9 / 4 İlkİlk 123456789 SonSon
162 sonuçtan 61 --- 80 arası gösteriliyor

Konu: Kirk Mevzuda Kirk Hadİs

  1. #61
    M i l i h Salih EREN kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Mon Dec 2006
    Konum
    Fıstık Diyarı
    İletiler
    320







    16- << Bu gün oruç tutmayanlar sevabta (oruçlulardan ileri ) gittiler>> (Müslim, c.3, s. 144).




    Açıklama:

    Hz. Enes (r.a.) den nakledilen bu hadis-i şerifte ilgili malümattan öğreniyoruz ki bir sefer halinde ashab-i kiramdan bir kısmı oruçlu, bazısı da oruç tutmamışdı. Herkes sıcaktan korunmak için, elbisesiyle kendisini gölgeliyordu. Kimisi de eliyle başını güneşten korumaya çalışıyordu.
    Oruç tutanlar, baygın düşmüşler ; tutmayanlar ise ayakta çalışmışlar ve çadırları kurup hayvanları sulamışlardı. Bunu gören efendimiz, bu hadis-i şerifi irad buyurdular. Netice : Rahat olan yolculukda iftar etmek, ruhsat; oruç tutmak ise azimettir. Harp zamanında orucu tehir evladır.








  2. #62
    M i l i h Salih EREN kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Mon Dec 2006
    Konum
    Fıstık Diyarı
    İletiler
    320









    17- Ebu Said el- Hudri (r.a.) den rivayet edilmiştir: Resulüllah (s.a.v.), (Ramazan) bayramın (ın) birinci günü ile NAHİR (kurban bayramının birinci günü orucun (u tutmak) dan bizi yasakladı>> (Müslim c. 3, s. 153)





    Açıklama :
    Ramazan bayramının birinci günü ile Kurban bayramının 1-4 üncü günleri oruç tutmak haramdır. Zira Rabbimiz bugünleri biz kullarına ziyafet günü olarak tahsis etemiştir. Bu günlerde oruç tutma arzusu, nefisten gelmektedir. Yemek yemek ise dini hükümlere bağlılıktan ileri gelir.








    18- << Biriniz cüm'a gününü (tek olarak) oruc ile geçirmesin. Ancak, ya da bir gün evvel (başlayarak) veya ondan sonraki günü de (ilave ederek tutsun>> (Buhari c. 2/248).









    19- Ebedi (olarak) oruç tutan ne oruç tutmuş (casına kamil bir ibadet yapmış), ne de iftar etmiştir>> (İbni Mace c. 1, s. 544).









  3. #63
    M i l i h Salih EREN kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Mon Dec 2006
    Konum
    Fıstık Diyarı
    İletiler
    320









    20- << Resulüllah (s.a.v.) arefe günü arafat (meydanın) da (vakfe yapanları ) oruç tutmaktan men etti>> (İbni Mace c. 1 s. 551)






    Açıklama :
    Hacılar, arafatta vakfe ve düa ile, onu takiben Müzdelife'ye göç hazırlığı ile meşgul bulunacağından, oruç tutmaları halide zayıf düşebilirler. Bu sebeble, hacla ilgili vazifelerini layıkı ile yapamazlar. efendimizin Arafatta hacıları oructan menetmesi, bu hikmete dayalı bulunmaktadır.





    21- << Resulüllah (s.a.v.), oruçlu halde beni öptüğü olurdu. Hanginiz (cinsi ) arzularına, Resulüllahın sahip olduğu kadar karşı koyabilir?>> (Müs., c. 3, s. 13).





    Açıklama :
    Hadis-i şerifte ifade edilen davranışda bulunan kimsenin orucu bozulmaz. Fakat, nefsinden emin olmayan kimsenin böyle bir harekette bulunması mekruhtur. Hz. Aişe validemiz. << Hanginiz, kendisine onun gibi sahip olabilir>> derken neticede doğabilecek tehlikeye işaret etmiş olmaktadır.






    22- << İbni Ömer (r.a.) dan rivayet edilmiştir: Resulüllah (s.a.v.) Ramazan'ın başlarında) da (iki günün) orucu'nu birbirine ulaşmışdı. Halk da böyle yapınca Resul-i Ekrem onları (böyle yapmakdan) menetti. Efendimize :
    << Siz vaslediyor (iki günü iftar etmeden aruc tutuyor) sunuz>> denildi. Resulüllah (s.a.v.) :
    << Ben sizin benzeriniz (gibi bir ferd) değilim. Hakıykat ben, (Allah tarafından) doyurlurum ve su içirilirim>> buyurdu (Müslim, c. 3, 133).







  4. #64
    M i l i h Salih EREN kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Mon Dec 2006
    Konum
    Fıstık Diyarı
    İletiler
    320







    23- << Halk, iftarda acele ettiği müddetce hayırdan ayrılmaz>> (Buhari, c. 2, s. 241; Müslim c. 3, s. 131).






    Açıklama :
    Güneş batıp da dini ölçülere göre akşam vakti girdiği zaman iftarda acele etmek, müstehabtır. Mü'mine oruc tutma emri son bulmuş, iftar etme emri teveccüh etmişdir. Şeriat emirlerine uygun hareket etmek, ibadetin daha makbul olmasına vesiledir. Bu sebeble vakit girdiğinde hemen iftar etmeli, sonra ibadet ile meşgul olmalıdır.







    24- << Biriniz iftar edeceğinde hurma ile orucunu bozsun. Şayet bunu bulamaz ise su ile iftar etsin. Çünkü su, temizdir.>> (İbni Mace c. 1, s. 542).




    Açıklama :
    Hurma ile iftar etmek sünnetdir. Bunu bulamadığı zaman, su ile iftar, diğer şeylere tercih edilmelidir.







    25- << Peygamber (s.a.v.) üç hurma ile veya ateş dokunmamış (meyve gibi) bir şeyle iftar etmeyi severdi.>> (et- Tergib ve't- Terhib, c. 2, s. 142).












  5. #65
    M i l i h Salih EREN kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Mon Dec 2006
    Konum
    Fıstık Diyarı
    İletiler
    320









    26 - Resulüllah (s.a.v.), Sad b.. Müaz'ın evinde iftar etmiş de şöyle düa etmişdi : << Yanınızda oruclular iftar etsin, yemeğinizi iyiler yesin ve melekler üzerinize düa etsin.>> (İbni Mace, c. 1, s. 556).






    27- << Sahur (yemeği) yeyiniz. Zira Sahur'da beeket vardır.>> (Buhari, c. 2, s. 232; Müslim, c. 3, s. 130).







    Açıklama :
    Sahur vakti, gök kapılarının açıldığı, tevbelerin kabul olunduğu, isteklerin verildiği mübarek bir vakittir. Bu sebeble, o yemekte, bereket; o saatte, rahmet vardır. Bu yemek, kalbe feyz, derde deva ve akla parlaklık verir.












    28- << Bzim orucumuz ile ehl-i kitabın orucunun arasını ayıran şey sahur (vakti kalkıp yemek) yemektir.>> (Müslim c. 3, s. 131).










    Açıklama :
    İslam, ibadet ve adetlerde Hırıstiyan ve yehudilerden ayrı ve üstün bir hareket tarzı takip etmeyi emretmiştir. Ne ibadetlerin sayı veya keyfiyetinde ne de zaman ve mekanında onlara benzemeye müsade etmemiştir.











  6. #66
    M i l i h Salih EREN kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Mon Dec 2006
    Konum
    Fıstık Diyarı
    İletiler
    320








    29- << Mü'minin sahurda hurma (yemesi) ne hoştur.>> (et-Tergib, c. 2, s.139).






    30- << Kim oruçlu olduğu halde unutur da (bir şey) yer veya içerse, orucunu tamamlasın. Zira onu ancak Allah (unutturup) yedirmiş ve içirmiştir.>> (Müslim, c. 3/160).










    Açıklama :
    Oruçlu bir kimsenin unutarak bir şey yiyip içmesiyle orucu bozulmaz. Fakat kendisi hatırlar veya başkası ikazda bulunacak olursa hemen yemeyi, içmeyi terk edip orucuna devam etmek gerekir.










    31- << İbni Abbas (r.a.) nın şöyle söylediği rivayet edilmiştir: Peygamber (s.a.v.), oruc olduğu halde hacemet oldu.>> (Buhari, c. 2, s. 237).







    Açıklama :
    Bu hadis-i şeriften kan aldırmanın orucu bozmadığını anlıyoruz. Fakat kan aldırdığı zaman zayıf düşüp de orucunu koruyamıyacak ise hacemet veya benzeri bir şeyle kan aldırmakta kerahet vardır. Böyle bir endişe mevcud değilse kerahet de yoktur.





    32- << Biriniz, oruclu iken, yemeğe davet olunsa " Ben oruçluyum"" desin.>> (Müslim, c. 3, s. 157).





    Açıklama :
    Herhangi bir oruca niyyet eden bir kimse sofraya çağrıldığında oruclu olduğunu açıklamasında, bu sebeble sofraya gelmediğini söylemesinde dini bakımdan bir mahzur yoktur.












  7. #67
    M i l i h Salih EREN kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Mon Dec 2006
    Konum
    Fıstık Diyarı
    İletiler
    320









    33- << Kim bir oruçluyu (çağırıp) iftar ettirirse onun ecri kadar (sevab da) kendisinin olur. Şu kadar var ki oruçlunun ecrinden hiçbir şey eksilmez.>> (et- Tergib ve't- Terhib, c. 2/144).







    34- << Kim Ramazanda itikafa girerse iki hac ve iki umre (sevabına nail ) olur.>> (et-Tergib ve't- Terhib, c. 2, s. 140).



    35 - Peygamber (s.a.r.). bayram günü hurma yemedikçe (mescide) çıkmazdı.>> (İbni Mace, c. 1, s. 558).





    Açıklama:
    Bayram namazına çıkmadan önce hurma, (yok ise tatlı bir şey) yemek müstehabtır.




    36- << Kim ramazanda oruç tutar, sonra Şevval'in altı (orucu) nu da onun peşinden tutacak olursa sanki sene orucu (tutmuş) gibi olur.>>










  8. #68
    M i l i h Salih EREN kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Mon Dec 2006
    Konum
    Fıstık Diyarı
    İletiler
    320








    37- Aişe (r.a.) nın şöyle dediği rivayet olunmuştur: Resulüllah (s.a.v.), (ashabına aşure orucunu tutmayı emretmişdi. Ramazan orucu farz kılınınca, dileyen bu orucu tutar isteyen de iftar eder oldu.>> (Buhari, c. 2, s. 25)





    Açıklama :
    Aşure orucunu tutmak müstehabtır. Peygamber efendimiz, Medine-i münevvereye göç edesiye kadar Aşure günü oruç tutmuş ve ashabına da bu günde oruçlu olmayı tavsiye buyurmuşlardı. Ramazan orucu farz kılınınca bu orucun tutulması müstehab olarak devam etti.
    Ehl-i kitap adı verilen Hırıstiyan ve Yahudiler, Muharremin onuncu AŞURA günü oruç tuttukları için, onlardan farklı davranmamız gerekmektedir. Bu sebeble, ya bir gün evvelinden başlıyarak 9 ve10 uncu günler oruç tutmalı; Aşura günü oruca başlanacak olursa, Muharremin 11 inci gününü de oruçla geçirmelidir.










  9. #69
    M i l i h Salih EREN kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Mon Dec 2006
    Konum
    Fıstık Diyarı
    İletiler
    320









    38- << Allaha göre (nafile) orucun en sevimlisi << Savm-ı Davud'tur. Allaha göre (nafile) namazların en sevimlisi, Davud (aleyhisselam) ın namazıdır. O, gecenin (ilk yarısında uyur, üçte birinde (ibadet için) kalkar, altıda birinde (tekrar) uyurdu. O, bir gün oruç, tutar, bir gün iftar ederdir.>> (Müslim c. 3, s. 165).







    39- << (Resulülllah her ayın) onüç, ondört ve onbeşinci (günleri olan eyyam-i ) Biyz orucunu tutmayı emreder ve şöyle buyururdu: O, (sene'nin her günü tutulan) << Dehir orucu >>, -- veya savm-i dehir hey'etindeki bir oruç-- gibidir.>> (İbni Mace, c. 1/544).







    40- << ( Resulüllah s.a.v.) Pazaretesi ve perşembe (günlerinin) orucunu (tutmak için imkan) arardı.>> (İbni Mace, c. 1, s. 553).












  10. #70
    M i l i h Salih EREN kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Mon Dec 2006
    Konum
    Fıstık Diyarı
    İletiler
    320







    BEŞİNCİ KIRK HADİS

    ZEKAT VE SADAKALAR





    ZEKAT VE SADAKALAR HAKKINDA AYET'İ KERİMELER




    << Dostdoğru namaz kılın, zekat verin, ruku eden (m&#252;'min) lerle birlikte ruku' edin>> Bakara, 43.







    << Namazı dosdoğru kılın, zekatı verin, kendiniz i&#231;in &#246;nden ne hayır yollarsanız Allah katında onu bulacaksınız. Ş&#252;phesiz ki Allah ne yaparsanız kemaliyle g&#246;r&#252;c&#252; (ve ona g&#246;re m&#252;kafatını verici ) dir>> 110.








    << Kitabda İsmaili de yad et. &#199;&#252;nk&#252; o, s&#246;z&#252;nde saadıkdı, Resul bir peygamberdi. Kavmine namazı, zekatı emrederdi. Rabbi nezdinde rızaaya ermişdi o >> Meryem, 54-55.








    << ( Bununla beraber) eğer tevbe ve rucu ederler, namaz kılarlar, zekat verirlerse artık dinde kardeşlerinizdir onlar. Biz ayetleri bilecek bir kavm i&#231;in a&#231;ıklarız >> Tevbe, 11.









    << Onların mallarında sadaka al ki bununla kendilerini (g&#252;nahlarından ) temizlemiş olasın...>> 103.











    << Namazı dosdoğru kılın, zekatı verin, o Resule itaat edin. Taki ilahi rahmete kavuşturulasınız >> Nur, 56.








    << İnsanların mallarında artış olsun diye faiz (cinsin) den verdiğiniz şey (nakd, mal; sadaka ve saire) Allah katında artmaz. Allahın rızasını diliyerek verdiğiniz zekat ise, işte sevaplarını kat kat artıranlar onlar (onu verenler ) dir>> (7).





















    ZEKAT VE SADAKALAR HAKKINDA KIRK HADİS










    1- << İslam (dini) beş şey &#252;zerine kurlmuştur: Allahtan başka hi&#231; bir Tanrı bulunmadığına, Muhammed ( s.a.v.) in Allahın Resul&#252; olduğuna şehadet etmek, namzı dosdoğru kılmak, zekatı vermek, haccetmek ve Ramazan orucunu tutmaktır.>> (Buhari, c. 1, s. 8).









    2- << Zekat, islamın k&#246;pr&#252;s&#252;d&#252;r.>> (et-Tergib ve't'Terhib, c. 1, s. 517).






    A&#231;ıklama :
    Zekat, tehlikeli vadileri aşmak ve selametle cennete ulaşmak i&#231;in en muhkem bir k&#246;pr&#252;d&#252;r. Bu k&#246;pr&#252;y&#252; koruyan kimse, felaketlerden uzak kalır.












  11. #71
    M i l i h Salih EREN kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Mon Dec 2006
    Konum
    Fıstık Diyarı
    İletiler
    320







    3- << Mallarınızı zekatla koruyun. Hastalıklarınızı sadaka ile tedavi edin. Bela dalgalarına düa ve tazarru ile karşı koyun. >> (et-Tergib ve't-Terhib, c. 1, s. 520).









    4- << İslam ( i çalışmalar) ınızın tamam olması, mallarınızın zekatını vermekliğinizdir.>> (et-Tergib ve't-Terhib, c. 1, s. 520 ).









    5- << Kim namazı dosdoğru kılar, zekatı verir, Beyti (şerifi) ziyaret eder, Ramazan orucunu tutar ve müsafire ikram ederse cennet e girer.>> (Tergib, c. 1, s. 526).








    6- << Bir adam Peygamber (s.a.v.) e << Beni cennete koyacak bir işi bana haber veriniz>> dedi, Resul-i Ekrem :
    Allaha ibadet eder ve ona hiçbir şeyi ortak tutmazsın. Namazı dosdoğru kılar, zekatı verirsin ve akrabanla münasebetini devam ettirirsin buyurdu. (et-Tergib ve't- Terhib, c. 1, s. 533).

  12. #72
    M i l i h Salih EREN kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Mon Dec 2006
    Konum
    Fıstık Diyarı
    İletiler
    320








    7- Abdullah b. Mes'ud'tan (şöyle dediği) rivayet olunmuştur: << Biz, namazı dosdoğru kılmakla ve zekatı vermekle emrolunduk. Kim, zekatı vermezse onun namazı (nın hayrı) yoktur.>> (et- Tergib et-Terhib, c. 1, s. 540).





    8- << (Zekat adı verilen ) sadaka, her yıl (ödenmesi lazım) dır.>> (Ebu Davud, c. 2, s. 100).






    9- << Zakatı vermeyen, kıyamet günü ateştedir.>> (Feyz'ül- kadir, c. 5, s. 505).






    10- << Malın zakatını (tam olarak) verdiğin zaman, onun zararını (sorumluluğunu) kendinden gidermiş olursun.>> (Feyz'ül- kadir, c. 1, s. 253).








    11- << Malının zekatını verdiğin zaman, üzerindeki şey'i (borcu) ödemiş olursun.>> (Feyz'ül- kadir, c. 1, s. 253).












  13. #73
    M i l i h Salih EREN kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Mon Dec 2006
    Konum
    Fıstık Diyarı
    İletiler
    320









    12- << Sadaka (-i zekat) da haddi aşan (onu ehil olmayana veren), onu ödemeyen gibi (sorumlu ) dur.>> (Ebu Davud, c, 2, s. 105).






    Açıklama :
    Zekatı ehli olmayana vermek, hiç vermemeye eşitdir. Zira sadaka, ehlini bulmamış ve zimmetindeki borç ödenmemiştir.









    13- << Karada ve denizdeki bir mal, ancak zekatın verilmemesiyle telef olur>> (Feyz'ül- kadir, c. 5, s. 437).










    14- << Kim halal (bir mal) kazanırsa, zekatı vermemek onu kirletir. Kim haram (bir şey) kazanırsa zekat (vermek) onu artmaz>> (et-Tergib ve't- Terhib, c. 1, s. 545).






    Açıklama :
    Temiz bir suyun içine pis bir madde damlasa, suyu hemen kirletir. Fakat, idrar imbikten geçirilirse bile temizlenmiş olmaz. Halal kazancın temiz durabilmesi için, zekatın ihmal etmemek gerekir. Aksi halde kirlenir gider.










  14. #74
    M i l i h Salih EREN kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Mon Dec 2006
    Konum
    Fıstık Diyarı
    İletiler
    320











    15- << Otuz sığırda, iki yaşına başmış erkek veya dişi bir buzağı; kırk sığırda ise, üç yaşına basmış bir dana (zekat) vardır >> (Feyz'ül- kadir, c. 4, s. 455).





    Açıklama :
    Sığırların sayısı otuzu bulmadıkça zekat yoktur. 30-39 a kadar iki yaşına basmış bir buzağı, 40 dan itibaren 59 a kadar üç yaşlı dana, 60 ı bulduğu zaman iki yaşına basmış iki tane buzağı verilir.










    16 - << Nehirlerin ve pınarların suladığı (arazi mahsullerin) de (tam) uşür, hayvanlar (ı dolaba koşup çıkarılan su) ile sulanan arazide ise yarım uşür (1/20) vardır>> (Ebu Davud, c. 2, s. 108).









    17- << Yağmurun ve çeşmelerin suladığı ( arazi mahsulün) de uşür, hayvanla (çıkarılan su ile) sulanan arazi (mahsüllerin) de yarım uşür (vergi ) vardır.>> (İbni Mace c. 1 s. 581)









    18 - İbni Ömer r.a.) dan peygamber s.a.v) in baldan uşür aldığı rivayet edilmiştir. (İbni Mace c. 1 s. 584).









    19 - << Zinet eşyansında zekat yoktur>> (Feyz'ül -kadir c. 5 s. 373).





    Açıklama :
    Altın ve gümüşten yapılmış olmayan, ticaret kasdı bulunmayan ve kadınların takındıkları inci ve benzeri eşyasında zekat yoktur. Fakat bu malların satıcılığını yapan esnafa zekat vermek gerekir.











  15. #75
    M i l i h Salih EREN kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Mon Dec 2006
    Konum
    Fıstık Diyarı
    İletiler
    320








    20 - << Beş Deveden (zekat ) sadaka (sı) yoktur. Beş evkıye'nin aşağısında (bulunan gümüşe) sadaka yoktur. Beş vasak'ın aşağısnda bulunan (hurmay) a sadaka yoktur>> (Ebu Davud c. 2 s. 94; İbni Mace c. 1 s. 572).








    Açıklama :
    Evak, evkiye'nin cemi (çoğul) siğasıdır. Evkıye, şer-i ölçülere göre kırk dirhem tutmaktadır. İkiyüz dirhem gümüşe zekat düşer. Ondan sonra her kırk dirheme bir dirhem zekat verilir. Kırk dirhemi doldurmayan küsürata zekat düşmez.
    VESAK, altmış Sa'dır. Beş vesak 300 sa' yapar. Bir dirhem 3,2/gram olduğuna göre beş vesak, 998,4 kg. (takribi olarak bir ton) yapar. Bundan aşağısında üşür yoktur. İmameyn bu Hadis-i şerifle amel etmiş bulunmaktadır. İmamı Azam hazretleri ise az veya çok, kuru veya yaş topraktan çıkan her mahsülü zekat vermek gerekeceği ictihadındadır. (İbni Abidin, c. 2, s. 67) de İmam Ebü Hanifenin kavli için <<Hüvessahiih>> denilmektedir.











    21 - << Üzerinde yıl geçmedikçe hiçbir malda zekat yoktur>> (Ebu Davud c.2 s. 101).




    Açıklama :

    Zekat vücübünün tahakkuku için, havelan-i havil (bir yılın dolması) icap eder. Asıl olan hüküm budur. Fakat bir zengin, isterse, yıl sonundan mahsup edilmek üzere vaktinde evvel zekatını ödeyebilir.
    Kudret-i mümekkine ile farz olan namaz ve oruç gibi, ibadetlerin vaktinden önce eda edilmesi caiz değildir. Fakat kudret-i müyessire ile farz kılınan zekatın vaktinden evvel verilmesi caizdir.








    22 - << Köle ve at' da müslüman üzerine sadaka (zekat borcu) yoktur.>> (Müslim, c. 3, s. 67; İbni Mace, c. 1, s. 579).











  16. #76
    M i l i h Salih EREN kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Mon Dec 2006
    Konum
    Fıstık Diyarı
    İletiler
    320











    23 - << Malda zekatdan başka (ilahi) bir hak yoktur>> (İbni Mace, c. 1, s. 570).






    Açıklama :
    Zekat tabirinin içinde tağlip tarikı ile sadaka-i fıtır da dahildir. Bu sebeble bir çok hadis kitablarında << Zekat'ül-fıtır diye geçmektedir.












    24 - << At da ve köle de zekat (vermek mecburiyeti ) yoktur. Ancak, kölede fıtır sadakası (vermek) vardır>> (Ebu Davud, c. 2, s. 108).











    25 - << İbni Ömer (r.a.) dan rivayet edilmiştir : Resulüllah (s.a.v.), sadaka-i fıtırı, halk (bayram) namazına çıkmadan önce çıkarılıp verilmesini emretti.>> (Müslim, c. 3, s. 70).











  17. #77
    M i l i h Salih EREN kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Mon Dec 2006
    Konum
    Fıstık Diyarı
    İletiler
    320








    26 - << Resulüllah (s.a.v.), fıtır sadakasını oruçluyu lağvından (doğan günah kirinden) temizliği, yoksulların yiyeceği olarak farz (vacib) kıldı. Kim onu (bayram ) namaz (ın) dan önce verirse o makbul bir sadakadır. Kim de onu namazdan sonra verirse (nafile) sadakalardan bir sadakadır>> (Ebu Davud, c. 2, s. 111).












    27 - << Kişinin üzerine, istifade ettiği malda, üzerinden yıl geçmedikçe zekat yoktur>> (Feyz'ül- kadir, c. 5, s. 371).












    28 - << Sadaka veriniz, Zira, çok geçmez zengin bir adam, sadakası ile (fakir arayarak) gezer de (sadaka) verilecek kimse : << Bunu bize dün getirmiş olsaydın onu kabul ederdim. Fakat, şu anda ona ihtiyaç(ım) yoktur>> der. Sadakayı kabul edecek bir kimse bulamaz>> (Müslim, c. 3, s. 84).









    29 - << Bir adamın ehli (beyti) ne sarfettiği nafaka sadakadır>> (Feyz'ül- kadir, c. 6/289).












  18. #78
    M i l i h Salih EREN kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Mon Dec 2006
    Konum
    Fıstık Diyarı
    İletiler
    320









    30 - << Bir Müslüman, (Cenabı-ı Haktan) sevabını umarak çoluk çocuğuna bir nafaka harcasa bu ( sarfettiği şey ) kendisi için sadaka olur>> (Müslim, c. 3, s. 81).










    31 - << Yoksula (verilen) sadaka, bir sadakadır. Akarabaya verilen ise iki (sadakadı): Sadaka ve sıla (ecri) dir >> (İbni Mace, c. 1, s. 591).











    32 - << Sadakanın faziletçe en üstünü, sinsice düşmanlık yapan akrabaya verilen sadakadır>> (Feyz'ül-kadir, c. 2, s. 38).






    Açıklama :
    Akrabalık hukukuna saygılı ve fakir bir hısıma yardım kolaydır. Düşmanlık hislerini, kalbinde yumaklayan akrabaya yapılacak iyilik ve verilecek sadaka daha faziletlidir. Çünkü, yapılacak iyilikle ondan gelecek zarar kısmen olsa da önlenmiş olur.









    33 - << Hurma yarısı ile olsa bile , ateşten sakınınız. Kim, (bu kadar bir şey'i de) bulamazsa hoş bir kelime ile (cehennemden korunsun) >> (Müslim, c. 3, s. 86).











  19. #79
    M i l i h Salih EREN kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Mon Dec 2006
    Konum
    Fıstık Diyarı
    İletiler
    320









    34 - << İyilik kapılarının hayırlısı, sadakadır>> (Feyz'ül- kadir, c. 3, s. 482).







    Açıklama :
    Başkalarına yapılan iyilikler, halkın kötülüğe gitmesini önler ve gadab-i ilahiye set çeker.








    35 - << Her iyilik bir sadakadır>> (Müslim, c. 3, s. 82).







    Açıklama :
    Allahın kullarına faydalı olmak, sadece maddi yardımla değildir. Yoldaki bir çukura iki kürek kum atmak, sokaklarda halka eza verecek şeyleri kaldırmak ve üzgün bir kişiyi tesellide bulunmak gibi pek çok iyilik hep sadaka nev'ine dahildir.








    36 - << Yoksula iyilik yapmak, kötü bir ölümden korur >> (Feyz'ül-kadir, c. 6, s. 244).








    Açıklama :
    Ölüm, her canlı için mukadder bir akıbettir. o, gelirken bir dehşet ve felaketle gelecek olursa insan zorluklara ve elemlere gark olur. Kötü akıbetler yüklü bir ölümle bu alemden terhis olunmamak isteyen bir kimse fakirlere yardımda bulunmalıdır.









    37 - Üstün el, alçak elden hayırlıdır. Üstün ele gelince o, harcayan (sadaka veren el) dir. Alçak el ise, dilenen (el) dir>> (Ebu Davud, c. 2, s. 122).









    Açıklama :
    İnsanların hayırlısı, halka hayırlı olandır. Hayır sever kimse hayra el uzatır. Yoksulların sıkıntılarını giderir ve maddeten yardım eder. Harcayıp dağıtan kimse, yaptığı yardımlar ile, aşırı mal düşkünlüğü hırsını içinden söküp atar. Halka müşfik bir baba gibi yardıma koştuğu için onun eli, Allah katında bir üstünlük kazanır.










  20. #80
    M i l i h Salih EREN kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Mon Dec 2006
    Konum
    Fıstık Diyarı
    İletiler
    320








    38 - << Kişinin hayatında (n ümidli olduğu sırada) bir dirhem sadaka vermesi, ölüm zamanında yüz dirhem sadaka vermesinden hayırlıdır>> (Feyz'ül- kadir, c. 5, s. 257).




    Açıklama :
    Sağlığı yerinde iken sadaka vermek hünerdir. Makbul olan da bu zamanda verilen sadakadır. Ölüm zamanında, malın başkalarına geçmekte olduğunu anladıktan sonra, cömerdleşen insanların vereceği sadaka ise hayattan ümid kesdiği için yapılmış olmaktadır. Bu sebeble, can tende, irade serde iken sadaka vermeye bak!









    39 - Sa'd (r.a.) Peygamber (s.a.v.) e gelip << Hangi sadaka size göre daha çok beğinilmektedir>> dedi. Resul-i Ekrem :
    << Su'dur, cevabını verdi >> (Ebu Davud, c. 2, s. 129).









    Açıklama :
    Maddi ve manevi hayatımızın pek çok ihtiyaçları su ile yapılmaktadır. Cenazenin gasli, cenabetin guslü, elbise ve beden temizlikleri ve abdest hep su ile yapılmaktadır. Bu ehemmiyetinden dolayı, kuyu veya çeşme yapmak, büyük bir sevaba erişmeye sebebtir.









    40 - << Sevabca su ( hayrın) dan daha büyük bir sadaka yoktur >> (Feyz'ül- kadir, c. 5, s. 367).











9 / 4 İlkİlk 123456789 SonSon

Yer İmleri

Gönderme Kuralları

  • You may not post new threads
  • You may not post replies
  • You may not post attachments
  • You may not edit your posts
  •