+ Konuyu Yanıtla
4 / 1 1234 SonSon
61 sonuçtan 1 --- 20 arası gösteriliyor

Konu: Susarakta Söylenecek Söz Vardır...

  1. #1
    ½DELİ@ Tuba ÖNER kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Mon May 2008
    Yaş
    29
    İletiler
    742
    Blogdaki Konular
    3

    Susarakta Söylenecek Söz Vardır...




    Susarakta Söylenecek Söz Vardır

    Her gönülden bakan bir çift göz vardır
    Susarak da söylenecek söz vardır

    Küllense de alevlenir an gelir
    Yürek varsa, bir yerinde köz vardır

    Sevda ikliminin yalnızlığında
    Sıcakların üşüttüğü yaz vardır..

    Ağrısız başların mutluluğunca
    çokların da imrendiği az vardır..

    Kendinin farkına varır yandıkça
    Bilir misin öz içinde öz vardır..

    Tebessüm doldurur acılarına
    iç yüzünü gizler nice yüz vardır..

    Vardır elbet vardır.. kendi boyunca
    Bu çizgide eğri vardır, düz vardır..

    çile çiçekleri tahammül açar
    Gecelere doğan bir gündüz vardır..

    Her gönülden bakan bir çift göz vardır
    Susarak da söylenecek söz vardır..

    alıntı
    ::::::.......................

  2. #2
    kodADIistanbul Melek Zeynep BULUT kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Fri Jan 2007
    Konum
    secde et ve yaklaş!...
    İletiler
    1,220
    Blogdaki Konular
    1
    "Her gönülden bakan bir çift göz vardır
    Susarak da söylenecek söz vardır"

    taşmaktan korktum...adımın kapladığı yer kadar sustum...

    "Küllense de alevlenir an gelir
    Yürek varsa, bir yerinde köz vardır"

    durduğum her safta yenilgiyi göğüsledim...
    ne zaman yüreğimin közüne gömsem suskunluğumu,
    gözlerim ele verdi külenmiş küskünlüğümü....


    "Sevda ikliminin yalnızlığında
    Sıcakların üşüttüğü yaz vardır.."

    bu yanlızlıkta yandım bir ibrahim oldum...

    "Ağrısız başların mutluluğunca
    çokların da imrendiği az vardır.."

    acılarının çelik göğsüne çiçekler ek,
    boş ver yitik hazanlarına...
    sevgisiz örülen bütün duvarlar çürüktür ,
    yıkılır bir gün nasılsa...



    "Kendinin farkına varır yandıkça
    Bilir misin öz içinde öz vardır.."

    eleyip astığımız eleklerle ve
    gündelik zevklerle dönmez bu küre...


    "Tebessüm doldurur acılarına
    iç yüzünü gizler nice yüz vardır.."

    iç yüzünde sonsuz bir acı olsaydı eğer,
    taş acıdan, su sancıdan yarılmazdı ağıtlar...


    "Vardır elbet vardır.. kendi boyunca
    Bu çizgide eğri vardır, düz vardır.."

    vardır elbet farkında olan için vardır...
    düze eğri bakan,
    eğride yürümeye çalışan...
    vardır...

    "çile çiçekleri tahammül açar
    Gecelere doğan bir gündüz vardır.."

    inip kalkarken göğüs kafesimiz, biz yüreğimizdeki eski,
    gravürlerin gözlerine tutunarak
    bedenimizdeki gölgelerin ak kağıtlarına umutlar yazardık...
    ardımızdan gelen acıların utangaç mırıltılarına gizler yükleyerek...


    "Her gönülden bakan bir çift göz vardır
    Susarak da söylenecek söz vardır.. "

    saldım kelimeleri...doya doya s u s u y o r u m ...

  3. #3
    ½DELİ@ Tuba ÖNER kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Mon May 2008
    Yaş
    29
    İletiler
    742
    Blogdaki Konular
    3



    Dün yine dayanamayıp soluğu yanında aldım.
    Ama bu defa davet eden değil, edilendim.

    Özlemişiz ikimizde;
    senin susmalarından benim iç çekmelerimden belliydi...
    Durup durup eee!! “daha daha nasılsın”'lar girdi araya.
    Sence konuşacak bir şey mi kalmamıştı yoksa susmak tek şans mıydı?
    Aslında ikimizde biliyorduk
    Bu susmaların içinde ki kalabalık cümleleri,
    İkimizde biliyorduk bu susmaların sadece dilde kaldığını.
    Ve ikimizde çok iyi biliyorduk ki henüz kimseye kurulmamış,
    Kimsenin duymadığı kelimeler vardı dilimizin ucunda...

    Ama bugün SADECE bizim içindi SUSMAK ....

    alıntı
    ::::::.......................

  4. #4
    ... Kübra YILMAZ kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Sat Jul 2006
    Konum
    tek suçu;büyük şehir...
    İletiler
    3,129
    Blogdaki Konular
    3
    susuyorum yine...

    Karanlıkla beraber dilim de kasvete çekiyor kendini...

    Geriye bakmamak üzerine....


    Ama ben yol alıyordum, içeriden dışarı bir atımlık uzağa.
    Birinci tekil şahıs herhangi bir cümlede yani en halis haliyle yalnızlık... ...
    ...Geriye bakmamayı deneyerek, kendimin önüme çıkardığı binbir düğümden hangisini çözeceğimde kararsız,
    düşmemek için dala sarılan yaprak gibi.
    Oysa ne kadar hüzünlüdür rüzgara direnen yaprak.
    .... ve sonbahardı. Aslında yalan bu, baharlardan hangisiydi ben de şaşırdım artık,
    Ama ilkti sanırım ve arındım yalnızlıktan. ....
    Ama ben yol alıyordum öteye, sanki öteden daha fazlası varmış gibi.
    Severek öldürmek mümkünse, denediğimi kabullenmek zorundayım.

    "Hoşçakal" büyük puntolarla geçse de zihnimden öyle çok dedim ki
    artık susuyorum... ..
    Yine de diyebiliyorum ki
    "Sağol"

    korkağım hala... bir kuytu buldum güneşten koruyorum kendimi .....
    Sosyofobi..

  5. #5
    ½DELİ@ Tuba ÖNER kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Mon May 2008
    Yaş
    29
    İletiler
    742
    Blogdaki Konular
    3



    Dile getirilmeyen bir öfkedir bazen suskunluğumuz…
    Öylesine yaralanmışızdır ki yaralamak isteriz, yüreğini acıtmak ve kanatmak…Ve biliriz ki hiçbir söz acıtamaz, yaralayamaz ve kanatamaz kimseyi bir suskunluk kadar…
    Ve susmak en acımasız, öldürücü silahtır bazen…
    ::::::.......................

  6. #6
    ½DELİ@ Tuba ÖNER kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Mon May 2008
    Yaş
    29
    İletiler
    742
    Blogdaki Konular
    3
    Sustum

    Sustum!

    Ne kadar susulacaksa o kadar sustum…

    Kendime konuşuyorum şimdi yalnız…

    Yalnız yüreğime dokunuyorum sesime

    Kimse duymuyor…

    Sustum!

    Sustu dudağımdaki şarkı, gözlerimdeki şiir,

    Sokakların da kahroldum şehir

    Gözlerim konuşuyor yalnız!

    Sustum!

    Bir ah sürüp dudaklarıma

    Ne kadar susulacaksa o kadar sustum…

    Sustu benimle deniz,

    Sustu deli dalgalar, sustu martılar…

    Umutlarımı sarıp rüzgârlara

    Uzaklara savuruyorum her gece

    Yıldız yapıp serpiyorum gökyüzüne!

    Kimse görmüyor….
    ::::::.......................

  7. #7
    ½DELİ@ Tuba ÖNER kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Mon May 2008
    Yaş
    29
    İletiler
    742
    Blogdaki Konular
    3
    ::::::.......................

  8. #8
    .:EyvAllah:. Selman TOKLU kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Thu Jul 2007
    Konum
    Balıkesir
    Yaş
    36
    İletiler
    1,127
    http://img217.imageshack.us/img217/9784/126tm1.gif

  9. #9
    SUSMAK VE ÖĞRENMEK
    Bir gün susmayı öğrendim.
    Öyle bir sustum ki belki sonsuza kadar
    susacaktım.

    :shhh[1]: :shhh[1]: :shhh[1]: :shhh[1]:

  10. #10
    enterasan ve ilginç ....demi
    Kelimelerin gücünü anlamadan , insanların gücünü anlayamazsınız...

  11. #11
    ½DELİ@ Tuba ÖNER kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Mon May 2008
    Yaş
    29
    İletiler
    742
    Blogdaki Konular
    3
    Bugün susmak istiyorum. Konuşmak gelmiyor içimden Susmak çok güzel çok hoş. Cümlelerim var ama konuşmuyorum. Sesim var duyurmuyorum. En güzel cümleleri kurmuş bekliyorum.

    Bugün yürümek gelmiyor içimden. Saatlerce, saatlerce oturmak istiyorum. Ayaklarım da benimle otursa iyi olacak. Ama olmuyor. En güzel sokakları düşünüp duruyorum Biri sana açılıyor bu sokağın.

    Hiçbir şeye bakmak istemiyorum bugün. Televizyona bakmak istemiyorum. Kahkalarla gülen insanlara, en az yirmi tane çiçek adı sayamayan büyüklere, parmaklarına hiç kelebek konmamış kimselere bakmak istemiyorum, zil yutmuş bir kaplumbağa gibi çalan telefona da Telefonun diğer ucundaki sen olabilirsin. Ama sen olmazsın; çünkü bilirsin benim telefonumun olmadığını.

    Gülmek istemiyorum bugün.
    Sende gülme.
    Bakma bize ait olmayan hiçbir şeye. Yürüme bugün. Sus mümkünse.

    Yıllardır eksik olan bir şey var biliyorsun. Benim gibi söyleyemiyorsun sen de dilinin ucuna geleni. Kurumuş yapraklar gibi dolanıyor cümleler içinde.

    Hüzünlü şeyler bunlar. Güzel şeyler

    Güzel cümleler, güzel şehirler, güzel şiirler, güzel masallar, güzel insanlar, güzel şarkılar, güzel kuşlar, güzel yağmurlar kadar hüzünlü.



    alıntıdır

  12. #12
    SUSMAK VE ÖĞRENMEK

    Bir gün susmayı öğrendim. Öyle bir sustum ki belki sonsuza kadar susacaktım.
    Çünkü susmak benim küçücük dünyamda babamla kurduğum iletişim tarzıydı. Babam akşamları eve yorgun dönerdi. Ben bütün gün evde sıkılır onun gelişini iple çekerdim.
    Daha o kapıdan girer girmez boynuna atılır onunla oynamak isterdim.
    Babam sarılır, öper sonra da, hadi odana git, derdi. Yemek hazırlanınca annem çağırır bu defa masada bir araya gelirdik babamla.Onlar annemle konuşurken ben araya girer, sesimi duyuramayınca da bağırırdım. Babam sinirlenir, 'Bütün gün insanlara kafa patlatmaktan bunaldım, birde sen kafamı ütüleme!' derdi. Annem de 'Bütün gün zaten seninle uğraştım, bir çift laf da mı konuşturtmayacaksın babanla?' diye çıkışır, beni odama gönderirdi.
    Çaresiz bir şekilde boynumu büker odama yani hapishaneme doğru yol alırdım. Babam arkamdan, 'Bizim bir odamız bile yoktu, her şeye sahip, hâlâ ne istiyor anlamadım.' diye bağırmaya devam ederdi. 'Keşke benim de bir odam olmasaydı, keşke bizim de evimiz bir odalı olsaydı da hep birlikte otursaydık' derdim içimden; ama yüksek sesle söylemeye cesaret edemezdim.
    Yemekten sonra babam kanepeye uzanır, eline kumandayı alır, televizyon seyrederdi. Beni yanına çağırır biraz severdi. Onun izleyeceği önemli birşey varsa beni adeta yerimden bile kıpırdatmazdı. Azıcık hareket edip koşup oynamaya çalışsam oda hapsim yeniden başlardı. Bir gün anladım ki susunca babamla daha iyi anlaşıyoruz. Bu defa susarak yapabileceğim oyunlar geliştirmeye başladım. Önce resim yaparak başladım işe. Babam çizdiğim resimleri çok beğeniyor; 'Bak, böyle uslu uslu oyna işte.'
    diyordu. Babam bazen göz ucuyla bakıyor, resimle ilgili bir şey sorsam afallıyordu. Ama bana kızarak beni artık odama göndermiyordu.
    Son günlerde ne de akıllandı benim oğlum.' diye komşulara anlatıyordu annem halimi.
    Resimlerim arttıkça ortalık dağılmaya başladı. Annem 'Odanı topla!'diye odama kapattığında işe nereden başlayacağımı bilemiyordum.
    Ben bunlarla uğraşırken zaman geçiyor; ama odamı toparlamayı beceremiyordum. Annem odama gelip 'Bak sana resim yapmayı yasaklayacağım.' dedi bir gün. Susuyor olmamı usluluk olarak değerlendiren ailem resim yapmayı da elimden alırsa ben ne yapacaktım?

    Bu düşüncelerle bir aile tablosu yaptım. Babam eve gelince uygun zamanı kolladım. Her zamanki gibi yemekler yendi, odaya geçildi. Babam oturur oturmaz çizdiğim resmi getirdim. Babam baktı. Hım, dedi 'Çok güzel olmuş.Bu adam benim herhalde.' dedi.
    Ben 'Hayır o adam değil, bu çocuk sensin.'dedim. O 'Hayır, bu adam benim, bu çocuk sensin, bu küçük kız da arkadaşın.'dedi.
    Ben yine 'Hayır, o büyük adam benim, bu küçük adam sensin, bu küçük kız da annem.' dedim.
    Babam benimle uğraşmaktan vazgeçip: 'Peki neden bizi küçük çizdin?'
    dedi. Heyecanla başladım anlatmaya.Ben büyüyüp adam olacağım. İş bulup çalışacağım. Siz yaşlanıp küçüleceksiniz. Beliniz bükülecek, komşumuz Ahmet amca ile Ayşe teyze gibi küçücük kalacaksınız. Ben işten geldiğimde yorgun olacağım. Siz benimle konuşmaya çalıştığınızda işyerinde kafam şişmiş olacağından sizi duymayacağım bile. Siz benimle bir şeyler paylaşmak istediğinizde 'Hadi odanıza çekilin de kafa dinleyeyim.' diyeceğim. Ve bir de bağıracağım 'Her şeylerini alıyorum.
    Sıcacık odaları da var, daha ne istiyorlar' diye.

    Annemle babamın gözleri fal taşı gibi açılmıştı. Duyduklarına inanamıyorlardı. Bana sarılıp beni öyle içten bir okşayışları vardı ki sonsuza kadar konuşsam hiç bıkmadan dinleyecekler gibiydi

    Farkında' Olmalı İnsan...Kendisinin, Hayatın Olayların, Gidişatın Farkında Olmalı

    Ömür Dediğin Üç Gündür,

    Dün Geldi Geçti

    Yarın Meçhuldür,

    O Halde Ömür Dediğin Bir Gündür,

    O Da Bugündür
    alinti

  13. #13
    ½DELİ@ Tuba ÖNER kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Mon May 2008
    Yaş
    29
    İletiler
    742
    Blogdaki Konular
    3
    Ben Susuyorum/Konuşsun Artık Şiirlerim

    Alnımdaki çizgilere kazınmış gibi,
    Gidişini buyurduğun ferman…
    Her aynaya bakışımda karşımda ayak izlerin.
    Yani gidişin.
    Alınyazım yani….
    Çözemiyorum dilimdeki düğümleri,
    Susuyorum…

    Tel tel dökülüyorum her yazışımda.
    Yer kaynıyor,
    Üstüme yıkılıyor gök kubbe,
    Her şiir bitiminde…
    İliklerime kadar sinmiş vuruşun,
    Kapkara bir leke oluyor bakışların,
    Kağıda düşen her cümlenin sonunda.
    Ben susuyorum…

    Yeminim var;
    And içmişim -en sevdiklerimin- başına,
    Ben susacağım.
    Şiirlerim konuşacak ömrüm boyunca…
    Ve susuyorum…
    (İrfan Özcan)

  14. #14
    Eser GEDİK kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Fri Dec 2006
    Konum
    vatanın her karışı
    Yaş
    30
    İletiler
    2,784
    Blogdaki Konular
    5
    Sus desem susarmısın
    ve dönüp gidermisin son baharla
    ve yeniden dönermisin
    ilk şafakta
    niye deme
    bu ayrılık bize lazım..
    herkes ne söylediğini, nasıl söylediğini bilse. bu işler olmayacaktı sadri abi.

  15. #15
    Susmak için bu kadar konuşulacak yazı yazılmış .
    ya bir de konuşabilseydi kim bilir neler olurdu ?
    fakat ben yinede susmaktan yana bir karar aldım .
    ne olursa olsun tüm zorlama ve işkencelere rahmen susmak için ...
    Hak geldi batıl zail oldu
    http://www.milligazete.com.tr/

  16. #16
    ½DELİ@ Tuba ÖNER kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Mon May 2008
    Yaş
    29
    İletiler
    742
    Blogdaki Konular
    3
    Sustum...!

    Tuz basıp yaralarıma, ne kadar susulacaksa o kadar sustum!
    Tam acılarımı haykıracaktım ki, sustum...!
    Bir çığlık kanıyor demedim en derininde yüreğimin...
    İçimdeki volkanları boğarak sustum...!
    Açmadım kimselere yüreğimi...!
    Hançeri sadece kendime sapladım ve sustum...!
    Hüznü yüzümde, acıları gözlerimde topladım sustum...!
    Bir ah sürüp dudaklarıma...
    Ne kadar susulacaksa, o kadar


    Sustum...!
    ::::::.......................

  17. #17
    Kısıtlanmış Üye
    Giriş
    Thu Jul 2007
    Konum
    İstanbul
    Yaş
    25
    İletiler
    1,687
    Blogdaki Konular
    5
    Belki sana daha büyük vicdan azabı yaşatmak için, belki diyecek birşey bulamadığım için, belkide hala senin kırılmandan korktuğum için;

    susuyorum!...
    [SIGPIC][/SIGPIC]

  18. #18
    ½DELİ@ Tuba ÖNER kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Mon May 2008
    Yaş
    29
    İletiler
    742
    Blogdaki Konular
    3
    Anladım, anlaşılabirliğin susmaktan geçtiğini…
    Ve sustum anlamların direnişinden bu yana


    Anlamak ve anlaşılmak…

    ‘Seni çok iyi anlıyorum’dur anladığımın ifadesi – ki,
    Anlaşılmak / anlamak zordur kimi zaman…

    Bir ucunu sen yakalarsın diğerini karşındaki…
    Önemli olan senin ne anlattığın iken ‘anlaşılan’ tutulur göz ucuyla…
    Bir o yana bir bu yana savrulur sözcükler…

    Sen bir cümle söylersin, cümle senin olmaktan çıkar gider ve…
    Ne başını, ne ortasını ne de sonunu tutabilirsin…

    ‘Söz gümüş ise sükut altındır’ derler…

    Dinlersin, dinlersin… Susarsın, susarsın…
    Anlaşılmak önemsizdir suskunluğunun içinde…!

    Anlıyorum her şeyi, anlaşılmanın unutulduğu yerde…
    Ve anlaşılmıyorum, sözcüklerimin içinde…

    Sadece…

    Sustum;

    İyiye
    Kötüye,
    Doğruya
    Yanlışa…

    Ben kendimi bildim, anlaşılmanın uzak olduğu cümlelerde…
    Ve kendimi çözdüm adım adım…

    Anladım, anlaşılabirliğin susmaktan geçtiğini…
    Ve sustum anlamların direnişinden bu yana…


    Sadece…

    Dinliyorum kendimi sonsuz bir sükunetle…!
    ::::::.......................

  19. #19
    ½DELİ@ Tuba ÖNER kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Mon May 2008
    Yaş
    29
    İletiler
    742
    Blogdaki Konular
    3
    SUSUYORUM!

    Ben ki kelimelerle dans eder,
    Meramımı anlatırım,
    Zulmü anlatmaya kelimem yok!
    Tüm kelimeler KORKAK…
    Tüm kelimeler ÇARESİZ…
    Tüm kelimeler SUSKUN…
    Aynı benim gibi…
    Aynı bizim gibi…


    Koş imdadıma sözlüğüm!
    Zulmü anlatacak kelimeler sun!
    Çocukların gözlerinden umut kaybolmadan,
    Ve yüreklerine oturmadan bul.


    Yalvarıyorum çıkın saklandığınız yerden kelimelerim!


    Şimdi saklanacak zaman mı?


    Yoksa sizin de adınız MÜSLÜMAN mı?


    alıntı
    ::::::.......................

  20. #20
    kodADIistanbul Melek Zeynep BULUT kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Fri Jan 2007
    Konum
    secde et ve yaklaş!...
    İletiler
    1,220
    Blogdaki Konular
    1
    "Yoksa sizin adınızda müslüman mı ?..."
    bu nasıl bir daraltma...bu nasıl teşbih...bu teşbihe REDDİYE çekiyorum...lütfen alıntılarda kelimelerin anlatmak istediğinden çok anlaşılan manaya biraz dikkat etmek lazım...yoksa bir imla hatası çoğa mal olur...ves'Selam...

+ Konuyu Yanıtla
4 / 1 1234 SonSon

Yer İmleri

Gönderme Kuralları

  • You may not post new threads
  • You may post replies
  • You may not post attachments
  • You may not edit your posts
  •