+ Konuyu Yanıtla
6 / 2 İlkİlk 123456 SonSon
120 sonuçtan 21 --- 40 arası gösteriliyor

Konu: Allah’tan BaŞka Batil İlahlar! «ÜÇler, Yedİler, Kutup Ve Gavslar»

  1. #21
    Alıntı Taner PINAR tafarından gönderildi Mesajı Göster
    ve demirci senin imamın böyle söylerken sen tecdili imandan bahsedersin. utanmıyormusun imamını tekfir etmeye..


    al senin imamın kendi annesiyle bile ilişkiyi tevil ediyor sen daha ne diyorsun.

    şimdi bu müşriğe müşrik dememek ne demek?

    sen git önce Allah c.c. nu birle.. sonra gel ortak noktamız olsun..
    MEKTUBAT-I RABBANİ - 445.Mektup

    445. MEKTUP

    MEVZUU: Şeyh Şerafeddin Yahya Müniri tarafından söylenen şu cümlenin tahkiki:

    -Salik kâfir olmadıkça, kardeşinin başını kesmedikçe, anası ile tezevvüc etmedikçe Müslüman olamaz.
    taner..!
    bu söz imamı rabbaniye ait olmadıgı senin gönderdigin mesajdada belli iken hangi vicdanla yahyabin münir denen adamın sözünü imamı rabbaniye aitmiş gibi göstermeye çalışırsın?
    insaf yahuu insaf........
    Documents and Settings\casper\Belgelerim\Resimlerim\39db57caa7al0.gif

  2. #22
    ikimilyon Admin Mehmet DAĞDELEN kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Thu May 2006
    Konum
    Sakarya
    Yaş
    42
    İletiler
    3,120
    Blogdaki Konular
    18
    Alıntı Sıddık DEMİRCİ tafarından gönderildi Mesajı Göster
    taner..!
    bu söz imamı rabbaniye ait olmadıgı senin gönderdigin mesajdada belli iken hangi vicdanla yahyabin münir denen adamın sözünü imamı rabbaniye aitmiş gibi göstermeye çalışırsın?
    insaf yahuu insaf........
    niye kine?
    aynı sizin "biz ALLAHtan güçlüyüz" demeniz gibi bişey işte.

    Milli Görüş; hakkı üstün tutmaktır!

  3. #23
    Alıntı Mehmet DAĞDELEN tafarından gönderildi Mesajı Göster
    niye kine?
    aynı sizin "biz ALLAHtan güçlüyüz" demeniz gibi bişey işte.
    sag kulagını sol elinle göstermeye çalışma can kardeşim. orda hedef saptırma ve iftira var. başkasının söyledigi sözü imamırabbaniye aitmişgibi gösterme var.



    dedigin gibi biz o sözü kullandık lakin haşa kendimizi buyuk görme olarak degil BİZE GÜCÜ ALLAH VERİYOR yani ALLAHdan geliyor o güç bize .
    Documents and Settings\casper\Belgelerim\Resimlerim\39db57caa7al0.gif

  4. #24
    Alıntı Mehmet DAĞDELEN tafarından gönderildi Mesajı Göster
    niye kine?
    aynı sizin "biz ALLAHtan güçlüyüz" demeniz gibi bişey işte.
    mehmet bey konu
    Sıddık DEMİRCİ tafarından gönderildi Mesajı Göster
    taner..!
    bu söz imamı rabbaniye ait olmadıgı senin gönderdigin mesajdada belli iken hangi vicdanla yahyabin münir denen adamın sözünü imamı rabbaniye aitmiş gibi göstermeye çalışırsın?
    insaf yahuu insaf........

    kim Allah c.c güçlüyüz diyen bir alim hatta normal insan (inancı olan)göstersin lütfen kendiniz çalıp kendiniz oynamayın.bir önden bir arkadan alıp konuları abartmayın

  5. #25
    Merhum Taner PINAR kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Sat Mar 2007
    Konum
    Makedonya
    Yaş
    44
    İletiler
    1,637
    Blogdaki Konular
    6
    Alıntı Sıddık DEMİRCİ tafarından gönderildi Mesajı Göster
    taner..!
    bu söz imamı rabbaniye ait olmadıgı senin gönderdigin mesajdada belli iken hangi vicdanla yahyabin münir denen adamın sözünü imamı rabbaniye aitmiş gibi göstermeye çalışırsın?
    insaf yahuu insaf........
    GÜLDÜM VALLA GÖRÜNCE

    Abi konu saptırma vicdansızlık falan yok .. iyi oku zaten ben oraya 445.mektupta rabbaninin kimin sözünü tevil ettiğini ve nasıl bir sözü tevil ettiğini yazmışım.

    vicdansızlık kişinin kardeşinin kanını dökmesi üzerine din anlatımı yapanlardadır..

    hala neyi savunacağınızı anlayamadınız şarhoş gibi yazıyorsunuz..

    kalksam şimdi ben geçenlerde edepsizlik yaparak annesine sövdüğüm adama desem ki ben aslında orda senin imanını arttırmak için sövdüm desem bana inanmazsınız haliyle.. ama rabbani olunca inanırsınız..

    ayıp abi çok ayıp.
    Allah indinde Din İSLAM dır.Kendine başka din ve başka peygamber arayanlara veyl olsun..

  6. #26
    BANNED Sedat KUMOVA kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Tue Sep 2006
    Konum
    osmanlının başkentinden
    Yaş
    45
    İletiler
    626
    zaten orada rabbaniye soruluyor bu cümle için ne dersin diye,

    sonrasını,tevilini siz okuyun artık..

    445.mektup
    اياك نعبد واياك نستعين
    ''Ancak sana kulluk ederiz ve ancak senden yardım dileriz''

  7. #27
    Kayıtsız
    Misafir

    Korku imparatorluğu

    Müslümanlar Korku İmparatorluğunda yaşıyor. Neden mi?

    Taner kardeşimiz eminimki iyi niyetle sapık inançlardan sıyrılmamız için bir alıntıyı bizimle paylaşmış. Allah razı olsun...

    Paylaşılan alıntıyı şu demiş, bu demiş bizi ilgilendirmez. Bizi ilgilendiren kısmı bu kitapta böyle şeyler yazıyorsa ve bu kitap müslümanlar arasında hala en itibar edilen kitaplar arasında görüntüsü veriyorsa vay halimize!...

    Bu gün bazı müslüman kardeşlerimizin yanında Turgut Özal'ı eleştiremiyorsak,

    Bu gün bazı müslüman kardeşlerimizin yanında Tayyip Erdoğan'ı eleştiremiyorsak,

    Bu gün bazı müslüman kardeşlerimizin yanında mezhepler neden var diye soramıyorsak,

    Bu gün bazı müslüman kardeşlerimizin yanında tarikatlar konusunu ağzımıza alamıyorsak,

    Bu gün bazı müslüman kardeşlerimizin yanında Risaleyi Nurun kutsal bir kitapmış gibi kabul edilmesini eleştiremiyorsak,

    Bu gün bazı müslüman kardeşlerimiz bize kızacak diye Cihad ayetlerini gizliyorsak,

    .........

    Vay halimize!...

    Bazı kardeşlerimiz neden bunları tartışalım ki? diyebilir... Evet korkuyorsanız tartışmayalım...

    Es selamu aleykum...

  8. #28
    AHDE VEFA ibrahim DEMİRCİ kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Fri Feb 2007
    Konum
    kayseri/yahyalı
    İletiler
    2,598
    Blogdaki Konular
    11

    eger zahire göre hüküm verilecekse buyrun

    Alıntı Taner PINAR tafarından gönderildi Mesajı Göster
    “Onlar ancak sizin ve babalarınızın taktığı kuru isimler-dir. Allah onlar hakkında hiçbir delil indirmemiştir. On-lar yalnız zanna ve nefislerin hevasına uyuyorlar. Hal-buki onlara Rab’leri tarafından yol gösterici gelmiştir.” (Necm Sûresi-23 Bak: Elmalılı Meali)


    “De ki: "Onlara isimler verip durun bakalım. Siz Allah’a yeryüzünde bilmediği bir şeyi mi haber vereceksiniz? Yoksa anlamı olmayan kuru bir laf mı? Doğrusu küfre sapanlara kendi oyunları güzel gösterildi de yoldan saptırıldılar. Allah her kimi saptırırsa, artık onu yola getirecek kimse yoktur.” (Ra’d Sûresi-33 Bak: Elmalılı Meali)


    "Allah'ın yanı sıra o taptıklarınız, sizin ve atalarınızın uydurduğu birtakım kuru isimlerden başka bir şey değil-dir. Allah onlar hakkında hiçbir delil indirmemiştir. Hüküm ancak Allah'a aittir. O, size, kendisinden başka-sına tapmamanızı emretti. İşte dosdoğru din budur. Fa-kat insanların çoğu bunu bilmezler." (Yusuf Sûresi-40 Bak: Elmalılı Meali)

    Abdullah PUTKIRAN

    degerli kardeşim taner beye..
    kardeşim yukarda alıntı yapmış oldugun ayetlerin konuyla alakasını kuramadım.
    öncelikle necm suresinden başlayalım kardeşim burada cenabı allahın bahsettigi konunun velilerle veya mürşitle alakası yktur konu tamamen müşrikler ve taptıklarıya alakalıdır. 23.ayetten degilde bir kaç ayet üsden başlarsak konu anlaşılıyor.buyrun
    18. Andolsun, o, Rabbinin en büyük ayetlerinden olanı gördü.
    19. Gördünüz mü-haber verin; Lat ve Uzza'yı.
    20. Ve üçüncü (put) olan Menat'ı(n herhangi bir güçleri var mı)?
    21.Erkek (evlat) sizin, dişi O'nun mu?
    22. Eğer böyleyse, bu, çarpık bir paylaşma.
    23. Bu (putlar ise,) sizin ve atalarınızın (kendi istek ve öngörünüze göre) isimlendirdiğiniz (keyfi) isimlerden başkası değildir. Allah, onlarla ilgili 'hiçbir delil' indirmemiştir. Onlar, yalnızca zanna ve nefislerinin (alçak) heva (istek ve tutku) olarak arzu ettiklerine uyuyorlar. Oysa andolsun, onlara Rablerinden yol gösterici gelmiştir.


    kardeşim
    yine yukarda yazdıgınız rad suresi 33.ayetde digeri gibidir.buradada konu peygamberleriyle alay eden kafirlerle alakalıdır.hatta takva sahibi insandan ve sözün zahirinin dışında mana taşıyacagından bahsetmektedir.
    buyrun

    32.Andolsun, senden önceki elçilerle de alay edildi, bunun üzerine Ben de o inkara sapanlara bir süre tanıdım, sonra onları (kıskıvrak) yakalayıverdim. İşte nasıldı sonuçlandırma?
    33.Her nefsin bütün kazandıkları üzerinde gözetici olana mı (baş kaldırılır?) Onlar Allah'a ortaklar koştular. De ki: "Bunları adlandırın (bakalım). Yoksa siz yeryüzünde bilmeyeceği bir şeyi O'na haber mi veriyorsunuz? Yoksa sözün zahirine (veya boş ve süslü olanına)mi (kanıyorsunuz)? Hayır, inkar edenlere kendi hileli-düzenleri süslü-çekici gösterilmiştir ve onlar (doğru) yoldan alıkonulmuşlardır. Allah, kimi saptırırsa, artık onun için hiçbir yol gösterici yoktur.

    34.Dünya hayatında onlar için bir azap vardır, ahiretin azabı ise daha zorludur. Onları Allah'tan (kurtaracak) hiçbir koruyucu da yoktur.

    35.Takva sahiplerine vadedilen cennet; onun altından ırmaklar akar, yemişleri ve gölgelikleri süreklidir. Bu korkup-sakınanların (mutlu) sonudur, inkar edenlerin sonu ise ateştir.


    kardeşim yusuf suresinde geçen konu ise hz.yusufun zindandakilere allahın dinini teblig ederken allahdan başka tapdıklarınız denen (mısır tanrılarıdır.)
    bu konuyla bu ayeti ilişkilendirmek ve tefsir etmek yanlıştır.buyrun

    mutlaka onu belli bir vakte kadar zindana atmak (görüşü) ağır bastı.
    36. Onunla birlikte iki genç de zindana girmişti. Biri: "Ben (rüyamda) kendimi şarap sıkıyorken gördüm." dedi. Öbürü: "Ben de kendimi başımın üstünde ekmek taşıyorken gördüm; kuş da ondan yemekteydi" dedi. "Bunun yorumundan bize haber ver. Doğrusu biz seni, iyilik yapanlardan görmekteyiz."

    37.Dedi ki: "Size rızıklanacağınız bir yemek gelecek olsa, ben mutlaka size daha gelmeden önce onun ne olduğunu haber veririm. Bu, Rabbimin bana öğrettiklerindendir. Doğrusu ben, Allah'a iman etmeyen, ahireti de tanımayanların ta kendileri olan bir topluluğun dinini terk ettim."
    38. "Atalarım İbrahim'in, İshak'ın ve Yakub'un dinine uydum. Allah'a hiçbir şeyle şirk koşmamız bizim için olacak şey değil. Bu, bize ve insanlara Allah'ın lütuf ve ihsanındandır, ancak insanların çoğu şükretmezler."

    39. "Ey zindan arkadaşlarım, birbirinden ayrı (bir sürü) Rabler mi daha hayırlıdır, yoksa kahhar (kahredici) olan bir tek Allah mı?"

    40."Sizin Allah'tan başka taptıklarınız, Allah'ın kendileri hakkında hiçbir delil indirmediği, sizin ve atalarınızın ad olarak adlandırdıklarınızdan başkası değildir. Hüküm, yalnızca Allah'ındır. O, Kendisi'nden başkasına kulluk etmemenizi emretmiştir. Dosdoğru olan din işte budur, ancak insanların çoğu bilmezler."


    sizi allah için seviyoruz selam davasından kesinlikle taviz vermeyenleredir.
    EĞRİ CETVELDEN,DOGRU ÇİZGİ ÇIKMAZ

  9. #29
    Kayıtsız
    Misafir

    İbrahim Demirci'ye...

    Alıntı ibrahim DEMİRCİ tafarından gönderildi Mesajı Göster


    degerli kardeşim taner beye..
    kardeşim yukarda alıntı yapmış oldugun ayetlerin konuyla alakasını kuramadım.
    öncelikle necm suresinden başlayalım kardeşim burada cenabı allahın bahsettigi konunun velilerle veya mürşitle alakası yktur konu tamamen müşrikler ve taptıklarıya alakalıdır.

    kardeşim yusuf suresinde geçen konu ise hz.yusufun zindandakilere allahın dinini teblig ederken allahdan başka tapdıklarınız denen (mısır tanrılarıdır.)
    .
    Sayın İbrahim Demirci Kardeşim, Taner arkadaşımızın zaten velilerle ve mürşitle bir sıkıntısı olduğunu zannetmiyorum. Velilerin ve mürşitlerin ilahlaştırılmasıyla alakalı sıkıntıları var zannımca. Bu da şirk konusuna girer ki, ayetler de zaten sizin de dediğiniz gibi müşriklerle yani şirke düşenlerle ilgilidir. Yani ayetler yerinde verilmiştir.

    Es selamu aleykum...

  10. #30
    İbrahim Demirci bey.. ayetlerin nüzul sebepleri vardır siyakı-sibakı mühimdir vs. ancak hiç birisi açık ayetlerin hükmünü ortadan kaldıramaz.
    bu ayetler mısır tanrıları hakkında denerek ayetlerin genel olan hükümlerini yalnız mısırın sözde tanrıcıklarına indirgeyemezsiniz.. bu nasıl bir mantık? bu nasıl bir Kur'an okuma?
    Kur'anın topluma geçmiş ümmetlerden örnekler vermesi hikaye olsun, geçmişlerin masalının tekrarı değil.. o toplumun geçmiştekilerden dersler çıkarmaları içindir! Mekke toplumu salih insanların heykellerini yaptılar, daha sonra taptılar.. bunu ilk yapanların nuh kavmi olduğunu biliyoruz. Allah da kur'an da nuh peygamberin (as) kavmini örnek verirken bir amaca yönelik veriyor. Onlar o yaptıkları ile MÜŞRİK oldular sizde aynısını -belki farklı isimler, farklı ibadet şekilleri, farklı ortam vd. ancak- yapıyor ve MÜŞRİK olmuş oluyorsunuz.
    bir ayetle ilgili sahabe-tabiin döneminde bazı müslümanlar azapla ilgili -Allahu alem- bir ayet hakkında 'ayet yahudi ve hrıstiyanları kastediyor' diye yorumladıklarını işiten bir sahabi -Abdullah bin Mes'ud- 'Bu yahudiler ve hrıstiyanlar da size amma iyi kardeş. Her iyilik olan şeyler size, her kötülük olanlar ise onlara' diyor.
    Evet.. ayetleri hayata yönelik okuyalım. Allah -subhanehu ve teala- rasulünün kalbine tertemiz vahyi nakşetmiş ve onun bize örnekliğini, dini onun öğrettiği şekilde yaşamayı bize farz kılmıştır. Onun oluşturduğu sahabi topluluğu Tevhid topluluğudur, karşısında yer alanlar ise Şirk topluluğu. Tevhidi bilmek isteyen Tevhid topluğundan almalıdır, -Tevhid zıddı olan şirki reddetmeden tamamlanmayacağı için- şirkide şirk topluluğuna bakarak, onları tanıyarak öğrenmeliyiz.
    Taner ağabey gayet net ve iki anlamlı olmayan bir ifade ile özetlemiş her şeyi: Allah'tan başka batıl ilahlar! Üçler, yediler, kutup ve gavslar..
    hak kabullenilmese de reddedilse, hatta tek kişi dahi onu tanımasa bilmesede haktır!

  11. #31
    AHDE VEFA ibrahim DEMİRCİ kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Fri Feb 2007
    Konum
    kayseri/yahyalı
    İletiler
    2,598
    Blogdaki Konular
    11
    Onlar o yaptıkları ile MÜŞRİK oldular sizde aynısını -belki farklı isimler, farklı ibadet şekilleri, farklı ortam vd. ancak- yapıyor ve MÜŞRİK olmuş oluyorsunuz.
    farklı isimler,farklı ibadet(burada kasdettigini net yaz)
    bunları net yazdıktan sonra sana cevap verecegim.
    ama senden öncelikle istedigim.cevabını çarşaf gibi uzatma.
    müslümana müşrik demenize daha sonra gelecegiz.inşallah
    cenabı allah yukardaki ayetlerde kafire hitap ediyor.o ayetleri öyle güzel tasavvufa yapıştırıyorsunuzki;helal olsun size.ha bu arada önce şu müşrik sözünü kabul etmiyor iadede etmiyorum.çünki müslümana yakışmayan bir ifadeki hiç hoş degil
    EĞRİ CETVELDEN,DOGRU ÇİZGİ ÇIKMAZ

  12. #32
    EMRE06
    Misafir

    !!

    Sevgili arkadaşlarım allah diyorki:'Beni arayan bulur' nerde arayacaksın neye benzetsen küfre gidiyosun.Allah diyor ki:'Kullar yarattık belbadeh,arasından halifeler seçtik meleklerden üstün'
    Allahu teala diyorki:Yere göğe arşa sığmam,sevdiğim bir kulun gönlüne sığarım'diyor.gördümüz üzere allah hiçbir şeye benzetilemez bununla ilgili çok manidar bir söz var YUNUS EMRE HZ.
    :
    Dağda taşda ararken,
    Benden içe benmişsin,



    Burda da gördüğümüz
    üzere
    ayeti açıklamasını sölüyo yunus emre hz. yani ayetleri ve yunusun sözlerinin çıktığı kaynak bir
    yani allahu-teala.Çünkü ALLAHU TEALA YUNUSUN GÖNLÜNDEYDİ.

  13. #33
    Merhum Taner PINAR kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Sat Mar 2007
    Konum
    Makedonya
    Yaş
    44
    İletiler
    1,637
    Blogdaki Konular
    6
    Alıntı EMRE06 tafarından gönderildi Mesajı Göster
    Sevgili arkadaşlarım allah diyorki:'Beni arayan bulur' nerde arayacaksın neye benzetsen küfre gidiyosun.Allah diyor ki:'Kullar yarattık belbadeh,arasından halifeler seçtik meleklerden üstün'
    Allahu teala diyorki:Yere göğe arşa sığmam,sevdiğim bir kulun gönlüne sığarım'diyor.gördümüz üzere allah hiçbir şeye benzetilemez bununla ilgili çok manidar bir söz var YUNUS EMRE HZ.
    :
    Dağda taşda ararken,
    Benden içe benmişsin,



    Burda da gördüğümüz
    üzere
    ayeti açıklamasını sölüyo yunus emre hz. yani ayetleri ve yunusun sözlerinin çıktığı kaynak bir
    yani allahu-teala.Çünkü ALLAHU TEALA YUNUSUN GÖNLÜNDEYDİ.
    Aynı Allaha inanmıyoruz ..
    Allah indinde Din İSLAM dır.Kendine başka din ve başka peygamber arayanlara veyl olsun..

  14. #34
    Kayıtsız
    Misafir

    Tasavvuf ve tarikat

    Selamun aleykum arkadaşlar, bu konuda aşırılıklar sebebiyle yanlış anlaşılıyor. Açıkçası tarikat eşittir tasavvuf denemez. Eski zamanlardaki tarikatlarla şimdikiler arasında da dağlar kadar fark vardır. Örneğin Asrı Saadete yakın olan çağlara yani Müslümanların zirvede olduğu zamanlara bakarsak pekçok müctehid vardı ve dinin teferruatında pekçok ihtilaflar yani görüşler sunuluyordu. Hatta aynı müctehidin talebeleri bırakın diğer talebelerden farklı ictihadda bulunmayı bazen hocalarından bile farklı ictihadda bulunabiliyorlardı. Peki tarikatta bu durum varmı. Hangi mürit tarikatından farklı görüşte bulunsa hoş karşılanmaz. Oysa tarikat tasavvuf alanının içindedir ama ictihad fıkıh alanındadır ve FIKIH Tasavvuftan daha önce gelir. İmamı Malik derki:Fıkıh öğrenmeden tasavvufla uğraşan dalalettedir. Fıkıh da bile ihtilaflar hoş karşılanırken daha geride olan tarikatta niye karşılanmıyor. Çünkü, son birkaç yüzyıldır tarikatlarda tahrifler olmuştur. Tarikat fıkıhtan daha önemli gibi anlayışlar oluşmuştur. İşte bu tarz anlayışlar zamanımızda dahada çoğalmıştır. Örneğin evliyalar hakkında bazen şirke kadar bile gidebilecek ifadelerde bulunuluyor. Bu dinin temelden sarsılması olur. Mesela yüzyıllar önce yaşamış olan zâtlar hakkında örneğin Abdulkadir Geylani Hz. hakkında övme niyetiyle bazı sözler söylüyorlarki mübarek veli kabrinden kalksa böyle ifadelerde bulunanları azarlar. Bir insan tarikatsızda kurtulur ama ilimsiz, fıkıhsız asla kurtulamaz.

  15. #35
    TERAKKİPERVER Yüksel DİKGÖZ kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Sat Oct 2008
    Konum
    Giresun ama İstanbul doğumluyum
    Yaş
    57
    İletiler
    202
    Üçler, yediler, kırklar şeklinde söylenen şeyin anlamı nedir? Şirk konusu ile bu hiyerarşiyi birlikte değerlendirir misiniz?

    Cevabımız

    Değerli Kardeşimiz;

    Cevap 1:

    Hadis rivayetlerinde konuyla ilgili bilgiler vardır: “Bu ümmetin Ebdalleri 30’dür. Hepsi de Halilu’r-Rahman gibidir(yani Allah’a olan sevgi ve dostluğunda çok samimidirler). Her ne zaman onlardan biri ölse, Allah onun yerine bir başkasını getirir”(Mecmau’z-zevaid, 10/62).

    Diğer bir rivayet de şöyledir. Hz. Ali Irak’ta iken, bir gün yanında Şam halkından bahsedildi. Bazıları, onları lanetlemesini istediler. Bunun üzerine Hz. Ali Resulüllah(a.s.m)’tan şunları işittiğini söyledi: “Ebdaller 40 kişi olup Şam’da ikamet ederler. Onlar sayesinde yağmur yağar, onlar sayesinde düşmana karşı zafer kazanılır ve onlar sayesinde Şam halkından azap uzaklaştırılır”(Ahmed b. Hanbel, 1/112).

    Bu rivayetler, hadis otoriteleri tarafından sahih olarak değerlendirilmiştir.(bk. Avnu’l-Mabud, Ebu Davud’un ilgili hadis şerhi).

    Ebdal; onlardan biri öldüğünde yerine başka birisi -onun bedeline- getirildiği için bu adı almıştır.(Avnu’l’ Mabud, 6/467-şamile). Istılah olarak, bütün nefsanî arzularından tamamen sıyrılmış tertemiz veliler manasına gelmektedir.

    Bu konuda kütübü sitteden yalnız Ebu Davud’da “Şam’ın Ebdalleri” ifadesi yer almıştır(Ebu Davud, Mehdi, 1).

    Bu cemaatlerin varlığı, daha çok keşfî tecrübeye dayalı olarak bilindiği görünüyor.

    Manevî alemleri velilerin idare etmesi diye bir şey olmaz. Çünkü, manevî alemlerde cereyan eden hadiselerin geneli, maddî alemlerde olduğu gibi, yaratmaya ihtiyaç duyan olaylardır. Yaratmak ise, yalnız Allah mahsustur.

    Ebdallerin oluşturduğu 40 kişilik bir cemaat, küçük çapta manevî bir organize olduğu için, -hiyararşik bir düzen içerisinde- birbirlerini tanımaları mümkündür. Bu konuda –bu tarz bir düzende organize olmamış- sahabeye benzemez.

    Genel olarak bazı evliyalar için söz konusu edilen, tasarruf, hiçbir zaman bir yaratma anlamında değildir. Yukarıdaki hadiste geçen, tam doğru bir ifadeyle “onların sayesinde yağmur yağdırılır, zafer kazandırılır” ifadesinden anladığımız şudur:

    Allah, salih amelleri şefaatçi kabul ettiği gibi, salih amel sahiplerini de şefaatçi kabul eder. “Üç mağara arkadaşlarının iyi amellerini şefaatçi kılarak kurtuldukları”na dair sahih hadisler vardır.(bk. Buhârî, Enbiya, 53, Büyû,98; Müslim, Zikr,100).

    Yukarıda da ifade edildiği üzere, velilerin tasarrufu, yaratmaya ait olmayan işlerle ilgilidir. Onların Allah’a yalvarmasıyla bazı şeyler meydana geldiği gibi, Allah’ın izin ve inayetiyle, sevdiklerine yardım eder, onları himaye edebilirler. Kur’an’la sabit olan koruyucu meleklerin varlığı Allah’a şirk anlamına gelmediği gibi, insanlık camiasının bir çeşit melekleri olan velilerin himaye ve korumaları da şirk anlamına gelmez.

    Cevap 2:

    Bedel'in çoğulu olan "büdelâ", sofîler arasında ricâlullahtan yedi önemli kimsenin müşterek unvan-ı mahsusu olarak bilinmektedir. Bunlar, yerinde tayy-ı mekân eder ve yerinde de nûraniyet sırrıyla bir anda farklı bölgelerde bulunabilirler. Bu intikal ve bulunuşlar dublelerin ve misalî vücudların aksi mi, yoksa, bizzat vücudun "tayy-ı mekân" etmesi mi?. konu net değildir.

    Aslında, bazen büdelâ, kendileri bile böyle esrarlı bir intikalin farkına varamayabilirler. Fütühât-ı Mekkiyye sahibi büdelâyı yediler diye kaydeder ve yaklaşık olarak şu mütalâada bulunur: büdelâ, yedi ayrı iklimde Cenâb-ı Hakk'ın icraatının nezâretçileridirler.

    Bunlar, Cenâb-ı Hakk'ın şuunât-ı Sübhaniyesini temâşâ eder ve insan ufku itibarıyla hem o icraata perdedâr görünürler hem de alkışlarlar. Bunların hepsi üveysiyyü'l-meşrebdir; dolayısıyla da herhangi bir pîrin daire-i irşadına girmeleri söz konusu değildir.

    Sofîyeye göre ebdâl, velâyet mertebesini ihraz ettiği hâlde, çok defa görünüp bilinmeden hayır işlerinde koşan hak erleri demektir.. ve bunlar, birbirinden farklı iki grup teşkil etmektedirler:

    Birinci grup itibarıyla ebdâl, bütün kötü hasletlerden sıyrılmış, mesâvi-i ahlâkını mehâsin-i ahlâka çevirebilmiş ve her türlü şekavete karşı duran süedâ zümresinin müdavimi olmuş hak erlerine,

    İkinci grup itibarıyla da, üç yüzler ya da kırklar, yediler gibi "evliyâullah"dan muayyen bir misyonu olan belli sayıdaki kimselere denir. Bunların sayılarının, kırk, yedi ya da daha çok ve daha az olması hiç de önemli değildir; önemli olan onların Hak nezdindeki yerleri, pâyeleri, vazifeleri ve hususiyetleridir. Ebdâldan biri vefat edince ondan boşalan yer, hemen alt tabakadan biri ile doldurulur. Bunlardan herhangi biri, bir hizmet münasebetiyle yerinden ayrılmak istediğinde, ya dublesiyle ayrılır ve kendi olduğu yerde kalır veya kendi gider dublesini bedîl olarak orada bırakır.

    Parapsikolojide, insanın perispirisi veya dublesiyle alâkalı benzer şeyler nakledildiğini hatırlamakta yarar var... Konumuzun dışında olduğu için biz şimdilik o hususa temas etmeyeceğiz.

    Bazıları, evtâd, iki imam ve kutbu bunlardan tamamen ayrı ve bir üst tabaka kabul ettiklerinden, ebdâla hâl ehli, ikincilere de makam sahibi nazarıyla bakmaktadırlar. Birincileri "seyr ilallah" yolcuları olarak görmekte, ikincileri de "seyr fillah", "seyr anillah" müntehîleri farz etmektedirler.


    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet Editör

    Kaynak.
    Bir insan olursa sağır; sen ona istediğin kadar bağır!..

  16. #36
    TERAKKİPERVER Yüksel DİKGÖZ kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Sat Oct 2008
    Konum
    Giresun ama İstanbul doğumluyum
    Yaş
    57
    İletiler
    202
    Evtad, Kutup, Gavs, İki İmam hakkında bilgi verir misiniz?

    Cevabımız

    Değerli Kardeşimiz;

    Tasavvufta, evrenin manevi yönetiminden sorumlu veliler hükümetinin başkanı. Mutasavvıflara göre değirmen taşı milin çevresinde döndüğü gibi bütün evren de kendisinin çevresinde döndüğü için veliler başkanına kutub denilmiştir. Herhangi bir sıfatla birlikte kullanılmadığında kutub kelimesi bu başkanı dile getirmekle birlikte, birden çok kutubdan söz etmek mümkün olduğundan Kutub yerine Kutbu'l-Aktab (Kutublar Kutbu) deyimi kullanılır. Kutub'a, kendisine sığınanlara yardım eden anlamında Gavs ya da Gavsu'l-Azam da denir.

    Kutub, varlığın yaratılış nedeni olan Muhammedî hakikatin (Hakikat-ı Muhammediye) kendisinde tecelli ettiği kişidir. Veliliğin son ve en yüksek makamı olan kutubluğa kişi kendi çaba ve çalışması ile değil, ancak Allah'ın bağışı, vergisi sonucu gelebilir. Kutubluk makamının Kutbu'l-İrşad ve Kutbu'l-Aktab ya da Kutbu'l-Vücud denilen iki çeşidi vardır. Kutbu'l İrşad, nübüvvet (peygamberlik) kurumunun iç yüzünü (batın); Kutbu'l Vücud ise son Peygamber Hz. Muhammed (s.a.s)'in iç yüzünü temsil eder. İrşad kutubları nebiler gibi çok olabilir; fakat Vücud Kutbu her dönemde ancak bir tane bulunabilir.

    Tasavvufi kitaplarla mutasavvıflar arasında sık kullanılan Aktab-ı Erbaa (Dört Kutub) deyimi genellikle Abdülkadir Geylani, Ahmet Rufai, Ahmet Bedevi ve İbrahim Desuki'yi dile getirir. Bazan Ebu'l-Hasan eş-Şazili, İbrahim Desuki yerine dördüncü kutub olarak anılır. Mevlana Celaleddin Rumi, Hacı Bektaş Veli, Hacı Bayram Veli ve şeyh Şaban Veli de Anadolu'nun dört kutbu kabul edilir.

    Kutb'un başında bulunduğu Ricalu'l-Gayb (Gayb Erenleri), Merdan-ı Huda, Merdan-ı Gayb ve Hükumet-i Sufiye (Mutasavvıflar hükümeti) gibi adlarla anılan veliler düzeninde Kutub'un sağ ve solunda İmaman denilen iki imam yeralır. Kutub'un sağında yeralan imam (İmam-ı Yemin), Melekut aleminin işleri ile; sol yanında yeralan imam (İmam-ı Yesar) ise Mülk aleminin işlerine bakar. Sağdaki imam, Kutub'un hükümlerine; soldaki imam, Kutub'un hakikatine mazhardır. Kutub öldüğü zaman yerine soldaki İmam geçer.

    Halk arasında daha çok Üçler olarak anıları Kutub ve İmaman'ın altında yeryüzünün dört yönünü yöneten Evtad-ı Erbaa (Dört Direk), daha aşağılarda ise yedi iklimi yöneten Yediler (Abdal, Ahyar), halka yardım eden Kırklar (Nüceba) ve insanları gözetleyip denetleyen Üçyüzler (Nükeba) bulunur.

    Hucviri gibi bazı mutasavvıf yazarları "Bunların sıhhati üzerinde Ehl-i Sünnetin icmaı vardır" (Keşfu'l Mahcub, Hakikat Bilgisi, İstanbul 1982, s. 330) demektedir. Ancak bazı kelam ve hukuk bilginleri Kutub inancını İslam'ın temel inanç ilkeleriyle bağdaşmaması nedeniyle onaylamamışlardır. Bize göre böyle bir anlayışın esassız olması düşünülemez. Ancak İslami inanca uygun olmayan düşünce ve değerlendirmelere de dikkat etmek gerekir.
    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet Editör

    Kaynak
    Bir insan olursa sağır; sen ona istediğin kadar bağır!..

  17. #37
    Kayıtsız Kalma
    Misafir
    Alıntı Yüksel DİKGÖZ tafarından gönderildi Mesajı Göster

    Kutub, varlığın yaratılış nedeni olan Muhammedî hakikatin (Hakikat-ı Muhammediye) kendisinde tecelli ettiği kişidir. Veliliğin son ve en yüksek makamı olan kutubluğa kişi kendi çaba ve çalışması ile değil, ancak Allah'ın bağışı, vergisi sonucu gelebilir. Kutubluk makamının Kutbu'l-İrşad ve Kutbu'l-Aktab ya da Kutbu'l-Vücud denilen iki çeşidi vardır. Kutbu'l İrşad, nübüvvet (peygamberlik) kurumunun iç yüzünü (batın); Kutbu'l Vücud ise son Peygamber Hz. Muhammed (s.a.s)'in iç yüzünü temsil eder. İrşad kutubları nebiler gibi çok olabilir; fakat Vücud Kutbu her dönemde ancak bir tane bulunabilir.
    Bu söylediklerinizin yada alıntıladığınızın kaynağı nedir ? Kuran-ı Kerim de böyle bir konu var mı ? ALLAH(C.C) tarafından yetkilendirilen ve gönderilen son görevli Hz.Muhammed(s.a.v) değil mi ?

  18. #38
    Alıntı Yüksel DİKGÖZ tafarından gönderildi Mesajı Göster
    Evtad, Kutup, Gavs, İki İmam hakkında bilgi verir misiniz?

    Cevabımız

    Değerli Kardeşimiz;

    Tasavvufta, evrenin manevi yönetiminden sorumlu veliler hükümetinin başkanı. Mutasavvıflara göre değirmen taşı milin çevresinde döndüğü gibi bütün evren de kendisinin çevresinde döndüğü için veliler başkanına kutub denilmiştir. Herhangi bir sıfatla birlikte kullanılmadığında kutub kelimesi bu başkanı dile getirmekle birlikte, birden çok kutubdan söz etmek mümkün olduğundan Kutub yerine Kutbu'l-Aktab (Kutublar Kutbu) deyimi kullanılır. Kutub'a, kendisine sığınanlara yardım eden anlamında Gavs ya da Gavsu'l-Azam da denir.

    Kutub, varlığın yaratılış nedeni olan Muhammedî hakikatin (Hakikat-ı Muhammediye) kendisinde tecelli ettiği kişidir. Veliliğin son ve en yüksek makamı olan kutubluğa kişi kendi çaba ve çalışması ile değil, ancak Allah'ın bağışı, vergisi sonucu gelebilir. Kutubluk makamının Kutbu'l-İrşad ve Kutbu'l-Aktab ya da Kutbu'l-Vücud denilen iki çeşidi vardır. Kutbu'l İrşad, nübüvvet (peygamberlik) kurumunun iç yüzünü (batın); Kutbu'l Vücud ise son Peygamber Hz. Muhammed (s.a.s)'in iç yüzünü temsil eder. İrşad kutubları nebiler gibi çok olabilir; fakat Vücud Kutbu her dönemde ancak bir tane bulunabilir.

    Tasavvufi kitaplarla mutasavvıflar arasında sık kullanılan Aktab-ı Erbaa (Dört Kutub) deyimi genellikle Abdülkadir Geylani, Ahmet Rufai, Ahmet Bedevi ve İbrahim Desuki'yi dile getirir. Bazan Ebu'l-Hasan eş-Şazili, İbrahim Desuki yerine dördüncü kutub olarak anılır. Mevlana Celaleddin Rumi, Hacı Bektaş Veli, Hacı Bayram Veli ve şeyh Şaban Veli de Anadolu'nun dört kutbu kabul edilir.

    Kutb'un başında bulunduğu Ricalu'l-Gayb (Gayb Erenleri), Merdan-ı Huda, Merdan-ı Gayb ve Hükumet-i Sufiye (Mutasavvıflar hükümeti) gibi adlarla anılan veliler düzeninde Kutub'un sağ ve solunda İmaman denilen iki imam yeralır. Kutub'un sağında yeralan imam (İmam-ı Yemin), Melekut aleminin işleri ile; sol yanında yeralan imam (İmam-ı Yesar) ise Mülk aleminin işlerine bakar. Sağdaki imam, Kutub'un hükümlerine; soldaki imam, Kutub'un hakikatine mazhardır. Kutub öldüğü zaman yerine soldaki İmam geçer.

    Halk arasında daha çok Üçler olarak anıları Kutub ve İmaman'ın altında yeryüzünün dört yönünü yöneten Evtad-ı Erbaa (Dört Direk), daha aşağılarda ise yedi iklimi yöneten Yediler (Abdal, Ahyar), halka yardım eden Kırklar (Nüceba) ve insanları gözetleyip denetleyen Üçyüzler (Nükeba) bulunur.

    Hucviri gibi bazı mutasavvıf yazarları "Bunların sıhhati üzerinde Ehl-i Sünnetin icmaı vardır" (Keşfu'l Mahcub, Hakikat Bilgisi, İstanbul 1982, s. 330) demektedir. Ancak bazı kelam ve hukuk bilginleri Kutub inancını İslam'ın temel inanç ilkeleriyle bağdaşmaması nedeniyle onaylamamışlardır. Bize göre böyle bir anlayışın esassız olması düşünülemez. Ancak İslami inanca uygun olmayan düşünce ve değerlendirmelere de dikkat etmek gerekir.
    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet Editör

    Kaynak
    Bu yazılanlar tasavvuf dinine mi ait şimdi? O zaman.. leküm dinikum veliyediin.

  19. #39
    TERAKKİPERVER Yüksel DİKGÖZ kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Sat Oct 2008
    Konum
    Giresun ama İstanbul doğumluyum
    Yaş
    57
    İletiler
    202
    Alıntı Kayıtsız Kalma tafarından gönderildi Mesajı Göster
    Bu söylediklerinizin yada alıntıladığınızın kaynağı nedir ? Kuran-ı Kerim de böyle bir konu var mı ? ALLAH(C.C) tarafından yetkilendirilen ve gönderilen son görevli Hz.Muhammed(s.a.v) değil mi ?
    Bu yazıların kaynağı www.sorularlaislamiyet.com Ssitesidir.
    Bir insan olursa sağır; sen ona istediğin kadar bağır!..

  20. #40
    TERAKKİPERVER Yüksel DİKGÖZ kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Sat Oct 2008
    Konum
    Giresun ama İstanbul doğumluyum
    Yaş
    57
    İletiler
    202
    Alıntı Levent ŞERİFOĞLU tafarından gönderildi Mesajı Göster
    Bu yazılanlar tasavvuf dinine mi ait şimdi? O zaman.. leküm dinikum veliyediin.

    Tasavvuf dini diye bir din yoktur.Tasavvuf İslam'ın özüdür.İlmi ledündür.Kalp ilmi, sır ilmi ve batın ilimlerden müteşekküldür.Tarikat ise bu yolun adıdır.Her tarikat, ilmi ledün değildir.Hıristiyan, yahudi ve budizm tarikatlarından hiç de değildir.Bunu anlamanız için tasavvuf ilmine vakıf olmanız gerekir..

    Kesinlikle Şeriatsız tarikat olamaz.
    Bir insan olursa sağır; sen ona istediğin kadar bağır!..

+ Konuyu Yanıtla
6 / 2 İlkİlk 123456 SonSon

Yer İmleri

Gönderme Kuralları

  • You may not post new threads
  • You may post replies
  • You may not post attachments
  • You may not edit your posts
  •