+ Konuyu Yanıtla
7 sonuçtan 1 --- 7 arası gösteriliyor

Konu: "Taşları Bağlayıp,Köpekleri Salmışlar!"

  1. #1

    "Taşları Bağlayıp,Köpekleri Salmışlar!"

    Üzgünüm,ruhum çığlık çığlığa inliyor. Zaman güneşe gebe, biliyorum. Kulaklarımda alemlere rahmet olarak gönderilen peygamberin hadisi "Ne mutlu o gariplere... Bu hadisle pansuman yapıyorum tekrar tekrar kanayan yaralarıma. Yola devam ediyorum, etrafıma bakmadan. Önümde güneşin ayak izleri...

    Seçimlerin hemen akabinde İstanbul'un kadın kollarının il divan toplantısından çıkmıştık.Partinin minibüsündeyiz.Arabamızın önüne doğru araçlarıyla geçip zafer işareti yapıyor,"Sabahat meclise" diye bağırıyorlar.Hapisten çıkartılıp milletin vekili olmuş bir kadın.Sen yoksun ama meclise kimler girdi diye mırıldanıyorum...

    Yurtta kalan küflü ekmekleri temiz bir poşetin içinde bırakıyoruz.Çöpün yanına koyuyoruz.Bir süre sonra ekmekler alınıyor.
    Kredi kartı borçları,faiz,faiz,faiz...
    Daha dün 6 yaşında anaokuluna giden erkek çocuğa okulun hademesi tecavüz etmiş.Hatırladıkça irkiliyorum ve sonrası dua...

    Devlete bağlı kız yurdunu öğrenciler basıyor ve kızları dövüyorlar.Başörtüsü üzerine demeç üstüne demeç veren rektör olayı ört bas ediyor...

    Ülkenin en önemli kurumları yabancılara peşkeş çekilmiş...

    Ülkeyi giderek bir karabasana teslim etmeye çalışan güçler,çalışıyor.Karabasandan,korkudan,ayrımcılıktan bir kar topu inşa ediyorlar.

    Üzerimizde bir ölü toprağı,silkelemeye çalışsakda giderek üzerimize yapışıyor.Sana ihtiyacımız var hocam.Ülkenin her zamankinden daha fazla sana ihtiyacı var.
    Oysa karanlık her yerde.Önümüzü görmek zorlaşıyor.
    Hatırıma Nasreddin Hoca geliyor.Hani soğuk bir kış günü sabahı bir şehre girer.Hocanın peşine köpekler takılır.Hoca eğilir ve yerden taş almak ister.Heyhat ! sabah yağan kırağıyla beraber taşlar buz tutmuş alınmıyor.Hoca bir yerde ki taşa,birde peşinde ki köpeklere bakar ve "Ben nasıl bir şehre geldim ki taşları bağlamışlar,köpekleri salmışlar" der.
    Bir fıkrayla hoca Nasreddin ülkenin fotoğrafını çeker.

    Zor günler...
    İlk hapse mahkum olan başbakan sen oldun.Ülkeye hizmetinin bedelini ödetmeye çalışıyor siyonistler.Onlardan gocunmuyorum.Hani Necip Fazıl'ın mısralarında dediği gibi "Ey düşmanım,sen benim ifadem ve hızımsın.Gündüz geceye muhtaç bana da sen lazımsın."
    Ama ya şu susan adlarına aydın(!),entellektüel(!)kendini sözde yetiştirmiş türde adamlar.Kimse konuşmuyor.Şehrin öteki yakasından koşup gelen adam da yok.Derin bir sessizlik.Kimse bu haksızlık demiyor.Kimse Tirilyon davasının aslında kayıp bir paradan değil,bazı il başkanlarının evraklarının kabul edilmediği için parti liderinin cezalandırıldığını bilmiyor.Bilenlerse susuyor.

    Ya da ahlaksızca espiri yapıyorlar.Zulme seyirci kalmak bir yana zulmü destekliyorlar...

    Öyle dememişmiydi peygamber?"Bu din garip başladı,gariplerle başladı.Yine garip olacak,ne mutlu o gariplere..."

    Ne mutlu hocam size ne mutlu...
    "Kentler bizi hiç anlamayacak ve esirgemeyecek,ucu yanmış kibrit çöpü gibi kırılacağız,Birşeyler dokunulmamış kalsın gidelim bu şehirden..."

  2. #2
    İhVaN-ElFidAm Humeyra YILDIRIM kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Thu Mar 2008
    Konum
    Nefes aldığım her yer..
    İletiler
    871
    Blogdaki Konular
    1
    Allah razı olsun Belkız abla çok güzel bir paylaşmla hepimizn duygularına ışık tuttun. Ben inanıyorum ilahi adalet bu fani dünyada olmasada elbette mahşer günü tecelli edecek..Biz kalplerimzi ferah tutup tewekkülden hiç wazgeçmeyelimm..sonuna kadarda tebliğimizi sürdürelim...

    Mewlam bu dawaya gönül werenlerin sayısını arttırır inş..
    Ressam babamın sitesi : http://www.abdulkadiryildirim.com

  3. #3
    islam derdiyle dertlenenlere ne mutlu.
    "ey ruhumun ışığı !
    ruhlar bölük bölük ayrılırken senin ruhunu benimkiyle aynı bölüğe yazmışlar" f.o.

  4. #4
    Derin çok derin bir ışık görünüyor...

    Alkışlar utanıyor...

    Hikmetli sözler yankılanıyor

    Pare pare olmuş gönüllerde...
    "Yarın, elbet bizim, elbet bizimdir! Gün doğmuş, gün batmış, ebed bizimdir..!"

  5. #5
    Mâh-rû Mümine AYDIN kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Wed Jun 2006
    Konum
    Halen bilmiyorum...
    İletiler
    1,720
    inş. inş. inş. umutluyum yeniden topraklarda yeşerecek laleler...
    Çocukluk günlerimin son demlerini yaşıyorum...Tadını çıkarmak istiyorum...

  6. #6

    ümüt var olmak

    Yola devam ediyorum, etrafıma bakmadan. Önümde güneşin ayak izleri...
    allah hepimizin ayaklarını sabit kılsın bu yolda türkiyedeki ve dünyadakı gidişata bakılırsa ve dava şuru olmayan insanlar olsaydık şuanda olayları deyıl
    ümütsizlikleri konuşuyo olurduk ama allaha binlerce şükürler olsunkı ümütsizlık yerine fikirleri konuşuyoruz ve ümüt varız inşallah allah cümlemizin yardımcısı olsun....
    ÇAKALIN PADİŞAH OLDUĞU YERDE,İT OLMAK KOLAYDIR.KONUŞMAK GEREKİNCE,SUSMAK ZORDUR.NAMERDİN SOFRASIN DA,YERİMİZ YOKTUR.MERT OLAN,KARDEŞLERİME SELAM OLSUN...

  7. #7
    BİZİ BURADA BEKLE!


    "Adımız eşkıya bellenmişse gereğini yapmalı insan. Dengeler adına üretilen ne varsa üstümüzde karabasandır. Oyunbozan direngenliğinden başkası değil sözlerimiz. Global savaş makinesi insanı ve doğayı kirletmek için kavl etmişse dahası bunu hür dünya adına yapmak gibi masum tarza oturmuşsa vakti gelmiştir bütün kavramları yeni baştan tanımlamaya. Sen tanımlayamıyorsan, tanımlanmış bir nesne olarak yaşayacaksın her daim. Tanımlanmış ve ucuzlatılmış…


    Dengeler adına vuruluyorsak, dengeler adına çocuklarımız ve kadınlarımız uygar dünyanın seyirliğine terk ediliyorsa. Dengeler adına kamusal dedikleri at meydanlarından görüntüyü bozuyor için kovuluyorsak, satılıyorsak ekmek parasına, titriyorsak loş sokaklarda, köprü atlarında, cesedimiz kaskatı kesilmişse çukurun birinde; kınında çekilmiş bir hançer ışıltısıyla gırtlağını temizlemeli haramzade semirgenlerin. Duy acıyı ve kör karanlıklarda atılan çığlı nasıl kaybolur ve ateş nasıl bir yüreği kavurur; duy ve inle köpekler gibi…
    Bu bahisi siz açtınız. Ama kapatmak bize düşecek mutlaka. Ruhuna alçaklık yuva yapmış soytarılar, şanlı bir tarihi karanlık suretlerin elinde oyuncak yaptı. Bir millet ki hiçbir zaman köle olmadı ve bilmez de ne demektir uşaklık yapmak. Ama yöntemlerimiz çağcıl, ince ayarlı ve sağmal. Kavramlarınızla kuşatırsınız her şeyi. Her şey sanırsın ki yerli yerinde. Piyasa şartlarına ayarlanmıştır; çek, senet, döviz, borsa biraz da… Namusunuz ve namınız dövize endeksli tahvillere muadil. Ve yürüyorsunuz yeryüzünde kibirli ve leşe konan kargalar gibi tünüyorsunuz saraylarınıza sonra.

    “Kervanın konakladığı yere ulaştı Ebu Sufya’nın, bir grup müşrik haberci. Dediler, ey Mekke’nin ulusu Ebu Sufyan! Muhammed Bağlıları Bedir kuyularına ulaştı, bizimle gelmeyecek misin? Hayır, dedi Ebu Sufyan, kervala, yola devam edeceğim! Ya şerefin dediler O’na. Parmaklarını uzattı ve gösterdi; benim şerefim kervanlarımın sırtında!”

    Şerefi kervanın sırtında olanlarla onurunu yüreklerinde taşıyanlar arasındaki fark ne kadar da derin."
    alıntı
    Düzenlendi: Belkıs Elif REŞADİYELİ 29-05-2008 00:47
    "Kentler bizi hiç anlamayacak ve esirgemeyecek,ucu yanmış kibrit çöpü gibi kırılacağız,Birşeyler dokunulmamış kalsın gidelim bu şehirden..."

+ Konuyu Yanıtla

Tags for this Thread

Yer İmleri

Gönderme Kuralları

  • You may not post new threads
  • You may post replies
  • You may not post attachments
  • You may edit your posts
  •