7 sonuçtan 1 --- 7 arası gösteriliyor

Konu: tarihi gerçeklerden notlar

  1. #1
    Eser GEDİK kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Fri Dec 2006
    Konum
    vatanın her karışı
    Yaş
    30
    İletiler
    2,784
    Blogdaki Konular
    5

    tarihi gerçeklerden notlar

    Okuduğum tarih kitaplarından edindiğim izlenimleri bu konuda paylaşacağım öncelikle bu tarihimizde yaşanan olayları günümüzle kıyaslarsak ne çok benzerlik ve ileri görüşlülük olacağını hep birlikte göreceğiz..şimdi kendimizi tarihin akışına bırakalım ve hep birlikte olayları tahlil edelim..

    Sulltan II.Abdulhamid büyük devletlerin osmanlı develti üzerindeki emellerini hatıralında ibretli bir şekilde şöyle özetler..



    " Bizi her şeyden fazla felakete iten ,büyük devletlerin entrikalarıdır.Bu devletler tabiyetimizdeki milletleri,arka arkaya isyana teşvik etmek suretiyle bizi her sene
    daha fazla sıkıntıya düşürmektedirler.Her sene bu uğurda , hiç faydasız sarf ettiğimiz milyonlarla ne kadar lüzümlü işler yapılabilirdi.

    Fakat bu büyük devletler (avrupa devletleri) geniş toprakalra yayılan imparatorluğumuzu inşa etmek için ne zaman bıraktılar ne de sukünet
    yine bu sebeble halkımız geliştirmek imkanıda bulamadık.Zayıf kalmamızın sebebide budur.Bize hiç olmazsa,on senelik bir sulh zamanı tanınsaydı,japonların o kadar methedilen terakkilerine biz de muvaffak olabilirdik.Onlar avrupalıların pençelerinden uzak olduklarından,bize nazaran bahtiyardırlar,emniyet iiçinde yaşamaktadırlar.Maalesef biz,Avrupalı sırtlanların geçiş yerine çadırmızı kurmuşuz."



    kaynak:osmanlı büyüklerinden hatıralar- Can Alpgüvenç
    herkes ne söylediğini, nasıl söylediğini bilse. bu işler olmayacaktı sadri abi.

  2. #2
    Eser GEDİK kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Fri Dec 2006
    Konum
    vatanın her karışı
    Yaş
    30
    İletiler
    2,784
    Blogdaki Konular
    5

    cem sultan vakkası

    Dünya saltanatı da verseler..

    "13 mart 1489 da Roma'ya getirilen Cem Sultan papa VIII.innocent tarafından muhteşem bir merasimle karşılanır.sonrasında vatikan sarayına yerleştirilir ve ertesi gün pap tarafından resmen kabul edilen şehzade.kendisinden büyük ilgi gördü.

    Papa sonraki günlerde şehzaadeyle yaptığı görüşmede avrupaya neiçin geldiğini sordu.şehzade ise maksadının buraya gelmek olamdığını rodos şovalyelerinin alıkonularak hapsedildiğini ve tek istediğinin mısıra geri dönmek olduğunu söyleyerek kendisine yardım etmesini söyledi.

    Papa ise eliene geçen bu fırsatı değerlendirmek düşüncesindeydi.Hristiyanlığı kabul ederse kendisini serbest bırakacağını hatta macaristan krallığını bile kendisine vereceğini söyledi.bu teklifi şiddetle reddederek hüngür hüngür ağlayan cem sultan başını gururla kaldırarak.Papaya artık iyice öğrenmiş olduğu fransızcasıyla şu cevabı verdi.

    -Ne günelre kaldık ki , bizi dinimize davet ediyorsunuz ben sizden mısır yolunu istedim,siz ise beni batıl yola sevk etmek istiyorsunuz herkes için kendi dininden gayrisinin batıl olduğunu bilirisniz.Hatta islam dini hak iken siz kendi dininizden dönüp Müslüman olabilrimisniz? Ama değil krallık veya kardinallik yahut papalık,bütün dünya saltanatını verseler,kendi dinimden dönmem.!bu gibi sözler bize acı vermekten başka bir şeye yaramaz.

    Bunun üzerine papa -hristiyanlığa meyilli olduğunuz sandım diyerek özür diledi."




    kaynak:osmanlı büyüklerinden hatıralar- Can Alpgüvenç
    herkes ne söylediğini, nasıl söylediğini bilse. bu işler olmayacaktı sadri abi.

  3. #3
    Eser GEDİK kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Fri Dec 2006
    Konum
    vatanın her karışı
    Yaş
    30
    İletiler
    2,784
    Blogdaki Konular
    5

    Abdulhamid Han ve New york'ta İslamiyet


    Yıldız sarayındaki yazışmalarından ortaya çıkan belgelere göre , Abdulhamid Han ın kendi döneminde Amerikalı bir mühtedi olan Muhammed Webb'eNew york ta islam dininin anlatılması amacıyla bir müessese kurup,gazete ve kitaplar bastırarak neşrediilmesini istediğini

    Bu hususta da Washington büyükelçiliğimiz kanalı ile gizlice mali yardımlarda bulunmuştur.



    kaynak :tarih şuuruna doğru - ibrahim fefik
    herkes ne söylediğini, nasıl söylediğini bilse. bu işler olmayacaktı sadri abi.

  4. #4
    Eser GEDİK kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Fri Dec 2006
    Konum
    vatanın her karışı
    Yaş
    30
    İletiler
    2,784
    Blogdaki Konular
    5





    "bizim gayemiz kuru kavga ve cihângirlik dâvâsı değildir"

    Avrupa

    1.Türkiye
    2.Bulgaristan (545 yıl)
    3.Yunanistan (400 yıl)
    4.Sırbistan (539 yıl)
    5.Karadağ (539 yıl)
    6.Bosna-Hersek (539 yıl)
    7.Hırvatistan (539 yıl)
    8.Makedonya (539 yıl)
    9.Slovenya (250 yıl)
    10.Romanya (490 yıl)
    11.Slovakya (20 yıl) Osmanlı adi:Uygar
    12.Macaristan (160 yıl)
    13. Moldova (490 yıl)
    14.Ukrayna (308 yıl)
    15.Azerbaycan (25 yıl)
    16.Gürcistan (400 yıl)
    17.Ermenistan (20 yıl)
    18.Güney Kıbrıs (293 yıl)
    19.Kuzey Kıbrıs (293 yıl)
    20.Rusya'nın güney toprakları (291 yıl)
    21.Polonya (25 yıl)-himaye- Osmanlı adi:Lehistan
    22.İtalya'nın güneydoğu kıyıları (20 yıl)
    23.Arnavutluk (435 yıl)
    24. Belarus (25 yıl) -himaye-
    25.Litvanya (25 yıl)-himaye-
    26.Letonya (25 yıl) -himaye-
    27.Kosova (539 yıl)
    28.Voyvodana (166 yıl) Osmanlı adi: Banat Asya
    29.Irak (402 yıl)
    30.Suriye (402 yıl)
    31.İsrail (402 yıl)
    32.Filistin (402 yıl)
    33.Urdun (402 yıl)
    34.Suudi Arabistan (399 yıl)
    35. Yemen (401 yıl)
    36.Umman (400 yıl)
    37.Birlesek Arap Emirlikleri (400 yıl)
    38.Katar (400 yıl)
    39.Bahreyn (400 yıl)
    40.Kuveyt (381 yıl)
    41.İranın bati toprakları (30 yıl)
    42.Lübnan (402 yıl)

    Afrika
    43.Mısır (397 yıl)
    44. Libya (394 yıl) Osmanlı adi:Trablusgarp
    45.Tunus (308 yıl)
    46.Cezayir (313 yıl)
    47. Sudan (397 yıl) Osmanlı adi: Nubye
    48.Eritre (350 yıl) Osmanlı adi: Habeş
    49.Cibuti (350 yıl)
    50.Somali (350 yıl) Osmanlı adi: Zeyla
    51. Kenya sahilleri (350 yıl)
    52.Tanzanya sahilleri (250 yıl)
    53.Cad'in kuzey bölgeleri (313 yıl) Osmanlı adi: Resade
    54.Nijer'in bir kismi (300 yıl) Osmanlı adi: Kavar
    55.Mozambik' in kuzey toprakları (150 yıl)
    56.Fas (50 yıl) -himaye-
    57.Bati Sahra (50 yıl) -himaye-
    58.Moritanya (50 yıl) -himaye-
    59. Mali (300 yıl) Osmanlı adi: Gat kazası
    60. Senegal (300 yıl)
    61.Gambiya (300 yıl)
    62.Gine Bissau (300 yıl)
    63.Gine (300 yıl)
    64.Etiyopya' nin bir kismi (350 yıl) Osmanlı adi: Habeş

    Hilafetin bağlı yerler
    65.Hindistan Müslümanları - Pakistan -
    66.Doğu Hindistan Müslümanları -Bangladeş-
    67.Singapur
    68.Malezya
    69.Endonezya
    70.Türkistan Hanlıkları
    71.Nijerya
    72.Kamerun

    Osmanlı donanması'nın degisIk surelerde bulunduğu ülkeler
    73.Fransa
    74.İspanya
    75.İngiltere
    76.Monako
    77.Hollanda
    78.Norveç
    79.İzlanda
    80.İrlanda
    81.Cebelitarık
    82.Danimarka
    83.İskoçya
    84. Myanmar
    85.Japonya


    Osmanlı ordusunun degisIk surelerde bulunduğu ülkeler
    86.Almanya
    87. Liechtenstein
    88. San Marino
    kaynak : tarih hocam
    herkes ne söylediğini, nasıl söylediğini bilse. bu işler olmayacaktı sadri abi.

  5. #5
    Eser GEDİK kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Fri Dec 2006
    Konum
    vatanın her karışı
    Yaş
    30
    İletiler
    2,784
    Blogdaki Konular
    5

    " Hakimiyet bir kılıç yüzünün keskin öpücüğünden dudakları sararmayan adamın kavuşamadığı bir eştir "



    kaynak : Kanuni Sultan Süleyman - Fairfax Downey
    herkes ne söylediğini, nasıl söylediğini bilse. bu işler olmayacaktı sadri abi.

  6. #6
    Eser GEDİK kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Fri Dec 2006
    Konum
    vatanın her karışı
    Yaş
    30
    İletiler
    2,784
    Blogdaki Konular
    5
    tarihler olup bitmiş ve geride kalmış ölü olan bir geçmişle uğraşmazlar;içinde yaşadağımız,hem de geleceğe uzantılara sahip anlamlı olan bir geçmişi inceler

    Ana Maria Alanso
    herkes ne söylediğini, nasıl söylediğini bilse. bu işler olmayacaktı sadri abi.

  7. #7
    Eser GEDİK kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Fri Dec 2006
    Konum
    vatanın her karışı
    Yaş
    30
    İletiler
    2,784
    Blogdaki Konular
    5

    Kıbrıs harekatının mimarı Erbakandır!

    Kıbrıs zaferi, tarihin defterinde başka milletin tanıklığında başka yazsada zaman Kıbrıs Fatihini bulacaktı ve zaman gerçekleri netleştirmeye başladı.



    Yıllardır İngiliz Arşivleri’ndeki belgeleri tarayan tarihçi Doç. Dr. Mustafa Sıtkı Bilgin, 2006’da açılan 1974 senesine ait belgeleri inceledi ve Kıbrıs Barış Harekatı’na ilişkin bugüne kadar hiç dile getirilmeyen bilgilere belgeleriyle ulaştı.

    Doktora çalışması için girdiği İngiliz Ulusal Arşivi’nde tam 10 yıl boyunca çalışan Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa Sıtkı Bilgin, Kıbrıs Barış Harekatı ve sonrasında yaşananlara ilişkin çok ilginç ve bugüne kadar hiç anlatılmayan konuları içeren belgelere ulaştı. “Büyük Güçler, Türkiye ve Kıbrıs Meselesi (1967-1975)” başlıklı TÜBİTAK projesi için 2005 ve 2006 yıllarında altı ay İngiliz Arşivleri’ni tarayan Bilgin, bu önemli belgeleri ilk kez açıkladı...

    Harekatın mimarı Bülent Ecevit değil, Necmettin Erbakan’dı

    İngiliz Ulusal Arşiv belgeleri, kamuoyunda bilinenin aksine Kıbrıs Barış Harekatı’nın mimarının merhum Başbakan Bülent Ecevit değil dönemin Başbakan Yardımcısı Necmettin Erbakan olduğunu ortaya koyuyor. Bu, Ankara’daki İngiliz büyükelçinin, İngiliz Dışişleri’ne yazdığı raporlar ve İngiliz Başbakanı ve kabinesinin konuyu değerlendirirken, oraya katılan devlet adamlarının konuşma tutanaklarından anlaşılıyor. Ecevit’in Londra ziyareti ve Türk ile İngiliz hükümeti arasındaki yazışmalardan da Ecevit’in harekat konusunda isteksiz davrandığı ve savaşa girmeden bir çözüm aradığı görülüyor.

    Yine belgeler gösteriyor ki Kıbrıs Harekatı’nın yapılmasında, icra safhasında Necmettin Erbakan daha aktif ve istekli. Ecevit’in ise savaşa yanaşmadığı görüntüsü ortaya çıkıyor. Dönemin İngiltere Büyükelçiliği’nden giden raporlarda Erbakan’ın Genelkurmay ile aynı çizgide ve harekatın gerekli olduğunu, niyetinin tüm Kıbrıs’ın alınması olduğu belirtiliyor. Erbakan’ın dönemin Genelkurmay Başkanı Orgeneral Semih Sancar ve Türk ordusuna tam destek verdiği de belgelerde yer alıyor.

    Türk istihbaratı bilgi sızdırmadı İngilizler harekat tarihinde yanıldı

    İngiliz Arşivleri’ndeki belgelere göre, İngiliz askeri istihbaratı, Türkiye’nin birinci askeri harekatı 22 Temmuz 1974’te yapacağını öngörmüştü ancak yanıldı. Bu bilgi Savunma Bakanlığı’na ait istihbarat raporunda geçiyor. Türkiye, harekatı 20 Temmuz cumartesi sabahı gerçekleştirdi. Belgeler, Türk Genelkurmay Başkanlığı’nın iç istihbaratının sağlam ve güçlü olduğunu, harekat planlarının dışarıya sızdırılmaması konusunda çok etkili olduğunu ortaya koyuyor.

    Türkiye Kıbrıs’ın tamamını ele geçirse maceraya sürüklenecekti

    Ayrıca İngiliz istihbaratı 14 Ağustos’ta başlayan ikinci harekatla Türkiye’nin adanın tümünü ele geçirebileceği öngörüsünde bulunmuştu. Ancak, İngiliz askeri otoriteleri bunun Türkiye için riskli olacağını zira adanın tümü ele geçirildiğinde Rumların gerilla harekatına girişip Türkiye’yi uzun ve çetin bir maceraya sürükleyebileceklerini raporlarında belirtmişlerdi. Raporlarda ayrıca Türkiye için en doğru stratejinin adanın yarısını ele geçirerek daha sonra bunun siyasi pazarlık unsuru olarak kullanılmasının uygun olacağı değerlendirmesi yapılmış.

    Harekatı durdurmaya İngiliz ordusunun gücü yetmedi


    Özellikle, Rum ve Yunan yanlısı bir siyaset izleyen dönemin İngiltere Dışişleri Bakanı James Callaghan, Türkiye’nin askeri harekatını önlemeyi çok arzu etmekteydi. Türkiye’yi durdurmak için ABD’ye çeşitli defalar ısrarlı müracaatlarda bulunduysa da Amerikan yönetimi, Callaghan’ın bu isteğini hep reddetti. ABD yönetimi, özellikle dönemin Dışişleri Bakanı Henry Kissinger, her fırsatta Türkiye’nin, Yunanistan’dan da Kıbrıs’tan da daha önemli olduğunu ifade etti. Ancak, Callaghan’ı asıl büyük hayal kırıklığına uğratan kendi Genelkurmayı oldu. İngiliz Dışişleri Bakanı’nın Türkiye’yi durdurma konusundaki ısrarlı taleplerine karşı İngiliz Genelkurmayı, ‘İngiliz ordusunun Türkiye’yi durdurmaya gücünün yetmeyeceği’ raporunu vererek Callaghan’ı derin bir sukut-i hayale uğrattı. İngiliz Genelkurmayı verdiği cevapta, Adana’dan kalkan Türk savaş uçaklarının iki dakika sonra Kıbrıs’ta olacağını belirterek İngiliz Savaş gemileriyle Türkiye’yi durdurmanın mümkün olmayacağını ve bir fayda sağlamayacağını rapor etti. Ayrıca raporda, Soğuk Savaş dönemi şatlarında İngiltere’nin böyle bir teşebbüste bulunmasının İngiliz askeri stratejisine uygun olmayacağı ifadesine de yer verilmiş.

    İstihbarat zafiyeti birinci harekatı durdurdu


    Arşiv belgelerine göre birinci Türk askeri harekatının istihbarat zafiyeti nedeniyle durduğu ortaya çıkıyor. Zira belgelere göre Türkiye, Rumların adada yaptıkları büyük silah yığınağından ve sahip oldukları milis gücü ve askeri teçhizattan yeterli ölçüde haberdar değildi. İngiliz Arşivleri, 1968-74 yılları arasında hemen her hafta gerçekleşen ve Rum gizli silahlanmasıyla ilgili bilgiler veren yüzlerce istihbarat raporlarıyla dolu. Türk istihbaratı ise bu Rum silahlanma faaliyetlerinden ancak büyük çapta olan bazılarını tespit edebilmiş. Bu nedenle Türk askeri ilk çıkarmayı yaptığı zaman ummadığı kuvvetli bir Rum direnişiyle karşılaştı.

    İki toplumu aynı adada bir arada tutmak mümkün değil

    Arşivlerdeki belgelere göre dünyada Yunan dernek ve kuruluşları adına ne kadar kurum varsa, örneğin Güney Afrika’daki bir Yunan derneği gerek Birleşmiş Milletler ve gerekse ABD, AET, İngiltere ve Fransa gibi devletlere Türk ordusunun haksız bir işgal gerçekleştirdiğine, bunun illegal olduğuna ilişkin propaganda raporları göndermiş. Türkiye ise kendi haklılığını anlatmak için doğru dürüst bir teşebbüste bulunmamış. Özellikle 1975 yılında Fransa ve Rusya hariç, Avrupa devletlerinin Kıbrıs’ta iki toplumlu bir devlet olması gerektiğine artık düşünce bazında da olsa erişmiş. İngilizler, kendi iç değerlendirmelerinde ‘1963-64-67 olayları çıktı, sonrasında 1974 harekatı başladı. Bütün bunların sonucunda anlaşıldı ki burada iki toplumun bir arada zorla tutulması pek mümkün değil. İki devletli çözümün de artık alternatifli bir çözüm olarak görülmesi gerekir’ denilmiş.

    Yurtdışından destek görmeyince yüzde 2 toprak barajı aşılamadı

    Birinci harekattan sonra Yunanistan eski Başbakanı Kostas Karamanlis’in amcası Konstantin Karamanlis iktidara geldi. İngiliz Dışişleri’ne ait belgelere göre Türkiye ile aslında bir anlaşmaya da çok yaklaşmıştı. 1975’teki görüşmelerde Türkiye yüzde 33 toprak istiyordu, Karamanlis ise yüzde 31’e ancak razı oluyordu. Aradaki yüzde 2’lik pay için anlaşmazlık çıktı, çözüm için arkası gelmedi. O dönemde Türk-Yunan müzakerelerini uluslararası alanda da destekleyecek bir ortam olmadı. Çünkü ABD, Mısır-İsrail savaşına odaklanmıştı, ayrıca Watergate skandalı sürüyordu. İngiltere ise İrlanda’da başlayan olaylarla ilgileniyordu.


    Tartışma gündeme gelmiş ve Rahşan Ecevit cevap vermişti

    Kıbrıs Barış Harekatı emrini kimin verdiği tartışması daha önce gündeme gelmiş, Erbakan’ın “Emri ben verdim” iddiasına Rahşan Ecevit “Bu, bir günde alınmış bir karar değildir. Baskın basanındır, önceden kimseye haber verilmez. Bülent Bey hazırlığını yapmış, Genelkurmay’a sormuştu. Genelkurmay, harekat için hazır olduklarını söyleyince Bülent Bey kararını verdi” yanıtını vermişti. Ecevit, Erbakan’ın sözlerine karşılık “Bülent Bey çok nazikti. Bundan ötürü, ne zaman Kıbrıs Barış Harekatı ile ilgili bir konu gündeme gelse, Erbakan’a teşekkür ederdi” de demişti

    alıntı.
    herkes ne söylediğini, nasıl söylediğini bilse. bu işler olmayacaktı sadri abi.

Tags for this Thread

Yer İmleri

Gönderme Kuralları

  • You may not post new threads
  • You may not post replies
  • You may not post attachments
  • You may not edit your posts
  •