+ Konuyu Yanıtla
6 / 1 123456 SonSon
104 sonuçtan 1 --- 20 arası gösteriliyor

Konu: Hüzünlü nâmelerim(iz)

  1. #1

    Hüzünlü nâmelerim(iz)

    Düşündüm ki,içimizdeki hüzne ateş tutan eserleri zikredelim burda..
    Bize özel sayfada bize özel eserler olsun...
    Hadi üyeler hüzne ses verelim
    güzel aşık

  2. #2
    İkimizde acemi birer aşıktık o zamanlar
    Sen yollarda eski bir aşka ağlıyordun
    Bense kendimi usta sanıyordum bu işlerde
    Ve yağmur gibi akıp giden yıllardan
    Geriye ne kaldığını bilmiyordum seni tanıyana kadar
    Ama farkındaydım yinede
    Ne zaman seninle olsam
    Tanıdık bir kuş cıvıltısıyla uyanırdım her sabah
    Şimdiyse kırılgan mektuplar yazıyorum
    Hangi adrese göndereceğimi bile bilmeden
    Malumun olsun ben sende ülkemi sevdim
    Hüzün dolu yağmurlarla taşan boynu bükük nehirleri
    Ben sende yolları sevdim
    Dallarına hiçbir kuşun konmaya bile yanaşmadığı ağaçlarla
    Kaplı yolları
    İkimizde acemi birer aşıktık aslında
    Ne yapacağımızı bilmeden serseri dolaşırdık yollarda

    Ben sende ülkemi sevdim
    Hüzün dolu yağmurları
    Mor kanatlı turnaları yar...

    Ben sende rüzgarı sevdim
    Alıp götüren yılları
    Saklı kalan umutları yar...

    Ne yeminler bozdum
    Geceler büyürken sensiz
    Ne yeminler bozdum
    Yıllar geçerken sitemsiz

    Ne yeminler bozdum
    Tarifi bile imkansız
    Senin için ey karagül

    Ben sende yolları sevdim
    Yüreğinden gelip geçen
    Sevda yüklü katarları yar...

    Ben sende seni sevdim
    Avuçlarken yüzümü
    Yahut dokunurken sessiz yar...

    Nurettin Rençber..Karagül...
    güzel aşık

  3. #3
    ? Melek YAZICILAR kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Tue May 2007
    Konum
    Balıkesir
    İletiler
    1,529
    Blogdaki Konular
    2
    hüzne ses veremem zira kulaklarımda çığlığı
    hüzne kulak veremem zira yüreğimde sızısı
    hüzne kayıtsız kalamam zira hayatımın tınısı
    :)
    ...

  4. #4
    "Sana isyankâr bir haberim var şimdi sonsuzluktan
    Bilki artık soldu,duvarımda sana örülmüş erguvan
    Sen asırlar boyu yaşa yaşayabildiğince ne çıkar
    İçimin mezarlarında binlerce kez öldün nuveybâ"
    alıntı
    güzel aşık

  5. #5
    el kaldırmadıgım taksi binmedıgım otabüs kalmadı bu şehirde
    Ama gidemedim şehrin ötesine
    Sebebim sendin
    Sebebsizdim...

    Hava pusluydu hava soguktu
    Köşedeki lale agacı yapraklarını sarartıp duruyordu
    Hazinliydi,Hüzünlüydü
    Yüzündü....

    Sende doktun gittin ya yüzünü
    Tam tamına 8 mevsım gecırdım sensız
    Tam tamına 4 bahar gectı
    Sevgısız..
    İki tanesi ''ilk''lerdendi..
    Gerisi Hüzün bozgunu sarı...


    Küçük bir (Ç)alıntı...:)
    Bir Halifemiz olsa ne güzel olurdu!

  6. #6

    fazla söze ne hacet // yahut eksik söze...

    Düşlerde sevdim seni söyleyemedim
    Sessiz öptüm nefesini söyleyemedim

    Sana ben şiirler sözler büyüttüm
    Sana ben baharlar yazlar büyüttüm
    Sana ben hummalı gizler büyüttüm
    Söyleyemedim

    Şarkılar yazdım sana okuyamadım
    Hep yanımdaydın oysa dokunamadım

    Sana ben hayaller düşler büyüttüm
    Sana ben gözümde yaşlar büyüttüm
    Sana ben hummalı aşklar büyüttüm
    Söyleyemedim


    Söz : Cevdet Bağca
    Müzik : Cevdet Bağca


    Hüseyin Turan sesinden...

    hayaller büyütüp hayallerinde kaybolmuşken
    Sadece boşluk varmış onun acısı var şimdii...

    Sana hiçbirşey demezken sessizliğin kuytuları sarsın seni...


    güzel aşık

  7. #7
    .:EyvAllah:. Selman TOKLU kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Thu Jul 2007
    Konum
    Balıkesir
    Yaş
    36
    İletiler
    1,127
    çaresizlikler yumağına sarılmış bedenimden dökülebilecek
    en derin ahlarla sana bu yazım..
    uykusuzluğumun nöbetini tutuyorum yine..
    gözlerim kara duvarlarda volta atıyor..
    soğuk bir sessizlik gırtlağıma dolanan düğümleri çoğaltırken,
    hayallerim musalla taşında meftalaşıyor..
    ezikliğine dayanamıyor ruhum..
    şimdi aşkına tövbe çekiyorum..
    ben’sizliği kiralayan düşüncelerine yumruklarımı sıralıyorum..
    çekiyorum sevgimin tetiğini..
    kalbimi namlunun ucuna hedef gösterip,
    o korktuğun sevgimle vuruyorum kendimi!


    yine aylardan kasım
    hüzün deryasının en dibinde
    alabildiğine suskun çığlıklarım!
    http://img217.imageshack.us/img217/9784/126tm1.gif

  8. #8
    ... Kübra YILMAZ kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Sat Jul 2006
    Konum
    tek suçu;büyük şehir...
    İletiler
    3,129
    Blogdaki Konular
    3
    Yolcu olmak değil de

    Yola çıkmak zordur belki de

    Dil lâl,

    Vakit dar,

    Ve lakin gidecek çok yolumuz var!

    Henüz görülmeyen yollar

    zaman çabuk geçiyor

    Hoş geldin Kasım :)
    Sosyofobi..

  9. #9
    .:EyvAllah:. Selman TOKLU kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Thu Jul 2007
    Konum
    Balıkesir
    Yaş
    36
    İletiler
    1,127
    mavi, uzun, sonsuz bir gecede
    geniş zamanlarda kayboldu rüyalarım
    gölgesi kaldı içimde yıldızların
    şimdi bir özlem oldu sessizliğim


    ıslak, karanlık, yalnız bir hayalde
    damlıyor gözlerim mavi yüreğime
    acısı kaldı içimde dağların
    şimdi bir yokluk oldu uzaklığın


    hüzünlü, ucu yanık türkülerde
    arıyor gözlerim yitirilmiş yılları
    sızısı kaldı içimde sessiz türkülerin
    şimdi bir sevda oldu yalnızlığım
    http://img217.imageshack.us/img217/9784/126tm1.gif

  10. #10
    ..:: Ukde ::.. Mustafa AYDIN kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Thu Oct 2006
    Konum
    Melekler şehri..
    İletiler
    2,471
    Blogdaki Konular
    2

    Umutvari dakikalar akarken mutlu saatlere,

    Aşk kırıntılarım beklerken sevda duraklarında,

    Gözlerim hayaline takılıp kalırken bakışlarında

    Ve sen geçerken medcezir misali titreyen ellerim başımda..

    Çöllerin sıcaklığı kasıp kavururken günleri,

    Vuslata kavuşmanın hayali ile yürüyorum yalınayak gül yağmış sokaklarında..

    Herşey yaşanmış değil arkası var daha bu hikayenin...

    En mutlu sahnelerin çekildiği günler olacak bu filmde...
    Aşk şehidi..

  11. #11
    .:EyvAllah:. Selman TOKLU kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Thu Jul 2007
    Konum
    Balıkesir
    Yaş
    36
    İletiler
    1,127

    єℓνє∂α ∂єякєη



    hayatın neresine konulurduki?
    o kendisi acısına benzemeyen "nokta"


    neyi geride bıraktığımdan habersiz
    söz verilmiş tövbelere teslimim!
    sorma nefesim neden bu denli sessiz!
    ben:herkesin bildiği kadar nedensiz
    ben kendimden geçtiğim kadar benim...


    susup dinlediğim kadar değil
    yaşayıp ağladığım kadar büyüdüm...
    ve ne kadar da tanıdık değil(!)
    bu "kendim"e atılan düğüm...


    ah hayat!sevmiştim seni oysa...
    susmak tek yakışan...bu korkunç ayrılığa...


    haykırıyorum hayat!yalnızlık değil bu!
    yüzümün karanlıkta kalan yarısı bu...
    kaç pişmanlık bir helallik eder!
    kahrolmuş yüreğimin en titrek noktası bu!


    bırak aksın gözümden "hüzün" denilen
    kendime "ben" bile diyemiyorken...


    sıkıştırılmış bir dizeyim aslında...
    sığayım diye hayatın
    dar,keskin kenarlarına!


    bundandır belki
    büyüyüp büyüyüp çocuk kalışım,
    ve kimbilir,en çok susarak
    hiçkimseye "hiçbirşey"i anlatışım...


    kim alabilir ki tereddütsüz eline
    en ölümcül en ölümlü makası
    doğmanın beterliğini dolayıp diline
    kim parçalayıp da açabilir
    "hayat(!)"ın daralmış kenarlarını!


    koyverilmiş bir cesedim bilirim...
    istersem sığmayayım taşayım
    bu tabutun kokusuz tahtalarından...
    istersem yerlere düşüp yaşayım
    görürüm önümü parmaklılardan!


    yokluğum size kalsın gidiyorum diyerek
    topraktan olanı toprağa vermek gerek!!!


    http://www.fileden.com/files/2007/7/...1%5D...%21.mp3

    :::αℓιηтι:::
    http://img217.imageshack.us/img217/9784/126tm1.gif

  12. #12


    "Yalnızım çünkü sen varsın"

    "gel" desen gelirdim
    gittiğin uzakta bendim
    dağ gibi bir ihanetten düştüm
    bu kendime son gelişim

    ölümbaz öpüşler kusuyorum ceplerime
    kendimi suçüstü yakalıyorum
    ve kentsizliğimin isimsizliğini
    Araz'a uyak düşüyorum
    gözlerime senden düşler sürüyorum
    ıslak bileklerim kan bayramına yatıyor
    bana en büyük tehdit yine ben oluyorum
    sonra bir durağa yaslanıyorum
    sonra bir kente
    ve sen gidiyorsun
    ben kanıyorum
    diyorlar ki "kendini dinleme hiçbir şey söylemiyorsun"
    oysa "gel" desen gelirdim biliyorsun

    yorgun Haliç'e biraz inat
    biraz ihanet bırakıyorum
    ellerinden bir tedirginliği bir tehdidi avuçluyorum
    aklıma düşüyorsun
    düşüyorum
    düşünce
    üşüyorum
    azgın hüzünlerle körlüğüme göçüyorum
    ayrılığın saati kaç geçiyor bilmiyorum
    yalanlarımla bir hiçlikteyim
    beni içinden kaç

    bu kentte her yağmur kendini ağlar
    aklıma düşsen yalnızlık oluyorum
    ağzımdaki uykudan öpmüyorsun nicedir
    nerde kimi üşüyorsun
    artık kendini yakan bir ateşim
    kendimize birbirimizden düşler yapamıyoruz
    şimdi boş duraklara yaslanıyorum
    boş kentlere
    oysa "gel" desen gelecektim

    gün düşlerime dönüşlerimde
    bakışın içiyor beni gözlerimden
    gövdemi düşürüyorum güz yavrusu duraklara
    uzaklığına uzanıyorum
    sevdiğin sonbahar geçiyor üstümden
    ama artık hiçbir göğü içmiyorsun dudaklarımdan
    yıkılıyorum şarkılara
    "kimseler biliyor"
    yalnızlık dostumdu
    şimdi korkum oluyor
    oysa "gel" desen gelecektim

    artık her şey kımıltısız bir geceye dönüşüyor
    güz artığı saçlarımda oynaşan sensizlik
    göz karana yenik düşüyor en korkak yanlarımdan
    kendimi yitirdikçe sana gidiyorum
    göbek çukurumda sobelere karanlık uyutuyorum
    düş satıcısı ispiyoncu bir ihtiyarın insafına kalıyorum
    uysal yalnızlıklar satın alıyorum
    gülüşümle ödeyerek
    ve içimde yalancı bir katil taşıyorum
    yeni utançlar biriktiriyorum eski günahlarıma
    cüzamlı ruhlar cehennemine gidiyorum ben
    kirli sözlerimi temize çekme
    oysa "gel" desen gelecektim

    gözlerim ihanete ihbar taşıyor
    kuşkulu bir cinayeti fısıldıyor kaşlarına
    sözü namluna sürmelisin şimdi
    en yaralı yanımdan vurmalısın beni
    çünkü uçmak düşmeyi göze almaktır

    avlunda bıraktığım az kullanılmış intiharları deniyorum
    ne vakit nikotinli ellerinden yola çıksam
    susuşuna kan döküyor gözlerim
    sen gözüne çiğ kaçtı sanıyorsun
    oysa bilmelisin Araz'ım
    kimsenin içi görünmez
    ve hiç bulamadıklarını
    asla yitiremezsin
    bak şimdi aramızda sessiz kalıyor
    söylenecek bütün sözler

    her sabah akşam oluyorsun
    alnından ellerine damlıyorsun
    yüzündeki yağmurla iniyorsun kente
    içine dert oluyorsun kentin
    dışına yağmur
    yüreğinde dağılıyor kristal şehirler
    duvarların kan öksürüyor
    ve sen
    başkalarının gözlerini
    yüzümde aramamayı öğreniyorsun
    beni bir durağa yaslıyorsun
    beni bir kente
    gidiyorsun
    oysa "gel" desen gelecektim

    susmak en inatçısı olmaktır yalnızlığın
    en susmakta neydi öyle
    sen en dinlerken
    biliyorum Araz'ım
    insan kendini bulmamalı, hep aramalı
    gittiğin yerden başlıyorum öyleyse
    gece cinnetlerimi de alıp yanıma

    denize bakmayı bilmeyenler
    bir gün mutlaka boğulur
    işte bundandır gözlerinden kaçışlarım

    siz hiç yar saçının bir telinden kendinize gurbet yaptınız mı

    ben şimdi gurbetim
    içimde taşıyorum
    heba olsa da senlerce yılım
    oysa "gel" desen gelecektim

    ömrümden düşürdüğüm sol anahtarlarına takılıyorum hep
    ve hayat yüklü kamyonlar geçiyor üstümden
    şairler ölüdür derler
    inanmıyorum


    en karanlık ceketimi giyiyordum
    ışığa kördüm çünkü
    şimdi ise güneşe ilerliyorum
    dirilmek için

    kimliği paslanıyor eski bir anarşistin
    gecenin kör gözünden utanıyorum
    hadi bana en militan kelimelerle saldır
    batır içime cümlelerini
    beyhude bir dehşet bırak
    hak ediyorum

    gizlilikten ölmek üzere olan bir akrep sızıyor içime
    can kaybından ölüyorum
    cenazemde namaz kılacağım
    zan altındayım
    yalanıma inanıyorum

    yorgun söylentiler kanıyor solgun yaralarımdan
    kırılır mı bilmem hüznümde taşıdığım kin
    kinim kendime
    susuşum sana
    küsüşüm tüm dünyaya

    üstü kalsın ihanetimin
    "gel" desen gelecektim

    yine bir tren geçiyor içimden
    sen kesiliyorum gülüşümün karşılığı
    saçların bir rüzgarın öyküsünü taşıyor
    görmüyorum söylemiyorsun kırılıyorum
    hiçliğimin etleri yolunuyor şizofrenik bir gecede
    sana bir öykü çıkarıyorum ağzımdan
    süsle beni ey aşk
    geçtiğin yerleri öpüyorum

    yarısı yanık bir aşkın küllerini taşıyorum
    dişlerindeki nikotin tadı terkimde
    sirenler ve ateş hatları içip
    sesini peydahlıyorum kendimden ve kentimden
    ıslak ceplerimi buluyorum el yordamıyla
    yasadışıyım
    tutukla beni gözlerimden

    kalemim bitti yitirdi şiirini şuur
    öldü kanımdaki mürekkep balığı
    solumdaki sise intihar etti intiharlar
    bir aşkı kaça katlayabilirdi ki ezik bir yürek
    yaşamak için geç bir zaman
    ölmek için ise erken

    çok davullu bir senfoni sürçüyor
    dikiş tutmaz ayrılığımda
    kirpiğinden yapılma bir darağacına
    geceyi asıyorum
    yoksun
    bu yağmurlar ıslatmıyor beni
    bir durağa yaslanıyorum sensiz
    gidişinin en sessiz harfinden yırtılıyorum
    "gel" desen gelecektim oysa

    kulaklarımdan bordo denizler dökülüyor
    şimdi herkes biraz sen biraz acı
    göğsümde bir vagon
    gizli sözler batıyor
    fırtınalar çıkıyor üstüme

    şakağımda
    intihar acemisi bir şairin
    delilik provaları
    arkandan uluyan kapılardan
    söküyorum kokunu
    yokluğunu kokluyorum
    yokluğunu yokluyorum

    çöz gözlerimi senden hadi
    ücranda yak bakışımı
    gözlerine bekçi sevdam
    dünden ve senden kalmayım

    içine her düşen
    kendi keşfi sanıyor seni
    oysa sen
    melekleri bile kıskandıracak kadar kendinsin
    ve kendini acıtmak istiyorsun
    ama güller kendine batamaz
    bilmiyor musun
    "gel" mi diyorsun

    herkes kendi gördüğüne bakar
    peki hayatın rüzgarında kime yelkeniz
    kıpırdamadan duramayız bir aşk boyu
    hadi en kanadığımız yerden susalım
    "gel" desen gelirdim
    "git" dedin ve gittin

    Aşka...
    Rüzgara...
    Ayrılığa...
    Zamana...

    eyvALLAH...



    Kahraman Tazeoğlu



  13. #13

    Gel ‘aşk-ı yar’ eylediğim…



    Gel ‘ben’ bildiğim

    Zaman sensizlik
    Saat; yalnızlığı ‘sen’ geçiyor.

    Her hecesi ‘sen’ kokan özlemler biriktiriyorum içimde
    Ve gözlerime sığınmış, yüreğimde saklanmış sessizliğin.

    Yalnızlık değil çığlığım, yokluğun sebebim…

    Oysa ben, varlığının sesiyim
    Yokluğunun hüznüyüm
    Ve sana adanmış özlemlerin en kuytusuyum…

    Ah bu uzaklar…
    Sana beni, bana seni uzak eyleyen yollar
    Tükenmiyor bu yokluklar.

    Ben ki,
    Yanındayken bile sana özlem dolu
    Yüreğine tutsağım.

    Gel ‘aşk-ı yar’ eylediğim…

    Sensizliğe alışmak yerine sen’li zamanda kaybolmayı istiyorum.
    Şimdiki zamana uyarlamak istiyorum ‘seni’
    Ve özlemin, varlığında anlam olsun istiyorum
    Seni yaşayan benliğime…

    Ve şimdi,
    Zaman sensizlik
    Saat; yalnızlığı ‘sen’ geçiyor…

    Lakin,
    Yüreğine uzak düşen yüreğim seni yazıyor zamana
    Zaman ki sensiz bir asır, seninle bir an ‘bana’.

    Ve ben yine
    Özledim, çok özledim…

    Gel ömrüme ‘şans’ dediğim…

    Gathering
    güzel aşık

  14. #14

    Hüzün...



    Adı hüzün olsun bu gerçeğin...
    Ayrılığın tekil sızısını hissetmenin…
    Ve senden sonraki yaşantımın,
    Adı hüzün olsun!
    Öteki renklerini aldığın,
    Tek mevsimlik dünyamın,
    Ve senden bana kalanların,
    Rotasız başlayan yolculuğumun,
    Her limanda yüzleştiğim sensizliğin,
    Adı hüzün olsun!
    Bir türlü gelmeyen geleceklerin,
    Bir yarısı sende kalacak geçmişin,
    Ve her gün biraz daha kaybolan iyimserliğimin,
    Adı hüzün olsun!
    Gittikçe tuhaflaşan tavırlarımın,
    Azalan hayallerimin,
    Alışkanlık haline gelen sıradanlıklarımın,
    Birbirine benzeyen her günün,
    Adı hüzün olsun!
    Aklımda kalan şarkı sözlerinin,
    Yağan yağmurun,
    Cama dayanmış soluk yüzümün,
    İçimde ağlayan çocuğun,
    Adı hüzün olsun!
    Artık sevmeyeceğine olan inancımın,
    Eksik yüreğimin, göremediğim renklerin,
    Sensizliğin, yarım kalmışlığın,
    Adı hüzün olsun!
    Değişmeyen şeylerin,
    Aynı filmin tekrarlarına benzeyen rüyaların,
    Sadakatini elden bırakmayan gönlümün,
    İçimdeki yalnızlığın, bu yaşantının,
    Ve bu şiirin adı hüzün olsun!


  15. #15
    Alıntı Zübeyde DUYAR tafarından gönderildi Mesajı Göster

    Ve bu şiirin adı hüzün olsun!

    yazarı da Şemsettin Kaya olsun...
    "ey ruhumun ışığı !
    ruhlar bölük bölük ayrılırken senin ruhunu benimkiyle aynı bölüğe yazmışlar" f.o.

  16. #16
    .:EyvAllah:. Selman TOKLU kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Thu Jul 2007
    Konum
    Balıkesir
    Yaş
    36
    İletiler
    1,127




    ey, ahvali her dem hüzne yakın olan yüreğim,
    mevsimin hazan olsa da bahara gebedir günlerin bilesin.
    dökülenler, rüzgar önünde kendini tutamayan yapraklardır sadece,
    iradeni kavî tut; sarsılma …
    hem dökülüp toprağa karışsa da sen’den olanlar ,
    toprak bağrına basar;
    toprak rahmet’in arzda mahfûz olduğu yerlerdendir.
    “gidenin ardından gitmek” değildir yolcunun vasfı,
    gidenin gidişinden ibret almaktır; gidişin resmini suya çizip;
    dönüşlerin resmini nakşetmektir yürek tualine…
    baharın gelişini özlemektir ahvâl-i hazan,
    özlemek ve niyazda daim olmaktır…

    ησктα!


    http://img217.imageshack.us/img217/9784/126tm1.gif

  17. #17
    ..:: Ukde ::.. Mustafa AYDIN kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Thu Oct 2006
    Konum
    Melekler şehri..
    İletiler
    2,471
    Blogdaki Konular
    2





    Kanatları, ruhuna takacaksın ruhuna..
    Korkun kalmayacak süzüleceksin kıyısından,
    Engin denizleri keşfedeceksin..
    Hesabın olmayacak, peşin olacak tüm sözlerin..
    Kederin olmayacak, sevinçlerine bedel bileceksin her birini..
    Bileceksin ki ; katran karası zindanlara değil,
    Pamuk beyazı bulutlara varacak yolun..



    Alıntı..

  18. #18
    elde var hüzün
    hayat;iman ve cihattır. Bu iki değer ve dinanizme, kim sahip olursa, zaferi onlar kazanacaktır.

  19. #19
    .... Ravza AYYILDIZ kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Thu Apr 2007
    Konum
    G.kore
    İletiler
    3,039
    Blogdaki Konular
    3
    hüzün bile tatlıdır,vuslat gelmek bilmeyince...
    AMPÜLLERİ SÖNDÜRÜNÜZ!
    ELEKTRİĞE %65 ZAM!

  20. #20
    Kısıtlanmış Üye
    Giriş
    Thu Jul 2007
    Konum
    İstanbul
    Yaş
    25
    İletiler
    1,687
    Blogdaki Konular
    5
    Hicran Gülleri

    Ellerimde, hicran gülleri
    Ve yosun tutmuş, yalnızlığım
    Canlandırırken, buğulu camlar hayalini
    Ah, benim vefasızlığım
    Ellerimde, Hicran Gülleri
    Ve onun, içimi acıtan dikenleri

    Hüzünle aşındırıyor dalgalar, sahili
    Ve yüzüme vuran, yağmur taneleri
    Ah o, saçlarının ilmek ilmek olmuş hali
    Ey yalnızlığımın, en kuytu köşesi,
    Bir ses vermiyorsunuz artık, değil mi?
    İçimi acıtıyor sunuz hâla, Hicran Gülleri

    Nisan rüzgarlarının, eşsiz melodisi
    Vapurun kalabalık içinde, ağır ağır limanı terk edişi
    Beynimi kemiriyor, şimdi
    Motorunun, ürpertici sesi
    Bir ben ve kırılan umutlar,
    Ve hatıraların, insan beynine kazınışı
    Hiç bu kadar bedbaht olmamıştı
    Otobüs yolculukları,
    Ve hâla, yokluğunun içimi burkuşu
    Ah şu ayrılıkların, hazin buseleri
    Sizde mi soldunuz, yalnızlığımı perçinler gibi
    Hicran Gülleri

    Yarım kalmış sigara ve kahve kokusu,
    Ve yolların, uzayıp giden gamsızlığı,
    Ey gecenin simsiyah boşlukları,
    Sende mi kaybettin, mehtabın o eski ışıltısını
    Yollar ve uzayıp giden zifiri geceler
    Yalnızlık ve yarım kalmış sevgiler
    Ve balkonda yaprakları solmuş, Hicran Gülleri

    Ersen Devrim Şimşek
    [SIGPIC][/SIGPIC]

+ Konuyu Yanıtla
6 / 1 123456 SonSon

Tags for this Thread

Yer İmleri

Gönderme Kuralları

  • You may not post new threads
  • You may post replies
  • You may not post attachments
  • You may not edit your posts
  •