+ Konuyu Yanıtla
6 sonuçtan 1 --- 6 arası gösteriliyor

Konu: internet üzerine - 1

  1. #1
    ikimilyon Admin Mehmet DAĞDELEN kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Thu May 2006
    Konum
    Sakarya
    Yaş
    42
    İletiler
    3,120
    Blogdaki Konular
    18

    internet üzerine - 1

    web yani ağ dünyasından ne anlıyoruz?

    Birileri web sisteminin tarihsel katagorilerini dizerken en yeni katagoriyi keşfetmek bile bizim için uzak görünüyor. Buna rağmen en azından üretilmiş katagorileri anlamaya çalışmak gerek diye düşünüyorum.

    Önce web dünyasının tanımlanmış katagorilerini bir sıralayalım: PC, web1, web2, web3 ve adı konmamış çocuk web4...

    Kocaman kasalarıyla küçücük bir lambayı yakıp söndüren bilgisayarlar 70 li yıllarda bağımsız işletim sistemleri ile birlikte PCye dönüştü. OS dönemi başladı...

    OS yani operatör sistem ya da operating sistem. Türkesi işletim sistemi. 70 lerin sonunda ilk dosya transfer protokolünü çalıştırıp iki makina arasında bir mail iletti. Sonra karşılıklı bir çift dosyayı götürdü getirdi, yani irc gelişti. Yani daha sonraları chat sistemine dönüşen dosya iletişiminin embriyosu.

    PC demek dosya sisteminin kurulması demekti. İlk ibm bilgisayarlar ve ms-dos... PC döneminde internet demek bir dosyayı bir PC den diğer PCye ya da nokta vuruşlu yazıcıya aktarmak demekti.Dosyayı oluşturmak, saklama komutu vermek, biçimlendirmek ve göndermek yine insan faktörüne tâbi idi. İnternet açısından bu dönemin adı PC dönemidir.

    Sonra Word Wide Web çıktı. yani Dünyayı Kapsayan Ağ... daha sonraları web1 dendi.

    Artık internet iki makinanın iletişimi değil, tüm bilgisayarların birbiriyle asimetrik haberleşmesi demekti. web1 ile artık dosya oluşturup saklamak ya da saklanan dosyayı göndermek dönemi aşılmış dosyaları sunma dönemi girmişti. File server yani dosya sunucusu. Bu şu demekti, oluşturulmuş bir dosya belli şartlara tabi olarak sunulabiliyor, zaman ve zemine göre dosyaya otomatik olarak ekleme ve çıkarma yapılabiliyor yani doğrudan insan müdahalesi olmadan devinimli olarak devşirebiliyordu. bunu daha iyi anlatacak bir örnek verecek olursak kaydedilmiş bir dosya üzerinde her defasında sadece bir işlem yapılabilirken file server sayesinde çoklu işlem yapılabiliyor, bu tek dosyaya aynı anda bir çok kullanıcı ulaşabiliyor hatta aynı dosya herbir kullanıcıya farklı şekillerde hizmet verebiliyordu. File server'ı yürüten sistemin adı database idi. Yani veritabanı. Veritabanı denilen yazılım, oluşturulan dosyayı nitelikli olarak saklamak, doğru şekilde çağırmak, zamana ve zemine uyarlamayı kolaylaştırmak için kurulmuş sistem demek. Windows bu dönemde çıktı ve gelişti. ve kitleler internet ile bu dönemde tanıştı.

    Sonra semantic web çıktı, yani anlamsal ağ. Buna da web2 denildi.
    Artık dosyalanmış bilgi çağı bitmiş ve kelime/textlerin anlamlarıyla işlendiği dönem başlamıştı. Anlam tabanlı internet dönemide diyebiliriz.

    Bu dönemde gelişen yazılımlardan ajax ve rss şu ana kadar aktif kullandığımız ve haklarında az çok deneyim elde ettiğimiz yazılımlardır.

    Web sitelerinin gelişimi de bu dönemde oldu. Web sitesi demek -al ben bir site yaptım, sen buna bak demekti. web2'nin en önemli yeniliklerinden biride flash'tır. Yani online video. Namı diğer görüntülü görüşme ve online video izlemek.

    Sonra webOS çıktı , yani interaktif işletim sistemleri.
    İşte şu anda tam olarak ortasında bulunduğumuz bu döneme de Web3 deniyor. Bu dönemin en belirgin özelliği artık pc'ye ihtiyaç duyulmamasıdır. İşletim sistemlerinden bağımsızlaşma dönemindeyiz. Çünkü webOS ihtiyaç duyacağımız işletim sistemlerini bünyesinde barındırıyor zaten.

    Hani öyle bir hale geldi ki iki parmağınızla telefon fişine değseniz internete bağlanacaksınız. Ankara'da oturup cep telefonunuz ile İstanbul'un fotoğrafını çekmek isteseniz hiçbir fotoğraf işleme programına ihtiyaç duymaksızın çekebilir ve yine aynı anda bir sitede satışa sunup para kazanabilir ve de paranızı bağışlayıp 1 saat içinde etiyopya da bir fakirin sofrasına bir ekmek yollayabilirsiniz.

    Yani bir pc'ye ve bir sürü programa gerek duymadan işlerinizi yürütmenin adı web3'tür. web3'ü tanıyabilmenizin diğer bir tarifi toplu çalışma platformlarının ortaya çıkışıdır. Şu anlama gelir ki artık biri bir site kurup işte bunu izleyin diye dayatamıyor. İnsanlar sayfaları beraberce oluşturuyorlar. ya da artık bir siteyi izlemek için illa ki o sitedeki sayfaları gezme zorunluluğunuz kalmadı.

    Kendinize bir sayfa oluşturup istediğiniz sitelerin istediğiniz bölümlerini kendi sayfanız içinden izleyebiliyor ve ürettiklerinizi başkalarının sayfalarına gönderebiliyorsunuz.

    web3 için diğer bir tanımlama noktası da anlamsal arama özelliklerinin başlaması oldu. Mesela google'daki 'kendimi şanslı hissediyorum' butonu bu dönemi tarif etmeye yeter de artar bile. Ancak bu butonun ardındaki büyük teknolojiyi bilmeyenler -hepsi bu mu diyebilecekleri için web3 teki anlamsal aramayı tarif etmek gerekir.

    web2 döneminde arama yapmak demek iki kelimenin birbiriyle eşleştirilmesi demekti. Oysa web3'te kelimelere anlam yüklemeyi hedefleyen toplu beğenilerin tek tek sayıldığı bir teknolojiden bahsediyoruz. Kim, neyi aradı, neyi buldu, ve bulduğu sayfada ne kadar kaldı... Bu dev bilgilerin tasnif edilmesiyle ortaya çıkan bu buton yazılım mühendisleri içinde yön belirleyici oldu. Yeni yazılımlar bu yönde gelişti. ve gelişmeye devam ediyor. Kimbilir, belkide bu dönemi sonlandıracak şey anlamsal veritabanlarının oluşrutulmasıdır.

    Bunlar gördüklerimiz...
    Birde ayak seslerini duyduğumuz Web4 var.

    Henüz belirgin bir tanımı yok. Yapay zeka mıdır, yoksa sanal sanallık mıdır bilemem.Ortada konuşulanları ve tahminlerimi sıralamam gerekirse:

    Web sitelerinin durağanlıkları daha da azalacak, insanlar nerede ise nitelikli sayfalar da orada olacak, artık site yapımcıları sayfalarına yapılan tıklamaları değil bağlantıları sayacak, internet explorer ve benzeri programlar birer ortam yürütücülerine (media player) dönüşecek. Yani sizin yaptığınız ve sizin adınıza yapılan ne varsa hepsi internete taşınmış olacak.

    Hiç kimse pc almak zorunda kalmayacak. Harddiskler, işlemciler, bellekler... artık bunları biz değil internet sunucuları bulunduracak.
    İşletim sistemlerine bağımlılık azaldıkça bilgisayarların çağı kapanacak ve ekrana benzeyen ne bulursanız o pc'ye dönüşecek.

    Değişmeyecek birşey varsa o da iyiyi yine kitlelerin belirleyecek olmasıdır.
    Düzenlendi: Tevfik YAZICILAR 19-05-2008 18:48

    Milli Görüş; hakkı üstün tutmaktır!

  2. #2
    esmir
    Misafir

    merhabalar

    Çok açıklayıcı bir yazı. teşekkürler.

    Hergün kullandığımız bu makineler, internet nedir nasıl ortaya çıkmıştır. Bunu anlamaya katkısı oldu.

    teşekkürler

  3. #3

    Bilgisayar üzerine bir alıntı

    Bilim adamları bakterilerin genleriyle oynayarak ilk “yaşayan bilgisayarları” yapmayı başardılar. Geleceğin bilgisayarları kavanozlarda mı olacak?


    "Amerika’dan bilim adamları, bakterilerin genlerini değiştirerek “yaşayan bilgisayar” yaptı. Araştırma, bu tür bilgisayarların kullanışlı olduğu kadar, veri saklama ve genetik mühendisliği için de uygulanabilir olduğunu gösterdi.
    Kuzey Carolina ve Batı Missouri Devlet Üniversitesi’nden matematikçilerin ve biyologlar, E.koli bakterisine genler ekleyerek, “yanık krep” adı verilen matematik problemini çözmeyi başardılar.

    Bu matematik problemi farklı boyutlarda ve yanık bir bölümü olan krepleri içeriyor. Soru ise, bu krepleri, yanık kısmı üst tarafa gelecek şekilde en büyük altta olacak şekilde “en az hamleyle” sıralamak.

    Bu deneyde, araştırmacılar DNA parçalarını krep olarak kullandı. E-koli bakterisine başka bakterilerden gen ekleyerek, bu “krepleri” çevirmeleri sağlandı. Ayrıca bakterilere, sadece doğru sıralamada çevirme yaptıklarında, antibiyotiğe dirençli olmasını sağlayan bir gen de eklendi.

    Yaşayan bilgisayarların ilk prototiplerinden olan bu bilgisayarların birçok kullanım alanı bulunuyor. Bir kavanozda onlarca milyar bakteri bulunabileceği için sağlanacak bilgi işlem gücünün devasa olacağı belirtiliyor. Bunun anlamı ise daha az yerde daha hız anlamına geliyor. Ayrıca bakterilerin öğrenebilme ve mutasyon yetenekleri nedeniyle bilgisayar teknolojisini çok farklı bir boyut getireceği düşünülüyor."
    "göklerin ardında gökler var... bir deniz var.. Çok engin..
    Ufkun ötesinde başka ufuklar var..."

  4. #4
    Fatih S. M.
    Misafir

    o iş tam olarak öyle değil

    ilk olarak adlandırma o kadar basit şekilde web1, web2, web3, web4 şeklinde gitmiyor. Teknolojiden ziyade ekonomik bir gelişimi anlatmak adına bu adlandırma yapılmış ve 2001 yılında İnternet girişimlerinin yaşağıdı ekonomik çöküntünün ardınfan ortaya çıkan ve günümüzde kullandığımız paylaşım ve sosyal ağlara dayalı internet için web 2.0 adı verilmiş (bkz. O'Reilly 2005). Yani daha öncesi web 1.0 değil aslında.
    web 2.0'ın metinle veya textle bir ilgisi uzaktan yakından yok. Tamamen paylaşım üzerine olması tanımlayıcı özelliği. İçerik kullanıcı tarafından oluşturuluyor (bkz. UGC) ve bağımsız yayıncılar tarafından dağıtılıyor (bkz. sosyal medya). Bilginin ve fikirlerin özgürce dağıtılabilmesi temalı yani. (Ülkemizde malesef bu mümkün olmuyor, yasakçı ve baskıcı zihniyet, dini ve milli komplekslerle birleşerek komik gerekçelerle site erişimlerini engellemeyi görev edinmiş durumda).
    Semantik web yani anlama dayalı web teknolojileri ise şu an için birkaç ufak deneme adımı aşamasında. Semantik web'e web 3.0 denmesinin nedeni internet anlayışımızı baştan aşağı değiştirecek olması.
    İnternet'i, gelişimini, yapısını ve en önemlisi felsefesini anlayabilmek için öncelikle tarihini doğru bilmek gerekiyor. Bizim kaybettiğimiz nokta burası sanırım. Olayların aslını araştırmak yerine kafamıza göre yorumladığımız şeklini kabul etmeyi tercih ediyoruz. İnternetin felsefesini anlayamıyoruz ve bu konudaki fırsatları kaçırıyoruz. 27 milyon İnternet kullanıcımız varken, 5 milyon nüfuslu İsrail sadece İnternet yatırımları sayesinde bizim 5 yıllık GSMH toplamımız kadar geliri birkaç ayda elde ediyor.
    Geri kalmak, ezilmek, sömürülmek istemiyorsak, özgürlükten korkmamayı öğrenmemiz lazım. Oyunun kurallarını bilmeden yeni kural koyucusu olamayız...

  5. #5
    ikimilyon Admin Mehmet DAĞDELEN kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Thu May 2006
    Konum
    Sakarya
    Yaş
    42
    İletiler
    3,120
    Blogdaki Konular
    18
    SAN FRANCISCO - Bilgisayarlar çok yakında kelimelerin ne anlama geldiğini bilecek.

    Bir Amerikan firması, bilgisayarlar için ortalama bir Amerikalı üniversite öğrencisininkinden 10 kat zengin kelime haznesine sahip "anlam kartı" üretti. Bilgisayar, bu "semantik" kart sayesinde kelimelerin anlamını "öğrenecek."

    Şirket yetkilisi Scott Jarus, "Bilgisayara İngiliz dilinin bütün kelime ve cümlelerini sanal olarak öğrettik" dedi ve yazılım uzmanlarının, kelimelerin metin içindeki anlamlarını insan beyni gibi çalışarak "anlayabilen" programlar yazabileceklerini belirtti.

    Jarus, "bu kartı hazırlamanın 30 yıl aldığını" söyledi ve kartın, "semantik web" olarak da adlandırılan "web 3.0"'a yönelik olduğunu kaydetti.

    Üçüncü nesil internet ağı olacağı söylenen müstakbel "Web 3.0", işletim sistemleri ve destekten bağımsız olarak internet ağına ulaşabilme imkanı sunacak teknolojiler bütünü olarak düşünülüyor.

    Devasa boyutlarda bir veri tabanına dönüşecek "Web 3.0", yüksek hıza sahip internet sayesinde "sezgi sahibi yapay zeka" uygulamalarından yararlanacak. "Semantik" teknolojisi, internet kullanıcısını, anahtar kelimelerle arama yapma yerine doğrudan araştırdığı konuya yönlendirecek. Sözgelimi "kuşlar ve hüzün şarkılarını" internette araştırmak isteyen biri, şarkılardaki hüzünle değişik kuş türleri arasındaki bağı görebilecek.

    "Web 3.0"ın hedeflerinden biri de, yapay zeka "unsurları" oluşturmak. Bu unsurlar, internetteki bilgi dağlarını araştırıp istenen bilgileri kullanıcının önüne serecek.

    Milli Görüş; hakkı üstün tutmaktır!

  6. #6
    TÜRKİYE'DE İNTERNET KULLANIMI YAYGINLAŞIYOR...

    Türkiye genelinde internete erişim imkanı olan hane oranı yüzde 42,9'a yükseldi. Türkiye İstatistik Kurumu Başkanlığının, ''2011 Yılı Hane Halkı Bilişim Teknolojileri Kullanım Araştırması''nın sonuçları açıklandı.

    Nisan ayında gerçekleştirilen araştırmaya göre, Türkiye genelinde internet erişimine sahip hanelerin oranı yüzde 42,9'a çıktı. Söz konusu oran geçen yılın aynı ayında yüzde 41,6 idi. İnternet erişim imkanı olan hane oranı kentsel yerlerde yüzde 51 iken, kırsal yerlerde yüzde 22,7 oldu.

    ''İstatistiki Bölge Birimleri Sınıflaması''na göre, yüzde 56,9 ile İstanbul, yüzde 56,7 ile Doğu Marmara, yüzde 49,2 ile Orta Anadolu, yüzde 48,0 ile Batı Anadolu ve yüzde 43,4 ile Batı Marmara bölgelerinde internet erişim imkanı olan hane oranı Türkiye ortalamasının üzerinde çıktı.

    Araştırma, 2011 yılı Nisan ayında hanelerin yüzde 39,3'ünde genişbant internet (ADSL, kablolu ve kablosuz sabit bağlantılar ile 3G bağlantı) erişim imkanının bulunduğunu ortaya koydu. ADSL yüzde 34,5 ile tüm, yüzde 80,2 ile internet kullanılan hanelerde erişim imkanı sağlarken, 3G bağlantı tüm hanelerin yüzde 5,3'ünde, internet kullanılan hanelerin ise yüzde 12,2'sinde internete eriştiriyor.

    Genişbant bağlantı ile internet erişim imkanı kentsel yerlerdeki hanelerde yüzde 47,5 iken, kırsal yerlerde yüzde 18,6 düzeyinde bulunuyor. Genişbant bağlantıyla internet erişim imkanının en yüksek çıktığı bölge yüzde 56,1 ile İstanbul, en düşük olduğu bölge ise yüzde 20 ile Güneydoğu Anadolu bölgesi oldu.

    BİLGİSAYAR VE İNTERNET KULLANIMI ARTMAYA DEVAM EDİYOR

    Araştırmaya göre, 16-74 yaş grubundaki bireylerde bilgisayar ve internet kullanım oranları sırasıyla yüzde 46,4 ve yüzde 45,0 düzeyinde... Bu oranlar 2010 yılında yüzde 43,2 ve yüzde 41,6 idi.

    Bilgisayar ve internet kullanım oranları 16-74 yaş grubundaki erkeklerde yüzde 56,1 ve yüzde 54,9 iken, kadınlarda yüzde 36,9 ve yüzde 35,3 olarak gerçekleşti.

    Bilgisayar ve internet kullanım oranlarının en yüksek çıktığı yaş grubu ise 16-24 yaş grubu oldu. Bu oranların tüm yaş gruplarında erkeklerde daha yüksek olduğu görüldü. Bilgisayar ve internet kullanımı kentsel yerlerde yüzde 54,7 ve yüzde 53,2, kırsal yerlerde ise yüzde 26,9 ve yüzde 25,7 düzeyinde oldu.

    Bilgisayar ve internet kullanımının en yüksek olduğu bölge yüzde 57,2 ve yüzde 56,5 ile İstanbul bölgesinde gerçekleşti. Bunu yüzde 53,3 bilgisayar ve yüzde 51,7 internet kullanım oranı ile Doğu Marmara Bölgesi takip etti.

    İnternet kullanan bireylerin de yüzde 89,5'inin ise internete düzenli girdiği tespit edildi.

    Araştırmaya göre, 16-74 yaş grubundaki tüm bireylerin yüzde 36,2'si interneti düzenli olarak hemen hemen her gün veya haftada en az bir defa kullandı. 16-74 yaş grubunda internete giren bireylerin düzenli kullanım oranı yüzde 89,5 iken, bu oran kentsel yerlerde yüzde 90,7, kırsal yerlerde yüzde 83,7 ve İstanbul bölgesinde yüzde 92,8 oldu.

    İNTERNET KAFELERE İLGİ AZALIYOR

    Bu yılın ilk üç ayında (Ocak-Mart 2011) 16-74 yaş grubunda internet kullanan bireylerin yüzde 67,6'sı ''Sanal dünya''ya evden bağlanırken, bunu yüzde 33,0 ile işyeri, yüzde 18,7 ile internet kafe, yüzde 16,8 ile arkadaş, akraba evleri, yüzde 7,2 ile eğitim merkezleri, yüzde 3,2 ile kablosuz bağlantının yapılabildiği yerler takip etti. Bir önceki yıl aynı döneminde internet kullanan bireylerin yüzde 20,0'si ''Sanal dünya''ya internet kafelerde bağlanmıştı.

    Ocak-mart döneminde internet kullanan bireyler, en çok yüzde 72,7 ile çevrimiçi haber, gazete ya da dergi okuma, haber indirme için ''Sanal dünya''yı kullanırken, bunu yüzde 54,1 ile sağlıkla ilgili bilgi arama takip etti. Web siteleri aracılığıyla (Blog siteleri, facebook, twitter) toplumsal ve siyasal konular ile ilgili görüşleri okuma veya paylaşma (yüzde 50,8) ve mal ve hizmetler hakkında bilgi aramak da (yüzde 46,6) kullanım amaçları arasında yer aldı.

    KAMUDA DA İNTERNET KULLANIMI ARTIYOR

    Geçen yılın nisan ile 2011 yılı mart aylarını kapsayan 12 aylık dönemde internet kullanan bireylerin kamu kurum/kuruluşları ile iletişimde internet kullanma oranı yüzde 38,9 oldu. Bu oran önceki yılın aynı döneminde (2009 Nisan-2010 Mart) yüzde 27,2 idi. Kullanım amaçları arasında kamu kuruluşlarına ait web sitelerinden bilgi edinme yüzde 92,2 ile ilk sırayı aldı.

    İNTERNETTEN ALIŞVERİŞ YAYGINLAŞIYOR

    İnternet kullanan bireylerin ''Sanal dünya''dan kişisel kullanım amacıyla mal veya hizmet siparişi verme ya da satın alma oranı yüzde 18,6 oldu. Önceki yıl internet üzerinden alışveriş yapanların oranı ise yüzde 15 idi.

    2010 yılı Nisan ile 2011 yılı Mart aylarını kapsayan 12 aylık dönemde internet üzerinden alışveriş yapan bireylerin yüzde 28,8'i giyim ve spor malzemesini, yüzde 27,8'i elektronik araçları, yüzde 19,8'i ev eşyasını, yüzde 17,6'sı kitap, dergi, gazetesini (e-kitap dahil) internet üzerinden aldı.

+ Konuyu Yanıtla

Tags for this Thread

Yer İmleri

Gönderme Kuralları

  • You may not post new threads
  • You may post replies
  • You may not post attachments
  • You may edit your posts
  •