+ Konuyu Yanıtla
3 / 1 123 SonSon
46 sonuçtan 1 --- 20 arası gösteriliyor

Konu: İslam'a göre oy kullanmanın hükmü nedir?

  1. #1

    İslam'a göre oy kullanmanın hükmü nedir?

    Soru: Almanya'da yaşıyorum. Burada Müslümanlar fırka fırka bölünmüş, birbirlerine selam bile vermeyenleri var. Bir kısmı günümüzdeki seçim sistemi ile devlet başkanı seçmeyi şirk görüyor. Oy verenlere de müşrik diyorlar. İslam’a göre oy kullanmanın hükmü nedir, bu konuda bizi kaynakları ile aydınlatırsanız çok büyük bir fitneyi inşaallah ortadan kaldırmış olacaksınız.


    Hakkında nass, icma, kıyas, istihsan bulunmayan konularda insanların maslahatı varsa müçtehidin bunu temin edecek şekilde hüküm vermesi caizdir.[1] Buna maslahat-ı mürsele denir. Hz. Ebu Bekir zamanında Kur’an-ı Kerim’in tek mushafta bir araya getirilmesinin arka planında maslahat vardır.Devletin başında bir başkan olması insanların maslahatınadır. Başkanın nasıl seçilecek olması ayet ya da hadisle tayin edilmediğinden içtihatla tesbit edilmelidir. Nitekim Hz. Ebu Bekir, Ömer ve Osman radiyallahu anhumun halife seçilmelerinde farklı usuller tercih edilmiştir. Halifelerin seçiminde farklı usullerin kullanılması Kur’an-ı Kerim ve Sünnet’e aykırı olmayan sistemlerin insanların maslahatı söz konusu olduğunda esas alınabileceğini gösterir. Müslümanlar, gayr-i müslimlerden devlet başkanının seçimi dahil, herhangi bir teoriyi ya da pratik çözümü nassa veya şer’i bir kaideye aykırı olmama şartıyla alabilirler. Nitekim Allah Resulü “Ahzab Savaşında” İranlılar’a ait savaş tarzı olan “hendek kazma” fikrini kabul etmiş,[2] Bedir’de esir alınan müşriklerin okuma yazma bilenlerinden -şirk üzere olmalarına rağmen- müslümanların çocuklarına okuma ve yazmayı öğretmelerini istemiştir. Günümüzdeki seçim sisteminin batılılar tarafından da kullanılması ya da mevcut haliyle onlar tarafından geliştirilmiş olması meşruiyetine bir zarar vermez. Çünkü devlet başkanının seçilmesi anarşi gibi cemiyeti rahatsız eden zararların ortadan kaldırılmasını temin eder. Bu ise, “zararın giderilmesi vaciptir./ed-darar-u yüzalu”[3] kaidesinin ve ümmetin maslahatının bir gereğidir.Müslümanların kanunları yapacak güç ya da çoğunlukta olmadıkları toplumlarda da maslahatları gereği devlet başkanı seçimine katılmaları gerekir. Hatta Müslümanlar, haklarını savunacağına, eza ve sıkıntıyı onlardan gidereceğine dair kesin bir vaatte bulunan bir gayri müslime dahi oy verebilirler. Nitekim Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem Taif’ten Mekke’ye dönerken müşrik olmasına rağmen Mutim b. Adi’nin korumasını talep etmiş ve Mekke’ye Onun himayesinde girmiştir.[4] Bu durum Müslümanların kendileri tarafından belirlenmeyen kanunlardan istifade edebileceklerini göstermektedir.[5]Devlet başkanını seçerken dikkate alınması gereken hususlar özellikle de oy vermek bir çok açıdan “şahadet” sistemine benzer. Bu yüzdendir ki ergenlik, akıl, hürriyet, İslam, adalet gibi şahitte bulunması gereken şartlar, seçilecek kişide de bulunmalıdır. “İçinizden (şahitliklerine güvendiğiniz.)[6] iki adil kimseyi şahit tutun.”[7]Kim şahitlik hususunda yeterli olmayan kişiye, yeterli diye şahitlik ederse yalan yere şahitlik etmiş gibi büyük günaha irtikab etmiş kabul edilir. Kur’an-ı Kerim yalan yere şahitliği Allah’a şirk koşmak ile birlikte zikretmiştir: “Artık putlara tapma pisliğinden kaçının, yalan sözden kaçının.”[8] Böylesi kimseler lehindeoy kullanmak da bu cümledendir.İnsanların oy vermekten sakınmaları, şahitlik etmekten yüz çevirmelerine benzer. Allah Teala “şahitler çağırıldıkları vakit (gelmekten) kaçınmasınlar.”, “şahitliği gizlemeyin. Kim şahitliği gizlerse şüphesiz onun kalbi günahkardır.”[9] buyurmaktadır. Buna göre oy vermekten sakınan kişiler ehliyetsiz kişilerin seçilip idareci olmalarına sebep olduklarından günahkar olurlar.
    [1] Abdulkerim Zeydan, el-Medhal, s. 170.
    [2] Ayrıntı için bkz. Yusuf el-Karadavi, el-Fetâvâ el-Muasıra, II, 643.
    [3] Ahmed ez-Zerkâ, Şerhu’l-Kavaidi’l-Fıkhıyye, s. 179.
    [4] İbn Sa’d, Et-Tabakâtu’l-Kübra, I, 212.
    [5] Bkz. Halit Abdulkadir, Fıkhu’l-Ekalliyyati’l-Müslime, s. 619.
    [6] Bakara(2): 282.
    [7] Talak(65): 2.
    [8] Hac(22): 30.
    [9] Bakara: (2): 282-3.
    ............................................................ .

  2. #2
    ehlisunnet vel cemaat
    Misafir

    Dünyanın neresinde yaşarsan yaşa,Müslümana en az zarar veren partiye oyunu ver.

    Dünyanın neresinde yaşarsan yaşa,Müslümana en az zarar veren partiye oyunu ver.Bunu yapmazsan sena daha büyük zarar verenlerle karşı karşıya kalırsın.Seni haksız tere tekfir edenlere aldırma,onlar aslında şeriata değil onlar Müslümana zarar vermek için çalışan sapık fırkalardan birisidir.onların haksız yere seni tekfir etmeleri seni aldatmasın,bu verdikleri fetva hatalıdır.kim haksız yere müslümanı tekfir ederse mutlaka kendi kafir (mürted) olmuştur.

  3. #3
    Kayıtsız
    Misafir

    atmacayı vurdular bir avuç kanı işçin

    adam gibi oyunu kullan her hangi bir partiye oy vereni eleştirme aynaya bak allah ve resülü için ne yapıyorsunuz gevezelikten ve boş işten başka dur ve düşün

  4. #4
    Erbakan Hocadan baskasina oy vermek,insani itikattan cikarir.
    Tabiri caizse,kalbur üstü Hoca efendilerimiz Milli Görüse oy veriyorlar.
    Benim bu meseleleri cözmek icin ferasetim yok acikcasi.
    Onlar nereye,biz oraya.
    Esselamu Yukriyukesselam

  5. #5
    Kayıtsız
    Misafir
    orhan kardeşin elinde din ölçer var galiba. itikatında patenti elinde nede olsa. ölçün bakalım ölçün. nede olsa moderasyonluyuz, dinde ölçeriz, itikatta.

  6. #6
    Kayıtsız
    Misafir
    Alıntı Orhan DURAK tafarından gönderildi Mesajı Göster
    Erbakan Hocadan baskasina oy vermek,insani itikattan cikarir.
    Tabiri caizse,kalbur üstü Hoca efendilerimiz Milli Görüse oy veriyorlar.
    Benim bu meseleleri cözmek icin ferasetim yok acikcasi.
    Onlar nereye,biz oraya.
    Sen kim oluyorsunda ondan başkasına oy vermek insanı yoldan çıakrtır diyorsun. Dini inançla siyasi inancın ne alakası var.!! Milli görüşçülerin ne kadar cahil olduğunun 1 kanıtı daha..!!

  7. #7
    Kayıtsız
    Misafir
    Alıntı Kayıtsız tafarından gönderildi Mesajı Göster
    Sen kim oluyorsunda ondan başkasına oy vermek insanı yoldan çıakrtır diyorsun. Dini inançla siyasi inancın ne alakası var.!! Milli görüşçülerin ne kadar cahil olduğunun 1 kanıtı daha..!!

    MİLLİ GÖRÜŞ en temel yapısı HAKLA,BATILI ayırmaktır. Müslüman insan hakla batılı ayırması gerekir.peki bunu kim iyi koruyor .Şuan ki hükümet mi?sağ partiler ?yada sol partiler? bunu en iyi milli görüş koruyuor ... şuan ki hükümetin diğer partilerden ne farkı var .Genelevleri resmileştiren zinayı meşru kıldılar.Biz kimseye dinsizsin demeyız onu ancak ALLAH (c.c.) bilir.Ama bu tabloyu Gorup Hala peşinden gitmeyi sen doğru mu buluyosun?Ben kendi adıma söylüyorum Ölünceye kadar Oyum da Hizmetimde MİLLİ GÖRÜŞEDİR ...Bşka sözümde yoktur.

  8. #8
    _ALBAY_ SİTE BAŞKANI Tevfik YAZICILAR kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Thu May 2006
    Konum
    İstanbul
    İletiler
    8,606
    Blogdaki Konular
    5
    Alıntı Kayıtsız tafarından gönderildi Mesajı Göster
    Sen kim oluyorsunda ondan başkasına oy vermek insanı yoldan çıakrtır diyorsun. Dini inançla siyasi inancın ne alakası var.!! Milli görüşçülerin ne kadar cahil olduğunun 1 kanıtı daha..!!
    Dini inanç ile siyasi inancı bir araya getiren ve hayatın her alanına, nefesine kadar tek bir inanç yumağı haline getiren dinin adıdır İslamiyet. Bir toplum oluşturmanın adıdır İslam. şimdi sen kalkıp islamı da mı yok sayıyorsun. Beki cahil olmayan sen bize anlatırmısın Peygamberimiz ( s.a.s ) neden devlet başkanlığı yaptı acaba. ?

    Gün gelecek bütün dünya Hocama selam duracak!

  9. #9
    selimoğlu
    Misafir
    Alıntı Orhan DURAK tafarından gönderildi Mesajı Göster
    Erbakan Hocadan baskasina oy vermek,insani itikattan cikarir.
    .
    [/B]
    Kardeşş sen ne dediğinin farkındamısın. Evet,Erbakan hoca doğru olabilir, gittiği ve güttüğü dava hak olabilir. Erbakan hocanın davası islamın içinde olabilir ama, asla islamı temsil edemez.
    Şayet hayır temsil eder kardeşim diyen varsa, bilsinki kendi indi görüşüdür ve tamamen nefsidir.

    Diğer bir başka konu, Erbakan hocanın hata yapıpı yapmadığı konusu. Hayır yapmaz diyen varsa,Erakan hocaya hakaret ettiğinin farkında değil..Çünkü, Erbakan hocayı insan statüsünden alıp başka bir konuma sokmak olurki, dinimiz buna asla cevaz vermez..

    Geçmişte Erbakan hocanında hatası olmuştur.Hocanın etrafına sokulan birçok menfaatperest, hocayı isabetsiz kararlar almaya sebep oldu.O yüzden bu söylemler yanlıştır. Sizin diyeceğiniz tek şey şu; '' Ekseriyet kabul etmesede hak haktır''

  10. #10
    islamda oy ile müslümanlar iktidar olur
    bazen bir mermi büyük bir oy olur
    kişi bir oyla ne olur derse ,kendini yok saymış olur
    oy kişinin şahsından inandığı davasına yol olur
    Hak geldi batıl zail oldu
    http://www.milligazete.com.tr/

  11. #11
    kişinin güttüğü siyaset bir hayat şeklidir ve onu da tam manasıyla olmasa bile Aen yakın olan ehven i şer yada settü zerai olarak gördüğümüz sp..ile hayata geçirmeye çalışıyoruz .lakin yeter artık bırakın Allah aşkına bu milli görüşçüleri fırka i naciye olarak görmeyi.kul nisyan ve zünüp sahibidir .asıl bunu inkar edenin akaidi fasada uğramıştır...görünen o ki davaya hizmet ettiğini savunan pek çok arkadaşımız aynı oranda zaiyat veriyor..faraset sahibi olmak dileğiyle..
    "Bu şehirlerde tabanım değil yüreğim yanık NUR şehrine gidelim yürü çilekeş çarık".N.F.K

  12. #12
    Kayıtsız
    Misafir

    ne alaka

    oy vermenin şahitlikle ne alakası var. şahit doğru bildiği ve gördüklerini anlatır. devlet başkanlığına seçilen kişinin demokratik sistemde dürüst hak yemeden yöneteceğine nasıl şahtilik yapacaksın. devlet başkanlığına seçeceğin kişi dürüst ve doğru olabilir belki ama bunu bu sistemde yönetimine yansıtacağına nasıl güvenebilirsin....

  13. #13
    Kayıtsız
    Misafir

    Allah af etsin " kelle uçdu"

    Nisa suresu ayeti celile 65
    65 — Hayır, Rabbina andolsun ki; aralarında çekiş*tikleri şeylerde seni hakem ta'yin edip sonra haklarında verdiğin hükümden dolayı içlerinde bir sıkıntı duymadan İftendilerini tamamen teslim etmedikçe îmân etmiş olmaz*lar,( ibni kesir )
    Hadîsin diğer bir kanaldan rivayeti şöyledir : Hafız Ebu îshak İbra*him îbn Abdurrahmân İbn İbrâhîm îbn Dihyem tefsîr'inde der ki: Bize Şuayb tbn Şuayb'ın... Utbe îbn Damre'den, onun da babasından rivâyetine göre; iki adam Hz. Peygambere gelerek hasımlaştılar. Allah Ra-sûlü hak sahibi lehine hükmetti. Aleyhine hüküm verilen : Razı olmam, deyince arkadaşı: Ne istiyorsun? dedi. O da : Ebu Bekr es-Siddîk'a gi*delim, dedi ve ona gittiler. Lehine hüküm verilen Ebu Bekir'e : Biz Hz. Peygambere gidip hasımlaştık ve benim lehime hükmetti, dedi. Ebu Be*kir : İkiniz de Hz. Peygamber (s.a.) in verdiği hüküm üzre olacaksınız, (ikiniz de Allah Rasûlünün hükmüne uyacaksınız) dedi. Ancak (aleyhi*ne hüküm verilen) arkadaşı razı olmayarak : Ömer îbn el-Hattâb'a gi*delim, dedi ve Ömer'in yanına vardılar. Lehine hüküm verilen Ömer'e : Biz Hz. Peygambere vararak hasımlaştık. O, benim lehime, bunun aley*hine hükmetti. Bu, razı olmayıp reddetti, dedi. Ömer'in sorusu üze*rine (aleyhine hüküm verilen) durumun böyle olduğunu söyledi. Ömer evine girdi ve elinde çekilmiş kılıcı olarak tekrar çıktı. Kılıcıyla razı ol*mayı reddedenin başına vurarak onu öldürdü. Bunun üzerine Allah Teâ-lâ: «Hayır, Rabbına andolsun ki; aralarında çekiştikleri şeylerde seni hakem ta'yîn edip... îmân etmiş olmazlar.» âyetini indirdi.( ibni kesir )
    Simdi soruyorum bu kufr sisteminde nasil oy verip de bunlari hakem yapiyorsunuz, herhalde Hz. ömer olsaydi bu sorunlari yasamazdik.

    Her halde sen maide suresinin 48-53 ayetini okumamissin. orda Allah azze ve celle allahin indirdigi ile hukmet deniliyor, ve küfr sistemi ile degil. senin gibiler allahin hukumleri arasinda tercih yapiyor, dikkat ettiysen allah bir iki hukumle hukmet demiyor.
    Nice ayeti kerimelerde belirtiliyorki, küfr sistemi ile yöneltmek haramdir.

  14. #14
    köyün birine gelen sirkin hikayesini herkes bilir, hani çadırın birinde bir fil var diye duymuş 3 tane kör köylü, her biri içeri girip filin bir tarafını tutmuş ve yorumlamışlar;
    biri fil demiş hortum gibi yulan gibi bir şeydir
    diğeri hayır demiş fil beton kolon gibi demiş ayağını tutan
    öteki ise hayır demiş fil yaprak gibi birşey kulaklarını tutarak ....

    bakıyorum da yukarıda bazı arkadaşlar hoca efendilerinin telkinleri ile , kimleri hoca efendilerinin okuttukları bir kaç ayet veya hadis ile fikir beyan etmişler,

    öncelikle ben bir milli görüşçü olarak , teşkilat içi eğitimlerimizde de anlattığımız gibi, en kısa bir şekilde izah edeyim...

    öncelikle parti diğer her türlü siyasi ve sosyal kurum gibi birer ARAÇ tır, asla bisim için bir AMAç olmamıştır...

    Amacımız her halikarda Allah'ın rızasını kazanmaktır. Yüce Allah ise bunun yolunun HAKK'ın ruızasının HALK'ın rızasından geçtiğini Resulü ile beyan etmiş ve insanların en hayırlısının, insanlara hayırlı olanıdır demiştir, onun için Halka hizmet bizim için hakka hizmettir,

    ama burda da asıl amacımız Halkın rızasından ziyade onların vesilesi ile HAKK'ın rızasıdır......

    Bizler HAKK içn siyaset yaparız, populizm olsun diye halk için değil....

    Ama burda ürettiğimiz her türlü fayda da halka yarar, zira niyetimiz HAKK'ı hakim kılmak, tüm insanlığın , müslüman ve gayri müslim tüm insanlığın İnsan olduğundan dolayı, Yaratan tarafından yaratılan olduklarından dolayı hakk etikkleri temel insan haklarını her yaratılana veriririz. Zira yüce Allah'ın "rahman" sıfatı O'nun yer yüzünde Halifesi olan biz insanlar üzerine kurumsal ve bireysel oalrak yansımıştır....


    Onun için siyaset her Müslümanım, müminim diyen insanın üzerine yukarıda saydığım maksatlar dolayısıyla birer vecibedir....

    Amacımızın Allah'ın Rızası olduğunu söylemiştim ama bunun da iki ayağı vardır,
    1-) Allah'ın rızasını kazanmak MAKSADIYLA (bu maksatla organize olmuş, teşkilatlanmış, kadrolanmış, bilnçli bir topluluk)

    2-) Allah'ın rızasına UYGUN hareket etmek.... (planlı, projeli, çerçeveleri çizilmiş ve ilimi, akademik ve bir lider etrafında kümelenerek....)


    Yani hem iradelinin hakim olduğu bir niyet ve Allah'ın helel-haram yelpazesi üzerinde helale yakın olan ve harama uzak olan sınırlar içinde hareketle USULEN de O'nun rızasına uygun hareket etmek..... Tıpkı niyetsiz namazın kabul olmayacağı ve Usulen de (rüku. sucud vs gibi ) uygun şekilde rükunlerı yerine getirmeden namazın kabul olmayacağı gibi...


    İslam en son , en mükemmel ve Allah'ın indinde tek, yalnız ve mutlak kabul görecek din olması sebebi ile, Hz. Peygamberimizin ise en son peygamber olması ve vahyin nihayete ermesi sebebi ile bir çok güzelliği ile birlikte 2 adet önemli özelliği vardır....

    Hukukta İÇTİHAT sistemini, Yönetim de ise CUMHURİYET sistemini getirmiştir.....

    En son dindir ve bundan sonra ne peygamber ne de vahiy gelecektir, bundan sebeptir ki hukuksal, soyal konularda ise bizlere içtihat sistemini açmıştır, bunun niye akıl etmezsiniz? İçtihatın nasıl yapılacağı usulune girmeden ana tema İtikadi konularda asla içtihat olmaz ama onun haricinde muamelat hususlarında ise bu kapı açıktır....

    Yönetimde ise Cumhuriyet sistemini getirmiştir. Cumhuriyet sistemi halkın devlet başkanını, devleti yönetecek kişiyi halkın kendinin seçmesidir, ki bu na İslami terminolojide ise biad'da denmektedir.... İlk önceleri müminlerin emiri oalrak da telavuz edilen bu isim ilerleyen senelrde Halife kavramını almış ve daha sonraları ise Cumhurbaşkanı olarak halk arasında kabul görmüş bir kavram olagelmiştir....

    Yukarıda da anlattığımız gibi bizler ne için siyaset yaptığımızı anlattık, daha ayrıntılı billenmek için "din-devlet demokrasi" kitabımızı okumalarını tavsiye ederim....

    http://www.kitapyurdu.com/kitap/defa...47&sa=40263115


    Demokrasi küfürdür diyenlere gelince; demokrasi ile islamı aykırı görenlere şaşarım, ama burda öncelikle demonkrasi (şeytan rejimi) ile sululuk-laçkalığı karıştırmamak gerekir....

    Zira İslamda ve diğer tüm sistemlerde özgür irade de demokrasi vardır....

    Dinde zorlama yoktur ama düzende zorlama vardır ve elbette gereklidir...

    demokratik bir şekilde, özgür iradeinle bir düzen içne girebilirsini, ama daha sornaki aşamada o düzenenin kuralalrına uyacaksınz.... En basit mrnekle kütüphaneye girmek en demokraitk hakkınızdır, özgür iradenizle bun tercih eder veya etmezsiniz ama kütüphanede deokratik hakkım diye bağırıp arbede çıkaramazsını, o zaman dışarda bağırmanız suç olmaz iken kütüphanede bağırmanız bir suçtur...

    Zira ilahi imtihanın gereği Allah da bu şekilde bir imtihan şekline izin vermiş ve özgür demokratik hakları gereği her kim ki şeytanın peşinden gider ise cehenneme, her kim Allah'ın rızasını kazanmak maksadıyla O'nun rızasına uygun hareket eder ise cenente gidedceğini söylemiş ve en demokratik ortamı sağlamak için ise RAHMAN sıfatı ile her kuluna inanan, inanmayan, itaat eden veya etmeyen tüm kullarınına en demokratik ortamı rahman olması sebebi ile sağlamıştır... AMMA rahim olması sebebi ile de ahirette ulu mahkeme karşısında ise bu dünyada ektiklerimizin hasadını alacağız....

    Yüce Allah bu dünyada kendi iradesini hakim kılmak için iyi insanları kullanır;
    "Hani Rabbin meleklere, ben yeryüzünde mutlaka bir halife yaratacağım demişti. ...<Bakara-30>"

    Kötü, aşağılık insanlar ise kendi iradelerini hakim kılmak için Allah'ı kullanır....

    "Ey insanlar, hiç şüphesiz Allah'ın va'di haktır; öyleyse dünya hayatı sizi aldatmasın ve aldatıcı(lar) da, sizi Allah ile (Allah'ın adını kullanarak) aldatmasın. <Fatır:5 ve diğer birçok ayet>"



    Meselenin özü; bizler yaradılış gayemize uygun olarak Hakk bir düzeni, Adil bir düzeni hakim kılmak ve sadece müslümanlar değil, tüm insalığın saadet ve huzur bulacağı bir düzenin kurulması için çalışıyoruz.....

    İnsanların en hayırlısı olmak için İnsanlara en hayırlı işler yaparak hayırlı olmaya çalışıyoruz....

    Bütün bunları da Allah'ın rızasını kazanmak MAKSADI ile ve yien O'nun rızasına UYGUN ameller ve usul üzerine gitmeye çalışıyoruz....

    Dinde kimseyi zorlamıyor ancak tebliğ ediyoruz çünkü zorlayarak bize iman etmelerini veya etmiş gibi gözükmelerini deği, Allah'a kendi özgür iradeleri ve en demokratik bir ortamda iman etmelerini temenni ediyoruz, onlarla ancak kardeş olmak istiyoruz....

    Düzende ise Adil bir düzen çerçevesinde en adil, en sosyal, en demokratik bir şekilde huzurun sağlanması için gerekli şarların tüm dünyada hakim olmasını istiyoruz ve bunun için olacağına tüm hücrelerimizle iman etmiş olarak çalışıyoruz ve bu günün mutlak geleceğine Alah'ın izni ile iman ediyoruz....

    Yan yatıpda bu iş siyasetle olmaz diyen, ahkam kesen tiplerden de değiliz.....

    Bizleri AKP'ye kaçıp giden ve sizleri Allah ile aldatan tiplerle karıştırmayın....

    O kimseler kendi iradeleini hakim kılmak için Allah'ı kullandılar.....

    Biz Milli Görüşçüler bu sebepler için siyaset yapıyor, oy istiyor ve çalışıyoruz....

    Bizim için cihad budur.....

    Niyetimiz budur, amacımız da budur...
    Alemin nakşını hayal görürüm. O hayal içre, bir cemal görürüm.
    Cümle mevcudat ki, mazhar-ı Hak'tır. Anın içün, kamu kemal görürüm.
    Tecelli cilvesi, cümle gölgeler. Her zerresi binbir ismin belgeler.
    Hay varken hayale kanmaz bilgeler. Zat-ı Hak'tan gayrı zeval görürüm.

  15. #15
    Selamünaleyküm,

    Burada yazılanları okumaya çalıştım ve bir şeyi farkettim ki, o da inanan insanlar kendi aralarında söz düellosu yapmakta hala birbirleri ile yarışıyorlar..

    Burada benim dikkatimi çeken 2 önemli nokta bazı arkadaşların hocamıza olan sevgilerini ifadede hocaya dahi zarar verecek boyutta aşırıya kaçtığı, diğer ikinci konu ise, bir takım kişilerin yaşananlar ak ile kara gibi ortadayken hocaya sitem etmekte hatta tavır almakta ısrar ettiğidir...
    Bir kere şu önemli konuyu akıldan hiç çıkarmamalıyız ki, Ayetler de "mü'min kişi o dur ki; görüldüğünde karşısındakine Allah(cc.) 'ı hatırlatır..." şu an ülkemizin yetiştirdiği siyasi aktörler arasında bu özelliğe en uygun isim kim var dersek verilecek isim listesinin başında kimin adı yazılabilir ki???..

    Ayrıca dikkat ettiyseniz bu ülkede şarkıcısından, artistinden,sporcusuna,solcusundan, teröristine kadar ( hatta cezaevlerinden aday olarak) herkes TBMM çatısının altına girebilmeyi başarmıştır, yalnız 40 yıllık siyasi deneyimine ve 1 yıl gibi kısa bir sürede üstelik kendisine yaşatılan onca güçlüklere rağmen başarılı bir politika izlemesine rağmen Sn. Prof. N.Erbakan Hocamız ısrarla siyaset sahnesinden uzak tutulmaya çalışılmış, bu uğurda elden gelen esirgenmemiştir...

    Peki sizce bunun sebebi nedir? Aslında hepimiz çok iyi biliyoruz ki tek sebep Sn. Erbakan Hocamızın bir takım insanlara Allah'ı hatırlatmasıdır...
    Sn. R.Tayyip Erdoğan, ancak ben eski söylemlerimi terk ettim artık referansım İslam değildir, deyip de ABD ve İsrail siyasetinin önde gelen isimleri ile yakın temaslara geçince kendisine iktidar yolu açılmıştır...
    Hatta öyle ki, AKP'nin ilk seçimde dahi iktidara gelebilmesi için Musevilerin bile kendisine oy verdiğini iş hayatımda karşılaştığım bazı musevilerle yaptığım dialoglardan bilirim...

    Peki daha düne kadar Milli Görüş kadrolarında iken onları engellemeye çalışanlar, bugün neden kendilerine oy verir hale gelmiştir, sebebi herhalde hatalarını anlayıp tövbe ettiklerinden olmasa gerek,öyle olsaydı gözümüzün önünde bu katliamlar, soy kırımlar devam etmezdi...

    Kısacası artık içimizden çıkan AKP karşısındaki kişilere eskisi gibi Allah'ı hatırlatmıyor...

    O yüzden dost düşman herkesin Sn. Prof. Erbakan Hocamıza karşı eleştiride bulunurken biraz elinsaf etmelerinde fayda vardır diye düşünüyorum...

    Haliyle kendisi de bir beşerdir ve zaman zaman bir takım hatalı çıkışları olmuş olabilir, fakat onca olumlu icraatı bir iki yanlışa kurban etmemeliyiz diye düşünüyorum...

    Bir söz vardır " Kurt kuzuyu yemek isterse, önce suyu bulandırırmış " o güçler bir kere hocayı devre dışı bırakmayı hedeflemişler, hocamız sütten çıkmış ak kaşık olsaydı bile bir sebep bulunurdu...

    Fakat bazı arkadaşların, hocamıza sevgide biraz aşırıya kaçtığı ve kullandıkları üsluplarla istemeden de olsa ona ve camiamıza, hatta kendisine zarar verebileceğini akıldan çıkartmamakta fayda var diye düşünüyorum...
    Çözümde görev alamayanlar, sorunun birer parçası olurlar...

  16. #16
    Emin KELES
    Misafir
    Bir soru sormak istiyorum,
    Yukarda açıklamalar verilmiş fakat benim aklıma takılan Darun Nedve'dir. Peygamberimiz (sav) hiç oraya gitmemiştir. Bu olayla Peygamberimizin (sav), Mutim b. Adi’nin korumasını talep etmiş ve Mekke’ye Onun himayesinde gitmiştir.
    Bu iki olayı nasıl algılamamız gerekir?

  17. #17
    Kayıtsız
    Misafir

    Emin Keles tesekkürler...

    Emin kardes, evet bu soruyu sormussun, ama yukarida particiligi savunurken bülbül kesilen arkadaslar cevap verememisler... Darun Nedve meselesine yukaridaki arkadaslarin diyeceklerini pek merak ediyorum dogrusu. Hayat Kitabimiz Kurani Kerim, yeryüzünde nasil yasayacagimizi bize vermistir. Kitap ve Sünnet bizim icin ölcü olmalidir. Zira ahirette hesap Kurandan olacaktir. Yol yakinken Rabbim herkese dogru yolu bulmayi, spmislarin yolunu terketmeyi nasib eylesin.. Rabbim müslümanim diyenleri, kendi tarif ettigi gibi müslüman olmayi nasib eylesin..

  18. #18
    Kayıtsız
    Misafir

    Ehlibeyt

    ''Benim EHLİBEYT'İM NUH'un gemisi gibidir,ona binen kurtulmuştur,ona binmeyen ise boğulmuş helakolmuştur'' Maalesef günümüz sünni anlayıştaki müslümanların geneli bu gemiye binmemek için direnmekte ve fırka fırkas bölünmektedir.

  19. #19
    Güzel menzil
    Misafir
    Alıntı Ufuk EFE tafarından gönderildi Mesajı Göster
    köyün birine gelen sirkin hikayesini herkes bilir, hani çadırın birinde bir fil var diye duymuş 3 tane kör köylü, her biri içeri girip filin bir tarafını tutmuş ve yorumlamışlar;
    biri fil demiş hortum gibi yulan gibi bir şeydir
    diğeri hayır demiş fil beton kolon gibi demiş ayağını tutan
    öteki ise hayır demiş fil yaprak gibi birşey kulaklarını tutarak ....

    bakıyorum da yukarıda bazı arkadaşlar hoca efendilerinin telkinleri ile , kimleri hoca efendilerinin okuttukları bir kaç ayet veya hadis ile fikir beyan etmişler,

    ...
    Siz acaba erbakandan başka hoca, milli görüşten başkada yol yokmu sanırsınız. eğer türkiyedeki müslümanlar umudunu erbakana bağlamış olsaydı tıpkı kurduğu partiler gibi eriyip gidecekti.

    Kendinize gelin hiçbir hocaefendiyi küçük görmeyin..Zaten bu enaniyet sizin bağrınızı yerden kaldırmıyor ya. Hamdolsun.

  20. #20
    Erbakanist Esra MERTKAYA kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Mon Apr 2008
    Konum
    Fatih\İSTANBUL
    Yaş
    34
    İletiler
    180
    Ben bırkere cemaat kavramına karşıyım.şu cemaat bu cemaat,yok narcı,yok o yok bu.bızım dınımız ümmet esasına dayanıyor.herkes dın kardeşidır.fakat şimdiki cemaate bağlı kişilerde bu kavram bıtmiş.sen şu cemaatten mısın,yok ondan mısın?aaaa sen milli görüşçü musun?tu kaka.yok dınde sıyaset yoktur sız gunah işliyorsunuz yok şu yok bu.pekı soruyorum cemaat ehli kişilere seçim zamanları oylarınızı neden satıyorsunuz.hanı oy kullanmak dınden ederdı insanları?hanı sıyaset dınımızde yoktu?
    Sız hıç sıyer dersı,islam tarıhı gormedınız mı,okumadınız mı okullarda veya kurslarda?peygamberımızın (s.a.v) hayatını anlatan kıtapları kaçıncı sayfada bıraktınız yada kaç sayfa atladınız?bence sılkelenın ve kendınıze gelın.korkmayayın sıyaset kımseyı dınden çikarmaz.yeterkı herşeyde allah(c.c)rızasını gozetın.vesselem.
    Allah'ım sen bizi başımızdaki deccallardan kurtar.(amin)

+ Konuyu Yanıtla
3 / 1 123 SonSon

Tags for this Thread

Yer İmleri

Gönderme Kuralları

  • You may not post new threads
  • You may post replies
  • You may not post attachments
  • You may not edit your posts
  •