+ Konuyu Yanıtla
2 / 2 İlkİlk 12
33 sonuçtan 21 --- 33 arası gösteriliyor

Konu: Hz. Mevlana der ki :

  1. #21
    YA bence kuran-ı kerm le mesnevinin tartısılması bile kura-ı kerıme saygısızlıktır....
    Bir Halifemiz olsa ne güzel olurdu!

  2. #22
    ÖLÜMDE VAR Ahmet ÜSTÜN kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Fri Aug 2007
    Konum
    İSTANBUL
    Yaş
    47
    İletiler
    23
    Sayın Tevfik YAZICILAR İNŞAALLAH deneyeceğim ALLAH a emanet olunuz.

  3. #23
    Merhum Taner PINAR kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Sat Mar 2007
    Konum
    Makedonya
    Yaş
    44
    İletiler
    1,637
    Blogdaki Konular
    6
    Ey Hak Ziyası Hüsameddin, sen öyle bir ersin ki Mesnevi, senin nurunla ayı bile geçti, aydan bile parlak bir hale geldi.

    Ey lütfu, keremi ile umulan, yüce himmetin bu Mesnevi’yi nereye çekmekte? Allah bilir.

    Bu Mesnevi’nin boynunu bağlamış, bildiğin yere doğru çekmektesin.

    Mesnevi, koşup gitmekte... çeken gizli. Fakat görecek gözü olmayan gafilden gizli.



    5. Mesnevi’nin yazılmasına önce sen sebep olmuşsun... artar, uzarsa arttıran, uzatan yine sensin.

    Madem ki sen böyle istiyorsun. Allah da böyle istiyor... Allah, takva sahiplerinin dileğini ihsan eder.
    Evvelce sen, varlığını Allah’ya verdin... karşılık olarak Allah da varlığını sana verdi.
    Mesnevi, sana binlerce şükretmede... ellerini kaldırıp dualar eylemede...
    Allah, Mesnevi’nin diliyle, eliyle sana şükrettiğini gördü de ihsanlarda bulundu, lütuflar etti, keremini çoğalttı.



    YIRTIK CÜBBE 5. cilt
    Fereciye önce fereci denmesinin sebebi



    Sofinin biri bir iç sıkıntısına uğradı, cüppesinin önünü yırttı, ondan sonra ferahladı.

    355 O yırtık cüppeye fereci (ferahlık) adını koydu. Bu lâkap, o kurtulmuş adamdan sonra yayıldı.
    Yayıldı ama safını şeyh aldı, götürdü, halka tortudan ibaret olan adı kaldı.

    Böylece her şeyin bir saf ve tortusuz tarafı vardır, adını da tortu gibi aleme bırakmıştır.
    Kim toprak yemeyi adet edinmişse tortuya yapışmıştır. Sofi ise hemencecik safın bulunduğu tarafa gider.

    Elbette tortunun bir safı vardır der ve gönül, bu delaletle saflığa varır, ulaşır.

    360 Tortu güçlüktür, safı da kolaylığı. Saf, hurmaya benzer, tortu da hurma çağlasına.
    Güçlük kolaylıkla beraberdir, kendine gel, ümidini kesme. Bu ölümden sonra hayata yol var.
    Oğul ferahlamak istiyorsan cüppeni yırt da o saflıktan hemencecik baş çıkarsın.
    Sofi saflığı dileyen kişidir. Sofilik, sof elbiseyle, terzilikle, yavaş yavaş yürümekle olmaz.
    Fakat bu alçak ve aşağılık kişilerce sofuluk, terzilikten ve oğlancılıktan ibarettir.


    Karısını bir yabancıyla yakalıyan sofi

    Sofinin biri, bir gün eve geldi... evin bir kapısı vardı, karısı da bir kunduracıyla içerdeydi.
    Kadın, nefsinin hilelerine uymuş, kunduracıya kul köle kesilmiş, odada adamla buluşmuştu.

    160. Sofi, kuşluk çağı kapıyı sıkıca döver dövmez ikisi de şaşırdılar... ne bir hileye başvurmaya imkân vardı, ne kaçıp kurtulacak bir yol!
    Sofinin, o zamanda dükkânı bırakıp eve gelmesi hiç âdeti değildi.
    Karısından bir şeyler sezinlenmiş, şüpheye düşmüş, bu yüzden o gün mahsus vakitsiz gelmişti.
    Kadınınsa onun, hiçbir defa işini bırakıp o zamanda eve gelmeyeceğine itimadı vardı.
    Fakat nasılsa bu fikri doğru çıkmadı... Allah suçları örter... örter ama cezasını da verir!

    165. Kötülükte bulundun mu kork, emin olma, çünkü yaptığın kötülük bir tohumdur, Allah, onu mutlaka bitirir!
    Birkaç kere, belki yaptığına pişman olur, utanırsın diye örter, gizler.
    O müminler ulusu Ömer, halifeliği zamanında bir hırsızı cellada teslim etti.
    Hırsız, ey ülkenin beyi, diye bağırdı, beni öldürtme... bu, ilk suçum!
    Ömer dedi ki: “Hâşâ, Allah, ilk suçta hemencecik gazaba gelip cezasını vermez.

    170. Lûtfunu meydana çıkarmak için defalarca örter de sonradan adaletini göstermek için cezalandırır;
    Bu suretle bu iki sıfatının da meydana çıkmasını, lûtfunun muştucu, kahrının da korkutucu olmasını diler.”
    Kadın da defalarca bu kötü işte bulunmuştu da kolaycacık işi atlatmıştı... bu iş, ona kolay görünüyordu artık.
    Gevşek ayaklı akıl, testinin daima ırmaktan kırılmadan sapasağlam gelemeyeceğini bilmiyordu ki!
    Fakat bu sefer kaza ve kader, onu öyle bir daraltmış, münafıkı ansızın ölüm nasıl yakalarsa öyle bir sıkı yakalamıştı ki!

    175. Ne yol vardır , ne yoldaş, ne de kurtulma imkânı...(münafık, böyle bir haldeyken) can alıcı melek de gelir çatar, canına el uzatır ya!
    İşte kadın da o cefa odasında dostuyla belâlara uğramış, öylece âdeta kuruyup kalmıştı !
    Sofi, gönlünden, hay kâfirler hay... size kin güdüp duruyorum ama hele sabredeyim.
    Şimdilik bunu bilmezlikten geleyim de herkes bu çanın sesini duymasın, diyordu.
    Hak yolundaki er de size gizlice böyle kin güder... istiska hastalığı gibi kinini yavaş yavaş, azar azar belirtir.

    180. İstiskaya tutulan adam buz gibi her an erir durur... fakat her an, kendisini daha iyiceyim sanır!
    Hani, “sırtlan nerede? Burada yok yahu” diye aranırlar da sırtlan bu söze inanır, bu suretle tutulur, avlanır ya!
    Kadının evinde de gizlenecek bir yer; bir tümsek, bir aralık, yukarıya çıkacak bir yol yoktu.
    Ne bir tandır vardı, oynaşını oraya gizlesin... ne bir çuval vardı, perde gibi önüne gersin!
    Evin içi kıyamet günü arasat meydanı gibi dümdüzdü... ne bir çukur vardı, ne bir tepe, ne de kaçacak bir yer!

    185. Allah bu kıyamet gününü anlatırken mahşer meydanı için “Orada bir çukur, bir tümsek göremezsin” demiştir.

    Kadının hileye sapıp sevgilisine çarşaf giydirmesi ve Allah’nın ‘’Sizin hileniz pek büyüktür’’ dediği gibi kocasınıkandırmak için bahanelere başvurması

    Kadın, hemen çarşafını oynaşının üstüne attı, erkeği kadın şekline sokup kapıyı açtı.
    Çarşafın altında adam, apaçık rüsvay olmuş, görünüp durmaktaydı... adeta merdiven üstünde bir deveye benziyordu.
    Kadın oynaşı için kocasına dedi ki: “Şehir büyüklerinden birinin karısı... malı var, devleti var, pek zengin!
    Yabancı birisi, cahilcesine gelmesin diye kapıyı kapadım.”




    190. Sofi, âlâ dedi... ne hizmeti var,hele söyle de minnetsizce, seve seve yapayım.
    Karısı dedi ki: “Bize akraba olmak istiyor... iyi bir kadın ama içini Allah bilir artık.
    Kızı görmek istiyordu ama tesadüf bu ya, kız da mektepte.
    Fakat ister un olsun, ister kepek... onu canla gönülle gelinliğe kabul ederim dedi.
    Öyle bir oğlu var ki şehirde misli yok... güzel, anlayışlı, çevik, hem de iyi bir geçimi var.”

    195. Sofi dedi ki: “İyi ama biz yoksuluz, perişanız... bu kadının ailesiyse mallı, mülklü kişiler.
    Nasıl olurda bize eşit olabilir? Kapının bir kanadı tahtadan, öbürü fildişinden... böyle şey olur mu hiç?
    Nikâhta iki çiftin birbirine eşit ve denk olması lâzım... yoksa iş bozulur, geçim olmaz!”

    Kadının,o çeyiz kaydında değil,istediği şey kapalı ve namuslu olmasından ibaret demesi,sofinin de bunu gizli tut demesi

    Kadın dedi ki:’’ Ben de bu özrü söyledim, ama o, “Çeyiz filan arayanlardan değilim...
    Biz mala, altına doymuş, imtilâ olmuş, usanmışız... halk gibi hırs sahibi değiliz, mal ve para toplama düşüncesi yok bizde.




    200. Bizim istediğimiz şey, yalnız kapalı, temiz ve namuslu oluşudur. Zaten iki âlemde de kurtuluş, bununla olur.”dedi.
    Sofi, yine yoksulluk özrünü ortaya koydu; bunu gizli kalmasın diye tekrar tekrar anlattı.
    Kadın dedi ki: “Ben de bunu tekrarladım, çeyizimizin olmadığını iyice anlattım.
    Fakat onun inanışı dağdan da sağlam... yüzlerce yoksulluktan bile şikâyet etmiyor.
    Benim istediğim şey namustur, sizden dilediğim doğruluktur, himmettir deyip duruyor.”

    205. Sofi dedi ki: “Zaten çeyizimizi, malımızı gördü... gizli aşikâr başka neyimiz varsa onları da hep görür.
    İşte daracık bir evimiz, bir kişi sığacak kadar bir yerimiz var... öyle dar ki orada bir iğne bile gizlenemez.
    Temizliğe, kapalılığa, namuslu oluşa gelince: o, bunu zaten bilir!
    Kapalılığını, örtülü ve namuslu oluşunu o, önünde de, sonunda da, başında da, nihayetinde de bizden daha iyi bilir, bizden daha iyi görür.
    Zaten kızımızın çeyizi çimeni, aşçısı, işçisi olmadığı meydanda... iyi ve namuslu oluşuna gelince: o, bunu zaten bilir.

    210. Kızın namuslu olduğunu babanın anlatması şart değil ya... nasıl olduğu esasen onca aydın gün gibi meydandadır’’.
    Senin de yanlışın meydana çıktı, rezil rüsvay oldun... bari az söyle; bu hikâyeyi onun için anlattım.
    A dâvada ayak direyip duran, senin anlayışın, hüküm çıkarışın da bundan ibaret işte!
    Sen de sofinin karısı gibi hainsin, kötülükte hile tuzağını kurmuşsun!
    Bu suretle her yüzü yunmadık pis kişiye temizliğini anlatır durursun... kendinden utanır da Allah’dan utanmazsın!


    1140. Bu kalabalığa peygamberlik etmek, dağda kalp aramaya benzer.
    Hiç kimse dağdan, taştan akıl ve gönül aramaz, anlayış ve müşkül şeyleri belleyiş ferasetini istemez.
    Sen ne dersen dağ da sana hemen onu söyler, alaycılar gibi seninle alay eder.
    Bu kavim nerede, bu kavime haber vermek nerede? Cansız bir şeyden kim can ister?
    Sen, bir kadından, yahut paradan haber, verirsen hepsi malını, senin önüne kor.

    1145. Filan yerde seni bir güzel oğlan çağırıyor, sana aşık olmuş dersen bunu anlar.
    Fakat Tanrı’dan bal gibi haber verir, ey ahdına bütün kul, Tanrı’ya gel dersen,
    Bu ölü alemden vazgeç de azık ve kar alemine git. Madem ki baki olmak imkanı var, fani olma diye öğütte bulunursan,
    Senin kanına kastederler. Fakat bu, din ve hüner taassubundan değildir.

    1330 nolu beyti buraya yazamıyacağım.. banlanmaktan korkuyorum..

    evet filiz konbca hanım bize semazen.net adresinden alıntılar yaptığı mesneviden hikayeleri açıklasın.

    ÖZELLİKLE 5.cilt 1330 nolu BEYTİ BİZE AKTARSIN:
    Allah indinde Din İSLAM dır.Kendine başka din ve başka peygamber arayanlara veyl olsun..

  4. #24
    Merhum Taner PINAR kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Sat Mar 2007
    Konum
    Makedonya
    Yaş
    44
    İletiler
    1,637
    Blogdaki Konular
    6
    Ey Hak Ziyası Hüsameddin, sen öyle bir ersin ki Mesnevi, senin nurunla ayı bile geçti, aydan bile parlak bir hale geldi.

    Ey lütfu, keremi ile umulan, yüce himmetin bu Mesnevi’yi nereye çekmekte? Allah bilir.

    Bu Mesnevi’nin boynunu bağlamış, bildiğin yere doğru çekmektesin.

    Mesnevi, koşup gitmekte... çeken gizli. Fakat görecek gözü olmayan gafilden gizli.



    5. Mesnevi’nin yazılmasına önce sen sebep olmuşsun... artar, uzarsa arttıran, uzatan yine sensin.

    Madem ki sen böyle istiyorsun. Allah da böyle istiyor... Allah, takva sahiplerinin dileğini ihsan eder.
    Evvelce sen, varlığını Allah’ya verdin... karşılık olarak Allah da varlığını sana verdi.
    Mesnevi, sana binlerce şükretmede... ellerini kaldırıp dualar eylemede...
    Allah, Mesnevi’nin diliyle, eliyle sana şükrettiğini gördü de ihsanlarda bulundu, lütuflar etti, keremini çoğalttı.



    YIRTIK CÜBBE 5. cilt
    Fereciye önce fereci denmesinin sebebi



    Sofinin biri bir iç sıkıntısına uğradı, cüppesinin önünü yırttı, ondan sonra ferahladı.

    355 O yırtık cüppeye fereci (ferahlık) adını koydu. Bu lâkap, o kurtulmuş adamdan sonra yayıldı.
    Yayıldı ama safını şeyh aldı, götürdü, halka tortudan ibaret olan adı kaldı.

    Böylece her şeyin bir saf ve tortusuz tarafı vardır, adını da tortu gibi aleme bırakmıştır.
    Kim toprak yemeyi adet edinmişse tortuya yapışmıştır. Sofi ise hemencecik safın bulunduğu tarafa gider.

    Elbette tortunun bir safı vardır der ve gönül, bu delaletle saflığa varır, ulaşır.

    360 Tortu güçlüktür, safı da kolaylığı. Saf, hurmaya benzer, tortu da hurma çağlasına.
    Güçlük kolaylıkla beraberdir, kendine gel, ümidini kesme. Bu ölümden sonra hayata yol var.
    Oğul ferahlamak istiyorsan cüppeni yırt da o saflıktan hemencecik baş çıkarsın.
    Sofi saflığı dileyen kişidir. Sofilik, sof elbiseyle, terzilikle, yavaş yavaş yürümekle olmaz.
    Fakat bu alçak ve aşağılık kişilerce sofuluk, terzilikten ve oğlancılıktan ibarettir.


    Karısını bir yabancıyla yakalıyan sofi

    Sofinin biri, bir gün eve geldi... evin bir kapısı vardı, karısı da bir kunduracıyla içerdeydi.
    Kadın, nefsinin hilelerine uymuş, kunduracıya kul köle kesilmiş, odada adamla buluşmuştu.

    160. Sofi, kuşluk çağı kapıyı sıkıca döver dövmez ikisi de şaşırdılar... ne bir hileye başvurmaya imkân vardı, ne kaçıp kurtulacak bir yol!
    Sofinin, o zamanda dükkânı bırakıp eve gelmesi hiç âdeti değildi.
    Karısından bir şeyler sezinlenmiş, şüpheye düşmüş, bu yüzden o gün mahsus vakitsiz gelmişti.
    Kadınınsa onun, hiçbir defa işini bırakıp o zamanda eve gelmeyeceğine itimadı vardı.
    Fakat nasılsa bu fikri doğru çıkmadı... Allah suçları örter... örter ama cezasını da verir!

    165. Kötülükte bulundun mu kork, emin olma, çünkü yaptığın kötülük bir tohumdur, Allah, onu mutlaka bitirir!
    Birkaç kere, belki yaptığına pişman olur, utanırsın diye örter, gizler.
    O müminler ulusu Ömer, halifeliği zamanında bir hırsızı cellada teslim etti.
    Hırsız, ey ülkenin beyi, diye bağırdı, beni öldürtme... bu, ilk suçum!
    Ömer dedi ki: “Hâşâ, Allah, ilk suçta hemencecik gazaba gelip cezasını vermez.

    170. Lûtfunu meydana çıkarmak için defalarca örter de sonradan adaletini göstermek için cezalandırır;
    Bu suretle bu iki sıfatının da meydana çıkmasını, lûtfunun muştucu, kahrının da korkutucu olmasını diler.”
    Kadın da defalarca bu kötü işte bulunmuştu da kolaycacık işi atlatmıştı... bu iş, ona kolay görünüyordu artık.
    Gevşek ayaklı akıl, testinin daima ırmaktan kırılmadan sapasağlam gelemeyeceğini bilmiyordu ki!
    Fakat bu sefer kaza ve kader, onu öyle bir daraltmış, münafıkı ansızın ölüm nasıl yakalarsa öyle bir sıkı yakalamıştı ki!

    175. Ne yol vardır , ne yoldaş, ne de kurtulma imkânı...(münafık, böyle bir haldeyken) can alıcı melek de gelir çatar, canına el uzatır ya!
    İşte kadın da o cefa odasında dostuyla belâlara uğramış, öylece âdeta kuruyup kalmıştı !
    Sofi, gönlünden, hay kâfirler hay... size kin güdüp duruyorum ama hele sabredeyim.
    Şimdilik bunu bilmezlikten geleyim de herkes bu çanın sesini duymasın, diyordu.
    Hak yolundaki er de size gizlice böyle kin güder... istiska hastalığı gibi kinini yavaş yavaş, azar azar belirtir.

    180. İstiskaya tutulan adam buz gibi her an erir durur... fakat her an, kendisini daha iyiceyim sanır!
    Hani, “sırtlan nerede? Burada yok yahu” diye aranırlar da sırtlan bu söze inanır, bu suretle tutulur, avlanır ya!
    Kadının evinde de gizlenecek bir yer; bir tümsek, bir aralık, yukarıya çıkacak bir yol yoktu.
    Ne bir tandır vardı, oynaşını oraya gizlesin... ne bir çuval vardı, perde gibi önüne gersin!
    Evin içi kıyamet günü arasat meydanı gibi dümdüzdü... ne bir çukur vardı, ne bir tepe, ne de kaçacak bir yer!

    185. Allah bu kıyamet gününü anlatırken mahşer meydanı için “Orada bir çukur, bir tümsek göremezsin” demiştir.

    Kadının hileye sapıp sevgilisine çarşaf giydirmesi ve Allah’nın ‘’Sizin hileniz pek büyüktür’’ dediği gibi kocasınıkandırmak için bahanelere başvurması

    Kadın, hemen çarşafını oynaşının üstüne attı, erkeği kadın şekline sokup kapıyı açtı.
    Çarşafın altında adam, apaçık rüsvay olmuş, görünüp durmaktaydı... adeta merdiven üstünde bir deveye benziyordu.
    Kadın oynaşı için kocasına dedi ki: “Şehir büyüklerinden birinin karısı... malı var, devleti var, pek zengin!
    Yabancı birisi, cahilcesine gelmesin diye kapıyı kapadım.”




    190. Sofi, âlâ dedi... ne hizmeti var,hele söyle de minnetsizce, seve seve yapayım.
    Karısı dedi ki: “Bize akraba olmak istiyor... iyi bir kadın ama içini Allah bilir artık.
    Kızı görmek istiyordu ama tesadüf bu ya, kız da mektepte.
    Fakat ister un olsun, ister kepek... onu canla gönülle gelinliğe kabul ederim dedi.
    Öyle bir oğlu var ki şehirde misli yok... güzel, anlayışlı, çevik, hem de iyi bir geçimi var.”

    195. Sofi dedi ki: “İyi ama biz yoksuluz, perişanız... bu kadının ailesiyse mallı, mülklü kişiler.
    Nasıl olurda bize eşit olabilir? Kapının bir kanadı tahtadan, öbürü fildişinden... böyle şey olur mu hiç?
    Nikâhta iki çiftin birbirine eşit ve denk olması lâzım... yoksa iş bozulur, geçim olmaz!”

    Kadının,o çeyiz kaydında değil,istediği şey kapalı ve namuslu olmasından ibaret demesi,sofinin de bunu gizli tut demesi

    Kadın dedi ki:’’ Ben de bu özrü söyledim, ama o, “Çeyiz filan arayanlardan değilim...
    Biz mala, altına doymuş, imtilâ olmuş, usanmışız... halk gibi hırs sahibi değiliz, mal ve para toplama düşüncesi yok bizde.




    200. Bizim istediğimiz şey, yalnız kapalı, temiz ve namuslu oluşudur. Zaten iki âlemde de kurtuluş, bununla olur.”dedi.
    Sofi, yine yoksulluk özrünü ortaya koydu; bunu gizli kalmasın diye tekrar tekrar anlattı.
    Kadın dedi ki: “Ben de bunu tekrarladım, çeyizimizin olmadığını iyice anlattım.
    Fakat onun inanışı dağdan da sağlam... yüzlerce yoksulluktan bile şikâyet etmiyor.
    Benim istediğim şey namustur, sizden dilediğim doğruluktur, himmettir deyip duruyor.”

    205. Sofi dedi ki: “Zaten çeyizimizi, malımızı gördü... gizli aşikâr başka neyimiz varsa onları da hep görür.
    İşte daracık bir evimiz, bir kişi sığacak kadar bir yerimiz var... öyle dar ki orada bir iğne bile gizlenemez.
    Temizliğe, kapalılığa, namuslu oluşa gelince: o, bunu zaten bilir!
    Kapalılığını, örtülü ve namuslu oluşunu o, önünde de, sonunda da, başında da, nihayetinde de bizden daha iyi bilir, bizden daha iyi görür.
    Zaten kızımızın çeyizi çimeni, aşçısı, işçisi olmadığı meydanda... iyi ve namuslu oluşuna gelince: o, bunu zaten bilir.

    210. Kızın namuslu olduğunu babanın anlatması şart değil ya... nasıl olduğu esasen onca aydın gün gibi meydandadır’’.
    Senin de yanlışın meydana çıktı, rezil rüsvay oldun... bari az söyle; bu hikâyeyi onun için anlattım.
    A dâvada ayak direyip duran, senin anlayışın, hüküm çıkarışın da bundan ibaret işte!
    Sen de sofinin karısı gibi hainsin, kötülükte hile tuzağını kurmuşsun!
    Bu suretle her yüzü yunmadık pis kişiye temizliğini anlatır durursun... kendinden utanır da Allah’dan utanmazsın!


    1140. Bu kalabalığa peygamberlik etmek, dağda kalp aramaya benzer.
    Hiç kimse dağdan, taştan akıl ve gönül aramaz, anlayış ve müşkül şeyleri belleyiş ferasetini istemez.
    Sen ne dersen dağ da sana hemen onu söyler, alaycılar gibi seninle alay eder.
    Bu kavim nerede, bu kavime haber vermek nerede? Cansız bir şeyden kim can ister?
    Sen, bir kadından, yahut paradan haber, verirsen hepsi malını, senin önüne kor.

    1145. Filan yerde seni bir güzel oğlan çağırıyor, sana aşık olmuş dersen bunu anlar.
    Fakat Tanrı’dan bal gibi haber verir, ey ahdına bütün kul, Tanrı’ya gel dersen,
    Bu ölü alemden vazgeç de azık ve kar alemine git. Madem ki baki olmak imkanı var, fani olma diye öğütte bulunursan,
    Senin kanına kastederler. Fakat bu, din ve hüner taassubundan değildir.

    1330 nolu beyti buraya yazamıyacağım.. banlanmaktan korkuyorum..

    evet filiz konbca hanım bize semazen.net adresinden alıntılar yaptığı mesneviden hikayeleri açıklasın.

    ÖZELLİKLE 5.cilt 1335-1340 ....1390 a kadar olan BEYİTLERİ BİZE AKTARSIN:


    Beyit numaraları 5 er 5 şer atlıyor sebebi de sanırım rediyelerde verilen rakkamların tutmamasını sağlamak ..

    evet buradan açıkça soruyorum bu beyitleri yayınlama cesaretini gösterebilecek mi Filiz KONCA ??

    mesnevi Şerif ? ten ????
    Düzenlendi: Taner PINAR 19-08-2007 03:38
    Allah indinde Din İSLAM dır.Kendine başka din ve başka peygamber arayanlara veyl olsun..

  5. #25
    Alıntı Ahmet ÜSTÜN tafarından gönderildi Mesajı Göster
    sayın Filiz KONCA abla mesneviyi iyice okumanızı tavsiye ederim. neyi övdüğünüze dikkat edin !!! KURAN varken..

    Ya hu ... mesneviyi kur an yerine koyanmı varki böyle dediniz
    Dünya denge üzerine kurulmuştur dengeyi bulursanız huzuru bulursunuz
    hayat;iman ve cihattır. Bu iki değer ve dinanizme, kim sahip olursa, zaferi onlar kazanacaktır.

  6. #26
    mevlana gibi ALLAH aşkından bir hal olmuş bir insanın veya içinde zerre kadar iman olan insanların cenabı ALLAHa tanrı diye hitap etmesi mümkün degildir
    buraya alıntılayıp getirdiklerinizinde mevlana ile alakası olmadıgını,
    sonradan uydurma yazılar oldugunu bildiginiz halde bari defterinizi kabartmayın
    Documents and Settings\casper\Belgelerim\Resimlerim\39db57caa7al0.gif

  7. #27
    Merhum Taner PINAR kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Sat Mar 2007
    Konum
    Makedonya
    Yaş
    44
    İletiler
    1,637
    Blogdaki Konular
    6
    Alıntı Taner PINAR tafarından gönderildi Mesajı Göster

    ÖZELLİKLE 5.cilt 1335-1340 ....1390 a kadar olan BEYİTLERİ BİZE AKTARSIN:[/B]

    Beyit numaraları 5 er 5 şer atlıyor sebebi de sanırım rediyelerde verilen rakkamların tutmamasını sağlamak ..

    evet buradan açıkça soruyorum bu beyitleri yayınlama cesaretini gösterebilecek mi Filiz KONCA ??

    mesnevi Şerif ? ten ????

    bu soruma cevap vermesini bekliyorum cevap geldikten sonra pornoğrafik yayın yapan bir siteyi burada tavsiye ettiği için kendisini banlıyacağım.
    Allah indinde Din İSLAM dır.Kendine başka din ve başka peygamber arayanlara veyl olsun..

  8. #28
    _ALBAY_ SİTE BAŞKANI Tevfik YAZICILAR kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Thu May 2006
    Konum
    İstanbul
    İletiler
    8,607
    Blogdaki Konular
    5
    Buyur Başkan. Sormuş olduğun 1335 ile 1390 arasındaki beyitleri Tercümesinde yayınlayan Şefik CAN'ınaktarımı. Kitap elimde scaner de yanımda olunca aktarayım hemen dedim.

    Şimdi ister burada olan bilgileri kabul eder istersende elinde olan bilgileri kabul edersin. İnsanların inanmak istedikleri kaynaklara nasılda inandıklarını en iyi sen bilirsin.

    İngilizlerin iftiraları ile karalanan insanları karalayan müslümanları ve onların kaynaklarını sahtekarlıkla suçlayan sen, tutupta kaynağı belli olmayan yazılara yada ingilizlerin oyıunun diğer yanında kandırıp Mevlanayı sapıklıkla suçlayan yazılar yazdırdığı müslümanları kaynak alacak değilsin ya. En iyi sen bilirsin bir imama atılan suçlamaların nereden kaynaklandığını, ne kadar gerçekci gibi görünselerde sahtekar olduklarını.

    Evet başkan seçim senin ister Mevlanayı ve tercümesini sapıkların sapkınlıklarından uzak edep ve haya içersinde burada aktarmaya, mesnevinin güzelliklerini ve İslamdan asla ayrılmayan aktaran insanları basit kelime oyunları ile banlarsın, ister gerçek olduğunu ispat edemediğin edep ve ahlak dışı yazıları portalımıza taşıyanları, bir alime saldırmak için kullananları destekler buyrun yazın dersin.

    Buyur başkan aradığın beyitlerin tercümesi, baktığın yerleri inanlar tarafına çevi,rirsen sapıkca tercümelerden uzak kalsın inşallah...














    Gün gelecek bütün dünya Hocama selam duracak!

  9. #29
    Merhum Taner PINAR kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Sat Mar 2007
    Konum
    Makedonya
    Yaş
    44
    İletiler
    1,637
    Blogdaki Konular
    6
    Tevfik

    ne zamandan beri filiz konca adına yazmaya başladın..

    Kelime oyunları veya beyit numaralarındaki oyunlarla ortalıkta dolaşan mesnevi sapıklığının önğne geçilemez..

    daha öncede yazdım tekrar yazıyorum. Benim gördüğüm beyitleri yazan kişi kafirdir aşağılık bir pisliktir..

    Şimdi bu pislikleri yazan kim olursa olsun onları dağıtanda aynı pisliktir..

    Milli Gazetede halayık konusunu gördüm ben.. Sonra uyardılarda kaldırıldı mesnevi den sapıklıkların yayınlanması.

    Kabul ediyorum ki etmek zorundayım bunları bir müslüman yazamaz ve yayınlayamaz..

    Ancak orta öğrenim öğrencilerine kaynak kitap olarak gösterilen ve yenişafak gazetesininde dağıttığı mesnevi tercemelerinde bunlar var.. hemde en alçakça en pornağrafik düzeyde var.

    Filiz koncanın vermiş olduğu semazen.net isimli sitede ben bu beyitleri gördüm .. ki senin savına göre müslümanların gözüyle bamaya çalışırsak semazen.net isimli siteyi tekfir etmek zorunda kalırız..

    Pornoğrafik yayınlar yapan bir siteyi bu pak foruma tanıtan filiz koncada sudan değil gerçek sebeplerle banlanmalıdır..

    nasıl bakarsanız öyle görürsünüz ya.. Kuran ve sünnete göre bakarsanız böyle görünüyor..

    Bu yazıları yayınlayan buna "şerif" ekini koyan sapıktır. Bunları destekleyende sapıktır..

    Allah hidayet etsin inş.

    İçindeki güzelleri seçip okumak lazım gibi bir saçmalığıda kabullenemem. bu gün buda dininde de güzel ifadeler var. şimdi biz b güzel ifadeler hatrına bu öğretileri mi savunacağız..?

    Yok öyle şey..

    Sapık sapıktır..
    Allah indinde Din İSLAM dır.Kendine başka din ve başka peygamber arayanlara veyl olsun..

  10. #30
    Merhum Taner PINAR kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Sat Mar 2007
    Konum
    Makedonya
    Yaş
    44
    İletiler
    1,637
    Blogdaki Konular
    6
    senin eklediğin beyitlerin numarası ile ortada dolaşan beyitlerin numarası aynı değil.

    Bunları delil diye getirmen gerçekten çok acemice olmuş. Dikkat edersen o sitede beyitlerin 5 er 5 şer aralıklarla numaralandığını söylemkiştim.. yani 1335-1340-1345 ... şekilnde gidiyor..

    bütün bir mesneviyi okuyamam senin eklediğin beyitleri bulmak için..

    ben semazendeki numaraları verdim ALlah hakkı için git oku. (bu arada 18 yaşından küçükler okumasın bu beyitleri.. semazen.net sitesinde 5. ciltte 1335-1340-1345...diye devam eden beyitler.)
    Allah indinde Din İSLAM dır.Kendine başka din ve başka peygamber arayanlara veyl olsun..

  11. #31
    _ALBAY_ SİTE BAŞKANI Tevfik YAZICILAR kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Thu May 2006
    Konum
    İstanbul
    İletiler
    8,607
    Blogdaki Konular
    5
    ne zamandan beri filiz konca adına yazmaya başladın..
    Buyur Başkan. Sormuş olduğun 1335 ile 1390 arasındaki beyitleri Tercümesinde yayınlayan Şefik CAN'ınaktarımı. Kitap elimde scaner de yanımda olunca aktarayım hemen dedim.
    -----------------------------
    Kelime oyunları veya beyit numaralarındaki oyunlarla ortalıkta dolaşan mesnevi sapıklığının önğne geçilemez..
    Buyur başkan aradığın beyitlerin tercümesi, baktığın yerleri inanlar tarafına çevi,rirsen sapıkca tercümelerden uzak kalsın inşallah...
    ------------------------------

    Bunları delil diye getirmen gerçekten çok acemice olmuş. Dikkat edersen o sitede beyitlerin 5 er 5 şer aralıklarla numaralandığını söylemkiştim.. yani 1335-1340-1345 ... şekilnde gidiyor..
    Buyur başkan aradığın beyitlerin tercümesi, baktığın yerleri inanlar tarafına çevirirsen sapıkca tercümelerden uzak kalsın inşallah...
    ------------------------------


    Başkan sen yapma bari yaa... Mesnevinin farsca ve beyitler halinde yazıldığını biliyorsun sen. Bilmem hangi sitede bilmem kim tarafından bilmem ne için yazılan tercümelerin Mesnevi olmadığını da biliyorsun. Hala tutup ben bu sapıkca yazılanları mesnevi kabul ediyorum, işte bak bu numaradaki beyityin açıklaması buymuş, bak falanca sitede bu yazıyor demenin manası yok başkan. İşte sana Tercüme diyorum, Şerif CAN tercümesinde bu söylediğin beyitler yok başkan... Sapıkların gözüyle bakmıyor inanlar. Kabul etmediğin TC nin diyaneti, eğitim bakanlığının yada falanca tarikatın verilerini bana kaynak işte diye sunuyorsan ben sana şaşarım başkanım. Bir karar ver istersen benim sunduğum kaynakları mı göz önüne alacaksın yoksa kabul etmediklerinin verdiği kaynaklara mı ?

    Buyur başkan istediğinden oku araştır Mevlanayı, ben Onu islam ugruna hizmet eden bir alim bir veli olarak görüyor ve yazdığı Mesnevinin faydalı verimli ve okunup ögütler alınması gereken bir kitap olarak görüyorum. Ben onu bana anlatan aktaran ve açıklayan salih insanların dilinden dinliyor, kaleminden okuyor, bakış açılarından bakıyorum. Sende istediğin yerden bakabilirsin Başkanım. Tercih senin.

    Gün gelecek bütün dünya Hocama selam duracak!

  12. #32
    Merhum Taner PINAR kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Sat Mar 2007
    Konum
    Makedonya
    Yaş
    44
    İletiler
    1,637
    Blogdaki Konular
    6
    tevfik yeni gördüm bu yazını..

    tamam..

    anlaştık..

    şefik can dışında hiç bir kaynağı kabul etmeyeceğiz..

    o halde ahmet üstüne yaptığın gibi filiz koncayıda banlamak zorundasın.. çünkü filiz konca da semazen.net i kaynak olarak göstermiş..

    pornoğrafik yayınlar var orada mesnevide olmayan şeyleri eklemişler.. bu büyük bir günahtır..

    bir an önce filiz koncayı banlaman gerekiyor..

    yok yanlışlıkla o siteyi vermiş diyorsan ..

    ahmet üstüne de cezasının kaldırıldığını bildirmelisin..

    nerden bilsin adam şefik can dan başka asıl kaynak olmadığını..
    Allah indinde Din İSLAM dır.Kendine başka din ve başka peygamber arayanlara veyl olsun..

  13. #33
    ayse89
    Misafir

+ Konuyu Yanıtla
2 / 2 İlkİlk 12

Yer İmleri

Gönderme Kuralları

  • You may not post new threads
  • You may post replies
  • You may not post attachments
  • You may not edit your posts
  •