![]() |
|
|||||||
| Anasayfa | Milli Görüş | Bloglar | Arama | Bugün | Konuları Okundu İşaretle |
![]() |
|
|
Konu Araçları | Bu Konuda Ara |
|
|
#1 |
|
karasabah
Giriş: Tue May 2006
İletiler: 78
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
yalansın besbelli..
Ne içindeyim,ne dışındayım dünyanın
Ezeli düşmanı değilim sanmaların Susuzluğundayım sevdaya kanmışlığın Kar bulutları düşledim siyah gecelerime Tenhada yürüyen ayak sesleriyim Karanlık içinde karanlığınım Belki bugün belki yarının yarınıyım Bir tas su hatrını sunuyorum geçmişime Ne tasasındayım,ne de çırpınışındayım dünyanın Bir iğne bile götürebilemedikten sonra ne önemi var Taşsam çağlayanlar gibi kime faydası var Belki zararım dokunur diye durulganlığım Aslında yok hiçbirşeyin önemi,yok elzemiyeti Bir nakış bakış gibi kalırım gönüllerde Bir artısı olur mu ki sağ tarafımdaki deftere Ben bunun derdindeyim,aslında yakmışım her şeyi Evet ne derdindeyim dünyanın ne de tasasındayım Şu sağ tarafımdaki defter de olmasa Hiç umurumda değil sevdaların ey felek-i kezban Sendense eğer sızlanmalarım vur başımı gerisi yalan Aslında ne götürürsem senden götürürüm ebedi aleme Sen yalancısın ama yataklık edersin götüreceğim köşke,ateşe Yalancı olmadığın bir tarafın belki bu,belki gerçek Ama eğrimiz doğrumuz yine senden seçilecek Yalansın,her demde derim bunu Meğersem yalanmışım içinde buldum bunu Kayıp insanlar kentisin,duvalarda ilanların Kendimi buldum sızlayan duvarlarında gürkandemir |
|
|
Facebook'ta Paylaş
|
|
|
#2 |
|
karasabah
Giriş: Tue May 2006
İletiler: 78
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
İmâm-ı Gazâlî hazretleri buyurdu ki:“Ölüm büyük bir iştir, büyük bir tehlikedir. İnsanlar bunu bilmiyorlar. Hâtırlasalar da kalblerine fazla tesir etmiyor. Çünkü kalbleri dünya meşgalesine öyle dalmıştır ki, kalblerinde başka bir şeye yer kalmamıştır. Bundan kurtuluş çâresi, bazen bir yere çekilmek ve bir saat kadar kalbini dünya meşgalelerinden uzak tutmaktır. Nitekim ıssız sahralarda dolaşan bir kimse, başkalarından kendisine bir yardım geleceğini düşünmez, başının çâresine bakar, önceden tedbir alır. İşte tenha bir yerde oturup kendi kendine demelidir ki: Ölüm yaklaştı, belki bugün gelir. Eğer sana bilmediğin karanlık bir mağaraya gir deseler, ‘İçerisinde kuyu var mı? Yoksa zehirli veya yırtıcı hayvana rastlar mıyım veya ne var, ne yok bilmiyorum’ diyerek, dizlerinin bağı çözülür. Ölümden sonraki işin, mezardaki korkulu hâlinin bundan aşağı olmadığı, gün gibi meydandadır.
Bunu düşünmemek ne biçim bir cesarettir. Bunun en güzel çâresi, ölen arkadaşlarına bakmak, onları düşünmektir…Mezardaki hâllerini düşün! Onları hâtırlayıp dünyada her birinin mevkisini, zenginliğini, işlerini, sıkıntılarını, neş’elerini, dünyada neye kavuştuklarını, ölümü nasıl unuttuklarını ve beklemedikleri bir zamanda, âhiret için ellerinde azık yokken, ölümün ansızın gelip onları götürdüğünü düşün! Şimdi mezardaki hâllerinin nasıl olduğunu, âzâlarının birbirinden nasıl ayrıldığını, etlerini, derilerini, gözlerini ve dillerini böceklerin, kurtların nasıl yediğini, onlar bu halde iken vârislerinin mallarını taksim edip rahat rahat nasıl yediğini göz önüne getir!..” Hadis-i şerîfte Peygamberimiz aleyhisselatü vesselam buyuruyor ki: (Ey ümmetim, emeliniz kısa olsun, ölümü çok hâtırlayınız!)
__________________
www.gurkandemir.com |
|
|
|
![]() |
| Yer İmleri |
| Konu Araçları | Bu Konuda Ara |
|
|