+ Konuyu Yanıtla
10 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor

Konu: Ceset Nakilcisi

  1. #1
    ikimilyon Admin Mehmet DAĞDELEN kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Thu May 2006
    Konum
    Sakarya
    Yaş
    42
    İletiler
    3,120
    Blogdaki Konular
    18

    Ceset Nakilcisi

    Ceset nakilcisi
    Bu bir meslek! Adli soruşturmaya tabi ve kimsesiz cesetleri morga taşır. Trafik kazası, intihar, cinayet vakaları gibi olaylarda olay yeri inceleme ve savcıdan sonra cesedin nakledilmesi ve morga teslim edilmesi ceset nakilcisinin görevidir. Genelde belediyelerin bünyesinde çalışırlar.

    Cinayet, intihar ve kaza türü olayları haberlerde izleriz ama olay sonrasında neler olduğunu pek bilmeyiz. Sonrasında yaşananları öğrenmek adına belki şanslıyım ki Adem Ayaz’ı tanıdım. Adem iyi bir adem. Genç yaşında kaderin ona biçtiği meslek ceset nakilciliği olmuş. Ademi vatani görevini yaparken tanıdım. O anlattıkça bu mesleğin mangal gibi yürek istediğini anladım. Zaten ademde mangal yürekli bir asker.

    Bu mesleğe ilk girişini anlatıyor adem.
    Akrabalarının teşviki ile ve işsizlikten dolayı bu işe girmiş.
    İlk ceset alma görevini anlatırken ben dehşete kapılıyorum.

    -Telefon gelir. Bir otel odasından ceset alınacaktır. Giderler. Bir hayat kadını intihar etmiş. Gece saat 2 sularında otele gidip cesedi alıp adli tıp’a götürürler. Yalnız cesedi teslim alacak yetkili olmadığından beklemeleri gerekir. Bu sırada ekip arkadaşlarıyla ceset aracında otururlar. Bir süre sonra Adem uyuyakalır. Ekip arkadaşlarının aracı bırakıp gittiklerini fark etmez. Bir rüya görür. İlk görevinde ve böylesi bir olayın tesiri altındadır. Rüyasında arkada yatmakta olan kadının tabuttan çıktığını görür. Arka taraftan tıkırtılar gelmektedir. Adem uyanır. Hala arka taraftan tıkırtılar gelmektedir. Arkadaşlarının yanında olmadığını da görünce korkudan dehşete kapılır. Dışarı çıkmak için atılır ancak kapılar kilitlidir. Camı açıp kendini camdan dışarı yuvarlar. Yaşadığı dehşetten beti benzi atmış bir halde adli tıp binasına gider ve arkadaşlarını bulur. Gerçekte ne olmuştu? O tıkırtıların sebebi neydi, o gün bugündür merak ediyormuş adem.

    Adem sadece korkunç değil bir çok zaman da dramatik olaylarda görev almış. Bunlardan birini anlatırken hala aynı hüznü yaşadığı her halinden belliydi. Bir iş kazası olmuş. Bir damper fabrikasında halatlarından boşalan damper altında çalışan işçiyi presleyerek öldürmüş. Oraya ulaştıklarında resmi işlemler bitmiş, kendileri bekleniyormuş. İşçinin bir enkazı andıran cesedini toplamaya başladıkları sırada işçinin eşi ve küçük çocukları gelir. Yüksek fabrika duvarları içinde büyük bir feryat başlar. 5 yaşındaki çocuğun azap dolu yüzü ademin beynine nakşolur. Kalbinde bir kahır büyür. Günlerce tesiri altında kalır.

    Bir başka görevini anlatıyor.
    -Gece yarısı telefon geldi. Bir trafik kazası olmuş. Cesedi almak için gittik. Olay yerine vardığımızda jandarma ekipleri tertip almışlar, savcıyı bekliyorlardı. Bize de beklememizi söylediler. Ceset nerde dedik, şuradan başlıyor ve 150 metre ileriye kadar uzanıyor dediler. Kamyon tekerine dolanarak sürüklenmiş ve parçalanmış olan vücut artıklarına uzun uzun baktık. Maşalarla toplanacak o kadar çok parça vardı ki. Hepimizin dili tutuldu. Beklemek için araca döndük. Bir sessizlik oldu. Sonra biri gülmeye başladı. Sinirlerimiz çözüldü. Bizde başladık. Hiçbir şey söylemeden ve hiç yorum yapmadan o kadar uzun süre güldük ki savcının geldiğini bile fark etmemişiz. Nice sonra jandarmanın cama vurmasıyla kendimize gelebildik.

    Günler haftaları, haftalar ayları kovalar ve Adem de alışır bu işe.

    Artık cesetler sadece bir iştir. Daha cesurdur şimdi. Hatta bir süre geçince cesetlerin bir müşteriden farkı kalmadığını söylüyor. Tabi o kadar cesetle haşır neşir olmanın eksi yönleri de vardır. Mesela ölü yakınlarından “biraz daha saygılı olamaz mısınız ya!” şeklinde ihtar aldıkları bile oluyormuş. Bunlara kızıyor Adem.- Kendileri dokunmaya korkarlar bize sataşırlar, diyor. –Dokunduğum ve taşıdığım soğuk şeyin hikâyesi ile ilgilenirsem üç ay sonra tımarhaneye atarlar beni diyor.

    Soruyorum… Taşıdığın cesedin canlanıp kalkıvereceği ya da zaten canlı olduğu hissine kapıldığın oluyor mu diye. – hayır, ama buna en yakın duyguyu kucaklamak ya da sırtlanmak zorunda kaldığımız cesetlerde hissediyorum diyor. Ve bir olayını anlatıyor. Bir gün yine bir eve ceset almaya giderler. Biri kendini asmış. Bir sandalyenin üzerine çıkar cesedi hafifçe yukarı kaldırır. Arkadaşı da ipi başından çıkarır. Ceset Ademin omzuna yığılır. O sırada ölünün ciğerlerinde kalan hava “hhhhhhhhh” diye boşalır. İşte böyle durumlarda canlı hissi veriyormuş.

    Mesleği tuhaf ve birazda ürkütücü ama sana komik gelen bir olay oldu mu hiç diye sordum. Oldu, dedi ve anlattı. Bir mesai arkadaşı bir ceset alma işine yalnız gitmek durumunda kalmış. 6. Kattaki dairede bulunan cesedi arabaya indirmek için tabutu çıkarmış. Ancak ölünün yakınları cesedi taşımaya yanaşmamışlar. Şu halde tabutla taşıması mümkün olmamış. Oradan bir sandalye almış ve cesedi sandalyeye oturtmuş. Geri geri sürükleyerek asansöre kadar götürmüş. Aşağıda tabuta almış. Ölünün sandalye ile taşınmasının kendine çok komik geldiğini söylüyor. Cinayet filmlerindeki sahneleri hatırlatıyormuş.

    Askerden sonra devam edecek misin, diye soruyorum. Elbette, başka ne yapabilirim ki, diyor. Peki bu işin sevmediğin bir tarafı var mı diye soruyorum. Kariyer yapma imkânı olmaması kötü, diyor. Bir de bir müşteri ile ikinci bir kez karşılaşma imkânımız yok.

    Adem şu anda 21 yaşında. ALLAH ömrünü uzun, ölümünü hayırlı etsin. Amin.

    Milli Görüş; hakkı üstün tutmaktır!

  2. #2
    Ilginc ....


    Mesleği tuhaf ve birazda ürkütücü ama sana komik gelen bir olay oldu mu hiç diye sordum. Oldu, dedi ve anlattı. Bir mesai arkadaşı bir ceset alma işine yalnız gitmek durumunda kalmış. 6. Kattaki dairede bulunan cesedi arabaya indirmek için tabutu çıkarmış. Ancak ölünün yakınları cesedi taşımaya yanaşmamışlar. Şu halde tabutla taşıması mümkün olmamış. Oradan bir sandalye almış ve cesedi sandalyeye oturtmuş. Geri geri sürükleyerek asansöre kadar götürmüş. Aşağıda tabuta almış. Ölünün sandalye ile taşınmasının kendine çok komik geldiğini söylüyor. Cinayet filmlerindeki sahneleri hatırlatıyormuş.

  3. #3
    Hakikaten ilginç rabbim insanları insanlıktan soyutlamasın zira şayet onlar insanlıktan
    soyutlanmış olmasalardı kendi cenazelerini başkasına bile bırakmaz kendileri taşırlardı.
    İnsan bu su misali,kıvrım kıvrım akarya ...

  4. #4
    gerçektende ilginç bir meslek!okuduğum bölüm icabı adli tıp hakkında az çok bilgim vardı ama ceset nakilciliği mesleğini ilk defa duydum.
    bu mesleği yapanlara Allah sabır versin,çünkü hiç farkında olmadan çoğu olay bilinçaltlarına işliyordur eminim ve bunun sonucundada günlük yaşamlarında mutlaka bir yansımasını görüyorlardır...
    єğєя υğяυη∂α öℓмєує нαzιя ∂єğιℓѕєηιz,özgüяℓüк кєℓιмєѕιηι ℓûgαтιηιz∂αη çιкαяιη..мαℓ¢σℓм χ .

  5. #5
    Kayıtsız(lalezer)
    Misafir

    oy oy oy..

    mevlam kimseye kaldıramayacağı yükü yüklemezmiş.normalde bi defa ceset görenin piskolojisi alt üst olur yıllarca kendine gelemez,
    dr. yada labratuarda balgam,gaita, v.s tahlilleri yapanlar, hasta ihtiyaçını giderenler a.Doktorların durumu adamın ciğerini ,kalbini takıp çıkarıyorda tekrar aynı insanı duyguları muhafaza edebiliyorlar. çok enteresan bi denge var kesinlikle..yoksa sıradan insanlar bu görev verilse arpa boyu yol alamaz olduğu yerde donup kalır mesela ben :))kopmuş parçalanmış insan cesedine müşteri olarak asla bakamam! kimyam bozulur :))
    hayatın acı ama gerçek dedikleri bu olsa gerek bu işleri yapan birilerinin olması şart ya olmasaydı !
    selametle..

  6. #6
    –Dokunduğum ve taşıdığım soğuk şeyin hikâyesi ile ilgilenirsem üç ay sonra tımarhaneye atarlar beni diyor.

    burada çok güzel demiş...
    Şehadeti İstemek Güzelde Önce Şehit Gibi Yaşamayı Öğrenmek Gerek..

  7. #7
    _ALBAY_ SİTE BAŞKANI Tevfik YAZICILAR kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Thu May 2006
    Konum
    İstanbul
    İletiler
    8,607
    Blogdaki Konular
    5
    zor meslek...
    Gün gelecek bütün dünya Hocama selam duracak!

  8. #8
    Anti-Siyonist İsmail CENGİZ kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Sat Mar 2007
    Konum
    Ukrayna denen bir yerde...
    Yaş
    32
    İletiler
    1,972
    Ben hayatımda bir kere bir cesetle yolculuk yaptım hastaneden camiye kadar.
    Bir keresinde bizim binada 5.katta bitane amca vefat etti.Öldü raporu için hastaneye götürdüler.Ondan sonra camiye gitmesi lazımdı.Bende o zaman lisedeydim bana hadi atla sen kal cesedin basında.
    Neyse bindirdiler ambulansın arkasına.Ben ve amcanın naaşı
    Camiye kadar herşey normal gidiyordu,ama caminin oraya geldik şöför frene basınca amcanın kolu sedyenin üstünden fırlayıp dizimin üstüne geldi.
    Bağıramadımda soğuk terler döküyorum,dokunamadımda yavaşça ayağa kalktım kolu aşağı sarktı.
    Sonra sağolsunlar kapı açıldı içeriye taşıdılar.Teneşirin üzerine koydular
    bu sefer soyundurdular sadece avret yeri kapalı kalacak şekilde.
    Sonrada elbiselerini bana verip eve gönderdiler:)

  9. #9
    AHDE VEFA ibrahim DEMİRCİ kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Fri Feb 2007
    Konum
    kayseri/yahyalı
    İletiler
    2,598
    Blogdaki Konular
    11
    imamlık yaptıgım dönemde cenaze yıkarken çok korkmuştum.daha sonraları insan ölüm saati yaklaştıkca cenazeyede alışıyor,ölümede...
    EĞRİ CETVELDEN,DOGRU ÇİZGİ ÇIKMAZ

  10. #10
    ..:: Ukde ::.. Mustafa AYDIN kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Thu Oct 2006
    Konum
    Melekler şehri..
    İletiler
    2,471
    Blogdaki Konular
    2
    Bir insanı öldükten sonra değil de; son nefesini verirken onu görmek daha ürkütücü..
    Aşk şehidi..

+ Konuyu Yanıtla

Tags for this Thread

Yer İmleri

Gönderme Kuralları

  • You may not post new threads
  • You may post replies
  • You may not post attachments
  • You may edit your posts
  •