+ Konuyu Yanıtla
2 / 1 12 SonSon
22 sonuçtan 1 --- 20 arası gösteriliyor

Konu: CERN - Avrupa Nükleer Araştırmalar Merkezi - Büyük Deney / Büyük Patlama (BIG BANG)

  1. #1



    AVRUPA NÜKLEER ARAŞTIRMA KONSEYİ (CERN)
    12 Avrupa devletinin 1952de kurduğu bilimseil araştırma merkezi. CERN, İsviçre-Fransa sınırında kurulmuştur. CERNde yüzlerce bina, 3000 kişilik destek personeli ve nöbetleşe kısa süreler için çalışan 2500 kadar fizikçi vardır. Bunlardan 100 kadarı teorik fizikçilerdir. Diğerleri ise, teorisyenlerin fikirlerinin tecrübe edildiği deney düzeneklerinin (mekanizmalarının) projelerini hazırlayan, yapımını sağlayan ve deneyleri yürüten tatbikatçılardır.


    CERNde en önemli yeri, yeraltındaki parçacık hızlandırıcılarının, yani akseleratörlerin olduğu bölgedir. Tarım arazisinin altında millerce uzanan dev makinalarda atom parçacıkları ya birbirleriyle, yahut atom çekirdeği ile korkunç hızlarda çarpıştırılırlar. 1956da kurulan 28. GeVlik eşzamanlı proton hızlandırıcısından sonra 1976da da 450 GeVlik(yani;450 gigaelectron volts = 7.20979408 × 10-8 joules) bir başka hızlandırıcı daha kulanıma girdi. 1981de geliştirilerek çarpışma halkası olarak kullanılabilecek duruma getirilen bu cihazdan bugün, dönüşümlü olarak parçacık hızlandırıcısı ve çarpıştırıcı olarak faydalanılmaktadır. Çarpışmalar ile bazı kısa ömürlü garip madde biçimleri bu arada parçacık fizikçilerinin ilgilendiği W ve Z parçacıkları ortaya çıkarılmıştır. CERN, Avrupanın fizik alanında Amerika ve Rusya ile yarışa girmesini sağlamıştır.


    Ewt CERN hakkında kabaca bi bilgiye sahip olduk...Aslında 1952 de kurulan bu müthiş bilim merkezini daha yeni öğrenmemiz müthiş bi kayıp bence...neyse şimdi CERN'e üye olan ülkelere bakalım;

    1. Avusturya
    2. Bulgaristan
    3. Belçika
    4. Çek cumhuriyeti
    5. Danimarka
    6. Fransa
    7. Finlandiya
    8. Almanya
    9. Yunanistan
    10. Macaristan
    11. İtalya
    12. Hollanda
    13. Norveç
    14. Portekiz
    15. Polonya
    16. Slovakya
    17. İspanya
    18. İsviçre
    19. İsveç
    20. İngiltere




    Ewt şimdi gelelim asıl meseleye, şu anda bu bilim üssünde insanoğlunun en çok merak ettiği olay, yani evrenin sırrını çözmeye çalışacaklar.Oda neymiş diye soracak olursanız, size kısaca BIG BANG(Büyük patlama) teorsini derim. İşte şimdi CERN'de BIG BANG olayını gerçekleştircekler. tabi şimdi ben size çok kabaca ana fikri söyledim. Atlas projesi hakkında daha detaylı bilgiyi buradan elde edebilirsiniz. Aslında bana sizlere biraz daha detaylı anlatmak isterdim ama büyük ihtimal okumayacağınızı bildiğim için link weriyorum( buraya kadar bile okumayan olucaktır.)

    Burada olayın nasıl gerçekleşeceği hakkında güzel bi flash animasyon war.(eğer tıkladığınızda açılmazsa sağ tıklayın ve yeni bir pencerede aç değin.)












    CERN görünümü;







    Atlas projesinde kullanılacak olan bilgisayar:








    ---Kaynaklar---
    http://www.atlas.ch/
    http://www.atlas.ch/photos/index.html
    http://www.ted.com/talks/view/id/253 Video(ENG)




    ____________________________________________________________ ________




    "Big Bang" (Büyük Patlama) deneyi için en önemli adım 10 Eylül'de atılacak.''


    Evrenin oluşumundaki sırları ortaya çıkarması hedeflenen Centre Europeen pour la Recherche Nuclearie-Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi'nde (CERN) yapılacak büyük patlama deneyinde 10 Eylül'de önemli bir adım atılarak, “atomaltı parçacık çarpıştırma cihazı çalıştırılacak.

    8 Ağustos 2008'de ilk protonların ön hızlandırıcıdan ana hızlandırıcıya başarılı bir şekilde aktarıldığı belirtilirken, 10 Eylül'de ilk proton demetinin ana hızlandırıcıda devrinin sağlanması çalışmasının yapılacağı kaydedildi.

    Yerin 100 metre altında yapılacağı açıklanan deneyde dünyanın dört bir yanından bilim adamları, maddeyi oluşturan parçacıkları inceleyerek evrenin işleyişi hakkında detaylı bilgilere ulaşılması hedefleniyor.

    Nedir bu "Big Bang"

    Big Bang ya da Büyük Patlama, evrenin yaklaşık 13,7 milyar yıl önce çok yoğun ve sıcak bir noktadan meydana geldiğini savunan bir bilimsel teori.

    Büyük Patlama teorisi, Galaksiler nebulözler ve yıldızlararası plazmanın bu şekilde meydana geldiğini savunur. Bu ilk infilaktan bu yana çok daha küçük patlamalar (süpernovalar) halen devam etmekte ve evren, genişleyip büyümeye devam etmektedir.

    Gerçekten de dünyadaki gözlem evlerinden izlenen uzak galaksilerin ışığındaki kırmızıya kayış, bunun ispatı olarak kabul ediliyor.

    Büyük patlamadan gelen radyasyon, ilk defa 1964'te tespit edilmiştir. New Jersey'deki Bell Laboratuvarlarından Arno Penzias ve Robert Wilson, Samanyolunun dış kısımlarından gelen belirsiz radyo dalgalarını ölçmeye çalışıyorlardı.

    Fakat bunun yerine gökyüzünün her tarafından gelen bir radyasyon buldular. Bu ışınımın bütün yönlerdeki parlaklığı aynı idi ve yaklaşık 3° Kelvin (yaklaşık -270,15 santigrat) sıcaklığında bir ortamdan geldiği anlaşılıyordu.

    Daha sonra Penzias ve Wilson, bu buluşları için bir Nobel ödülü kazandılar.

    Bu kozmik fon radyasyonunun, büyük patlamadan hemen sonra evreni dolduran sıcak gazdan geldiği tahmin edilmektedir. Astronomlar, 1920'lerden beri evrenin genişlediğini biliyorlardı.

    Bu genişlemenin hızı da, yaklaşık 13,7 milyar yıl kadar önce bütün maddenin tek bir anda aynı noktada bulunması gerektiğini gösteriyor. İşte tam bu ilk zamana büyük patlama denilmektedir. O zamandan beri de evren sürekli olarak büyümektedir.

    Deney nasıl yapılacak

    36 ülkeden 2 binden fazla fizikçinin katılımıyla gerçekleştirilecek olan yüzyılın bu büyük fizik deneyde, bir parçacık hızlandırıcısında atom çekirdeğinde bulunan proton parçacıkları çok yüksek enerjiyle çarpıştırılacak ve ortaya çıkan parçacıkların evrendeki rolleri belirlenecek.

    Bir şehir efsanesi "Kıyamet kopacak"

    İsviçre'de 10 Eylül’de yapılacak deneyin kıyametin kopmasına neden olacağını düşünenler de mevcut. Dan Brown'ın, çok satan kitabı Melekler ve Şeytanlar'da da Büyük Patlama olursa dünyayı içine çekecek büyük bir kara deliğin ortaya çıkacağı iddiası kurgusal olarak yer alıyordu.

    Bilim adamları ise bu endişeleri gereksiz buluyor.


    haber:CNNTürk


    Düzenlendi: Emin YILMAZ 11-09-2008 23:25
    gölgemizle barışmanın uzun yolculuğu: büyümek !!!

  2. #2

    Büyük Deney İçin 11 Soru-11 Cevap

    Avrupa Nükleer Araştırma Örgütü CERN tarafından yarın yapılacak büyük deneye ilişkin olarak söylenenler kafaları karıştırdı.

    Bunu en basit şekilde ve herkesin anlayabileceği bir dille anlatabilmek için Boğaziçi Üniversitesi Fizik Bölümü öğretim üyesi olan ve aynı zamanda CERN projesi içinde yer alan Prof. Metin Arık'a 11 soru yönelttik. İşte, Prof. Arık'ın cevapları.

    CERN projesi ne zaman ve niçin başladı, amaç neydi?

    -CERN 1954'te parçacık fiziği konusunda ABD ile tek tek rekabet edemeyeceklerini anlayan Avrupa ülkeleri tarafından kuruldu.

    Projenin sahibi kimdir, boyle bir sahiplik var mı?

    -Projenin sahibi CERN'e üye olan Avrupa Ülkeleridir. Bunların arasında Türkiye maalesef henüz yoktur, sadece deneye katılmaktadır.

    Proje yıllar içinde nasıl bir seyir izledi?

    -Proje başlangıcında makinenin enerjisi arttıkça daha ağır yeni parçacıklar bulundu. Bu arada deneylere katılan fizikçilerin kendi aralarında rahatça bilgi alışverişinde bulunabilmesi için internet CERN'de keşfedildi.

    CERN'de yapılan ve yapılmak istenen tam anlamıyla nedir?

    -CERN'de yapılan enerjiyi kütleye yani parçacıklara dönüştürmektir. Bunun için proton ve-veya elektronlar önce hızlandırılarak bunlara enerji verilir. Sonra bunlar çarpıştığında yeni parçacıklar ortaya çıkar.

    Çarşamba günü yapılacak olan deneyin amacını basit bir biçimde anlatabilir misiniz?

    -Çarşamba günü, protonlardan oluşan ışınlar, daire şeklindeki hızlandırıcı içinde ters yönlerde hızlandırılacaklar. Bu ışınların istenen nitelikleri haiz olması için ayarlar yapılacak. Çarpışma henüz yapılmayacak.

    Siz bunun 'Büyük Patlama' deneyi olmadığını söylediniz. 'Büyük Patlama' ne zaman?


    -Aslında değil ama siz "Büyük Patlama" dediniz, ben de böyle söyleyeyim. Büyük Patlama Ekim ayı içinde yapılacak. Yani parçacıklar birbirleriyle Ekim ayında çarpıştırılacak.

    'Büyük Patlama' olarak kamuoyuna yansıyan şeyin aslı nedir?

    -Bu deneydeki bazı fiziksel özellikler evreni başlatan büyük patlama anındakine benzer. Örneğin sıcaklık. Ama bunun dışında bu bir 'Büyük Patlama' deneyi değildir.

    Bilim adamları, bu deneyle neyi öğrenmeyi amaçlıyor?

    -Şimdiye kadar gözlenen tüm verileri izah eden teorilerin doğru olup olmadığını anlayacağız. Öğrendiğimiz bilgilerin ilerde teknolojiye uygulanacağı kesindir.

    Projede hangi ülkeden ne kadar bilim insanı yer alıyor?

    -Deneyde dünyanın hemen hemen her ülkesinden 5000'e yakın bilimadamı yer alıyor. Biz de Türkiye olarak bu deneyde yer almaktan mutluyuz. Ama şunu da söylemeliyim bizden çok daha küçük olan komşumuz Ermenistan'dan katılan fizikçi sayısı bizimkine yakındır. Diğer komşumuz Bulgaristan CERN'e üyedir ve deneyin sahibidir. Biz henüz değiliz.

    Türkiye'den ne kadar bilim insanı bu projede çalışıyor?

    -Türkiye'de 35 civarında fizikçi bu deneyde çalışıyor. Atom Enerjisi Kurumumuzun verdiği destekle bu sayı hızla artmaktadır.

    Deneye karşı çıkanların fizik bile bilmediğini söylediniz. Neden böyle düşünüyorsunuz?

    -Her konunun bir uzmanlık alanı vardır. CERN hakkında çoğu fizikçi, detaylarını bilmedikleri için ağırbaşlılıkla konuşmuyorlar. Bilenlere soruyorlar. Ben de uzmanı olmadığım fizik konularında aynı şeyi yapıyorum. Karşı çıkanlar kendi kafalarına göre takılıyorlar ve hadlerini bilmiyorlar.

    Kaynak: Hürriyet
    gölgemizle barışmanın uzun yolculuğu: büyümek !!!

  3. #3
    İlginç doğrusu... Bakalım sonunda neye ulaşacaklar.

    "İnkâr edenler, göklerle yer bitişik bir halde iken bizim, onları birbirinden kopardığımızı ve her canlı şeyi sudan yarattığımızı görüp düşünmediler mi? Yine de inanmazlar mı?" (Enbiya,30)

    Allah bu ayette büyük patlama diye adlandırılan teoriyi açıklamakta...
    ............................................................ .

  4. #4
    yakamozaik Samet AYDIN kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Fri Mar 2007
    Konum
    tabi ki BaLıKeSiR
    Yaş
    26
    İletiler
    2,735
    aylardır beklediğimiz deney sonunda olacak sonucunu görelim ne olacak.inşallah hayırlısıyla türk bilimadamlarımızında katkılarıyla güzel şeyler ortaya çıkar.
    bir çöl bul kendine
    belki sonra bir Leylâ/n.arıman

  5. #5
    samet ben pek emiin deiliim ortaya güzel şeyler çıkacağı konusunda...
    yaptıkları deneylerle (savaşlarda cabası) adamlar dünyanın sonunu hızlandırıorlar yeterince..ne malum koca bir kara deliğiin ortaya çıkmayacağıı...:S
    gölgemizle barışmanın uzun yolculuğu: büyümek !!!

  6. #6
    yakamozaik Samet AYDIN kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Fri Mar 2007
    Konum
    tabi ki BaLıKeSiR
    Yaş
    26
    İletiler
    2,735
    Alıntı Nida MERCAN tafarından gönderildi Mesajı Göster
    samet ben pek emiin deiliim ortaya güzel şeyler çıkacağı konusunda...
    yaptıkları deneylerle (savaşlarda cabası) adamlar dünyanın sonunu hızlandırıorlar yeterince..ne malum koca bir kara deliğiin ortaya çıkmayacağıı...:S
    aslında olayın altında değişik sırlar yatabilir,karadelikl dediğin gibi bu tehlike büyük bir tehlikeye sebep olabilir ama göreceğiz bakalım inş hayırlısı olur.
    bir çöl bul kendine
    belki sonra bir Leylâ/n.arıman

  7. #7
    İnşallah bir delik falan çıkmaz sonra işin yoksa üstüne beton dök iki saat :)
    Şaka bir yana bende aylardır bu deneyin olacağı zamanı bekliyordum. İnşallah söylentilerdeki gibi bir aksilik meydana gelmez. Sağ salim bitirirler deneylerini. Daha sonra yeni sırlar ortaya çıkacak.

    Bu arada yukarıda bir arkadaşın da dediği gibi Allah muhafaza adamlar kıyameti yaklaştırıyor manyak herifler.
    "Ey akıl sahibi kişi ! Görüyorum ki beni, kim olduğumu, ne yaptığımı merak ediyor ve araştırıyorsun. Acizim, güçsüz ve kuvvetsizim, etim ve kemiğim hepsi elli kilo."

  8. #8

    Deney iki sivrisineğin çarpışması gücünde..!




    Evrenin nasıl meydana geldiğini anlamak için gelecek hafta büyük bir atom parçalayıcıyı çalıştırmaya hazırlanan bilim adamları, dünyayı yutacak bir kara delik meydana geleceği endişelerinin yersiz olduğunu söyledi. BBC'de yer alan habere göre Büyük Hadron Çarpıştırıcısı projesinin yeni güvenlik analizinde, yapılacak deneyin, dünyanın her gün yüksek enerjili kozmik ışınlarla çarpışmasından farksız olduğu vurgulanıyor.

    Deneyi yapacak olan Avrupa Nükleer Araştırmalar Örgütü'nden (CERN) beş fizikçinin hazırladığı analizde "Doğa bugüne dek bu deneyi yaklaşık 100 bin kez yapmış durumda - ve gezegenimiz hala ayakta" deniyor.


    İnternette "kara delik" mesajları hızla yayılıyor.

    Özellikle internette dolaşan bazı mesajlarda, atom parçalayıcının 10 Eylül Çarşamba günü çalıştırılmasıyla bir kara deliğe yol açacak güçlü enerji alanlarının ortaya çıkacağı, ya da garip bir parçacığın oluşarak, dünyayı sıcak bir sıvıya çevireceği söylentileri yer alıyor.

    Büyük Hadron Çarpıştırıcısı, Fransa-İsviçre sınırında, Cenevre yakınlarındaki 27 kilometre uzunluğundaki bir tünele yerleştirildi.

    Çarşamba günü çalıştırılacak

    Alet Çarşamba günü ilk kez çalıştırılacak ve birbirine zıt yönlerde hareket eden, iki paralel proton demeti yollayacak.
    Protonlar ışık hızına yaklaştığında, çarpıştırıcının içindeki süperiletken mıknatıslar ışın demetlerinin yönünü değiştirerek, protonları muazzam bir hızla birbiriyle çarpıştıracak.

    Amaç, 14 milyar yıl önce evrenin meydana geldiği Big Bang / Büyük Patlama'dan mikrosaniyeler sonraki ortamı yeniden yaratmak.

    Çünkü bugünkü evrenin temel taşlarının o anlarda şekillendiği düşünülüyor.


    Sırlara ışık tutulacak.

    Bilim adamları çarpışmadan doğacak "enkazı" inceleyerek, evrende bugüne dek sır olarak kalan bazı konulara ışık tutmayı umuyor.

    Örneğin madde, karşıt maddeye nasıl galip geldi? Karanlık madde nasıl oluştu? Hatta evrende daha da fazla boyut olduğunun kanıtları bulunabilir mi?

    CERN bilim adamlarının hazırladığı yeni güvenlik raporu, ortaya çıkacak kara deliklerin "mikroskopik" boyutlarda olacağını ve büyüyecek, hatta varlıklarını sürdürecek enerjiden yoksun olacakları için hemen yok olacaklarını savunuyor.

    İki sivrisineğin çarpışması gücünde

    Rapora göre "Her bir proton çarpışmasından ortaya çıkacak enerji, iki sivrisineğin çarpışmasıyla ortaya çıkacak enerjiden farklı değil."

    Fransa hükümeti ise resmi bir kuruluş olan Nükleer Güvenlik Kurumu'ndan ayrı bir rapor istedi.

    Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi de 29 Ağustos'ta deneyin durdurulması için yapılan başvuruyu reddetmişti.

    Başvuruyu Almanya'daki Tübingen Üniversitesi'nden bir biyokimyacı liderliğindeki bir grup vatandaş yapmıştı.

    Hadron çarpıştırıcısı.

    Hazırlık süresi: 14 yıl
    Bilim ekibi: 40 ülkeden 10 binden fazla bilim adamı
    Protonların çarpış hızı: Işık hızının %99,9999999'u
    Deney ortamındaki sıcaklık: Yıldızlar arasındaki düzlemden daha soğuk
    Çarpıştan sonra yok olma hızı: Saniyenin trilyonda birinden daha az
    Bütçe: 6,2 milyar euro'ya varması bekleniyor
    ............................................................ .

  9. #9

    Büyük deneyde ilk aşama başarılı



    5 binden fazla fizikçinin 10 yıldır üzerinde çalıştığı yüzyılın deneyinin ilk aşaması başarıyla tamamlandı asıl deney ise 21 Ekim'de gerçekleştirilecek. “Büyük Hadron Çarpıştırıcısı”yla yapılan deneyin sonuçları merakla bekleniyor.

    Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi'nde (CERN) yapımı yıllar süren ve evrenin oluşum sırlarını ortaya çıkarması beklenen dünyanın en büyük parçacık hızlandırıcısı “Büyük Hadron Çarpıştırıcısı”yla (Large Hadron Collider-LHC) (LHC) yapılan deneyin ilk aşaması başarıyla tamamlandı.

    Deney, 13,7 milyar yıl önce meydana geldiği düşünülen Büyük Patlama'dan hemen sonraki kainatın başlangıç şartlarını oluşturarak, maddenin sır perdesini aralayabilmeyi amaçlıyor.





    PROTONLAR HAREKETE GEÇİRİLDİ

    Proje ekibinin lideri Lyn Evans, yeraltındaki 27 km tünelde protonlar harekete geçirilerek yapılan deneyin ilk safhasının tamamlandığını açıklarken, projeye katkıda bulunan bilim adamları deneyin tamamlanışını şampanya patlatarak kutladı.

    Avrupa Nükleer Araştırma Kurumu (CERN) tarafından yapılan deneyde ilk ışın huzmesi için 100 milyar protonluk paketler hızlandırıcıya atıldı. Saat yönünde yapılan ilk deneyden sonra, saat yönünün tersi istikamette olacak şekilde ikinci demet devreye sokulacak ve nihayetinde iki ışın huzmesinin farklı yönlerde harekete geçirilmesiyle “büyük patlama”dan hemen sonraki koşullar yaratılmaya çalışılacak.

    Bazı bilim adamlarının, protonların çarpışmasının dünyayı tehlikeye atacağını söylemelerine karşın, Stephan Hawking gibi ünlü fizikçiler, bu endişelerin yersiz ve deneylerin son derece güvenli olduğunu belirten CERN'e destek verdi.
    Karanlık madde”nin de anlaşılmasını sağlaması düşünülen projeye 80 ülkeden 5 bin kadar fizikçi ve mühendis imza attı.

    LHC, Fransa-İsviçre sınırında, Cenevre yakınlarında, yerin 100 metre altında 27 kilometrelik dairevi bir tünel olarak inşa edildi.





    PROTONLAR DETEKTÖRÜN İÇİNDEN GEÇTİ

    California Üniversitesi Fizik Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Gökhan Ünel, CERN'deki gelişmelerle ilgili bilgi verirken, bugün büyük hadron çarpıştırıcısının ilk kez test edildiğini aktardı. Ünel, “Bugün büyük hadron çarpıştırıcısı çalışmaya başladı. Bundan sonra protonların çarpıştırıcıda döndürülmesine devam edilecek. Bu deney artık başladı ve yüksek enerjilerde devam edecek” dedi.

    Ünel, hızlandırıcıda iki ayrı proton demetinin bulunduğunu, bunlardan birinin saat, diğerinin de ters yönde döndüğünü belirterek, “Bugün CERN'de saat yönünde dönen proton demetini daha az enerjiyle ve daha az proton sayısıyla başarıyla attırdık. Protonlar detektörün içinden geçti ve detektörün içinde bıraktığı izleri gördük ve bu bizi çok heyecanlandırdı” dedi.

    Bugün ilerleyen saatlerde diğer yöndeki proton demetinin halkada döndürüleceğini anlatan Ünel, bu demetlerin birbirinden bağımsız olduğunu dile getirerek, “Akşam saatlerinde bu iki demeti birbiriyle çarpıştırmayı deneyeceğiz. Bu, düşük enerji seviyelerinde olacak. Yani 0.450 Tera elektron volt ya da trilyon elektron volt (TeV) seviyelerinde” diye konuştu.





    Enerjinin 7 TeV seviyesine çıkmasının ardından ATLAS ve CMS deneylerinde yeni hızlandırıcı üzerinden 10-15 yıl veri toplamanın planlandığını ifade eden Ünel, “Bu aşamadan sonra hızlandırıcı daha da güçlendirilecek ve deneyler daha da hassas hale getirilecek” dedi.

    Bugünkü aşamayla hemen sonuca ulaşmanın beklenemeyeceğini vurgulayan Gökhan Ünel, deneyle ilgili beklenen gelişmeleri şöyle anlattı:
    “Düşük enerjide yani 1 TeV seviyesinde bugün başlatılan çarpıştırmaların Ekim ayı içinde 5 TeV seviyesine çıkması hedefleniyor. 5 5 TeV yani kademeli olarak 10 TeV seviyesine ulaşıncaya kadar, Aralık ayına kadar elimizden geldiğince veri toplayacağız. Aralıkta 2 ya da 3 hafta, yılbaşı tatili nedeniyle deney durdurulacak. Ondan sonra istediğimiz enerjiye ulaşmak için çalışmalara yeniden başlayacağız.”



    __________________
    ............................................................ .

  10. #10

  11. #11


    ............................................................ .

  12. #12
    Deney, 13,7 milyar yıl önce meydana geldiği düşünülen Büyük Patlama'dan hemen sonraki kainatın başlangıç şartlarını oluşturarak, maddenin sır perdesini aralayabilmeyi amaçlıyor.
    Proje ekibinin lideri Lyn Evans, yer altındaki 27 metrelik tünelde protonlar harekete geçirilerek yapılan deneyin ilk safhasının tamamlandığını açıklarken, projeye katkıda bulunan bilim adamları deneyin tamamlanışını şampanya patlatarak kutladı.
    Avrupa Nükleer Araştırma Kurumu (CERN) tarafından yapılan deneyde ilk ışın huzmesi için 100 milyar protonluk paketler hızlandırıcıya atıldı. Saat yönünde yapılan ilk deneyden sonra, saat yönünün tersi istikamette olacak şekilde ikinci demet devreye sokulacak ve nihayetinde iki ışın huzmesinin farklı yönlerde harekete geçirilmesiyle "büyük patlama"dan hemen sonraki koşullar yaratılmaya çalışılacak.
    Bazı bilim adamlarının, protonların çarpışmasının dünyayı tehlikeye atacağını söylemelerine karşın, Stephan Hawking gibi ünlü fizikçiler, bu endişelerin yersiz ve deneylerin son derece güvenli olduğunu belirten CERN'e destek verdi.
    "Karanlık madde"nin de anlaşılmasını sağlaması düşünülen projeye 80 ülkeden 5 bin kadar fizikçi ve mühendis imza attı.
    LHC, Fransa-İsviçre sınırında, Cenevre yakınlarında, yerin 100 metre altında 27 kilometrelik dairevi bir tünel olarak inşa edildi.

    Dünyanın en büyük parçacık hızlandırıcısı "Büyük Hadron Çarpıştırıcısı" (LHC), 13,7 milyar yıl önce meydana geldiği düşünülen Büyük Patlama'dan hemen sonraki başlangıç şartlarını oluşturarak maddenin sır perdesini aralayabilmek amacıyla faaliyete geçirildi.
    Aralarında Türklerin de bulunduğu 5 binden fazla fizikçi ve mühendisin 10 yılı aşkın süredir üzerinde çalıştığı proje, son yılların en büyük bilim projesi olarak gösteriliyor.
    LHC, Fransa-İsviçre sınırında, Cenevre yakınlarında, yerin 100 metre altında 27 kilometrelik dairevi bir tünel olarak inşa edildi.
    Deney başladıktan sonra, tünel çevresinde bulunan 4 büyük algılayıcıdan ikisi Atlas ve CMS, "Higgs bozonunun izini sürecek". Bu parçacığın diğer bazı parçacıklara kütle kazandırdığı düşünülüyor. Bu deneyde Higgs bozonu tespit edilemezse teorik fizik alt üst olabilir.

    Evrenin sırlarını çözmeyi hedefleyen insanlık tarihinin en büyük deneyi bugün başlıyor. Ancak sorun şu ki, pek çok kişi bu deneyi çok da kavrayabilmiş değil. Bu deney tam olarak ne? Nasıl yapılacak, ne işe yarayacak? İşte bu sorulara da yanıt veren en yalın ve kapsamlı haber...
    'Evrenin sırrı çözülecek, teknolojik devrim yaşanacak'
    Türk Fizik Derneği Genel Başkanı İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Fizik Bölümü Nükleer Fizik Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Baki Akkuş, İsviçre'de bulunan CERN'de (Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi) yapılacak insanlık tarihinin en büyük deneyi hakkında Milliyet'ten Önay Yılmaz'ın
    sorularını yanıtladı. Evrenin sırlarını çözmeye yönelik deney bugün başlayacak.
    Deneyin amacı nedir?
    CERN'deki Büyük Hadron Çarpıştırıcısı (LHC) projesinin amacı, "büyük patlama" sonrasında yaşanan yüksek enerji ve yüksek yoğunluğu yaratmaktır.
    NE ELDE EDİLECEK?
    Bu yaratılınca ne elde edilecek?
    Bu deney 3 soruya yanıt arayacak:
    Birincisi, maddeye kütle kazandıran parçacık olan "Higgs parçacığı"nı bulmak, "Büyük Patlama" teorisini ispatlamak.
    İkincisi "karanlık madde"nin ne olduğunu anlayabilmek. Evrenin yaklaşık yüzde 30'unun "karanlık madde"den oluştuğunu biliyoruz. Fakat ne olduğunu, içeriğini bilmiyoruz. Buradaki amaç yüksek enerjiye ulaşıp "karanlık madde"yi deneylerde ortaya çıkarıp özelliklerini ölçmek.
    Üçüncü olarak da, fizik kanunlarına göre evrenin yarısının anti maddeden oluşması gerekiyor. Ama evrende anti madde yok denecek kadar az. Çünkü her parçacığın bir anti maddesi var. Evren bu kanunun üzerine kurulmuş. "Büyük patlama"dan sonra bu anti maddeye ne oldu? Bu sorunun yanıtı aranacak. Maddenin ve evrenin nasıl oluştuğu anlaşılacak.
    Parçacıkların neden kütlesi olduğu, bu kütlenin varlığının sağladığı düşünülen "Higgs parçacığı"nın keşfedilmesi ve evrenin yüzde 96'lık bilinmeyen kısmının ne olduğu gibi sorular cevabını bulacak.
    BAŞKA YARARI VAR MI?
    Deneyin başka nelere, örneğin teknolojiye katkısı ne olacak?
    Fizik kanunları değişebilir, gelişebilir veya yeni kanunlar ortaya çıkabilir. Hatta birçok yeni parçacıkların da ortaya çıkması bekleniyor. Önce en küçük parça olarak atomları biliyorduk. Sonra çekirdeği bulundu. Sonra çekirdeğin içinde nötron, protonların var olduğunu öğrendik.
    Bilimsel merak bu kez de proton ve nötronların içinde kuarklar ve gluonların var olduğunu buldu. Şimdi onların içinde de neler olduğu ortaya çıkabilir. Bilgisayar, elektronik, nanoteknoloji, süperiletkenler, yeni malzemelerin geliştirilmesi, enerji teknolojisi, savunma ve uzay sanayiinde çok büyük teknolojik gelişmelere yol açacak. Bilindiği gibi internetin de çıkış yeri CERN'dir. Hatta şimdiden bilgisayar teknolojisinde çok yeni gelişmeler oldu bile.
    DENEY DÜNYAYI YUTMAZ
    Deneyin maliyeti ne olacak?
    10 milyar doları bulması bekleniyor.
    Bu deney hangi aşamada?
    Yarın (bugün) LHC'nin içine 100 milyar civarında proton içeren bir paket verilecek ve hızlandırılmaya başlanacak.
    Bu protonlar saat ibresi yönünde döndürülerek hızlandırılmaya başlanacak. 1 veya 2 ay sonra eğer şartlar uygunsa bu sefer, başka bir proton paketi bu kez saat ibresinin tam tersi yönde LHC'ye verilecek ve hızlandırma işlemi devam edecek. Teknik olarak şartlar uygunsa çarpışma işlemi gerçekleştirilecek. Yani çarpışma olayı tahminlere göre önümüzdeki ekim veya kasım ayında gerçekleşecek. Hem saat yönünde, hem aksi yöndeki protonlar, LHC'nin hızı 7 trilyon elektron volta ulaştığı zaman çarpışma gerçekleştirilecek. Bu çarpışma sonucunda açığa çıkacak enerji yoğunluğuyla, "büyük patlama"dan sonraki enerji yoğunluğu yaratılmış olacak.
    Bulgulara ulaşmak ne kadar sürer?
    Maddeye kütle kazandıran "Higgs parçacığı"nın bulunmasının 2 yıllık bir süre alacağı tahmin ediliyor. Toplam deneylerin süresi ise 10 yıl olarak planlanıyor. LHC'nin üzerinde farklı yerlerde 4 adet dedektör bulunuyor. ATLAS ve CMS dedektörleri, "Higgs parçacığı"nı bulmaya çalışacak. LHCb dedektörü, "büyük patlama" anında madde ile eşit miktarda olduğu düşünülen anti maddeyi bulmaya çalışacak. ALICE dedektörü ise, "büyük patlama"dan hemen sonra evrenin ilk mikro saniyelerinde daha protonlar oluşmadan ortaya çıkan kuark ve gluonları dedekte edecek. Çarpışmalar bu dedektörlerin içinde olacak.
    TÜRKİYE'NİN KATKISI
    Deney tehlikeli mi?
    Bu deneyde çarpışma sonucunda açığa çıkacak enerji, "büyük patlama" anından sonraki kısa bir zaman dilimindeki enerji yoğunluğuna karşılık gelecek. Bu enerjinin dünyayı içine alacak bir kara delik oluşturması ve dünyayı yutması mümkün değil. Bunun gerçekleşebilmesi için kabaca 10 üzeri 48 elektron voltluk (trilyon kere trilyon kere trilyonluk) bir enerji gerekmektedir. Bu da mümkün değil.
    Deneye hangi ülkeler destek veriyor?
    Bu deneye Avrupa ülkelerinin yanı sıra ABD, Rusya, Çin, Hindistan, Japonya da katılıyor. Ciddi paralar harcanıyor. Bu deneyler sırasında bilinmeyenler elde edilirken, kullanılan alet ve cihazlar da yeni deneniyor.
    Deneye katkı veren ülkeler, teknolojik gelişmelerden büyük yararlar sağlayacak. Buradaki gelişmeleri kendi ülkelerine transfer edecekler. Ülkeler ileri teknolojiyi kullanabilmek ve refah düzeylerini artırmak için de bu deneylere destek veriyorlar. Bu çalışmalara destek vermeyen, ileri teknoloji üretmeyen ülkelerin varlıklarını sürdürmeleri mümkün değil.
    Türkiye bu deneyin neresinde?
    CERN'e tam üye olmadığımız için biz bu deneyde söz sahibi değiliz. Fakat deneye Türk fizikçileri de katkı sağlıyor



    Kaynak:zaman
    ............................................................ .

  13. #13

    Big-Bang: 13.4 milyar yıl önceki patlama ve son deney



    Büyük patlama”nın oluşması için belli bir istikamette, milyonlarca protonlar arasından bir tanesinin düzeni bozması gerekiyor, bu “Başıboş”, belki de “serseri mayın” proton başka bir protona çarpacak, çarpınca büyük patlama [diye düşünülen] evrenin başlangıcındaki olay, aynısı diye umulan hadise, gerçekleştirilmiş olacak. Bu deneyin aslı böyle açıklandı. CERN Yöneticisi Robert Aymar şunları söyledi: “İki mutluluğu bir arada yaşıyoruz; biri önemli bir aşamayı başarıyla tamamlamış olmak; bir diğeri de önümüzde bizi bekleyen önemli keşiflerin yolunun açılmış olmasıdır.”

    Mutlulukların ilki, sadece büyük deneyin sahipleri ile ilgili yeryüzündeki bebelerle bir ilgisi olduğu belli olmuyor. İkinci mutluluk ise, konunun, transendantal yani aşkın yönünü bir anda dışlayan bir sözün içinde. Kâniatın yaratılış ânına tanık olmak tarzında anlatılıyor, hatta zamanların başlangıcında “orada” olmak gibi metaforlara kadar gidiyordu bu konunun tadı. Sonra baktık ki “(...) bizi bekleyen önemli keşiflerin yolunun açılmış olmasıdır.” duruyor karşımızda.

    Akşam, ülke kanalda büyük donanıma ermiş bilim adamı Taşkın Tuna, konuşmacının: “Allah’ı mı arıyorlar?” şeklindeki sorusunu, “Allah’ın sanatını arıyorlar” sözüyle karşıladı. Konuyu eksenine kavuşturmuş oldu.

    Daha önce Yahya Kemal’in, içinde: “Siyah kanatları boşluğa açılan büyük kapı” imgesi bulunan şiirini makrokozmos ve mikrokozmos bilimlerinin keşiflerindeki bazı gerçeklikleri şiir dilinde bulmuş olmaya bir örnek olarak gösteren Tuna, dün akşam Muhammed İkbal’den de bir alıntı yaparak nükleer fizik karşısında izleyenlerin önünü aydınlattı. Allah’ın Sanatı vasıflandırmasını Necip Fazıl’ın çok özel bir şiiri tamamlayabilirdi. Ekranlarda kimsenin aklına bile gelmeyen büyük şairimiz 1944’te O’NUN SANATI’nı yazmıştı.

    (Yok) bir (var) dır; / Geçit vermez; /Dar mı, dardır!

    (Yok) bir (yok) tur; / Akıl ermez, /Ne de çoktur!

    (Var) bir (yok)tur; / Yusyuvarlak / Dönen oktur.

    (Var) bir (var)dır. / O’na varmak... /Bu kadardır!

    Necip Fazıl’ı hatırlamış olalım derdi belki bir program sunucusu. Halbuki hatırlamak acıdır; çünkü orada unutma vardır.

    Bir felsefeci bu şiir içinde çok şeyler bulur ve bize yaşatabilir. Mümkün olsaydı da CERN ve 5000 bilim adamı Türk Şairi Necip Fazıl’ın bu şiirini okumuş olsalardı...

    Yanlış hatırlamıyorsan Stephen Hawkings birkaç yıl önce Tanrıya inanmadığı cevabını vermişti bir soruya. Ona Big-Bang teorisinin ‘mucidi’ diyorlar. Benim varsayımıma göre, o ve CERN çevresi, (Hawkings, “birşey bulabilirlerse 100 dolar veririm diyerek alay etti CERN ile) fizik biliminde, Allah’ın yüce Kitabın’da biz insanlara haber verdiği Creation sırrını daha bir açmak duygusunu da yaşıyorlar. Aralarında konuşurlar mı bilemem. Çünkü bir sansür söz konusu olabilir, az netameli değil aslında. Pozitivizm Tabiatçılık (doğa kendi kendinin tanrısıdır inanışı) hatta onları İslâm’ın bildirdiği hakikatlere karşı besleyen Hıristiyanlık da sallantı yaşayabilecektir. Zaten konu transendantal fikirlerin duygusu alanına geçiyor. Kilise, Hıristiyanların “asıl ayrıntılar Kur’ân’da” deyivermesinden ürkse gerek.

    Yine fizik deneyine bakalım: Olasılıklardan biri bu çarpışmaların maddenin oluşumuna yol açması. Bu olursa “Higgs Bozonları”nın varlığı doğrulanmış olacak, resmî açıklama böyle.

    Higgs Bozonları nedir derseniz, galiba onları ve çok şeyi Sayın TaşkınTuna’dan dinlemek en iyisi. Gençler gözünü kırpmadan izliyor. Patlama mı, Göverti mi demeli acaba..


    Kamil Eşfak Berki
    ............................................................ .

  14. #14
    Bayağı iyi bir araştırma olmuş Tebrikler Çok faydalı bilgiler var

  15. #15
    GÖKLERLE YERİN BİRBİRİNDEN AYRILMASI

    “O inkar edenler görmüyorlar mı ki, (başlangıçta) göklerle yer,
    birbiriyle bitişik iken, Biz onları ayırdık ve her canlı şeyi
    sudan yarattık. Yine de onlar inanmayacaklar mı?„

    (Enbiya Suresi, 30) Allah'ın evreni yoktan var ettiğini bir kez daha ortaya koyan Big Bang, bilimsel delillerle ispatlanan bir teoridir. Bazı bilim adamları Big Bang'e alternatifler üretmeye çalışılmışlar, ancak elde edilen deliller Big Bang'in bilim dünyasında kesin bir kabul görmesiyle sonuçlanmıştır. Ayetin "birbiriyle bitişik" olarak tercüme edilen "ratk" kelimesi, Arapça sözlüklerde "birbiriyle içiçe, ayrılmaz durumda, kaynaşmış" anlamlarına gelir. Yani tam bir bütün oluşturan iki maddeyi tanımlamak için bu kelime kullanılır. Ayette geçen "ayırdık" ifadesi ise Arapça "fatk" fiilidir ki, bu fiil "ratk" halindeki bir nesneyi yarıp, parçalayıp dışarı çıkması anlamına gelir. Örneğin tohumun filizlenerek topraktan dışarı çıkması Arapça'da bu fiille ifade edilir. Şimdi ayete tekrar bakalım. Ayette göklerle yerin birbiriyle bitişik yani "ratk" durumunda olduğu bir durumdan bahsediliyor. Ardından bu ikisi "fatk" fiili ile ayrılıyorlar. Yani biri diğerini yararak dışarı çıkıyor. Gerçekten de Big Bang'in ilk anını hatırladığımızda, tek bir noktanın evrenin tüm maddesini içerdiğini görüyoruz. Yani herşey, hatta henüz yaratılmamış olan "gökler ve yer" bile bu noktanın içinde, "ratk" halindeler. Ardından bu nokta şiddetle patlıyor ve bu yolla maddeler "fatk" oluyorlar… Ayette geçen ifadeleri bilimsel bulgularla karşılaştırdığımızda tam bir uyum içinde olduklarını görüyoruz. 14 asır önce haber verilmiş olan bu bulguların bilimsel olarak ortaya konması ise ancak 20. yüzyılda mümkün olmuştur.

    EVRENİN GENİŞLEMESİ
    Astronomi biliminin henüz gelişmemiş olduğu bir dönemde, 14 asır önce indirilen Kuran-ı Kerim'de evrenin genişlediğinden şöyle bahsedilir:
    “Biz göğü 'büyük bir kudretle' bina ettik ve şüphesiz Biz (onu) genişleticiyiz.„ (Zariyat Suresi, 47)Ayette geçen "gök" kelimesi Kuran'ın pek çok yerinde uzay ve evren anlamında kullanılır. Burada da bu anlamda kullanılmıştır. Yani Kuran'da, evrenin genişleyici olduğu bildirilmiştir. Bilimin bugün varmış olduğu sonuç da Kuran'da bildirilenle aynıdır.
    Edwin Hubble dev teleskobuyla

    Yüzyılımızın başlarına dek bilim dünyasında hakim olan tek görüş, "evrenin durağan bir yapıya sahip olduğu ve sonsuzdan beri süregeldiği" şeklindeydi. Ancak, günümüz teknolojisi sayesinde gerçekleştirilen araştırma, gözlem ve hesaplamalar evrenin bir başlangıcı olduğunu ve sürekli olarak "genişlediğini" ortaya koydu.
    Rus fizikçi Alexander Friedmann ve Belçikalı evren bilimci Georges Lemaitre, bu yüzyılın başlarında evrenin sürekli hareket halinde olduğunu ve genişlediğini teorik olarak hesapladılar. Bu gerçek, 1929 yılında gözlemsel olarak da ispatlandı. Amerikalı astronom Edwin Hubble kullandığı dev teleskopla gökyüzünü incelerken yıldızların ve galaksilerin sürekli olarak birbirlerinden uzaklaştıklarını keşfetti. Herşeyin sürekli olarak birbirinden uzaklaştığı bir evren ise, sürekli "genişleyen" bir evren anlamına gelmekteydi. Evrenin genişlemekte olduğu, ilerleyen yıllardaki gözlemlerle de kesinlik kazandı. Ancak bu gerçek, henüz hiçbir insan tarafından bilinmezken, Kuran'da asırlar önce açıklanmıştı. Çünkü Kuran, tüm evrenin yaratıcısı ve hakimi olan Allah'ın sözüdür.

    Evren ilk patlamadan bu yana her an büyük bir süratle genişlemektedir. Bilim adamları genişleyen evreni şişen bir balonun yüzeyine benzetmektedirler.

    SICAK DUMANDAN YARATILIŞ
    Bugün bilim adamları yıldızların dumandan -sıcak bir gaz bulutundan- oluşumunu gözlemleyebilmektedirler. Sıcak gaz kütlesinden oluşum, aynı zamanda evrenin yaratılışı için de geçerlidir. Kuran'da da evrenin yaratılışı, bu bilimsel bulguları tasdik edecek şekilde tarif edilmiştir:
    ...Sonra, duman halinde olan göğe yöneldi; böylece ona ve yere dedi ki: "İsteyerek veya istemeyerek gelin." İkisi de: "İsteyerek (İtaat ederek) geldik" dediler. (Fussilet Suresi, 10-11)
    Yukarıdaki ayette geçen "duman" ifadesi, Arapçada "duhanun" kelimesidir. Ve bu kelime söz konusu kozmik ve sıcak bir dumanı tarif etmektedir. Katı maddelere bağlı uçan parçacıklar içeren, sıcak gaz halinde bir kütle olan bu duman şekli, ayette geçen kelimeyle tam olarak tarif edilmektedir. Görüldüğü gibi Kuran'da evrenin bu aşamadaki görünümünü tarif eden en uygun kelime kullanılmıştır. Bilim adamları ise evrenin, duman halindeki sıcak bir gaz kütlesinden oluştuğunu 20. yüzyılda keşfetmişlerdir.


    Alıntı.

    ............................................................ .

  16. #16
    كلنا غزة Rabia ŞAHİN kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Fri May 2007
    Yaş
    31
    İletiler
    2,721
    Blogdaki Konular
    2
    bu konuda birçok şey düşünüyordum düşüncelerimin bazılarına cvp alabildim gerçekten çok bilgilendik Allah razı olsun.....

    bu patlama olayına gelicek olursak birçok düşünce ve kaygılara sahibiz Rabbim sonumuzu hayretsin inş.
    "unutmazsan....unutulmazsın..."

  17. #17
    El Hob Teer
    Misafir
    CERN dünyanın en büyük parçacık fiziği araştırma merkezidir ve bu projede ya da diğer pek çoğunda Tr de dahil olmak üzere İslam ülkeleri yer almıyorlar.

    Bilimsel çalışmalara hiçbir katkımız yok maalesef...

    Söz gelimi Pakistan nükleer klüpte yer alan sayılı ülkelerden olmasına rağmen bunu jeostratejik silah olarak kullanmasının /kullanma gayretinde olmasının dışında önemli projelerde yer almamalktadır.

    İslam dünyası teknoloji üretmiyor,teknolojiyi (mevcut olduğu kadarıyla) tüketiyor.

    Bir müslüman olarak bundan hicap duymamak mümkün değil..

  18. #18
    Cübbeli Ahmet Hoca'nın büyük deney hakkındaki görüşleri ilgililere duyrulur...



    ............................................................ .

  19. #19
    Anti-Siyonist İsmail CENGİZ kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Sat Mar 2007
    Konum
    Ukrayna denen bir yerde...
    Yaş
    32
    İletiler
    1,972

  20. #20
    Başbakan Erdoğan CERN'de
    YENİ ŞAFAK İNTERNET-AJANSLAR
    Recep Tayyip Erdoğan, İsviçre'nin Cenevre kentindeki Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi'ni (CERN) ziyaret etti. Erdoğan ve aralarında Devlet Bakanı Mehmet Aydın ile AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Egemen Bağış'ın da bulunduğu heyet, enstitüde, CERN direktörü Robert Aymar tarafından karşılandı.


    Merkezde yapılan çalışmalar hakkında bilgi veren Aymar, uluslararası bir anlaşmayla kurulan enstitüde 2329 kişilik personelin çalıştığını, 2007 yılı bütçesinin 610 milyon avro olduğunu söyledi. Aymar, Türkiye'nin de ABD, AB Komisyonu, Rusya, Japonya, Hindistan ve İsrail ile birlikte merkezdeki önde gelen gözlemciler arasında yer aldığını kaydetti. Aymar, 100 kadar Türk araştırmacının enstitüye katkıda bulunduğunu ifade etti.
    Kontrol odasını da gezen Erdoğan'a, enstitüde çalışan Türk araştırmacılar Dr. Bilge Demirköz ve Dr. Gökhan Ünel tarafından, kozmik ışınları izleyen ve kaydını tutan birimle ilgili bilgi verildi.
    Başbakan Erdoğan, enstitü görevlilerince deney yapılan alanı ve ana hızlandırıcı tüneli de gezdi.


    ONUR DEFTERİNE MESAJ YAZDI
    İsviçre'nin Cenevre kentindeki Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi'ni (CERN) ziyaret eden Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, onur defterini imzaladı. Recep Tayyip Erdoğan, onur defterine, "Türkiye, 1956'dan bu yana gözlemci statüsünde CERN ile yakın işbirliği içindedir. Türk bilim adamlarının çeşitli projelerde görev almalarının hem CERN hem Türkiye için önemli bir fırsat oluşturduğunu düşünüyorum" diye yazdı.
    Erdoğan, yazısını, mevcut işbirliğimizi sürdürme ve daha da güçlendirme isteğinde olduğumuzu ifade etmek isterim. Büyük Hadron Çarpıştırıcısı deneyi başta olmak üzere merkezin bugüne kadar yaptığı çalışmaların bilime yeni ufuklar açacağına ve insanlığa hizmet edeceğine inanıyorum" diye sürdürdü. Başbakan, kendisine merkez hakkında bilgi veren CERN Genel Müdürü Robert Aymar'a, ziyaretin anısına işlemeli bir tabak verdi. Aymar da Erdoğan'a sanal bellek kartı ve kalem hediye etti.
    Erdoğan, daha sonra enstitüde çalışan, Kaliforniya Üniversitesi'nden Türk bilim adamı Prof. Dr. Samim Erkan tarafından merkezde diğer Türk bilim adamları ve öğrencilerle tanıştırıldı.
    Erdoğan, buradaki konuşmasında, AK Parti hükümetinin ARGE'ye büyük önem verdiğini vurgulayarak, "Bizden önceki dönemlerde hükümetlerin öncelikleri arasında AR-GE yoktu. Biz, AR-GE harcamalarını büyük ölçüde artırdık. Hedefimiz 2013'e kadar harcamaların GSMH'ye oranını yüzde 2'ye çıkarmak" diye konuştu. Erdoğan, özel sektörün ARGE'ye kamu kadar önem vermemesinden de yakınarak, "Hazıra konmak istiyorlar. Onları da teşvik ediyoruz" dedi. Başbakan Erdoğan, yarın Cenevre'de BM binasının "İnsan Hakları ve Medeniyetler İttifakı Salonu"nun açılış törenine katılacak.


    CERN NEDİR?
    CERN Nükleer Araştırmalar için Avrupa Konseyi anlamına gelen Fransızca Conseil Européen pour la Recherche Nucléaire sözcüklerinin kısaltmasıdır. Bu kurum, İsviçre ve Fransa sınırında yer alan dünyanın en büyük parçacık fiziği laboratuvarıdır. 1954 yılında 12 ülkenin katılımıyla kurulmuş olan CERN'in günümüzde 20 asil üyesine ilaveten Türkiye'nin de aralarında bulunduğu 50 "gözlemci" üyesi vardır.

    CERN'de yüzlerce bina, 3000 kişilik destek personeli ve nöbetleşe kısa süreler için çalışan 2500 kadar fizikçi vardır. Bunlardan 100 kadarı teorik fizikçilerdir. Diğerleri ise, teorisyenlerin fikirlerinin tecrübe edildiği deney düzeneklerinin (mekanizmalarının) projelerini hazırlayan, yapımını sağlayan ve deneyleri yürüten tatbikatçılardır.

    CERN'de en önemli yeri, yeraltındaki parçacık hızlandırıcılarının, yani akseleratörlerin olduğu bölgedir. Tarım arazisinin altında kilometrelerce uzanan dev makinalarda atom parçacıkları ya birbirleriyle, yahut atom çekirdeği ile korkunç hızlarda çarpıştırılırlar. 1956'da kurulan 28 GeV'lik eşzamanlı proton hızlandırıcısından sonra 1976'da da 450 GeV'lik bir başka hızlandırıcı daha kulanıma girdi. 1981'de geliştirilerek çarpışma halkası olarak kullanılabilecek duruma getirilen bu cihazdan bugün, dönüşümlü olarak parçacık hızlandırıcısı ve çarpıştırıcı olarak faydalanılmaktadır. Çarpışmalar ile bazı kısa ömürlü garip madde biçimleri bu arada parçacık fizikçilerinin ilgilendiği W ve Z parçacıkları ortaya çıkarılmıştır. CERN, Avrupa'nın fizik alanında Amerika ve Rusya ile yarışa girmesini sağlamıştır





    17.11.2008
    ............................................................ .

+ Konuyu Yanıtla
2 / 1 12 SonSon

Tags for this Thread

Yer İmleri

Gönderme Kuralları

  • You may not post new threads
  • You may post replies
  • You may not post attachments
  • You may not edit your posts
  •