![]() |
|
|
#1 |
|
kRoniK buNaLIM
Kaşif
Giriş: Tue Nov 2006
Konum: cok cok uzaklardannnnn
İletiler: 1,190
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
geldim sana
kanayan bir sarkiydin icimde istanbul,
oysa adinla baslamak isterdim omrumun masalina, sen ol isterdim butun yollarimda, yada butun yollar sana ciksada olurdu ... geldim sana istanbul kabuk baglamaya muhurlu yaralarimla geldim, katik ettim vuslatsiz sevdalarimi acilarima, sadece vurgun yemis bir ben var azigimda ac kollarini ac geldim iste sana ne zaman dussen aklima sakagima dayarsin o efsun gozlerini bozguna ugratirsin tum sevinclerimi oysa butun sozcuklerimi yerlestirdim dilime yinede anlatamadim sana icimdeki seni temize cektim acilarimi, agitlar surdum yaralarimin senli taraflarina, gozlerine ayarladim tum saatleri hadi al, alda yuzunun en kuytu yerine yakistir beni en yorgun yerinden tutundum hep hayatin, en derininden gectim okyonuslarin, en acimasizini gordum yaratilmislarin, hep bir adim gecikilmis sevdalardan gectimde geldim sana, sesine hukumlu yarim kalmis yanlarimla alnimin yazgisi yalnizligimla geldim ac kollarini ac geldim iste sana adina nice siirler tuketmis sairlerin gozlerinden aktim once adim adim gectim kuru dallardan yapilmis hayatlardan, yardan emanet yarali dusler biriktirdim sana ceplerimde mormavisi baharlar, yuregimde bir uclari yanik sevdalar, geldim, geldim iste sana ac kapilarini ac artik bana ............. ......... .....
__________________
Yaşamak Genzimizde Acı Bir Tütsü Artık ... Yenilgilerle Büyüdük Biz Adam Olamadık..... |
|
|
Facebook'ta Paylaş
|
|
|
#2 |
|
byUkala
Giriş: Tue May 2006
Yaş: 28
İletiler: 3,630
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
istanbul uzaklardaysa hep bir fiil gibi , hüzün onun ismine denk düşer...
bir ağıt başlarda susmaz ! zira hiçbir şehre sevgili yakıştırması bu kadar fazla kullanılmamıştır... uzaklarda bir yerde umutsuz şarkılar söyleyen bir sevgilidir o ! kalbinde fetih ve hüzün mefhumlarını taşıyan herkes için bir sevgili ...
__________________
"yolda yürürken eğer ayağınız taşa takılırsa siz yine amerikaya küfredin." (humeyni) |
|
|
|
|
|
#3 |
|
_ALBAY_
SİTE BAŞKANI
|
İstanbul sobeledim seni..
Sokaklarında gerçekleşen amansız koşuşturmaların birinde hiç tereddüt etmeden sobeledim.. Sen henüz Galatada mahmur gözlerini açmadan ben usulca çamlıcanın tepesinden gördüm seni. Pelerinine doladığın Pier Loti den gelen sabah ışıltısı Sütlüceyi aydınlatırken Balatta oluşan suyun şavkı henüz kaybolmamıştı. Üsküdara ulaştığımda seni bana ulaştıran marmaranın gerdanlığı boğazı aşmak için atan yüreğim el emeği boğazın kemeri üzerinden değilde gözyaşlarının çağlayanından bir şirketi hayriye vapuru ile süzülerek yol verdi bana. Ey istanbul ben seni sobeledim... Eminönünde Mısır çarşında kokunu duyduğumda sen hala sabahın mahmurluğunu atmaya çalışmaktaydın Süleymaniye sırtlarında. Bense senin peşinde görkemli sarayının kapısını çalmak için yol almaktaydım gizlice. Gülhane kapısından adımları atmadan önce geriye dönüp baktığımda İstanbula seslenen Kadıköyün Boğasıyla yüzleşmem gerektiğini fısıldadı arnavut kaldırımları kulağıma. Devri Osmanlıda aslımızı her sabah uyandığımızda bize hatırlatsın ki toprağı ve halkımızı unutmayalım diyerek Topkapı sarayına gelen hediyeyi her sabah uyandıpında görebilmek için camının karşısına koyduran padişahı yadettim bir kez daha. İstanbul ben seni sobeledim... Sarayının bahçelerinde can kırıklarım yüreğimden taşarcasına özlemlerimi kelebeklerin kanatlarına emanet ederek ararken seni Beyazıttan bir ses işittim ağlarcasına. altın minaresi ile Sultanahmetin gölgesinde kırmızı kesilen Ayasofyaya avucumdaki ihanetin izlerini silmek için "açıl ey gözyaşlarında boğulan mabet" diye haykırdıktan sonra koşarak sana geldim. sobeledim seni istanbul... Aksarayın Lalelinin kirinden Beyazıtta duramadan yine Fatihin camisine koştuğunu anladığımda sana hissttirmemek için umutsuz takibimi Şehremini'nde yol izni aldıktan sonra Topkapıdan ulubatlıya selam ederek Edirnekapı içersine yokolan Sulukuleden buranın katillerinde nefretimi bileyerek geçtim umudum gömleğimin sol cebinde. Ve İstanbul ben seni sobeledim... Atikaliden Yavuzselime bembeyaz giydirilen yol kenarlarında koşuşturan gülen yüzlü insanların kargaşısını az aştımda Fatihin dizinin dibinden ayrılan seni Çarşambada Efendinin dergahında hiç tereddüt etmeden sobeledim. Asrı Saadetten kopup gelmiş o kalabalığın içersinde diz çöktüğüm yerde bana gösterdiğin şefkatinden sobelendiğini bilsemde seninde diz çöktüğün yerin aynı yer olduğunu bilmek seni sobeletti bana... Ve ey istanbul şunu bilki sen bana sobelendin...
__________________
Gün gelecek bütün dünya Hocama selam duracak!
|
|
|
|
|
|
#4 |
|
holigan
|
Görmemiştim alıntıdır
__________________
Ey düşmanım sen benim ifadem ve hızımsın.Gündüz geceye muhtaç.Bana da sen lazımsın.. |
|
|
|
|
|
#5 |
|
SusKunuM_SaNa.
|
İstanbul yüreğimde kurulu koca şehir
bekle beni sabrın son kertesindeyim ve özlemin zirvesinde sana gelişim ansızın olucak ve gidişim ölümün diğer adı olucak... hissediyorum gelişim yakındır sana en leyal gecelerime gün doğucak en çetin kışlar bile bahara gebe kalacak İstanbul sana gelişim ansızın olucak Murat Canoğlu
__________________
düşersem aklına el aç niyaz et..belki bir su yürür ...içim çöl gibi... |
|
|
|
![]() |
| Yer İmleri |
| Konu Araçları | Bu Konuda Ara |
|
|