Milletimiz yerli yersiz, demokratik anti-demokratik, iyi kötü, açık oy kapalı sayım, vs vs.. her türlü seçim modellerine alışıktır. Bu sebeple her seçim arefesinde olduğu gibi bu seçim arefesinde de milletimiz rutin bir ruh hali sergilemekteydi. Sergilemekteydi diyorum çünkü; millet, karşısında hiç de alışık olmadığı bir sağ ve sol bulmuştur.

İktidar ve anamuhalefet partileri kendilerinden beklenmeyen açılımlarla seçimleri karşılıyorlar.

Her türlü uçuk kaçık vaatlere açık ve alışık olan milletimiz, iktidar ve anamuhalefetin bu açılımları karşısında sudan çıkmış balığa dönmüş durumdadır. Vaatlere kanma konusunda adeta doktora yapan milletimizin bu açılımlara ve açılımcılara karşı nasıl bir tepki verecekleri merak konusudur.

Açılımcıların açılımlarındaki samimiyet derecesini anlamak için ise akıl sahibi bir insan olmak yeterlidir diye düşünüyorum.

İlk olarak CHP'nin özellikle çarşaf, kur'an kursu ve tarikatler konusundaki açılımlarını hüsn-ü niyetle değerlendirmek istiyorum ama CHP'nin geçmişi buna müsade etmiyor. Daha ilk bakışta bu açılımların yerel seçimler için temel söylemleri bir müddet rafa kaldırmaktan başka birşey olmadığı ayan beyan ortada duruyor. Yani geçmişteki kara hatta kapkara lekeleri sebebiyle halkı vaatlerle kandıramayacağını anlayan CHP (bunu anlamak hiç yoktan iyi bir durum), yalan açılımlara sarılmış durumdadır.
CHP kendisini mütedeyyin insanlara benimsettirme çabalarında (ben buna ''küfrettiği insanların ekmeğinde gözü olmak'' diyorum) samimi ise bu açılımlarının 'sözde değil özde' olduğunu ispat etmelidir.

Mesela; başörtüsü ve İHL konusunda mecliste gerekli çalışmaları yapar ve başörtülü kızlar inançlarının gereğini yerine getirerek üniversitede okurlar, İHL mezunu olanlar da üniversitelere girişteki o despot uygulama engelinden kurtulurlarsa CHP'de geçmişindeki kapkara lekelerden biraz olsun kurtulmuş, bu konudaki samimiyet sınavını vermiş, hemde başörtüsü ve İHL konusunda AKP'nin 'yaptırmıyorlar' kozunuda! ekarte etmiş olur.

CHP bunu sözde değil özde açılım için yapmalı, sözde değil özde samimiyet için yapmalı, hatta parti tüzüklerine 'biz milletimizin inancına sözde değil özde saygılıyız' maddesini eklemelidir.


İkinci olarak, AKP'yi ele alırsak; AKP'nin açılımlarını iki boyutta ele almak gerekir. Birincisi sol kesime yönelik açılımlar, ikincisi ise sağ kesime yönelik açılımlardır. Sağ kesimden kastımız, anap misyonu, demokrat parti ruhu, cemaatler ve cemaatçiler, milli görüş kaçkınları, solcu olmayan yalakalar vs...

AKP'nin sol kesime yönelik açılımlarında genel olarak başarılı ve samimi olduğunu söyleyebiliriz. Bunları tek tek saymamızın gereği yoktur hepsi malumdur.

AKP'nin sağ kesime yönelik açılımlarında ise başarı ve samimiyetten söz etmek imkansızdır. Hatta bir açılımdan bahsetmek bile yersizdir.

Şöyle ki, İHL ve başörtüsü konusu AKP'nin iktidara geldiği günden daha da vahim durumdadır. Sağ kesimin ve özellikle mütedeyyin insanların yaşam tarzlarını, fikir yapılarını ifsat eden sistemli bir siyaset izlenmiştir. Gelebilecek olan bir sol iktidarın (Allah cc muhafaza) malum icraatlarına karşı ihlasla muhalefet ve mücadele edecek şuurlu müslüman kavramının köküne kibrit suyu dökülmüştür. Bunun ispatlarından biri ise sokakta yürüyen her iki müslümandan birinin başörtüsü ve İHL zulmünün hala devam ediyor olmasına kayıtsız kalmasıdır. Diğer biri ise zaten bu zulme ortak olandır.



Ve böylece tiyatro devam ediyor, millet de seyrediyor...

Bir sonraki perde de buluşmak dileğiyle!!!