+ Konuyu Yanıtla
2 / 1 12 SonSon
35 sonuçtan 1 --- 20 arası gösteriliyor

Konu: Peygambere Şİİrler

  1. #1
    muhacir Okuyan Kalemler Cüneyt YILMAZ kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Tue May 2006
    Konum
    istanbul-samsun-kastamonu
    Yaş
    25
    İletiler
    840

    Peygambere Şİİrler

    CANIM EFENDİM

    Yıllarca ufkuna bakan gözlerim,
    Cemalini ister , canım efendim.
    Seni anlatmaktan aciz sözlerim,
    Her an erimekte , canım efendim.

    Hayat eksenimin sonsuz odaĝı,
    Ŏksüz ve yetimlerin sıĝınaĝı,
    Sen sabah yıldızlarının ışıĝı,
    Sen şefkat elçisi , canım efendim.

    Lahuti bir sefer olsa da gitsem...
    Kumlara batsam , ayaĝına düşsem,
    Gül Ravzan'a varıp kendimden geçsem,
    Sen sevda iksiri , canım efendim.

    Ay yüzlü , güzel sözlü hem sultanım,
    Fedadır can , canan ve bütün varım,
    Seninle olmaktır en güzel kararım,
    Sen güllerin şahı , canım efendim.

    Buzlar erir içimde bitmez savaş,
    Gönlümde bir hüzün , gözümde yaş,
    Sensizlik içimde kordan bir telaş,
    Kalbimin barışı , canım efendim.

    Alemlere rahmet rüzgarısın sen,
    Kur'an kiliminde en güzel desen,
    Benim de rüyama bir defa gelsen,
    Can dayanmaz oldu , canım efendim.


    CAN MUHAMMED


    İstemem ben inci güher,
    Gönül gözüm seni ister,
    Söyleyelim hep beraber,
    Muhammedim, can Muhammed.


    Sünnetinden aldık ilham,
    Uzak düştü bize haram,
    Getirelim salat, selam,
    Muhammedim, can Muhammed.


    Rahmet oldun alemlere,
    Nurun doldu gönüllüre,
    Rehber oldun alimlere,
    Muhammedim, can Muhammed.

    Kevser sana oldu şarab,
    Senden uzak kullar harab,
    Bizi yoldaş eyle ya Rab,
    Muhammedim, can Muhammed.


    Dermani'yim yok imkanım,
    Cennet olsun tek mekanım,
    Kalbimdeki hep yakanım
    Muhammedim, can Muhammed.

    Ali KAYBAL


    SEN DOĞDUN YA RESULULLAH

    Seni anlayabilmek,
    Seni anlatabilmek, Seni yaşayabilmek,
    Seni canından çok sevebilmek,
    Anam babam Sana feda olsun diyebilmek,
    Canımı yoluna serebilmek,
    Getirdiklerini benimsemek,
    Ayaklarının altına aldıklarını terk edebilmek,
    Seni yazabilmek,
    Yürekler güç yetirdiğince,
    Kalemler yazabildiğince,
    Denizler mürekkep olup yettiğince,
    Senden kat reler yazabilmek,
    Yoksa Seni yazabilmek MÜMKÜN MÜ?
    Mümkün değil YA RESULULLAH !..


    Sen doğmadan kararmıştı dünya !
    Huzur şahdamarından kesilmiş,
    Mutluluk kayıp adreslere gizlenmiş,
    İnsanlar, insanlıktan vazgeçmişti...
    Emniyet denen olay yok olmuştu.
    Güven ve itimat öldürülmüştü.
    Asayiş keenlemyekün...
    Kızlar diri diri toprağa gömülüyor.
    Analıklar miras diye alınıyor.
    İnsanlar putlara tapıyor.
    Kendi yaptıkları taştan putlara tapıyorlar...
    Güçlü zayıfı eziyor, Hak, hak sahibine değil,
    Güçlü olana veriliyor...
    İnsanlar, İnsanlar vahşete birbirleriyle yarışıyor !..


    Beni Sa’d b.Bekir Kabilesinden,
    Halime binti Ebi Züeyb Seni alıyor,
    Sana süt annelik yapacak,
    Halime korkuyor,
    Beni Sa’d yurdu kıtlık kıran,
    Beni Sa’d yurdu perişan,
    Korkma ya Halime !
    Korkma ya Halime !
    Ya Resulullah, beni Sa’d yurduna geliyorsun,
    Beni Sa’d Seni Selamlıyor
    Ben Sa’d yeşilleniyor,
    Koyunların karnı doyuyor,
    Koyunların memeleri süt doluyor,
    Halime’ nin evi bereketleniyor !
    Beni Sa’d bereketleniyor !
    Dünya bereketleniyor !..



    Hazreti Cebrail (a.s.) Beni Sa’d’ a geliyor,
    Ya Resulullah, Sen çocuklarla oynuyorsun
    Cebrail (a.s.) Seni çocukların içinden alıyor,
    Usulca, İncitmeden yere uzatıyor,
    Ya Resulullah, Sende ses yok,
    Bedenin Cebrail’ e teslim,
    Cebrail göğsünü yarıyor,
    Kalbini dışarı çıkarıyor,
    Şeytanın, Sen de olan nasibini alıyor,
    Kalbini altın bir tasa koyup,
    Zemzem suyuyla yıkıyor,
    Ve kalbini yerine koyuyor...
    Çocuklar Halime2 ye koşmuş,
    Halime bin bir telaşla Sana koşuyor,
    Çocuklarından ayırmadığı, çocuk güzeline,
    Yaratılmışların en özeline koşuyor,
    Kucağına alıyor,
    Sarılıyor,
    Öpüyor,
    Kokluyor...

    Lokman Hamitoğlu


    Ey Kutlu Nebî

    Makâmı Mahmud'a selamlar olsun
    Ey kutlu nebî sen Hâkka tek yolsun
    Sevginle dolmayan gönüller solsun
    Makâmı Mahmud'a selamlar olsun

    Yetimle garîbin oldun yanında
    Dertlerine çâre oldun anında
    Güneş gibi doğdun zulüm çağında
    Makâmı Mahmud'a selamlar olsun

    Seninle insanlar hidâyet buldu
    Senden önce onlar putlara kuldu
    Senin gelişinle Hâkkı buldu
    Makâmı Mahmud'a selamlar olsun

    Gülüşün vardı ki bin ömre değer
    Tenin de kokardı hep miski amber
    Seni bir kez gören aşkına düşer
    Makâmı Mahmud'a selamlar olsun

    Her yer aydınlandı senin nurunla
    Nice canlar fedâ oldu yolunda
    Her şey yaratıldı senin uğrunda
    Makâmı Mahmud'a selamlar olsun

    Seni sevmek demek Hâkkı sevmektir
    Sünnetine uymak hayra ermektir
    Yücelik, yolunda canı vermektir
    Makâmı Mahmud'a selamlar olsun

    İnsanlığa oldun en güzel örnek
    Yaşayacak İslam kıyâmete dek
    Çarpar ALLAH ALLAH diye her yürek
    Makâmı Mahmud'a selamlar olsun

    Timur İlikan
    BİLMEK VE PAYLAŞMAK GEREK DUSTURUNU EN İYİ ŞEKİLDE UYGULAYAN YER!!!
    OKUYAN KALEMLER GRUBU

  2. #2

    Methiye

    Salavatlar sana olsun,hazreti Ahmed.
    Yüzün,gözün hürmetine yaratıldı,kainat.
    İnsanların en şereflisi,ya Kani,Nebi.
    Canım sana feda olsun,ya hazreti Resul.

    Kötü günlere oldun bir ışık.
    Putları yıktın,Allah’ı bir kıldın.
    Çilelerle dolu bir hayatta.
    Ümmetim,ümmetim dedin,ya hazreti Mustafa.

    Mekke’yi, Medine’yi fethettin.
    Ahir zamanda bir güneş oldun.
    Onları; bin,binleri; milyon ettin.
    Canım sana feda olsun,ya hazreti Ahmed.

    Allah’a kulluğu bize öğrettin.
    Miraç yolculuğunda; ümmetim,ümmetim dedin.
    Yılmadın,usanmadın.
    Sevgili kızına dahi torpil geçmedin.
    Canım sana feda olsun,ya hazreti Resul.

    Bir gece rüyamda görsem seni.
    Yaşadığın topraklara sürsem yüzümü.
    Ahirette uzakta olsa,komşun olsam.
    Canım sana feda olsun,ya hazreti Muhammed..

    İlkay Coşkun
    "İnsanları ikiye ayırıyorum:
    Seni tanıyanlar,seni tanımayanlar.
    seni tanıyanları ikiye ayırıyorum:
    Anlayanlar, anlamayanlar.
    seni tanımayanlara yabancıyım, seni anlamayanlara düşman..."

  3. #3

    Necid Çöllerinde...

    Yâ Nebi...
    Şu halime bak
    Nasıl ki bağrı yanar gün kızınca sahranın,
    Benim de ruhumu yaktıkça yaktı hicranın.
    Hârimi Pâkine can atmak istedim durdum,
    Gerildi karşıma yıllarca ailem yurdum.
    Tahammül et dediler, hangi bir zamana kadar,
    Ne bitmez olsa tahammül, onun da bir sonu var.
    Gözümde tüttü bu andıkça yandığım toprak,
    Önümde durmadı artık ne hanuman ne ocak.
    Yıkıldı hepsi, ben aştım diyar-ı Sudan’ı,
    Üç ay tihame deyip çiğnedim beyebanı.
    Kemiklerim bile yanmıştı belki sahrada,
    Yetişmeseydin eğer Ya Muhammed imdada.
    Eserdi kumda yüzerken serin serin nefesin,
    Akarsular gibi çağlardı her tarafta sesin.
    İradem olduğu gündür senin iradene râm,
    Bir an olsun yollarda durmak bana oldu haram.
    Bütün hayakil-i hilkat ile hasbihal ettim,
    Leyâle derdimi döktüm, cibali söylettim.
    Yanıp tutuşmadan yummadım gözümü,
    Nücuma sor ki bu kirpikler uyku görmüş mü?
    Azab-ı Hecrine katlandım elli üç senedir,
    Sonunda anlıma çarpan bu zalim örtü nedir?
    Üç beş sineyi hicran içinde inleterek,
    Çıkan yüreklere husran mı, merhamet mi gerek.
    Demir nikabını kaldır mezarı pâkinden,
    Bu hasta ruhumu artık, ayırma hakinden.
    nedir o meşale, nurun mu ya Resulallah
    Sükûn içinde bir an geçti, sonra kısa bir âh....



    Mehmet Akif Ersoy

    "İnsanları ikiye ayırıyorum:
    Seni tanıyanlar,seni tanımayanlar.
    seni tanıyanları ikiye ayırıyorum:
    Anlayanlar, anlamayanlar.
    seni tanımayanlara yabancıyım, seni anlamayanlara düşman..."

  4. #4
    muhacir Okuyan Kalemler Cüneyt YILMAZ kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Tue May 2006
    Konum
    istanbul-samsun-kastamonu
    Yaş
    25
    İletiler
    840
    PEYGAMBERE VUSLATIM


    Hasretin vuslatıma çekmiş bir perde,
    Kopsada kıyamet kavuşsam sevgiliye.

    Onsuz bu dünya,hep cehennemim oldu,
    Yazık...!!! Ruhumda hasretin fırtınası koptu.

    Görüyorum Mekken mahçup,Medinen mahsun,
    Ne zaman bitecek?bu zalim kabusum.

    Gittin gideli Hiraya konmamış güvercinler,
    Kapısına ağ örmemiş,o masum örümcekler.

    Uhud’un feryadını duyuyor gibi kulaklarım,
    Bedir kuyuları kurumuş,nerde Ali’lerin Hamza’ların.

    Ruhum hasretinle yandıkça eriyor,
    Yüreğimde yangının gülleri açıyor.

    Gelsende biat etsek,sana yine Rıdvan’da,
    O heyecanla dağılsak,arzın dört tarafına.

    Senin kapına gelenler,sende huzur bulurdu,
    Gözlerine bakanlar gözlerinde boğulurdu.

    Gittikçe artıyor gönlümde hicranım,
    Yazlarım hiç olmadı,sensiz olmaz baharım.

    Gelde cemaline hayran şu kul murada ersin,
    Senden gayrısını bu kul neylesin.

    Engin Badem
    BİLMEK VE PAYLAŞMAK GEREK DUSTURUNU EN İYİ ŞEKİLDE UYGULAYAN YER!!!
    OKUYAN KALEMLER GRUBU

  5. #5
    muhacir Okuyan Kalemler Cüneyt YILMAZ kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Tue May 2006
    Konum
    istanbul-samsun-kastamonu
    Yaş
    25
    İletiler
    840
    Benim Peygamberim


    Alemlere rahmet olarak gönderdi,
    Yaratmazdı sen olmasaydın felekleri,
    Sen içimizdeyken azap etmezdi,
    Benim peygamberim çok güzeldi.

    İman edenler için bir rahmetti,
    Aslı nur, cismin ademdi,
    Bizlere nur saçan bir kandildi,
    Benim peygamberim çok güzeldi.

    Üstün ve çok merhametli,
    Yüzünde azamet ve hakimiyeti;
    İnsanlık aleminin en şereflisi,
    Benim peygamberim çok güzeldi.

    Bütün varlıkların en yücesi,
    Alemlerin göz bebeği,
    Yaratılmışların en güzeli,
    Benim peygamberim çok güzeldi.

    Cismani suretlerin en mükemmeli,
    O göz kamaştırıcı güzelliği,
    Kalblerin cilası tek sahibi,
    Benim peygamberim çok güzeldi.

    Bedenlerin şifası ve afiyeti,
    Gözlerimizin nuru kamer ışığı,
    İnsanları kurtarmaktı emeli,
    Benim peygamberim çok güzeldi.

    Ramazan Çağlar
    BİLMEK VE PAYLAŞMAK GEREK DUSTURUNU EN İYİ ŞEKİLDE UYGULAYAN YER!!!
    OKUYAN KALEMLER GRUBU

  6. #6
    muhacir Okuyan Kalemler Cüneyt YILMAZ kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Tue May 2006
    Konum
    istanbul-samsun-kastamonu
    Yaş
    25
    İletiler
    840
    Selam sana peygamberim



    Övülmüşsün ismin ile
    Selam sana peygamberim
    Hasım oldum hasmın ile
    Selam sana peygamberim

    Gece gündüz kışta yazda
    İsmin geçer her namazda
    Günde bin kez ansak az da
    Selam sana peygamberim

    Aşkın sardı her yanımı
    Sana verdim her anımı
    Koruyarak imanımı
    Selam sana peygamberim

    Zikrolundun yerde gökte
    Allah övdü, her melekte
    Her duada her dilekte
    Selam sana peygamberim

    Mikdatî’yim yolun yolum
    Biçareyim tutmaz kolum
    Şefaat et mücrim kulum
    Selam sana peygamberim

    Mikdat Bal
    BİLMEK VE PAYLAŞMAK GEREK DUSTURUNU EN İYİ ŞEKİLDE UYGULAYAN YER!!!
    OKUYAN KALEMLER GRUBU

  7. #7
    muhacir Okuyan Kalemler Cüneyt YILMAZ kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Tue May 2006
    Konum
    istanbul-samsun-kastamonu
    Yaş
    25
    İletiler
    840
    Peygamberim efendim



    Sen olmasan bu alem,
    Zından dı Peygamberim.
    Ben dediğim bu beden,
    Bir han'dı Peygamberim.

    Sen bize güneş oldun,
    Dünyaam Nurla doldurdun,
    Bana Hakkı buldurdun,
    Mihman'dı Peygamberim.

    Yaşayan bir Kur'an dın,
    İnsanlık için can dın,
    İnsanlara sultan dın,
    Tüm can'dı Peygamberim.

    İnsan lığı öğrettin,
    Ademdik adam ettin,
    Hayır demeyiz gittin,
    Şu an'dı peygamberim.

    İnsanlığın güneşi,
    Yoktur benzeri eşi,
    Her insan Din kardeşi,
    Harman'dı peygamberim.

    Ümmetin Çetinkaya,
    Dinin canımda maya,
    Sana lâyık olmaya,
    Kurban'dı peygamberim...

    Ömer Çetinkaya
    BİLMEK VE PAYLAŞMAK GEREK DUSTURUNU EN İYİ ŞEKİLDE UYGULAYAN YER!!!
    OKUYAN KALEMLER GRUBU

  8. #8
    muhacir Okuyan Kalemler Cüneyt YILMAZ kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Tue May 2006
    Konum
    istanbul-samsun-kastamonu
    Yaş
    25
    İletiler
    840
    Sultan Şehir

    İstanbul gözlerimde nem, İstanbul o peygambere kadem,
    Bilir misin dostum İstanbul olur benim, benim şehzadem,
    Ya İstanbul beni alır, ya da ben İstanbul'u alırım be diyen,
    İstanbul gözlerimde nem, İstanbul o peygambere kadem.


    Söylesene, İstanbul değil miydi, böyle asırlarca özlenen,
    Söylesene, İstanbul değil miydi böyle asırlarca beklenen,
    İstanbul Galata Kulesi’dir, Hezarfen Ahmet Çelebi diyen,
    İstanbul gözlerimde nem, İstanbul o peygambere kadem.


    İstanbul laleler kokar, İstanbul laledir bilir misin sen sen,
    İstanbul Topkapı Sarayı’dır, kutsal emânetlere âmâdem,
    Ben, ben İstanbul’u bilirim derim, başka bir yeri bilmem,
    İstanbul gözlerimde nem, İstanbul o peygambere kadem.


    İstanbul’um sadece yedi tepe midir, İstanbul kâlplerdedir,
    İstanbul bir rüyaların şehridir, İstanbul’um asırlarca özlenir,
    İstanbul'un fethinde, aşklar ne kadar, ne kadar da yücedir,
    İstanbul gözlerimde nem, İstanbul o peygambere kadem.


    İstanbul alınır, karanlık çağlar kapanır, yeni bir çağ açılır,
    Asırlardır masum duran İstanbul, peygamberine kavuşur,
    Bütün dünya İstanbul der, buradan, aleme ziyalar saçılır,
    İstanbul gözlerimde nem, İstanbul o peygambere kadem.


    Bütün dünya, İstanbul İstanbul der, İstanbul bir Lalezâr,
    Bir başka İstanbul yok yok, İstanbul ebediyyen Gülizâr,
    İstanbul, asırlardır bir ticaret merkezi, sanki ortak pazar,
    İstanbul gözlerimde nem, İstanbul o peygambere kadem.


    İstanbul'um Fatih demek, gemilerim karadan yürüyecek,
    İstanbul alemin dürri incisidir, İstanbul hep yâd edilecek,
    İstanbul Boğaziçi'dir, Avrupa Haliç'i Altın Boynuz bilecek,
    İstanbul gözlerimde nem, İstanbul o peygambere kadem.


    Fahri Kainat, İstanbul mutlaka fetholunacaktır, diyordu,
    O ne güzel bir ordudur, ne güzel kumandandır, diyordu,
    İstanbul’un manevi kumandanı, Eyyûb Sultan biliyordu,
    İstanbul gözlerimde nem, İstanbul o peygambere kadem.


    İstanbul önce Konstantiniyye, sonrası İslambol, İstanbul,
    Beldet-üt-Tayyibe’dir, Derseâdet, Asitane, Aziz İstanbul,
    Baktığın esrarengiz Kız Kulesi’ni, Üsküdar önlerinde bul,
    İstanbul gözlerimde nem, İstanbul o peygambere kadem.


    Fatih Topkapı’dan İstanbul’a girdi, Ayasofya’ya yürüdü,
    Hocası Akşemsettin ise Ebû Eyyûb El Ensari’yi görürdü,
    Bilir misin, Fatih bir dahi idi, döktürdüğü topları, Şahi idi,
    İstanbul gözlerimde nem, İstanbul o peygambere kadem.


    Bir de bakacaksın ki, Ayasofya’da bir sabah vakti, mutlu,
    Mahsun Ayasofya, senden ne kadar, ne kadar da umutlu,
    Ayasofya, Sultan Ahmet Cami kardeş gibi, ikisi de kutlu,
    İstanbul gözlerimde nem İstanbul o peygambere kadem.


    Çamlıca Tepesinden seyredecek, İstanbul’u göreceksin,
    Vallahi, ben İstanbul için ölürüm be, ölürüm! Diyeceksin,
    Fethi Mübin aklına gelecek, isteseler cânını vereceksin,
    İstanbul gözlerimde nem İstanbul o peygambere kadem.


    Denizler mürekkep olsa, ağaçların elimde, hepsi kalem,
    Seni nasıl överim gücüm yetmez Sultan Şehir Asitanem,
    İstanbul’da olsam bile İstanbul’u özlüyorum, O bir tanem,
    İstanbul gözlerimde nem, İstanbul o peygambere kadem...

    Yusuf Önder Bahçeci
    BİLMEK VE PAYLAŞMAK GEREK DUSTURUNU EN İYİ ŞEKİLDE UYGULAYAN YER!!!
    OKUYAN KALEMLER GRUBU

  9. #9

    Gel Kurtar Bizi ....

    Peygamberler sultanı Hz.Muhammed (s.a.v.)
    Allah'ın resulü Hz.Muhammed (s.a.v.)
    İki cihan sultanı Hz.Muhammed (s.a.v.)
    Müminlerin efendisi Hz.Muhammed (s.a.v.)
    Gel kurtar bizi Hz.Muhammed (s.a.v.)

    Kalbimin dinmez hasreti Hz.Muhammed (s.a.v.)
    Meleklerin dahi salavat ettiği Hz.Muhammed (s.a.v.)
    Hz.Fatıma'nın babası Hz.Muhammed (s.a.v.)
    Gül kokulu efendim Hz.Muhammed (s.a.v.)
    Gel kurtar bizi Hz.Muhammed (s.a.v.)

    Adalet padişahı Hz.Muhammed (s.a.v.)
    İyilik dergahı Hz.Muhammed (s.a.v.)
    Kuran'ın armağan edildiği Hz.Muhammed (s.a.v.)
    Nur cemali olan Hz.Muhammed (s.a.v.)
    Gel kurtar bizi Hz.Muhammed (s.a.v.)

    Uğruna canım feda Hz.Muhammed (s.a.v.)
    Yoluna başım feda Hz.Muhammed (s.a.v.)
    Saç teline dünyalar feda Hz.Muhammed (s.a.v.)
    Gönlüm aşkın ile yanar Hz.Muhammed (s.a.v.)
    Gel kurtar bizi Hz.Muhammed (s.a.v.)

    Uveysel'in görmeden aşık olduğu Hz.Muhammed (s.a.v.)
    Hz.Amine'nin oğlu Hz.Muhammed (s.a.v.)
    İslamın ışığı Hz.Muhammed (s.a.v.)
    Nebiler Nebisi Hz.Muhammed (s.a.v.)
    Gel kurtar bizi Hz.Muhammed (s.a.v.)

    Düştük zalimin eline Hz.Muhammed (s.a.v.)
    Müslümanın diyen kafir elinde Hz.Muhammed (s.a.v.)
    İnsanoğlu nefsine köle Hz.Muhammed (s.a.v.)
    Şeytana hizmet eden edene Hz.Muhammed (s.a.v.)
    Gel kurtar bizi Hz.Muhammed (s.a.v.)

    Fatih Kuşak
    "İnsanları ikiye ayırıyorum:
    Seni tanıyanlar,seni tanımayanlar.
    seni tanıyanları ikiye ayırıyorum:
    Anlayanlar, anlamayanlar.
    seni tanımayanlara yabancıyım, seni anlamayanlara düşman..."

  10. #10
    Cennetin çiçekleri Senin kokunu taşır,
    Benzemeye çalışır, beyazlıkta kar Sana
    Güneş güzel yüzünden parlaklık aldı ey Gül,
    Acep hayran olmadan, hangi göz bakar Sana?
    Aşkının esiridir, ne çöl, ne de dağ tanır;
    Bu sevdalı gönüller, su gibi akar Sana!
    Varlık bahçesi Senin nurundan yaratıldı,
    Hep medyun, hep minnettar, her can, her nigâr Sana!
    Tebessümün ayların; zührenin sevincidir,
    Nice hasret çekmede, bu bülbül-i zâr Sana!
    Güllerin efendisi olmak kolay değildir,
    Gıpta etmede ey Gül, binlerce gül-zâr Sana!
    Yusuf, Senin dalında çiy tanesidir sanki,
    Dîvâne kesilir göz etse, bir nazar Sana!

    CAN PEYGAMBERİM

  11. #11
    muhacir Okuyan Kalemler Cüneyt YILMAZ kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Tue May 2006
    Konum
    istanbul-samsun-kastamonu
    Yaş
    25
    İletiler
    840
    Peygamberimize çirkin saldırır



    Danimarka sonra diğer ülkeler
    Peygamberimize çirkin saldırır
    Yapılan hakaret vicdan silkeler
    Peygamberimize çirkin saldırır

    İnanmayanların çökmüş huzuru
    Cehalete doğru iter gururu
    Görmezler apaçık ilahi nuru
    Peygamberimize çirkin saldırır

    Amaçları bize kini bilemek
    İslam’a intikam nefret çilemek
    Yine istemezler özür dilemek
    Peygamberimize çirkin saldırır

    Huda varlığından almaz ibreti
    Bütün Müslüman’ın arttı nefreti
    Terbiyesizlerin bu zihniyeti
    Peygamberimize çirkin saldırır

    Bumuydu batının özgür yayını
    Yapıyorlar karikatür yayını
    Belli ki büsbütün insan haini
    Peygamberimize çirkin saldırır

    Kınanmalarına yapalım tezi
    Saygısızca çıkardılar krizi
    İmansız kalpleri küfür merkezi
    Peygamberimize çirkin saldırır

    Sancaki’m dünyaca İslam kavranır
    Lanet tuzağında bunlar avlanır
    Kutsal değerlere kötü davranır
    Peygamberimize çirkin saldırır


    Hacı YİĞİD
    BİLMEK VE PAYLAŞMAK GEREK DUSTURUNU EN İYİ ŞEKİLDE UYGULAYAN YER!!!
    OKUYAN KALEMLER GRUBU

  12. #12

    güllerin efendisine sonsuz salat ve selam.. şiirler için saolun.. bu başlığı ayrıyeten tebrik ediyorum.. muhacir saolasın..

  13. #13
    muhacir Okuyan Kalemler Cüneyt YILMAZ kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Tue May 2006
    Konum
    istanbul-samsun-kastamonu
    Yaş
    25
    İletiler
    840
    Bir gül gelse cennetten



    Bugün Cebrail gelse,
    Peygamberimizi bize getirse,
    Bir hutbede bize verse,
    Devesine binse,oda bize gelse,
    Kainat serverini misafir etsek.
    Bize bir cami yaptırsa,
    İçinde bize namaz kıldırsa.
    Sonra birlikte savaşsak,
    Yedi kıtayı fethetsek
    YaHerkese davet göndersek.
    Sancağında birleşsek.
    Nerdesin ya Muhammed.
    Bir saadet rüzgarı ılık ılık,
    Kokusu gül,sözü kuıran,
    Hasretle özledik gel,
    Ya muhammed......
    BİLMEK VE PAYLAŞMAK GEREK DUSTURUNU EN İYİ ŞEKİLDE UYGULAYAN YER!!!
    OKUYAN KALEMLER GRUBU

  14. #14
    muhacir Okuyan Kalemler Cüneyt YILMAZ kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Tue May 2006
    Konum
    istanbul-samsun-kastamonu
    Yaş
    25
    İletiler
    840
    Kuruyan Dalıma Bir Gül Efendim


    Çıkmaz sokak her yanım
    Kapandı tüm kapılarım
    Yalvarırım…Ne olur?
    Bana da bir çıkar yol Efendim

    Kuraklaştı mevsimlerim
    Çatladı bak dudaklarım
    Yalvarırım…Ne olur?
    Sensiz yüreğim bir çöl Efendim

    Hazana durdu dallarım
    Dökülecek yapraklarım
    Yalvarırım…Ne olur?
    Kuruyan dalıma bir gül Efendim

    Benim de yanılgılarım
    Gözümde ki ihtiraslarım
    Yalvarırım…Ne olur?
    Dünya aramızda bir tül Efendim

    Yağmur ol gel, bahar ol
    Ömrümdeki son karar ol
    Kurtar beni çöllerimden
    Yalvarırım…Ne olur?
    Benimde kalbime bir dön Efendim


    BİLMEK VE PAYLAŞMAK GEREK DUSTURUNU EN İYİ ŞEKİLDE UYGULAYAN YER!!!
    OKUYAN KALEMLER GRUBU

  15. #15
    muhacir Okuyan Kalemler Cüneyt YILMAZ kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Tue May 2006
    Konum
    istanbul-samsun-kastamonu
    Yaş
    25
    İletiler
    840
    Alıntı MuSe tafarından gönderildi

    güllerin efendisine sonsuz salat ve selam.. şiirler için saolun.. bu başlığı ayrıyeten tebrik ediyorum.. muhacir saolasın..
    estafurullah muse bacı ben elımden geldıgı kadar sızlere yardımcı olmaya calısıyorum....hem ben bılgılenıyorum.... hemde sız...paylasmak kadar guzel bırsey yok....
    BİLMEK VE PAYLAŞMAK GEREK DUSTURUNU EN İYİ ŞEKİLDE UYGULAYAN YER!!!
    OKUYAN KALEMLER GRUBU

  16. #16
    muhacir Okuyan Kalemler Cüneyt YILMAZ kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Tue May 2006
    Konum
    istanbul-samsun-kastamonu
    Yaş
    25
    İletiler
    840
    Hz.MUHAMMED bizim


    Sizin atalarınız değimliydi Hz.İsa’yı çarmıha geren
    Tarihin sayfalarına bak sizi gibi gelmemiştir alçak beşer
    Saf satalarla bozulmuş bir dine inanıyorsunuz
    Hz.’ti İsa’ya da, Meryem’ ede,Allah’a iftira ediyorsunuz
    Hz.MUHAMMEDİN büyüklüğü karşısında çıldırıyorsunuz
    Kainat iki cihan güneşi huzurmetine yaratıldı
    En güzel muazzam şekilde yeryüzü,kainat onun için donatıldı
    Bu din sayesinde milletim tarafından neslin adaletle yönetildi
    Tarihin sayfalarını karıştır dön maziye bak
    Haçlıların zihniyetinin insanlığa,tarihe sadece zülümdür hediye
    Bak Endülüs’e,git bak oradan Bosna’ya atamın şan verdiyi Niğbolu’ya
    Türk’ün kılıcından kurtulamazdın inancından dolayı bu yaşam size hediye
    Bir daha dil uzatma İslam olarak Allah şahit olsun son ihtarımızdır bizim
    Peygamberimize bin bir canımız olsa da Türk olarak ona fedadır bizim
    Allah şahittir kafamızı kızdırmayın asaletsiz soyunuzun sonu olur sizin
    Tarihler şahittir bu din için kelle koltukta savaşırız Hz.MUHAMMED bizim

    Halil Çolak
    BİLMEK VE PAYLAŞMAK GEREK DUSTURUNU EN İYİ ŞEKİLDE UYGULAYAN YER!!!
    OKUYAN KALEMLER GRUBU

  17. #17
    muhacir Okuyan Kalemler Cüneyt YILMAZ kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Tue May 2006
    Konum
    istanbul-samsun-kastamonu
    Yaş
    25
    İletiler
    840
    Peygamber ve nebiler


    İlk peygamber adem gelmiş
    Nuru allah'ın aşkına
    İlk annemiz Havva olmuş
    Yarı Allah'ın aşkına

    Havva anamızdan doğmuş
    İlk bebek dünyaya gelmiş
    Oğlu Şit peygamber olmuş
    Biri Allah'ın aşkına

    Adem dünyasından göçer
    Nuh’a kadar zaman geçer
    İdris nebi hülle biçer
    Piri Allah'ın aşkına

    Nuh’un gemi tamam olur
    Her canlıdan bir çift alır
    Tufan için sur vurulur
    Suru Allah'ın aşkına

    Nuh’un oğulları kalır
    Ayrı,ayrı kavim olur
    Salih peygamberi gelir
    Sırrı Allah'ın aşkına

    Zülkardeyen kalden kavmi
    Halil İbrahim rahmanı
    İsmail’e koç kurbanı
    Varı Allah'ın aşkına

    İsak Yakup Yusuf delil
    Sabır ile Eyyübü bil
    Yarasına hekim cibril
    Diri Allah'ın aşkına

    Hızır yetişir her yerde
    Musa Tevrat ile turda
    Asasıyla kalmaz darda
    Turu Allah'ın aşkına

    Davut Zeburu tanıttı
    Kafirler iftira attı
    Yunusunu balık yuttu
    Toru Allah'ın aşkına

    Davut oğlu Süleyman’ı
    Allah yolu onun şanı
    Kuşlar ile konuşanı
    Zarı Allah'ın aşkına

    Lokman hekim Danyel yuşa
    Üzeyir Zekerya Yahya
    İncil inmiştir İsa’ya
    Soru Allah'ın aşkına

    Muhammed ile kuranı
    Gönderdi son peygamberi
    İslam’ın doğmuştur nuru
    Duru Allah'ın aşkına

    Ademinden nihayete
    Zaman uzar kıyamete
    Tuncay’ı sesler davete
    Koru Allah'ın aşkına
    BİLMEK VE PAYLAŞMAK GEREK DUSTURUNU EN İYİ ŞEKİLDE UYGULAYAN YER!!!
    OKUYAN KALEMLER GRUBU

  18. #18
    Ben bu günahimla gelemem yanina
    Beni perisan eder huzurunda
    Utanirim,sIkIlIrim mahserde
    Nasil sefaat dilerim ya resulAllah

    Ben bu amelimle gelemem yanina
    Ne cevap veririm sen sorunca
    Hic birsey yapmadim mevladan yana
    Nasil bakarim yüzüne ya resulAllah

    Ben bu halimle gelemem yanina
    Düser bayilirim tek bir nazarina
    Ceri cismimle gelipte karisma
    Nasil dururum yaninda ya resulAllah

    Ben bu kafayla gelemem yanina
    Dünyaya köle olmus döner ugruna
    Senin zamanini benzetir yarina
    Nasil gelirim yanina ya resulAllah


    Mücahit Ünal
    .::вιя нιℓαℓ υgяυηα уα яαв ηє güηєѕℓєя вαтιуσя::.

  19. #19
    muhacir Okuyan Kalemler Cüneyt YILMAZ kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Tue May 2006
    Konum
    istanbul-samsun-kastamonu
    Yaş
    25
    İletiler
    840
    Hamakat Nişanı



    Sabır kıla kıla canıma yetti
    Hasmını ararsan bundadır aşık
    Kamil oldum deyü dava edersin
    Hamakat nişanı kimdedir aşık

    Ehl-i dil olmadan söyleme hemen
    Senin mücadelen benimle neden
    Muhammet Mustafa göçtü dünyadan
    Muhammed'in nuru kimdedir aşık

    Ben de bilmedim nasıl sevdadır
    Heman çekticeğim kuru kavgadır
    Nebi Medine'de, Musa Tur'dadır
    Muhammed'in nuru kimdedir aşık

    Gözle erkanını dönme yolundan
    Dererler de goncasını gülünden
    Pir Sultan'ım hü der, almam elinden
    Senin sende benim bendedir aşık

    Pir Sultan Abdal
    BİLMEK VE PAYLAŞMAK GEREK DUSTURUNU EN İYİ ŞEKİLDE UYGULAYAN YER!!!
    OKUYAN KALEMLER GRUBU

  20. #20
    muhacir Okuyan Kalemler Cüneyt YILMAZ kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Tue May 2006
    Konum
    istanbul-samsun-kastamonu
    Yaş
    25
    İletiler
    840
    Ve Monna Rosa


    Peygamber çiçeğinin aydınlığında ara
    Sana doğru uzanan çaresiz ellerimi.
    Sırrımı söylüyorum vefakar balıklara:
    Yalnız onlar tutacak bu dünyada yerimi.
    Koyverip telli pullu saçlarını rüzgara,
    Bir çocuğun ardına düşen heykellerimi
    Peygamber çiçeğinin aydınlığında ara...

    Bir çevre sağ elimden bulanık suya düştü
    Ve boğazımı sıktı parmaklar ince, uzun.
    Günahkar toprağıma saçından bir tel düştü;
    Sana ne olmuş Rosa, bir derde tutulmuşsun.
    Bir ekmek kadar aziz fikirler böyle pişti:
    Noel ağaçları ve manolyalar kahrolsun,
    Bir çevre sağ elimden bulanık suya düştü...

    Şu şapkayı çıkarıp atıyorum ırmağa;
    Her şeyim sizin olsun, hep sizin kesik başlar.
    Rüyasında örümcek başlarsa ağlamağa,
    İçine gül koyduğum tüfek ölmeye başlar.
    Günahını sırtına yüklenen kaplumbağa
    Gibi ölüm önünde öz benliğim yavaşlar.
    Öyleyse şu şapkayı fırlatayım ırmağa.

    Bu erkekler kokuyu kediler gibi alır
    Ve kediler her gece sürünür yastıklara.
    Denizleri bahtiyar eden günler kısalır;
    Satılmayan çiçekler, zehirli ve kapkara,
    Unutulmuş erkekler ve kadınlara kalır.
    Bir geyiğin gözleri düşer eriyen kara
    Ve erkekler kokuyu kediler gibi alır.

    Ve yalnızlık, sigara külü kadar yalnızlık!
    Ve toprağın rüyaya yılan gibi girişi.
    Sana da Monna Rosa, taş bebeği bıraktık.
    Ellerinde kılçıklı balıkların bir dişi.
    Senin hatıran gibi büyük, yeni, karanlık;
    Senin hatıran kadar Allah ve şeytan işi...
    Ve yalnızlık, sigara külü kadar yalnızlık!

    Bugün yalnız yağmura tahammül edeceğim;
    Ta boğazıma kadar çıkan deli yağmura.
    Tüyüme horozdan çok itimat edeceğim,
    İtimat edeceğim şu belalı yağmura.
    Ruhumu bayrak yapıp ben teslim edeceğim
    Asılmış bir adamın iki eli yağmura.
    Bugün yalnız yağmura tahammül edeceğim.

    Bir tren ışığına, güneşe çekmek seni
    Ve bir şehir yaratmak, ruhundan Gülce diye.
    Parçalanan gemiyi ve yırtılan yelkeni
    Katıvermek sessizce söylenen bir türküye.
    Ve sonra bir köşede öldürmek ölmeyeni
    Ve son vermek bitmeyen, bu bitmeyen şarkıya,
    Bir tren ışığına, güneşe çekmek seni.

    Sana tavuskuşunun içime girdiğini
    Son, en son söz olarak söylemek istiyorum.
    İçime girdiğini, tüyünü yolduğunu
    Son, en son söz olarak söylemek istiyorum.
    İçimde tavusların bir bir kaybolduğunu,
    Bana da bir çift ak kanat kaldığını
    Son, en son söz olarak söylemek istiyorum.

    Peygamber çiçeğinin aydınlığında ara
    Sana doğru uzanan çaresiz ellerimi.
    Sırrımı söylüyorum vefakar balıklara:
    Yalnız onlar tutacak bu dünyada yerimi.
    Koyverip telli pullu saçlarını rüzgara,
    Bir çocuğun ardına düşen heykellerimi
    Peygamber çiçeğinin aydınlığında ara...

    Sezai Karakoç
    BİLMEK VE PAYLAŞMAK GEREK DUSTURUNU EN İYİ ŞEKİLDE UYGULAYAN YER!!!
    OKUYAN KALEMLER GRUBU

+ Konuyu Yanıtla
2 / 1 12 SonSon

Yer İmleri

Gönderme Kuralları

  • You may not post new threads
  • You may post replies
  • You may not post attachments
  • You may not edit your posts
  •