+ Konuyu Yanıtla
5 sonuçtan 1 --- 5 arası gösteriliyor

Konu: Dün gece ateş düştü 17 eve...

  1. #1

    Dün gece ateş düştü 17 eve...

    Dün gece ateş düştü 17 eve...
    Grizu patlamıştı ve kimileri yeni evli kimileri üç günlük işçiydiler.İşsizlik vardı ve eve ekmek götürmek gerekti.
    Dün gece ateş düştü 17 eve.Analar,eşler önce kurtulmaları adına yapılan duaların içine bıraktılar kendilerini.Sonrası inanmadılar,inanamadılar yüreklerine ağır gelen ateşe ve ölüme...Yaşadıkları topraklarda özel ekonomik krizler çıkartılıyor,sıkıntıya,yokluğa mahkum ediliyorlardı.Oysa çalışmak gerek,eve ekmek götürmek gerekti.
    Dün gece ateş düştü 17 eve.Bir yerlerde kardeşleri açlıktan ölüyor,olmayan su kuyuları yüzünden bazen susuzluktan,hastalıktan.Onlarsa patlamalarda.Bakan açıklamalar yapıyordu,ilçede kameralara,objektiflere ve ihtimalin olmadığından dem vuruyordu,suratlarına tokat gibi inen açıklamasında."İhmal yok,bunlar olagelen patlamalar gerçi henüz tetkikler tamamlanmadı."Olagelen patlamalar dedi bakan.Olagelen yani normal.Sizin ölmeniz normal,olağan...

    Komşumuz Irak'ta bir akşam vakti 11 can Rabbi'ne yürüyordu ki yetkililer duvar yıkıldı,olağan açıklamaları yapmışlardı.BBC ise 4'ü çocuk,5'i kadın şehidlerde kurşun izleri var,kurşuna dizilmişler bir duvar kıyısında açıklamasını dünyaya duyuruyordu.Bir aile keyfi Amerikan askerleri tarafından kurşuna dizilmişti.Dün kontrol noktasından hızla geçen bir ambulansın içinde hamile kadın ve karnında ki bebeği şehadet şerbeti içiyordu...

    Bir gecede ne çok yüreğe ateş düşüyor...
    Bizlere de olağan gelmeye başladı mı acaba,olağan işlerimizin içinde...
    Gündelik işlerimizin içinde bizlere de sadece haber değerimi taşıyor?
    Sahi komşusu açken tok yatan bizden değildi,değil mi?
    Açlıktan ölen çocuk Manisa'lıydı galiba...
    Müslümanın derdiyle dertlenmeden sabahlayan benim ümmetimden değildir,diyordu peygamber...
    Çok mu uzağa düştük?Elimizi kolumuzu bağlayan dünyanın oyuncakları mı?
    Allah sonumu hayr etsin...
    Düzenlendi: Belkıs Elif REŞADİYELİ 30-04-2008 17:25
    "Kentler bizi hiç anlamayacak ve esirgemeyecek,ucu yanmış kibrit çöpü gibi kırılacağız,Birşeyler dokunulmamış kalsın gidelim bu şehirden..."

  2. #2
    ozisler13
    Giriş
    Mon May 2006
    Konum
    arz
    Yaş
    33
    İletiler
    854
    Blogdaki Konular
    4
    amin.yaşadığım şehirde bi kaza oldu.adamı acilen hatahaneye kaldırdılar.ondan sonra ne oldu ben de bilmiyorum.ama konuşulanlardan duyduğum cümle ağır gelmişti.vurdumduymazlığın yeni bir versiyonuydu sanırım.adamın sosyal güvencesi varmış bağkurluymuş gibi şeyler söylüyorlardı.ambulans birisini götürdü.hanımı fenalık geçiriyordu gözlerimin önünde.ama sadece soru soruyorlardı kendisine.işte vurulunca duymamızmı gerekiyor illâki.ALLAH bizleri vurulmadan duyanlardan eylesin.amin.:( :(:uzgunum[1]:
    eğer hatalarım olmuşsa özür dilerim.
    artık zamanı ve belki de son hakkım,çünkü dağıldım ve hala ALLAH a sığınıyorum Utanmadan

  3. #3
    uzak bizden düştü...biz kendimizden,insanlıktan düştük...nerde ne zaman oldu bilinmiyor,şeytan cennetten kovulduğunda mı,Adem elmayı yediğinde mi?bir yerde daha bomba düştü,beni sıyırıp karındaşımın üstüne...bir yerde daha insanlık düştü top 10 kainattan...bir şeylere daha el sürmeden,daha az katil, daha az zalim,daha az gözleri kapalı göçebilecek miyim Rabbim??yoksa elimdeki kan mı?kardeşimin kanı mı??düştü üstümden tüm sıfatlar,ünvanlar...kaybetme insafını ey mahluk!zaten kaybettin merhameti,düşünceyi...kendine bile acımıyorsun ki,çarçabuk cehennem ateşlerine bırakıyorsun aynalarca sevdiğin kendini...bitmedi daha işkence,her saat ,bir gözyaşı deryasında ölümü kucaklıyorum...katilim...olmamak için çığlık atmadığım,namlunun önüne atlamadığım için...

  4. #4
    ALLAH ım nolur kendimize getir bizi bilincimizi uyşturmuşlar nolduğunu idrak edemiyoruz... AFFET ALLAH IM AFFET...yapmamız gerekipte yapamadıklarımızdan ötürü affet..
    BEN, İMAN HAYKIRAN, SESSİZLİĞİNDE İMAN ÇINLAYAN ŞEHİRLERİN MİMARI OLMALIYIM. MÜSLÜMAN OLMAK BANA BU GÖREVİ YÜKLÜYOR...

  5. #5
    Hiçbir şey değişmedi...Hiçbir şey...

    Tam 13 ananın evine ateş düştü yeniden...Dün normal diyeler bugün anarmol dedi ve tutuklamalar oldu...

    İşte bu güzel ülkede eve ekmek götürmenin bedeli bu...Ailesi genceçik evladının madende çalışmasını istememiş.Daha önce amcayı kurban etmişler kara elmasa...İş bulamamış ve tüm itirazlara rağmen madene koşmuş,ateşe uçan kelebekler gibi...

    Tam bir hafta önce maden denetlenmiş ve onaylanmış.Şimdi madene dair bir sürü kusur sayıyorlar.Dün denetleyenlerin bugün lokmalar boğazlarından rahatça geçti mi acaba?

    Geçer...Deprem yaşadık ne değişti?İnşaatları yine kendi içindeki kurumlar denetliyor...

    İnsan ucuz bu köle pazarında...

    Amerikalı bir müslümanı dinledim.Dedi ki tüm Amerikada o kölelik,itilmişlik ve ayrımcılığın yüreğine işlemediği bir tane bile zenci yoktur.İçimize,bilincimize işlemiş...

    Fazilet dönemiydi...

    Ekibimizle il kurmaya gidiyoruz.İki arkadaş Tokad'a biz ise Çorum'a...Hava çok soğuk kar yağıyor,yollar buz kesmiş.Yolda otobüs bozuldu ve bir dinlenme tesisine zorunlu konuk olduk.Hava öyle soğuk ki,dinlenme tesisi o kadar soğuk...Gece saat 23:30...Bekliyoruz...

    Bayanlarla oturduk sohbet ediyor bir taraftanda zangır zangır titriyoruz...Saatler saatleri kovaladı.Sabah gün ağarıyor.Sabaha kadar o tesiste mahsur kaldık.Yolculara bakıyorum.Kaptan,host yokken konuşuyorlar,kimisi küfrediyor.Odaya host giriyor hızlıca herkes susuyor,bir suç işlemiş gibi zifiri sessizlik.İğne düşse duyulacak.Salondan çıktığı gibi sesler yükseliyor.Sabaha kadar o kalabalık homurdandı.Ama bir Allah'ın kulu ne nedeni sordu ne hesap.

    Arada arkadaşı alıp,çıkıp arıyoruz kaptanı.Muavin host kim denk gelirse soruyoruz.Her seferinde ayrı cevap...İçeri girdiğimizde herkes dönüp bakıyor.Bizden bir haber.O koca koca adamların acziyetini,koca koca adamların köle boyun eğişlerini gördüm...

    Hülasa,biz homurdanır ama yüzüne geldimi,gücün karşında boyun eğmeye alışmış bir topluluk olmuşuz.Sadece homurdanabiliyoruz...Ha gücümüzün yettiği varsa ezebildiğimce eziyoruz da...


    Hiç bir şey değişmiyor,çünkü biz homurdanan bir topluluğuz...

    Fazilet dönemiydi...

    Koca koca isimli,koca koca adamlar teşkilat hakkında,hoca hakkında homurdanırlardı.Ama aynı adamları birde hocanın karşısında görmenizi isterdim,ben gördüm...

    Biz homurdanan bir topluluğuz ama asla gerekeni yapmayız...Biz homurdanırız.Bilinçaltımız işgal edilmiş,biz sadece homurdanırız.

    Biz okulları arka kapılarından bitirdik.Yıllarca yüzümüze parmak salladılar.Yıllarca tehditsiniz dediler.Bu ülkenin altına dinamit koyuyorsunuz.Biz 28 şubattan sonra büktük boynumuzu kabullendik.Birbirimizi yedik teşkilatlarda...

    Demokrasi düşmanı dediler,rejim düşmanı.Demokrasiyi yıkmak istiyorsunuz dediler.Bakıyorum da şimdilerde kimmiş demokrasiyi dinamitleyenler?

    Tüm attıkları pislikler aslında kendilerininmiş...Kendi hesaplarını haykırmışlar yüzümüze...

    Biz mi?Biz homurdanan bir topluluğuz,iş yapmaktan sa laf yapmayı tercih eden...

    Sokakta koyun koyuna yatan çocuklar,eve ekmek götüremeyen babalar,Filistin...

    Bunlar ezberlerimiz...Üzerimize tek görev düşse on konuşur,bir iş yaparız.


    Allah'ım gayretimizi artır...
    Allah'ım ümidimizi yıkmaya çalışanlara fırsat verme...

    Allah'ım bizi bırakma...Ayaklarımızı sabit kıl...

    Fazilet dönemiydi...Aynı gün 2 ile gitmiş,bir sürü hakaret dinlemiştim.Teşkilatı suçlayanlar,lideri suçlayanlar...O kadar zor bir gündi ki...Gecenin zifirinde Ankara'da yurda dönerken metroda sana demiştim ki "Öyle mutsuzum ki,öyle üzgünüm ki Allah'ım,Öyle yorgunum ki Allah'ım şu an hiç bir şey beni mutlu edemez..."

    Halbuki sana göre güçlük mü vardı ki?Sen "Andolsun,ben galip geleceğim,elçilerimde..."yazmıştın nun'a...Ama ben unutmuştum...

    Ellerinde mor sümbülllerle bir genç kız yaklaştı yanıma.Kafamı kaldırdım.Tebessüm etti ve metronun ortasında "çiçekler çiçeklere layıktır "deyip elindeki o mor sümbülleri uzattı bana...

    Kafamdan kaynarsular döküldü.İçim öyle çoştu ki,öyle mutlu oldum ki...Metrodan inip,merdivenlerden çıkarken hadsizliğime gülüyordum ve senin büyüklüğüne hayran...


    Mehmet Şevket Eygi'nin dediği gibi "İslam davasının önünde en büyük engel müslümanlar.Ama yine ümit doluyum çünkü Allah'a güveniyorum"...

    Sana güvenimiz tam rabbim.Kalbimizi kaydırma.Eğilmesin,bükülmesin,ümitsizlik küfrüne düşmesin...

    Biz yine bu şafak vakti gün ağarırken kanayan yerlerimizi tamir edip aynı aşkla aynı şevkle yollarına düşelim...

    "Kentler bizi hiç anlamayacak ve esirgemeyecek,ucu yanmış kibrit çöpü gibi kırılacağız,Birşeyler dokunulmamış kalsın gidelim bu şehirden..."

+ Konuyu Yanıtla

Tags for this Thread

Yer İmleri

Gönderme Kuralları

  • You may not post new threads
  • You may post replies
  • You may not post attachments
  • You may edit your posts
  •