+ Konuyu Yanıtla
2 / 2 İlkİlk 12
36 sonuçtan 21 --- 36 arası gösteriliyor

Konu: Askerin Günlüğü!

  1. #21
    komutan-Merhaba askere gidiyorsunuz galiba hayırlı tezkereler...

    Er-Sağolun eksik olmayın!!!

    Komutan-Nereye düştünüz?

    Er-Ankara-Etlik,bilirmisiniz orayı?

    Komutan-Evet biliyorum.Bende bizim çocuğu oraya tedaviye götürüyorum.

    Er-Nereden anladınız asker olduğumu?

    Komutan- Ben bir Yarbayım Edirnede Tabur Komutanıyım...

    Er Fatih KANLI :d-!!!!!

    Komutan-Kısa dönem mi gidiyorsun yoksa yedek subaymı?

    Er-Yok kısa dönem nasip olursa...

    KOMUTAN:d-Banada bugün 140 tane asker gelecek bugün...

    Bu arada şaşkınlığım hala devam ediyor.Bir yandan konuşuyorum bir yandan da kendimi toparlamaya çalışıyorum.

    Er-Bizim ki kısa dönem heralde fazla kasmazlar bizi değilmi?

    Komutan-Bu aslında size bağlı...

    Er-Nasıl yani?

    Komutan-Verilen görevi hakkı ile yerine getirirseniz ve ihanet içerisinde olmazsanız ve neme lazımcı bir tavır içerisinde olmazsanız askerde size kimse bir şey demez.Yani dediğim gibi herşey size bağlı.

    Er-Peki namazlarımıza sorun çıkartılırmı?


    Fatih abi şu konuşmaların videosu var mı :d
    Her cümlenin ilk kelimesi büyük harfle başlar. Başlayan cümle bir karakter boşluk bırakılıp yazılır.

  2. #22
    Sessiz DEVRİM! Fatih KANLI kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Sun Feb 2008
    Konum
    istanbul
    Yaş
    38
    İletiler
    3,669
    Blogdaki Konular
    1
    -Askerlikte 2.Gün-

    Bugün 15 Aralık Pazartesi Saat:01:45

    Sabahleğin 1.Nolu Nizamiyeden içeri girdiğimde "kısa dönem" için geldiğimi söylediğimde kapıdaki asker karşısında duran kişiye espirili bir şekilde; "Mehmet abi torunun geldi" dedi ve beni onun yanına yolladı.Asker beni bekleme salonuna götürdü,oradakilere de aynı şekilde kısa dönem için geldiğimi söylediğimde beni yaklaşık yarım saat beklettiler. Bu arada "dedelerimle :)" sohbet ettim. Bana "iyiki dün gece gelmedin,çünkü müthiş bir curcuna vardı" dediler.O an için sevinmiştim buna "iyiki enayilik edip akşamdan gelmemişim" dedim kendi kendime.Tabi kazığı sonradan çıktı ortaya...

    Ne yapacağımızı bilmez bir halde Gazino denen yerde beklemeye başladık.Gazinoda beklerken Hasekide eğitim görevlisi olarak bulunan Doktorasını Ankara İlahiyatta yapmış olan ismi Yasin olan bir abimizle tanıştık.Yaklaşık iki saat muhabbet ettik.Bir yandan ben bir yandanda Yücel adamcağızı soru yağmuruna tuttuk.Bu arada Yücel benim İHL den ve Şişli teşkilatından arkladaşım.Sohbetimizin ana temasını hadisler oluşturdu.Ve 3-4 yıldır Diyanetin başlatmış olduğu "Hadis Havuzu" çalışması üzerine görüş alışverişinde bulunduk.Derken yorgun düştük ve daha sonra devam etmek üzere sohbeti burada noktalayıp yatakhane ile ilgilenmek için bize söylenen yerlere gittik.

    Normal şartlarda GATA her dönem 70 ila 120 arasında kısa dönem alıyormuş,bu zamana kadar bu rakam hiç bunu geçmemiş.Oysa bu bugün rakam 249 yani tamı tamına 2 katı.İşte yatakhanelerde de yataklar ve ranzalar mevcuda göre ayarlandığı için herifler hazırlıksız yakalanmışlar.Haliyle bizde açıkta kaldık.Bize yatakhane hazırlanması gerekiyordu depoda ne kdar yatak,ranza ve nevresim varsa hepsi çıkartıldı.Tabi bunlar zamanında kullanılmış yıkanmadan ve temizlenmeden kaldırılmış nevresimler.

    Bu yatakların ıkarılması ve ranzaların kurulması gece 01:00 ı buldu.Bizim yatışımız ise 02:00...
    İlk gün avare avare 250 metrekare açık ve kapalı alan içerisinde dolandık durduk.İşte ilk günümüz böyle geçti.

  3. #23
    Sessiz DEVRİM! Fatih KANLI kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Sun Feb 2008
    Konum
    istanbul
    Yaş
    38
    İletiler
    3,669
    Blogdaki Konular
    1
    Alıntı Üsame KARAKIŞ tafarından gönderildi Mesajı Göster
    koğuş kalk sesini bir yarbaydan duymak herkese nasip olmaz hele ki ismine binaen söylemişse ohoo ne şanslısın sen :d:d

    Bu adamda benim gibi askerliği bilgisayar başında bitirmesin :d


    Ne şom ağızlı adamsın sen bee....:)

  4. #24
    ilk gün yazılmışda ardından gelen günler yok. anlaşılan askerlik değil tatil yapmış fatih bey. pc başındanda eksik olmamasından belli

  5. #25
    Sessiz DEVRİM! Fatih KANLI kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Sun Feb 2008
    Konum
    istanbul
    Yaş
    38
    İletiler
    3,669
    Blogdaki Konular
    1
    Alıntı Batuhan DEMİRKAN tafarından gönderildi Mesajı Göster
    ilk gün yazılmışda ardından gelen günler yok. anlaşılan askerlik değil tatil yapmış fatih bey. pc başındanda eksik olmamasından belli
    Devamının olmadığını kim söyledi?

  6. #26
    _ALBAY_ SİTE BAŞKANI Tevfik YAZICILAR kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Thu May 2006
    Konum
    İstanbul
    İletiler
    8,612
    Blogdaki Konular
    5
    Alıntı Fatih KANLI tafarından gönderildi Mesajı Göster
    Devamının olmadığını kim söyledi?
    Sen hala askermisin yaaa :) Bitmess bitmesss
    Gün gelecek bütün dünya Hocama selam duracak!

  7. #27
    :) :) ilk iki günüm derken, geldi son 2 gün!
    Zaman gelip geçici daha dün gönderdik :crying[1]:
    "Vahdet-i İslama taraf gitmeli"

  8. #28
    ANTİ-SİYONİST Cihat UÇAR kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Tue Jul 2006
    Konum
    YALOVA
    İletiler
    2,030
    Blogdaki Konular
    1
    Alıntı Mustafa BİTİŞ tafarından gönderildi Mesajı Göster
    :) :) ilk iki günüm derken, geldi son 2 gün!
    Zaman gelip geçici daha dün gönderdik :crying[1]:
    fatih kanlıya kaç defa dedim asker ocağını bırakıp gelme diye
    fakat beni dinlemedi ve geliyor :)
    ZzZzZzZzZzZ ! ! !

  9. #29
    Sessiz DEVRİM! Fatih KANLI kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Sun Feb 2008
    Konum
    istanbul
    Yaş
    38
    İletiler
    3,669
    Blogdaki Konular
    1
    Alıntı Mustafa BİTİŞ tafarından gönderildi Mesajı Göster
    :) :) ilk iki günüm derken, geldi son 2 gün!
    Zaman gelip geçici daha dün gönderdik :crying[1]:
    Sen gel birde bana sor...

  10. #30
    Sessiz DEVRİM! Fatih KANLI kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Sun Feb 2008
    Konum
    istanbul
    Yaş
    38
    İletiler
    3,669
    Blogdaki Konular
    1
    Alıntı Cihat UÇAR tafarından gönderildi Mesajı Göster
    fatih kanlıya kaç defa dedim asker ocağını bırakıp gelme diye
    fakat beni dinlemedi ve geliyor :)
    Konuşmalarımızın hepsini kaydettim haberin olsun yayınlayacam...:)

  11. #31
    ANTİ-SİYONİST Cihat UÇAR kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Tue Jul 2006
    Konum
    YALOVA
    İletiler
    2,030
    Blogdaki Konular
    1
    Alıntı Fatih KANLI tafarından gönderildi Mesajı Göster
    Konuşmalarımızın hepsini kaydettim haberin olsun yayınlayacam...:)
    :offtp[1]:

    vatan sağolsun... :)
    ZzZzZzZzZzZ ! ! !

  12. #32
    Sessiz DEVRİM! Fatih KANLI kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Sun Feb 2008
    Konum
    istanbul
    Yaş
    38
    İletiler
    3,669
    Blogdaki Konular
    1
    Bugün askeriyede ki ikinci günümüz. Bizi askeriyede uykusuzluğa alıştırıyorlar. Dün gece 01:00’e kadar ranzaları kurmakla uğraştık. Bu bizi gerçekten çok yordu, hiçbir şey hali hazırda değildi. Belli ki bizim bu kadar kalabalık geleceğimizi hiç tahmin etmediler. Bir de dün gece o yorgunluğun üstüne günlük yazma muhabbeti çıkınca benim yatışım 02.00’a kadar uzadı. Fazla değil 3 saat uyudum ve koğuşçunun “arkadaşlar hadi kalkın”(oysa biz sert bir şekilde: “koğuş kalk” diye bir komut bekliyorduk) uyarısıyla hemen kalktık. Başka zaman olacakta Fatih 3 saatlik uykuyla ayağa kalkacak ne mümkün… Ama askerlik böyle işte ilk günden insanı adam ediyor…:)

    Neyse kaktıktan sonra direk kahvaltıya gittik (bu arada sabah namazımızı da çok şükür ihmal etmedik, rabbim yüzümüze güldü inşallah devamı gelir) kahvaltıdan sonra bir yarım saat ara verdikten sonra bizi işti için boş bir alanda topladılar(bu arada iştimanın da ne olduğunu öğrenmiş olduk). Millet toplandı ama kimse ne yapacağını bilmiyor. Ne rahatta nasıl durulur, ne esas duruş nedir, ne uygun adım nede adi adım nedir hiçbir şey bilmiyoruz… Bize öğretmeye çalışanlarda nasıl öğreteceklerini bilmiyorlar. Başımıza gelip gidenler kafalarına göre komut verip duruyorlar: “Yok ileri git, geri git. Yok, sağa dön sola dön”. Nerden baksan bir saatimiz böyle geçti. Hava soğuk, soğuk ise Ankara’nın soğuğu ve derece “0” gösteriyor.

    Gelen giden rütbelilerin ardı arkası kesilmiyor, arada bir üsteğmen geliyor çavuşlardan bilgi alıyor gidiyor biz ise soğukta beklemeye devam ediyoruz. Tam bu şekilde yarım saat geçti belki de daha fazla… En son bölük komutanı geldi ilk önce askeri hizaya çekti. Birkaç hareket yaptırmak istedi baktı ki millet beceremiyor bizzat kendisi uygun adım marşın ne olduğunu ustaca gösterdi. Ardından bizim başımızda görevli duran Asteğmen ve çavuşa askerin nasıl yürümesi gerektiğini göstermesini emretti. Gariplerin heyecanlanmış olacaklar ki bir türlü gösteremediler. Yüzbaşı birkaç kere tekrar ettirdi baktı ki bunlarda beceremiyor Asteğmeni de çavuşu da bizim önümüzde rezil kepaze etti. Yüzbaşı biraz piskopata benziyor, adamın bakışları bile bir enteresan. Öyle bir azarladı ki bunları bu sefer Asteğmen yönleri de şaşırmaya başladı, vereceği komutları ağzına yüzüne bulaştırdı.

    Yüzbaşı baktı ki iş olacak gibi değil milleti yolladı gazinoya “gidin istirahat edin” dedi.
    Öğleden sonra mangalara ve takımlara ayrılma işlemi vardı. Hava çok soğuktu bundan dolayı yemekhaneye geçtik ve orada bölük komutanın nezaretinde ve esprileri ile bu işi de hallettik. İş bittikten sonra tekrar istirahata çekildik bir 15 veya 20 dakika ya dinlendik ya da dinlenmedik “325.Kısa Dönemler iştima alanına” diye bağırmasınlar mı deliye döndük. Bizimle sanki dalga geçiyorlar bir yarım saatte o soğukta yine bekledik mi… En sonunda nöbetçi astsubay geldi iştimayı aldı ve yemekhaneye dağıldık.

    Gazinoda haberleri seyrediyorduk ki baktım bizim Şişli teşkilatından Yücel elinde bisküvi ile geldi yanıma (hayatının en büyük hatası), tabi paketi elinden kaptım hemen ayıp olmasın diye de kendisine bir tane bisküvi verdim. Bunun üzerine bizim Yücel sen git kantine bir çeşit yap gel (canım benim bu çocuğun en çok bu özelliğini seviyorum) meyve suları kekler bisküviler falan….

    Nöbetçi Çavuş geldi, biz daha çaylağız ya gazinonun temizlenmesi için bizi ayırdı. Neyse itiraz etmedik temizledik. İşim bittikten sonra dedim bir evi arayayım geçtim telefon kulübesine…Ula diğer kulübeler habire devir daim yapıyor bizim beklediğimiz kulübede tık yok! Hava soğuk, herifin muhabbeti bitirmeye niyeti yok…Baktım olacak gibi değil üşüyorum gittim bir bardak çay aldım kendime, baktım bizimki hala devam ediyor, en sonunda “birader hava soğuk ayakta durmaktan üşümüşsündür sana bir bardak çay ikram edeyim” dedim de çocuk en sonunda utandı da telefonu kapattı yoksa şey gibi titreyeceğim orada… Önümde benim bir kişi daha vardı, tam o çocuk girecekti ki tak diye geldi başka biri girdi. Ulan deli oldum dedim” olum niye müsaade ediyorsun girmesine?” o da “ya arkaya çay almaya gittik ya herhalde bizi görmedi olsun canı sağ olsun” dedi. Derken çocukla tanıştık,ismi Cemil imiş, ve muhabbet ilerledikçe çocuğun milli görüşçü olduğunu öğrendim çok mutlu oldum ben kendimi ona tanıttığımda ise onunda bir kat daha arttı. Üsküdar Genç. Kollarındaymış. Ve çok enteresan bir şey söyledi bana, dedi ki “beni arkadaşlar uğurlarlarken merak etme orda yalnız değilsin seni milli görüşçüler bekliyor orda” diyince ikimizin de gözleri doldu. Ve “bunu mutlaka döndüğümde arkadaşlarıma anlatacağım” dedi. Ve koğuşlara dağıldık.

  13. #33
    Eser GEDİK kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Fri Dec 2006
    Konum
    vatanın her karışı
    Yaş
    30
    İletiler
    2,784
    Blogdaki Konular
    5
    anlaşıldı fatih abi 3 günlük askerlik yapmış :)))
    herkes ne söylediğini, nasıl söylediğini bilse. bu işler olmayacaktı sadri abi.

  14. #34
    Sessiz DEVRİM! Fatih KANLI kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Sun Feb 2008
    Konum
    istanbul
    Yaş
    38
    İletiler
    3,669
    Blogdaki Konular
    1
    Askeriyede üçüncü gün...

    Nöbetçi er Muhsin saat 05:30 da yine bizi ayağa dikti.Burada herşey düzenli arkadaş,her şey dakik.Sabah 06 da kahvaltıya girdik.Koğuşun temizlenmesi için sıra yapılmıştı,koğuşun ilk iki yatağını ben ve badim zafer paylaşıyorduk.Onun için kahvaltıdan hemen sonra koğuşa geçtik yatakları topladık ve hemen temizliğe giriştik.

    Sağolsun bizim nöbetçi Muhsin yerlerin nasıl temizleneceğini göstereyim derken (birazda benim gazımla) koğuşun yarısını temizledi.Saat 7 de içtima için alana toplandık,bir 15-20 dakika bizi soğukta beklettiler.Ardından Üsteğmen geldi ve kendine has üslubuyla askere karşı yapması gereken klasik konuşmasını yaptı ve gitti. Ve ardın 15 dakika sonra bölük komutanı geldi “herkesin ne ihtiyacı varsa ne isteği varsa tespit edilsin ve temin edilsin” dedi. Altı üstü ihtiyaçlar yazılacak ve teslim edilecekti,oysa bu yarım saat geçmesine rağmen bir türlü halledilemedi.Yüzbaşı hemen devreye girdi ve asteğmen ile astsubayı bir güzel fırçalı olaya kendisi el attı ve 5 dakikada olayı bitirdi.

    Muayene olmamız gerekiyormuş,onun için bize ilkokul karnelerini andıran kağıtlar dağıttılar doldurmamız için. Ardından doktorun yanına gittik yanında beyaz önlüklü bir herif vardı meğersem sıhhıye astsubayı imiş,sonradan öğrendim.Şans insanın ayağına gelir derler ya bende öyle zannettim. Astsubaya “ben dişlerimi yaptırmak istiyorum,burada yaptırabilirmiyim” diye sorunca, o da “4 tanesini porselen yapıyoruz” dedi.Ne yalan söyliyeyim sevincimden havalara uçtum ama bunun sonradan “hurafe” olduğunu anlayınca sevincim kursağımda kaldı.

    Bu askerlik bir alem arkadaş; sen bir suç işlesen senden sorumlu kişi kimse fırçayı o yiyor duruma göre de sana ya kızarlar yada kızmazlar. Ama senden sorumlu kişi mutlaka fırçayı yer. Öğle yemeğinden sonra içtima alanına toplanmamız gerekiyordu. Tabi ben her zaman ki gibi geç kaldım,daha sonradan öğrendim ki bizim manga komutanı yani kıdemlisi benim yüzümden komutandan fırça yemiş.

    O gün akşama kadar selam nasıl verilir ona çalıştık. Ne yalan söyliyeyim çoğumuz bunu beceremedi.Baya bir yorulduk ara verildi ben namaz kılmak için yukarı çıktım aradan 10 dakika ya geçti ya geçmedi demesinlermi ki içtima var diye hayda haydi tekrar aşağıya.Neyse indik aşağıya indik ama bize de inen indi.Tam 1 saat 10 dakika bizi o soğukta beklettiler. Derece “0” gösteriyor, tabiri caizse “it” gibi titriyoruz. Ne otur komutu var ne de kalk,hiçbir şekilde hareket etmiyoruz bir de korku var içimizde esas duruşu da bozamıyoruz ki birileri bizi görürde ceza alırız diye…İşin garip tarafı bize “şunu yapın bunu yapın” diye komut verecek kimse de yok. Bizi kim içtimaya indirdi onu bilende yok. Valla ne yalan söylim firar etmeyi bile düşünmeye başladım.Çünkü yapılan tam bir eziyet.Hiç bir hareket yapamıyoruz kımıldayamıyoruz ve soğuk soğukta Ankara’nın soğuğu.Eğer bize bu yapılan eziyet kasten yapılmışsa yapanlara asla hakkımı helal etmiyorum. Bunu herhalde ömrümün sonuna kadar unutamam!

    Akşam yemeğini yedikten sonra gazinoya geçtik biraz çay içeyim dedim ama nerde bu kantincinin ayarı bir türlü tutmuyor çay bir var bir yok.Yatmaya gitmeden evvel eski iş arkadaşım İrfan ağabeyi arayıp işleteyim dedim yemedi muhabbet ettik biraz. Gündüzde kadim dostum İbrahim BAKŞİŞ’İ aradım ama herife ulaşamadım(randevu almam gerekiyormuş kendisiyle görüşmem için) neyse hacı amcayla görüştüm,ardın dan Tevfik ağabeyi aradım onunla biraz muhabbet ettik özlem giderdim.İşte bir günde böyle geçti ve askerlikten bir günde böyle eksilttik.

  15. #35
    Kayıtsız
    Misafir

    yazının başlığı

    Asker, terhis olduğuna göre başlık "askerin dünlüğü" olarak değiştirilebilir.

  16. #36
    15 ay askerlik yapmış gibi maşallah maşallah

+ Konuyu Yanıtla
2 / 2 İlkİlk 12

Tags for this Thread

Yer İmleri

Gönderme Kuralları

  • You may not post new threads
  • You may post replies
  • You may not post attachments
  • You may edit your posts
  •