+ Konuyu Yanıtla
8 sonuçtan 1 --- 8 arası gösteriliyor

Konu: Milli Görüş Hareketinin Dönüm Noktası

  1. #1

    Milli Görüş Hareketinin Dönüm Noktası

    40 senelik milli görüş hareketinin özellikle son 10 senesi çok çetin mücadelelerle geçmiştir. Milli görüş camiasının 28 şubat postmodern darbesinden bu yana ilk 30 senede atılan sağlam temellerini parçalamak isteyen (şer güçlerin desteğiyle) dahili ve harici düşmanları olmuş ve son 10 sene bunlarla mücadele ederek geçmiştir. Sadece Türkiye'de değil tüm dünya'da milli görüş'ü bir marka olarak kabul ettiren kurucusu ve lideri olan Prof. Dr. Necmettin Erbakan bu dahili ve harici düşmanlara karşı adeta yeni bir kurtuluş savaşı verircesine mücadele etmetedir. Ancak milli görüş'ün seçmen kitlesi bu konuda liderini anlayamamış ve maalesef hakkı müdafaa edeyim derken şerre hizmet etmiştir.

    Dünyadaki bozuk sistemi kökten değiştirmek gayesiyle yola çıkan milli görüşçülerin! büyük bir bölümünün hidayet, feraset ve dirayetleri yok olmuş ve bunun sonucunda şerre teslim olmuşlardır. Netice olarak 30 yıllık temel çatlamaya başlamıştı. Camia içindeki bu fitneden en çok şer güçler (siyonistler) istifade etmişlerdir. (dahili ve harici düşmanlar sadece birer piyon oldukları için kendilerinin oluşan durumdan istifadeleri söz konusu değildir.) Bu fitneye alet olan dahili ve harici piyonlar devlet, millet ve ümmet nezninde büyük bir vebalin ortağı olmuşlardır. Camia içinde çıkan fitne sonucunda hain planlı kişilerin istedi ortam oluşmuş ve bu kişiler hiç vakit kaybetmeden fitne odaklı siyasi oluşumlarını piyonları vasıtasıyla harekete geçirmişlerdir. Şer güçlerin yardımıyla iktidara gelen dahili ve harici piyonlar kapitalist idealleri uğruna devletini, milletini ve ümmetini şer güçlere peşkeş çekmişlerdir. 1998-2002 danışıklı dövüş koalisyonları döneminde ve 2002-... akp hükümetleri döneminde millet, devlet ve ümmet için kılını kıpırdatmayanlar, şer güçlerin istekleri için tüm güçleriyle çalışmışlardır.

    Özellikle son 10 yılda dönen dolapların ana teması budur. Ancak bu millet halen daha hayır ile şerri ayırt edememekte, hayrın gün gibi aşikar olduğu bir ortamda nefsani duygularla hareket etmektedir. Doğruyu yanlıştan, iyiyi kötüden, faydalıyı zararlıdan, adaleti zulümden ayırtedebilme kabiliyetinden mahrum olan bir milletin iflahı ve islahı da mümkün değildir.

    Prof. Dr. Erbakan'ın her zaman dediği gibi;


    Millî Görüş, yapısı itibariyle üç temel esastan meydana gelir.

    Bunlardan birincisi materyalist değil, Maneviyatçı olmaktır. Allah’a ve ahirete inanan olmaktır.

    İkinci temeli ise; insanın nefis terbiyesini esas almasıdır, nefsine esir olması değil.

    Üçüncü temeli ise; bunların sonucu olarak Hakkı üstün tutmaktır, kaba kuvveti değil.

    Bir insan zihniyet itibariyle bu temel esaslarla yoğrulmuş ise, o insana Cenab-ı Allah çalışırken yardım eder ve bu yardımıyla da o insana 3 temel şeyi fiziki olarak nasip eder. Bunlar da hepinizin bildiği gibi Hidayet, Feraset ve Dirayettir.

    Hidayet ne demek; Hayırla şerri ayırmak. İnsanların saadetine ne vesile olur, insanların saadetini ne engeller? Bunu ayırma kabiliyeti Allah’ın verdiği bir nurdur. Hidayetle ancak ulaşılır. Bunun arkasından sizin hidayetiniz var ise Cenab-ı Allah size ayrıca bir feraset verir.

    Feraset demek; insanların hayrına olan işlerin detaylarını, o hayırlı olan işe nasıl ulaşılacağını idrak etmek demektir.

    Dirayet ise; o hayırlı olan işe ulaşma vasıtasını gerçekleştirme, azmi, aşkı, kabiliyeti demektir.

    Bunu size bir misalle açıklamak istiyorum. Bir ülkenin en büyük gücü tankı değildir, mali gücü de değildir. Ya? İnançlı evlatlarıdır. İspatı: bizim milletimizin bütün tarihidir. En büyük güç, inançlı evlatlardır. Şimdi bir insan bu gerçeği görürse, o insana Allah bunu hidayeti sayesinde vermiştir. O insana verdiği hidayet ile o insan bunu görebilmektedir.

    O halde evlatlarımızı inançlı insan olarak yetiştirmek için, manevi eğitime büyük önem vermeliyiz. İmam-Hatip Okullarımız, Kur’an Kurslarımız, İlahiyat Fakültelerimiz, dini öğreten her türlü çalışmalar, bütün bunların hepsi, milletin manevi yapısını güçlendireceği için son derece faydalı adımlardır. Eğer bunu hissediyorsanız, feraset sahibisiniz. Manen güçlü olmanın en büyük ehemmiyete haiz olduğunu idrak etmek hidayettir. Buna ulaşmanın vasıtası olarak bu söylediğimiz kuruluşları yapmak gerektiğini anlamak ferasettir. Bu kuruluşları bizzat kurmanın adı da dirayettir. İşte Cenab-ı Allah Millî Görüşçülere onların inancındaki Allah’a teslimiyetten dolayı, inançlarındaki manevi yapıdan dolayı yardım eder ve onlar hidayet, feraset ve dirayet sahibi olurlar...
    Klavye Mücahidi

  2. #2
    Alıntı İbrahim BAKŞİŞ tafarından gönderildi Mesajı Göster

    Bunu size bir misalle açıklamak istiyorum. Bir ülkenin en büyük gücü tankı değildir, mali gücü de değildir. Ya? İnançlı evlatlarıdır. İspatı: bizim milletimizin bütün tarihidir. En büyük güç, inançlı evlatlardır. Şimdi bir insan bu gerçeği görürse, o insana Allah bunu hidayeti sayesinde vermiştir. O insana verdiği hidayet ile o insan bunu görebilmektedir.


    Devrin fitnelerinden bir tanesi de işte burada geçen söze pek fazla kulak asılmaması.

    İnsanımıza biz bu cümleyi dediğimizde bir çok dostumuzdan artık dünya değişti eskiden insanlar kılıçlan, oklan savaşa gidiyorlardı şimdi tanklan, toplan, füzeylen, uçaklan diyor. Yani malesef bu cümle tam manasıyla anlaşılamıyor.

  3. #3
    Haydar ALUÇ kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Sat May 2008
    Konum
    İSTANBUL
    Yaş
    36
    İletiler
    27
    Blogdaki Konular
    1
    BaŞlangiÇ Noktasi Ve Devami Vardir,, İlelebet Devam Edecektİr,,, DÖnÜmlÜk Bİ Olay Yok Ortada... BaŞlangici Bellİ Sonu Bellİ...

  4. #4
    Sessiz DEVRİM! Fatih KANLI kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Sat Feb 2008
    Konum
    istanbul
    Yaş
    38
    İletiler
    3,669
    Blogdaki Konular
    1
    Bu cümleden anlaşılamayacak bir şey yok gayet açık.Tabiiki tankınız,topunuz,tüfeğiniz olacak ancak inançlı gençleriniz olmazsa bunun hiç bir anlamı kalmaz.Hiç bir şey ifade etmez.Alın size Filistin örneği çağın en ağır silahları bir yanda,diğer yandada sapan taşları veya silahlı milislerin ellerindeki kaleşnikof lar başka bir şey varmı?O mücahitler senelerdir her türlü yokluğa rağmen vatanlarını savunuyorlar.Nasıl? İmanla....Başka izahı olabilirmi?

    Dahada açıklama isteyen varsa kurtuluş savaşını iyi incelesin.

  5. #5
    Ebrar ZİŞAN kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Fri Feb 2008
    Konum
    fatih`in kadırgaları yürüttüğü yol...
    Yaş
    29
    İletiler
    594
    cıa bunun itirafını yaptı geçen haftalarda gazete de yayınlandı... " biz rusya ile 2 fil idik rusyayı devirdik. şimdi islamla savaşırken güçlerimiz denk değil. bizde en güçlü silahlar var, onlarda yani müslümanlarda fikir var...bizim ise o fikirleri ( yni imanı) yok edecek kavramlarımız yok...ve fikir kurşunla vurulamıyooor..."

    biz toprağa tohum attık atıyoruz da. bilinmelidir ki bahar gelip yağmurlar yağdığında o tohumlar yeşerecek ve meyvesini verecek...

    ben buna inanıyorum...

  6. #6
    Lübnan da Müslüman kardeşlerimiz siyonizm'i ağır tahrip etmesindeki mana.

  7. #7
    ABDULKADİR KAYABAŞ
    Misafir
    Alıntı Ebrar ZİŞAN tafarından gönderildi Mesajı Göster
    cıa bunun itirafını yaptı geçen haftalarda gazete de yayınlandı... " biz rusya ile 2 fil idik rusyayı devirdik. şimdi islamla savaşırken güçlerimiz denk değil. bizde en güçlü silahlar var, onlarda yani müslümanlarda fikir var...bizim ise o fikirleri ( yni imanı) yok edecek kavramlarımız yok...ve fikir kurşunla vurulamıyooor..."

    biz toprağa tohum attık atıyoruz da. bilinmelidir ki bahar gelip yağmurlar yağdığında o tohumlar yeşerecek ve meyvesini verecek...

    ben buna inanıyorum...
    bende kardeşlerim

  8. #8
    TERAKKİPERVER Yüksel DİKGÖZ kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Sat Oct 2008
    Konum
    Giresun ama İstanbul doğumluyum
    Yaş
    57
    İletiler
    202

    Erbakan'ın kızı yine bombaladı



    Erbakan'ın kızı yine bombaladı

    Erbakan gitti yerine çocukları geldi. İl il dolaşan Erbakanlar, Erdoğan'a demediğini bırakmadı. İşte o sözler;

    Milli Görüş'ün simgesi haline gelen baş parmak hareketiyle AKP tabanını tarafına çekmek için il il dolaşan Erbakan'ın çocukları ısrarla "Gömlek gitti, tılsım bozuldu" mesajı veriyor. Bunun son örneği Zonguldak'ta yaşandı. Erbakan'ın kızı Elif Erbakan yine aynı hareketi yaptı ve AKP'ye oy verenleri "Milli Görüş Gömleği"ne geri çağırdı.

    Necmettin Erbakan’ın kızı Elif Erbakan Altınöz, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Davos çıkışının tam bir danışıklı dövüş olduğunu öne sürerken, Milli Görüş gömleğini çıkarıp AKP’den seçilen belediyelerin de borç batağına battığını söyledi. Altınöz, “Demek ki hikmet şahıslarda değil, Milli Görüş anlayışı ile hareket etmekte. Gömlek gittiği anda herşey bozuldu, tılsım bozuldu” dedi.

    SP Genel İdare Kurulu üyesi Elif Erbakan Altınöz, partisinin Zonguldak Kadın Kolları Başkanlığı tarafından Camlı Köşk Restoran’da düzenlenen, ‘Neden Milli Görüş’ konulu panele katıldı. SP Zonguldak İl Başkanı Necdet Sarı, belediye başkan adayı Necmettin Aydın ve partililerin de katıldığı panele kadınlar büyük ilgi gösterdi. Panelde konuşan Elif Erbakan Altınöz, AKP hükümetini eleştirdi. Irak ve Gazze’nin vurulmasında AKP hükümetinin çok büyük etkisinin olduğunu öne süren Elif Erbakan Altınöz, Irak’ı vuran ABD uçaklarının Türkiye’de yakıt ikmali, askerlerinin yiyecek ikmali yaptığını söyledi. Gazze’de de aynı şeyin olduğunu ileri süren Elif Erbakan Altınöz, şöyle dedi:

    “Başbakan, Davos’ta bir çıkış yaptı. Ama devamının gelmesini bekliyorduk. Başbakan’ın yaptığı çıkışın akabinde 3 AKPli bakan çıkıp, ‘İsrail’le stratejik ilişkilerimiz aynı şekilde yürüyecektir, kimse meraklanmasın’ diye açıklama yaptı. Yani tam bir danışıklı dövüş. Sanki seçim üzeri millet Gazze’ye hassasiyet gösteriyor. AKP de hiç bir şey yapmıyor gibi gözükmesin diye orada bir çıkış yapıldı ve malesef bazı medya kuruluşlarının abartmasıyla Başbakan miletin gözünde kahraman haline getirildi. Dönüp de neticeye baktığımız zaman oradaki zulmün durması için hiç bir somut adım atılmadı. Türkiye, dünya üzerinde çok önemli bir konumdadır. Efendim, ‘Büyükelçimizi çeksek ne olacak?’, ‘Konya’daki uçuşları durdursak, ne olacak?’ demeyelim. İsrail, dünya üzerinde yaptığı bütün askeri hareketlerde Türkiye’nin desteğine muhtaçtır. Türkiye, ‘dur bakalım, kendine gel’ dese, ALLAH’ın izniyle hiç birini yapamayacaktır.”

    TÜRKİYE’NİN YÜZDE 90’NI YOKSUL

    Türkiye’nin bugün, artan işsizlik, açlık, sefalet, ahlak bozukluğu ve maneviyatsızlıkla karşı karşıya olduğunu vurgulayan Elif Erbakan Altınöz, şöyle devam etti:

    “Karşılaştığımız her insanın işsizlikten muzdarip bir yakını var. Zaten çalışana, karnını doyuramayacağı kadar bir ücret veriliyor. Buna rağmen çalışanlar, ‘hiç değilse işimiz var’ diyorlar. Çok ailelerle karşılaşıyoruz ki, çocukları işsiz olduğunu anlamasın diye, baba her sabah 08.00’de evden çıkıyor ve akşam 18.00’e kadar sokaklarda boş dolaşıp dönüyor. Malesef insanlarımız bu durumda. Bugün yoksulluk sınırı 2 bin liranın üzerinde. Türkiye’de çok üst düzey olmamak şartıyla hiç kimse 2 bin TL almıyor. Bunun altında maaş alan herkes yoksul demektir. Bu gözle bakarsak demek ki Türkiye’nin yüzde 90’nı yoksul.”

    GÖMLEK ÇIKTI, TILSIM BOZULDU

    Milli Görüş olarak, belediyeleri, çöp toplayan, sokak süpüren kuruluşlar olarak görmediklerini, belediyelerin en başta bir anlayış ve bir ideale sahip olması gerektiğini belirten Altınöz, şöyle dedi:

    “Biz, Milli Görüş olarak 1994’de aldığımız belediyelerde bu anlayışı ortaya koyduk. Şimdi aynı şahıslar milli görüş gömleğini çıkartarak tekrar belediye başkanı oldular. Şahıs aynı. Ama 3-5 sene önce yaptığı büyük hizmetler bir anda kayboldu ve milli görüş gömleğini çıkaran belediyeler borç batağına battılar. Demek ki hikmet şahıslarda değil, Milli Görüş anlayışı ile hareket etmekte. Gömlek gittiği anda herşey bozuldu, tılsım bozuldu. İşte şimdi belediye seçimleri yaşayacağız. 2004 belediye seçimlerinden sonra Başbakan çıktı, ‘2004 yerel seçimlerinin ardından hükümetimiz bir kez daha güven oyu almıştır’ dedi. O zaman görüyoruz ki sadece şahısları seçmiyoruz, görüşlerini, ideallerini ve partilerini de seçiyoruz. Zonguldak bu güne kadar Milli Görüş belediyeciliği ile tanışmadı. Ama 29 Mart akşamı Zonguldak’ta da bir Milli Görüş belediyesi olacağını düşünüyoruz.”

    İnternethaber.com
    Bir insan olursa sağır; sen ona istediğin kadar bağır!..

+ Konuyu Yanıtla

Tags for this Thread

Yer İmleri

Gönderme Kuralları

  • You may not post new threads
  • You may post replies
  • You may not post attachments
  • You may edit your posts
  •