+ Konuyu Yanıtla
2 / 1 12 SonSon
33 sonuçtan 1 --- 20 arası gösteriliyor

Konu: Hz. Mevlana der ki :

  1. #1

    Hz. Mevlana der ki :

    HZ. MEVLANA DER Kİ:

    Allah kadehi olmadıkça hevâ ve heveslerden nereden geçeceksin? Ey Allah’a ait yalnız “Hu” ismine kâni olan!

    Padişahımız bize “Allah’ı anın!” diye ruhsat ve müsaade verdi; bizi ateş içinde gördü de nur ihsan etti.

    “Allah” adı temizdir; temizlik geldi mi pislik, pılını pırtısını toplayıp gider.

    Zıtlar, zıtlardan kaçar. Ziya parladı mı gece kalmaz.

    Ağza temiz bir ad gelince de ne pislik kalır, ne gamlar, kederler.

    “Allah’ı anın!” emrine uymak, herkesin işi değil; “Allah’a dön!” emrine uymak, her babayiğidin harcı değil!

    Allah’ı an da gulyabânîlerin seslerini yok et. Nergis gibi olan gözünü bu kerkeneze karşı kapa!

    Allah’ı anış suyuna dal, nefesini tut; sabret de eski düşüncelerden, vesveselerden kurtul!

    Allah’ı anışının makbul olması O’nun rahmetindedir. (…)

    Onun namazına nasıl kan bulaşmışsa senin Allah’ı anışına da zan ve temsil bulaşmış!

    Kan pistir ama bir parçacık su ile temizlenir. Fakat içte öyle pislikler vardır ki,
    Allah’ın lütuf suyundan gayrı bir şeyle arınmaz, ibadet eden kişinin gönlünden eksilmez.

    Bilgisiz adamın canı, bu duadan uzaktır. Çünkü “Yarabbi” demesine izin yok ki!

    Zarara, ziyana uğrayınca Allah’a sızlanmasın diye ağzında da kilit var, gönlünde de; yani ağzı da bağlı, gönlü de.

    (I/3453, II/1715, III/186-188, IV/3072, II/754, IV/438, II/1797-1800, III/198, 199)

  2. #2

    Hz. Mevlana der ki:Bakmak ve görmek.....

    Hz. Mevlana der ki:Bakmak ve görmek.....

    BAKMAK VE GÖRMEK

    Bütün güzel, hoş ve yaraşan şeyler, gören göz için yapılır.

    Kulak sadece vasıtadır, vuslata erense göz. Göz hâl sahibidir, kulaksa dedikodu.

    Gözün bir an içinde gördüğünü, dil yıllarca söylese anlatamaz;
    Kulak, anlayışın bir anda gördüğünü, anladığını yıllarca dinlese bitiremez.

    Acı tatlı, bu gözle görünmez. Basiret ehli onları, âkıbet penceresinden görmeyi bilir.

    Âhiri gören göz, doğruyu görebilir; ahırı gören gözse gururdan, körlükten ibârettir.

    Can yolu, mutlaka cismi viran eder, onu yıktıktan sonra da tekrar yapar.

    Bu beş duyudan başka beş duygu daha vardır ki, o duygular kırmızı altın gibidir, bunlar ise bakır gibi.

    Allah, duygu gözüne kör dedi, putperest dedi, bizim zıddımız dedi.
    Çünkü o, köpüğü gördü de denizi görmedi. Bu ânı gördü de yarını göremedi.

    İnsan, duyulardan çıkmadı mı gayb âlemine tamamıyla yabancıdır.

    Hele gönül gözü yok mu? O, bu göze nispetle yetmiş kat azizdir, yetmiş derece kuvvetlidir... Bu iki duyu gözü, onun nimetiyle geçinmededir.

    O bakış nura mensuptur; bu bakış, nâra... Ateş, nura karşı adamakıllı kara görünür!

    Baş gözü, daima bedeni görür; can gözüyse, hünerli canı.

    Göz sağlam oldu mu aslı görür. Fakat insan şaşı olursa aslı değil de fer’i görür ancak.

    Bir bakış vardır, iki fersahlık yolu görür; bir bakış vardır iki âlemi de görür, padişahın yüzünü de.

    Bir hayret lâzım ki düşünceleri silip süpürsün. Hayret, fikirleri de yok eder, zikirleri de.

    Aklı, zekâyı sat da hayranlığı satın al. Akıl ve zekâ, zandır; hayranlıksa bakış, görüş!

    Şu halde sen, hemen öylece hayran ol yalnız! Hayran ol ki önden arkadan Hakk’ın yardımı gelsin...

    (I/2383, 858, III/1994, 1995, I/2582, 2583, 306, II/49, 1608, 1609, III/1028, IV/0338, 597, VI/0654, V/1709, VI/1465, III/1116, IV/1407, 3751)

  3. #3
    gönül gözü olmazsa beden gözü ne işe yarar...
    "göklerin ardında gökler var... bir deniz var.. Çok engin..
    Ufkun ötesinde başka ufuklar var..."

  4. #4
    JUDGE Yunus TUTAR kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Tue Apr 2007
    Konum
    ERZURUMLUYUM FAKAT KOCAELİDEYİM
    Yaş
    30
    İletiler
    405
    Âhiri gören göz, doğruyu görebilir; ahırı gören gözse gururdan, körlükten ibârettir.

    ellerine yüreğine emeğine sağlık ablacım ders alınması gereken hikmetli sözler bunlar
    C:\Documents and Settings\All Users\Belgeler\Resimlerim

  5. #5
    Dikkat et de bak! Bizim bu aklımız, hiçbir sanatı, usta olmadan öğrenebiliyor mu?

    Hile ile kılı kırk yarar ama, usta olmadıkça hiçbir sanatı elde edemez!

    Sır bilen ve haberdar olan üstada serkeşlik edersen, kabiliyetten de olursun!

    Usta, hangi sanatta ün yapmışsa çırağı da o sanatta ilerler, meşhur olur.

    Fakih üstadının yanındaki (öğrenci) da usûl okumaz, fıkıh tahsil eder.

    Gramer hocasının talebesi de gramerci olur.

    Hakikat yolunda yok olan üstadın talebesi ise, onun sayesinde Allah’ta yok olur, yokluğa erişir.

    Nerede bir çıplak, bir yoksul görürsen bil ki, o da ustadan kaçmıştır.

    Dünyada kim ustadan kaçarsa talihinden kaçar; bunu böyle bil!

    Ticarette olgunlaşmamışsan, yalnız başına dükkan açma; yoğrulup ustalaşıncaya kadar birinin emri altına gir!

    Bilgisiz kişi hocadan utanır, kalkar gidip yeni bir dükkân açar.

    Ustana danışmadan açtığın o dükkân bil ki, kokmuş bir dükkândır. (…)

    Ustadan sanatın dış yüzünü gördün, sevine sevine ustalığa kalkıştın.

    Ustaya müracaat etmeksizin sanat öğrenip, dükkan açan kişi şehirde de alay konusu olur, köyde de!

    (IV/1298, 1299, 3350, I/2829, 2831-2833, II/2588, 2591, 3455, VI/2364, 2365, V/1422, III/590)

  6. #6
    hatasız dost arayan; dostsuz kalır
    Zulmü alkışlayamam, zalimi asla sevemem; Gelenin keyfi için geçmişe kalkıp sövemem (mehmet akif)

  7. #7
    .:EyvAllah:. Selman TOKLU kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Thu Jul 2007
    Konum
    Balıkesir
    Yaş
    36
    İletiler
    1,127
    http://img217.imageshack.us/img217/9784/126tm1.gif

  8. #8
    .:EyvAllah:. Selman TOKLU kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Thu Jul 2007
    Konum
    Balıkesir
    Yaş
    36
    İletiler
    1,127
    http://img217.imageshack.us/img217/9784/126tm1.gif

  9. #9
    ÖLÜMDE VAR Ahmet ÜSTÜN kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Fri Aug 2007
    Konum
    İSTANBUL
    Yaş
    47
    İletiler
    23
    sayın Filiz KONCA abla mesneviyi iyice okumanızı tavsiye ederim. neyi övdüğünüze dikkat edin !!! KURAN varken..

  10. #10
    _ALBAY_ SİTE BAŞKANI Tevfik YAZICILAR kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Thu May 2006
    Konum
    İstanbul
    İletiler
    8,607
    Blogdaki Konular
    5
    Ahmet Bey aslında haklı galiba Kuran varken neden başka kitaplar yazılır ki. İbni Sina el-Kanun Fi’e-Tıb ı yazarken düşünmedi mi hiç Kuran var diye yada İskilipli Atıf hoca neden Firenk Mukallitligini yazdı ki. Hiç Kuran dan başka kitap övülür mü ? Kitap dediğin nedir ki ? Yazmış birileri bişeyler işte. Boşverin övmeyin yazarları da yazılarını da...


    Ahmet bey işin şakası bir yana ; Hiç bir kitap Kuran la mukayese edilemez elbette ancak her kitapta alınacak bir öğüt okunacak bir kısım mutlaka vardır ve önemli olan buna ulaşabilmektir. Mesnevi de gerçekten iyice okunması ve ders alınması gereken bir kaynaktır.

    Selam sevgi ve dua ile...
    Gün gelecek bütün dünya Hocama selam duracak!

  11. #11
    yakamozaik Samet AYDIN kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Fri Mar 2007
    Konum
    tabi ki BaLıKeSiR
    Yaş
    26
    İletiler
    2,735
    aşk b ir davadır cefa ise şahidin.sen şahidsiz davayı kazanamassınki

    birde dil ile ilgili vardı unuttum ama galıba soyledı ama tama htırlayamıyorum,

    insanlar dil ile anlasmaz gonul ıle anlasırdı galıba boıyle bır seydı
    bir çöl bul kendine
    belki sonra bir Leylâ/n.arıman

  12. #12
    Araçlar ile Amaçalrı bir birine karıştırmamak lazım....

    Ama her nedense bir bakmışız ki araçları baş tacı yapmışız, araçlara tapar olmuşuz....

    Amaç gayet açıktır, bu imtihan dümyasında Yüce Rabbimin bizi yaratış maksadına uygun hareket etmek, İbadet ve Halifelik.....


    1-) Ben, cinleri ve insanları sadece bana ibadet etsinler diye yarattım.(Zariyat 56)

    2-) Hani Rabbin, Meleklere: 'Muhakkak ben, yeryüzünde bir halife var edeceğim' demişti. Onlar da: 'Biz seni şükrünle yüceltir ve (sürekli) takdis ederken, orada bozgunculuk çıkaracak ve kan dökecek birini mi var edeceksin?' dediler. (Allah:) 'Şüphesiz sizin bilmediğinizi ben bilirim' dedi.(Bakara - 30)



    Bu her ikisininde nihayi hedefi ise Yüce Allah'ın rızasını kazanmak ve şu ayete mazhar olmak

    Ey mutmain (tatmin bulmuş) nefis,
    Rabbine, hoşnut edici ve hoşnut edilmiş olarak dön. (Fecr 27-28)

    Ki kalpler ancak Allah'ı anmakla sükun bulup tatmin olur....

    Bunun içindir ki amaçlara ulaşmak içinde araçlar vardır,
    din bri araçtır, dinin izahatı olan Kuran-ı Kerim ise birer araçtır...

    Zira ahiret hayatında, Yüce Kuranda yazan hiç bir haram veya helal, yada sorumluluklardan mesul olmayacağız, dolayısıyla helaller, haramlar hep bu dünya içindir ve yukarıda yazmış olduğum ANA amaca ulaşmak, imtihan dünyasından başarılı bir şekilde ahiret hayatına göçmektir...

    Nasıl ki ana haritanın yanında, yolumuzu daha kolay bulmak için harita üzerine bazı kolay hatırlatıcı işaretler, tarifler koyar isek,

    Yada orta ve küçük ölçekli birliklerin yada kafilelerin hareketlerini daha anlaşılır kılmak için daha küçük ölçekli haritalardan faydalanırsak,
    bu imtihan kervanında da yolumuzu daha kolay bulmak için ara tarifler, işaret ve işaretçiler, kçük ölçekli haritalardan faydalanarak, arazi ve harita uyumunu daha anlaşılır bir şekilde görmek için, faydalanırız....

    Amakutsal olan , tapılası olan ne o haritadır, nede ara haritalar yada işaretler veya tarifler.... Ama ben bunlara da sıkı sıkı sahiplenirim, ne olur belki yolmu kaybeder geldiğim den kilometrecelerce bir yere bir rüzgar beni sürükleyebilri, belkide bir aylak biririnin arabasına binim ters istikamete gidebilrim, yada benim geçtiğim yoldan başkalarıda geçsin diye bunları muhafaza edebilir ve tavsiye edebilirim.......

    Ve tabiki, insan olmama, vefalı olmamdan dolayıdı bunları yazanlara bir hayır duasını, sevgimi ve saygımı da belli eder, onları böyle bir hayırlı iş yaptıkları için duamdan eksik etmem...

    Nasıl ki bir çölün ortasında inşa edilmiş bir hayrat çeşmesin bir bardak içipde, yapanın 7 göbek ölümüşlerine ve doğacaklarına en samimi ve kalbi duygularla hayır duası ediyor isek, bu karanlık ve çölden beter bu imtihan yolunda da bu gibi hizmetleri yapanları anmamzıdan , onları Allah için sevmemizden , ve hayır duası ile anmamızdan daha doğal bir his ve davranış olamaz...

    Allah bu gibi insanları başımızdan eksik etmesin.....

    Alemin nakşını hayal görürüm. O hayal içre, bir cemal görürüm.
    Cümle mevcudat ki, mazhar-ı Hak'tır. Anın içün, kamu kemal görürüm.
    Tecelli cilvesi, cümle gölgeler. Her zerresi binbir ismin belgeler.
    Hay varken hayale kanmaz bilgeler. Zat-ı Hak'tan gayrı zeval görürüm.

  13. #13

    der ki:

    Ey Allah’ım!Yüz binlerce tuzak ve yem var; bizler de aç kuşlar gibiyiz.

    Her birimiz birer doğan olsak da, her an yeni bir tuzağa tutuluyoruz.

    Sen bizi her zaman tuzaktan kurtarıyorsun. Ey ganî ve müstağnî olan Allah’ım!

    Biz yine bir tuzağa doğru gidiyoruz.

    (Ama) her adımda binlerce tuzak olsa, sen bizimle oldukça hiç gam yok!

    Biz çenk gibiyiz, sen mızrap vurmaktasın; inleme bizden değil, senden!

    Biz ney gibiyiz, bizdeki nağme senden. Biz dağ gibiyiz, bizdeki seda senden.

    Kazanıp kaybetme de olan satranç gibiyiz; ey huyları güzel! Bizim kazanıp kaybetmemiz sendendir.

    Biz yokuz. Varlıklarımızı, fâni suretle gösteren, vücûd-ı mutlak olan sensin.

    Biz aslanlarız; ama bayrak üstüne resmedilmiş aslanlar! Onların zaman zaman hareketleri, hamleleri rüzgârdandır.

    Hareketimiz de varlığımız da senin vergindir. Varlığımız senin icadındır.
    İn’am ve ihsan lezzetini bizden esirgeme!

    Bize, bizim işlerimize bakma; kendi ikramına, kendi cömertliğine bak!

    Sen bize bu isteği, biz istemeksizin verdin; hadsiz, hesapsız ihsanlarda bulundun.

    Ezelde bağışladığın şu irfan damlasını, denizlerine ulaştır.

    Ey yardım dileyenlerin yardımcısı, bize hidayet ver. Bilgilerle zenginlikle övünmeye imkan yok.

    Kerem ederek hidayet ettiğin kalbi azdırma; takdir ettiğin kötülükleri bizden defet.

    Kötü kazaları üstümüzden esirge; bizi sana razı olan kardeşlerden ayırma!

    Senin ayrılığından daha acı bir şey yok; sana sığınmazsak, sen esirgemezsen işimiz gücümüz ancak kargaşalıktır.

    Allah’ım, gözlerimiz sarhoş bir hale geldi. Yüklerimiz sırtımızı ağırlaştırdı, büktü. Sen bizi affet!

    Ey gizli olan Allah’ım! O âleme de doldun, bu âleme de. Doğu nurunun üstüne de yüceldin, batı nurunun üstüne de.

    Ey zâtı gizli, ihsanı açık Allah’ım! Sen su gibisin, biz ise değirmen taşı.

    Sen yel gibisin, biz toz. Yeli gizlersin; tozu ise meydandadır.

    Sen can gibisin, biz de el ve ayağa benzeriz. Elin hareketi de can vasıtasıyladır.

    Sen akıl gibisin, biz şu dile benzeriz. Bu dil, şu anlatışı akıldan alır, akıldan beller.

    Rabb’imiz, biz nefsimize zulmettik, bir hatada bulunduk. Ey merhameti bol Allah’ım, bize acı!

    Ey suçluların feryadına yetişen! Ayrılık acısını erkeklerden de uzaklaştır, kadınlardan da.

    Senin vuslatını umarak ölmek hoştur; fakat ayrılığının acısı yok mu, ateşin de üstündedir o.

    (I/374-376, 387, 598-600, 602, 603, 605, 607, 609, 1338, 1882, 3899-3902, V/3307, 3308, 3310, 3311, 3313, 3314, 4010, 4116, 4117)

  14. #14
    ÖLÜMDE VAR Ahmet ÜSTÜN kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Fri Aug 2007
    Konum
    İSTANBUL
    Yaş
    47
    İletiler
    23
    Sayın Tevfik YAZICILAR beni şakayollu da olsa biraz ti ye almışsınız. Demek istediğim mesneviyi okudunuzmu? içerisinde nekadar yüz kızartıcı hikayeler ve şirk kokan yazılar olduğuna dikkat ettinizmi.

    bu kitap Alemlerin RABBİ tarafından indirilmedir bütün kitapların aslıdır.
    diye başlıyor....

    mesnevinin ön sözünden alıntıdır.
    Bu mesnevi kitabıdır.

    Bu kitap gerçeğe ulaşmanın ve bilgiyle bütünleşmenin sırlarını keşifte dinin usulünün, usulünün, usulü yani din esaslarının esaslarıdır. Bu kitap Allah Tealanın en büyük fıkhıdır. Allah'ın parlayan şeriatıdır.

    Allah'ın apaçık olan hüccet ve burhanıdır. Onun nurunun örnek ve özelliği, içinde çerağ olan kandil gibidir. Etrafını aydınlatır. Sabahların aydınlığından daha fazla ışıklıdır. Bu kitap içinde çeşit, çeşit dallar, su gözeleri olan cennetler cennetidir. Derinliklerinde akan bir su gözesi, manevî makamlara yükselen yolun başlangıcında bulunan yolcular için cennetteki Selsebil çeşmesi gibidir.

    O yolda ilerlemiş rütbeler ve kerametler sahipleri için "makamların hayırlısı, sözlerin en güzeli" diye isimlendirilir. Hayırlılar ve hayır sahibi olanlar orada yerler ve içerler. Nefsine kölelikten kurtulmuş hürler ondan ferahlanıp şad olurlar. Bu kitap Mısır'daki Nil nehri gibi sabırlı olanlara şarap ve Firavun soyu ile kafirlere hasrettir.

    Nitekim Hak Teala Hazretleri Kuran-ı Azimüşşanda {O çok rehberlik eder, o çok hidayet verir, rehberlik etmediği sadece fasıklardır.} buyurmuştur. Gerçekten bu kitap göğüslerin şifası, hüzünlerin cilası, Kuran-ı Azimüşşanın keşşafı, rızkların genişliği, ahlakın iyiliğidir. Melaike-i Kiram {güvenilir değerli katiplerin elleriyle yazılıp, tertemiz kılınmış Abese-15} elleriyle men' ederler ki temizlerden başkası dokunmasın. {Alemlerin Rabbi'nden iner} hükmünce manası sadece Rabbanî ilhamdır. Bu yüzden önünden, altından, etrafından kendisine batıl yanaşmaz. Zira {Koruyanların en hayırlısı, merhametlilerin en merhametlisi} olan Allah Teala hazretleri gözetir. Allah Tealanın verdiği lakaplar içinde nice güzel lakaplar daha vardır. Bu kitapta biz bu az lakap ile yetindik. Çünkü az çoğa ve damla göle ve tane büyük harmana delalet eder. Allah Tealanın rahmetine muhtaç olan Allah'ın bu zayıf kulu


    mesneviyi kınayana cevap (mış)
    Ey kınayan köpek sen hav ,hav edip duruyor da Kuranı kınamakla hükmünden kendimi kurtarırım mı sanıyorsun. Bu o aslan değil ki ondan canını halas etmeğe muvaffak olasın. Yahut kahrının pençesinden imanını kurtarasın. Kuran kıyamete kadar ey kendilerini bilgisizliğe feda edenler diye nida eder.

    Der ki. “ Siz beni masal sandınız da kınama ve kafirlik tohumunu ektiniz. Fakat kınayıp da aslı yok masaldan ibaret dediniz. Ama gördünüz ya siz yok oldunuz siz masal oldunuz. Ben Tanrının kelamıyım Tanrıyla kaimim canım canına gıdayım arı duru parlak bir yakutum. Ben güneşin nuruyum sizin üstünüze vurdum sizi aydınlattım.

    mesnevi ALLAH' ın kitabımıdır hiçmi eleştirilemez. siz en iyisi okuyun burada benim tektek anlatmamla olmaz kaynağı ( www.mewlana.co.nr ) ben kütüphaneden altı cildinide alıp okumuştum.

  15. #15
    _ALBAY_ SİTE BAŞKANI Tevfik YAZICILAR kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Thu May 2006
    Konum
    İstanbul
    İletiler
    8,607
    Blogdaki Konular
    5
    Sayın AhmetÜstün ;

    Öncelikle Mesnevi hakkında yazışırken kaynaklardan hareket etmenin en güzeli olacağına inanmaktayım. Şöyle bir baktım da vermiş olduğunuz link bir İngiliz internet uzantısına sahip. Nedense hep inananların inançlarını sınamaya bu İngilizler talip oluyorlar. Aslında vermiş olduğunuz linki incelediğimde Mesneviyi oraya ekleyen kişinin hiçte islamla alakası olmayan Recep HOLOĞLU adlı bir site dizayncısı olduğunu da görüyoruz. Yani kısacası islami kaynaklardan yoksun bir siteyi kaynak olarak kabul edemeyiz.

    Devam edecek olursak “mesneviyi okudunuzmu?” sorunuza evet cevabını kısmen de olsa verebilirim. Sizin gibi oturup 6 cildini okumamış olmakla birlikte büyük bir kısmını parça parça da olsa okumuş bulunmaktayım. Yalnız ardından gelen “? içerisinde nekadar yüz kızartıcı hikayeler ve şirk kokan yazılar olduğuna” ifadenizle hemen sormak isterim siz hangi mesneviyi okudunuz acaba.1980 sonrası İngilizler tarafından üfürülen ve piyasaya bolca sürülen Mesnevinin Konyadaki aslında yazıp yazmadığını hala ögrenemediğim ifadelerle dolu olan mesnevi galiba sizin okuduğunuz. Şimdi burada durup düşünmek gerek sanırım. İslami litaretürde çokca yer tutan ve bir temel kaynak olan Mesnevi, bozulmaya tahrif edilmeye çalışılıyor, bu konuda en büyük desteği Hilafeti de elinde bulundurmaya çabalayan İngilizler gerçekleştiriyor, bizlerde aslı astarı olmayan bu yazıları alıp mesnevi diye kabul ediyoruz. Bence asıl hata burada.

    Sayın Üstün ; size bir kaynak tavsiye etsem acaba okurmusunuz ? Mevlanayı ve Mesneviyi tanıyıp bir inanın gözünden incelemek istermisiniz ? Şefik Can tarafından yazılan Ötüken Neşriyattan piyasaya sürülen toplamda 1908 sayfa olan Mesnevi Tercümesini incelemenizi isterim. Bu arada kısa bir bilgi veremeliyim ki yukarıda ifade edilen saçmalıkların Mevlanaya ait olmadığı bir kez daha ortaya çıksın. Mevlana Mesnevi'yi Çelebi Hüsameddin'in istegi üzerine yazmistir. Katibi Çelebi Hüsameddin'in yazdigina göre, Mevlana Mesnevi beyitlerini Meram'da gezerken, otururken yürürken hatta sema ederken söylermis. Çelebi Hüsameddin'de yazarmis. Mesnevi'nin dili Farsça'dir. Halen Mevlana Müzesi'nde teshirde bulunan 1278 tarihli, elimizdeki en eski Mesnevi nüshasidir.Yani 1273 de vefat eden Mevlanadan takribi 5 yıl sonra yazılan bir nusha var en eski olarak elimizde. Ve yukarıda yazdığınız önsözü doğrulayacak hiçbirşey yok. Mesneviyi kınayana cevap diye başlayan kısımda açıkca belli olan Kuranı kınayana cevabın çarpıtılmış olması gibi yada Allah kelimesini diline pelesenk etmiş Mevlanayı Tanrı kelimesi ile anlatmaya çalışmak gibi bir çok uydurmayı da ekleyebiliriz reddiyemize.

    Sayın Üstem sonuç olarak ; ben Mevlanaya ve Menevisine bilinçli bir saldırının söz konusu olduğunu bunun da en iyi Mevlananın diğer eserlerini de inceleyerek anlaşılacağını düşünüyor, idda edilen beyitlerin ( diğer eserlerde incelenirse Mevlananın yazım uslubu ve düşünce tarzı ortaya çıkacaktır) Mevlana tarafından yazılmış olamayacağını düşünerek bu kısımlarını (ki sadece iddaadırlar) tartışmak değerlendirmek yerine Mesnevinin bunlar dışındaki ciltlerce tutan ve feyz veren kısımlarını okuyup, aktarıp, paylaşmayı tercih ediyorum. Velevki Mevlana bahsettiğiniz kısımların yazarı olsun ; hesabını kendisinin vereceğini benimse elimde olan hayra hizmet eden kısımları ile ilgilenerek kendi hesabımı vereceğimi de unutmuyorum.

    Son söz ; Bilmek ve paylaşmak için devam inşallah…
    Gün gelecek bütün dünya Hocama selam duracak!

  16. #16
    Merhum Taner PINAR kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Sat Mar 2007
    Konum
    Makedonya
    Yaş
    44
    İletiler
    1,637
    Blogdaki Konular
    6
    Alıntı Tevfik YAZICILAR tafarından gönderildi Mesajı Göster
    yada Allah kelimesini diline pelesenk etmiş Mevlanayı Tanrı kelimesi ile anlatmaya çalışmak gibi bir çok uydurmayı da ekleyebiliriz reddiyemize.


    o halde buraya eklenen beyitlerdeki tanrı kelimesi yerine ALlah kelimesi kullanılsın.
    Allah indinde Din İSLAM dır.Kendine başka din ve başka peygamber arayanlara veyl olsun..

  17. #17
    _ALBAY_ SİTE BAŞKANI Tevfik YAZICILAR kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Thu May 2006
    Konum
    İstanbul
    İletiler
    8,607
    Blogdaki Konular
    5
    Alıntı Taner PINAR tafarından gönderildi Mesajı Göster
    o halde buraya eklenen beyitlerdeki tanrı kelimesi yerine ALlah kelimesi kullanılsın.

    Sürekli dejenerasyona ugrayan toplumda Allah kelimesi yerine kullanılmakta olan Tanrı kelimesi elbetteki Allah olarak kullanılsa doğru ve güzel olan yapılacaktır. Elbette cımbızla hareket edilecek olunursa yazımdan Mevlana Tanrı demez bu yüzden bu yazıları kaldıralım mantığına ulaşabilir ancak sözlerimde anlatmak istediğim kesinlikle bu değildir. Allah aşkı olan bir insana atfedilen sözcüklerin manasını çarpıtmaya yönelik Ahmet beyin iktibas ettiği yazıyaydı benim işaretim.

    Elbette Tanrı kelimesini yasaklayabilir ve eski eserlerde kullanılmamıştır diye yayından kaldırabilirsiniz. Selam sevgi ve dua ile Başkanım...
    Gün gelecek bütün dünya Hocama selam duracak!

  18. #18
    Alıntı Ahmet ÜSTÜN tafarından gönderildi Mesajı Göster
    sayın Filiz KONCA abla mesneviyi iyice okumanızı tavsiye ederim. neyi övdüğünüze dikkat edin !!! KURAN varken..
    hala nelerle uğraşıyoruz ALLAH aşkına ...........ı neden o kadar güzellikler içinden bize yararlı olan şeyleri almıyoruz da nerden bi eksiklik var diye arıyoruz yapmayın ALLAH aşkına biz bu şekilde davrandığımız için bölünmeler yaşıyoruz kimse KURAN-I KERİMLE başka bi kitabı mukayese etmiyo hepimizin amacı hakka ulaşmak RABBİM doğruları görebilmeyi nasip etsin..amin

  19. #19
    ÖLÜMDE VAR Ahmet ÜSTÜN kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Fri Aug 2007
    Konum
    İSTANBUL
    Yaş
    47
    İletiler
    23
    Sayın Tevfik YAZICILAR milli eğitim bakanlığının onayladığı ve mevlana derneklerinin itiraz etmeyip kabullendiği mesnevinin 6 ciltlik kitabını okuyun aynı farkeden birşey yok ben size kolaylık olsun diye o linki verdim aslında mesnevinin kökü dışardadır.

  20. #20
    _ALBAY_ SİTE BAŞKANI Tevfik YAZICILAR kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Thu May 2006
    Konum
    İstanbul
    İletiler
    8,607
    Blogdaki Konular
    5
    aslında mesnevinin kökü dışardadır.
    Bu sözünüze katılıyor ve kökü dışarıda olan Mesnevi tercümelerini değil, farsca aslı mevlana müzesinde bulunan kökü sağlam insanlar tarafından tercüme edilen Mesnevileri okumanızı rica ediyorum.

    Yine de aklınızda olsun Şefik CAN'ın tercümesinden okumanız bakış açınızı değiştirecektir.

    Selam sevgi ve dua ile...
    Gün gelecek bütün dünya Hocama selam duracak!

+ Konuyu Yanıtla
2 / 1 12 SonSon

Yer İmleri

Gönderme Kuralları

  • You may not post new threads
  • You may post replies
  • You may not post attachments
  • You may not edit your posts
  •