Partinin iç siyasette bir yardıma ihtiyacı olsa Filistin'de bir katliama imza atıp sonra Başbakandan azar işitip ardından da Bakan ve milletvekillerinden özüleri kabul eden şu İsrailli katiller varya, işte onlar duacıymış Cumhurbaşkanımıza.

    Ne günlere kaldık. Hadi diyelim Yahudi Önderi bu zatın, dua ediyoruzdan kastteddiği Cumhurbaşkanlığı makamıdır aslında, yoksa onlar için ne Abdullah Gül önemlidir ne de bir başkası. Ancak Cumhurbaşkanımıza ne oluyorda böylesine bir açılıma camilerimizi küçük görerek yanıt veriyor anlamış değilim. Dinler arası diyalog yapanlar aslında bu konuya da bir el atmalı. Nasıl oluyordaYahudi Cemaati devlet başkanı adına dua da bulunabiliyorda, camilerde devlet başkanı adına hutbe okunamıyor. Diyalogcu maskaraları eşitliği sağlamak adına hutbelerin devlet başkanı adına okunmasını talep etse ya. Ne güzel olur...

    ***

    İstanbul'da yağmur var. Dinmeden çiseleyen, toprağa hayat veren yağmur. Ben yine sokaklarındayım İstanbul'un. Küçük taşları katmışım önüme, usulca tekmeleye tekmeleye anılarımı karıştıryorum. Meğer ne çok seviyormuşum ben yağmuru, ıslanmayı...

    Tevfik YAZICILAR

    http://www.altsayfa.com/guncel/gunce...586-30-10-2009
    Gün gelecek bütün dünya Hocama selam duracak!

  14. #14
    _ALBAY_ SİTE BAŞKANI Tevfik YAZICILAR kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Thu May 2006
    Konum
    İstanbul
    İletiler
    8,612
    Blogdaki Konular
    5
    20 Nisan 2010 Pazar

    Günün en güzel haberi üniversite ev arkadaşım, dostum Tayfun Sinan'ın Tibet adını koydukları oğullarının dünyaya gelişi oldu. Beyzade biraz erken teşrif etti ama gelişini Hande-Tayfun çifti çok bekledi. Hayırlı bir evlat olur inşallah. Tekrar hoşgeldiniz dünyamıza Mehmet Tibet bebek...

    Kadıköyde Tibet bebeği görmeye giderken hastanenin karşısında spor salonu çevresinde DSP bayraklarını görünce bir an geçmişi anımsadım. Ne çok partiler eskittik kısa zamanda. Sanki daha dün gökleri kapsıyordu DSP nin yükselişi, hani yanında yer alan ANAP, ortalıkta dolaşan DYP. Hepsi bir bir kayboldular. Kim derdi ki Koca Başbakan Süleyman Demirelin DYP si bir gün tarihin tozlu yaprakları altında kaybolacak. DYP arık yok... Bir Ecevit efsanesi vardı bu ülkede ve onunla anılan bir DSP. Ne kısa sürede geldi ve geçti koca DSP. Ya Anap, evet evet Anap'a ne demeli. Hani 7 den 70 e herkesin sevgilisi olan Özal'ın partisi. Ne çok Tayyip Erdoğan ve AKP sini çağrıştıryor. Sahi Özal da bir dönem Milli Görüşcüydü değil mi, tıpkı Tayyip gibi. Bugün Anap'ında esamesi okunmuyor. Tıpkı yıllar sonra AKP nin siyaset sahnesinden yok olması gibi o da bugün yoklara karışmış durumda. Eskiler işte...

    Saadet Gençlik Kolları Gençlik Şöleni düzenlede bugün Ankara'da. Artık yaşlandığımız için gidemedik, bizi genç kabul etmiyorlar artık. Bu güzel günü TV başında TV in canlı yayını ile takip etmek nasip oldu. Efsane Başbakan Prof Dr Necmettin Erbakan oturduğu koltuğundan karşısında kendini dinleyen bir avuç gençliğe günümüzün en büyük sorununu tespit ettiğini analatan "Heyecan laazımm", " Heyecan lazııım" , "Heyecan laazımm", seslenişini yapıyordu. TV5 in amatör kameramanı böyle güzel ve anlamlı bir programda salonun dolu vehıncahınç kesimini değilde boş koltukları, uyuyan,cep telefonu ile oynaşan gençleri göstermeye çalıştıkca canlı yayın seyretmenin hata olduğu kanısına vardım. Hele ki bu güne kadar TV5 ekranlarında hiçbir maç TV nin sağ üst köşesinde skorları ile yer almazken Prof.Dr Necmettin Erbakan sözüne başladığında Fenerbahçenin maç skorununTV canlı yayınında bulunması da bana sadece "yuhhh" dedirtti.

    Sanırım hala profesyonel olmayı beceremiyoruz. Yada birileri hala art niyetle hareket ediyor. Herşeye rağmen Erbakan Hocamızın performansı hala gençlere taş çıkarıyordu. İnancı ve idaalleri uğruna fedakarlık yapan Milli Görüş'in Lideri Prof.Dr Necmettin Erbakan'ın yani Savunan Adam'ın İnancı ve ideaalleri uğruna fedakarlık yapabilen bir gençliğe öğütlerini ve SP Genel Başkanı Numan Kurtulmuş'un anayasa değişikliği hakkındaki düşüncelerini bizlere ulaştıran TV5 'e yine de teşekkür ederiz.


    Tevfik YAZICILAR

    http://www.altsayfa.com/guncel/gunce...644-25-04-2010
    Gün gelecek bütün dünya Hocama selam duracak!

  15. #15
    _ALBAY_ SİTE BAŞKANI Tevfik YAZICILAR kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Thu May 2006
    Konum
    İstanbul
    İletiler
    8,612
    Blogdaki Konular
    5
    16 Kasım 2010 Salı

    Bayram ziyaretleri. Akşam Muzaffer BAYKARA abimin evindeyiz. Mustafa BİTİŞ ve İsa PARMAKSIZ ile beraber el öpelim dedik. Sohbet sohbeti açıyor, muhabbet muhabbeti getiriyor. Konu döndü dolaştı danışmalara geldi. Nereden geldi demeyin uzun hikaye. Sözü bağlayacağım yer muhabbette analtılan bir fıkra. Şöyle ki

    Zengiin bir danışman parayı kırınca büyük bir bina yaptırmış. Giriş katını da kocaman bir işyeri olarak tasarlamış. komple camekanlı bir işyeri hemde. Nereden baksan içersini görüyorsun. Ortaya bir masa bir sandalye atmış geçmiş içeri oturmaya başlamış. Aradan geçen zaman, meraklı bakışlar derken yaşlı bir amca dayanamamış dalmış içeri. sormuş
    - " Evladım burada ne iş yapılıyor. Nedir bu işin aslı." danışman cevap vermiş
    - " Eşşek satıyorum. " Yaşlı amca çakmış kendisiyle dalga geçildiğini ve yapıştırmış Danışmanımıza cevabı.
    - "İşler iyi herhalde evladım. bakıyorum da içerde satılacak bir tek eşşek kalmış."

    Eeee bu işler böyle... Has danışmanlara selam olsun...

    Tevfik YAZICILAR

    http://www.altsayfa.com/guncel/gunce...703-16-10-2010
    Gün gelecek bütün dünya Hocama selam duracak!

  16. #16
    _ALBAY_ SİTE BAŞKANI Tevfik YAZICILAR kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Thu May 2006
    Konum
    İstanbul
    İletiler
    8,612
    Blogdaki Konular
    5
    28 Ocak 2011

    Cuma Namazını kılmak için Milli Gazete'nin mescidindeyiz. Müzezzin o güzel sesiyle Cuma'nın iç ezanını okuyor. Bir hareketlenme. Meğer ön sıralarda protokole uygun saflar oluşturuluyormuş. Uzakta bulunan müdürler ilk sıraya davet ediliyor. Ve saf saf dizilen insanlar. Ne garip halbuki ben camilerde saflar protokole göre oluşturulmaz bilirdim...

    Kasedi az geri sarıyorum. Cuma Namazındayındayız. Hutbede Mehmet TALU hocamız. Rabbim onun gibilerin sayısını arttırsın. Cumanın hutbesini veriyor. Pür dikkat dinliyoruz. Ve kıldırdığı/kıldığı bir cenaze namazını anlatıyor bizlere. Aktarımda eksik fazla cümlelerim olabilir ama olay şöyle;

    Mehmet TALU hocamız bir cenazede. Namaz kılınmış defin işlemine geçilecek. Cenazenin sosyeteden birine ait olduğu katılanların kıyafetlerinden göze çarpıyor. Mezarlıkta yarım yamalak örtünmüş, gögsü bacakları ortada bir kalabalık. Bu esnada cenaze defnedilmek üzere tabuttan çıkartılıyor.

    Defin işlemini gerçekleştirenler hemen bir beyaz çarşaf açıyor ve cenaze görünmesin diye mezar yerinin üstüne geriyor. Hocamız seslice soruyor cevresindekilere

    - Neden açtınız o çarşafı. Cemaatten cevap geliyor homur homur.

    - Etrafta erkekler var cenazenin orası burası görünmesin haramdır. TALU hocamızdan da hemen ikinci soru. Gerçi sorudan çok ders.

    - Örtünmek canlılara farz değil mi? Siz bunu ölüler için mi sandınız. Cevresindeki sosyetenin bakışlarına aldırmadan ardından gelen örtünme vaazı.

    Sahi ne doğru bir soru değil mi? Ölüleri örtmeye çalışan ama diri iken örtünmeyi hiç aklına getirmeyen guruha...


    Tevfik YAZICILAR

    http://www.altsayfa.com/component/co...710-28-01-2011
    Gün gelecek bütün dünya Hocama selam duracak!

  17. #17
    _ALBAY_ SİTE BAŞKANI Tevfik YAZICILAR kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Thu May 2006
    Konum
    İstanbul
    İletiler
    8,612
    Blogdaki Konular
    5
    08 Nisan 2011

    Bu Avrupa Birliğinin sonu nereye varacak merakla izliyorum.

    Önce Yunanistan batıyorum battım batacağım dedi. Ülke birbirine girdi. Peşinden İrlanda çığlık bastı.

    Şimdi ise Portekiz. Öyle ki sırada İspanyanın olduğu söyleniyor.Dün Portekiz yardım dilenmiş Avrupa Birliğindeki ülkelerden. Onlarda biraraya gelip "siz kemer sıkın biz yardımın ucunu gösteririz" demiş.

    Ne tuhaf değil mi. Olan hep garibana oluyor. Avrupa Birliği denen ne menem birşey olduğu bile belli olmayan topluluk bile önce garibanları eziyor. Sıkın kemeri alın desteği.

    Tevfik YAZICILAR

    Gün gelecek bütün dünya Hocama selam duracak!

  18. #18
    _ALBAY_ SİTE BAŞKANI Tevfik YAZICILAR kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Thu May 2006
    Konum
    İstanbul
    İletiler
    8,612
    Blogdaki Konular
    5
    09 Nisan 2011

    12 Eylül darbesi denilince aklıma ilk olarak gelen isim daima Fethullah GÜLEN olmuştur. Darbeyi desteklemesinin ardından palazlanan darbeci Fethullah GÜLEN ve dostlarının bugün geldiği nokta ortada aslında.

    Şimdi neden bunu yazma gereği duydum diye merak edebilirsiniz. Şöyle ki 12 Eylül Darbesi sırasında Genelkurmay İkinci Başkanlığı görevini yürüten, emekli Orgeneral Ali Haydar Saltık'ın, 88 yaşında öldüğü haberini aldım. Yani o'na da kalmadı bu dünya.

    Fethullah beyin bu konudaki taziye metnini merakla bekliyor olacağım...Bakalım bu sefer nasıl bir methiye düzecek...

    Tevfik YAZICILAR
    Gün gelecek bütün dünya Hocama selam duracak!

  19. #19
    _ALBAY_ SİTE BAŞKANI Tevfik YAZICILAR kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Thu May 2006
    Konum
    İstanbul
    İletiler
    8,612
    Blogdaki Konular
    5
    10 Nisan 2011

    Gani Rüzgar Şavata'yı hatırlarmısınız .

    Hani bir ara Numanist kadrolar tarafından Milli Görüşşün tek temsilcisi Saadet Partisi tarafından İstanbul Esenyurtta Belediye Başkan Adayı olarak gösterilmiş ve Numanist kadrolarla birlikte sandığa gömülmüştü.


    Teşkilata rağmen aday gösterilen ve uğruna Esenyurt teşkilatı gözden çıkarılan Şavata şimdi de BDP nin Malatya Milletvekili adayı oluvermiş.

    Şimdi insan düşünmeden edemiyor başarısız bir sinemacıyı Saadet Kadrolarına dahil etmenin Milli Görüş ve çizgisine ne faydası oldu.

    Veya şimdi şöyle bir soru daha sorulabilir kürtçülük oynayan Şavata gibi bir sinemacının BDP ye verebileceği ne olabilir.

    Sahi BDP güneydoğu da RP nin oylarının hala bekçiliğini yapıyorsa neden hala Erbakan 'ın Kürtleri bu oyları geri alacak bir siyaset geliştiremiyor.


    Tevfik YAZICILAR
    http://www.altsayfa.com/component/co...-ruzgar-savata

    Gün gelecek bütün dünya Hocama selam duracak!

  20. #20
    _ALBAY_ SİTE BAŞKANI Tevfik YAZICILAR kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Thu May 2006
    Konum
    İstanbul
    İletiler
    8,612
    Blogdaki Konular
    5
    Arap Baharı dediler, bombalayıp yıktıktan sonra Arap ülkelerini pazara çevirdiler. Yeni liderin kollarına girerek yeniden yapılanmada pay almaya çalışıyorlar.

    Sanki sırada Türk Baharı var gibime geliyor. Türkmenistan, Kazakistan, Özbekistan, Çeçenistan... Sırasıyla karıştırılıyor.

    ABD ve Avrupa Arap ülkelerini parselledi. Sovyetlerde Türki Cumhuriyetleri çiftliği yapmak için harekete geçiyor galiba.

    İkisinde de oyunun aynı olduğunu hatırlatmakta da fayda var.

    Oyun belli İslami yaşamı isteyen halk zulüm altında ve bu zulümden kurtularak islami görünümlü Laik kişileri başına getirerek infiale kapılmadan sahiplerinin köleliğine devam edecek.

    Bakalım müslümanlar bu oyunları ne zaman ters çevircek güce erişecek...

    Tevfik YAZICILAR
    27 Eylül 2011
    Gün gelecek bütün dünya Hocama selam duracak!

+ Konuyu Yanıtla
5 / 1 12345 SonSon

Tags for this Thread

Yer İmleri

Gönderme Kuralları

  • You may not post new threads
  • You may post replies
  • You may not post attachments
  • You may edit your posts
  •