+ Konuyu Yanıtla
13 sonuçtan 1 --- 13 arası gösteriliyor

Konu: Laiklik güzeldir

  1. #1
    ikimilyon Admin Mehmet DAĞDELEN kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Thu May 2006
    Konum
    Sakarya
    Yaş
    42
    İletiler
    3,120
    Blogdaki Konular
    18

    Laiklik güzeldir

    laiklik güzeldir ve ben laikliği destekliyorum.
    laiklik kiliseye karşı geliştirilmiş bir kavramdır. laikliğin amacı kilisenin devlet üzerindeki baskısını ortadan kaldırmaktır.

    işte bu yüzden laiklik türkiye de dikiş tutmamıştır. çünkü laisitenin tüm sav ve doktrinleri kiliseye karşı geliştirilen savlardı.
    mesela,
    -kilise, devlet başkanını afaroz edip yöneticinin değişmesine önayak olabiliyordu. oysa bizim dinimiz kilisenin aksine devlet başkanına itaati emrediyor.
    -kilise, devletin çıkardığı kanunların halk üzerindeki tesirini yok ederek devlet yönetimini çaresiz bırakabiliyordu. oysa bizde devlete itaat dine itaat anlamına geldiği için böyle bir tehlike yoktu.
    -kilise, mezhep çıkarları için devletleri çatışmaya itiyordu. oysa bizde mezhep çatışması gibi kardeşliği bozucu hiçbir olay yoktu.
    -kilise, bir tür vergi gibi halktan doğrudan para toplayabiliyordu. oysa bizde devletin izin vermediği hiçbir para toplama olayı yoktu.
    -kilise, devlet başkanı tarafından tanrının temsilcisi olarak tanınmak zorundaydı. oysa bizde din adamları sadece bir danışman statüsündeydi.
    bu kadar örnek yeter.

    işte bu örneklerden de anlaşılacağı üzere laikliğin çıkış gayesi kilisenin hakimiyetine son vermekti.

    son zamanlarda devletimiz üzerinde hızla artan bir kilise baskısı vardır. çıkarılan vakıflar kanunu buna bir örnektir.
    ve elbette bende bir müslüman türk evladı olarak kilisenin devletimiz üzerinde hakimiyet kurmasına karşıyım ve laikliği destekliyorum. ve hükümetlerimizden kiliseye karşı uyanık olmasını, laikliği titizlikle uygulamasını beklerdim.

    heyhat! bizim hükümet kiliseden daha çok kiliseci çıktı.

    başbakan: -laikliğin teminatı biziz, diyor.
    sanki laiklik kiliseye istediğini ver demekmiş gibi her istediklerini yapıyor.

    tüm türk politikacılarına sesleniyorum...
    laiklik devletin kiliseyle mücadelesinin adıdır. eğer gerçek laiklerseniz kiliseyle mücadele edin...
    yok eğer laiklikten islama karşı olmayı anlıyorsanız yanlış bir kavramın peşindesiniz. sizin için doğru kavram laiklik değil "sekülerite"dir.
    amacınız kilisenin değilde tanrının hakimiyetini reddetmekse sekülerite ilan edin. laiklik değil

    Milli Görüş; hakkı üstün tutmaktır!

  2. #2
    İsimlere takılmamak gerek ha laiklik ha koministlik bunlar gelir geçer biri biter diğeri başlar...Önemli olan o isimler üzerinden prim yapan kişilerdir...

    Birileri bazı isimlere,sıfatlara sahip çıkar o da yetmez onlar üstünden prim yaparlar,birilerini haksızca eleştirip,vatan haini bile ilan ederler...


    O birileri kalkıpta sahip çıktıkları kavramlardan haberleri olmadan etrafa caka satarlar...Bize kavram kargaşası yaşatanlar yeni bir kavramı oluştururken biz ancak diğerini anlarız işte iş işten geçmiş olur...

    Belkide onlar için önemli değildir kavramlar...Neden önemli olsunki bütün kavramlar onların...Biz anca gideriz...!

    Heyhat!

  3. #3
    isteyenin istediği anlamda kullanabildiği,elastikiyete sahip bu kavramın yorumlarında iki zıt görüşede dayanak olması bir şekilde kutsanması anlamına gelmektedir...

    laikliğin teminatı biziz.,diyenler.

    laikliğin başörtüsünün üniversitelere girmesinin dayanağı olduğunu ve bunu güvence altına aldığını iddia edenler...
    örtülüye örtünme hakkını laikliğin verdiğini savunanlar...

    laikliğin diğer taraftanda ,dinsel tüm imgelerin karşısında olduğunu düşünenler...

    ne menem şeyse...
    sen oradan kıracaksın zinciri
    ben buradan ve bir gün...

  4. #4
    laiklik bu ama bi önemi yok. Aslında kullanılan kavramların adamcıklar için hiç bir önemi yok.
    Bunlar din düşmalığını bile din adına yapabiliyorlar. Laikliği azcık! farklı yorumlamışlar çokmu.
    "Söylesem tesiri yok, Sussam gönül razı değil..."

  5. #5

    bir köşe yazarıda böyle yorumlamış

    Laikliği tanımlayamazlar!

    Basit bir soru: ' Cinayet' nedir? Kısaca: Bir insanın, başka bir insanı öldürmesi. Sonra ayrıntılar gelir: Bir insanın, birden fazla insanı öldürmesi. Bu eylemi bilerek ya da farkında olmadan yapması. Başka ayrıntılar da var: Mesela çıkar için mi öldürüyor, yoksa karşı tarafın tacizi sonucu mu?
    Genel olarak hukuk, özel olarak da ceza kanunu ne yapar? Önce insanların eylemlerini sınıflandırır. Ardından da bunların suç olanlarını ve olmayanlarını belirler. Tabii bununla yetinmez. Suç olan eylemin ' ağır' ya da ' hafif' olmasını da gözetir. Hiç avanta lavanta için işlenen cinayetle istemeden işlenen cinayet aynı olur mu?




    Yargıtay Başkanlar Kurulu'nun yaptığı açıklamayı okuduğumda kahkahalarla güldüm.
    Biliyorsunuz, Yargıtay Başkanı Osman Arslan, laikliğin bir tanımı olmadığını, tanımlanması gerektiğini söylemişti.
    Meclis Başkanı Bülent Arınç da benzeri bir demeç vermişti.
    Buna karşılık Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt, " Laikliği yeniden tanımlamak isteyenler var " diyerek bu konuşmaları eleştirmişti.
    Şimdi de Yargıtay Başkanlar Kurulu, durumdan vazife çıkararak Arslan ve Arınç'a karşı çıkıyor. Güzel. Peki ne diyorlar? " Laikliğin ne olduğu bellidir. " Nereden belli? " Efendim uygulamalara, alınan kararlara bakın. "
    Hani tanım? "Tanım yok!"
    Gel de gülme; ağlanacak halimize!
    Üniversitede okumuş, yıllardır hukukçu olarak çalışan kişilerin yaptığına bakın. Bir kavramı tanımlamaktan acizler.
    Cinayeti tanımlar mısın? "Tanımlarım." Suiistimali tanımlar mısın? "Tanımlarım." Peki laikliği tanımlar mısın? "Tanımlayamam, uygulamaya bakın."
    Bir süre önce okurlarımıza çağrı yaptım: "Bana öyle bir laiklik tanımı yapın ki hem devletle din birbirinden ayrılsın, hem de Diyanet İşleri Başkanlığı devlete dahil olsun."
    Böyle bir tanım yapılamaz. Çünkü Türkiye laik değildir. Biz, dinin devlet tarafından kontrol edildiği ve kullanıldığı bir ülkeyiz.
    Bildiğiniz gibi, "dini siyasete alet ettiği için" kapatılan birçok parti oldu. Halbuki Türkiye'de dini siyasete alet eden bir numaralı kurum devlettir .
    Devlet, Diyanet görevlilerini memur statüsüyle kadrosunda bulundurmakla yetinmez. Aynı zamanda bu memurlara ekstra görevler de verir.
    Mesela ekonomik kriz çıktığında bu memurlar, yukarıdan aldıkları emirler uyarınca, " Dövizle alışveriş yapmayın... Evinizi, dükkanınızı dolarla kiraya vermeyin " diye müminleri uyarırlar.
    Komediye bakar mısınız? Sana ne yahu! İster dolarla kiraya veririm, ister altınla. Kim karışır?
    Demek istediğim şu ki bizde laikliği tanımlayamazsınız. Çünkü ' kuramsal' bir tanım, dinle devletin ayrışmasını beraberinde getirir ki gerçek bununla çelişir. Diyanet İşleri'ni lağvetmek gerekir.
    Mevcut durumdan hareketle de ' çelişkiye düşmeden' laikliği tanımlamak mümkün değildir.
    Laiklik bizde muğlak bir kavramdır ve öyle kalmaya da devam edecektir.
    Çünkü tanımı yapıldığı anda... Devletin dini siyasetine alet etme uygulaması son bulacak... Bu da devletin işleyiş biçimini değiştirmeyi zorunlu kılacaktır.
    İşte bu yüzden " Laikliği tanımlayın " çağrıları her zaman cevapsız kalacak... Yargıtay Başkanlar Kurulu "Uygulamaya bakın" demekle yetinecek... Genelkurmay Başkanı da üzerinde ince ince çalışılmış olan uzun konuşmasında dahi bir tanım yapamayacaktır.
    Bunları söylüyorum diye sakın "Laikliği tanımlayın" çağrısı yapanları samimi bulduğumu sanmayın. Onlar da laikliği tanımlayamaz. Çünkü tanımladıkları anda Diyanet İşleri gibi devasa bir kurumu elden çıkarmaları gerekir ki bunu asla göze alamazlar.

  6. #6
    Hakan DOĞDU
    Misafir
    Laikliğin ülkemizde uygulanma şekli her kavramda olduğu gibi keyfiyete göre değişmektedir.

  7. #7
    Laiklik kelimesi laikustan gelir.Eski Roma'da filozoflar,düşünürler toplu halde tartışır mülahazalar yaparlardı.

    Kişi kendi fikrini savunur onun tam zıddı düşünen kişi ise laikusa göre deyip kendi düşüncesini ispata çalışırdı.

    Yani laikliğin çıkış noktası tamda birbirine zıd fikirlerin ilmi bir ortamda tahammül içinde saygılı,seviyeli biçimde tartışılması ve ötekine saygı ve tahammül göstermenin adıydı...

    Şimdi ise bir baskı unusuru olarak kullanılıyor....
    "Kentler bizi hiç anlamayacak ve esirgemeyecek,ucu yanmış kibrit çöpü gibi kırılacağız,Birşeyler dokunulmamış kalsın gidelim bu şehirden..."

  8. #8

    ilk mesajim

    bu siteye neden uye oldugumu bende bilmiyorum.oylesine arastirma yaparken girmis bulundum. Oncelikle sunu belirteyim Partinizle ve Gorusunuzle uzaktan yakindan hic bir ilgim yok. Laiklik kiliseye karsi bir akim tamamda, domenim kilese yoneticileri ile bu donemin radilak islamcilar arasinda pek bir farkta yokmus.yani anlatmak istedigim Laikligi sadece kiliseye karsi olan bir akim olarak degil onu bir baskiya karsi aydinlik karsiti insanlara karsi bir akim olarak gormek gerek. Size yolunuzda basarilar dilerim guzel islami siyasette kirletmeyi birakalim artik, cemberiniz cok dar kalin saglicakla...

  9. #9
    Ord.Prof.Ali Fuat Başgil'in '' Din ve Laiklik '' adlı kitabını okumak lazım diye düşünüyorum.

  10. #10

    dinisiz siyaset olmaz

    Alıntı Bilge EREN tafarından gönderildi Mesajı Göster
    bu siteye neden uye oldugumu bende bilmiyorum.oylesine arastirma yaparken girmis bulundum. Oncelikle sunu belirteyim Partinizle ve Gorusunuzle uzaktan yakindan hic bir ilgim yok. Laiklik kiliseye karsi bir akim tamamda, domenim kilese yoneticileri ile bu donemin radilak islamcilar arasinda pek bir farkta yokmus.yani anlatmak istedigim Laikligi sadece kiliseye karsi olan bir akim olarak degil onu bir baskiya karsi aydinlik karsiti insanlara karsi bir akim olarak gormek gerek. Size yolunuzda basarilar dilerim guzel islami siyasette kirletmeyi birakalim artik, cemberiniz cok dar kalin saglicakla...
    öncelikle dinsiz siyaset olmaz.su anda her ne kadar goruntude dunyanın en guclu devletı abd gıbı gorunsede asıl perde arkasındakı tabırı caızse hacıvat karagoz oyunlarındakı gıbı kuklaları oynatan ısraılın buyuklugunu arastıralım onlar dını temel baz alarak dunyayı ele gecırmeye calısıyo ulkemızdede gayet basarılılar bugun ergenekon olarak gundemımıze oturan vaka daha once peygamber efendımızın ıslam bırlıgının ardından ıslam ortak pazarını kurmak ıstemesı uzerıne hayberde buna razı olmayan yahudılerde gorulmustur.eger kastınız mıllı gorusun ıslamı kırletmesıyse lutfen tekrar dusunun.DINSIZ DEVLET DINSIZ SIYASET OLMAZ bugun hukuk kurallarını gorgu kurallarını ve yasamımızı mukemmellestırecek herseyı kuran-ı kerım'den ogrenmıyormyuz.elın yahudısı dınıyle guclenırken bız neden dınımızle zayıflayalım.dıger ulkelerde laık ve ulke yonetıcılerı basa gecerken ıncıl uzerıne yemın edıyor.bnları unutmayalım onların ıstegı bızı kıtabımızdan dınımızden etmek.ıste bunun ıcın dını kırleten sıyaset degıl sıyonızmın pesıne takılmıs ınsancıklar

  11. #11
    Kayıtsız
    Misafir

    Laiklik seven arkadaşa

    arkadaş laiklik dinsizler için çok güzeldir çünkü onların dinle hiçbir alakaları yoktur bu yüzden toplumdaki dini yaşayan kişilere siz çıkın bu devlet işlerinin içinden siz gidin rabbiniz ile evde görüşün, rabbinizin dediklerini evde yapın fakat rabbinizin devlet işleri ile söylediklerini gelip burada yapmayın haşa sizin rabbiniz ne anlar devlet işlerinden o işleri en iyi biz biliriz demektir.

  12. #12
    Kayıtsız
    Misafir

    Laiklik gereklidir.

    tarikat cemaatlerin devlet üzerindeki baskısını kaldırmak içindir. Hertürlü din yobazlarının provakatörlerinin devlet düzeni içinde yir alarak halka baskı ve zulüm uygulamasını engellemek için laik düzenden vazgeçmemek gerekir. insanları ne zorla dindan nede dinzsiz yapabılırsınız. din kuşule allah arasındaki bir iletişimdir. buna kimse karışamaz. bu ancak özgür irade ile yaşanabilecek bir kavramdır.
    Hükümetlere yaranmak için sahte dindarlar ve bundan nemalanan toplum kitleleri oluşturmamak ve bundan korunmak için laiklik gereklidir.

  13. #13
    ikimilyon Admin Mehmet DAĞDELEN kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Thu May 2006
    Konum
    Sakarya
    Yaş
    42
    İletiler
    3,120
    Blogdaki Konular
    18
    Kiliseli toplum değiliz

    Yazar-Mütefekkir Rasim Özdenören: "Laiklik, kiliseli toplumlara mahsus bir kurum ve kavramdır. Din otoritesini temsil eden kilise ile devlet otoritesi arasında birbirlerinin işlerine müdahale etmeme zımnındaki uzlaşmayı ifade eder. Sayın Erdoğan'ın laik bir ülkenin başbakanı olması durumu da sorgulamaya muhtaçtır. Türkiye'nin Anayasa'sı her ne kadar devletin laik olduğunu ileri sürüyorsa da, Türkiye laik bir ülke değildir. Çünkü Laiklik kilise ile devlet otoritelerinin birbirinin işine karışmamaları hususundaki uzlaşmanın adıdır. Bu ülke kiliseli bir toplum değildir."
    milli gazete 25-09-2011
    demiş...

    Milli Görüş; hakkı üstün tutmaktır!

+ Konuyu Yanıtla

Tags for this Thread

Yer İmleri

Gönderme Kuralları

  • You may not post new threads
  • You may post replies
  • You may not post attachments
  • You may edit your posts
  •