+ Konuyu Yanıtla
2 / 2 İlkİlk 12
38 sonuçtan 21 --- 38 arası gösteriliyor

Konu: Milligorusportal site başkanı sıfatı taşıyan ehli sünnet dışı kişi

  1. #21
    Sapla saman birbirine karışmış..
    Muhammed bin Abdulvehhab'ı neden Osmanlı arşivlerinden araştırıyorsun?
    Biliyorsun ki Osmanlı ona ve davasına düşman, herhalde hayırlı şeylerden bahsetmiyeceklerdi.
    Muhammed bin Abdulvehhab'ın torunu Abdurrahman bin Hasan Osmanlı alimlerinden Şeyhu'l İslam Ebu's Suud efendinin ümmetin geçmiş müfessirlerinden sayıyor..
    Peki bu 'vehhabilerin' dönemindeki Osmanlı nasıldı?
    Asıl bu araştırılmalı, o dönemde 'nakşibendi' adlı hint-türk mitolojisinin karışımı bir tarikat nasıl Anadoluya sızdı ve yayıldı?
    Ve neden özellikle bu tarikat 'vehhabilerle' bu kadar çekişiyor?
    Osmanlı devletinin rolu neydi burada?

    daha cevap bekleyen bir çok soru var.
    bazılarının cevapları ise ortada, Ferit Aydın bu konulara Rabıta kitabında değiniyor.

    Sizin bakış açınız Kur'ani ve tevhidi bir bakış açısı olmadığını kendiniz belirttiniz,
    Osmanlı adlı geçmiş bir devleti körü körüne savunma adına karşınızdaki 'yeniden tevhidi bir toplum' inşa etmeye çalışan müslümanları 'arap milliyetçiliği' ile suçlayarak, kendi 'türk-islam' ve ya 'osmanlı' milliyetçiliğinizi gizlemeye çalışmanızda abes.

    Sizler kendinize duvarlar örmüşsünüz, dört duvar ve ortada siz.
    Bu duvarların dışına çıkmayı ise göze alamıyorsunuz galiba..
    Burada 'günümüz' tarikatlarının ne kadar şirk ve küfür içinde olduklarının hücceti sizlere ulaşdı..

    Almanya da menzil tarikatının büyük dergahları var,
    cumartesi türkiyeden bunların şıhları abdulbaki'nin oğlu seyyid mubarek geldi
    ve sizce orada ne kadar şirk işlendi?
    gelip gözlerinizle görmeliydiniz!..
    Hatmede yapılanları vs vs ..
    hepsini videoya çekdik..
    yakında internettede bulacaksınız inşaAllah..

    Ehli sünnet olmak, olmamak bir önem taşımıyor,
    asıl öneme sahip olan Kur'an ve (sahih Sünnete) yapışmak, [3/Al-i İmran:103]
    ve Kur'anı hayatın rehberi yapmakdır, ve her konuda onu ölçü edinmekdir.
    Grupları ve fırkaları kendi fırkana göre değerlendirmen değil Kur'an a ve sahih Sünnete göre değerlendirmen senin açındanda faydalı olacakdır.

  2. #22
    OkyanusYolcusu A.Ferda DAYI kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Tue Nov 2007
    Konum
    gül diyarı
    Yaş
    44
    İletiler
    8
    Blogdaki Konular
    5

    Sadece bir öneri

    Selam ile...Sayın Levent Şerifoğlu;
    İNGLİZ CASUSU MİSYONER HAMPER'İN İTİRAFLARI isimli bir kitap vardı.Şahsen okuduğumda şoke olmuştum.Bir müslüman olarak bu kitabı okumanızı öneriyorum ve okuduktan sonra görüşlerinizi merak ediyorum.Okuduysanız diyecek birşeyim yok.
    Dua ile...

  3. #23
    ikimilyon Admin Mehmet DAĞDELEN kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Thu May 2006
    Konum
    Sakarya
    Yaş
    42
    İletiler
    3,120
    Blogdaki Konular
    18
    Alıntı A.Ferda DAYI tafarından gönderildi Mesajı Göster
    Selam ile...Sayın Levent Şerifoğlu;
    İNGLİZ CASUSU MİSYONER HAMPER'İN İTİRAFLARI isimli bir kitap vardı.Şahsen okuduğumda şoke olmuştum.Bir müslüman olarak bu kitabı okumanızı öneriyorum ve okuduktan sonra görüşlerinizi merak ediyorum.Okuduysanız diyecek birşeyim yok.
    Dua ile...
    sayın DAYI,
    bir meseleyi dikkatinize sunmak isterim ki
    bir ingiliz ajanının itirafları ile bir mü'min hakkında yargıya varmak yanlış yapmamıza sebep olabilir.

    evet... adı geçen kişiler gerçekten de kötü olabilir. hatta ingiliz keferesinin
    anlattığından da kötü olabilir. zalim olabilirler. hain olabilirler.

    ama buna hükmetmek için kendi kaynaklarımızı kullanmak hakka daha yakındır.

    adı üstünde "ajan"... yani onun görevi hainlik olduğu gibi itirafı da hainlik olabilir.. tuzak olabilir.

    ve dikkat edin ki oralık emekli istihbaratçıların, bürokratların ve diplomatların
    itiraflarını anlattığı kitaplarla dolu.

    ve ben bunların hiçbirine güvenmiyorum.
    çünkü bu tür insanların emekliliği yoktur. onlar ölene kadar vazife yapar.

    Milli Görüş; hakkı üstün tutmaktır!

  4. #24
    Alıntı A.Ferda DAYI tafarından gönderildi Mesajı Göster
    Selam ile...Sayın Levent Şerifoğlu;
    İNGLİZ CASUSU MİSYONER HAMPER'İN İTİRAFLARI isimli bir kitap vardı.Şahsen okuduğumda şoke olmuştum.Bir müslüman olarak bu kitabı okumanızı öneriyorum ve okuduktan sonra görüşlerinizi merak ediyorum.Okuduysanız diyecek birşeyim yok.
    Dua ile...
    Evet okudum,
    merak ediyorum, biz müslümanlar bu kadar mı basiretsiz olduk!?
    Geçen de şiiler arasından çıkan bir kadın vahhabiler hakkında olmadık şeyler söylüyorlar, kaynağını ise 'gururla' söylüyor: Almanların hazırladıkları bir belgesel. :)
    MaşaAllah.. daha sonra Amerikan sitelerinden aldığı resim ve informasyonlarla talibanın bile vahhabi hatta pervez müşerrefi de o yolda olduğunu iddia etti..
    MaşaAllah..
    Böyle 'ileri' görüşlü müslümanlara bu ümmetin her zaman ihtiyacı var!!!..
    :)

  5. #25
    Kısıtlanmış Üye
    Giriş
    Sat Jun 2006
    Konum
    Kocaeli/Gölcük
    Yaş
    35
    İletiler
    404
    Alıntı Levent ŞERİFOĞLU tafarından gönderildi Mesajı Göster
    Sapla saman birbirine karışmış..
    Muhammed bin Abdulvehhab'ı neden Osmanlı arşivlerinden araştırıyorsun?
    Biliyorsun ki Osmanlı ona ve davasına düşman, herhalde hayırlı şeylerden bahsetmiyeceklerdi.
    Muhammed bin Abdulvehhab'ın torunu Abdurrahman bin Hasan Osmanlı alimlerinden Şeyhu'l İslam Ebu's Suud efendinin ümmetin geçmiş müfessirlerinden sayıyor..
    Peki bu 'vehhabilerin' dönemindeki Osmanlı nasıldı?
    Asıl bu araştırılmalı, o dönemde 'nakşibendi' adlı hint-türk mitolojisinin karışımı bir tarikat nasıl Anadoluya sızdı ve yayıldı?
    Ve neden özellikle bu tarikat 'vehhabilerle' bu kadar çekişiyor?
    Osmanlı devletinin rolu neydi burada?

    daha cevap bekleyen bir çok soru var.
    bazılarının cevapları ise ortada, Ferit Aydın bu konulara Rabıta kitabında değiniyor.

    Sizin bakış açınız Kur'ani ve tevhidi bir bakış açısı olmadığını kendiniz belirttiniz,
    Osmanlı adlı geçmiş bir devleti körü körüne savunma adına karşınızdaki 'yeniden tevhidi bir toplum' inşa etmeye çalışan müslümanları 'arap milliyetçiliği' ile suçlayarak, kendi 'türk-islam' ve ya 'osmanlı' milliyetçiliğinizi gizlemeye çalışmanızda abes.

    Sizler kendinize duvarlar örmüşsünüz, dört duvar ve ortada siz.
    Bu duvarların dışına çıkmayı ise göze alamıyorsunuz galiba..
    Burada 'günümüz' tarikatlarının ne kadar şirk ve küfür içinde olduklarının hücceti sizlere ulaşdı..

    Almanya da menzil tarikatının büyük dergahları var,
    cumartesi türkiyeden bunların şıhları abdulbaki'nin oğlu seyyid mubarek geldi
    ve sizce orada ne kadar şirk işlendi?
    gelip gözlerinizle görmeliydiniz!..
    Hatmede yapılanları vs vs ..
    hepsini videoya çekdik..
    yakında internettede bulacaksınız inşaAllah..

    Ehli sünnet olmak, olmamak bir önem taşımıyor,
    asıl öneme sahip olan Kur'an ve (sahih Sünnete) yapışmak, [3/Al-i İmran:103]
    ve Kur'anı hayatın rehberi yapmakdır, ve her konuda onu ölçü edinmekdir.
    Grupları ve fırkaları kendi fırkana göre değerlendirmen değil Kur'an a ve sahih Sünnete göre değerlendirmen senin açındanda faydalı olacakdır.

    Bence sapla samanı sen birbirine karıştırmışsın.
    Vehhabiler hak değil. Kökü bozuk bir zihniyet ama iyi niyetli ama kötü niyetli nitekim başlangıcı kötü.
    Fazla uzatmayacağım Osmanlı tarihini bilmeyenler ile bu tür meseleleri tartışmayacağım bile çünkü bilgisi olunmayan konularda tartışılmaması en iyisidir benim geçmişte M.Arabi konusundaki aldığım dersler gibi.
    Ama elhamdulillah o konularda İmam-ı Rabbaninin sözleri beni mest etmiştir çok rahat eyledim o sözlerden sonra elhamdulillah.
    Önce Osmanlı'yı hakkıyla bilmek gerek Osmanlı'yı yanlış bilen ve son zamanlardaki devletin işgal sürecindeki bozulmaları ihlaslı bir ulema toplumuna yıkmak ne derece doğrudur ben üzülüyorum böyle yanılanlara! Osmanlı son padişahına kadar herzaman ihlası esas alma gayretinde olmuştur ve asla toplumu ihlasdan uzaklaştırılmamıştır sadece Osmanlı vehhabi+ingiliz desteği ile arapyarım adasında çıkan isyanlar neticisinde yıpratılıp zayıflatıktan sonra yeni cumhuriyetçi akımlar ile toplum bazı inanç kısıtlamalarına tabi tutulmuştur.
    Osmanlı'yı bilmeden bu konu hakkında kimse yorum yapmasa daha iyi olur ben arşivlerden inceledim durumlar vehhabiler hakkında oldukça vahimdir.
    Aşağıdaki linki açınız resme iyi bakınız daha bir çok arşiv kaynaklarına ulaşma durumundayım.
    Ancak ciddi olup önyargılardan kurtulalım belgelerle konuşmak lazım ama kafamıza göre belge kabul edip etmemek o şahsiyetin samimiyetsizliğine delalet edecektir.
    buyrun arşiv görüntüsü.
    http://img146.imageshack.us/img146/4894/belgewy8.jpg
    [SIGPIC][/SIGPIC]

  6. #26
    Alay mı ediyorsun sen arkadaş!?
    Bende sana Necdli alimlerin Osmanlı hakkında yazdıklarını ekleyeyim,
    onlarda Osmanlıyı İngilizlerle 'DOSTLUK' yapmakla suçluyorlar,
    Osmanlının kafirleri ordunun başına getirmelerini suçluyorlar.. vs vs
    Daha bir çok belge..
    Ne olacak şimdi!?
    Osmanlı'da yamukdu necdlilerde yamuk!?
    Aslında bizi bu fazla ilgilendirir mi?
    Ahirette ben ne Osmanlıdan sorulacağım nede necdli alimlerden..
    bu meseleyi kaşımak istiyorsun, yoksa Tevhid davasını nasıl kötülenecek!?

    Mekke müşrikleride tevhid davetine evvela Rasulullah sav şahsında daha sonra getirdiklerinde şüpheler uyandırmaya çalışmışlardı,
    onun için ey şirk ehli! istediğiniz belgeleri getirin, bizim ve sizin aranızda Allah'ın hükmü KUR'AN var ve Allah aramızda hükmedecekdir!

    kim üzerine alıyorsa ona Allah'dan hidayet dilerim.

  7. #27
    OkyanusYolcusu A.Ferda DAYI kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Tue Nov 2007
    Konum
    gül diyarı
    Yaş
    44
    İletiler
    8
    Blogdaki Konular
    5

    LÜtfen Beyler,sÖzÜm Hepİnİze

    Selam ile...Anlamıyorum neden herkes karşısındakini suçlama ve ağır şeyler söyleme zorunda hissediyor kendini.Anlamıyorum herkes neden bir uçta durup diğerini yanlış olarak değerlendirmek zorunda.Bu portallarda insanların birbirini tanımaması ve görmemesi ayrı bir rahatlık veriyor sanırım sert cevaplar için.Herkes herşeyden o kadar eminki,ve bu eminlikten dolayı dinlemek özelliğimiz bile neredeyse yok olmuş.Adım müslüman,ve müslümanların rasgele kaynaklardan birbiri hakkında karar vermelerine karşıyım.Ama şu da ilmi bir gerçektirki,düşmanın söylediğinin yarısı yalan ise diğer yarısı doğrudur.Çünkü düşman acımasızca eleştirir ve tespitlerinde doğrularda vardır ve müslümanlar karşı cepheyi küçümsedikçe asla hedefe ulaşamayacaklardır.Çalışmak sünnetullahsa,Rab zaferi bazı sebeblere bağladıysa elimizden geleni yapmak ve ondan sonra tevekkül etmek zorundayız.Ama stratejileri görmezden gelemeyiz.Tüm müslümanlar birbirlerini anlamalı ve ortak doğrularla yol almaya bakmalı.Düşmanın tuzağına düşmemek içinde onu iyi tanımalı.İslami gruplar hakkında ise;Doğruları onaylayacak cesaretimiz olsunki,yanlışları düzeltecek kadar kahraman olabilelim.Benim yüreğimde İmam-ı Rabbani'ninde çok özel yeri vardır,Ali Şeriati'yede hayranım.İmamı Azam da çok değerlidir benim için,Mehmet Zahit Kotku 'da,Hasan El-Benna'da Seyyid Kutup'ta.Hepisinin farklılıkları olabilir ama benim hepsinden öğrendiğim çok kutsal değerler var ve daha öğreneceğim çok şey var.Çeçenistan'ıda seviyorum İran'ıda.Kimsenin yanındada değilim ve kimsenin tarafındada değilim.Hakkın yanında ve batılın karşısındayım.Hangi kurum olursa olsun ve hangi şahıs olursa olsun.Birbirimizi yıpratana kadar düşmanı yıpratsa idik,böyle olurmuydu alemi islam...Yorulmadıkmı?...Kavgamız neyin kavgası ve sevdamız neyin sevdası?...Ne zaman tüm müslümanlara yüreğimizde yer verip,aynı yolun yolcusu olduğumuzu farkedip "müslümanlar kardeştiri" yaşayacağız...

  8. #28
    Kayıtsız
    Misafir

    taner beye mektubumdur

    değerli taner bey,
    ben iman ettim ki allah birdir. ancak katından kuvvet ve kudret verdiği insanlar vardır. bunu idrak etmem uzun bir zaman aldı. seninde idrak edebilmen için bu mektubu kaleme alıyorum.
    taner bey,
    bu şekilde iman etmenin avantajları vardır. bu avantajlardan mahrum kalman beni ve efendilerimizi üzmektedir. henüz bilmiyorsun ki şeyh efendilerimiz bize yardım etmek için yarış etmekteler. onlar için zaman ve mekan sınırı yoktur. sen tam bir iman ile "eyvah" desen oradan şah-ı nakşibendi efendimiz koşarak gelir. sen bir "yetiş" desen bin yılın müceddidi büyük efendimiz imam- rabbani hazretleri allah ile olan meşkini bırakır da gelir.

    onlar ki pek çoğu kendi nefislerinden ebediyyen kurtulmuş varlıklardır. ve allah yarattıklarına doğrudan vermez. yarattıklarıyla ilgilensinler ve onlara rızıklar ve hikmetler dağıtsınlar diye sebepler edinmiştir. yüce şeyhlerimiz onun vekilleri olarak bizlerin her an arasındadır. tek istekleri çağırdıklarında onlara gitmen ve dara düştüğünde onları çağırmandır. o çağrıya kulak verin taner bey... işittiğiniz an yanımıza gelin.

    tasavvuf insanları kurtuluşa taşıyan bir organizasyondur. başta allahın bir çok veli kulları vardır. sonra da peygamberler vardır. bizim geleceğimizde ölüm var ama onların geleceği ölümsüzdür. onlara ulaşmak gerek. zaten hepsi de kendilerine gelmen için seni çağırmaktadır. onların şehadetlerine sığın. allaha ulaşmak istiyorsan bilki onlar allah katında makbuldür. allaha ancak onlar gibi ulaşabilirsin. her biri görevleri için çırpınan yüce varlıklardır. bir kısımlarıda allah katından sana rızık ulaştırmak için didinmektedirler. bilki sen onlara kızsanda onlar seni seviyor. allah onları seçip yollamaktadır. geçmişte veya günümüzde tüm ehlullah, insanlığı kuşatmıştır. insanlığı cehennemden korumak için hem bedenleriyle hem ruhlarıyla hem şefaatleriyle hemde ilmi ledünleri ile çırpınmaktadırlar.
    akıllı bir insansınız. düşünün ki fakihler dünya işlerini düzenlemek için elbette gereklidir. ama seni cehennemden kurtarıp allaha ulaştıramazlar. onlar kendi kurtuluşlarını bile garanti edemezler. çünkü işleri hakkı batıldan ayırmaktır. ve onların kimisi ilimlerine güvendikleri için hatalarla doludurlar. öte yandan hakkı batılı aşıp hakikat kapısını aşanlar için hakkı batılı ayırma derdi yoktur. onlar gerçeğe şahit olmuşlardır. ve bu aşamada aklınızı kullanın ki fıkıhçılar mı allaha yakın yoksa allahın özel kulları olan efendilerimiz mi? elbette mukayesesi bile yapılmaz. "efendilerimiz allahın vekilleridir" demek çok mu zor? allahı hissettiğin her yerde onları da hissedersin. böylece sapkınlıktan korunursun.

    "tasavvuf kapısı cennete gitmenin en kestirme yoludur" tespitini bir daha düşün. bu kapıda sizden zorluk çekmeniz beklenmez. karşılaşacağınız tüm zorluklarda efendilerimiz ALLAHın yardımcılarıdır. bizleri koruyanlar vardır. yapman gerekenler ise çok kolaydır. allahı zikredeceksin. kuran okuyacaksın. efendilerimizin gerçek olduğuna inanacaksın. taktir edersiniz ki efendilerimizin senden beklediği yalnız bunlardır. sen cennete gitmenin daha kolay bir yolunu biliyormusun?
    elbette yok. bu işin sırrı zikir ve kuran okumaktır. kuran bir ilaçtır. hem ölüye fayda verir hem diriye. öldükten sonra sana arkandan okunan bir fatihadan başka birşey varmıdır? işte bu tasavvufta incelikle işlenen bir husustur ve tüm müridan, ölenlerin ardından kuran okuyarak ateşi ondan uzak tutmak isterler. ve okunan kuranlar şefaatini arttırmaktadır. iman ettiğin andan itibaren sende bu koruma altına gireceksin. ve öldüğünde bile arkandan kari-al kuran gönderenler olacak. günahların tel tel dökülecek. kabir azabı senden uzak olacak. bunun kıymet ve faidesini bilsen tüm mülkünü vakfedersin. ama buna gerek yok. tasavvuf çatısı altına gir yeter.

    sana uzatılan allahın ipidir. biz bu ipi sana ulaştıran kişileriz. dünyalık hırsların seni yiyip bitiriyor. buna izin verme. şeyhlere galebe çalabileceğini mi düşünüyorsun?. onlar güçlüdür. güçleri allahın gücüdür. onlara teslim olmaktan öte yol bulan var mı?

    aslında sende özel bir kulsun. bunu hissedebiliyorum. burada bir çok kişiye tesir ediyorsun. sen gelsen onlarda gelecek. böylece efendilerimizde sevinecek. allah katında daha itibarlı olacaklar. elbette sende olacaksın. kendine ve şu gençlere yazık etme. politika siyaset fıkıh bunlar dünyalık işler. süluk'un bir esası vardır. esas olan allahtır. allaha ulaşmanın yolu ise bir tevbeden bir teslimiyetten geçer. bu güce inan!.... bu güç olmasa milyonlarca insan tasavvufta tutunabilirmiydi? bu bir çekim kuvvetidir. bu bir ilahi kuvvettir. bu bir kudrettir. bu kudret ise efendilerimizin kudretidir.
    bana bu satırları yazdıran allahtır. sana okutanda allahtır. bu bir davettir. birgün icabet edeceğine inanıyorum. ama o güne kadar hiç olmazsa şuradaki gençlerin icabet etmesi için yol aç. seni seviyoruz. gerçek imana gelmen için dua ediyoruz.

  9. #29
    WeL_AsR^^ Adem DOĞAN kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Fri Feb 2007
    Konum
    İstanbul
    Yaş
    34
    İletiler
    1,545
    Blogdaki Konular
    1
    Şirk batağında boğulduğunuzun farkındamısınız ? bu nasıl bir inanç şeklidir...neye dayanarak Allah ile kullar arasına bir takım kişileri aracı olarak koymayı teşvik ediyorsunuz ??? Alemlera rahmet olarak gönderilmiş efendimize dahi verilmemiş olan özellikleri bir takım güçleri şeyhlerimiz dediğiniz kişilere verebiliyorsunuz ???...ama inanın ki yarın ahiretde...o çok değer verip taptığınız şeyhlerinizde kurtaramayacak sizi bu şirk batağından...Allah sizin gibi düşünenlerin şerrinden bizleri korusun...

    ʞoʎ ʎǝşıq uǝpıƃ sɹǝʇ ɯıʎıʎı uǝq

  10. #30
    BANNED Sedat KUMOVA kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Tue Sep 2006
    Konum
    osmanlının başkentinden
    Yaş
    45
    İletiler
    626
    sn kayıtsız;

    Allah hepimizi dogru yolundan saptırmasın inşaAllah.ve bizler dara düştügümüzde sunu deriz:

    Ancak senden yardım dileriz.
    Allah c.c bize yeter ,O ne güzel vekildir.
    اياك نعبد واياك نستعين
    ''Ancak sana kulluk ederiz ve ancak senden yardım dileriz''

  11. #31
    Merhum Taner PINAR kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Sat Mar 2007
    Konum
    Makedonya
    Yaş
    44
    İletiler
    1,637
    Blogdaki Konular
    6
    sayın kayıtsız

    Allah c.c. dışında peygamber dahi olsa hiç bir beşeri yardımıma çağırmam. Çağırmıyacağım.

    Resulullah s.a.v. mi o kadar çok seviyorum ki onun getirdiği dini bozmadan, savaştığı ebu cehillerin itikadına düşmanlık yaparak yaşamayı tercih ediyorum.

    Kopan ayakkabı bağımı dahi Allah c.c.' undan istiyorum

    Tasavvuf anlayışının zühd ve takva kısmına sonuna kadar destek veriyor ama şirk konusunda (şıhları yardıma çağırma) kesinlikle düşmanlık besliyorum.

    Selametle..
    Allah indinde Din İSLAM dır.Kendine başka din ve başka peygamber arayanlara veyl olsun..

  12. #32
    allah razı olsun taner abicim ne güzel söyledin
    biz bu işin dogrusunu bir anlatamadık "yetiş ya mürşid medet" diyen güya ilim ehli ama aslında kitap yüklü cahiller olan müridler topluluğuna
    ya Rab bize yardım eyle!...

  13. #33
    Alıntı Kayıtsız tafarından gönderildi Mesajı Göster
    değerli taner bey,
    ben iman ettim ki allah birdir. ancak katından kuvvet ve kudret verdiği insanlar vardır. bunu idrak etmem uzun bir zaman aldı. seninde idrak edebilmen için bu mektubu kaleme alıyorum.
    taner bey,
    bu şekilde iman etmenin avantajları vardır. bu avantajlardan mahrum kalman beni ve efendilerimizi üzmektedir. henüz bilmiyorsun ki şeyh efendilerimiz bize yardım etmek için yarış etmekteler. onlar için zaman ve mekan sınırı yoktur. sen tam bir iman ile "eyvah" desen oradan şah-ı nakşibendi efendimiz koşarak gelir. sen bir "yetiş" desen bin yılın müceddidi büyük efendimiz imam- rabbani hazretleri allah ile olan meşkini bırakır da gelir.

    onlar ki pek çoğu kendi nefislerinden ebediyyen kurtulmuş varlıklardır. ve allah yarattıklarına doğrudan vermez. yarattıklarıyla ilgilensinler ve onlara rızıklar ve hikmetler dağıtsınlar diye sebepler edinmiştir. yüce şeyhlerimiz onun vekilleri olarak bizlerin her an arasındadır. tek istekleri çağırdıklarında onlara gitmen ve dara düştüğünde onları çağırmandır. o çağrıya kulak verin taner bey... işittiğiniz an yanımıza gelin.

    tasavvuf insanları kurtuluşa taşıyan bir organizasyondur. başta allahın bir çok veli kulları vardır. sonra da peygamberler vardır. bizim geleceğimizde ölüm var ama onların geleceği ölümsüzdür. onlara ulaşmak gerek. zaten hepsi de kendilerine gelmen için seni çağırmaktadır. onların şehadetlerine sığın. allaha ulaşmak istiyorsan bilki onlar allah katında makbuldür. allaha ancak onlar gibi ulaşabilirsin. her biri görevleri için çırpınan yüce varlıklardır. bir kısımlarıda allah katından sana rızık ulaştırmak için didinmektedirler. bilki sen onlara kızsanda onlar seni seviyor. allah onları seçip yollamaktadır. geçmişte veya günümüzde tüm ehlullah, insanlığı kuşatmıştır. insanlığı cehennemden korumak için hem bedenleriyle hem ruhlarıyla hem şefaatleriyle hemde ilmi ledünleri ile çırpınmaktadırlar.
    akıllı bir insansınız. düşünün ki fakihler dünya işlerini düzenlemek için elbette gereklidir. ama seni cehennemden kurtarıp allaha ulaştıramazlar. onlar kendi kurtuluşlarını bile garanti edemezler. çünkü işleri hakkı batıldan ayırmaktır. ve onların kimisi ilimlerine güvendikleri için hatalarla doludurlar. öte yandan hakkı batılı aşıp hakikat kapısını aşanlar için hakkı batılı ayırma derdi yoktur. onlar gerçeğe şahit olmuşlardır. ve bu aşamada aklınızı kullanın ki fıkıhçılar mı allaha yakın yoksa allahın özel kulları olan efendilerimiz mi? elbette mukayesesi bile yapılmaz. "efendilerimiz allahın vekilleridir" demek çok mu zor? allahı hissettiğin her yerde onları da hissedersin. böylece sapkınlıktan korunursun.

    "tasavvuf kapısı cennete gitmenin en kestirme yoludur" tespitini bir daha düşün. bu kapıda sizden zorluk çekmeniz beklenmez. karşılaşacağınız tüm zorluklarda efendilerimiz ALLAHın yardımcılarıdır. bizleri koruyanlar vardır. yapman gerekenler ise çok kolaydır. allahı zikredeceksin. kuran okuyacaksın. efendilerimizin gerçek olduğuna inanacaksın. taktir edersiniz ki efendilerimizin senden beklediği yalnız bunlardır. sen cennete gitmenin daha kolay bir yolunu biliyormusun?
    elbette yok. bu işin sırrı zikir ve kuran okumaktır. kuran bir ilaçtır. hem ölüye fayda verir hem diriye. öldükten sonra sana arkandan okunan bir fatihadan başka birşey varmıdır? işte bu tasavvufta incelikle işlenen bir husustur ve tüm müridan, ölenlerin ardından kuran okuyarak ateşi ondan uzak tutmak isterler. ve okunan kuranlar şefaatini arttırmaktadır. iman ettiğin andan itibaren sende bu koruma altına gireceksin. ve öldüğünde bile arkandan kari-al kuran gönderenler olacak. günahların tel tel dökülecek. kabir azabı senden uzak olacak. bunun kıymet ve faidesini bilsen tüm mülkünü vakfedersin. ama buna gerek yok. tasavvuf çatısı altına gir yeter.

    sana uzatılan allahın ipidir. biz bu ipi sana ulaştıran kişileriz. dünyalık hırsların seni yiyip bitiriyor. buna izin verme. şeyhlere galebe çalabileceğini mi düşünüyorsun?. onlar güçlüdür. güçleri allahın gücüdür. onlara teslim olmaktan öte yol bulan var mı?

    aslında sende özel bir kulsun. bunu hissedebiliyorum. burada bir çok kişiye tesir ediyorsun. sen gelsen onlarda gelecek. böylece efendilerimizde sevinecek. allah katında daha itibarlı olacaklar. elbette sende olacaksın. kendine ve şu gençlere yazık etme. politika siyaset fıkıh bunlar dünyalık işler. süluk'un bir esası vardır. esas olan allahtır. allaha ulaşmanın yolu ise bir tevbeden bir teslimiyetten geçer. bu güce inan!.... bu güç olmasa milyonlarca insan tasavvufta tutunabilirmiydi? bu bir çekim kuvvetidir. bu bir ilahi kuvvettir. bu bir kudrettir. bu kudret ise efendilerimizin kudretidir.
    bana bu satırları yazdıran allahtır. sana okutanda allahtır. bu bir davettir. birgün icabet edeceğine inanıyorum. ama o güne kadar hiç olmazsa şuradaki gençlerin icabet etmesi için yol aç. seni seviyoruz. gerçek imana gelmen için dua ediyoruz.
    evet bu ve benzeri şeyleri duymak bir tasavvuf halkasına bağlı biri
    olarak beni utandırıyor. defalarca duydum bunları bana allah söylettiriyor
    biz kendimizden birşey söylemiyoruz gibi lafları...

    hele ilmini bırak öyle gel safsatası var ki , bu söz vahametin kaynağı
    aslında... allaha yaklaşmak için kula köle oluyorsun... efendi ne dediyse
    bir hikmetivardır. o hata yapmaz , yanlış asla söylemez... hasbinallah....

    peygamber bedir savaşında esirlere yapılacak muamele konusunda müzakere
    edilirken peygamber efendimizin içinde bulunduğu gurubun kararı uygulanıyor.
    ve ayet iniyor ; (enfal 8/67-68) melalen : ''eğer allah tarafından daha önce konmuş
    bir hüküm olmasaydı , aldığınız fidye yüzünden size büyük bir ceza gelecekti''
    peygamber hatalı karar verebiliyor , ama şeyh efendi veremez öyle ha ?

    allah resülü namaz kıldırırken yanılmış , ashabın ''bir değişiklik mi oldu'' sualleri
    üzerine '' ben ancak bir beşerim , sizin gibi bende unutup yanılabilirim'' diyor
    ( buhari salat 31 ; ayni , umde, C. 2. s. 310) ama şeyh efendi yanılmaz.

    peygamber efendimiz medineye geldiğinde ziraatçilerin , erkek hurma dallarını
    dişilerin üzerine aşarak tozlaştırma yaptıklarını görüyor ve neden yaptıklarını
    sorduğunda '' öteden beribunu yapıyorduk '' demişlerdir. peygamber ''umarım ki
    siz bunu yapmazsanız daha iyi olur'' buyurdu. onlarda bunu terketti. bu yüzden
    hurmalar olgunlaşmadan döküldü ve eksik oldu. durumu allah resülüne ilettiler
    şöyle buyurdu : ''ben ancak bir beşerim , size dininize ait birşey emredersem
    bunu uygulayın , size şahsi görüşten birşey söylersem ben ancak bir beşerim''
    bir başka rivayette '' siz dünyanızın işini daha iyi bilirsiniz'' dedi. ( müslim, fedail
    140-141) allahın resülü yanılıyor ama şeyh efendiler yanılmıyor onların yaptıklarında
    bir hikmet oluyor.... allah resülü ben beşerim diyor aynı sizin gibi bende yanılabilirim
    diyor , ama şeyh efendiler allaha ulaştıkları için asla yanlış yapmaz....

    bu nasıl iştir kafam almıyor...

    ama öle ya zehirli ilim bu , beni aklım zehirliyor aslında , kalbim taş kesilmiş
    sanki o velilerin harkuladeliklerini göremiyorum...

    yok öyle yağma , sultan baba kendisine fıkhi konular geldiğinde kafasına
    göre fetva vermez karaman hocaya gönderirdi , bu işin uzmanı o derdi.
    ilimsiz tasavvyuf insanın imanını götürür derdi. cihatsız tasaffuf olmaz
    derdi. islam çoğrafyası kan ağlarken , yalnızca tesbih çekmekle islam
    devleti kurtulmaz sizde kendinizi kurtaramazsınız derdi.

    allah onlardan razı olsun mehmet zahid kotkuda öyleydi. siyasetin
    en koyusunu yaptı , ümmetin kurtuluşu için projeler üretti , kendini
    ve talebelerini bir camiye kapatıp hapsetmedi. d8 ler kurulduysa
    bunda en büyük pay muhakkak onundur.

    filistinden hergün şehit haberlerigelecek , ırak yanıp kül olacak ,
    şeyh efendi gelecek , seni kurtaracak , kabir azabını dindirecek.
    neden sen ona bağlandın , onun verdiği tesbihi çektin , şalvar
    giydin... 12 yaşında ki sabiler b16 bombardıman uçaklarıyla cayır
    cayır yanarken , hatme yaptın.

    tasavvuf bir ahlak öğretisinden ( buna takvada diyebiliriz ) bir
    bilinçlenme ve eğitim kurumundan öte birşey değildir ve bu öğretini
    içine siyasette girer cihatta hatta beşeri ilimlerde...

    cihattan , ilimden yoksun bir tasavvufuf anlayışı oryantalislerin
    şer güçlerin fitnesinde boğulmuş , islamın özünü zedeleyen
    birkurumdan başka birşey değildir. layt islam asıl işte budur !
    "yolda yürürken eğer ayağınız taşa takılırsa siz yine amerikaya küfredin." (humeyni)

  14. #34
    iyyake nağbudu ve iyyake neste'in : yalnız sana ibadet ederiz ve yalnız senden yardım isteriz. ( Fatiha )

    "De ki: Allah bana yeter. O`ndan başka ilah yoktur. Ben sadece O`na güvenip dayandım. O, yüce Arş`ın sahibidir." (Tevbe 9/129)
    "ey ruhumun ışığı !
    ruhlar bölük bölük ayrılırken senin ruhunu benimkiyle aynı bölüğe yazmışlar" f.o.

  15. #35
    Kimileri var ki gündelik hayatındaki en ufak bir değişiklikte dahi şeyhine sorar...

    Evimi boyuyacağım hangi renk olsun?

    Çocuğum oldu adı ne olsun?

    Şunu bunu yapacağım yapayım mı?

    Ve daha bir çokları...

    Bize sormayın bizden önceki alimler her konuya en açık şekilde fetvaları vermiştirler.Açın okuyun demelerine rağmen bunu yaparlar

    Sanki şeyh hoca fetvamatik
    ...

    Şeyhim söylemişse kesin doğrudur.

    Hayır,
    Şeyhin doğru söylemiş olabilir ama kesin olamaz
    Herşeyin en doğrusunu Allah bilir...

    Öyle müritler varki şeyhinin ağzından çıkan her söz hikmet fışkırır.
    Onun şeyhi yüz yılın velisidir başka velinin söylediği onunkinden hikmetli olamaz...
    Tamam tarikatta adaptandır müridin mürşidini büyük görmesi hürmet beslemesi ama ondan ötesi yok diyemez kimse... Allah muhafaza sonu kötü olur.
    Rabbim bu gibilerini ıslah etsin şeyhine tapanları ona ismet sıfatı atfedenleri...

    -Bizim cemaatten hocalar rüyasında görmüş...
    Eee ne olmuş.
    Ecevit imanını kurtarmış diyorlar...

    Sübhanallah bin kere sübhanallah...

    Kişinin imanını ancak Allah bilir senin hocan nasıl fark etmiş bunu...Ya rüyada ki iblis ise ne olacak?

    ... cevap yok

    -Efendi yaşayan son büyük alim ondan sonra elbet alim gelecek ama onun gibi büyük bir alim gelmeyecek...

    Sübhanallah milyon kere sübhanallah...

    Kim dedi şeyhin mi dedi benden başka büyük veli yok
    yoksa bunuda mı hocalarınız rüyada görmüş...

    niye sizin şeyhiniz bu rüyaları görüpte size anlatmaz
    O kadar sohbetini okudum şeyhinin birinde ben peygamberi rüyamda gördüm yada şu veliyi bana size söylemem için şunları dedi dediğini duydunuz mu?
    Ama ne hikmetse hocalarınız pek bi ermiş...

    Efendin diyor son zamanlarda ilim öğrenmiş hocalarımız var çok güzel ilim öğrenmişler ama olmayan bir çok şeyi söylediklerini duyduk...
    İlim öğrenmekle alim olunmuyor.

    Erkek müridlerden ne duyuyorsanız inanınki kadınlarda iki katı vardır.
    Şeyhine rabıta yapan nice kadın müridler var.
    En basit meselede dahi ne bir ayet bilir nede hadis...Onlar için her zaman hoca öyle demiştir. Aslında hocanın anlattıklarının ayet ve hadis olduğunu bilmez...


    Bir tanıdığım anlatıyor.

    -Mürşide itaatin gerekliliği konusunda ders alıyoruz öyle şeyler var ki şaşırdım.

    Öyle sahtekarlarda var ki kendine bu itaat sayesinde Tarikat A.Ş kurar...Müridlerini kendine köle yapan sözde mürşidler...
    Hiçbşer vasfı yok birilerinin gelip kendisinden birşeyler dilemesi haricinde...(Tanıdığım burada bahsettiğim şeyhlerden beri)

    Allah böyle şeyhleride ve yine şeyhini dilek kuyusuna çeviren müridleride ıslah etsin...


    "Her kim Allah'a tevekkül ederse Allah ona kafidir." (Talak/3)

    "Allah size yardım ederse, artık sizi yenecek yoktur.Sizi yardımsız bırakırsa ondan sonra size yardım edebilecek kim vardır?Ve müminler ancak Allah'a tevekkül etsinler""(Ali imran/160)

    "Müminlere yardım etmek bizim üzerimize hak olmuştur" (Rum/47)

    "Şüphesiz peygamberlerimize ve iman edenlere hem dünya hayatında hem şahitlerin şahitlik edecekleri kıyamet gününde yardım edeceğiz (Mümin/51)

    Bize Allah'tan başka kim yardım edebilir?
    Hakiki yardım eden ancak Allah'tır.
    Rabbinizden dileyin...

    Neden şeyhinden yardım diliyosun?
    O Allah dostudur.Keramet sahibidir.
    Allah dostundan keramet mi diliyorsun?
    Hayır
    Peki ne?
    Ben günahkarım o Allah dostu bana yardım eder.
    Tövbe et Rabbinden iste..Bilmez misin rabbimin ne büyük bağışlayıcı olduğunu?

    Bir çok tarikatlı ne yazık ki tarikatın ne olduğunu bilmeden tarikat içersinde bulunuyor.
    Tarikat olmadanda müslüman olunur tarikat olmadanda büyük derecelere ulaşılır.

    Daha neler var neler tevessülle bile uzaktan yakından alaksı olmayan neler var neler...
    ............................................................ .

  16. #36
    Mustafa-elazığ
    Misafir
    Alıntı Taner PINAR tafarından gönderildi Mesajı Göster
    sayın kayıtsız

    Allah c.c. dışında peygamber dahi olsa hiç bir beşeri yardımıma çağırmam. Çağırmıyacağım.

    Resulullah s.a.v. mi o kadar çok seviyorum ki onun getirdiği dini bozmadan, savaştığı ebu cehillerin itikadına düşmanlık yaparak yaşamayı tercih ediyorum.

    Kopan ayakkabı bağımı dahi Allah c.c.' undan istiyorum

    Tasavvuf anlayışının zühd ve takva kısmına sonuna kadar destek veriyor ama şirk konusunda (şıhları yardıma çağırma) kesinlikle düşmanlık besliyorum.

    Selametle..
    Tasavvuf ehlinin şirke karışacağını zannetmiyorum..ama, tasavvuf ehli diyorum dikkat et!

    Her konunun istismarcısı olduğu gibi, tasavvuf istismarcılarıda vardır elbette..lakin; hakiki tasavvuf erbabı, ne ''yetiş şeyhim'' der.. nede, yaradan dururken yaratılmışlardan meded umar...ama şunu yapabilir, kendisi için dua isteyebilir..Erbakan hocam, seçim turlarına başlarken bazı mubarek şahsiyetlerin duasını almak için ziyaretlerine gitmiştir...
    Bu gibi şeyleri,'' bana yardım et'' ''yetiş imdadıma şeyhim'' şeklinde yorumlarsanız, işe başka bir boyut kazandırırsınızki bununda vebali büyüktür..

  17. #37
    Ahmet KARASES
    Misafir
    ebubekir sifil gibi bir sözde alim in ehl-i sünnet adına yazılar yazması hayret verici.

    adamın itikadı büsbütün cehmiyye ve muattıla kaynaklı. ayrıca belirgin bir mürcie etkisi göze çarpıyor. türk milliyetçisi olduğu da çok açık.

  18. #38
    Elhamdulillah.. ELhamdulillah.. ELhamdulillah..

    “Onların hepsini bir araya toplayacağımız gün, ortak koşmuş olanlara şunu diyeceğiz: “Hani nerede o sizin ( (o bir şey) sanıp da ortak koştuklarınız) kuruntusunu ettiğiniz şeyler?”
    Onların kaçamak cevabı şu olacaktır: “Rabbimiz Allah’a and olsun ki bizler müşrik değildik.”
    Bak işte, kendilerini nasıl da yalanladılar. Al­lah’a karşı eş koştukları şeyler kendilerinden na­sıl da uzaklaştı.” (En’am 6/22-24)

    Allah (c.c.)'nun bir mucizesi daha. Hiçbir müşrik, şirk içerisinde olduğunu kabul etmiyor. Üstte olduğu gibi..
    قال الشاعر : ليس اليتيم الذي قد مات والده إن اليتيم يتيم العلم والأدب

+ Konuyu Yanıtla
2 / 2 İlkİlk 12

Yer İmleri

Gönderme Kuralları

  • You may not post new threads
  • You may post replies
  • You may not post attachments
  • You may not edit your posts
  •