+ Konuyu Yanıtla
4 / 3 İlkİlk 1234 SonSon
78 sonuçtan 41 --- 60 arası gösteriliyor

Konu: Hatm-i Hâcegan

  1. #41
    Kayıtsız
    Misafir
    Alıntı Sedat KUMOVA tafarından gönderildi Mesajı Göster
    varsa Allah rasulünün emri veya uygulaması bizde bilelim diyoruz.cok mu zor bu?
    belki hala görmeyen, okumayan vardır. işte konuda geçen dördüncü hadis.

    "Şu müjde de önemli:

    Herhangi bir topluluk sırf ALLAH rızası için toplanıp ALLAHı zikrederse, görevli bir melek semadan onlara şöyle seslenir: Günahlarınız affedilmiş olarak kalkın, hiç şüphesiz günahlarınız iyiliğe çevrildi. [ Ahmed, Müsned, III, 142; Ebu Yala, Müsned, VII, 167; Tabarani, el-Evsat, I, 85]"

  2. #42
    Kayıtsız
    Misafir
    Alıntı Sedat KUMOVA tafarından gönderildi Mesajı Göster
    varsa Allah rasulünün emri veya uygulaması bizde bilelim diyoruz.cok mu zor bu?
    beş olsun bari. belki de hala hadisleri görmeyenler, görmek istemeyenler vardır.

    "Bu zikirlere hatim denmesinin bir diğer sebebi, içinde okunan Fatiha ve İhlasların hatim sevabına denk olmasındandır. Çünkü Resûlullah (s.a.v) Efendimiz, ihlas sûresini üç defa okuyan kimsenin Kuranı bir kere hatmetmiş gibi sevap elde edeceğini müjdelemiştir. [ Müslim, Salatül-Müsafirin, 261; Tirmizi, Fedailül-Kuran, 11.]"

  3. #43
    kodADIistanbul Melek Zeynep BULUT kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Fri Jan 2007
    Konum
    secde et ve yaklaş!...
    İletiler
    1,220
    Blogdaki Konular
    1
    bu gibi konuları birbirini döver gibi tartışmak insanın üzerine yük getirir Allah korusun...konunun dışına taşırılmış saplantılı fikirden başka bir şey elde edemeyiz...çünkü herkes bu konudan çıktımı kendi bildiğini yapacaktır...kişi Allah a kendi bildiği yoldan ulaşacaktır...kişiye Allah ulaşacağı her yolun kapısını açmıştır...isteyen istediği kapıdan girer...kimsenin buna müdahele hakkı yoktur...

  4. #44
    Merhum Taner PINAR kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Sat Mar 2007
    Konum
    Makedonya
    Yaş
    44
    İletiler
    1,637
    Blogdaki Konular
    6
    Namaz, kuran okumak, Dini sohbet etmek , mukabele etmek ....

    Bunların hepsi zikirdir..

    Allah c.c. zikretmekten kasıt takılmış teyp gibi aynı sıfatlart ve isimleri tekrarlamak ve bunu dinin emri gibi telakki etmek değildir..

    Farz olan ibadetler ve Sünnet olan ibadetler bellidir..

    Bir kişi çıkıpta ben ALlah c.c. onun ismini sürekli söyleyerek yapıyorum ne var bunda diyebilir.. Bunda bir beis görmüyorum ancak bu ameli dinin emriymiş gibi görmek topluca tören şeklinde yapmak ve zamanla bu amelde bir takım kurallar koyarak bidat olarak devam ettirmekte sorun var..

    Ama önemli olan tekfirdir.. Adam benim dinim bana diyorsa bırakın o dinini yaşasın.. yanlışı söyleyin geçin sayın alkan ve sedat ..

    Kafasını sallaya sallaya rock konserlerine benzer görtüntüler vermekten sıkılmayanlara ses çıkarmayın .. Hoş tutun ..

    Çünkü onlar hala ölülerden medet umuyorlar, çnkü onların efendileri gece onları ziyaret edip virdlerini yapıp yapmadıklarını gözetliyorlar, çünkü onların efendileri ALlah ile bunların arasında aracılık yapıyorlar .. Amelleri yukarıya??? onlar iletiyorlar...

    Bırakın dinini??? yaşayan yaşasın..
    Allah indinde Din İSLAM dır.Kendine başka din ve başka peygamber arayanlara veyl olsun..

  5. #45
    BANNED Sedat KUMOVA kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Tue Sep 2006
    Konum
    osmanlının başkentinden
    Yaş
    45
    İletiler
    626
    sn kayıtsız tartıştıgımız konu zikir halkaları degil..anlamak istemiyorsunuz.yada anlamıyorsunuz.ben 5 kişi bir araya gelsem Allah ve rasulünden bahsetsem tabiki bu da zikirdir..lakin toplu hatim (konun baslıgını görmeyenlere)ve topluca kendinden gecerek ve sayılarla ifade edilen zikir cesitleri dinimize sonradan girmiştir..Allah rasulü bu gibi halkalarda hiç bir zaman bulunmamıştır..bunu yapan sahabeler de bundan dolayıdır ki sonradan terk etmişlerdir bu amellerini..

    Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem gerek namazdan sonraki zikirler olsun gerekse de gün içerisinde yapılan zikirleri, sahabe döneminde kimisi biliyor, kimisi de bilmiyor. Allah Reslulü’nün yanına üç, beş Sahabe gelmiş soruyorlar Resulde onlara cevap veriyor. Allah Resulünün bu söylediğini daha o an şu üç, beş Sahabeden başka bilen yok. Yani Allah Resulü arkadaşlarını toplayıp:"Haydi arkadaşlar gelin toplu halde zikir yapalım, rabbimizi analım. Ben size şu kadar şundan, şu kadar bundan diyeceğiz, diyecem sizde söyleyeceksiniz" dediğine rastlanmıyor...


    sayılarla olan cakıl taslarıyla yapılan zikir ile ilgili Alkan kardesim hadisi vermiş yukarıda.ben de ilavede bulunayım inşaAllah;

    Ebu'l-Bahteri anlatıyor:
    "Bir adam İbn Mesud'a:
    -"Bir kaç kişi akşam namazından sonra camide oturup içlerinden bir onlara "şu kadar Allahuekber" şu kadar "Subhanallah" şu kadar "elhamdülillah" deyiniz, diyor dedi. İbn Mesud:
    -Öyle mi? dedi. Adam: Evet, dedi. İbn Mesud (r.a):
    -"Toplanıp bu işe başladıkları zaman gel bana bildir, dedi. Adam haber verince kalkıp mescide gitti. Üzerinde bir aba vardı. İbn Mesud (r.a) sert mizaçlı birisiydi. Adamların zikrini işitir işitmez:
    -'Ben Abdullah b. Mesud'um. Kendisinden başka ilah bulunmayan Allah'a yemin ederim ki, bid'at bir iş ortaya atmışsınız. Buna hakkınız yoktur. Siz Resulullah'ın ashabından daha mı iyi biliyorsunuz?' dedi. İçlerinden Mud'ad adında birisi:
    -'Vallahi biz bid'at işlememişiz ve ashabından daha iyi biliriz diye de bir iddiamz yoktur', dedi. Amr b. Utbe'de:
    -'Ey Ebu Abdurrahman, Allah'tan af dileriz', dedi. İbn Mesud:
    -'Sünnete sarılın, ondan ayrılmayın, Allah'a yemin ederim ki, sünnetten ayrılmazsanız ileriye doğru yol alırsınız. Eğer sağa sola saparsanız apaçık bir sapıklığa düşmüş olursunuz.' (Muhtasar Hayatü's Sahabe, Kandehlevi, sf. 498; Hilyetü'l-Evliya, IV, sf. 381)

    Amir b. Abdullah b. Zübeyir anlatıyor:
    "Bir gün eve geç geldim. Babam:
    -'Neredeydin?' diye sordu.
    -'Birkaç kişiyi gördüm. Onlardan daha iyi müslüman görmedim. Oturmuş Allah'ı zikrediyorlardı. İçlerinden kimisi titriyor ve o kadar cezbeye tutuluyordu ki, Allah kokusundan bayılıyordu. Onların bu halini görünce yanlarında oturdum,' dedim. Babam:
    -'Bir daha yanlarına gitme, dedi ve onun bu sözünü yadırgamış olduğumu zannetmiş olacak ki, sözlerine şöyle devam etti.
    -'Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem, Hz.Ebubekir ve Hz.Ömer'i Kur'an okurken gördüm. Hiç biri cezbeye tutulup bayılmıyordu, senin gördüğün bu adamlar Hz.Ebubekir ile Ensar'dan daha mı çok Allah'tan korkuyorlar?' Amir diyor ki:"Babamın doğru söylediğini düşündüm ve bir daha da onların yanında oturmadım." (Muhtasar Hayatü's Sahabe, Kandehlevi, sf. 499; Mecmau'z-Zevaid, I, sf. 189)


    zikre kimse karsı degil, sadece zikrin Allah Resulü'nün gösterdiği şekilde yapılması, O'nun (resulün) göstermediği şekilde yapılmaması taraftarıyız. Hem Allah c.c


    "...Allah'ı anmak elbette en büyük ibadettir..." (Ankebut / 45)
    "...Öyleyse siz, beni anın ki; bende sizi anayım..." (Bakara / 152)
    "Sabah akşam demeden, kendi içinden, korkarak ve yalvararak, alçak sesle Rabbini an ve gafillerden olma." (Araf / 205)


    yine Allah rasulü:
    Ebû Mûsâ el–Eş‘arî radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
    “Rabbini zikredenle etmeyenin farkı (durumu), diriyle ölünün farkı gibidir.” (Buhari, Deavat 66)

    toplu hatim,,hatmi hacegan,333 ihlas vs vs bunlar dinimize sonradan girmiştir..övülen zikir cesitleriyle alakası yoktur.Allah rasulününde uygulaması yoktur.

    her iddia bir delil gerektirir, bunun ispatlanması gerekir. Bizim delilimiz Allah’ı, her yer ve mekanda Resulü’nün göstermiş olduğu şekilde zikretmemizdir, anlatmamızdır, hatırlamamızdır, Onu, gündemimizden hiç düşürmemektir.


    "Ey Rabbimiz! Bizi doğru yola ilettikten sonra kalplerimizi bu gerçekten bir daha saptırma..." (Al-i İmran / 8)

    "Onların dualarının sonu: Alemlerin Rabbi olan Allah'a hamddir." (Yunus / 10)

    Elhamdulillahi Rabbil Alemin.
    اياك نعبد واياك نستعين
    ''Ancak sana kulluk ederiz ve ancak senden yardım dileriz''

  6. #46
    İhVaN-ElFidAm Humeyra YILDIRIM kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Thu Mar 2008
    Konum
    Nefes aldığım her yer..
    İletiler
    871
    Blogdaki Konular
    1
    Sayın kayıtsız kerdeş ortaya sunduğunuz hadisler ve açıklamaları gayet ciddidir kaynak olarak gösterilen tirmizi gibi hadis kitapları gerek ravi ve senet gerekse sahihlik açısından son derece güvenilirdir...

    Açıklamalarıda kastedilen hatme hace ve benzeri zikirleride desteklemektedir.. ben bu hususa kesinlikle inanıyorm..ALLH RAZI OLSUN

    diğer bir NOKTA sürekli aynı sıfatların tekrarlanışı kalbin zikirle yoğrulup lafzatullahın dilden gönüle düşmesidir....

    Ve sedat beye bir sorum olacak yazılarınızda ısrarla peygamber efendimz zamanında böyle bir uygulamanın olmadığını dolayısıyla sonradan meydana geldiğini sürekli olarak vurguluyorsunuz....

    Peki hatma hace nedir zikir nedir... burda esas alınan ve yapılan uygulama nedirki adeta bir hurafe boyutu taşıyormuş gibi göz önüne seriyor yok efendim sonradan meydana gelmiştir böledir şöledir diyorsunuz...

    Bu soruma güzel bir izahla açıklık getirirseniz çık sevineceğim.
    Ressam babamın sitesi : http://www.abdulkadiryildirim.com

  7. #47
    BANNED Sedat KUMOVA kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Tue Sep 2006
    Konum
    osmanlının başkentinden
    Yaş
    45
    İletiler
    626
    HÜMEYRA HANIM SORUNUZUN CEVABI ZATEN ÜST NESAJIMDA VAR..AMA OKUMADINIZ HERALDE....


    Ebu'l-Bahteri anlatıyor:
    "Bir adam İbn Mesud'a:
    -"Bir kaç kişi akşam namazından sonra camide oturup içlerinden bir onlara "şu kadar Allahuekber" şu kadar "Subhanallah" şu kadar "elhamdülillah" deyiniz, diyor dedi. İbn Mesud:
    -Öyle mi? dedi. Adam: Evet, dedi. İbn Mesud (r.a):
    -"Toplanıp bu işe başladıkları zaman gel bana bildir, dedi. Adam haber verince kalkıp mescide gitti. Üzerinde bir aba vardı. İbn Mesud (r.a) sert mizaçlı birisiydi. Adamların zikrini işitir işitmez:
    -'Ben Abdullah b. Mesud'um. Kendisinden başka ilah bulunmayan Allah'a yemin ederim ki, bid'at bir iş ortaya atmışsınız. Buna hakkınız yoktur. Siz Resulullah'ın ashabından daha mı iyi biliyorsunuz?' dedi. İçlerinden Mud'ad adında birisi:
    -'Vallahi biz bid'at işlememişiz ve ashabından daha iyi biliriz diye de bir iddiamz yoktur', dedi. Amr b. Utbe'de:
    -'Ey Ebu Abdurrahman, Allah'tan af dileriz', dedi. İbn Mesud:
    -'Sünnete sarılın, ondan ayrılmayın, Allah'a yemin ederim ki, sünnetten ayrılmazsanız ileriye doğru yol alırsınız. Eğer sağa sola saparsanız apaçık bir sapıklığa düşmüş olursunuz.' (Muhtasar Hayatü's Sahabe, Kandehlevi, sf. 498; Hilyetü'l-Evliya, IV, sf. 381)


    Amir b. Abdullah b. Zübeyir anlatıyor:
    "Bir gün eve geç geldim. Babam:
    -'Neredeydin?' diye sordu.
    -'Birkaç kişiyi gördüm. Onlardan daha iyi müslüman görmedim. Oturmuş Allah'ı zikrediyorlardı. İçlerinden kimisi titriyor ve o kadar cezbeye tutuluyordu ki, Allah kokusundan bayılıyordu. Onların bu halini görünce yanlarında oturdum,' dedim. Babam:
    -'Bir daha yanlarına gitme, dedi ve onun bu sözünü yadırgamış olduğumu zannetmiş olacak ki, sözlerine şöyle devam etti.
    -'Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem, Hz.Ebubekir ve Hz.Ömer'i Kur'an okurken gördüm. Hiç biri cezbeye tutulup bayılmıyordu, senin gördüğün bu adamlar Hz.Ebubekir ile Ensar'dan daha mı çok Allah'tan korkuyorlar?' Amir diyor ki:"Babamın doğru söylediğini düşündüm ve bir daha da onların yanında oturmadım." (Muhtasar Hayatü's Sahabe, Kandehlevi, sf. 499; Mecmau'z-Zevaid, I, sf. 189)

    toplu hatim,,hatmi hacegan,333 ihlas vs BUNLARIN YAPILDIGINA DELİL VARMI DİYORUM..CIKIYORSUNUZ 5 KİŞİNİN BİR ARAYA GELİP ALLAHI ANMASINI ÖVEN BİR HADİSİ GETİRİYORSUNUZ..O 5-6 KİŞİ HADİS OKUYUP EZBERLESE EVLERİNDE BU DA ZİKİRDİR.O HADİSLERDEN HATMİ HACEGANI 333 İHLASI VS VS NASIL CIKARIYORSUNUZ HAYRET EDİYORUM..
    ZİKİR SERBESTTİR.KISITLANMASI VE BİR KALIBA KONMASI SACMALIKTIR.OLMAYAN BUDUR SADECE.DİLEYEN DİLEDİGİ GİBİ YAPSIN.

    her iddia bir delil gerektirir, bunun ispatlanması gerekir. Bizim delilimiz Allah’ı, her yer ve mekanda Resulü’nün göstermiş olduğu şekilde zikretmemizdir, anlatmamızdır, hatırlamamızdır, Onu, gündemimizden hiç düşürmemektir.
    اياك نعبد واياك نستعين
    ''Ancak sana kulluk ederiz ve ancak senden yardım dileriz''

  8. #48
    Kısıtlanmış Üye
    Giriş
    Sun Jan 2008
    Konum
    Tekirdağ
    Yaş
    36
    İletiler
    287
    Alıntı Kayıtsız tafarından gönderildi Mesajı Göster
    konuyu okumayanlar için buyrun konuda geçen üçüncü hadis.


    "Yine Efendimiz (s.a.v), mescitte halka şeklinde toplanmış bir grup ashabının yanına uğradı. Onlara:
    Burada ne yapıyorsunuz? diye sordu. Halkadakiler:

    ALLAHı zikrediyoruz, bizi İslama ulaştırdığı ve ihsanlarda bulunduğu için Ona hamd ediyoruz. Dediler. Efendimiz (s.a.v) onlara:

    ALLAH için soruyorum, siz gerçekten bunun için mi oturdunuz? diye sordu; Sahabeler:

    VALLAHi biz ancak bunun için oturduk. dediler. Bunun üzerine Efendimiz (s.a.v):

    Yanlış anlamayın, ben sizi suçlamak için yemin etmenizi istemedim. Ben sizin asıl niyetinizi öğrenmek ve size şu müjdeyi vermek için geldim. Bana Cibril geldi ve haber verdi ki: ALLAH sizinle melekleri yanında övünmektedir. [ Müslim, Zikir, 40; Tirmizi, Deavat, 6; Nesi, Kudat, 36.]"
    kaydetmiş olduğunuz hadis sahih bir hadistir. lakin sufilerin yaptığı hatme-i hacegana delil olabilecek bir yönü yoktur. sufiler hatmelerinde Allahtan gayrından medet isterler ve toplu halde zikirler yaparlar. halbuki böyle bir uygulamaya Abdullah b. Mesud ra. gibi alim sahabeler sonradan çıkarılma bir bidat olması hasebiyle şiddetle karşı çıkmışlardır. halka halinde oturup taşlarla tesbihlerini sayan bir topluluğu ibn mesud ra. mescidden kovmuştur. (Bkz. Darimi 210) bu rivayet bahsedilen hadiste zikrettikleri belirtilen sahabelerin bunlardan farklı olarak zikirle meşgul olduklarını, aralarında Allahın nimetlerinden bahsettiklerini göstermektedir.
    انسن صداقت يكشر غرسد اكره٠
    يردمجصدر دغرلرن حزرة الله٠

  9. #49
    İhVaN-ElFidAm Humeyra YILDIRIM kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Thu Mar 2008
    Konum
    Nefes aldığım her yer..
    İletiler
    871
    Blogdaki Konular
    1
    Hatme hacegan hakkında değişik ifade ve hükümler sarf edilmişsede gerçek olan hatmin muhtevasının tamamının sünnete uygun olduğudur

    Eğer hatmin adap ve erkanısünnete muhalif olsaydı ibadet hükmünden çıkardı.

    Çünkü ibadetlerde bidat muhakkak dinde değişiklik yapmaktırki buda insanın dünya ve ahıretinin perişan olmasının en büyük sebeplerindendir..

    Hatmin muhtefasi ile ilgili olarak izahta bulunmak gerekirse; bilmeliyizki Nakşibendi tarikati ibadette bid'ate karşı olan ve bu hususta çok dikkatli davranan bir anlayışa sahiptir.

    Kaynakları tetkik edersek Hatme hacegana devam eden ulemaların bid'atlerle en çok mücadele eden kamil zatlardan olduğunu görebiliriz

    Silsilenin altıncı halkasını teşkil eden HZ.Ebu Yezid-i Bistami hazretleri bidatlerden çok korkmakta onlardan sakınarak onları en büyük tehlike saymakta ve(eğer siz bir kimseyi bağdaş kurarak havada dururken yanan ateşin içinde otururken veya denizde yürürken görseniz aynı zaamanda bu insanda sünnete muhalif bir davranışada şahit olursanız o gördüğünüz harikulade haller şeytandandır. Bundan dolayı sizler şeytandan çok şeytanın temsilcisi gibi olan bu tür insanlardan sakının )buyurmuştur.

    Yine silsilenin yirmidördüncü halkasını teşkil eden İmam-ı Rabbani Müceddid-i elisi sani Ahmed Faruki Serhendi Hazretlerinin hayatını dikkatli bir şekilde araştırarak bid'atlere karşı verdiği mücadeleyi öğrenmeye çalışalım..



    Evet bütün hayatı boyunca bid'at ve hurafelere karşı mücadele ederek bid'atlerin maddi ve manevi dünyamıza açılan kapılarını kapayan tarikat yolunun esaslarını bizlere hatırlatarak ınsanlığın kararan ufkunda nur'u ilahinin yeniden parlamasına vesile olan aynı zamanda iki bin yılının müceddidi olarak tavsif edilen İmam-ı Rabbani Hzretleri bu hatme katılıp bizleride katılmaya davet ederken böyle bir hatmin bid'at olduğunu nasıl düşünebilirz ki???
    Ressam babamın sitesi : http://www.abdulkadiryildirim.com

  10. #50
    _ALBAY_ SİTE BAŞKANI Tevfik YAZICILAR kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Thu May 2006
    Konum
    İstanbul
    İletiler
    8,612
    Blogdaki Konular
    5
    sufiler hatmelerinde Allahtan gayrından medet isterler ve toplu halde zikirler yaparlar.
    Sayın Deveci ; Bu düpedüz bir iftiradır. Sufiler Allah (cc) dan gayrısından medet ummazlar. Bu iftirayı atan fitnecilerin fitnelerine alet olmamak ve inanlara iftira etmemek gerekir.
    Gün gelecek bütün dünya Hocama selam duracak!

  11. #51
    Kısıtlanmış Üye
    Giriş
    Sun Jan 2008
    Konum
    Tekirdağ
    Yaş
    36
    İletiler
    287
    Alıntı Tevfik YAZICILAR tafarından gönderildi Mesajı Göster


    Sayın Deveci ; Bu düpedüz bir iftiradır. Sufiler Allah (cc) dan gayrısından medet ummazlar. Bu iftirayı atan fitnecilerin fitnelerine alet olmamak ve inanlara iftira etmemek gerekir.
    Sayın Yazıcı ;
    Yıllarca ben bizzat içinde bulunduğum durumu izah ediyorum. ''Himmet Şeyhim!'' ve ''Himmet seydam'' lafızlarını da iyi biliyoruz. Ayrıca yine unutmadan, ''Allahın izni Seydamın himmetiyle'' lafzıda var idi. Bu gibi lafızların ''Bile bile'' şirk olduğunu Bakara Suresinin 22. ayetinde Peygamber sav'in hadisleriyle yaptığı tefsirlerde dikkat çekmektedir.
    Hiç kimsenin Allah'tan bir şey istemek için başkasının yüzü suyu hürmetine veya adını anarak bir şey istemeye hakkı yoktur. Sahih hadislerde asıl olan ''Allah isterse'' olarak geçmektedir. Allah muhafaza ben fasit bir kimse değilim.
    انسن صداقت يكشر غرسد اكره٠
    يردمجصدر دغرلرن حزرة الله٠

  12. #52
    İhVaN-ElFidAm Humeyra YILDIRIM kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Thu Mar 2008
    Konum
    Nefes aldığım her yer..
    İletiler
    871
    Blogdaki Konular
    1
    Alıntı Hümeyra YILDIRIM tafarından gönderildi Mesajı Göster
    Hatme hacegan hakkında değişik ifade ve hükümler sarf edilmişsede gerçek olan hatmin muhtevasının tamamının sünnete uygun olduğudur

    Eğer hatmin adap ve erkanısünnete muhalif olsaydı ibadet hükmünden çıkardı.

    Çünkü ibadetlerde bidat muhakkak dinde değişiklik yapmaktırki buda insanın dünya ve ahıretinin perişan olmasının en büyük sebeplerindendir..

    Hatmin muhtefasi ile ilgili olarak izahta bulunmak gerekirse; bilmeliyizki Nakşibendi tarikati ibadette bid'ate karşı olan ve bu hususta çok dikkatli davranan bir anlayışa sahiptir.

    Kaynakları tetkik edersek Hatme hacegana devam eden ulemaların bid'atlerle en çok mücadele eden kamil zatlardan olduğunu görebiliriz

    Silsilenin altıncı halkasını teşkil eden HZ.Ebu Yezid-i Bistami hazretleri bidatlerden çok korkmakta onlardan sakınarak onları en büyük tehlike saymakta ve(eğer siz bir kimseyi bağdaş kurarak havada dururken yanan ateşin içinde otururken veya denizde yürürken görseniz aynı zaamanda bu insanda sünnete muhalif bir davranışada şahit olursanız o gördüğünüz harikulade haller şeytandandır. Bundan dolayı sizler şeytandan çok şeytanın temsilcisi gibi olan bu tür insanlardan sakının )buyurmuştur.

    Yine silsilenin yirmidördüncü halkasını teşkil eden İmam-ı Rabbani Müceddid-i elisi sani Ahmed Faruki Serhendi Hazretlerinin hayatını dikkatli bir şekilde araştırarak bid'atlere karşı verdiği mücadeleyi öğrenmeye çalışalım..



    Evet bütün hayatı boyunca bid'at ve hurafelere karşı mücadele ederek bid'atlerin maddi ve manevi dünyamıza açılan kapılarını kapayan tarikat yolunun esaslarını bizlere hatırlatarak ınsanlığın kararan ufkunda nur'u ilahinin yeniden parlamasına vesile olan aynı zamanda iki bin yılının müceddidi olarak tavsif edilen İmam-ı Rabbani Hzretleri bu hatme katılıp bizleride katılmaya davet ederken böyle bir hatmin bid'at olduğunu nasıl düşünebilirz ki???
    Sedat bey bu açıklamadan sonra umarım meramımı dile getirmişimdir...
    Ressam babamın sitesi : http://www.abdulkadiryildirim.com

  13. #53
    Kısıtlanmış Üye
    Giriş
    Sun Jan 2008
    Konum
    Tekirdağ
    Yaş
    36
    İletiler
    287
    4 mezheb imamının itikadı ;

    "Allah Teala, mahlukatın sıfatlarıyla sıfatlandırılamaz." el-Fıkhu'1-Ebsat, sh: 56.
    "Kim Allah'ı, kulları tanımladığı gibi tanımlanırsa, kafir olur." el-Akidetu't-tahaviye, sh: 25.
    ''Hiçbir şeye benzemediği gibi, yarattıklarından hiçbir şey de O'na benzemez. O, halihazırda, isimlerinin ve sıfatlarının sahibidir." el-Fıkhu'IEkber, sh: 301.

    İtikadi konularda akıllara gelen bir çok şey olabilir. Fakat bunları zahire delillendirerek başkalarınında bu nefsani düşüncelere şahit olmasına vesile olmak aynı zamanda şüphe etmek ve şüpheye düşürmeye sebebiyyette vermektedir. Bu açıdan mutasavvıfların vahdeti vucut felsefesini bir teoriden öteye geçirme çabalarına dair olaraktan bu lafızları zikredenleri tekfir ediyoruz. Bunuda şeriatın zahire hükmetmesinden mütevellit yapıyoruz.

    Akıldan bir çok şey geçer. Nitekim her akıldan geçeni eyleme dönüştürmek uygun değildir.
    Devlet yönetimleride böyledir.
    Devlette de sistem tevhid inancına benzer. Kim devlete karşı bir söz yada herhangi bir fiilde bulunursa cezası devlet tarafından affedilmez. Bu bir nevi 1 olan devlete şirk koşmak gibidir... Devlet başkasına yapılanı affeder. Fakat kendisine şirk koşulmasını affetmez. İşte bu da devletlerin yönetimide kullanılan bir sistemdir. Aslında bizlere hiç yabancı değil.
    Allah kul hakkını affediyor ama kendisine şirk koşulmasını affetmiyor. Kim O'nu yarattıklarının sıfatlarıyla sıfatlandırıyorsa kafir olduğuna hükmediyorlar. 4 mezheb imamları da şeriatın gerektirdiğini yerine getiriyor ve zahirdeki manaya göre hüküm veriyorlar...
    انسن صداقت يكشر غرسد اكره٠
    يردمجصدر دغرلرن حزرة الله٠

  14. #54
    İhVaN-ElFidAm Humeyra YILDIRIM kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Thu Mar 2008
    Konum
    Nefes aldığım her yer..
    İletiler
    871
    Blogdaki Konular
    1
    Bari imam-ı rabbanıye çamur atmayın sen ne diyorsun be toparlan az kendiine gel alimlerin küfür lafızlarıymış o kitabı çıkaran piyasaya süren bunlarca insanı zan altında mualllakta itilafta bırakan kişilerin Allah belasını versin..
    Ressam babamın sitesi : http://www.abdulkadiryildirim.com

  15. #55
    Sessiz DEVRİM! Fatih KANLI kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Sun Feb 2008
    Konum
    istanbul
    Yaş
    38
    İletiler
    3,669
    Blogdaki Konular
    1
    Hümeyra biraz daha sabırlı sıra Erbakan Hocamızla Mahmut Efendi Hz.(k.s) ye gelecek.Emin ol bu adama o zamanda sessiz kalacaklarmı çok merak ediyorum.-karışmayayım dedim ama yine dayanamadım Allah beni iyi yapsın ne diyeyim-.

  16. #56
    Merhum Taner PINAR kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Sat Mar 2007
    Konum
    Makedonya
    Yaş
    44
    İletiler
    1,637
    Blogdaki Konular
    6
    Alıntı Hümeyra YILDIRIM tafarından gönderildi Mesajı Göster
    Bari imam-ı rabbanıye çamur atmayın sen ne diyorsun be toparlan az kendiine gel alimlerin küfür lafızlarıymış o kitabı çıkaran piyasaya süren bunlarca insanı zan altında mualllakta itilafta bırakan kişilerin Allah belasını versin..
    Rabbaninin birinci mektubundaki nisalarda tecelliyatı , hatta nisaların organlarındaki tecelliyatı... kitabı çıkaran piyasaya süren o mübarek lerden alıp okurmusun ? BE!!!
    Allah indinde Din İSLAM dır.Kendine başka din ve başka peygamber arayanlara veyl olsun..

  17. #57
    Kısıtlanmış Üye
    Giriş
    Sun Jan 2008
    Konum
    Tekirdağ
    Yaş
    36
    İletiler
    287
    Alıntı Hümeyra YILDIRIM tafarından gönderildi Mesajı Göster
    Bari imam-ı rabbanıye çamur atmayın sen ne diyorsun be toparlan az kendiine gel alimlerin küfür lafızlarıymış o kitabı çıkaran piyasaya süren bunlarca insanı zan altında mualllakta itilafta bırakan kişilerin Allah belasını versin..
    ''Bazı mutasaffıvların Küfür Lafızları'' ile adlandırılmış bir kitap varmı bilmiyorum. Bu benim konuya uygun olarak koyduğum bir başlık idi.
    Başlık bir önem arz etmediği gibi Rabbani'nin küfür lafızlarının Mektubatı'nda olup olmadığını yazmıştım. Sayfa numarasıyla beraber vermiştim. Hangi konuyu diyosunuz ? Vahdeti vucud felsefesinimi ? Açıp okudunuzmu ?... İsnadsız konuşmuyoruz Hümeyra Hanım elhamdulillah !

    Açınız bakınız TEVHİD Mektubat'ı ( Ahmed Faruki Serhendi, Ter.H.Hilmi Işık, Duran Ofset, S.6) orada şunu der ;

    ''Bu yolda ilerlerken, Allahü Teala’nın ism-i zahirleri o kadar çok tecelli etti ki, her şeyde ayrı ayrı göründü. Hatta nisa şeklinde, onların organları halinde ayrı ayrı zahir oldu. ''


    (nisa : kadınlar demektir.)

    Bunun gibi diyorsanız , ben bunun hakkında pek söz söyleyemem utanırım...




    Allah en iyi bilendir.
    انسن صداقت يكشر غرسد اكره٠
    يردمجصدر دغرلرن حزرة الله٠

  18. #58
    ikimilyon Admin Mehmet DAĞDELEN kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Thu May 2006
    Konum
    Sakarya
    Yaş
    42
    İletiler
    3,120
    Blogdaki Konular
    18
    Alıntı Fatih KANLI tafarından gönderildi Mesajı Göster
    Hümeyra biraz daha sabırlı sıra Erbakan Hocamızla Mahmut Efendi Hz.(k.s) ye gelecek.Emin ol bu adama o zamanda sessiz kalacaklarmı çok merak ediyorum.-karışmayayım dedim ama yine dayanamadım Allah beni iyi yapsın ne diyeyim-.
    değerli fatih,
    içimde saninle tartışmak isteyen bir his var. ne yapacağımı şaşırdım.

    Milli Görüş; hakkı üstün tutmaktır!

  19. #59
    Kısıtlanmış Üye
    Giriş
    Sun Jan 2008
    Konum
    Tekirdağ
    Yaş
    36
    İletiler
    287
    Bismillahiteala...
    Ömer kardeşim, öncelikle şunu belirtmek isterim ki, Kuran ve Sünnet'in dışındaki herhangi bir delili kabul etmiyor ve itibarda göstermiyoruz. Her konuya olduğu gibi Vahdeti vucuda şeri deliller nazarında bakmak lazım eder. Bununla ilgili olarak Mektubat'tan yaptığın hiç bir alıntı beni hiç alakadar etmez. Sahih sünnetin ışığında Kuranı anlayarak ona göre bir yol tayin edelim. Bu şekilde bana böylesine mesnedsiz değil şeri hükümlerle gelirsen daha evla olacaktır.

    Vahdeti vucud bir felsefeden öteye geçmemesi gereken bir teori olup Muhyiddin İbn Arabi'nin Endülüs’te tasavvuf adı altında vahded-i vücudu temellendiren ve doğuya doğru bir yolculuğa çıkan Arabi, yolculuğu boyunca brahman dininden hem etkilendi hem etkiledi. Muhiddin i arabinin inancı neredeyse tamı tamına hindu dinini şakta mezhebi ile aynıdır. Vahdeti vücüt , evrenin illizyon olduğu , tanrı kavramının idrak edilemez olduğundan dolayı ibadetlerin yönelme şekilleri nerdeyse hepsi brahman inancının kopyalarıdır.
    Şeyhul Ekber olarak nitelendirilen Filozof Arabi'nin bu felsefeyi fiiliyata dönüştürdüğü farklı eserlerinde farklı lafızları mevcuttur. Bunlara örnek olarak kısaca şunları yazalım ;

    “Halık (yaratıcı) ile mahluk bir tek şeydir.” FüsusulHikem, sf. 78,
    “Vakit olur ki kul Rabb olur, şüphesiz, vakit olur ki kul kul olur şeksiz.” Fususul-Hikem, 90. Bosnevi, 1, 433

    İşte ilk bu lafızlarla başladı vahdeti vucud felsefesini islama duhul etme faalyetleri.. Dikkat ediniz !


    Oysa imam Şafii, Maliki, Hanbeli ve Hanife ve diğer ehli isünnet uleması radıyalllahulenhuma Allah'ın hiçbir şeye benzemediği gibi, yarattıklarından hiçbir şey de O'na benzemediğine,
    O'nun, halihazırda, isimlerinin ve sıfatlarının sahibi olduğuna,
    Allah'ın, mahlukatın sıfatlarıyla sıfatlandırılamaycağına,
    ve yine kim Allah'ı, kulları tanımladığı gibi tanımlanırsa, kafir olduğuna ittifak etmişleridir.



    Burada felsefi bir düşünceyi itikada sokuşturma söz konusudur. Eğer dediğim gibi değil ise bunu Mektubat ile değil Kuran ve Sünnet ile delillendiriniz.... Selametle...



    Allah en iyi bilendir.
    انسن صداقت يكشر غرسد اكره٠
    يردمجصدر دغرلرن حزرة الله٠

  20. #60
    İhVaN-ElFidAm Humeyra YILDIRIM kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Thu Mar 2008
    Konum
    Nefes aldığım her yer..
    İletiler
    871
    Blogdaki Konular
    1
    Karşı tez hazırlayışı içersindeyim bunlar çürüyecek Allahın izniyle...
    Ressam babamın sitesi : http://www.abdulkadiryildirim.com

+ Konuyu Yanıtla
4 / 3 İlkİlk 1234 SonSon

Yer İmleri

Gönderme Kuralları

  • You may not post new threads
  • You may post replies
  • You may not post attachments
  • You may not edit your posts
  •