+ Konuyu Yanıtla
7 sonuçtan 1 --- 7 arası gösteriliyor

Konu: Eminevim ile konut alma sistemi

  1. #1

    Eminevim ile konut alma sistemi

    Eminevim ile konut alma sistemi

    Mehmet Talü
    milli@milligazete.com.tr
    02.12.2006


    Soru: “Eminevimin” çalışma sistemi caiz midir? Yani Türkiye’den 120 kişiyi bir araya getirip her ay birisine kura ile aralarında topladıkları parayı veriyorlar. Bunu yapan organizasyon da kendisine belirli bir oranda, yani %3 oranında komisyon alıyor. Sana birinci ay da çıkabilir, son ay da. Bu, noter huzurunda yapılan bir çekilişle belli oluyor. Örneğin 100.000 ytl için böyle bir kuraya girmiş olanlar arasında 1. ayda çıkan ile 120. ayda çıkan arasında enflasyondan kaynaklanan zarar durumu söz konusu olmaktadır. 120 ay sonra 100.000 ytl’nin hiç bir değeri kalmayabilir. Bunu önlemek için grup üyeleri kendi aralarında bir yardımlaşma yapıyorlar: Kura sana çıkana kadar, grup üyeleri %2-4 arasında kira yardımı yapıyor. Kura sana çıktığı zaman ise, sen grubun diğer üyelerine %3,5 oranında yardım ediyorsun. Böylece 120 ayda kurası çıkan birisinin zarar etmesi engellenmiş oluyor. Böyle bir kuruluşa üye olmak ve bu şekilde ev alabilmek için para biriktirmek ve yardımlaşmak uygun mudur?

    Cevap: Bismillahirrahmanirrahim

    Bu soru tarafımıza iletildikten sonra, sistemi organize eden firmanın bizzat yetkilileriyle karşılıklı görüşmemizde aldığımız bilgilere göre sistem şu şekilde işlemektedir:

    Gruplar 60 ila 120 kişi arasında değişmektedir. Örneğin 100.000 YTL için oluşturulan 120 kişilik bir grupta, her ay noter huzurunda çekilişle belirlenen bir grup üyesine ev alınmaktadır. Kesinlikle o kimseye para verilmemektedir. Kura çıkana kadar grup üyelerine %3 kira yardımı yapılmaktadır. Kura çıkan kimse ise, grup üyelerine %3,5 (üç buçuk) kira yardımı yapmaktadır. Bu şekilde ilk ay kura çıkıp ev alınan kimse ile son ay ev sahibi olan kimsenin enflasyondan kaynaklanan paranın değer kaybetmesinden etkilenmemesi sağlanmaktadır. Grup üyeleri ayrıca ilgili firmaya organizasyon yönetiminden dolayı %3 komisyon ödemektedir.

    İzah edildiği şekilde ev satın almada hiçbir sakınca bulunmamaktadır. Üstelik bu karşılıklı yardımlaşma neticesinde olduğu için de takdire layıktır.

    Bu işi organize eden firmanın aldığı %3 ücret ise, tamamen yaptıkları hizmet ve organizasyonun yürütülmesi karşılığında alınan bir komisyon ücretidir. Tıpkı emlakçıların almış olduğu ücret gibi…

    Böyle bir imkân varken faizli kredi alıp ev sahibi olmak kesinlikle caiz olmayıp büyük vebal olur.

    Korsan CD/DVD satışı

    Soru: Film ve oyun cd ve dvd satışı yaptığım dükkanım var. Bazen orijinal filmleri kopyalayıp satıyoruz. Bu satış helal midir? Ve böyle bir dükkân işletmenin sakıncası var mıdır?

    Cevap: Bismillahirrahmanirrahim

    Orijinal filmleri, oyunları vs. kopyalayıp satışını yapmak caiz değildir, haramdır. Çünkü bunda telif haklarını ihlal vardır ve yasal olarak da suçtur. Telif, icat ve keşif yani patent hakları saklı olup, sahibi tasarruf hakkına sahiptir, o hakka saldırmak caiz değildir. Bu şekilde elde edilecek bir kazanç helal olamaz. Sadece orijinal film ve oyunların satışının yapıldığı işyerleri ise, haram ve günah içerikli yapımların da satışının gerçekleşmesinden dolayı uygun olmamaktadır.




    http://www.milligazete.com.tr/index....rsnews&id=9676
    Mahmud Efendi:4000'den fazla sünnet var,en fazla 3 tanesine uymadığımı görürseniz bana tabi olmayın

  2. #2
    Kayıtsız
    Misafir
    çorlu gibi bir yerde çok ev var ama lüks herkes kirada böyle bir imkan olursa çorluda kurulmsını isterim.ekmek peynir gibi satılır yani allah rızası için biraz fakirleri düşünün allah için

    teşekkür ederim...

  3. #3
    AHDE VEFA ibrahim DEMİRCİ kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Fri Feb 2007
    Konum
    kayseri/yahyalı
    İletiler
    2,598
    Blogdaki Konular
    11
    ben adamlarla görüştüm..sistemlerini fıkhen caiz görüyorum..ancak ticari olarak karı oldugunu düşünmüyorum..100000 tl lik bir ev için 60 ay vade düşünecek olursak..paranın yarısını ödeyene kadar eve oturamıyorsunuz.50 bin den sonra eve oturuyor ve ara ödeme veriyorsunuz.bu bana cazip gelmiyor.
    ama sistemlerinde hiçbir sakatlık göremedim.yani caiz ama cazip degil..tabi bu benim fikrim.
    EĞRİ CETVELDEN,DOGRU ÇİZGİ ÇIKMAZ

  4. #4
    Kayıtsız
    Misafir

    eminevim

    hocam ben size emin evim organizasyonu caiz midir diye bir soru soracağım. Sizin bu konuda daha önce verdiğiniz fetvayı okudum. Ancak bu sistemin size tam anlatılmadığını düşünerek tatmin olamadım. Şimdi ben size yapılan işi en ince detayına kadar anlatayım size zahmet cevap verirseniz sevinirim. 80.000 tl’lik ev için 120 kişilik gruba giriyoruz 5.000 tl organizasyon ücreti 4.000 tl peşinat ilk taksit 634 tl ikinci taksit 554 tl ikinci ay ev bana çıkarsa 934 tl x 118 ay sabit taksit ödeyeceğim. Hocam şimdi 80.000 tl’yi emin otomotiv bana vermiyor diğer üyelerin taksit toplamından bana ev alıyor.bu iş için başında benden 5.000 tl organizasyon ücreti+4.000 tl peşinat+634 tl 1.taksit+554 tl 2.Taksit+934 tl X 118 ay=110.212 tl Toplam 120.400 lirayı benden tahsil ediyor. 80.000-120.400 = 40.400 tl benden alıyor. Başta organizasyon ücretini peşin aldı. Bana parayı emin otomotiv vermedi. İnşaatı yapıp evi bana emin otomotiv vermedi. 120 kişilik gruptan topladı her ay gitti bir kişiye 80.000 tl’lik ev aldı. Emin Otomotivin cebinden para çıkmadı bir nevi gün yapıldı her ay gündeki bir kişiye ev alındı. Peki Hocam aradaki 40.400 tl kime gitti ve ne diye alındı. Ortada ev yok para yok 120 kişiyi bir araya getiriyorsunuz ve bunun karşılığı peşinen 5.000 tl alıyorsunuz. Ama gündeki gibi biz ödemeyi toplamda 80.000 e göre sabit yapmıyoruz 80.000 tl’yi 120.400 tl olarak ödüyoruz. 40.400 tlx120 kişi grup = 4.848.000 (Trilyon) gibi dev rakam ne için ne amaçla kimin cebine giriyor? Bu caiz midir? Hocam ortada İslam’ın caiz gördüğü bir sistem olarak lanse edilen çok büyük bir rant, aldatmaca ve belirsizlik yok mudur? İlla faiz veya caiz olmaması için insanlara kira yardımı,%2-3-4 Komisyon gibi laflarla herkesten alınan 40.400 tl’yi islamın neresine koyabiliriz. 120 kişi bir araya gelse her ay 667 tl x 120 kişi = 80.040 tl her ay bir kişiye ev alınabilir ve firma organizasyon ücreti olarak 5.000 tl’yi alsın ama herkes 85.040 tl ödesin. Doğrusu bu değil midir? Ortada yapılan bir inşaat yok şirket herhangi bir para ortaya koymuyor ki enflasyonik değer kaybı olsun neye göre kişi başı 40.400 tl alıyor bu nasıl caiz oluyor. Üye olan bir kişi olarak yukarıdaki sisteme göre ödeme yapan kişi olarak kafam allak bullak oldu beni aydınlatırsanız sevinirim. Şimdiden teşekkür eder.



    Emin EVİM

    Dolayısıyla burada ele alacağımız, bilinen bir firma tarafından uygulanan bir sistem olacağından dolayı, sorunun içerisinde geçen firmanın ismini E firması diye değiştirerek vereceğiz. İslam fıkhına uymayan durumları, E firmasının kendi sitesindeki çalışma sistemlerini anlatan bölümden alıntılayıp belirtmeye çalışacağız. Amacımız Müslümanların bilmeden helal paralarını harama çevirmemeleri için bir ikazda bulunmaktır. Yoksa kimseyi rencide etmek değildir. Mavi kalın puntolar E şirketinin sitesinden alınmıştır.

    Öncelikle ev alacak kişi ne kadarlık bir ev almak istediğini belirler.

    (Ör: 80.000 TL)

    * Daha sonra kaç ay taksit yapılacağını belirtir.

    ( 60 aydan 120 aya kadar)

    * Taksit sayısı, aynı zamanda o grupta kaç kişi olduğunu belirtir.

    ( 60 ay taksit = 60 kişilik grup)

    * Her ay gruptaki kişilerin ödediği taksit bir ev parası eder.

    * Bu sistemde ev almak için, evin toplam değeri üzerinden %10 peşinat + organizasyon ücreti ödenir
    _goksugüzel_

    3 Şubat 2011 18:10 Düzenle Sil
    Peşinat + Organizasyon ücretinin ödenmesiyle sisteme giriş yapılmış olunur.

    Buradaki açıklamalara göre ortada mevcut olan bir ev üzerine bir satış gerçekleşmeyip, bilakis aralarında fiyatını tespit ettikleri, sıfatlarının hiç bilinmediği madum (mevcut olmayan) bir malın satışı yapılmaktadır. Bu durumda bu akit dört mezhep kurallarına görede batıldır. Dinen hiçbir geçerliliği yoktur. Ayrıca, eğer firma ev satıyorsa aldığı organizasyon ücreti de anlamsızdır. Kişi kendi sattığı maldan nasıl organizasyon ücreti alır. Yok eğer satmıyor da iştirakçilerden para toplayıp, her ay birine ev parası veriyorsa bu durumda her ay iştirakçilerden belli miktarlarda şartlı borçlanma yapıp, sonra iştirakçilerden birine her ay topladığını borç olarak vermiş oluyor. Aslında sistem tam anlamıyla bir para borçlanma sistemi oluyor. Tabii bu durumda organizasyon parası da verdiği borcun üzerine fazlalık talebi olduğu için açık faiz olur.

    Her ay havuzda toplanan bir ev parasıyla noter huzurunda yapılan sıra tespiti sonucu bir kişiye ev alınır. Tıpkı halk arasında yapılan altın günü gibi

    Tahmin ediyorum ki, bu sistemi halk arasındaki altın günü caiz olduğu varsayımıyla oluşturdular. Hâlbuki ulemanın bu konuda ihtilafı söz konusu olup, fıkıh kuralları bunun caiz olmamasını gerektirir. Çünkü bu açıkça şartlı borçlanmadır. Bu ise haramdır. Şayet caiz diyenleri taklit ettiklerini varsayarsak, bu seferde organizasyon parası yine sorun çıkarır. Çünkü yapılan altın günlerinde organizasyon ücreti olarak kimsenin kimseye herhangi bir ödeme zorunluluğu yoktur.

    Bu sistemde ilk ay evini alan kişiler kiradan kurtulup kendi evlerine geçtikleri için kendinden sonra alacak gruptaki diğer kişilere bir miktar kira yardımı yapar. Çünkü evini ilk alan kişi gruptaki diğer kişilerin parasıyla ev almıştır ve henüz onlar kirada oturmaktadır.

    İlk alanlar evin değeri üzerinden ödedikleri kira yardımıyla bir miktar fazla ödeme yapar. Sırasını bekleyenler ise kira yardımı aldıkları için evin değeri üzerinden daha az ödeme yapar.

    Buradan anlaşılan; Kurası erken çıkan iştirakçinin, borçlanılan paranın üzerine bir de diğer katılımcılara kira desteği olarak belli bir miktarı ödeme zorunluluğunun olmasıdır. Geride de söylediğimiz gibi şayet ortada belli bir satılan ev olsa idi ödenilecek bu miktarı evin bedeli üzerine ekleyerek bir cevaz bulunabilirdi. Ancak ortada ev olmayınca yapılan akit bir karz (borçlanma) akti olur. Tabii bu durumda da ödenen bu miktar ancak faiz olacaktır.

    Bunlar benim ilk etapta gözüme çarpan olumsuzluklardır. Bu kadarı bile, bu sistemin İslam fıkhına uygun olmadığını söylemek için yeterlidir. O nedenle daha derinleştirmeye gerek yoktur. Bizim Müslüman kardeşlerimize tavsiyemiz bu tür sistemlere katılmamalarıdır.

  5. #5
    Kayıtsız
    Misafir

    EminOtomotiv EminEvim Çalışanıyım

    İ L K S O R U :

    Alıntı Kayıtsız tafarından gönderildi Mesajı Göster
    hocam ben size emin evim organizasyonu caiz midir diye bir soru soracağım. Sizin bu konuda daha önce verdiğiniz fetvayı okudum. Ancak bu sistemin size tam anlatılmadığını düşünerek tatmin olamadım. Şimdi ben size yapılan işi en ince detayına kadar anlatayım size zahmet cevap verirseniz sevinirim. 80.000 tl’lik ev için 120 kişilik gruba giriyoruz 5.000 tl organizasyon ücreti 4.000 tl peşinat ilk taksit 634 tl ikinci taksit 554 tl ikinci ay ev bana çıkarsa 934 tl x 118 ay sabit taksit ödeyeceğim. Hocam şimdi 80.000 tl’yi emin otomotiv bana vermiyor diğer üyelerin taksit toplamından bana ev alıyor.bu iş için başında benden 5.000 tl organizasyon ücreti+4.000 tl peşinat+634 tl 1.taksit+554 tl 2.Taksit+934 tl X 118 ay=110.212 tl Toplam 120.400 lirayı benden tahsil ediyor. 80.000-120.400 = 40.400 tl benden alıyor. Başta organizasyon ücretini peşin aldı. Bana parayı emin otomotiv vermedi. İnşaatı yapıp evi bana emin otomotiv vermedi. 120 kişilik gruptan topladı her ay gitti bir kişiye 80.000 tl’lik ev aldı. Emin Otomotivin cebinden para çıkmadı bir nevi gün yapıldı her ay gündeki bir kişiye ev alındı. Peki Hocam aradaki 40.400 tl kime gitti ve ne diye alındı. Ortada ev yok para yok 120 kişiyi bir araya getiriyorsunuz ve bunun karşılığı peşinen 5.000 tl alıyorsunuz. Ama gündeki gibi biz ödemeyi toplamda 80.000 e göre sabit yapmıyoruz 80.000 tl’yi 120.400 tl olarak ödüyoruz. 40.400 tlx120 kişi grup = 4.848.000 (Trilyon) gibi dev rakam ne için ne amaçla kimin cebine giriyor? Bu caiz midir? Hocam ortada İslam’ın caiz gördüğü bir sistem olarak lanse edilen çok büyük bir rant, aldatmaca ve belirsizlik yok mudur? İlla faiz veya caiz olmaması için insanlara kira yardımı,%2-3-4 Komisyon gibi laflarla herkesten alınan 40.400 tl’yi islamın neresine koyabiliriz. 120 kişi bir araya gelse her ay 667 tl x 120 kişi = 80.040 tl her ay bir kişiye ev alınabilir ve firma organizasyon ücreti olarak 5.000 tl’yi alsın ama herkes 85.040 tl ödesin. Doğrusu bu değil midir? Ortada yapılan bir inşaat yok şirket herhangi bir para ortaya koymuyor ki enflasyonik değer kaybı olsun neye göre kişi başı 40.400 tl alıyor bu nasıl caiz oluyor. Üye olan bir kişi olarak yukarıdaki sisteme göre ödeme yapan kişi olarak kafam allak bullak oldu beni aydınlatırsanız sevinirim. Şimdiden teşekkür eder.



    İ K İ N C İ S O R U:

    Emin EVİM

    Dolayısıyla burada ele alacağımız, bilinen bir firma tarafından uygulanan bir sistem olacağından dolayı, sorunun içerisinde geçen firmanın ismini E firması diye değiştirerek vereceğiz. İslam fıkhına uymayan durumları, E firmasının kendi sitesindeki çalışma sistemlerini anlatan bölümden alıntılayıp belirtmeye çalışacağız. Amacımız Müslümanların bilmeden helal paralarını harama çevirmemeleri için bir ikazda bulunmaktır. Yoksa kimseyi rencide etmek değildir. Mavi kalın puntolar E şirketinin sitesinden alınmıştır.

    Öncelikle ev alacak kişi ne kadarlık bir ev almak istediğini belirler.

    (Ör: 80.000 TL)

    * Daha sonra kaç ay taksit yapılacağını belirtir.

    ( 60 aydan 120 aya kadar)

    * Taksit sayısı, aynı zamanda o grupta kaç kişi olduğunu belirtir.

    ( 60 ay taksit = 60 kişilik grup)

    * Her ay gruptaki kişilerin ödediği taksit bir ev parası eder.

    * Bu sistemde ev almak için, evin toplam değeri üzerinden %10 peşinat + organizasyon ücreti ödenir
    _goksugüzel_

    3 Şubat 2011 18:10 Düzenle Sil
    Peşinat + Organizasyon ücretinin ödenmesiyle sisteme giriş yapılmış olunur.

    Buradaki açıklamalara göre ortada mevcut olan bir ev üzerine bir satış gerçekleşmeyip, bilakis aralarında fiyatını tespit ettikleri, sıfatlarının hiç bilinmediği madum (mevcut olmayan) bir malın satışı yapılmaktadır. Bu durumda bu akit dört mezhep kurallarına görede batıldır. Dinen hiçbir geçerliliği yoktur. Ayrıca, eğer firma ev satıyorsa aldığı organizasyon ücreti de anlamsızdır. Kişi kendi sattığı maldan nasıl organizasyon ücreti alır. Yok eğer satmıyor da iştirakçilerden para toplayıp, her ay birine ev parası veriyorsa bu durumda her ay iştirakçilerden belli miktarlarda şartlı borçlanma yapıp, sonra iştirakçilerden birine her ay topladığını borç olarak vermiş oluyor. Aslında sistem tam anlamıyla bir para borçlanma sistemi oluyor. Tabii bu durumda organizasyon parası da verdiği borcun üzerine fazlalık talebi olduğu için açık faiz olur.

    Her ay havuzda toplanan bir ev parasıyla noter huzurunda yapılan sıra tespiti sonucu bir kişiye ev alınır. Tıpkı halk arasında yapılan altın günü gibi

    Tahmin ediyorum ki, bu sistemi halk arasındaki altın günü caiz olduğu varsayımıyla oluşturdular. Hâlbuki ulemanın bu konuda ihtilafı söz konusu olup, fıkıh kuralları bunun caiz olmamasını gerektirir. Çünkü bu açıkça şartlı borçlanmadır. Bu ise haramdır. Şayet caiz diyenleri taklit ettiklerini varsayarsak, bu seferde organizasyon parası yine sorun çıkarır. Çünkü yapılan altın günlerinde organizasyon ücreti olarak kimsenin kimseye herhangi bir ödeme zorunluluğu yoktur.

    Bu sistemde ilk ay evini alan kişiler kiradan kurtulup kendi evlerine geçtikleri için kendinden sonra alacak gruptaki diğer kişilere bir miktar kira yardımı yapar. Çünkü evini ilk alan kişi gruptaki diğer kişilerin parasıyla ev almıştır ve henüz onlar kirada oturmaktadır.

    İlk alanlar evin değeri üzerinden ödedikleri kira yardımıyla bir miktar fazla ödeme yapar. Sırasını bekleyenler ise kira yardımı aldıkları için evin değeri üzerinden daha az ödeme yapar.

    Buradan anlaşılan; Kurası erken çıkan iştirakçinin, borçlanılan paranın üzerine bir de diğer katılımcılara kira desteği olarak belli bir miktarı ödeme zorunluluğunun olmasıdır. Geride de söylediğimiz gibi şayet ortada belli bir satılan ev olsa idi ödenilecek bu miktarı evin bedeli üzerine ekleyerek bir cevaz bulunabilirdi. Ancak ortada ev olmayınca yapılan akit bir karz (borçlanma) akti olur. Tabii bu durumda da ödenen bu miktar ancak faiz olacaktır.

    Bunlar benim ilk etapta gözüme çarpan olumsuzluklardır. Bu kadarı bile, bu sistemin İslam fıkhına uygun olmadığını söylemek için yeterlidir. O nedenle daha derinleştirmeye gerek yoktur. Bizim Müslüman kardeşlerimize tavsiyemiz bu tür sistemlere katılmamalarıdır.
    İlk soruya cevabım;
    arkadaşımız 40.400 tl nereye gitmektedir diye yazmış.
    Eminevim sisteminde 120 kişilik bir grupta 1. alan kişi 80.000 yerine 120.400 tl öderse 120. alan kimse 39.600 tl ödemektedir. dolayısıyle o para 120. kişiye gitmektedir. 2. sırada alan kimse 120.000 liraya maletmekteyse 119. alan kimse 40.000 liraya maletmekte böylece ilk alan son alana ikinci alan 119. kişiye 3. alan 118. kişiye şeklinde yardımlaşma devam etmektedir. Dolayısıyla bu parayı Eminotomotiv almamaktadır. Eminotomotiv bu organizasyonu yapmak için bir organizasyon ücreti almaktadır.


    İkinci soruya cevabım ise;
    Eminotomotiv Herhangi bir evin satışını yapmamaktadır. Herkes kendi istediği evi istediği miktarı kendisi belirlemekte bu belirlediği rakam üzerinden ödemeler planlanmaktadır. Bu ödemelerle her ay bir iştirakçi evini almakta evine oturanlar diğer iştirekçilerden aldıkları yardımla evine geçtiğinden dolayı da diğer üyelere kira ödemelerine yardımda bulunmak üzere bir miktar fazla ödeme yapmaktadır. diğerlerinin taksit ödemeleride bu gelen yardımdan dolayı düşmektedir. sonuçta yukarda da belirttiğim gibi ilk alanın yaptığı falza ödeme son alana yardım olarak dönmekte maliyeti düşmektedir.

    Eminotomotiv yaptığı bu işlemle ilgili fetvaları tahmin ederek değil fıkıh alimi kimselerden sormak suretiyle yapmaktadır . aşşağıya linklerini vereceğim sitelerden ilgili fetvalar incelenebilir.

    Süleymaniye vakfının hakkımızdaki fetvası;

    http://www.fetva.net/yazili-fetvalar...var-midir.html

    Fikirder Derneğinin fetvası;

    http://www.fikirder.org/forum/index.php?topic=7947.0

    Milli gazete Mehmet TALU fetvası;

    http://www.milligazete.com.tr/makale...temi-93663.htm

    Sadık SAĞOL 532 5506450

  6. #6
    _ALBAY_ SİTE BAŞKANI Tevfik YAZICILAR kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Thu May 2006
    Konum
    İstanbul
    İletiler
    8,607
    Blogdaki Konular
    5
    “Elbirliği” sistemi üzerine

    Ebubekir Sifil

    Eminevim’in, insanları faize bulaşmadan ev/otomobil sahibi yapmak amacıyla ortaya koyduğu “Elbirliği” sistemi hakkında bir okuyucu sorusuna cevaben yazdıklarım, konu hakkında daha önce olumsuz görüş beyan etmiş bazı hocaların yazdıkları gerekçe gösterilerek tereddütle karşılandı.

    Konu hakkında daha önce fetva mahiyetinde görüş belirtenler, “Elbirliği” sisteminin “şartlı borçlanma” ya da “madumun satışı” gibi hususlar ihtiva ettiği, dolayısıyla caiz olmadığı gerekçesiyle bu sistemin meşru/caiz olmadığını söylemişler.

    Her şeyden önce şunu belirtelim ki, bugünkü ekonomik şartlar altında insanların ev ve araba sahibi olması kesinlikle “lüks” olarak karşılanamaz. Bunlar “havaic-i asliye”dendir.

    Mesele şu: İnsanlara öyle bir sistem önereceksiniz ki, içlerinde herhangi bir tereddüt duymadan, itmi’nan içinde paralarını yatırıp evlerini alacaklar. Kimse kimseyi mağdur etmeyecek ve meşruiyet sınırları da ihlal edilmeyecek. Bunu yapabiliyor musunuz?

    Haydi, soruyu değiştirip şöyle sorayım: Elbirliği sistemi gibi bir seçenek söz konusu olduğunda Fıkıh adına konuşan insanların “şu sebeple caiz değildir” diyerek meseleyi ortada bırakmak yerine, “şöyle olabilir” şeklinde alternatifler de getirmeleri gerekmiyor mu?

    Toplumda neredeyse artık “umum belva” haline gelmiş bir meseleden bahsediyoruz. Üstelik “caiz değildir” diyenlerin tavrı da meseleye bir çözüm getirmek yerine, adeta meseleyi yokuşa sürmekten ibaret.

    “Elbirliği” sistemine iştirak etmenin caiz olmadığını söyleyenler sistemin özüne değil de birtakım detaylara itiraz ediyor aslında. Söz gelimi “Vade ortası seçeneğinde iştirakçiler mutlaka öngörülen vadenin ortasında ev sahibi oluyorsa, paranın tamamını ödemedikleri halde ev sahibi oluyorlar demektir. Öyleyse bu para nereden ödeniyor?”

    Ya da, “Kur’ada ev sahibi olma şansını yakalayanlar, diğer iştirakçilere ‘kira yardımı’ adı altında bir miktar fazla ödeme yapıyor. Buradaki fazlalığın meşru bir dayanağı olmalı” gibi…

    Açıktır ki, sistemin kendisinin mutlak anlamda gayri meşru olduğu söylenemediği sürece bu türlü detaylar konuşularak tatmin edici bir çözüme kavuşturulabilir. Yeter ki Fıkıh adına konuşanlar, çözüm üretme konusunda da üzerlerine düşeni yapmaya yanaşsınlar.

    O halde yoğunlaşmamız gereken asıl nokta şurası: “Altın günü” tabir edilen bir sistemde insanların gönüllülük esasına dayalı olarak parça parça yaptığı ödemelerle bir havuzda biriken paranın belli periyotlarla ve belli bir sistem içinde katılımcılara toptan ödenmesi caiz midir, değil midir?

    Buna “caiz değildir” diyenler gerekçelerini ortaya koymalıdır.

    Gün gelecek bütün dünya Hocama selam duracak!

  7. #7
    Taberi
    Misafir
    Bu tür organizasyon şirketleri ve alışveriş seçenekleri hassas değerlendirilmeli, caiz olan yanlarının yanında caiz olmayan yanları da bulunması mumkundur.

    Tesbit edebildiğim konu içeriklerini madde madde eklemeye çalışacağım :

    1- Bu tür organizeleri düzenlemelerinden dolayı "Katılım ücreti" alınması/verilmesi caizdir.

    2- Ortada olmayan bir malın (ev / araba vs) satışının geçerli olması için malın var olması ya da tesliminin mümkün olması gerekir. Zira olmayan bir şeyin satımı batıldır. Muşteri, alacağı evi daha en baştan (bina, kaçıncı katta, arsa vb) seçebilmeli, alışverişi onun üzerine yapmalıdır. Sonradan kura ile çıkacak mal, muallakta iken ödeme yapılamaz.

    3- Alınan malın fiyatı en baştan bilinerek (kesin belirlenmiş bir fiyat üzerine) andlaşma yapılmalıdır.

    4- Kura ile teslim andlaşmalı alışveriş sisteminde, Kuranın erken çıkması durumunda anlaşılan / belirlenmiş olan aylık ödeme taksit miktarı arttırılmaktadır ki (Kura çıkan kimse ise, grup üyelerine %3,5 -üç buçuk- kira yardımı yapmaktadır. Bu şekilde ilk ay kura çıkıp ev alınan kimse ile son ay ev sahibi olan kimsenin enflasyondan kaynaklanan paranın değer kaybetmesinden etkilenmemesi sağlanma niyetiyle), bu caiz değildir.

    5- Bu tür şirketler (genelde) Alışverişi üzerine anlaşılan (satın alınan) malın (ev / araba vs) kendisini ipotek ederler ki, satın alınan malın kendisinin ipotek edilmesi alışverişi fasid kılar, caiz değildir. Bu sebeble eğer illâ ki ipotek alacaksa, satın alınan maldan başka bir malı ipotek yapmaları gerekir ki, bunu da çok zor kabul etmektedirler.

    Âişe (r.anhâ)'dan, şöyle nakledilmiştir:
    "Peygamber (s.a.v.), Ebû Şahn adında bir Yahudî'den veresiye yiyecek satın aldı ve demirden zırhını ona rehin verdi"
    (Buhârî, İstikrâz, I, Bûyu,14)

    Katâde'nin, Enes (r.anh)'dan rivayeti ise şöyledir:
    "Rasûlullah (s.a.v) Medîne'de bir Yahudi'nin yanına zırhını rehin bıraktı ve ondan âile fertleri için arpa satın aldı"
    (el-Cassâs, Ahkâmu'l-Kur'ân, II, 258)

    6- Organizasyondan çıkmak için” bunu alışverişin öncesinde konuşmak gerekir.
    İmam Ebu Hanife ve İmam Şafi'ye göre, böyle bir şart (hıyaru’ş-şart = sonradan vazgeçebilirim) ancak 3 gün için geçerli olur. Daha fazla bir süre için geçerli değildir. Böyle bir şart koşulduğu takdirde sözleşme fasid olur.
    Hanefi Mezhebi muctehidlerinden İmam Ebu Yusuf ve İmama Muhammed’e göre, ihtiyaç olması durumunda“hıyaru’ş-şart”kaydını koymak, aylarca sonrası için de caizdir. Fakat, böyle bir şartın / cayma süresinin mutlaka belli olması -Malikîler dışındaki üç mezhebe göre- şarttır.
    (Vehbe Zuhaylî, el-Fıkhu’l-İslamî, C. 4 Sayfa: 254-257)

    7- Taraflar, işin başında yapılacak olan eşyanın tarif ve tavsifini yapıp (misâlen, yapılması planlanan evin aralarında ihtilaf çıkmayacak şekilde en ince ayrıntısına kadar özelliklerini, kullanılacak ürünün kalitesi vs. belirlenmeli) mâlum hale getirmek mecburiyetindedirler.
    Masnu'un (siparişi verilen malın, misâlen ev), bedeli peşin veya veresiye olarak ödenebilir. Masnu', tarif ve tavsiyeye uygun olarak imal edilmemişse/yapılmamışsa, mustasnı' (işi yaptıran, siparişi veren, muşteri), onu kabul veya red hususunda muhayyer olmalıdır. İsterse kabul eder, isterse reddeder.

    8- Gününde / vâdesinde ödenmeyen taksitlerden dolayı gecikme zammı adı altında normal taksitten fazla ödeme (faiz) alınır!


    Not :

    Organizasyon hakkında bilgim bunlardan ibarettir. Yanlış bildiğim ya da sistemlerinde yapılan değişiklikler sebebiyle açıkladığım bazı maddelerde düzeltme, eksiltme ya da ilaveler yapılabilir.
    Tüm bu duruma rağmen, mevcut düzendeki işleyişi halinde bu tür organizasyonlardan uzak durulması (en azından ihtiyâten) hayırlı görüyorum.


    http://www.islam-tr.net/ticaret-faiz...i-caiz-mi.html

+ Konuyu Yanıtla

Tags for this Thread

Yer İmleri

Gönderme Kuralları

  • You may not post new threads
  • You may post replies
  • You may not post attachments
  • You may not edit your posts
  •