2 sonuçtan 1 --- 2 arası gösteriliyor

Konu: PEYGAMBERİMİZE SORULAN SORULAR - Feyzullah Birisik

  1. #1

    PEYGAMBERİMİZE SORULAN SORULAR - Feyzullah Birisik

    PEYGAMBERİMİZE SORULAN SORULAR



    Feyzullah Birışık - Ayın Yazısı


    Sevgili Peygamberimiz (a.s) yaşıyor olsaydı günümüz sorunları dışında soracağım o kadar çok şey olurdu ki! Ama O yok şimdi… İnsan ister istemez keşke! Diyor. Keşke o dönemde yaşasaydık ya da bir beş dakika kendisini görebilme imkânımız olsaydı, diyor. İçimden bir ses gir cennete ve uzun uzadıya görüş diyor. İçimden gelen sese kulak veriyor ve ‘keşke’ kelimesini geri alıyorum. O yok ama sözleri ‘sanki ses tonuyla birlikte hadis kitaplarında kayıtlı. Sözleri, yaşantısı, tavırları ve ibadet şekilleri korunarak günümüze kadar geldi. Günün istediğimiz saatinde peygamberimize ulaşabilme durumumuz var elhamdülillah.

    Hadis kitaplarını karıştırdığımızda sahabelerin Peygamberimize (s.a.v) kısmen kişiye özel kısmen ibadete dair sorular sorduğunu görürüz… Bazı sorular var ki; ''orada olsaydım ben de sorardım'' dersiniz. Adımıza soruların sorulması sanki bizleri 1400 küsür yıl öncesine götürmüş gibi olması açısından birazcık ta olsa peygamberimize ulaşmış gibi hissedebiliriz… .
    Bu çalışma beni 1400 küsür sene öncesine götürdü. Kendimi bir anlık Mekke’de, Medi ne’ de soru soran sahabelerin yanında hissettim. Sanki soruları ben sordum, Resulullah aley hisselam cevapladı…
    Peygamberimizi (s.a.v) görmedik ama O’nu çok seviyoruz. O’nun iki dudakları arasından çıkan her söz bizim için hayati önem kazanıyor… O ağızdan çıkan her söz* bizi bağlıyor. O sözlere kıymet veriyoruz… Çünkü yaratıcımız bizlere:
    '' Ey inananlar! And olsun ki, sizin için, Allah’a ve ahiret gününe kavuşmayı umanlar ve Allah’ı çok anan kimseler için Resulullah en güzel örnektir.''1 Diyor.
    Peygamberimizi örnek alacağız. Buraya kadar anlaşılmayan bir durum yok. Şu soru bence çok önemli: Peygamberimizi ( s.a.v) nasıl örnek alacağız? Bizlere O’nu (s.a.v) örnek almış bir nesil lazım. Aksi halde örnek alma mantığında hataya düşeriz. Onlar hayatlarını Peygamberimizin dediği şekilde nasıl programlamışlarsa bizlerin de onlar gibi programlamamız lazım. Bu yüzden o kutlu neslin hayatı ve hadisler karşısındaki tavırlarını bilmek çok önemli… Bu yazıda onların hayatını almayacağım tabiî ki. Sadece ilgili kısımları alacağım inşallah. Artık yazımızı yavaş yavaş yazma vakti geldi sanırım.
    Hadisleri okumadan önce kendinizi bir anlık o dönemde ve Peygamberimizin yanındaymışsınız gibi hissederek okumaya çalışın… İnanın çok faydasını görürsünüz… Hadi bismillah!
    ************************************************************ **************[I] Dip not : * beşeri sıfatıyla söylenen sözleri kastetmiyorum. Eşinden su istemesi ya da benzeri sözleri kastetmiyorum.



    1.Hadis

    Câbir (r.a)’tan rivayet edilmiştir:
    “Nu’man b. Kavkal, Peygamber (s.a.v)’e gelip (ona):
    - ‘Ey Allah’ın resulü! Ne dersin? Farz olan namazı kıldığım, haramı ha¬ram ve helali de helal bildiğim zaman cennete girer miyim?’ diye sordu. Peygamber (s.a.v):
    - ‘Evet’ buyurdu.”

    (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 3/316; Ebu Avâne, Müsned, 1/4-5; Ebu Ya’lâ, Müsned, 3/445; Beyhakî, Sünenü’l-Kübrâ, 10/9)

    İmkânımız olsaydı da soruyu soran Nu’man b.Kavkal (r.a)’ın hayat hikâyesini bilebilseydik. Kitaplarda kayıtlıdır mutlaka ama şimdilik bizi ilgilendiren kısmı; o güzide sahabenin cennete kitlenmiş olması ve Resulullah aleyhisselamın da kafa karıştırmayan davet uslubu…
    Soru okadar orijinal ve net ki! Bu soruya verilecek en güzel cevap da '' Evet '' olmalıydı… Tüm ibadetler, emir ve yasakların tamamı ya helal dosyasında ya da haram dosyasında kayıtlı… Bunca ibadetlerin içinden farz olan namazı ayrı olarak soru içinde kullanması da namaza verilen önemi dile getirmesi açısından oldukça önemli bir soru diye düşünüyorum…
    Haramları haram, helalleri de helal kabul etmek demek hayatın her alanını Allah ve resulünün hükümlerine göre programlamak demek olduğunu bilmek lazım… Evet… O güzide sahabi cennete kilitlendiğinden hata yapmak istemiyordu… Oraya girmek için tüm imkânlar seferber edilmeliydi…
    Cennete girmek bu kadar kolay… Allah’ın haram dediğine haram, helal dediğine de helal de, gir cennete… Allah sana en güzel cenneti versin ey Cennet aşığı!


    2.Hadis

    Sa'd İbnu Sa'd radıyallahu anh anlatıyor: "Ey Allah'ın Resulü dedim, insanlar neden yaratıldı?"
    "Sudan!" buyurdular.
    "Ya cennet?" dedim, o neden inşa edildi?"
    "Gümüş tuğladan ve altın tuğladan! Harcı da kokulu misk. Cennetin çakılları inci ve yakuttan, toprağı da zâferandır. Ona giren nimete mazhar olur, eziyet görmez, ebediyet kazanır, ölümle karşılaşmaz. Elbisesi eskimez, gençliği kaybolmaz."
    Aleyhissalâtu vesselâm sözlerine şöyle devam buyurdular: "Üç kişi vardır duaları reddedilmez (mutlaka kabul edilir):
    -Âdil imâm (devlet başkanı).
    -İftarını yaptığı zaman oruçlu.
    -Zulme uğrayanın duası.
    Allah, (mazlumun) duasını bulutların fevkine çıkarır ve onlara sema kapıları açılır ve Allah Teâla Hazretleri:
    "İzzetime yemin olsun! Vakti uzasa da, duanı mutlaka kabul edeceğim!" buyurur."

    Tirmizi, Cennet 2, (2528).

    Bir başka cennet aşığı Resulullah’ın (s.a.v) yanında! İnsan bedeninin ana maddesiyle Cennetin ana maddesini merak ediyor… Resulullah’a (s.a.v) bu sorunun sorulmasının altında şu bilgiler gizli:’’Kur’an dışında da peygamberimiz (s.a.v)vahiyle destekleniyordu.’’ Aksi halde Resulullah’ın (s.a.v) bu cevabından sonra: Ya Resulullah bu bir ayet mi? derdi.
    Sahabenin cennetin hangi maddeden yaratıldığını merak etmesi bana lise döneminde üniversite sınavı için yoğunca çalıştığım günleri aklıma getirdi… Tercih ettiğim üniversitenin resimleri, o ilin nüfus sayısı, ulaşımı, yetiştiği ürünler v.s.çok merak eder araştırırdım. Çünkü üniversitede okumaya kilitlenmiştim… Rüyalarıma girme becerisini gösteremese de aklımdan çıkmamayı başarmıştı…
    Sahabenin kısa sorusuna verilen uzunca cevap muhtemel sorulacak soruların da önü nü kesmiş oluyor. Cenneti anlatırken sahabelerin yüz ifadelerini okadar çok merak ediyorum ki! Bu hadisi okuduktan sonra kendinizi bir anlık cennetteymiş ve bahsedilen nimetleri tadıyormuşsunuz gibi hissedin…
    Allah resulünün (s.a.v)Cennet anlatımından sonra duaları red olunmayacak kişilerin vasıflarından ve duaların kabulünü kolaylaştıracak zaman diliminden bahsetmesi, cennet âşıkları için güzel bir ''müjde''. Yeni bir Salih amel ve cennetteki derecelerin artması için yeni bir fırsat… Adım gibi eminim ki o vasfa sahip olmak için yarışacaklar…


    3.Hadis

    Ebu Eyyûb (r.a)’tan rivayet edilmiştir:
    “Resulullah (s.a.v) bir yolculuk sırasında önüne bir bedevi çıkıp devesinin yularının burun üzerinden geçen kısmından yada yularından tutmuş, sonra:
    - ‘Ey Allah’ın resulü yada Ey Muhammed! Beni cennete yaklaştıracak ve cehennemden uzaklaştıracak şeyi bana haber ver!’ dedi.
    Bunun üzerine Peygamber (s.a.v) sustu. Sonra sahabilerine baktı. Daha sonra:
    - ‘Doğrusu işler yolunda gitti yada doğru olan gösterildi’ buyurdu. Sonra da adama:
    - ‘Nasıl demiştin?’ diye sordu.
    O da, sorduğu şeyi tekrar etti. Daha sonra Peygamber (s.a.v):
    —Allah’a hiçbir şeyi ortak koşmayarak O’na kulluk etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen ve akrabalık bağını sürdürmendir. Artık deveyi bırak’ buyurdu.”

    (Buhârî, Zekât 1, Nesâî, 10)

    Allah resulü yolculukta ve O’nu gören bir çöl bedevisi… O dönemde verilen bir vasıf olan çöl bedevisi vasfı Onun değerini düşürmez! O bir sahabi ve cennet aşığı… Kendimizi bir anlık O ismi anılmayan sahabi yerine koyalım… Karşıdan deve üstünde Allah resulü ve yanında arkadaşları… —Belki de çadırına davet etti de bu hadisi rivayet eden sahabi hadis derleyicisine bahsetmedi… Sadece sorusundan bahsetti…- Yanına yaklaşıyoruz… Kim bilir ne tür sorular yöneltirdik… Maddi problemimiz den ya da bizi hiç ilgilendirmeyen fıkhi sorular mı yöneltirdik acaba? Mesela: Ya Resulullah! Kutuplardaki insanlar namaz vakitlerini nasıl belirlerler? Ya da, Ya Resulullah! Birikmiş paramı araziye yatırsam yine de kırkta bir zekât düşer mi? gibi
    Ama o ismi anılmayan sahabe Allah Resulünün davetini öyle bir sindirmiş ki; bakın Allah resulünün soruya cevap vermeden önceki sevincine!
    “ Doğrusu işler yolunda gitti…” Evet, Ey Allah’ın resulü! Davetteki başarına şahidiz…
    Ey çöl sıcağı durağında cennet arabasını bekleyen büyük insan! Tarih adını kaydetmedi ama seni tanıyoruz artık…
    Tağutlar hükmedince..

  2. #2
    okumanizi tavsiye ederim,
    ben bu adamin tarzini sevdim
    Tağutlar hükmedince..

Yer İmleri

Gönderme Kuralları

  • You may not post new threads
  • You may not post replies
  • You may not post attachments
  • You may not edit your posts
  •