+ Konuyu Yanıtla
4 / 3 İlkİlk 1234 SonSon
65 sonuçtan 41 --- 60 arası gösteriliyor

Konu: hz İsanın ölmediğine dair kuranıkerimde yer alan deliller

  1. #41
    İhVaN-ElFidAm Humeyra YILDIRIM kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Thu Mar 2008
    Konum
    Nefes aldığım her yer..
    İletiler
    871
    Blogdaki Konular
    1
    Alıntı Recep ÇAKMAK tafarından gönderildi Mesajı Göster
    SAYIN HÜMEYRA HANIM EFENDİ!
    Ben daha önce sizi yazılarınızdan tanıyorum.Benim size hatırlatmak istediğim şey,ikilemli olan bir konu değildir.Daha önceki yazılarımda islami açıklama yapanların, hepsinin islami alim olamıyacağını yazmıştım.Müslümanlar islama
    bidat ve hurafelerin, uyduruk alimler tarafından kasıtlı yazıldığının bilincedir.
    Hadislerin sahih olup,olmadığının araştırılması herhalde her mü'minin görevi
    diye düşünüyorum.Ben sizin Kur'an'dan ayetleri nesh yaptınız diye bir söz
    yazmadım.İslamı dejenere etmek istiyen din düşmanlarını esefle izliyoruz.
    Benim size hatırlatmak istediğim bu tip alimlerdir.Hatta biraz daha ileri giderek
    bu tip insanların hayatlarının araştırma yapılmasıdır.Her halde size düşüncemi
    açıkladım.Eğer isterseniz uyduruk alimlerdem isim bile verebilirim.Çünkü ümmet
    bu adamların bidat ve hurefelerinden çok çekti ve hale çekmektedir.Allah cc emanet olunuz.Saygılarımla
    Ayrıca burda benm isim verdiğim tek kişi HARUN YAHYADIR.. şu AN EVRİM TEORİSİNE KARŞI SUNDUĞU TEZLE VE AÇIKLAMALARIYLA YABANCI ÜLKELERDEKİ ÜNİVERSİTELERDE YAZDIĞI KİTAPLAR DERS ÖĞRETİSİ OLARAK KULLANILAN KİŞİ HAKKINDA SİZ NASL UYDURUK ALİM HİTABINI KULLANIRSINZ.. BENİM BU KONULARDAKİ EN BÜYÜK DELİLLERİM BU ÜSTATTANDIR..Gayette açıklayıcı savunmaları var bu konuda ve kullandığı çoğu şey sahih hadislerden derlenmiştir..


    Ha eğer kastettiğiniz şey son dönemlerde islam füryasında harun yahyaya atılan karalama girdabına sizlerde kapılmışsanız vede ona istinaden bu kişilerin hayatı iyice incelenmeli söylemini kullanıyorsanız benim umrumda dahi olmaz çünkü gayet güvendiğim ve bu tür süpekülasyonlarla engin bilgilerini hiçe sayamayacağımıda bilmenizi isterim..

    Zaten biz müslümanlar hep bu yüzden kaybediyoruz. elimizde ne kadar iyi adam varsa onlarıda dış etkilerin pis dedikoduları ile dibe batırmakta üzerimize yok maşallahh

    YZAIK ÇO YAZIKKK
    Ressam babamın sitesi : http://www.abdulkadiryildirim.com

  2. #42
    Emre Özkan
    Misafir
    Şunu bir araştırın bakalım İslam düşüncesinde evrimi savunan alimlerimiz kimlerdir...
    Adnan Oktar'ın maddenin ardındaki sır adı altında batının idealizmini ayetlerle, hadislerle, alim sözleri ile süslemesine bakmayın...
    daha bir çok şey yazarım amma konu bu değil dağıtmayalım, siz araştırın, biraz tahkik ehli olun...

  3. #43
    İhVaN-ElFidAm Humeyra YILDIRIM kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Thu Mar 2008
    Konum
    Nefes aldığım her yer..
    İletiler
    871
    Blogdaki Konular
    1
    Alıntı Emre Özkan tafarından gönderildi Mesajı Göster
    Şunu bir araştırın bakalım İslam düşüncesinde evrimi savunan alimlerimiz kimlerdir...
    Adnan Oktar'ın maddenin ardındaki sır adı altında batının idealizmini ayetlerle, hadislerle, alim sözleri ile süslemesine bakmayın...
    daha bir çok şey yazarım amma konu bu değil dağıtmayalım, siz araştırın, biraz tahkik ehli olun...
    Karıştırdınız sanırım evrim teorisine karşı savunduğu tezlerden bahsettm orda evrim yanlısı değil bunun konuyla ne gbi bir bağlantısı olduğuna mana veremedim.. emin olun adnan oktarın hakkındaki süpekülasyonlara hiç olur gözüyle bakıp böyle ilim deryalarını hiçe sayan plan ve projelerin oyununa gelmedim gelmemde...

    Daha bir çok şey yazarım deyip kişilerin aklında soru işareti bırakıp şahıs hakkndada zanda bulunduğunuzn farkndamısnz..emin olun araştırıyorz araştrmadan bu tür konuları gündeme getirecek kadar cahil cesur değiliz.. tabi aldanmak yahut yanlışı frketmeden benimsemek insana mahsus bir meziyettir.. aksi görüşünüz varsa buyrun paylaşınnnn......
    Ressam babamın sitesi : http://www.abdulkadiryildirim.com

  4. #44
    İhVaN-ElFidAm Humeyra YILDIRIM kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Thu Mar 2008
    Konum
    Nefes aldığım her yer..
    İletiler
    871
    Blogdaki Konular
    1
    III. delil

    "Şüphesiz o, kıyamet-saati için bir ilimdir..."

    Hz. İsa'nın yeniden yeryüzüne döneceği ile ilgili bir başka ayet de Zuhruf Suresi'nin 61. ayetidir. Bu surenin 57. ayetinden itibaren Hz. İsa'dan bahsedilir:

    Meryem oğlu (İsa) bir örnek olarak verilince, senin kavmin hemen ondan (keyifle söz edip) kahkahalarla gülüyorlar. Dediler ki: "Bizim ilahlarımız mı daha hayırlı, yoksa o mu?" Onu yalnızca bir tartışma-konusu olsun diye (örnek) verdiler. Hayır, onlar 'tartışmacı ve düşman' bir kavimdir. O, yalnızca bir kuldur; kendisine nimet verdik ve onu İsrailoğullarına bir örnek kıldık. Eğer Biz dilemiş olsaydık, elbette sizden melekler kılardık; yeryüzünde (size) halef (yerinize geçenler) olurlardı. (Zuhruf Suresi, 57-60)

    Bu ayetlerin hemen arkasından gelen 61. ayette Hz. İsa'nın kıyamet saati için bir ilim olduğu belirtilmektedir:

    Şüphesiz o, kıyamet-saati için bir ilimdir. Öyleyse ondan yana hiçbir kuşkuya kapılmayın ve Bana uyun. Dosdoğru yol budur. (Zuhruf Suresi, 61)

    Bu ayetin Hz. İsa'nın ahir zamanda yeryüzüne dönüşüne açık bir işaret taşıdığını söyleyebiliriz. Çünkü Hz. İsa, Kuran'ın indirilişinden yaklaşık altı asır önce yaşamıştır. Dolayısıyla bu ilk hayatını "kıyamet saati için bir bilgi" yani bir kıyamet alameti olarak anlayamayız. Ayetin işaret ettiği anlam, Hz. İsa'nın, ahir zamanda, yani kıyametten önceki son zaman diliminde yeniden yeryüzüne döneceği ve bunun da bir kıyamet alameti olacağıdır. (En doğrusunu Allah bilir.)

    Bu ayette geçen "O, kıyamet saati için bir ilimdir" ifadesinin Arapça karşılığı şu şekildedir: "İnnehu le ilmun lissaati."

    Bu ifadede yer alan "hu" zamirinin "Kuran"a işaret ettiğini söyleyenler vardır. Ancak yukarıda da belirtildiği gibi Kuran için "hu" yani "o" zamiri kullanıldığında mutlaka ayetin öncesinde veya sonrasında veya ayetin içinde Kuran'ı anlatan başka ifadeler de bulunmaktadır. Başka bir konu içinde "hu" zamiri ile Kuran'dan bahsedilmez. Ayrıca bu ayetin öncesindeki ayete bakıldığında, orada da açıkça Hz. İsa kastedilerek o zamiri kullanıldığı görülecektir:

    "O, yalnızca bir kuldur; kendisine nimet verdik ve onu İsrailoğullarına bir örnek kıldık." (Zuhruf Suresi, 59)

    Bu zamirin Kuran'a işaret ettiğini söyleyenler ise ayetin devamında geçen "Ondan kuşkulanmayın, bana uyun" ifadesini delil olarak gösterirler. Ancak bu ifadenin öncesindeki ayetler tamamen Hz. İsa'dan bahsetmektedir. Bu nedenle "hu" zamirinin bir önceki ayetlerle ilgili olması ve Hz. İsa'yı anlatması daha uygundur. Nitekim büyük İslam alimleri de bu zamiri gerek ayetlere gerekse sahih hadislere dayanarak Hz. İsa olarak açıklamaktadırlar. Elmalılı Hamdi Yazır'ın tefsirinde bu konu şu şekilde açıklanmaktadır:

    "Muhakkak ki o saat için bir ilimdir de -saatin geleceğini ölülerin dirilip, kıyam edeceğini bildiren bir delil ve alamettir. Çünkü İsa gerek zuhuru ve gerek emvati ihya (ölüleri diriltme) mucizesi ve gerek emvatın kıyamını (ölülerin kalkışını) haber vermesi itibarıyla kıyametin vaki olacağına bir delil olduğu gibi hadiste varid olduğuna göre eşratı saattendir (kıyamet alametidir)."1
    Ressam babamın sitesi : http://www.abdulkadiryildirim.com

  5. #45
    Alıntı Emre Özkan tafarından gönderildi Mesajı Göster
    Şunu bir araştırın bakalım İslam düşüncesinde evrimi savunan alimlerimiz kimlerdir...
    Adnan Oktar'ın maddenin ardındaki sır adı altında batının idealizmini ayetlerle, hadislerle, alim sözleri ile süslemesine bakmayın...
    daha bir çok şey yazarım amma konu bu değil dağıtmayalım, siz araştırın, biraz tahkik ehli olun...
    Bir cemiyete, bir millete ve bir ümmete yapılacak en büyük kötülük, onu cahil bırakmaktır..
    Bunu sömürgeciler ve islam düşmanları çok iyi bilirler..önce o milletin yetiştirdiği elit kadroları, şu veya bu şekilde gözden düşürerek, halkı kendi aydınlarına, ilim adamlarına ve din adamlarına olan güvenlerini sarsıp netice alma cihetine giderler...
    Eğer, milletin takdir ettiği, sevdiği, ilmine güvendiği kişilere bu tip saldırılar yapılıyorsa, bilinizki eloğlu tertip peşindedir...
    Harun Yahya, benim takdir ettiğim ve ilmine güvendiğim müstesna şahsiyetlerden biridir..
    onun, dinimiz ve töremiz hakkında ters düşen bir sözü varsa delilleriyle açıklayın bizde ona göre cevabımızı verelelim arkadaşım...

    selamlar.......

  6. #46
    Emre Özkan
    Misafir
    Efendim sadace dip not kabilindendir, Avrupa İbn Sina, İbn Rüşt ve benzerleri ile milenyum atlarken, biz Harun Yahya ile mehdinin bekleneceği çağa girdik!!! Milenyum atlamak için mehdi muhakkak şart, ama bu Adnan Oktarın mehdisi değil, Kuran'ın mehdisi olacak...Selametle...

  7. #47
    İhVaN-ElFidAm Humeyra YILDIRIM kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Thu Mar 2008
    Konum
    Nefes aldığım her yer..
    İletiler
    871
    Blogdaki Konular
    1
    Alıntı Emre Özkan tafarından gönderildi Mesajı Göster
    Efendim sadace dip not kabilindendir, Avrupa İbn Sina, İbn Rüşt ve benzerleri ile milenyum atlarken, biz Harun Yahya ile mehdinin bekleneceği çağa girdik!!! Milenyum atlamak için mehdi muhakkak şart, ama bu Adnan Oktarın mehdisi değil, Kuran'ın mehdisi olacak...Selametle...
    o yazdığınız alimlerin bilgileri elbet bizler için değerlidir.. ama öyle bir vurgu yaptınızki sanki islam şuurunda daha bilginlerin yetişmesi kesinkez zararlı yahut tehkeli olurmuş gibi. bu ne saçma zihniyettir 6. 7. yüzyıldan sonra yada osmanlıdan sonra yetişmiş bilginleri szi yokmu sayacaksınız.. bilim çağındayız..
    evrim teorisi gibi insanlık tarihini hiçe sayan kuramı yoka sayan kişiyi siz 21. yüzyılın kurma saşma aptal bilgini mi etTiniz YAZIK
    Ressam babamın sitesi : http://www.abdulkadiryildirim.com

  8. #48
    İhVaN-ElFidAm Humeyra YILDIRIM kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Thu Mar 2008
    Konum
    Nefes aldığım her yer..
    İletiler
    871
    Blogdaki Konular
    1
    Alıntı Emre Özkan tafarından gönderildi Mesajı Göster
    Efendim sadace dip not kabilindendir, Avrupa İbn Sina, İbn Rüşt ve benzerleri ile milenyum atlarken, biz Harun Yahya ile mehdinin bekleneceği çağa girdik!!! Milenyum atlamak için mehdi muhakkak şart, ama bu Adnan Oktarın mehdisi değil, Kuran'ın mehdisi olacak...Selametle...
    Ayrıca özkan bey okonuyu yine şahsileştirme boyutuna taşıdınız.. eleştiri yaparken bir takım yanlşlıkları ortaya koyup yorum yapmanız grekir.. oysaki bu konuyu baştan sona incelediğiniz taktirde göreceksinizki oktay beyin bu konuyla ilgili hadis ve ayetleri daha kapsamlı bir şekilde açıklamaktan daha ileri boyutta bir düşünce sergilememiştir.. ki buda gayet olasi bir durumdur.. yahudilerin mesih inancı babil kralı onları ülkesinden kovduktan sonra azınlık halinde yaşayıp isyan etmenin eşiğinde bir umut ile kudüste yeniden onları birinin kurtaracağı vede inşa edilecek olan 2. süleyman mabedinin sapkınlığı ile doğmuştur..

    Oysaki hazreti isanın ölmediği kesin ve net olarak ayetlerle açıklanmıştır.. vede peygamberimzi ümmet olmak istediğini belkide bir çok sohbette dinlemişinizdir.. bu ayrıntılar elbette onun dünyaya tekrar geleceğinin delili olamaz fakat üsteki yazıları okuesanız anlatmak istenilen düşünceyi daha net kavrayacağınıza inanıyorum .. ve tekrar vurguluyormki YAHUDİLERİN MESİH BEKLEME İNANCI İLE MÜSLÜMANLARIN MEHDİ İNANCI ÇOK FARLIDIR.. KARIŞTIRMAYINIZ RİCA EDERİM..

    En kötüsüde harun yahyaya maşallah çok güzel kulaktan dolma dedikodularla çamur attınız fakat ben delil istiyorum kardeşim.. diyeceksinizki şu şu nedenlere icaben ben bu kişinin düşüncelerini benimsemiyorm.. öle şu şunu demiş bu bunu demişlerle gemi yürümez.. ZATEN İSLAM BİLGİNLERİMİZ ALIŞTI ARTIK BU SİYONİZM OYUNUYLA HİÇE SAYILAN İNSANLAR TARAFINDAN SÖMÜRGEYE MARUZ BIRAKILAN AŞAĞLANAN ŞAHSİYETLERİNE VEDE SAF DIŞI BIRAKILMAK İSTENEN ENGİN BİLGİNLERİNEDE... ZATEN SİZ KABUL ETSENİZDE ETMESENİZDE HARUN YAHYA VARDIR
    Ressam babamın sitesi : http://www.abdulkadiryildirim.com

  9. #49
    Ne garip bir ülkede yaşıyoruzki, batının onay vermediği bir ilim adamının veya bir siyasetçinin, veya bir aydının bizim yanımızda hiç bir kıymeti yok!
    Ne kadar başarılı olursa olsun, batıdan birisi çıkıpta, bravoo demedikçe biz onu alkışlamayız..Hatta çeşitli iftiralarla itham eder, onu suçlu konumunada sokarız..

    Psikolojik savaş budur işte...Hasım güçleri moralman çökertmek, kendi aydınından koparmak, kendine olan güvenini yok etmek..neticede gür ve yiğit biçimde ortaya çıkacak birileri varsa bertaraf etmek..Bu her sahada yürütülen bir savaştır..

    Orhan Pamuk, kendi milletine küfreder,karşılığında nobel ödülü alır..
    Fazıl say kendi vatanına hakaret eder, batıda taraf bulur..
    Harun yahya bazılarının takdirini kazanması için, batının hoşuna gidecek bir şeyler yapması lazım..mesela evrim teorisini desteklese fena olmaz!!!!

  10. #50
    Emre Özkan
    Misafir
    Adnan Oktar'a soruyorlar, siz mehdi misiniz?
    Diyor ki "Mehdi ben mehdi değilim diyecek."
    Ve hemen ekliyor "Ben mehdi değilim."

    Siz, Adnan Oktar eleştirisi istiyorsunuz anladığım kadarı ile şu an için vaktim yok...
    Felsefeye vakıf olanlara gidip sorun "idealizm nedir" diye, ve sonra "maddenin ardındaki sır" pazarlmasını kıyaslayın bakalım idealizim ile, ne bulacaksınız???

    Ömer Nesefi meşhur akaid metninin girişinde şöyle der: "İslâm'a göre, eşyanın valığı bîr realitedir. Ve ilim, bu eşya realitesine nüfuz eder" Farklı bir tercüme:Hak ehli olanlara göre eşyanın hakikatları sabittir (vardır). O hakikatlerle ilgili ilim, sofistlerin (safsata ve şüpheciliğe dayanan filozofların) aksine gerçektir.
    Ömer Nesefi'yi miladi 1100'lerde böyle bir giriş yapmaya yönelten neden ne idi acaba birileri çıkıp maddenin ardındaki sırdan bahsetmiş olmasın Ömer Nesefi'ye....
    MADDE VEHM DEĞİL, HAKİKATTİR, REALİTEDİR, GERÇEKTİR...
    iSLAM, MADDE VE MANA BÜTÜNLÜĞÜDÜR...
    Maddeyi inkar ederseniz idealist, manayı inkar ederseniz materyalist olursunuz...

    Eşya realitesinin inkârı, Yunan Felsefesinde temellerini bulur:Heraklit, eşyanın varlık şeklindeki tasavvurunu yanlış addeder. Zenon'a göre ise, hiç bir şey yoktur. Eşya gerçeğinin inkârı, eski Yunan'dan zamanımıza kadar intikal etmiştir.

    Ruhçu görüş, kâinatın maddî varlığını bir hayal olarak kabul eder. Görülsün ve var olan kâinatı, İde'nin gölgesi diye vehmeder. Ruhçu görüş, realiteyi hayal olarak vasıflandırır.
    Sistemli İfadesini Platon'da bulan bu görüş, orta çağlarda «Yeni Eflatunculuk» şeklinde yaşar. Onsekizinci asırdan zamanımıza kadar bazı filozoflarda, bu görüşü ihya gayreti görülür.

    Not: Buraya Adnan Oktar reddiyesi yazmaya gelmedim...Yazmayı da gerekli görmüyorum, nezdimdeki itibarı vakit gazetesinin itibar ettiği kadardır...Bu hatalarını tasvib edeceğimiz anlamına gelmez, rakı-leblebili kuran ahlakının mucidi olmak herkese nasip olmaz!!!

    Selametle kalın...

  11. #51
    Alıntı Emre Özkan tafarından gönderildi Mesajı Göster
    Adnan Oktar'a soruyorlar, siz mehdi misiniz?
    Diyor ki "Mehdi ben mehdi değilim diyecek."
    Ve hemen ekliyor "Ben mehdi değilim."

    ...
    :) Demek istediğiniz şey açık...
    Fakat gerçekten Harun Yahya'nın mehdiyet iddiası olduğuna inanmıyorum. Okurlarına mehdiyi isim vermeden tarif ediyor, ama kendisini değil..
    ***

    BEnce daha vahim bir nokta var ki;
    Hz. İsa gelecek veya gelmeyecek buna inananlar ve inanmayanlar kıyamete kadar varolacak.
    Fakat geleceğine inanıp, şu anda yeryüzünde yaşadığına inanan,
    vazifesinin başında olduğunu iddia eden ve bu düşünceyi bizim camiamıza sızdırıp Hz. İsanın kim olduğunu gizliden gizliye yayan bir topluluk var.

    Belki kiminiz şaşırdı ama bu konuşulmakta beis görülmeyen gerçeği yazmakta sakınca görmüyorum;
    Haydi diyelim kimilerinin dedikleri gibi Harun Yahya Hz. İsa olarak yeryüzünde ve mücadelesini yapıyooor....
    eee sana ne faydası var böyle bir bilginin..
    Dİyelim ki gerçekten Mehdi'yi ve Mesihi gördün tanıyorsun..
    ne olacak..
    tanıdın diye Allahın razı olduğu kulllardan mı olacaksın?
    ya da ona biat ettin diye geçmiş günahlarından mı arınacaksın..
    Ya da bundan sonra işlediğin günahlar sırf O kişilerin çalışma arkadaşısın diye defterine mi yazılmayacak...
    Ya da sorgusuz sualsiz cennete mi alınacaksın..
    Yani tanıdın, iman ettin ve dünyadaki imtihanın mi bitecek sanıyorsun?
    Yapmayın arkadaşlar...
    Müslümanları uyutmak ve hayallerle yaşatmak isteyenlere fırsat vermeyin..
    Kuran ve sünnet ışığında herkes üzerine düşeni layıkıyla bir yapsın hele..
    Kim en çok Rasulullaha benziyor diye yarışalım..
    Mehdiyi sen gördün, Mesihi ben bildim tartışmalarını çok önemsemeyelim..

    Bu konuda yıllardır çok dertliyim zaten..
    O kadar çok kişi var ki, Mehdi ve Mesihi tanıdığını iddia eden ve bakıyorsun böyle bir gerçek olsa yaşantıları birazcık değişmez mi diye düşünüyorsun?

    Mehdi ve Hz İsaya iman ediyorum. Fakat onlar şu kişilerdir, bakın vazifelerinin başındalar diyenlere ve bu bildiklerini sandıkları şeyden rant elde edenlere buğz ediyorum..
    Bunlar içimize nifak tohumu ekip gidenlerden daha tehlikeliler..
    Niçin Çalışıyoruz İlkemizin içeriğini el altından değiştirmeye çalışanlar bunlar..


    MEVZU karışık ve derin.. Kısaca derdime değindim..
    kalın selametle...
    Kimde bir güzellik varsa, bilsin ki ödünçtür

  12. #52
    İhVaN-ElFidAm Humeyra YILDIRIM kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Thu Mar 2008
    Konum
    Nefes aldığım her yer..
    İletiler
    871
    Blogdaki Konular
    1
    Alıntı Emre Özkan tafarından gönderildi Mesajı Göster
    Adnan Oktar'a soruyorlar, siz mehdi misiniz?
    Diyor ki "Mehdi ben mehdi değilim diyecek."
    Ve hemen ekliyor "Ben mehdi değilim."

    Siz, Adnan Oktar eleştirisi istiyorsunuz anladığım kadarı ile şu an için vaktim yok...
    Felsefeye vakıf olanlara gidip sorun "idealizm nedir" diye, ve sonra "maddenin ardındaki sır" pazarlmasını kıyaslayın bakalım idealizim ile, ne bulacaksınız???

    Ömer Nesefi meşhur akaid metninin girişinde şöyle der: "İslâm'a göre, eşyanın valığı bîr realitedir. Ve ilim, bu eşya realitesine nüfuz eder" Farklı bir tercüme:Hak ehli olanlara göre eşyanın hakikatları sabittir (vardır). O hakikatlerle ilgili ilim, sofistlerin (safsata ve şüpheciliğe dayanan filozofların) aksine gerçektir.
    Ömer Nesefi'yi miladi 1100'lerde böyle bir giriş yapmaya yönelten neden ne idi acaba birileri çıkıp maddenin ardındaki sırdan bahsetmiş olmasın Ömer Nesefi'ye....
    MADDE VEHM DEĞİL, HAKİKATTİR, REALİTEDİR, GERÇEKTİR...
    iSLAM, MADDE VE MANA BÜTÜNLÜĞÜDÜR...
    Maddeyi inkar ederseniz idealist, manayı inkar ederseniz materyalist olursunuz...

    Eşya realitesinin inkârı, Yunan Felsefesinde temellerini bulur:Heraklit, eşyanın varlık şeklindeki tasavvurunu yanlış addeder. Zenon'a göre ise, hiç bir şey yoktur. Eşya gerçeğinin inkârı, eski Yunan'dan zamanımıza kadar intikal etmiştir.

    Ruhçu görüş, kâinatın maddî varlığını bir hayal olarak kabul eder. Görülsün ve var olan kâinatı, İde'nin gölgesi diye vehmeder. Ruhçu görüş, realiteyi hayal olarak vasıflandırır.
    Sistemli İfadesini Platon'da bulan bu görüş, orta çağlarda «Yeni Eflatunculuk» şeklinde yaşar. Onsekizinci asırdan zamanımıza kadar bazı filozoflarda, bu görüşü ihya gayreti görülür.

    Not: Buraya Adnan Oktar reddiyesi yazmaya gelmedim...Yazmayı da gerekli görmüyorum, nezdimdeki itibarı vakit gazetesinin itibar ettiği kadardır...Bu hatalarını tasvib edeceğimiz anlamına gelmez, rakı-leblebili kuran ahlakının mucidi olmak herkese nasip olmaz!!!

    Selametle kalın...
    Verdiğiniz örneklerle zaten konudan bayağı bir boyutlanmışsınız.. işin konik kısmı söz konusu harun yahya bey olduğu halde onunla ilgili saçma kuram bir örnek öne sürmüşsünüz.. yok mehdiye soracaklarda mehdi ben değilim diyecek fakat bende mehdi değilim akabindede açıklamasını yapıcak..

    Yani bu kelimedenmi adamı yargılıyacaksınız.. işin çok daha ilginç bir kısmı ömer nesefiden girdinin yunan mitolojisiyle ortaladınız plotonda son buldunuz maşallah konuyla hiç alakası olmadığı halde uzunca bir metinde beyan ettiniz ama adnan oktar meselesinde ise yazacak zamanım yok diye bir açıklama yaptınız... sanırım gerisini yazmama gerek yok.. Kulaktan dolma hsüpekülasyonlar değil belgeler vede deliller.. öyle kolaymı bir insanı idam masasına yatırmakk..

    selam ve dua ile.........
    Ressam babamın sitesi : http://www.abdulkadiryildirim.com

  13. #53
    İhVaN-ElFidAm Humeyra YILDIRIM kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Thu Mar 2008
    Konum
    Nefes aldığım her yer..
    İletiler
    871
    Blogdaki Konular
    1
    Konumuz amacını aşmasın lütfen
    Bu bölümde kimse oktay bey ile ilgili mehdiyim açıklamaları yapmasın
    Tartışılan mesele hz isanın ölmediği vede yeryüzüne ineceği meselesidir.. aksini kimse idda etmesin. yahut kişilere bir takım delilsiz yargılarda bulunmasın bu çok yanşıştr..
    Bizler ayet ve hadislerden yola çıkarak yorumlarda bulunduk.. zan yapmaktan Adlet sahibi Mevlaya sığınırız..

    Ve özelliklede yahudilerin mesih bekleme inancı ile mehdi meselesi karıştırılmasın..
    Defeatlerce bunun vurgulaması yapıldı.. hassas konulardır bunlar arkadaşlarr.. Elinde inanmaya mahal vermeyecek türde harun yahya ile ilgili iftira yapanlar lütfen belgeleri ile gelsin.. AKSİ TAKTİRDE CİDDİYE ALINMIYORSUNUZ

    SLM VE DUA İLE
    Ressam babamın sitesi : http://www.abdulkadiryildirim.com

  14. #54
    İhVaN-ElFidAm Humeyra YILDIRIM kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Thu Mar 2008
    Konum
    Nefes aldığım her yer..
    İletiler
    871
    Blogdaki Konular
    1
    Hz. İsa’nın yeryüzüne inişi

    Ümmet-i Muhammed (a.s.m.) birçok yönleriyle övülen bir millettir. Kur’ân’da da, diğer İlâhî kitaplarda da övülmüştür.

    Hz. İsâ, İncil’de, bu ümmetin övgü dolu sıfatlarını gördüğünde, onlardan eylemesi için Allah’a duâ etmiş, Allah da onun duâsını kabul etmiştir. Günü geldiğinde müceddit olarak yeryüzüne inmesi bunun içindir.(6)

    Âlimler, İsâ Aleyhisselâmın yeryüzüne inişinin Kitap, Sünnet ve icma ile sabit olduğunu(7) ve bunun mütevatir hadislere dayanan bir inanç meselesi haline geldiğini, inkâr edenin küfrüne hükmedileceği kanaatine varmışlardır.(8)

    Şevkânî’ye göre, İsâ Aleyhisselâmın yeryüzüne ineceğini bildiren hadislerin toplamı 29’u bulmakta ve tevatür derecesine ulaşmaktadır.(9) Sahih-i Müslim’de de aynı kayıt vardır.(10) Şöyle der:

    “Beklenen Mehdî, Deccal hakkında rivayet edilen hadisler olduğu gibi Hz. İsa bin Meryem'in (a.s.) ineceği hakkındaki hadisler de tevatür derecesine ulaşmıştır.”(11)


    İbni Kesir Tefsirinde, Zuhruf Sûresinin 61. âyetinde geçen İsa Aleyhisselâmın Kıyamet alâmeti oluşu hakikatini açıklarken, onun Kıyamet kopmadan önce ineceğini bildiren rivayetlerin tevatür derecesine geldiğini bildirmektedir. Şeyh Abdülfettah Ebû Gudde de, Hz. İsa’nın yeryüzüne inip Deccalı öldürüceğine dair rivayetlerin tevatür derecesini bulduğunu belirtir.(12) Allame muhaddis Kittânî’nin de Nazmü’l-Mütenâsır isimli eserinde(13) aynı görüşleri savunduğu görülür.

    İbni Hacer’in Fethu'l-Barî'sinde de, Hz. Mehdînin bu ümmetten olacağı, Hz. İsa'nın (a.s.) onun arkasında namaz kılacağıyla ilgili hadislerin mütevatir oldukları kaydı da yer almaktadır.(14)

    Sadeddin Taftazanî de, Şerhu'l-Makasıd’ında, Hz. İsa'nın inişiyle ilgili birçok sahih hadis bulunduğunu ve bunların mütevatirü'l-mânâ olduğunu kaydeder.(15)

    Bir kısım âyet ve hadislerde, Kıyamet alâmetlerinin anlatıldığını görürüz. Bunlar hadis kitaplarında olsun, İslâm âlimlerinin eserlerinde olsun, "Kıyamet alâmetleri" başlığı altında toplanmıştır. Bu alâmetlerden biri de, Hz. İsa'nın yeryüzüne inmesidir. Yani İsa Aleyhisselâm, Kıyamet kopmadan önce yeryüzüne inecektir. Cenab-ı Hak, bir âyetinde, "İsa'nın inişi Kıyamet alâmetlerindendir"(16) buyurarak bu hakikate işaret etmiştir. Resûl-i Ekrem de (a.s.m.), birçok hadislerinde, Hz. İsa'nın ineceğini bildirmişlerdir. Bunlardan bir kısmı şöyledir:

    "Sizler on alâmeti görmedikçe hiçbir zaman Kıyamet kopmaz. ... Biri de İsa Aleyhisselâmın inmesi..."(17)


    "Hayatım Kudret elinde olan Allah'a yemin ederim ki, Meryem oğlu İsa'nın adaletli bir hâkim olarak içinize inmesi yakındır."(18)


    Bilindiği gibi, Hz. İsa, gökyüzünderi ve üçüncü hayat tabakasında bulunmaktadır. Bizim gibi yiyip içmeye, beşerî bir kısım ihtiyaçlara gerek duymamakta, nuranî, yıldız misal, melek gibi bir hayat sürmektedir. Peygamberimizin, “Hz. İsa âhirzamanda gelecek, şeriat-ı Muhammediye ile amel edecek”(19) müjdesi gereğince yeryüzüne bir insan olarak inecektir.

    Mâdem hikmet-i İlâhiye onun yeryüzüne inmesini gerekli görmektedir. Öyleyse çok önemli bir kısım vazifeler yapmalıdır. Bunların bir kısmını sıralayalım:
    Ressam babamın sitesi : http://www.abdulkadiryildirim.com

  15. #55
    Meryemoğlu Mesih İsa'nın yeryüzüne inip-inmemesiyle alakalı "cop-paste" usulü" uzun uzun tartışmalar olmuş.

    Kimisi demiş ki, "kuran'da isa'nın öldüğüne dair delil yoktur. O zaman İsa, gelecek"
    bir diğer kısım demiş ki, "evet, Kur'an'da Mesih İsa'nın öldüğüne dair delil yoktur. Ancak yeryüzüne (tekrar) ineceğiyle alakalı da Kur'an'da hiçbir delil yoktur"

    Dikkatimi çekti de, bazı kardeşler (!), konuyu kavrayamamk için bayağı bi uğraşmaktalar.

    Dikkat edilecek olursa, İsa (a.s.)'ın gelişi, "gaybî" bir bilgidir. Bazı ahmak ve aptallar diyorlar ki, Allah gaybı kimseye bildirmez.

    "Allah, inananları bulunduğunuz hal üzere bırakacak değildir. Sonunda murdarı temizden ayıracaktır. Allah, sizlere gaybı bildirecek değildir; fakat Allah ona peygamberlerinden dilediğini seçer. Onun için Allah'a ve peygamberlerine inanın; inanır ve korunursanız size büyük bir mükafat vardır." [Al-i İmran, 179]

    Allah -Subhanehu- bu ahmak ve aptalların bu akılcı ve zeka fışkıran (!) sözlerini nasıl da reddediyorum.

    Sana hamd olsun, Allah'ım.

    Bu gaybi bilgiyi Allah, Resulüne bildirebileceğini belirtmişken siz hangi mantığa hizmetle, Peygamberin söyledikleri doğru değildir diyorsunuz? "Ben Peygamberin bunları dediğine inanmıyorum" demeye nasıl cüret edebiliyorsunuz?

    Huzeyfe bin Esîd el-Gifârî (r.a.)'dan: (Allah Resulü (s.a.v.) buyurdu: )

    "Kıyamet on alâmeti görülmedikçe kopmaz: Duman, deccâl, dabbedu'l-Arz, güneşin batı*dan doğması, İsa'nın yeryüzüne inmesi, ye'câc-me'cûc, doğuda bir, batıda bir ve Arap yarımadasında bir (yeryüzü) batışı olmak üze*re üç batış. Bunların sonuncusu ise insanları mahşerlerine sürecek olan ateşin zuhurdur."

    [Müslim, Fiten: 39-40; Ebû Dâvud (Hadis No: 4311); Tirmizî (Hadis No: 2183)]

    Bu hadisin asl-ı senedi: Eb*u't Tufeyl an Huzeyfe

    Ebû Hureyre (r.a.)'dan: (Allah Resulü (s.a.v.) buyurdu: )

    "Nefsim kudret elinde olan Allah'a yemin ederim ki, Meryemoğlu İsa'nın adalet sahibi olarak inmesi yakındır. O inecek, haçı kıra*cak, domuzu Öldürecek, cizyeyi kaldıracak, (bu surette) mal da o kadar çoğalacak ki, ken*disine (zekât ya da sadaka) verilmek istenen kimse onu kabul etmiyecek."

    [ Buharî, (Buyu: 102; Enbiyâ: 49/1); Müslim (İman 242); Tirmizi (Hadis No:2233) ]

    Bu rivayetib asl-ı senedi: ez-Zührî an Saîd b. el-Müseyyeb an Ebî Hureyre'dir.


    en-Nevvâs bin Sem'ân (r.a.)'dan:

    "Peygamber (s.a.v.) bir sabah Deccâl'den o kadar çok bahsetti ki, onun hurmalığın içinde olduğunu sandık. O'na doğru gittiğimizde bizim hâlimizin far*kına varmış olacak ki bize sordu:

    'Neniz vardır?' Dedik ki:

    'Ey Allah'ın Resulü, sabahleyin Deccâl'den o kadar çok bahsettin ki hatta biz onu hurmalığın içinde olduğunu sandık.'

    'Benim hakkınızda korktuğum başka bir Deccâl'dır. Zira ben sağ iken Deccâl çıkarsa ona karşı ben sizi savunurum. Eğer çıktığın*da ben yoksam, o zaman herkes kendisini sa*vunsun. Mamafih her bîr müslüman hakkında Allah ona karsı müdafaa etmekte vekilimdir. O (Deccâl) kısa kıvırcık saçlı bir gözü olan bir delikanlıdır, tıpkı Abdu'l-Uzzâ bin Katan'a benziyor. Kim ona erişirse ona karşı Kehf sûresinin ilk ayetlerini okusun. O Şam ile Irak arasından çıkacak; sağa sola saldırıp azgtnlaşacak. Ey Allah'ın kulları sebat edi*niz!' buyurdu.

    Dedik ki: 'Ey Allah'ın Resulü! O yeryü*zünde ne kadar kalacaktır?' Şöyle buyurdu:

    'Kırk gün kalacak; ancak onun bir günü bir sene gibi, bir günü bir ay gibi, bir günü bir hafta gibi, diğer günleri ise sizin şimdiki günleriniz gibi olacaktır.'

    Dedik ki: 'Ey Allah'ın Resulü! Bir sene gibi olan günde bize bir günlük namaz yete*cek mi?' Şöyle buyurdu:

    'Hayır (yetmez), siz o uzun günde, normal günlerinizdeki her namaz vakti kadar namazı takdir ederek kılın!'

    'Peki onun yeryüzündeki hızı nedir?'

    'O, rüzgârın sürüklediği yağmur gibidir. Bir kavme gidecek, onları davet edecek, onlar da ona iman edip onun davetini kabul edecek*ler. Göğe emredecek, yağmur yağdıracak, ye*re söyliyecek bitki bitirecek. Hayvanları ak*şamleyin dönerken, memeleri süt dolu döne*cek, karınları da doymuş olup bol süt verecek*ler. Sonra başka bir kavme varacak onları da*vet edecek, fakat onlar onu reddedecekler. Bunun üzerine onlardan ayrılacak. Sabahle*yin o zümrede bir kıtlık başgösterecek. Elle*rinde mallarından hiç bir şey kalmıyacak. Bir harabeye uğrayacak: 'Haydi hazinelerini çı*kart!' diyecek. Oranın hazineleri arı kovanla*rı gibi kendisini izleyecek. Sonra gençlik ve neşe dolu olan bir çocuğu çağıracak ve ona kılıçla bir darbe indirip onu ikiye bölecek. Sonra ona: 'Haydi kalk!' diye çağıracak. Bü*yük bir sevinç ve parlak yüzle dirilecek. O böyleyken Allah Meryem'in oğlu Mesih'i, gökten, iki boyalı elbise içinde Şam'ın doğu*sundaki Beyaz Mİnare'ye, elini iki meleğin kanatlarına koymuş bir halde indirecek. Başı*nı eğdiği zaman su damlayacak, kaldırdığı za*man ondan inci dâneleri gibi düşecek. Onun soluğunu duyan her kâfir hemen ölecek. Onun soluğu, kendi gözünün görebildiği yere kadar gidecek ve duyulacak. Ondan sonra Mesih onun peşine düşüp, ona Led kapısında yetişe*rek öldürecektir.

    Sonra İsâ, Allah'ın onun şerrinden koru*duğu bir kavmin yanına gelecek, yüzlerini okşayıp her birine cennetteki derecesine göre hitap edecektir.

    Sonra Allah, İsa'ya: 'Ben bir takım kulla*rımı çıkardım ki, kimse onlarla savaşamaz. Haydi kullarımı Tûr dağına ilet!' diye vahyedecek. Ve her tepeden akın edip gelen Ye'cûc-Me'cûc'u gönderecek. Onların ilk bölümü Ta-beriye gölüne gelip oradaki suyun hepsini içecek. Sonradan gelen bölümü orada su bulamıyacak ve şöyle diyecekler: 'Hani bîr za*man burada su vardı, acaba şimdi ne oldu?' İsâ ile ashabı (Tûr dağında) muhasara altına alınacaklar. Hatta o gün onlardan biri için bir öküzün başı bugünkü birinizin yüz dinardan daha değerli olacak.

    Bunun üzerine Isâ ve arkadaşları Allah'a yalvaracaklar. Allah Ye'cuc ve Me'cûc'un bo*yunlarına deve musallat kılacak ve hepsi bir*den tek kişinin ölümü gibi yere serilip ölecek*ler. Isâ ve arkadaşları (epeden aşağıya indik*lerinde onların leşleri ve pis kokularından başka bir şey ile karşı {aşamayacaklar. Allah'dan onların oradan bir an önce kaldırıl*masını dileyecekler. Allah da oraya deve boy*nu gibi büyük kuşlar gönderecek ve onları alıp Allah'ın dilediği yere götürüp atacaklar.

    Sonra Allah bolca yağmur yağdıracak. Orasını ayna gibi tertemiz kılacak. Sonra ye*re şöyle denilecek: 'Haydi meyvelerini bitir, bereketini ver!' Bunun üzerine yeryüzü bitki*sini bitirecek. O günde cemaat nar yiyecekler ve onun kabuğu altında gölgelenecekler. Al*lah her şeye bereket ihsan edecek. Yeni doğur*muş bir devenin sütü bir kitle insana yetecek, yeni doğuran bir ineğin sütü bir kabileye ye*tecek, bir koyunun sütü bir güruha yetecek. Ondan sonra Allah güzel kokulu bir rüzgâr gönderecek hepsinin koltuk altlarından geçe*cek ve her müslüman ve mü'minin ruhunu kabzedecek, geride insanların kötüleri kala*cak, eşekler gibi herc-ü merc olacaklar ve Kı*yamet işte onların üstüne kopacak.'"


    [Muslim, (Fiten: 110,111); Ebu Davud (Hadis No:4321); Tirmizi (Hadis No:2240); İbn Mace (Hadis No:4075-6)]

    Bu hadisin asl-ı senedi: "Abdurrahman b. Yezîd b. Câbir an Yahyâ b. Câbir an Abdirrahman b. Cübeyr b. Nufeyr an ebîhî ani'n-Nevvâs" şeklindedir.


    Yukarıdaki rivayetlerin sahih olmadığını iddia eden varsa, "aklı"yla değil, "ilmi"yle ispat etsin.

    Bakalım,kim ilimli, kim cahil.

    Kim akılcı, kim akıllı.
    قال الشاعر : ليس اليتيم الذي قد مات والده إن اليتيم يتيم العلم والأدب

  16. #56
    İhVaN-ElFidAm Humeyra YILDIRIM kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Thu Mar 2008
    Konum
    Nefes aldığım her yer..
    İletiler
    871
    Blogdaki Konular
    1
    IV. delil

    "... Ona Kitab'ı, hikmeti, Tevrat'ı ve İncil'i öğretecek..."

    Hz. İsa'nın ikinci gelişine işaret eden başka ayetler de şöyledir:

    Hani Melekler, dediler ki: "Meryem, doğrusu Allah Kendinden bir kelimeyi sana müjdelemektedir. Onun adı Meryem oğlu İsa Mesih'tir. O, dünyada ve ahirette 'seçkin, onurlu, saygındır' ve (Allah'a) yakın kılınanlardandır. Beşikte de, yetişkinliğinde de insanlarla konuşacaktır. Ve O salihlerdendir. "Rabbim, bana bir beşer dokunmamışken, nasıl bir çocuğum olabilir?" dedi. (Fakat) Allah neyi dilerse yaratır. Bir işin olmasına karar verirse, yalnızca ona "ol" der, o da hemen oluverir. Ona Kitab'ı, hikmeti, Tevrat'ı ve İncil'i öğretecek. (Al-i İmran Suresi, 45-48)

    Ayette, Allah'ın Hz. İsa'ya, Tevrat'ı, İncil'i ve bir de "Kitab'ı" öğreteceği haber verilmektedir. Bu kitabın hangi kitap olduğu kuşkusuz önemlidir. Aynı ifade Maide Suresi'nin 110. ayetinde de yer almaktadır:

    Allah şöyle diyecek: "Ey Meryem oğlu İsa, sana ve annene olan nimetimi hatırla. Ben seni Ruhu'l-Kudüs ile destekledim, beşikte iken de, yetişkin iken de insanlarla konuşuyordun. Sana Kitab'ı, hikmeti, Tevrat'ı ve İncil'i öğrettim..." (Maide Suresi, 110)

    Her iki ayette de geçen "Kitap" ifadesini incelediğimizde, bunun Kuran'a işaret ettiğini görürüz. Ayetlerde Tevrat ve İncil dışında gönderilen son hak kitabın Kuran olduğu bildirilmektedir. (Hz. Davud'a verilen Zebur da Eski Ahit'in içindedir) Bunun yanında, Kuran'ın başka ayetlerinde, "Kitap" kelimesi, İncil ve Tevrat'ın yanında Kuran'ı ifade etmek için kullanılmıştır:

    Allah... O'ndan başka İlah yoktur. Diridir, kaimdir. O, sana Kitab'ı Hak ve kendinden öncekileri doğrulayıcı olarak indirdi. O, Tevrat ve İncil'i de indirmişti. (Al-i İmran Suresi, 2-3)

    Kitap kelimesinin Kuran'a işaret ettiği başka ayetler de şu şekildedir:

    Allah Katından yanlarında olan (Tevrat)ı doğrulayan bir Kitap geldiği zaman, -ki bundan önce inkar edenlere karşı fetih istiyorlardı- işte bilip-tanıdıkları gelince, onu inkar ettiler. Artık Allah'ın laneti kafirlerin üzerinedir. (Bakara Suresi, 89)

    Öyle ki size, kendinizden, size ayetlerimizi okuyacak, sizi arındıracak, size Kitap ve hikmeti öğretecek ve bilmediklerinizi bildirecek bir elçi gönderdik. (Bakara Suresi, 151)

    Bu durumda, Hz. İsa'ya öğretilecek olan üçüncü "Kitab"ın Kuran olduğunu ve bunun da ancak Hz. İsa'nın ahir zamanda dünyaya dönüşünde mümkün olabileceğini düşünebiliriz. Çünkü Hz. İsa Kuran'ın indirilmesinden yaklaşık 600 sene önce yaşamıştı. İlerleyen bölümlerde detaylı olarak göreceğimiz gibi, Peygamber Efendimiz (sav)'in hadislerinde Hz. İsa'nın dünyaya ikinci kez gelişinde İncil ile değil Kuran'la hükmedeceği bildirilmektedir. Bu da ayetteki manaya tam olarak
    uygun düşmektedir. (Şüphesiz en doğrusunu Allah bilir.)

    V. Delil

    "Şüphesiz, Allah Katında İsa'nın durumu, Adem'in durumu gibidir..."

    "Şüphesiz, Allah Katında İsa'nın durumu, Adem'in durumu gibidir..." (Al-i İmran Suresi, 59) ayeti de Hz. İsa'nın dönüşüne işaret ediyor olabilir. Tefsir alimleri genellikle bu ayetin her iki peygamberin de babasız olma özelliğine, Hz. Adem'in Allah'ın "Ol" emriyle topraktan yaratılması ile Hz. İsa'nın yine "Ol" emriyle babasız doğmasına işaret ettiğine dikkat çekmişlerdir. Ancak ayetin ikinci bir işareti daha olabilir. Hz. Adem cennetten nasıl yeryüzüne indirildiyse, Hz. İsa da ahir zamanda Allah'ın Katından yeryüzüne indirilecek olabilir. (En doğrusunu Allah bilir.)

    Görüldüğü gibi Hz. İsa'nın yeryüzüne yeniden döneceğine ilişkin olarak Kuran'da geçen ayetler çok açıktır. Kuran'da diğer peygamberler için bunlara benzer ifadeler kullanılmamıştır. Ancak tüm bu ifadeler, Hz. İsa için kullanılmıştır. Bunun anlamı ise oldukça açıktır.
    Ressam babamın sitesi : http://www.abdulkadiryildirim.com

  17. #57
    İhVaN-ElFidAm Humeyra YILDIRIM kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Thu Mar 2008
    Konum
    Nefes aldığım her yer..
    İletiler
    871
    Blogdaki Konular
    1
    VI. delil

    "...doğduğum gün, öleceğim gün ve diri olarak yeniden-kaldırılacağım gün..."

    Kuran'da Hz. İsa'nın ölümünü ifade eden bir diğer ayet ise Meryem Suresi'nde şöyle haber verilmektedir:

    "Selam üzerimedir; doğduğum gün, öleceğim gün ve diri olarak yeniden-kaldırılacağım gün de." (Meryem Suresi, 33)

    Bu ayet Al-i İmran Suresi'nin 55. ayetiyle birlikte incelendiğinde çok önemli bir gerçeğe işaret etmektedir. Al-i İmran Suresi'ndeki ayette Hz. İsa'nın Allah Katına yükseltildiği ifade edilmektedir. Bu ayette ölme ya da öldürülme ile ilgili bir bilgi verilmemektedir. Ancak Meryem Suresi'nin 33. ayetinde Hz. İsa'nın öleceği günden bahsedilmektedir. Bu ikinci ölüm ise ancak Hz. İsa'nın ikinci kez dünyaya gelişi ve bir süre yaşadıktan sonra vefat etmesiyle mümkün olabilir. (En doğrusunu Allah bilir)

    VII. Delil

    "... beşikte iken de, yetişkin (kehlen) iken de insanlarla konuşuyordun..."

    Hz. İsa'nın tekrar dünyaya geleceği ile ilgili bir başka delil ise Maide Suresi'nin 110. ayetinde ve Al-i İmran Suresi'nin 46. ayetinde geçen "kehlen" kelimesidir. Ayetlerde şu şekilde buyurulmaktadır:

    "Allah şöyle diyecek: "Ey Meryem oğlu İsa, sana ve annene olan nimetimi hatırla. Ben seni Ruhu'l-Kudüs ile destekledim, beşikte iken de, yetişkin (kehlen) iken de insanlarla konuşuyordun..." (Maide Suresi, 110)

    "Beşikte de, yetişkinliğinde (kehlen) de insanlarla konuşacaktır. Ve O salihlerdendir." (Al-i İmran Suresi, 46)

    Bu kelime Kuran'da sadece yukarıdaki iki ayette ve sadece Hz. İsa için kullanılmaktadır. Hz. İsa'nın yetişkin halini ifade etmek için kullanılan "kehlen" kelimesinin anlamı "otuz ile elli yaşları arasında, gençlik devresini bitirip ihtiyarlığa ayak basan, yaşı kemale ermiş kimse" şeklindedir. Bu kelime İslam alimleri arasında ittifakla "35 yaş sonrası döneme işaret ediyor" şeklinde çevrilmektedir.

    Hz. İsa'nın genç bir yaş olan otuz yaşının başlarında Allah Katına yükseldiğini, yeryüzüne indikten sonra kırk yıl kalacağını ifade eden ve İbni Abbas'tan rivayet edilen hadise dayanan İslam alimleri, Hz. İsa'nın yaşlılık döneminin, tekrar dünyaya gelişinden sonra olacağını, dolayısıyla bu ayetin, Hz. İsa'nın nüzulüne dair bir delil olduğunu söylemektedirler.2 (En doğrusunu Allah bilir)

    İslam alimlerinin bu yorumunun isabetli olduğu, söz konusu ayetler dikkatle incelendiğinde kolaylıkla anlaşılmaktadır. Kuran ayetlerine bakıldığında bu ifadenin, yalnızca Hz. İsa için kullanıldığını görürüz. Tüm peygamberler insanlarla konuşup, onları dine davet etmişlerdir. Hepsi de yetişkin yaşlarında tebliğ görevini yerine getirmişlerdir. Ancak Kuran'da hiçbir peygamber için bu şekilde bir ifade kullanılmamaktadır. Bu ifade sadece Hz. İsa için ve mucizevi bir durumu ifade etmek amacıyla kullanılmıştır. Çünkü ayetlerde birbiri ardından gelen "beşikte" ve "yetişkin iken" kelimeleri iki büyük mucizevi zamana dikkat çekmektedirler.

    Nitekim İmam Taberi, Taberi Tefsiri isimli eserinde bu ayetlerde geçen ifadeleri şu şekilde açıklamaktadır:

    "Bu ifadeler (Maide Suresi, 110), Hz. İsa'nın ömrünü tamamlayıp yaşlılık döneminde insanlarla konuşabilmesi için gökten ineceğine işaret etmektedir. Çünkü o, genç yaştayken göğe kaldırılmıştı...

    Bu ayette (Al-i İmran Suresi, 46), Hz. İsa'nın hayatta olduğuna delil vardır ve ehl-i sünnet de bu görüştedir. Çünkü ayette, onun yaşlandığı zamanda da insanlarla konuşacağı ifade edilmektedir. Yaşlanması da ancak, semadan yeryüzüne ineceği zamanda olacaktır."3

    "Kehlen" kelimesinin açıklamaları da, Kuran'da yer alan diğer bilgiler gibi, Hz. İsa'nın tekrar yeryüzüne gelişine işaret etmektedir. (En doğrusunu Allah bilir) Tüm bu anlatılanlar Hz. İsa'nın ahir zaman adı verilen dönemde yeryüzüne tekrar geleceğini ve insanları hak din olan İslam'a yönelteceğini ortaya koymaktadır. Kuşkusuz bu, Allah'ın iman edenlere büyük bir müjdesi, rahmeti ve nimetidir. İman edenlerin sorumluluğu ise, Hz. İsa'yı en güzel şekilde savunup desteklemek ve onun insanları çağırdığı Kuran ahlakını en doğru şekilde yaşamaktır.

    Ressam babamın sitesi : http://www.abdulkadiryildirim.com

  18. #58
    ALİMERT
    Misafir

    Kuran

    Saygideger ArkadaŞlar Bu Konularda Akademİk Bİlgİsİ Olmayan Yazi Yazmasin HerŞey Kurani Kerİmde ApaÇik Bellİdİr,alİ Riza SÖnmez Antalya

  19. #59
    İhVaN-ElFidAm Humeyra YILDIRIM kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Thu Mar 2008
    Konum
    Nefes aldığım her yer..
    İletiler
    871
    Blogdaki Konular
    1
    HZ. İSA'NIN İKİNCİ KEZ GELİŞİNE DAİR
    Hadislerden Deliller


    Hadis-i şeriflerde, Hz. İsa'nın yeryüzüne dönüşü, dönmeden önce ve döndükten sonra gerçekleşecek çeşitli hadiseler hakkında

    Peygamber Efendimiz (sav) çok önemli bilgiler vermiştir. Peygamberimiz (sav)'in gelecek hakkında verdiği bilgiler "gayb" haberlerindendir. Allah ayetlerde dilediği elçilerine gayb bilgilerini vereceğini bildirmiştir:

    O, gaybı bilendir. Kendi gaybını (görülmez bilgi hazinesini) kimseye açık tutmaz (ona muttali kılmaz.) Ancak elçileri (peygamberleri) içinde razı olduğu (seçtikleri kimseler) başka. Çünkü O, bunun önüne ve arkasına izleyici (gözetleyici)ler dizer. (Cin Suresi, 26-27)

    Rabbimiz Fetih Suresi'nde de Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav)'e rüyalar aracılığı ile bilgi verdiğini haber vermiştir:

    Andolsun Allah, elçisinin gördüğü rüyanın hak olduğunu doğruladı. Eğer Allah dilerse, mutlaka siz Mescid-i Haram'a güven içinde, saçlarınızı tıraş etmiş, (kiminiz de) kısaltmış olarak (ve) korkusuzca gireceksiniz. Fakat Allah, sizin bilmediğinizi bildi, böylece bundan önce size yakın bir fetih (nasib) kıldı. (Fetih Suresi, 27)

    Ayette görüldüğü gibi, Rabbimiz, Peygamberimiz (sav)'e çeşitli gayb haberleri vermiştir. Bu haberler, Peygamberimiz (sav)'e ve onunla birlikte olan salih müminlere Allah'ın büyük bir desteğidir, yardımıdır.

    Peygamberimiz (sav), Allah'ın bildirmesiyle, kıyamet alametleri ile ilgili de birçok haber vermiştir. Hz. İsa'nın ahir zamanda yeryüzüne ikinci kez gelişi Peygamber Efendimiz (sav)'in gelecekle ilgili verdiği haberler arasında önemli bir yere sahiptir. Ahir zamanla ilgili rivayetler sahih hadis kaynağı olan Kütüb-ü Sitte'nin tamamına ve ardından İmam Malik'in Muvattası, İbn Huzeyme ile İbn Hibban'ın Sahih'leri, İbn Hanbel ve Tayalisi'nin Müsnedleri gibi en muteber hadis kaynaklarına girmiştir. Bu kaynaklardan öğrendiğimize göre Peygamberimiz (sav), Hz. İsa ile ilgili çok özel açıklamalarda bulunmuştur. Hz. İsa'nın ikinci gelişi konusu, "tevatür" (kuvvetli haber) derecesinde bilinen bir konu olarak hadis ilmi içinde yerini almıştır.

    Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav) hadislerinde, ahir zamanda din ahlakının tüm dünya üzerinde hakim olacağını, yeryüzüne barış, adalet ve refahın hakim olacağını bildirmektedir. Peygamberimiz (sav) bu hakimiyeti Hıristiyan dünyası ile İslam dünyasını birleştirecek olan Hz. İsa'nın gerçekleştireceğini bizlere müjdelemektedir. Günümüzde yeryüzünde mevcut bulunan din karşıtı felsefelerin uygulamaları sonucu toplumların içine sürüklendiği durum ortadadır. Ahlaksızlık, uyuşturucu, terör, kıtlık ve diğer birçok sorun Hıristiyan ve İslam dünyasının bunlarla fikri olarak mücadele için birleşmesini gerektirmektedir. Dünyanın şu anki sosyal yapısı Hıristiyan ve İslam ittifakını adeta zorunlu hale getirmiştir. Hıristiyanlığın dünya üzerindeki gelişmiş ülkelerde, liderler seviyesindeki etkisi de göz önünde bulundurulursa önümüzdeki yıllarda oluşabilecek bir İslam-Hıristiyan ittifakının ne derece etkili olabileceği açıkça görülmektedir.
    Ressam babamın sitesi : http://www.abdulkadiryildirim.com

  20. #60
    Hümeyra ablacığım yazdıklarını çok doğru buluyorum ve kuranı kerimin yüceliğini,büyüklüğünü biliyorum ve yazdıklarına katılıyorum.
    İnna lillahi ve inna ileyhi raciun

+ Konuyu Yanıtla
4 / 3 İlkİlk 1234 SonSon

Yer İmleri

Gönderme Kuralları

  • You may not post new threads
  • You may post replies
  • You may not post attachments
  • You may not edit your posts
  •