+ Konuyu Yanıtla
2 sonuçtan 1 --- 2 arası gösteriliyor

Konu: tabiatın kuralları

  1. #1
    ikimilyon Admin Mehmet DAĞDELEN kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Thu May 2006
    Konum
    Sakarya
    Yaş
    42
    İletiler
    3,120
    Blogdaki Konular
    18

    tabiatın kuralları

    Allah'ın bundan önce geçenler hakkında kanunudur bu. Allah'ın kanununu değiştirmeye asla çare bulamazsın. ahzab 62

    cenabu ALLAH yarattığı bu tabiatın kurallarını belirlemiş ve sabitlemiştir. ozon delinmesi, havadaki gaz dengesinin bozulması, buzulların erimesi, çölleşme ve küresel ısınma gibi günden güne gelişen tabiat olayları zaten kendi döngüsü içinde bir yere gitmektedir. dengeyi bozucu etkiler üreten insanoğlunun tabiatın kendi kendini yenilemesi ve döngünün normalleşmesi beklentisi beyhudedir.

    karbon gazı salınımıyla bir dengeyi bozmuşsanız aynı şiddette bir tepki görmeniz kaçınılmazdır. bir duvara 50kg kuvvetinde bir yumruk atan kişi aynı anda duvardan 50kg'lık bir yumruk yemiştir. işin denge kısmı ise küresel ısınmaya sebep gösterilen karbon gazını normalleştirmeyi başarsanız bile artık tepki yumruğunu yemişsinizdir. 1 milyar adet fosil yakıtlı araç çalıştırdığınızda eşdeğer kuvvette tepki olarak kasırgalar, depremler, sel baskınları, kuraklık ve çölleşme ile karşılaşmanız kaçınılmazdır.

    ve zaten buradaki asıl denge bizim "bozuldu" dediğimiz tabi dengenin aslında hiçte bozulmadığıdır. aksine yaptığınız etkiye tepkisini gösterecek kadar dengededir tabiat.

    şöyle düşünmelisiniz...
    eğer biz bu gezegende 1 milyar adet fosil yakıtlı motor çalıştırıyorsak ve tabiat buna tepki vermiyorsa işte o zaman denge bozlumuş demektir.

    daha ilginç bir şey söyleyeyim mi?
    mesela tüm petrol ve fosil gazlar ile çalışan motorları iptal edip elektirik motorlar kullansak karbon döngüsü düzelir. ama bu çölleşmeyi, kuraklığı, kasırgaları engellemez. çünkü bu sefer daha kötü bişey olur. kullandığımız elektirik dünyanın elektromanyetik dengesini bozar ve yeryüzünde rüzgar dengesi bozulur. böylece okyonus akıntıları yine buzulları eritir. yine çölleşme devam eder. yeraltında ise elektromanyetik dengesizlik yüzünden plaka hareketleri artar ve depremler çoğalır.

    bırakın fosil yakıtları ve elektromanyetiği ve birde şunu düşünün...
    siz hiç bir köy yakınında yıkıntı ve harabe bir ev gördünüz mü?
    onu hatırlamaya çalışın ya da bundan sonra ilk gördüğünüzde onu yeniden inceleyin. kerpiç ya da taş duvarlı ve yahut ahşaptır bu haraenin aslı. ama doğal değildir yinede. çünkü topraktan yüksektir ve toprak kendinden yüksek olanı sevmez. bu dünya tepeleri törpüler ve çukurları doldurur. dümdüz eder. işte o harabenin kaderini hazırlayan unsurları görün.
    mesela yanında bir incir ya da akasya ağacı yapının temelinden işe başlamıştır. ona yeraltı canlıları yardım eder, karıncalar, solucanlar, fareler vb.
    tepeden yağmur ve kar çalışır, yanlardan rüzgar bastırır. içinden kurtlar kemirir. milim milim yerler o yapıyı. yerle bir ederler. öyle ki 20 yıl sonra o artık bir yıkıntıdır.

    yani ne yaparsak yapalım bu gezegen bizi yer...

    bir örnek:


    sakarya/karasu/ihsaniye köyü yakınlarında bir tarlanın sınır telleri
    Eklenmiş Resimler Eklenmiş Resimler   

    Milli Görüş; hakkı üstün tutmaktır!

  2. #2
    dağların yani dünyanın direklerinin inşaat malzemesi elde etmek için ya da yol yapımı düzenleme vs. gibi nedenlerle düzleştirilmelerinin yer sarsıntısı olarak geri dönüp dönmeyeceği kafamı hep kurcalamıştır.
    "ey ruhumun ışığı !
    ruhlar bölük bölük ayrılırken senin ruhunu benimkiyle aynı bölüğe yazmışlar" f.o.

+ Konuyu Yanıtla

Tags for this Thread

Yer İmleri

Gönderme Kuralları

  • You may not post new threads
  • You may post replies
  • You may not post attachments
  • You may edit your posts
  •