+ Konuyu Yanıtla
3 sonuçtan 1 --- 3 arası gösteriliyor

Konu: kan kanunu ve kan bağışı

  1. #1
    ikimilyon Admin Mehmet DAĞDELEN kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Thu May 2006
    Konum
    Sakarya
    Yaş
    42
    İletiler
    3,120
    Blogdaki Konular
    18

    kan kanunu ve kan bağışı

    1983 te yürürlüğe giren 2857 sayılı kanun, 2007 mayıs ayında yürürlüğe giren 5624 sayılı kanunla yürürlükten kaldırıldı. artık kan bağışı 5624ten sorulacak. esasen 2857 sayılı kanun kendi zamanına göre oldukça başarılı bir düzenlemeydi. 25 yıl hizmet edebilmeside bu başarıyı gösteriyor zaten.

    yeni kanunun çıkışını haberlerde izleyince sevinmiştim. çünkü bu konuda çok sıkıntı yaşamış biriyim. hatta çokta sıkıntılara şahit oldum. bununla ilgili trajikomik bir anımı yazının sonuna ekleyeceğim İNŞAALLAH. ancak kanundan 1 yıl geçmesine rağmen bişeylerin değişmediğine şahit oldum. önce bunları sıralamak istiyorum.

    5624 neler getirdi... kanunu incelediğinizde latince sözlüğe benziyor. kanun yeni ancak kan bağışına ve dağıtımına doğrudan pozitif değer katacak içeriği yok.
    en belirgin değişiklik kan ürünleri ve kan ayrıştırmalarında özel kuruluşlarında kanuna dahil edilmesi.
    şükür ki kan toplama işine dahil edilmemişler.

    hatta genel hatlarıyla kanunu özetleyelim:
    -kanunu yürütmeye bakanlar kurulu ve kan hizmetlerini yürütmeye sağlık bakanlığını yetkili kılınıyor.
    -kan toplamada resmi kurumlara ve kızılay derneğine, kan ve kan ürünlerini işlemede hem resmi hem özel kuruluşlara izin veriyor.
    -gönüllülük esasını kabul ve kan ticaretini reddiyor. ki zaten öyleydi.
    -bilimsel destek boyutunda bir kan kurulu oluşturuyor.
    -ruhsatlandırma ve cezai müeyyideleri belirliyor.

    hepsi bu...

    milli görüşçü bakış açısıyla bu kanuna baktığımda hiçbir fayda esası bulamıyorum. ve kan hizmetlerinin niteliğini artıracak üç önemli destek noktasının kanuna giremediğini görüyorum.


    1. kan hizmetlerinden sorumlu birim
    2. kan dağıtım organizasyonu
    3. kan bağışı teşviki

    1. 5624 sayılı kanun, sağlık bakanlığı ile kızılaya yetki verirken hiçbir kurumu sorumlu tutmuyor. böyle basiretsiz bir anlayış olamaz. sağlık bakanlığına ve kızılaya yetki verilirken aynı zamanda hizmetlerin aksaması ile ilgili olarak sorumlu olduklarınında kanunda yer alması gerekiyor. resmi hastaneler ile kızılay dışında kimse kan toplayamaz ama kızılay bana kan vermezse ya da problemli bir kan verirse sorumlu tutulamaz. bu ancak despotluktur. olması gereken ise bakanlığın ya da kızılayın veyahut kan kurulunun bu hizmetlerden sorumlu olmasıdır. vatandaş sorun yaşadığında başvuracağı merciyi ya da dava edeceği kurumu bilme hakkına sahip olmalıdır.


    2. kan dağıtımı organizasyonu noktasında tek bir kelime dahi yok bu kanunda. oysa bu nokta kan bulmak zorunda olan hastaneler ve vatandaşlar için hayatidir. kan toplama merkezleri şu anda birbirinden bağımsız ve habersiz halde çalışıyor. bir hastanede kan fazlası var iken 5 km ötedeki başka bir hastanede insanlar kan bulamıyor. ya da ankarada kan bulunamazken afyon kan deposu gibi olabiliyor. kan rezervleri izlenemediği için verimsiz çalışılıyor.
    oysa kan rezervleri online olarak izlenecek bir sistemde olmalıdır. elbette bilgisayarlı sistem ile izlenen noktalar var. ancak bu, ya hastane bazında, ya bölge bazında ya da kurumlar bazında. yani sağlık bakanlığının kızılaydan, istanbulun kocaeliden haberi yok.

    kan toplama ve kan rezervi işleri için hem sağlık bakanlığına bağlı hastanelerde hemde kızılayda doğrudan kan kuruluna bağlı online bir sistem oluşturulması ve emir yetkisinin ve sorumluluğun bu kurula verilmesi şarttır.

    bütün hastaneler kan rezervlerini koruyabilmek için kan verilecek hastanın yakınlarına kan verecek kişiler bulması şartını koyuyor. elbette hastane yönetimleri bu uygulamada haklıdır. çünkü kan verme bilinci toplumda yerleşmediği için ve kan rezervlerinden kendileri sorumlu tutulduğu için buna mecburlar. ancak burada bir çok sorunlar çıkıyor. ki en önemlisi başka şehirlere sevkedilen hastalar kan verebilecek yakınlarını şehir şehir dolaştırmaya mecbur kalıyor. bolu'dan istanbula sevkedilmiş bir hasta kendisinden 5 tane kan verecek insan istendiği zaman boludan istanbula 5 kişi taşımak zorunda kalıyor. ve trajikomik bir şekilde uzun bir yolculuk yapan bu kişiler yorgun oldukları için kendilerinden kan alınmadan geri gönderilebiliyorlar.

    bu ve benzeri durumlar için online kan takip sistemi büyük kolaylıklar getirecektir. kişi bolu'dan istanbula gidip ameliyatını olabilecek ve kan bağışçıları kanlarını boludaki bir hastaneye verebilecek ve online olarak bağış onaylanarak istanbuldaki hastaneye bilgi verilebilecektir. böylece hasta 200ytl gibi bir maliyeti yüklenmekten de kurtulacaktır. ve devlet aynı paraya yüzlerce ünite kanı şehirler arasında taşıyabilcek. rezervler korunacaktır.


    3- kan bağışı teşviki bu kanunda yer verilmemiş en mühim konulardan biridir. bağış yoluyla kan toplamanın üç önemli ayağı vardır. kapsamlı bir eğitim, devlet ve toplum teşviği, geniş bir toplama ağı.

    kan bağışı eğitimi tv reklamları ile başarılabilecek bir iş değildir. okul çağında verilmesi gereken bir eğitimdir. ve bu yüzden kısa vadede sonuç alınması zordur. ancak derhal başlanması gerekir. bu eğitim milli eğitimle ilgili kanunlara madde olarak eklenerek emredilmelidir.

    devlet ve toplum teşviği daha kısa sürede sonuç verecek bir yoldur. kamu personeli sosyal haklarında, özel sektör işçilerinin sosyal haklarında, af ve ceza indirimi şartnamelerinde, devlet hizmetlerinde eşitler arası öncelik belirlemede, yerel yönetim ödenekleri tespitinde ve buna benzer uygun alanlarda kan bağışı kuralı getirilerek kan bağışı özendirilmelidir.

    kan bağışlayan memur ve işçiye diğerlerine göre daha fazla sosyal haklar tanınmalı. vergi indirimi, ceza indirimi gibi mali, adli ve trafik işlemlerinde kan bağışı bileti uygulaması getirilmeli. tükettiğinden daha fazla kan üreten şehirlerin belediyelerine diğerlerine oranla daha fazla ödenek verilmelidir.

    geniş bir kan toplama ağı kurulmalıdır. sağlık ocakları arasında belli mesafeler esas alınarak donanım sağlanmalıdır. kan vermeye niyet eden birinin yakın bir noktada kan verecek merkez bulamadığı için vazgeçmesi yapılan tüm çalışmaları boşa çıkaracaktır.

    bu saydıklarım kan kanununa eklendiği zaman gerçek anlamda fayda sağlanmış olacaktır.


    yaşadığım bir olay:
    1993 yılında kardeşim bir trafik kazası geçirdi. yaya olduğu halde bir otomabil çarptı. bir kaç ameliyat geçirdi. hastane bizden kan bulmamızı istedi. ilk gün hastane hastane dolaşıp kan bulmaya çalıştık. bulabildiğimiz kadarını getirdik. ikinci gün yine kan istediler. ama bu sefer bulamadık. öyle büyük bir acıydı ki. kardeşiniz yoğun bakımda sürekli kan bağlı olarak yatıyor ve siz -kan yok bahanesiyle ona kan verilmemesi tehtidi altında kalıyorsunuz.
    öğle saatlerinde çok garip bir gelişme oldu. bir anda her yandan ambulanslar gelmeye başladı. öğrendik ki tuzla da tren istasyonunda bomba patlamış. ve gencecik askeri lise öğrencileri şehit olmuşlar ya da yaralanmışlar. çok geçmedi onlarca askeri kamyon ile yüzlerce asker getirdiler. kan bağışlamak için gelmişlerdi. sadece askerler değil vatandaşlarda kan vermek için yığıldı. ve artık bizden de kan bulmamızı isteyen kalmamıştı.
    önce kardeşin için kan bulamadığına üzül, sonra askerler için üzül ve sonra da kardeşine kan bulunduğu için sevin.
    işte bozuk düzenin trajikomik hali...

    milli görüşün iktidarı için çırpınıyorum ya! işte benim bu işleri hakkıyla düzene koyabilecek usta siyasetçi büyüklerim var. ondandır bu çırpınış...

    Milli Görüş; hakkı üstün tutmaktır!

  2. #2
    ikimilyon Admin Mehmet DAĞDELEN kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Thu May 2006
    Konum
    Sakarya
    Yaş
    42
    İletiler
    3,120
    Blogdaki Konular
    18
    KAN VE KAN ÜRÜNLERİ KANUNU

    Resmi Gazete: 2.5.2007 - 26510

    Kanun No. 5624 Kabul Tarihi : 11/4/2007

    BİRİNCİ BÖLÜM

    Amaç, Kapsam ve Tanımlar

    Amaç ve kapsam

    MADDE 1 - (1) Bu Kanunun amacı; kan, kan bileşenleri ve ürünleri ile ilgili usûl ve esasları düzenlemektir.

    (2) Bu Kanun; kan, kan bileşenleri ve ürünleri hizmetlerini yürüten kamu kurum ve kuruluşları ile bu alanda faaliyette bulunmak üzere Bakanlıkça izin verilmiş gerçek kişiler ile özel hukuk tüzel kişilerini kapsar.

    (3) Kan kök hücresi uygulamaları bu Kanun kapsamı dışındadır.

    Tanımlar

    MADDE 2 - (1) Bu Kanunda geçen;

    a) Aferez: Elde edilmek istenen kan bileşenlerinin özel bir cihaz kullanılarak ayrıştırılmasını,

    b) Bakan: Sağlık Bakanını,

    c) Bakanlık: Sağlık Bakanlığını,

    ç) Bölge kan merkezi: Bakanlığın belirleyeceği bölgelerde kurulan, kendi bölgesindeki kan bağış ve transfüzyon merkezleri ile işbirliği içinde çalışan, sorumlu olduğu bölgenin kan ihtiyacını karşılayacak kapasitede olan, kan bankacılığı ile ilgili bütün iş ve işlemlerin yapılabildiği en kapsamlı birimi,

    d) Hizmet birimi: Transfüzyon merkezi, kan bağışı merkezi ve bölge kan merkezini,

    e) Kan bağışçısı (donör): Tam kan veya bileşenlerini veren kişiyi,

    f) Kan bağışı (donasyon): Tam kan veya kan bileşenleri verme işlemini,

    g) Kan bağışı merkezi: Bağışçıdan kan alan, işleyiş yönünden bölge kan merkezine bağlı olarak çalışan birimi,

    ğ) Kan bileşenleri: Doğrudan, aferez veya diğer yöntemlerle tam kandan elde edilen eritrosit, trombosit, granülosit suspansiyonları gibi hücresel kan bileşenleri ile plazmayı,

    h) Kan ürünleri: Kandan elde edilen kan bileşenleri ve plazma ürünlerini,

    ı) Plazma ürünleri: İnsan plazmasının işlenmesi suretiyle elde edilen tedavi maksatlı bütün ürünleri,

    i) Plazma ürünleri üretim tesisi: Taze donmuş plazmadan, tedavi amacıyla ihtiyaç duyulan proteinlerin ayrıştırılarak kullanılabilir hale getirildiği millî ve milletlerarası standartlara uygun olarak üretim yapan tesisi,

    j) Tam kan: Kan bağışçısından transfüzyon için veya işlenerek yeni ürünler elde etmek üzere alınan ve uygun bir antikoagülan madde ile karıştırılmış ve hiçbir ayrım işlemine tâbi tutulmamış insan kanını,

    k) Transfüzyon: Sağlık sorunu sebebiyle ihtiyacı olan hastaya tam kan ya da kan bileşeni naklini,

    1) Transfüzyon merkezi: Acil durumlar dışında kan bağışçısından kan alma yetkisi olmayan, temin edilen kanı veya bileşenini transfüzyon için çapraz karşılaştırma ve gerek duyulan diğer testleri yaparak hastalara kullanılması amacıyla hazırlayan birimi,

    ifade eder.

    İKİNCİ BÖLÜM

    Genel Esaslar, Kan ve Kan Ürünleri Kurulu

    Genel esaslar

    MADDE 3 - (1) Kan, kan bileşenleri ve ürünleri ile ilgili genel esaslar şunlardır:

    a) Bu Kanun kapsamındaki hizmetlerin planlanması, yürütülmesi ve denetlenmesi hususlarında, Bakanlık münhasıran yetkili ve sorumludur.

    b) Kan, kan bileşenleri ve ürünlerinin temininde karşılıksız ve gönüllü bağış esastır. Ancak malî karşılık anlamına gelmeyecek şekilde kan bağışçısını teşvik edici uygulamalar müstesnadır.

    c) Kan, kan bileşenleri ve ürünlerinin alınmasında ve verilmesinde bağışçı ve alıcının sağlığının tehlikeye düşürülmemesi, tıbbî risklere karşı korunması, transfüzyonun güvenle yapılması ve transfüzyon sonrası bağışçı ve alıcının izlenmesi şarttır. Alıcı ve vericide ortaya çıkabilecek komplikasyonların bildirilmesi zorunludur. Kan, kan bileşenleri ve ürünlerinin alınması, kaydı, analizi, işlenmesi, depolanması, kullanılır hale getirilmesi, dağıtım ve kullanımını ilgilendiren kan bağışı, kan bağışçısı, hazırlayan kuruluş, kullanım yeri ve alıcı ile ilgili bütün verilerin yazılı veya elektronik ortamda kaydedilmesi ve otuz yıl süreyle saklanması zorunludur. Kan istek formu ve bağışçı sorgulama formlarının asılları ile kan bağışçısından alınan kan örneklerinin şahit numuneleri bir yıldan az olmamak üzere Bakanlıkça belirlenecek süreyle saklanır.

    ç) Kan, kan bileşenleri ve ürünlerinin alınması veya transfüzyonu hekimin sorumluluğu ve denetimi altında yapılır.

    d) Yurt içinde toplanan plazmanın ürün üretimi amacıyla yurt içinde ve yurt dışında değerlendirilmesi ancak Bakanlığın izni ile mümkündür. Ürün üretimi amacıyla yurt dışından plazma getirilmesi de Bakanlığın iznine tâbidir.

    e) Hizmet birimi açan ve işletenlerin bu Kanun kapsamındaki faaliyetlerini ulusal ve uluslararası kalite güvence programları çerçevesinde yürütmeleri zorunludur.

    f) Kan, kan bileşenleri ve ürünleri hizmetini yürütenler bağışçıya ilişkin kişisel bilgileri korumak, üçüncü kişilere vermemek, basına açıklamamak ile yükümlüdürler. Bu bilgiler ancak Bakanlığa verilir.

    g) Olağanüstü haller ile sıkıyönetim, seferberlik ve savaş halinde lüzumlu olacak kan ve kan ürünleri ve bunlar için gerekli malzemenin temini ve ülke çapında stoklanmasını bölge kan merkezleri Bakanlığın planlaması çerçevesinde organize eder.

    Kan ve Kan Ürünleri Kurulu

    MADDE 4 - (1) Bakanlığın; kan, kan bileşenleri ve ürünleri konusunda yapacağı çalışmalarda gerekebilecek bilimsel desteği sağlamak üzere Bakanlık ilgili birim amiri başkanlığında kan, kan ürünleri ve kan bankacılığı konusunda yaptığı çalışmalarla alanında temayüz etmiş uzman hekimler veya bu konularda lisansüstü eğitim yapmış kişiler arasından Bakan tarafından seçilen yedi üyeden oluşan Kan ve Kan Ürünleri Kurulu oluşturulur.

    (2) Kan ve Kan Ürünleri Kurulu üyelerinin görev süresi iki yıldır. Görev süresi sona eren üye tekrar seçilebilir.

    ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

    Kan Temini ve Kullanımı Hizmet Birimleri

    Hizmet birimleri, hizmet birimi açmaya yetkili kişiler

    MADDE 5 - (1) Kanın temini ve kullanımı için transfüzyon merkezleri, kan bağışı merkezleri ve bölge kan merkezleri kurulur.

    (2) Bu Kanun kapsamındaki hizmet birimlerinden;

    a) Bölge kan merkezi ve kan bağışı merkezini; kamu kurum ve kuruluşları ile Türkiye Kızılay Derneği,

    b) Transfüzyon merkezini; bu fıkranın (a) bendinde sayılanların yanı sıra, bünyesinde acil müdahale şartlarını taşıyan özel sağlık kuruluşlarında olmak kaydıyla gerçek kişiler ile özel hukuk tüzel kişileri,

    c) Plazma ürünleri üretim tesisini; kamu kurum ve kuruluşları ile gerçek kişiler ve özel hukuk tüzel kişileri,

    açıp, işletebilir.

    DÖRDÜNCÜ BÖLÜM

    Ruhsat, Denetim ve Cezaî Hükümler

    Ruhsat alma zorunluluğu, denetim ve cezaî hükümler

    MADDE 6 - (1) Bu Kanun kapsamında faaliyet gösterecek olan gerçek ve tüzel kişiler, faaliyetlerine başlamadan önce, Bakanlıktan veya Bakanlığın yetkilendirmesi halinde valiliklerden ruhsat almak ve ruhsata tâbi her faaliyet için ayrı ayrı hesap ve kayıt tutmak zorundadırlar. Gerçek ve tüzel kişiler, Bakanlık tarafından belirlenen ruhsat alma, ruhsat tadili, ruhsat sureti çıkartma ve yıllık ruhsat bedellerini Maliye Bakanlığınca belirlenecek muhasebe birimine ödemek zorundadırlar.

    (2) Bakanlık, hizmet birimlerinin her türlü faaliyetini denetler veya denetlettirir. Ruhsat sahibi kişiler; tesislerini, yasal defter ve kayıtlarını Bakanlık denetimine hazır ve açık bulundurmak ve Bakanlığın ihtiyaç duyacağı her türlü bilgi ve belgeyi zamanında Bakanlığa vermek zorundadırlar.

    (3) Ruhsat alınmış olması bu Kanun ve diğer mevzuatın gereklerinin yerine getirilmesi mecburiyetini ortadan kaldırmaz. Bu Kanun kapsamındaki hizmet birimleri, standartlar ve çalışma usûl ve esasları ile ilgili olarak Bakanlıkça sonradan yapılacak düzenlemelere de uymak zorundadırlar.

    (4) Yapılan denetimler sonucunda tespit edilen eksikliklerin giderilmesi veya gerekli tedbirlerin alınması, işin mahiyetine göre süre verilerek veya derhal istenilir. Bakanlık, hizmetin gereği olarak giderilmesi lüzumlu eksikliklerin giderilmediği durumlarda gerekiyorsa masrafları ilgilisinden alınmak kaydıyla gereken tedbirleri re'sen alır. Bu sürede eksikliğin giderilmesi Bakanlığın yaptırım uygulama yetkisini ortadan kaldırmaz.

    (5) Ruhsat şartlarını faaliyetleri sırasında yitirmiş olanların ruhsatları Bakanlıkça geri alınır.

    (6) Ruhsat almadan veya mevcut ruhsatı kapsamı dışında faaliyet gösterenler ile bu Kanunun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde saklanması zorunlu tutulan belge ve örnekleri saklamadığı tespit edilenlere ilgili valilikçe faaliyetten men edilerek onbin Yeni Türk Lirası idarî para cezası uygulanır.

    (7) Yapılan denetimlerde;

    a) İstenilen bilgileri zamanında vermeyenlere Bakanlıkça veya ilgili valilikçe bin Yeni Türk Lirası idarî para cezası uygulanır. Aynı fiilin tekrarı halinde beşbin Yeni Türk Lirası idarî para cezası verilir.

    b) Uygun nitelikte personel çalıştırmadığı tespit edilenlere Bakanlıkça veya ilgili valilikçe beşbin Yeni Türk Lirası idarî para cezası uygulanır.

    (8) Bu Kanun kapsamındaki hizmetlerde kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye sokacak biçimde faaliyet gösterenler, derhal faaliyetten men edilerek bir yıldan beş yıla kadar hapis ve binbeşyüz güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Bu kişilere beş yıl süreyle ruhsat verilmez. Ayrıca teknik ve tıbbî şartları haiz olmadığı tespit edilen kan ve kan ürünlerinin müsaderesine hükmolunur.

    (9) Ruhsatı geri alınan veya faaliyetten men edilen bölge kan merkezleri ile kan bağış merkezlerine ihtiyaç halinde el konularak Bakanlıkça gerekli tedbirler alınmak suretiyle işletilir.

    (10) Kan yolu ile bulaşan bir hastalığı veya böyle bir hastalık taşıma riski olduğunu bilip, bu durumu saklayarak kan verenlere bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beşyüz gün adlî para cezası verilir.

    BEŞİNCİ BÖLÜM

    Çeşitli Hükümler

    Yönetmelik

    MADDE 7 - (1) Bu Kanunda kurulması öngörülen transfüzyon merkezi, kan bağışı merkezi ve bölge kan merkezlerinin kurulması, cihaz, malzeme ve personel standartlarının belirlenmesi, birbirleriyle olan ilişkileri ile çalışma usûl ve esaslarının tespiti, uygulayacakları kalite güvence programlarına dair usûl ve esaslar, ruhsat alınması ile bedelleri ve iptaline ilişkin usûl ve esaslar, plazma ürünleri üretim tesisinin kurulma ve işletilme esasları ile sair hususlar, Kan ve Kan Ürünleri Kurulunun çalışma usûl ve esasları Bakanlık tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.

    Yürürlükten kaldırılan hükümler

    MADDE 8 - (1) 23/6/1983 tarihli ve 2857 sayılı Kan ve Kan Ürünleri Kanunu yürürlükten kaldırılmıştır.

    Yönetmeliğin yürürlüğe konulması ve mevcut birimlerin ruhsatlandırılması

    GEÇİCİ MADDE 1 - (1) Bu Kanunda öngörülen yönetmelik, altı ay içinde Bakanlıkça yürürlüğe konulur. Yönetmelik yürürlüğe girinceye kadar mevcut düzenlemelerin bu Kanuna aykırı olmayan hükümlerinin uygulanmasına devam olunur.

    (2) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar faaliyet göstermekte olan A ve B tipi kan merkezleri ile kan istasyonları ve diğer hizmet birimleri, yönetmeliğin yürürlüğe girmesinden itibaren bir yıl içinde eksikliklerini gidererek faaliyet türlerine uygun şekilde ruhsat almak ve bu Kanuna uygunluklarını sağlamak zorundadırlar. Bu süre içinde Bakanlık izni olmadan bu Kanun kapsamında yeni bir birim açılamaz.

    Yürürlük

    MADDE 9 - (1) Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

    Yürütme

    MADDE 10 - (1) Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

    Milli Görüş; hakkı üstün tutmaktır!

  3. #3
    Damarlarımız da sürekli dolaşıp bizi hayata bağlayan mucizevi bir kaynak...
    Bu mucizevi kaynağı malesef toplum olarak tanımıyoruz...

    Toplumda hep duyduğum yargı modeli hiç şüphesiz "kan bağışı yapmak çok tehlikelidir".
    Neden efendim?
    Nedeni var mı?Ben hem kan bağışlıyacam hemde hastalığa davetiye çıkaracam olmaz....
    İyde siz kan almıyorsunuz ki veriyorsunuz.
    Olsun...!
    Pes doğrusu...Acaba yakınlarınızdan birinin acilen kana ihtiyacı olsa ne düşünürdünüz?
    O zaman başka (derin bir suskunluk)

    İşte bu kadar basit oldu,bitti...

    Kan bağışının yararalarını bilmiyoruz birde kalkmış ahkam kesiyoruz.
    Şüphesiz kan bağışında Kemik iliğinin yağlanması önleniyor ve kan hücreleri daha aktif bir şekilde kendini yenilemeye tabi tutuyor...

    Bağışı yapan kişi geneç hücreler sayesinde daha dinç ve canlı oluyor...

    Ve ilginçtir belki bunu çoğumuz bilmeyiz kan bağışı % 90 oranında KALP KRİZİNİ önlüyor...

    Kan bağışı yapılırken kanımızıda ayrıca teste tabi tutuyoruz...

    Bunlar işin maddi boyutu ya manevi boyutuna ne demeli...

    Belki vereceğimiz bir kaç ünite kanla ;trafik kazasında ağır yaralı birine,bebeğini dünyaya getirmiş bir anneye,kan uyuşmazlığı nedeniyle hayata gözlerini yeni açmış bir bebeğe ve nice darda kalanlara umut ışığı olmuş oluyoruz...

    Müslümanlığı islamın beş şartına indirgeyenler yok mu işte onlar en büyük vebal sahipleri...

    İnşallah keşke demeden ve başımıza gelmeden önce bilinç sahibi oluruz bizde destek veririz bu konuda...
    "Yarın, elbet bizim, elbet bizimdir! Gün doğmuş, gün batmış, ebed bizimdir..!"

+ Konuyu Yanıtla

Tags for this Thread

Yer İmleri

Gönderme Kuralları

  • You may not post new threads
  • You may post replies
  • You may not post attachments
  • You may edit your posts
  •