Mustafa Kemal Atatürk’ün Çanakkale Savaşları’ndaki Rolü

Yarbay (Sonra Albay) Mustafa Kemal’in, bir ulusun geleceğine ve bir büyük savaşın süresine etki edecek derecede önemli bir olay olan Çanakkale Muharebeleri’ndeki rolü, hiç şüphesiz tartışılmayacak kadar büyük ve önemlidir.

Örneğin, düşmanın olanak ve yeteneğini doğru olarak tespit etmek başarının ilk şartıdır. Düşmanın yaptığı ya da yapacağı harekâtın amacını anlayabilmek ise bir komutanlık sanatıdır.

Mustafa Kemal’in, Çanakkale’de büyük bir ileri görüşlülükle, düşmanın çıkarma harekâtından amacının ne olduğunu, hedefinin neresi olabileceğini, aslî kuvvetlerle nerelerden çıkabileceğini çok iyi değerlendirdiğini tarih belgelerle kanıtlamıştır.

Arazi, bir askeri harekâtı etkileyen önemli bir faktör ve stratejinin önemli bir unsurudur. Düşman olanak ve yetenekleri ile kendi hareket tarzlarımızın isabetli bir şekilde tespiti araziyi iyi tanımakla, harekâtın başarısı ise araziyi iyi kullanmakla mümkündür.

Jeostratejik değeri olan Çanakkale Boğazı’na hakim Gelibolu Yarımadası’nı çok iyi tanıyan Mustafa Kemal, çok olumlu taktik ve stratejik değerlendirmeler yapmıştır.

Mustafa Kemal, yarımadanın ortasından geçen omurga araziyi daima elinde tutmayı esas almış ve muharebelerin burası ile kıyının ilk sırtları arasında ve mümkün olduğu kadar omurga arazisinin ilerisinde yapılmasını amaçlamış ve başarı ile uygulamıştır.

Bu yöntem, stratejik sonuçlar doğuran, şartlara en uygun ve başarılı bir özel taktik uygulamadır. Bir askerî harekâtın başarısı düşmanın amacına ulaşmasını önleyecek tedbirlerin alınabilmesine bağlıdır.
Mustafa Kemal’in çıkarma öncesinde, önerdiği kuvvet dağılımı ve savunma tertibinin ne derecede doğru ve yerinde olduğunu cereyan eden harekât göstermiştir.

M. Kemal, Çanakkale’de asıl muharebe hattının kıyıdan geçmesi gerektiğini ve kıyının kuvvetli tutulması tezini savunmuştur. Bu görüşün doğru olduğu, ancak acı gerçeklerle karşılaşınca anlaşılmıştır.
Her fırsatta taarruz, kuvvet dengesine bakılmaksızın toparlanabilen her birlikle taarruz, düşmana fırsat tanımamak için gerektiğinde savunma mevzilerindeki birlikleri de taarruz ettirmek suretiyle kıyı savunması ve mevzi savunmasına yeni bir anlayış getirmiş ve TAARRUZî SAVUNMA’nın en güzel örneğini vermiştir.

M. Kemal, Çanakkale’de, en kritik durumlarda inisiyatifini kullanarak, bu durumlara en uygun kararları süratle vererek, ileri görüşlülüğünü ispatlayarak, hata ve yanlışları cesaretle üst makamlara önererek, yüksek azim ve irade gücü göstererek büyük bir askerî deha ve yönetici olduğunu ulusuna ve dünyaya kabul ettirmiş ve büyük bir savaşı başarı ile yönetebilecek stratejik yeteneğe sahip olduğunu kanıtlamıştır.Çanakkale Muharebeleri’nin en önemli sonucu, Mustafa Kemal’in askerî dehasını gözler önüne sermesidir.Mustafa Kemal, durumu çabucak kavramak, süratle ve soğukkanlılıkla doğru karar vermek, verdiği kararları büyük bir enerji ve cesaretle bizzat tatbik etmek, inisiyatifi cüretle fakat isabetli kullanmak, sorumluluğu çekinmeden açıkça üzerine almak gibi üstün komutanlık vasıfları göstermiş ve muharebelerin gidişi üzerinde birinci derecede etkili olmuştur.

Burada kendini gösteren Mustafa Kemal, isim yapmış; ulusça, hilâfet ve saltanat makamı olan İstanbul’u kurtaran kahraman olarak tanınmış ve bu durum, Türk Kurtuluş Savaşı’nın özellikle başlangıcında, ona büyük yarar sağlamıştır.

Anafartalar ve Conkbayırı zaferleri olmasa, belki de Mustafa Kemal Kurtuluş Savaşı’na, Cumhuriyet’e ve devrimlere giden yolda büyük Türk Milleti’ni birleştirme olanağı bulamayacaktı.