9 / 2 İlkİlk 123456789 SonSon
162 sonuçtan 21 --- 40 arası gösteriliyor

Konu: Kirk Mevzuda Kirk Hadİs

  1. #21
    M i l i h Salih EREN kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Mon Dec 2006
    Konum
    Fıstık Diyarı
    İletiler
    320






    17- << RESULÜLLAH (S.A.V.), akar suya işemeyi yasakladı>> (et- Tergib c. 1, s. 136).





    Açıklama :
    Akar sular, halkın umumunun istifade edeceği müşterek şeylerdendir.
    Yerine göre, abdest ve saire gibi temizliğini yapacak, gerektiğinde onu yeme ve içme gibi işlerde kullanacaktır.Bu itibarla, inanların sağlığını tehdid ve ibadetlerini ifsad edecek bu gibi hareketten her mü'min sakınmalıdır.



    18- << Bir adam Peygamber (s.a.v.) e süal açıp şöyle dedi: Ey Allahın Resulü, bir deniz (vesaitin)e biniyor ve kendimizle birlikte az (miktarda) su yüklüyoruz. Şayet su ile abdest alacak olsak, susuzluk çekiyoruz. Denizin suyu ile abdest alabilir miyiz?>> Resulüllah (s.a.v.):
    << Onun (denizin) suyu, temiz (lik yapmaya elverişli, balığının) ölüsü ise halaldır>> buyurdu. (Ebu Davud c. 1, s. 21).





    Açıklama .
    Suyun içindeki bir balık, sebebsiz yere ölüp de suyun üzerine çıkacak olsa yenilemez. Fakat, suyun çekilmesi suretiyle ölen, veya kuşun gagası ile vurması, yahud buzların arasında sıkışıp kalması sebebiyle ölen bir balık yenilebilir.





    19- << Biriniz abdestini bozunca, abdest alıncaya kadar, hiçbir namazı kabul olunmaz>> (Müslim c.1, s. 141).








  2. #22
    M i l i h Salih EREN kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Mon Dec 2006
    Konum
    Fıstık Diyarı
    İletiler
    320





    20- << Temizlik (abdest) olmadan hiçbir namaz ; hiyanetle kazanılan (mal) dan (verilecek) hiçbir sadaka kabul olunmaz>> ( Müslim c. 1, s. 140).



    Açıklama :
    Abdest, ibadetin anahtarıdır. Bu olmadan ilahi huzura girilmez. Haram maldan yapılacak her hangi bir işle rıza-i ilahiye erilemez.





    21- <<Benim ümmetim, kıyamet günü, abdestin (yüzlerinde bıraktığı) izden dolayı yüzleri ak (el ve ayakları pak) ve çekili olarak geleceklerdir.
    Sizden kim ak (ve pak) lığını uzatmaya güc yetirirse onu işlesin>> ( Müslim, c. 1, s. 149).





    Açıklama :
    Namaz kılan insanlar, isyan olan işlerden el ve ayaklarını çektikleri, yüzünü Hakk'a çevirdikleri için, aldıkları abdest karanlıkta fosforun parladığı gibi kıyamet günü zıyalar saçacaktır.





    22- << Kim güzelce bir abdest alırsa, tırnaklarının altına varıncaya kadar, cesedin (in her yerin) den hataları çıkar (gider)>> Müslim, c. 1, s. 149).







  3. #23
    M i l i h Salih EREN kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Mon Dec 2006
    Konum
    Fıstık Diyarı
    İletiler
    320









    23- (Müslüman olan) bir adam, güzelce abdest alıp sonra (farz bir) namazı kılmayadursun. Onamaz ile onun peşinden gelecek namaz arasında (vaki olacak hatası) yarlığanır>> (Müslim, c. 1, s. 142).




    24- << Müslüman bir kimse, (farz olarak) yazılmış, (kılınmaya) hazır bir namazı, abdestini güzelce alıp, huşunu ve rukuunu yapmayadursun, büyük bir günah getirmediği müdetce önceki günahlara ille kefaret olur. Bu, her vakit böyledir>>(Müslim c. 1, s. 142).





    25- Ömer b. el- Hattab (r.a.) den rivayet olunmuştur: Bir adam abdest almış, ayağının üzerinde tırnak kadar (kuru ) bir yer bırakmışdı. Peygamber (s.a.v.) bunu görünce şöyle buyurdu :
    << Dön, abdestini güzelce al>>. O kimse geri döndü (ve abdestini tamamladı ) sonra namaz kıldı (Müslim c. 1, s. 148).






    Açıklama :
    Yıkanması emredilen abdest uzuvlarıdan birinde, iğne yurdusu kadar kuru bir yer kalması halinde namaz kılmak caiz olmaz. Bunun farkına varıldığında kuru kalan yer ıslatılarak abdesti tamamlamak gerekir.

  4. #24
    M i l i h Salih EREN kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Mon Dec 2006
    Konum
    Fıstık Diyarı
    İletiler
    320






    26- Peygamber (s.a.v.) iki topuğunu (abdest alırken iyi ) yıkamayan bir adam gördü de şöyle buyurdu :
    << ( Kuru kalmış ) topukların ateşten vay haline!>> (Müslim c. 1, s. 148).



    Açıklama :
    Bu hadis-i şerif, çıplak ayağın meshedilebileceği iddasında bulunan şianın aleyhine bir hucetdir.





    27- << Kim abdest alırsa burnuna su çeksin. Kim de taşla istinca ederse (onu) tek yapsın>> (Buhari, c. 1, s. 48)



    Açıklama :
    Abdeste buruna su çekmek, sünnet; istincada taşın tek olması da müstehabtır.





    28- << Ümmetime meşakkat vermeyeceğimi bilseydim, kendilerini her namazda misvak ( kullanmak) la emrederdim>> (Ebu Davud c. 1, s. 12).






    Açıklama :
    Misvak; diş aralarındaki yemek artıklarının arınmasına, dişlerin parlak ve temiz durmasına, ağız kokusunun giderilmesine ve misvak kullanarak alınan abdest ile kılınacak namazdan büyük bir sevaba nail olmaya vesiledir.
    Misvakin elyafı, diş etelerini tahriş etmez. İçindeki kimyevi hassalar ağız kokusunu giderir.







  5. #25
    M i l i h Salih EREN kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Mon Dec 2006
    Konum
    Fıstık Diyarı
    İletiler
    320






    29- Müstevrid b. Şeddad şöyle rivayet etmişdir: Ben Resullüllah (s.a.v.) i abdest alırken gördüm. Ayak parmaklarının arasını, küçük parmağı ile oğuşturudu. (Ebu Davud c. 1, s. 37).







    30- << (Resulüllah), evine girdiğinde önce misvak kullanırdı>> (müs. c. 1, s. 152).





    31- Huzeyfe (r.a.) den şöyle rivayet edilmiştir: Resulüllah (s.a.v.) tehecüd ( namazı kılmak ) için kalktığında, ağzını misvakla arıtır (ve yıkar) dı>> (Müslim c. 1, s. 152)





    32- Ali (r.a) den şöyle rivayet edilmiştir:
    << Şayet din (i hükümler ) rey ve kanaatle (yapılacak olsaydı, mestin altı (nı mesih ) üstünden evla olurdu. Ben, Resulüllah (s.a.v.) i mestin mestin üstünü meshederken gördüm>> (Ebu Davud c. 1, s. 42).





    Açıklama :
    Şer'i mes'elelerde hükmün dayanağı, ayet'i kerime ve hadis-i şeriflerdir.
    Akıl bunları anlamakda yardımcı bir aletdir. Fakat hüküm vaz edecek bir ehliyete sahip değildir. Akıl, bilgi edinmekte faydalı bir vasıtadır. Fakat her şey'i bilen bir alet de değildir.





  6. #26
    M i l i h Salih EREN kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Mon Dec 2006
    Konum
    Fıstık Diyarı
    İletiler
    320
    33- << Muhakkak her kılın dibinde ayrı bir cenabetlik vardır. Bu sebeble, kılları yıkayın, deriyi de temizleyin>> (Ebu Davud C. 1, S. 65).





    A&#231;ıklama :
    C&#252;n&#252;b olan bir, kimse, gs&#252;l yaparken, v&#252;cudunun her tarafını oğuşturmalıdır. Kılların dibine suyun ulaşması ve deride kuru yer kalmaması i&#231;in &#231;ok dikkat g&#246;stermelidir.

  7. #27
    M i l i h Salih EREN kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Mon Dec 2006
    Konum
    Fıstık Diyarı
    İletiler
    320






    34- << Biriniz cüm 'a (namazını kılma) ya geleceği zaman (sünnetime uyarak ) boy abdesti alsın>> (Ebu Davud c. 1, s. 94).



    Açıklama :
    Cüm'a namazında, halk toplu halde bulunduğu için, elbisenin en temizini giymeli, güzel kokular sürülmeli ve kokar bir vaziyette gidip cemaatin nefretine sebeb olmamalıdir. Cüm'a günü boy abdesti almak, vacib derecesinde kuvvetli bir sünnetdir. Bayram namazına giderken, arafatta vakfe yapılacağında ve Mekke-i Mükerremeye gireceğinde abdest almak da sünnetdir.





    35- Hz. Aişe (r.a.) dan rivayet olunmuşdur: Ben Resulüllah (s.a.v.) in elbisesinden cenabet (liğin sebebi bulunan meniy) i yıkardımda O, elbisesi ıslak iken namaz kılma (k üzere dışarı) ya çıkardı>> (Buhari c. 1, s. 63).





    Açıklama :
    Hanefi mezhebinde meni necis sayılmıştır. Hz. Aişenin rivayet ettiği bu hadis-i şerif, Hanefi imamlarının dayanağı bulunmaktadır. Şayet mü'minlerin annesinin meninin necis olduğuna dair bir duygusu olmasaydı. Resülüllahın elbisesini yıkama lüzumunu duymazdı.







  8. #28
    M i l i h Salih EREN kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Mon Dec 2006
    Konum
    Fıstık Diyarı
    İletiler
    320
    36- << Hz. Aişe (r.a.) dan şöyle dediği rivayet edilmiştir: << Ben ve Resulüllah, FERAK denilen (ve ölçü olarak kulanılan) bir kabtan beraberce guslederdik.>> (Buhari c. 1, s. 68).





    Açıklama :
    Ferak, Peygamber efendimizin asrında kullanılan bir hacim ölçüsüdür. Takriben 9 kilo civarındadır.
    Bu hadis-i şerifden, bir erkeğin hanımı ile birlikte ayni kabtan su alarak gusletmelerinin caiz olacağı anlaşılmaktadır. Diğer bir husus da ferak miktarı bir su ile iki kişinin gusledebileceği cevazı açığa çıkmaktadır.




    37- Ömer b. el- Hattab (r.a.), Resulüllah (s.av.) e << Birimiz, cünüb olduğu halde yat (ıp uyuy) abilir mi?>> diye sormuştur. Allahın Resulü :
    << Evet, biriniz abdest aldığı takdirde, cünüb iken uzan (ıp yatmasında bir mahzur olmadığını bil ) sin>> (Buhari, c. 1, s. 75).






    Açıklama :
    Cünüb olarak uyumak isteyen kimsenin alacağı abdest sünnetdir.






    38- Aişe (r.a.) nın şöyle dediği rivayet edilmiştir : Peygamber (efendimiz cünüb iken) bir şey yemek veya uyumak dilerse abdest alırdı. (Ebu Davud c. 1, s. 75).





    Açıklama :
    Cünüb olan bir kimsenin, elini ve ağzını yıkamdan bir şey yiyip içmesi mekruhtur. Zira elin kirli olması ihtimali vardır. Bilhassa, ağız yıkanmadan içilen su, mai müstamel durumunda bulunduğu için mekruh sayılmıştır.




    39- Huzeyfe (r.a.) den rivayet edilmiştir : Peygamber (s.a.v.) ona (Hz. Huzeyfeye) raslamış ve (musafaha yapmak için) uzanmıştı. Huzeyfe (r.a.) şöyle dedi:
    << Ben cünüb bulunuyorum>> Resul-i Ekrem :
    << Müslüman, (cünüb olsa bile ) murdar olmaz>> buyurdu. (Ebu Davud c. 1, s. 59).




    40- Hz. Ali (r.a.) den rivayet edilmiştir.: Ben, çok mezi gören bir kimse idim. Peygamber (s.a.v.) in kızının nikahlısı ) makamında bulunduğum için, kendisine bu hususu sormaya utanıyordum. Mikdad b. Esved'e ( bu mevzuu Resulüllahdan) sormasını emrettim. O sorduğunda Resul-i Ekrem :
    << Tenasül uzvunu yıkar ve (sadece) abdest alır>> buyurdu. (Müslim c. 1, s. 69).





    Açıklama :
    Şehvani bir arzu ve his neticesinde insandan gelen, meniden ayrı larak görülen şeffaf ve yapışkan sıvıya <<Meziy>> adı verilir. Bu Mayi, guslü gerektirmez. Fakat abdesti icab ettirir.











  9. #29
    M i l i h Salih EREN kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Mon Dec 2006
    Konum
    Fıstık Diyarı
    İletiler
    320
    ÜÇÜNCÜ KIRK HADİS
    NAMAZIN EHEMMİYETİ


    NAMAZ İLE İLGİLİ AYET-İ KERİMELER







    << Artık namazı bitirdiğimiz vakit ayakta iken, otururken ve yanlarınız üzerindeyken Allahı anın. Sükun ve emniyet haaline geldiğiniz vakit ise namazı dosdoğru kılın. Çünkü namaz, mü'minler üzerine vakıtları belli bir farz olmuştur>>






    << Dosdoğru namaz kılın, zekat verin, ruku eden (mü'min) lerle birlikde rukü edin (cemaate devam edin).






    << Namazlara ve (hususiyle) orta namaza (vakıtlarında, rukünleri ve şartları ile ) devam edin. Allahın (divanına) tam huşu' ve taatle durun>>(3).





    <<Gündüzün iki tarafında, gecenin de yakın saatlerinde dosdoğru namaz kıl, Çünkü güzellikler kötülükleri (günahları ) giderir. Bu, iyi düşünenlere bir öğüttür>> Hud, 114.



    <<İman eden kullarıma de ki: Namaz (lar) ınızı dosdoğru kılın, ne bir alış veriş, ne de bir dostluk (cari ve nafiz) olmayan bir gün gelmezden evvel rızk olarak size verdiğimiz şeylerden gizli ve aşikar infak edin>> (İbrahim,31)






    <<Ehline (ve ümmetine) namazı emret. Kendin de ona sebat ile devam eyle>> Taa ha, 132.






    << (Öyle adamlar vardır ki onları ne bir ticaret, ne bir alış veriş Allahı zikretmeden, dosdoğru namaz kılmakdan, zekatı vermekten alıkoymaz. Onlar kalblerin ve gözlerin (dehşete döneceği günden korkarlar>> Nur, 37.






    << Sana vahyedilen kitabı oku. Namazı da dosdoğru kıl (ve kıldır). Çünkü namaz, edebsizlikten ve akıl ve şeriata uymayan her şeyden alıkoyar. Allahı zikretmek elbetde en büyük (ibadet) dir. Ne yaparsanız Allah bilir>>






    << Oğulcağızım namazı dosdoğru kıl...>> Lokman, 17.






    << Ey iman edenler, Cüm'a günü namaz için çağrıldığı (nız) zaman hemen Allahı zikretmeye gidin. Alış verişi bırakın. Bu, bilirseniz, sizin için hayırlıdır>> Cümüa, 9.







    NAMAZ İLE İLGİLİ KIRK HADİS




    1- << Kim ( beş vakit) namazınızı kılar, kıblemize yönelir ve kestiğimizi yerse o kimse, Allahın ve Resulünün emanını hakeden bir müslümandır.Artık (böyle davranan) bu kimseye karşı Allahın (ve Resulünün) ahd ve emanetine hıyanet etmeyiniz>>. (Buhari c.1, s. 102).





    Açıklama:

    Bir kimsenin müslümanlar safına girebilmesi ve ehl-i kıbleden sayılması için kıbleye yönelip namazını eda etmesi; beşeri münasebetler yönünden islam camiasından sayılması için de kestiğimizi yemesi lazımdır.

  10. #30
    M i l i h Salih EREN kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Mon Dec 2006
    Konum
    Fıstık Diyarı
    İletiler
    320








    2- << Hakikat namazın terki, bir adamla şirk ve küfrün arasında (bulunan ilahi seddin yıkılması ) dır. Müslim c. 1, s. 62).





    Açıklama :
    Namaz, insanla günah arasında manevi bir sed'tir. O, aradan kaldırılırsa kişinin şirk ve küfre bulaşma ve yanaşma tehlikesi başlar. Namazdan uzaklaşan insanların oruca tahammülleri, mallarının kırkta birini fakirlere vermeleri zor gelir. Hele hac yolculuğunu ve masrafını hiç göze alamaz. İslam bünyanın birbiri peşine yıkılması, islamın şartlarında bulunan ibadetlerin terk edilmesi, bir kimseyi şirk ve küfrün sath-ı mailine iter. Bir ayak kayması veya dil sürçmesi halinde gözünü küfür bataklığında açar. Heyhat ki o zaman durum çok tehlikeli ve kurtuluş pek zor olur.






    3- << Şayet birinizin kapısı önünde bir nehir (akıyor) olsa, o kimse her gün beş defa onun içinde yıkansa, kirinden hiçbir şey kalır mı? Ne görüştesiniz?>> Ashap :
    << Hayır, kirden hiç bir şey kalmaz>> dediler. Resul-i Ekrem :
    << Beş vakit namazın benzeri bu (akar su) dur. Allah (c.c.) onlar (ın nuru) ile hataları mahv (-ü afv) eder>> ( Müslim c. 2, s. 132).





    Açıklama :
    Beş vakit namaz, billurlaşmış nur nehiridir. İçteki inanç, kalbi ; kılınan namaz da kalıbı arıtır. Temizlenmiş hale gelen bir mü'min, ibadetlerine devam etdikce cismi pırlanta gibi olur ve aldığı nuru yansıtır. Ruhu ise ilahi aşk buhurlarından yükselen rayiha-i tayyibe ile gaşyolur. Bu ali derceye ulaşan bir mü'min en büyük hazzı namazda duyar. Namaz kılan kimsenin ayakları arzda; ruhundan yükselen nurun ucu da arş'tadır. O, namazda mi'racın esrarına ve huzuru ilahide Cenab-ı Hak ile konuşma ezvakına ulaşır. Rabbim, bizi bu sırlardan haberdar edip, bu zevka nail kılıver.






  11. #31
    M i l i h Salih EREN kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Mon Dec 2006
    Konum
    Fıstık Diyarı
    İletiler
    320







    4- << Beş vakit namaz, (gelecek) cüm'aya kadar Cüm'a (namazı), büyük günaha karışmadıkça. namaz aralarındaki (cürüm) ler için keffarettir>> (Müslim c. 1, s. 144).




    Açıklama:
    Namazın insanı günahlardan alıkoyacağı, Kur' ani Kerimin beyanı ile sabit olup, (1). bir takım hataların bağişlanmasına vesile teşkil edeceği de efendimiz tarafından açıklanmıştır. Ancak, namazı ihlas ile kılıp iktibas ettiği feyizle büyük günahlardan el çekmek de şarttır.




    5- << Güneş doğmazdan önce sabah) namaz (ını), güneş batmadan önce ikindi namaz ( ını) eda eden kimse ateş (i cehennem) e girmez>> (Müslim c. 2 s. 114).



    Açıklama :
    Bu hadis-i şerif, beş vakit namaz arasında sabah ve ikindi namazlarının ehemmiyetini aksettirmektedir. Yıldırma karşı siper saaika (paratoner), ne kadar lüzumlu ise cehennem ateşine karşı sabah ve ikindi namazı da o kadar mühimdir.





    6- << Kim ikindi (namazı ) nı geçirirse sanki ehlini ve malını kaybetmiş gibi (ziyanda) dır>> (Müslim c. 2, s. 111).





    Açıklama :
    Namazın ihmali, ahiret hayatında büyük bir zarara sebebtir. İkindi namazını terk etmekten doğacak ahiret hayatının zararına, kıyas noktası olmak üzere, aile ferdlerini kaybetmiş ve serveti elinden çıkmış bir kimsenin ziyanı gösterilmektedir.Bir vakit namazın zararı bu kadar büyük olursa tamamının ne kadar yüksek olacağını düşünmek gerekir.








  12. #32
    M i l i h Salih EREN kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Mon Dec 2006
    Konum
    Fıstık Diyarı
    İletiler
    320






    7- << Biriniz, namaz onu (başka işle uğraşmaktan ) alıkoyduğu müddetce, namaz içinde (gibi) dir. Zira onu, ehl (- i beyti) nin yanına dönmekten ancak namaz alıkoymuştur>> Müslim c. 1, s. 129).




    Açıklama :
    Namaz ve onunla ilgili olan işler, sahibi için devamlı namaz kılma ecrine nail kılar. Camiye gidiş ve dönüş, namaz vaktini camide bekleyiş ve namazından sonra yapılacak vird ve zikirler hep devamlı namaz kılma ecrine vesile olur.





    8- << Biriniz, içinde namaz kıldığı namazğahında durduğu müddetce melekler<< Ya Allah, onu yarlığa, ya Allah, onu esirge>> diye düa ederler>> (Buhari c. 1, s. 115).






    9- << Namazlarınızdan bir kısmını (nafileleri) evinizde ifa ediniz. Orayı kabre çevirmeyiniz>> (Buhari c. 1, s. 112).





    Açıklama :
    Kabirdeki ölü, namazla mükellef değildir. Evlerin kabirler gibi namazdan uzak bir hale gelmemesi için sünnet ve nafileleri evde kılmalı, farzları ise camide eda etmelidir.








    10- << Karanlık (geceler ) de (namaz kılmak üzere ) mescidlere yürüye (rek gide ) nleri, kıyamet günü tastamam bir nurla müjdele (yin)>> (Ebu Davud c. 1, s. 154).





    Açıklama :
    Cemaatle namaz kılmanın fazileti, yukarıda geçmiş bulunmaktadır. Karanlık havalarda mescidlere koşup giden kimseler, elde edeceği kat kat sevabdan gayri, ebedi hayatta her bakımdan noksansız bir nura sahip olacaktır.





    11- << Kimin (uyduğu bir) imamı olursa, imamın okuması onun da okuması (makamında) dır>> (İbni Mace c. 1, s. 277).




    Açıklama :
    Hanefi mezhebine göre, imamın okuması, kendine uyan cemaatin okumasına da yeter. İmam açıktan okurken, cemaat kıraeti dinler. Gizli okuduğu rek'atlarda sükut eder.

  13. #33
    M i l i h Salih EREN kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Mon Dec 2006
    Konum
    Fıstık Diyarı
    İletiler
    320







    12- << İmamdan önce başını (ruku' ve secdeden) kaldıran kimse, başını, Allahın eşek başına çevirmesinden hiç korkmaz mı?>> Müslim c. 2, s. 28).




    Açıklama :
    İmama uyan cemaat, hareketlerini dikkatle yerine getirmeli ve bir ruknü imamdan önce yapmaya davranmamalıdır. Zira imamdan önce rukü veya secdeye varmak, yahut imamdan evvel başını kaldırmakta kerahet vardır.
    Burada bir noktaya işaret etmek isteriz. Bu keraheti yapan pekçok kimse görüldüğü halde, başlarını merkep kafasına döndürülmediğini söyliyen çıkabilir. Bu değişiklik, kafanın anatomik yapısında değil, huy ve düşünce itibariyle olmaktadır. Onların başlarında uzun kulak ve sarkık dudak aramak yerine, huy itibariyle inatçı oluşlarına ve dürüst bir düşünceye sahip olmayışlarına bakıp, kafalarının manen eşek başına çevrildiğini anlamalıdır.








    13- << (Farz olarak) yazılmış namaz (lar) ı, iyi veya facir olsun, her müslümanın ardında kılmak vacib (dercesinde kuvvetli bir sünnet ) dir.
    velev ki o, büyük günahları işlemiş olsun>> (Ebu Davud c. 1, s. 162).






    Açıklama :
    Bu hadis-i şerif, ehl-i sünnet mezhebi esaslarında mühim bir noktanın temelini teşkil etmektedir. Bir kimse müslüman olunca, fasık da olsa, ardında namaz kılmak caizdir. Mütteki imam arkasında kılınacak namazın faziletinin üstün olması bu cevazı ortadan kaldırmaz. Bu iki hususun tedkik ve hükme bağlanışında ifrat ve tefrite düşmemelidir. Mes'eleyi evleviyet yönünden incelerken, fıskı açıkta olan bir imamın arkasında namaz kılnmayacağına hükmetmek, ifrata kaçmak olur. << Fasik arkasında namaz kılmak caizdir>> diye, müteki imam aramamak da tefritte bocalamktır. Vera ve takva sahibi imam arkasında namaz kılmak azimettir. Fıskı bulunan bir imam ardında namaz kılmak ise ruhsattır.








    14- << Muhakkak ben, (kıraeti) uzatmayı dilediğim halde namaza girerim de bir çoçugun ağlamasını işitirm. Onun (feryadı) sebebiyle anasının duyacağı (üzüntü) nün şiddetinden dolayı (namazı hafifleti (p kısa kese ) rim >> ( Müslim c. 2, s. 44).






    Açıklama :
    İmam olan kimse, tek başına namaz kılan gibi değildir. Yalnız başına namaz kılan, dilediği kadar okuyabileceği gibi, tesbihleri de beş veya yedi defa söyleyebilir. İmamolan kimse, sünnete aykırı düşecek veya namazın sihhatine zarar verecek hareketlerden sakınmakla beraber, halini dikkate almak ve gerektiğinde kıraeti kısa kesivermek imamın islami hükümleri iyi bilmesinin delili sayılır.

  14. #34
    M i l i h Salih EREN kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Mon Dec 2006
    Konum
    Fıstık Diyarı
    İletiler
    320







    15- << Kişi rukü' ve secdede sırtını düz (ve tadili erkan üzere ) yapmadıkça namazı caiz olmaz>> (Ebu Davud c. 1, s. 226).




    16- << Hz. Aişe (r.a.) dan rivayet edilmiştir : Resulüllah (s.a.v.), başını ruküdan kaldırdığı zaman, ayakta dümdüz doğrulmadıkça secdeye varmazdı. Secdeye varıp da başını kaldırdığı zaman, oturarak doğrulmadıkça, (ikinci) secdeye eğilmezdi. (Oturduğunda )sol ayağını döşer (sağ ayağını diker) di .>> (İbni Mace c. 1, s. 288).





    17- << Akşam yemeği hazırlandığı ve namaz kılın (maya kalkıl) dığı vakit (önce) akşam yemeğine başlayınız>> (Müslim c. 2, s. 7; İbni Mace, c. 1, s. 301).






    Açıklama :
    Mübah olan bir yemeği hazırken namaza başlamak mekruhtur. Ancak, namaz vaktinin çıkmasından korkulduğu taktirde kerahet yoktur. İnsan, karnı aç iken ve bilhassa iftar sofrasında bulunurken, efendimizin bu tavsiyesini dikkatten uzak tutmamalıdır. Nazargah-ı ilahi olan kalb, namazda yemek hayalleriyle meşgul edilmemeli ve Mevlaya tahsis suretiyle ibadetini ifa etmelidir.

  15. #35
    M i l i h Salih EREN kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Mon Dec 2006
    Konum
    Fıstık Diyarı
    İletiler
    320







    18- << Kim bir namazı unutur veya uyu-ya kalı (p kılamadığı olu ) rsa onun kefareti, hatırladığı vakit kılmaktır>> (Müslim c. 2, s. 142).





    Açıklama :
    Bu hadis-i şerif, kazaya kalmış ve namazın kılınmasına müsade getirirken, unutma veya uyku dışında kalan halleri mazeret sayılmayacağına da ışık tutmaktadır. Kazaya kalmış namazları kılmaya teşvik, yeni yeni namazları kazaya bırakma müsadesi gibi kabul edilmemelidir.








    19- << Namazın anahtarı, temizlik; (dünya işlerini) haram kılan (kısm) ı, (iftitah) tekbir(i) ve halal kılan (taraf) ıise selam (verip namzdan çıkmak) dır >> Ebu Davud c. 1, s. 167).



    Açıklama :
    Hadis-i şerif, namazın en mühim şartının temizlik olduğuna; iftitah tekbiri ile, namaza aykırı işlerin haram olacağına ve selam vermekle namazın sona ereceğine işaret olunmaktadır.







    20- Resulüllah (s.a.v.) (namazda ) okumaya << ELHAMDÜ>> (fatiha suresi ) ile başlardı >> (İbni Mace c. 1, s. 267).






    Açıklama :
    Namazda fatiha okumak, hanefi mezhebine göre vaciptir. Fatihanın sureden önce okunması da ayrıca vacip bulunmaktadır.







    21- << Ben yedi kemik üzerine ; alın, (bunu ifade ederken ) - eliyle burnuna da işaret etti-eller, dizler ve ayakların (parmak uçları üzerine secde ile emrolundum. Bir de elbiseleri ve saçları çekmemekle emrolundum >> (Müslim c. 2, s. 52).





    Açıklama :
    Secdede alnın yere konulması farz olup, burnun konulması ise sünnetdir. Bir özür bulunmadıkça, burnun yere değmemesi mekruhtur. Ellerin ve dizlerin yere konulması, sünnetdir. Ayakların, hiç olmazsa bir ayağın parmaklarının yere konulması zaruridir. Bu kadar bir kısmı yere değmezse secde caiz olmaz.

  16. #36
    M i l i h Salih EREN kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Mon Dec 2006
    Konum
    Fıstık Diyarı
    İletiler
    320



    22- << Secdede itidal üzere olunuz. Kendinizi salıp da ) köpeğin ayaklarını yay (ıp uzat ) dığı gibi, kollarınızı (yere) döşemeyiniz>> (Mülim c. 2, s. 53 ).









    23- << Bera (r.a.) den Resulüllah (s.a.v. ) in şöyle buyurduğu rivayet edilmiş bulunmaktadır : << Secde ettiğin vakit, ellerini ( yere) koy ve fakat dirseklerini kaldır >> (Müslim c. 2, s. 53.





    Açıklama :
    Secdenin sünnet üzere yapılması, dirseklerin yere değmemesine ve kolların yanlardan uzak tutulmasına bağlıdır.






    24- << (Namaz içinde) saç ve elbise (mi) çekmemekle emrolundum >> (İbni Mce 1/331).




    Açıklama :
    Namaz kılan kimsenin eliyle saçlarını düzeltmesi ve ütüsü bozulmasın diye, elbisesini çekmesi, yüce huzurun edebine aykırı olup mekruh sayılmıştır.

  17. #37
    M i l i h Salih EREN kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Mon Dec 2006
    Konum
    Fıstık Diyarı
    İletiler
    320









    25- Aişe (r.a.) den şöyle rivayet edilmiştir : Resulüllah (s.a.v.) selam verdiği zaman, << ALLAHÜMME ENTESSELAMÜ VE MİNKESSELAM TEBAREKTE YA ZEL-CELALİ VELİKRAM >> (1) diyecek kadar (durur ve fakat bun) dan fazla oturmazdı >> (İbni Mace 2/289).






    Açıklama :
    Farzdan sonra sünnet olan bir namaz bulunduğu taktirde bu miktardan fazla oturmamalı, vird ve düaları namaz sonuna bırakmalıdır.
    (1) Manası : << Ya Allah, sen selam'sın. Selam da ancak sendedir. Ey celal ve ikram sahibi (olan Rabbim), sen mübareksin.>>











    26- << İmam ikinci rek'atde (oturadan) kıyama kalk (maya davran) dığı vakit, doğrulmadan hatırlarsa otursun. Şayet ayakta doğrulmuş ise oturmasın. (Selamdan sonra ) sehvi için iki secde yapsın >> (Ebu Davud c. 1, s. 272).





    27- << Bir kimse namaza bir şey katar veya (bir vacibi) noksanlaştırır ise (sehvi için ) iki secde yapsın >> (Müslim, c. 2, s. 86).






    Açıklama :
    Namaz kılan bir insan; unutarak bir rek'atde iki ruku veya üç def'a secde yapmak suretiyle bir fazlalık; bir vacibi terk ederek noksanlık yapsa, yahut bir ruknü tekrar veya tehir etse sehiv secdesi yapmak gerekir.












  18. #38
    M i l i h Salih EREN kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Mon Dec 2006
    Konum
    Fıstık Diyarı
    İletiler
    320






    28- << Kim namazı içinde (bir vacibi yapıp yapmadığında ) tereddüt ederse, selamdan sonra (sehvi için) iki secde yapsın >> (Ebu Davud c. 1, s. 271)







    29- << Biriniz, namazı içinde (kaç rek'at kıldığında ) tereddüt ederse doğruyu araştırsın da onun üzerine (namazını ) tamamlasın.Sonra Selam versin daha sonra (sehvi için) iki secde yapsın >> (Ebu Davud c. 1, s. 268; İbni Mace c. 1, s. 383).




    Açıklama :
    Bu hadis-i şerif, fıkhi bir hususa ışık tutmaktadır. Namaz içinde iken kaç rek'at kıldığında tereddüt eden bir kimsenin nasıl hareket etmesi gerektiğine işaret vardır.






    30 - << Biriniz namaz içinde (kazara ) abdestini bozacak olursa, hemen burnunu tut (up kanıyormuş gibi davran ) sın. Sonra (abdest almak üzere ) dön (üp git) sin. (Ebu Davud, c. 1, s. 291).



    Açılama :
    Namaz içinde abdestin bozulması halinde yeni bir abdest alıp geri kalan rek'atleri tamamlamanın caiz oluşu, bu hadis-i şerif ile sebit bulunmaktadır. Resul-i Ekrem (S.A.V.), bu müsade ile birlikte mahcubiyetin önlenmesi için burnu kanıyormuş gibi davranmayı tavsiyede bulunmuştur.







  19. #39
    M i l i h Salih EREN kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Mon Dec 2006
    Konum
    Fıstık Diyarı
    İletiler
    320









    31- << Sizden biriniz namaz içinde (kazara ) hava kaçıracak olsa hemen dönüp abdest alsın ve namazı (nı) iade etsin >> Ebu Davud c. 1 s. 53).






    32- << Kadınlarınızı mescidler (e varmak ) dan men etmeyiniz. Evleri onlar için daha hayırlıdır (Ebu Dvud c. 1, s. 155).





    Açıklama :
    BU hadis-i şerif, kadınların mescidlere gelmelerine müsade verirken namazlarını evlerinde kılmanın hayırda daha üstün olduğunu açıklamaktadır. Va'z ve hutbe gibi nasihat dinleme dışında kadınların namazlarını eda için camiye gelmeyip evlerinde kılmaları daha münasibtir. Tesettüre riayet ve cami edeblerine dikkat göstererek mescide gelmelerine ruhsat varsada azimete uygun olan husus, ibadetlerini evlerinde yapmalarıdır.







    33- Aişe (r.a.) dan rivayet olunmuştur: Mü'min kadinlar, peygamberle beraber sabah namazını kılarlar, sonra mırt (bürgü) leri ile sarınıp örtünerek evlerine ) dönerlerdi. Onları bir kimse tanıyamazdı>> (Müslim c. 2 s. 118).



    Açıklama :
    Bu hadis-i Şerif, asr-ı saadetteki kadınların mescide geldiklerini ifade etmekle beraber, onların tesettüre son derece dikkat göstermeleri sebebiyle kimsenin kendilerini tanıyamadığını ortaya koymaktadır. Bu şartlara riayet eden kadınların camiye gelmelerine bir şey denilemese de tesettüre ve cami edeblerine dikkat göstermeyen kadınların sevabdan fazla günah kazanacakları dikkatden uzak tutulmamalıdır.








  20. #40
    M i l i h Salih EREN kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Mon Dec 2006
    Konum
    Fıstık Diyarı
    İletiler
    320








    34- Abdürrahman kızı Amre'den Peygamber (s.a.v.) in zevcesi Hz. Aişe (r.a.) nın şöyle dediğini duyduğu rivayet edilmiştir: Şayet Resulüllah kadınların neler uydurduklarını görmüş olsaydı, İsrail oğulları kadınlarının (mescide gelmekten ) yasaklandığı gibi, kendilerini mescid (e gelmek) den menederdi>> (Müslim c. 2s. 34).






    Açıklama :
    Saadet asrında kadınlar daha ziyade gece namazlarında camiye giderlerdi ve mescid edeblerine dikkat gösterirlerdi. Daha sonra bu hususlarda ihmalkarlık başladı. Bunu gören Hz. Aişe, ictihadi kanaatini ifade etmişlerdir. Hz. Aişe, zamanımız kadınların gerek camiye gidiş ve gelişteki tesettüre riayetsizliklerini, gerekse mabedteki sükuneti ihlal ettiklrini görmüş olsaydı vereceği hüküm ne olurdu?>>






    35- << (Ey kadınlar), sizden biriniz mescidte bulunacağı vakit sakın koku sürmesin >> (Müslim c. 2, s. 33).




    Açıklama :
    Kadın, evinde koku sürünebilir. Fakat dışarı çıkarken koku kullanması, erkeklerin dikkatini üzerine çekmeye sebeb olur. Hele bu hal, camide olursa, ibadet için toplanmış erkeklerin, kalbi huzurunun bozulmasına yol açar.








    36- Mü minlerin annesi Aişe (r.a.) dan şöyle rivayet olunmuştur: Allah Teala,namazı farz kıldığında, hazarda ve seferde, ikişer rek'at farz kılınmıştır(1). (Medine'ye hicretden) sonra, sefer namazı olduğu gibi bırakılmış ; hazar namaz (lar) ı (1) Akşam namazı, bu ifadenin müstesnası bulunmaktadır. (ikişer rek'at) artırlmıştır>> (Müslim c. 2, s. 142; Buhari c. 1, s. 93).





    Açıklama :
    Bazı kimseler, dört rek'atli namazları, sefer halinde de dört rek'at olarak kılmaya devam etmekte ve << Fazla rek'atin zararı mı olacak?>> demektedirler.Böyle bir davranış bir kaç bakımdan yanlıştır:
    a) Seferi iken kılınacak iki rek'at ile, dört rek'atli bir namaz, iki rek'ate indirlimiş olmamakta: ilk defa farz olduğu şekilde eda edilmektedir.
    b) Bir ibadetin makbul olması, şer'i hükümlere uygun olarak eda edilmesine bağlıdır. Bir kimsenin kendiliğinden ilaveler yapması ile değildir.
    c) Seferde itibar, vasıtaya değil mesafeyedir. 90 km. veya daha uzak bir yere, ister tayyare ve tiren gibi sür'atli vasıtalardan biri ile isterse yaya olarak veya deve üzerinde gidilsin gene seferi olarak kılmak gerekir.

9 / 2 İlkİlk 123456789 SonSon

Yer İmleri

Gönderme Kuralları

  • You may not post new threads
  • You may not post replies
  • You may not post attachments
  • You may not edit your posts
  •