9 / 3 İlkİlk 123456789 SonSon
162 sonuçtan 41 --- 60 arası gösteriliyor

Konu: Kirk Mevzuda Kirk Hadİs

  1. #41
    M i l i h Salih EREN kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Mon Dec 2006
    Konum
    Fıstık Diyarı
    İletiler
    320








    37- İbni Abbas (r.a.) dan şöyle dediği rivayet olunmuştur : Allah (c.c.), peygamberimizin dili (ile yaptığı açıklama) üzerine (akşam ve sabahtan gayri) namazları hazarda dört, seferde iki; (harp sırasındaki) korku halinde, bir rek'at farz kılmıştır >> (Müslim c. 2, s. 143).







    Açıklama :
    Harp halinde iken kılınacak bir namazda, cemaatin bir kısmı düşman karşısında müdafaa vaziyeti alır. Diğer kısmı imamın arkasında saf tutar. Bir rek'ati imam ile birlikte eda ettikten sonra, onlar düşman karşısına gider Diğerleri gelip imama uyarlar. İmam geri kalan bir rek'ati mesbuk gibi, fatiha ve sureyi okuyarak namazlarını tamamlarlar. Birinci gurup, diğer rek'ati lahık gibi (fatiha ve sure okumadan) kılarlar.








    38- Enes (r.a.) den rivayet edilmiştir : Resulüllah (s.a.v.) Medine'de öğle namazını dört (rek'at) olarak kılmış ; Zül-huleyfe'de ikindi namazını iki (rek'at) olarak eda etmişdi >> (Müslim c. 2, s. 144).







    Açıklama:
    Peygamberimiz (s.a.v.), veda haccına gitmeye karar vermiş ve hareketinden önce Medine-i münevvrede eda etdiği öğle namazını dört rek'at kılmışdı. Daha sonra yolculk başlamış, mikaat mahalli bulunan ve Medineye 7 km. uzaklıktaki Zül-huleyfe mevkine vardıklarında ikindi namazını seferi olarak iki rek'at kılmışdı.
    Sefer mesafesinde (90 km.) olan bir yere, yolculuk yapacak bir kimse, oturduğu şehrin evlerini geride bıraktığı zamandan itibaren dört rek'atli farzları iki rek'at olarak kılmaya başlar. Dönüşte de seferilik ayni yerde son bulur.








  2. #42
    M i l i h Salih EREN kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Mon Dec 2006
    Konum
    Fıstık Diyarı
    İletiler
    320








    Cüm'a namazının cemaatle edası, mülk edinilmiş köle, kadın, çocuk ve hastadan gayri (hür olan ) her müslüman (erkek) üzerine vacip (farz) olan (ilahi) bir haktır>> (Ebu Davud c. 1, s. 280).





    Açıklama :
    Cüm'a namazının bir kimseye vacip olması için, şart vardır. Hür olmak, erkek, mukim, sihatli olmak, gözleri ve ayakları sağlam olmak. Hadis-i şerifde çucuğun cüm'a namazının vücubunda müstesna tutulması, çucuğa hiçbir mükellefiyetin yüklenmemiş olmasındandır.
    Cüm'a namazı, şartları kendisinde toplanan kimse üzerinde Allahın bir hakkıdır. Bu vazifeyi ifa etmeyen bir kimsenin, dünyada kalbi; ahirette ise yüzü karadır.






    40- << Kim üç cum'a (namazı kılma ) yı terk ederse Allah onun kalbi üzerine (kasvet ve nifak damgası ) basar >> (Ebu Davud, c. 1, s. 277).






    Açıklama :
    Kalbi üzerine bu damga vurulan kimsenin, kederi ve ruhl bunalımları eksik olmaz. Kararan kalb, hakikatleri göremez ve hakka yönelmez. Bu feci duruma düşmemek için Cüm 'a namazını asla terk etmemelidir. Ne iş, ne aş ne de maaş endişesi kişiye bu korkunç akıbete cür'et vermemelidir.

  3. #43
    M i l i h Salih EREN kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Mon Dec 2006
    Konum
    Fıstık Diyarı
    İletiler
    320







    DÖRDÜNCÜ KIRK HADİS
    SÜNNET NAMAZLARI HAKKINDA KIRK HADİS




















    1- << Kim bir günde nafile olarak oniki re'at namaz kılarsa, bunlara karşılık olarak, onun için cennetde bir ev yapılır>> (Ebu Davud c. 2, s. 18).







    Açıklama :
    Bu on iki rek'at nafile namaz, farz namazlardan önce veya sonra kılınan sünnet-i müekkedeler olup şunlardır :
    2 >> rek'at sabah namazının sünneti ;
    4 >> öğle namazının ilk sünneti ;
    2 >> öğle namazının son sünneti ;
    2 >> akşam namazının sünneti ve
    2 >> yatsı namazının son sünneti...
    Bunları eda etmekte ebedi hayatın saadetine ulaşmak, cennete girmek müjdelenmektedir.









    2- Aişe (r.a.) nın şöyle dediği rivayet olunmuştur : Resülüllah (s.a.v.) nafilelerden hiç birine, sabah (namazının farzın ) dan önceki iki rek'ate olduğu kadar sıkı bir şekilde devamlı değildi >> (Ebu Davud, c. 2 s. 19).







    Açıklama :
    Farzların önünde ve sonun da bulunan sünnetler arasında en kuvvetlisi, sabah namazının sünneti olup vacip derecesinde müekked bir sünnetdir.








    3- << Sabah namazın (ın farzın) dan sonra, güneş doğasıya kadar (nafile ) namaz (kılma müsadesi) yoktur. İkindi (eda edildik) den sonra, güneş, batasıya kadar, (nafile) namaz kılmaya cevaz) yoktur >> (Ebu Davud c. 2, s. 24; İbni Mace c. 1, s. 395).






    Açıklama :
    Sabah namazı ile ikindi namazının farzından sonra, kerahet vakti girmemiş olsa bile, nafile namaz kılmak mekruhtur. Sabah namazının farzından sonra, güneş doğasıya kadar ; ikindinin farzından sonra güneş sararasıya kadar kaza namazı kılmakda her hangi bir mahzur yoktur.









  4. #44
    M i l i h Salih EREN kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Mon Dec 2006
    Konum
    Fıstık Diyarı
    İletiler
    320







    4- Hazır olanlarınız, gaip olanlarınıza << Sabah (ın farzın) dan sonra (sehiv için yapılan ) iki secdeden başka namaz kılmayınız >> dediğimi) ulaştırsın >> (Ebu Davud c. 2, s. 25).






    5- << Ali (r.a.) den şöyle dediği rivayet edilmiştir : Resulüllah (s.a.v.), sabah ve ikindiden başka her farz namazın peşinden iki rek'at ( nafile) kılardı>> . ( Ebu Davud c. 2, s. 24)








    6- << Kim öğle (nin farzın) dan önce dört rek'at, ondan sonra da dört rek'at (sünnet) i (kılmak suretiyle) korursa (vucudu) ateşe haram olur>>(Ebu Davud c. 2, s. 23; İbni Mace c. 1, s. 367).






    Açıklama :
    Farzdan önce kılınacak dört rek'at öğlenin ilk sünneti, farzdan sonraki dört rek'at ise son sünnetidir. Aslında iki rek'at olan son sünnete iki rk'at daha ilave edip dörde tamamlamak müstehabtır. Bu husustaki büyük müjdeye nail olmak için öğlenin son sünnetini dört rek'at olarak kılmalıdır.








  5. #45
    M i l i h Salih EREN kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Mon Dec 2006
    Konum
    Fıstık Diyarı
    İletiler
    320








    7- Aişe (r.a.) den rivayet edilmiştir : Peygamber (s.a.v.) öğleden önce dört, sabah (namazın) dan önce de iki (rek'at nafile namazıda eda etme ) yi terk etmezdi>> (Ebu Davud c. 2, s. 19).









    8- << Öğleden önce (arada selam veremeksizin kılınacak dört (rek'at nafile namaz) için gök kapıları açılır >> (Ebu Davud c. 2, s. 23).






    Açıklama :
    Öğle namazının dört rek'atlik ilk sünneti için gök kapılarının açılması, bu namazın Allah katında sevimli oluşuna ve onun çabuk kabul olunacağına işarettir. Kul, dünya gailelerinden ve nefsani heveslerden uzaklaşır. Fikir semasındaki kapalı kapıları, ubudiyet anahtarı ile açar ve namaz makamında vecd ile coşarsa, Cenab-ı Hak da rububiyet tecellileriyle gök kapılarını açar.








    9- << İkindi (nin farzın) dan önce dört rek'at (sünnet ) kılanı. Allah (her tehlikeden ) esirgesin >> (Ebu Davud c. 2, s. 23).








  6. #46
    M i l i h Salih EREN kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Mon Dec 2006
    Konum
    Fıstık Diyarı
    İletiler
    320







    10- << Kim geceleyin kalkar ve karısını da uyandırır da beraberce iki rek'at namaz kılarsa Allahı çok zikreden erkekler ve kadınlardan (dır diye ) yazılırlar >> (Ebu Davud c. 2, s. 70).





    Açıklama :
    Allahı çok hatırlayan ve sık sık anan kimse, mana kervanına katılabilmek için, geceleyin kalkıp sessizce zahidler katarına katılmalıdır. Ailesinin de arzusu varsa onu da uyandırmalı, gönül çerağını yandırmalı ve vecd bineği ile rıza diyarına yol almalıdır.






    11- Abdullah b. Amr b. el-As'den (kendisine hitaben) Resulüllah (s.a.v.) in şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir:

    << Ey Abdullah, sen falanın benzeri olmayasın! O, gece (uyanıp) kalkar da gece (ibadetine ) durmayı terk eder.(Müslim c. 3, s. 146).




    Açıklama :
    Gece uykudan kalkıp teheccüd namazı kılmak, sünnetir. İlk rek'atda bir selam verilir. En azi ki, en fazla sekiz rek'at olarak kılınacak bu namazın büyük bir sevabı vardır.








    12- Abdullah b. Ebi Kays Hz. Aişe (r.a.) ın şöyle dediğini rivayet etmiş bulunmaktadır: << Geceleyin kalk (ıp namaz kıl) mayı terk etme. Zira, Allahın Resulü onu terk etmezdi. Hasta veya yorgun olduğu zamanlarda bile oturarak kılardı>>. (Ebu Davud c. 2, s. 32).








  7. #47
    M i l i h Salih EREN kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Mon Dec 2006
    Konum
    Fıstık Diyarı
    İletiler
    320








    13- << Biriniz mescide girdiğinde, oturmadan önce iki rek'at (namaz) eda etsin >> (Buhari c. 1, s. 114 ; Müslim c. 2, s. 155).





    Açıklama :
    Her hangi bir camiye ziyaret veya buna benzer bir sebeble girildğinde, oturmadan önce iki rek'at nafile namaz kılmak müstehabtır. Kılınacak farz namaz ile de bu fazife yerine gelmiş sayılır. Şayet kerahet vakti ise << SÜBHANELLAHİ VEL-HAMDÜ LİLLAHİ VE LA İLAHE İLLALLAHÜ VELLAHÜ EKBER >>demelidir.




    14- << Kim DUHA'nın çifti (iki rekati) ne devam ederse günahı, deniz köpüğü kadar çok ) olsa bile yarlığanır>> (İbn-i Mace c. 1, s. 440).





    Açıklama :
    Kerahet vakti çıktıkdan sonra istiva vaktine kadar en azı iki, en çoğu on iki rek'at olmak üzere kılınan namaza <<DUHA>> namazı adı verilmekte ve müstahab bulunmaktadır. Sekiz rek'at kılınması efdal olup iki rek'atte bir selam verilir.







    15- Resulüllah (s.a.v.), duha namazını dört rek'at kılardı. (Bazan) Allah'ın dilediği kadar artırdığı olurdu>> (Müslim c. 2, s. 157).









  8. #48
    M i l i h Salih EREN kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Mon Dec 2006
    Konum
    Fıstık Diyarı
    İletiler
    320







    16- << Kim Akşam namazından sonra altı rek'at (nafile) namaz kılar ve aralarında (selam verdikçe) kötü bir kelam konuşmaz ise (kıldığı) rek'atler, oniki yıl (lık ibadet sevabın)' a denk olur>> (İbni Mace, c. 1, s. 369).







    17- << Bir kimse abdest alır, abdesti (ni) de güzel yapar, kalbi ve yüzü ile yönelerek iki 'rek'at namaz kılarsa kendisine cennet vacip olur>> (Ebu Davud c. 1, s. 238).





    Açıklama :
    Abdest alan bir kimsenin, uzuvlarının yaşlığı kurumadan önce iki rek'at namaz kılması mendubtur. Bu sağlıklı yaşamanın ve tertemiz bir su ile abdest alama imkanına erişmenin şükrü mahiyetinde bulunan bir namaz olup sevabı çok büyüktür.






    18- << Güneş ve ay, hiçbir kimsenin ölümü için tutulmazlar. Tutulmayı gördüğünüzde kalkıp namaz kılınız>> İbni Mace c. 1, s. 400).






    Açıklama :
    Güneş tutulduğunda, cüm'a namazı kıldırmakla vazifeli bulunan imam, halka en azından iki rek'at namaz kıldırır. Bu namazda ezan ve ikaamet olmadığı gibi, hutbe de irad edilmez. Cüm'a imamı bulunmadığı zaman, halk bu namazı tek başına ve evlerinde kılarlar.
    Ay tutulduğu zaman, iki veya dört rek'at namaz kılınır. Bu namazda cemaat olmak meşru değildir. Halk evlerinde veya camide tek başına namazı eda ederler.








  9. #49
    M i l i h Salih EREN kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Mon Dec 2006
    Konum
    Fıstık Diyarı
    İletiler
    320








    19- Enes b. Malik (r.a.) dan, << Ressulüllah (s.a.v.) yolculuğa çıkacağı vakit nafile (namaz kılmak ) dilediğinde devesi ile kıbleye döner, sonra tekbir getir (erek namaza başlar) dı. Sonra, bineği nereye yönelirse, o tarafa doğru namazını kılardı>> dediği rivayet olunmuştur. (Ebu Davud c. 2, s. 9).






    Açıklama :
    Binek üzerinde namaz kılmak, islami bir ruhsat ve kolaylıktır. Gerek farz, gerekse nafile namazların, bazı kayıd ve şartlara bağlı olarak, hayvan üzerinde kılınması caizdir. Bu şartlar, nafile namazlarda daha az; şer'i müsade de daha geniştir. Fıkıh kitablarımızın müstakil bahisleri içinde incelenen << Binek üzerine namaz>>, yüce dinimizin insan aczini dikkate alıp göstermiş olduğu bir kolaylıktır.






    20- Abdullah b. Ömer (r.a.) nın şöyle dediği rivayet edilmiştir: << Ben Resulüllah (s.a.v.) i merkebinin üzerinde, Hayber tarafına dönmüş olarak namaz kılarken gördüm>> (Ebu Davud c. 2, s. 9).







    21- << Biriniz namaz kılacağı zaman, sütreye karşı namaz kılsın ve ona doğru yaklaşsın >> (Ebu Davud, c. 1, s. 186).






    Açıklama :
    Kırda namaz kılacak olan bir kimse, önünden bir canlının geçmesi ihtimali varsa, en az bir arşın (50cm.) uzunlukda bir çomak diker. Bu mümkin olmadığı zaman çomağı boyuna doğru uzatır. Bir direk arkasında duracak olursa o da sütre vazifesini görür.








  10. #50
    M i l i h Salih EREN kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Mon Dec 2006
    Konum
    Fıstık Diyarı
    İletiler
    320







    22- << Biriniz namaz kılacağı vakit yüzünü (döneceği kıble) tarafına (sütre olmaya elverişli ) bir şey koysun Böyle bir şey olmazsa çomak diksin Bunu da bulamazsa (yanlamasına) bir çizgi çeksin. Bundan sonra, önünden geçecek şey (ler) ona zarar veremez>> (İbni Mace c. 1, s. 303).




    23- << Biriniz, kardeşi namaz kılarken onun önünden geçmekteki şey'i (vebali) şayet bilseydi kırk bu kadar zaman (ayakta) durmak, kendisine bu hareketinden daha hayırlı olurdu>>. Ravi şöyle ifade etmektedir:
    << Kırk yıl mı, kırk ay mı, kırk gün mü (dediğini ) bilemiyorum >> (İbni Mace c. 1, s. 304).








    24- Resulüllah (s.a.v.) . namaza başladığı vakit << SÜBHANEKE LLAHÜMME VE Bİ HAMDİK VE TEBARAKESMÜK VE TEALA CEDDÜK VE LA İLAHE GAYRUK>>(1) okurdu (Ebu Davud,c. 1, S. 206).





    Açıklama :
    Namazda << Sübhaneke>> okumak sünnet olup her namaza başlayışta kıraat edilir. Teravih ile yatsı ve ikindi namazlarının sünnetlerinde. üçüncü rek'ate kalkıldığında da okunması sünnetir. Cenaze namazında, fazla düa matlup olduğu için <<Ve celle senaük>> cümlesi ilave edilir. (1) << Ya Allah, seni (noksan sıfatlardan) tenzih ve hamdiale tesbih ederim. İsmin mübarektir. Büyüklüğün yücedir ve senden gayri hiçbir ilah da yoktur>>.








  11. #51
    M i l i h Salih EREN kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Mon Dec 2006
    Konum
    Fıstık Diyarı
    İletiler
    320








    25- << Biriniz rukua vardığı zaman üç def'a << Sübhane Rabiyel azıym(2) desin Bu (miktar). tesbihin en aşağısıdır. Sadece vakit de, üç def'a Sübhane Rabiyel-ala>>(3) desin. Bu adet, tesbihin en azıdır>> (Ebu Davud c. 1, s. 234).






    Açıklama :
    Tek başına namaz kılan, dilerse bu tesbihleri beş veya yedi def'a söyleyebilir. Tesbihin adedi arttıkça sevabı da artar. İmam olan kimse, cemaatin nefretine sebep olmamak için, üçden fazla tesbih okumamalıdır. Halkın memnun edeceğim diye, üçten az okumak ise tamamen yanlış ve sünnete aykırı bir hareket olur.











    26- İmam, << SEMİALLAHÜ LİMEN HAMİDEH>> dediği zaman, RABBENA LEKE'L- HAMD>> deyiniz. Zira kimin (böyle söyleyişi, meleklerin deyişine tesadüf ederse geçmiş günahlarından bir kısmı yarlığanır (Müslim c. 2, s. 17).




    (2) manası : << Büyük olan Rabbimi tesbih (ve noksan sıfatından tenzih) ederim>>.
    (3) manası : << En yüce olan Rabbimi tesbih (ve noksan sıfatından tenzih)ederim>>.







    27- <<(Resulüllah ) namazda (tehiyyata ) oturduğu zaman, sağ elini sağ oyluğu üzerine kordu.Parmaklarının hepsini toplar, baş parmağın peşinde gelen (şehadet) parmağı ile işaret eder ve sol uyluğu üzerine kordu>>(Ebu Davud c. 1, s. 259).

  12. #52
    M i l i h Salih EREN kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Mon Dec 2006
    Konum
    Fıstık Diyarı
    İletiler
    320







    28- Vail b. Hucr'den şöyle rivayet edilmiştir: << Ben, Peygamber (s.a.v.) i (namaz kılarken ) gördüm. Teşehhüdde (tehiyatı okurken) şehadet kelmesine geldiğinde) baş ve orta parmağını halkalaştırıp şahedet parmağını kaldırdı>>. (İbni Mace c. 1, s. 295).






    29- Ebu hüreyre (r.a.) dan; Resulüllah (s.a.v.) sabah namazının sünnetinde (ilk rek'atde) Kafirun suresini ve (ikinci rek'atde ise ) İHLAS suresini oku (r) du >> (Ebu Davud c. 2, s. 19; Mace c. 1, s. 963)







    30- << Namaza, üzerinizde bir vakar ile gelin. Yetiştiğinizi kılın, geçirdiğinizi kaza edin>> (Ebu Davud, c. 1, s. 156).








    Açıklama :
    Gerek camiye gelirken, gerekse ruküa varmış bulunan imama yetişmek için koşmak, vakarı ihlal etmek olur. Koşmak yerine, camiye ereken gitmeyi tercih etmelidir.








  13. #53
    M i l i h Salih EREN kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Mon Dec 2006
    Konum
    Fıstık Diyarı
    İletiler
    320







    31- <<Namaz (için) ikaamet olunduğu zaman, ona koşarak varmayın, yürüyerek gelin, Zira sizin üzerinize vakar (ile hareket etmek) lazımdır. Yetiştiğinizi kılın, geçirdiğinizi tamamlayınız>> (Müslim, c. 2,s. 100).






    32- << (Namaz kılacak olanlar ), üç kişi oldukları zaman, (içlerinden) biri onlara imam olsun. Onların imamlığa en fazla hak sahibi olanı,kıraetce en ileride bulunanıdır>> (Müslim c. 2, s. 133).




    Açıklama :
    Namaz kılmak için toplanan cemaat içinde vazifeli bir imam veya ev sahibi bulunuyorsa namazı kıldırmak onların hakkıdır. Bunlar bulnmadığı zaman, Kur'anı en düzgün okuyan, imamlık yapmada öncelik hakkına sahip olur.






    33- << Cemaat namazı, tek başına kılınan namazdan yirmi yedi derece üstündür>> (Müslim c. 2, s. 122).






    Açıklama :
    Cemaat, rahmete ve berekte sebebtir. Toplulukla yapılan ibadetin feyzi, tek başına kılınacak namazdan daha fazla olduğu gibi sevabı da yirmi yedi derce katlanarak verilir. Ağaçlık yerlere nasıl fazla yağmur inerse, ibadetin cemaatle yapılması halinde Cenabı Hakkın ihsanı da kat kat artar.









  14. #54
    M i l i h Salih EREN kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Mon Dec 2006
    Konum
    Fıstık Diyarı
    İletiler
    320







    34- << Kim yatsı namazını cemmatle kılarsa, sanki gecenin yarısını (ibadet için) ayakta durmuş gibidir. Kim de sabah namazını cemmatle kılarsa sanki gecenin tamamında namaz kılmış gibidir>> (Müslim c. 2, s. 125).





    Açıklama :
    Bu hadis-i şeif, namazı cemaatle eda etmenin sevabının büyüklüğünü açığa koymaktadır. Cemaata devam, şer'i hükümlere bağlılıktan ileri gelir. Geceyi ibadet ile geçirme arzusu, kişinin vicdanında duyduğu bir histir. Bu sebeble yatsıyı cemaatle kılmak, gece yarısına kadar ibadet etmeye; sabah namazını cemaatle kılmak ise, gecenin tamamını namaz kılmaya müsevi sayılmıştır.








    35- << Namaz için ikaamet olunduğu zaman, (farz olarak) yazılmış (namaz) dan başka bir namaz (kılmak) yoktur>> (İbni Mace c. 1, s. 364; Ebu Davud c. 2, s. 22).








    Açıklama :
    İkaamet olunduğu sırada camiye giren kimse durumu gözden geçirir. Şayet o farz, sabah namazı ise, önce sünneti kılıp sonra imama uymak gerekir. Öğle namazı ise, evvala imama uyup farzı kılmalı, daha sonra sünneti kaza etmelidir. İkindi ve yatsı namazları ise, hemen imama uyulur. ikindinin farzından sonra sünnet kılmak mekruh olduğu için ikindinin sünnetine kaza gerekmez. Fakat yatsı namazında böyle bir engel bulunmadığı için dilerse sünneti farzdan sonra kaza edebilir. Gayri müekked bir sünnet olması itibariyle kaza etmesi de Ancak kaza evladır.






    36- << Biriniz halka imam olduğunda (namazı uzatmayıp) hafif tutsun. Çünkü, onlar arasında küçük (çocuk), yaşlı kimse, zayıf (bünyeli) ve hasta olan vardır. Tek başına kıldığı zaman dilediği gibi kılsın>> (Müslim c. 2, s. 43).





    Açıklama :
    Cemaatle kılınan namazlarda, imam, ruku ve secde tesbihlerini üçden fazla; namazın kıraetini sünnet miktarından ziyade uzatmamalıdır. Fazla sevap arzusundan ziyade, halkın nefretine sebep olmamaya dikkat etmelidir.

  15. #55
    M i l i h Salih EREN kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Mon Dec 2006
    Konum
    Fıstık Diyarı
    İletiler
    320







    37- << Saflarınızı düzeltiniz. Zira safların düzgünlüğü, namazın tamam olmasındandır>> (Müslim c. 2, s. 30)





    Açıklama :
    Safların teşkilinde dikkat edilecek hususların başında, ayak parmaklarının ucundan değil, topuklardan ve dirseklerden hizaya gelmek gerekir.İkinci bir husus da aralarda boşluk bırakmamalı, saflar bir kal' e duvarı gibi muhkem olmalıdır. Ön safta boş yer varken ikinci, üçüncü saflara başlamak, bu husustaki fıkhi hukmü iyi bilmemekten ileri gelir. Resul-i Ekrem efendimiz bir gün ashabına hitaben şöyle buyurmuşdu :

    << Meleklerin Rableri katında saf teşkil etmeleri gibi saf tutmaz mısınız?>> Ashap :
    << Ey Allahın Resulü, melekler Rableri katında nasıl saf teşkil ederler?>> diye sordular. Resulüllah (s.a.v.) :
    << Onlar, önceki safları tamamlarlar ve safda sık (ve düzgün) dururlar>> cevabını verdi.






    38- Allaha andolsun ki, ya siz saflarınızı doğrultursunuz, yahut da Allah kalblerinizin arasına aykırılık (ve sağukluk ) verir>> (Ebu Davud c. 1, s. 178).



    39- << İmamı ortaya alınız, (saflardaki) boşlukları doldurunuz>> (Ebu Davud c. 1, s. 182).






    40- Safları dik (ve düz ) tutunuz. Çünkü safların düzgünlüğü namazın güzel (eda ) olunmasındandır>> (Feyz'ül- kadir, c. 2, s. 76).








  16. #56
    M i l i h Salih EREN kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Mon Dec 2006
    Konum
    Fıstık Diyarı
    İletiler
    320







    BEŞİNCİ KIRK HADİS
    RAMAZAN VE ORU&#199;







    RAMAZAN VE ORU&#199; İLE İLGİLİ AYET'İ KERİMELER




    << Ey iman edenler, sizden evvelki (&#252;mmet) lere yazıldığı gibi sizin &#252;zerinize de oru&#231; yazıldı (farz edildi). Taki korunasınız>> S&#252;re-i Bakara 183





    << (O sayılı g&#252;nler ) Ramazan ayı (dır) ki Kur'an onda (ki kadir gecesinde levh-i muhfuzdan semai d&#252;nyaya) indirilmiştir >> >> >> 185







    << Oru&#231; (g&#252;nlerinizin ) gecelerinde kadınlarınıza yaklaşmak size helal edildi. Onlar sizin i&#231;in, sizde onlar i&#231;in birer libassınız...>> >> 187.





    RAMAZAN VE ORU&#199; HAKKINDA KIRK HADİS




    1- << (Ramazan) hilali (ni ) g&#246;rerek oru&#231; tutun. (Şevval ) hilali (ni g&#246;rd&#252;ğ&#252;n&#252;zde iftar edin. Şayet ay, (bulut veya sis ile) &#246;rt&#252;lm&#252;ş bulunursa otusuzu sayınız >> (M&#252;slim c. 3, s. 124).



    A&#231;ıklama :
    Ramazan-i şerif, hilalin g&#246;r&#252;lmesiyle sabit olur. Şa'ban ayının yirmi dokuzuncu g&#252;n&#252;, m&#252;sl&#252;manların hilali g&#246;zetmesi vacibtir. Şayet Ramazan hilalini g&#246;recek olursa ertesi g&#252;n&#252; oru&#231; tutmaya başlarlar. Havada sis veya bulut olursa şaban ayını otuza tamamlamak gerekir.




    2- << Bir veya iki g&#252;n&#252;n orucu ile Ramazan karşılamayınız. Ancak bir adamın tutmayı (adet) edindiği bir oru&#231; (bu g&#252;nlere tesad&#252;f ederse varsın ) tutsun (M&#252;slim c. 3, s. 125).





    A&#231;ıklama :
    Bİr m&#252;'min mesela, hafta'nın pazartesi veya perşembe g&#252;nlerinde oru&#231; tutmayı itiyad haline getirse, bu g&#252;n Ramazan arafesine veya bir g&#252;n &#246;ncesine tesad&#252;f etse onu tutmasında mahzur. yoktur. Yasak olan, bir veya iki g&#252;n &#246;nceden Ramazan ayını kaşılamaktır.

  17. #57
    M i l i h Salih EREN kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Mon Dec 2006
    Konum
    Fıstık Diyarı
    İletiler
    320








    3- << Ramazan (ayı) geldiği zaman cennet kapıları açılır, ateş (-icehennemin) kapıları kapanır ve şeytanlar sıkıca bağlanır>> (et-Tergib vetterhib,c. 2,s. 97).






    Açıklama :
    Bu mübarek ay geldiğinde, insanların cennete girmesini hazırlayan sebebler çoğalır. Cehennemle ilgili felaketle azalır. Mü'minleri saran ubudiyet feyzi, o derceye ulaşır ki şeytanlar zincire vurulmuşcasına mü'minlere zarar veremiyecek hale gelir.





    4- << Kim (farz olduğuna) inanarak ve (Cenab-ı Haktan) sevab umarak Ramazanda oruç tutarsa geçmiş günahları yarlıganır>> (İbni Mace c. 1, s. 526).









    5- << (Allah yolunda) harp ediniz, ganimete ulaşırsınız. Oruç tutunuz, sıhhat bulursunuz. Sefere çıkınız. zengin olursunuz. (et- Tergib ve't-Terhib c. 2, s. 83).







    6- << Oruç, günaha karşı) bir kalkan; ateşden (koruyan) sağlam bir kale'dir>> (et-Tergib ve't-Terhib. c. 2, s. 3).











  18. #58
    M i l i h Salih EREN kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Mon Dec 2006
    Konum
    Fıstık Diyarı
    İletiler
    320






    7- << Oruç, birinizin savaştan (kendini korumya çalıştığı) kalkan, gibi bir kalkandır>> İbni Mace c. 1, s. 525).










    8- << Her şey'in bir zekatı (arıtılması) vardır. Vücudun temizliği de aroç (ile olmakta) dır. Oruç sabrın yarısıdır >> (et- Tergib ve't- Terhib c. 2, s. 85).








    9- << Kim Allah yolunda (yürümüş olmak için) bir gün oruç tutarsa. Allah da bu güne karşılık onu ateş-i cehennem) den yetmiş yıl uzaklaştırır>> (et-Tergib ve't- Terhib c. 2 s. 88).








    10- Ne kadar oruç tutan vardır ki, orucundan kendisi için açlıktan başka (temin edeceği bir fayda) sı yoktur. (İbadet için) ne kadar ayakta duran (lar) vardır ki, ayakta kalmasından kendisi için uykusuzluktan başka bir faydası yoktur>> (İbni Mace c. 1, s. 539).

  19. #59
    M i l i h Salih EREN kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Mon Dec 2006
    Konum
    Fıstık Diyarı
    İletiler
    320
    11- << Kim yalanı ve yalanla iş (&#231;evirmey) i terk etmez ise onun yeme ve i&#231;mesini terk etmesine Allahın bir ihtiyacı yoktur>> (Buhari c. 2, s. 228).







    A&#231;ıklama :
    M&#252;'min oruc tuttuğu zaman yalnız midesiyle değil v&#252;cudunun her uzvu ile islami h&#252;k&#252;mlere uygun hareket etmelidir. G&#246;z, harama bakmaktan; dil, yalan ve benzeri s&#246;zlerden; el, mal ve cana zarar vermekten uzak bulunmalıdır. İslam dinine aykırı davranış i&#231;inde olanın orucu kendisine bir fayda te'min etmez.







    12- << Oruclu iken kimseyle s&#246;v&#252;şme. Eğer biri sana s&#246;verse, << Ben orucluyum>> de ve ayakta isen oturuver>> (er-Tegib ve't- Tehib c. 2, s. 148).






    13- << Cennetde (Reyyan) denilen bir kapı vardır. Kıyamet g&#252;n&#252; oradan ancak oruclular girecektir. Onlardan başka bir tek kimse bile, onlarla birlikde (bu kapıdan) giremeyecektir. << Oru&#231;lular nerede!>> diye seslenilir. Sonuncuları da girdiği vakit (kapı) kapatılır. Artık buradan (başkaca bir kimse giremez>> (Buhari c. 2, s. 226) .






    A&#231;ıklama .
    Orucun bedeni ibadetler arasında m&#252;stesna bir yeri olduğu gibi, cennete gidecek oldukları kapıda bile bir imtiyaza sahip olacaklardır. Onlar d&#252;nyada susuzlukla yanmış oldukları i&#231;in, cennetde (Tesnim) &#231;eşmesinden kanmış olacaklardır. Bu sebeple, cennete gidecekleri kapının adı bile (Kanmışların kapısı) diye isimlendirilmektedir.

  20. #60
    M i l i h Salih EREN kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Mon Dec 2006
    Konum
    Fıstık Diyarı
    İletiler
    320








    14- İbni Abbas (r.a.) dan rivayet olunmuştur:
    ( Yolculukta aroç tutanı da iftar edeni de ayıplama. Resulüllah (s.a.v.)
    seferde iken oruç tuttu (ğu gibi) iftar da etmiştir.9 (Müslim c. 3, s. 141)






    Açıklama :
    Takriben, 90 km. mesafedeki bir yere yolculuk yapacak bir mü'minin iftar etmesine dinimizce ruhsat verilmiştir. Yolculuğun insana vereceği çeşitli yorgunluk ve üzüntüleri dikkate alan dinimiz, bu müsadeyi vermiş bulunmaktadır. Ancak, gücü yeten bir kimsenin seferde oruç tutmasının daha hayırlı olduğu Kur'an-i kerimin beyanı ile sabitdir. Savaş halinde yolculuk yapan bir askerin kendisinden beklenen hizmeti tam yapabilmesi için oruç tutması evla olur. Bir sonraki hadis-i şerif de bu manayı kuvvetlendirmektedir.







    15- Seferde ( kendinizi zorlayarak ) oruç tutmanız bir (- u takva) değildir.) (Müslim c. 3 s. 142)
    Resulüllah (s.a.v.) efendimiz, bir yolculuk sırasında, arkadaşlarının üzerine gölge yaptığı bir kimse gördü ve etrafındakilere :
    ( Buna ne oldu?) buyurdu. Onlar:
    ( Oruçludur) cevabını verdiler. Efendimiz bunun üzerine; ; bu hadis-i şerifi irad buyurdular.










9 / 3 İlkİlk 123456789 SonSon

Yer İmleri

Gönderme Kuralları

  • You may not post new threads
  • You may not post replies
  • You may not post attachments
  • You may not edit your posts
  •