+ Konuyu Yanıtla
4 / 2 İlkİlk 1234 SonSon
71 sonuçtan 21 --- 40 arası gösteriliyor

Konu: Ayetullahi’l-Uzma Humeyni

  1. #21
    NE OLURSA OLSUN SİYONİSTLER İYİ ÇALIŞIYOR
    biz burda kılevye mücahidligi yapıyoruz
    bir başkası yatarak kanepe mücahidligi
    birdigeri bana degmesinde ne yaparsa yapsınlar derken kimse üzerine düşeni yapmıyor yada yapamıyor
    islama ihanet edeni, vatana ihanet edeni RASULE,ehlibeyte,ashaba,tabiine ,tebeuttabine,ve gercek müminlerehakaret edeni görmemezden geliyoruz
    yada onu yüceltiyoruz
    Documents and Settings\casper\Belgelerim\Resimlerim\39db57caa7al0.gif

  2. #22
    agd_sisli Sedat ÖCALAN kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Thu May 2006
    Konum
    istanbul mh. adapazarı cd. şişli sk.
    İletiler
    464
    Blogdaki Konular
    2
    Alıntı SaFa_Cihad tafarından gönderildi
    Ne şii ne sünni yaşasın İslam kardeşliği diyelim ama, onların hatalarını silmeyelim... Onları çok da sevimli göstermeyelim!


    işte en doğrusu bu... Allah razı olsun..


    şialar için şunu diyebiliriz.. Üstad necip fazılın deyimiyle : İslam dairesi içinde, Ehl-i sünnet dairesi dışındadır..


    Allahın gülleri yakanızı bırakmasın..

  3. #23
    Alıntı hisarpen tafarından gönderildi
    NE OLURSA OLSUN SİYONİSTLER İYİ ÇALIŞIYOR
    biz burda kılevye mücahidligi yapıyoruz
    bir başkası yatarak kanepe mücahidligi
    birdigeri bana degmesinde ne yaparsa yapsınlar derken kimse üzerine düşeni yapmıyor yada yapamıyor
    islama ihanet edeni, vatana ihanet edeni RASULE,ehlibeyte,ashaba,tabiine ,tebeuttabine,ve gercek müminlerehakaret edeni görmemezden geliyoruz
    yada onu yüceltiyoruz
    Kimsenin klavye mücahitliği falan yok... Ulema onları tekfir etmiş... Burada yazılanlar klavye mücahidi kesilmemek için az bile yazılmış..

    Selametle...

  4. #24
    Alıntı SaFa_Cihad tafarından gönderildi
    Kimsenin klavye mücahitliği falan yok... Ulema onları tekfir etmiş... Burada yazılanlar klavye mücahidi kesilmemek için az bile yazılmış..

    Selametle...
    sözden ve yazıp yatmadan başka ne gibi faaliyetimiz varki
    ha ben
    ha sen
    ha digerleri sadece birbirimize laf yetiştiriyoruz
    belkide kılevye mücahidligi yapacagız diye namazlarımızı kılmıyoruz kacırıyoruz
    daha sonra kalkıp cihaddan bahsediyoruz
    sayın safa cihad kardeşim
    burdaki söylemim bir kişi için degil bir genellemedir.
    yani SEN BEN ve DİGERLERİ

    SELAM İLE
    HAMDOLSUN ALEMLERİN RABBI OLAN ALLAHA.
    Documents and Settings\casper\Belgelerim\Resimlerim\39db57caa7al0.gif

  5. #25
    tekfir etmek bu kadar kolay değil mi?

    diyecek söz bulamıyorum.

    kimse oturup da şia yı savunmadı.

    lafı başka yerlere çekip durmayın.humeyni dedim.
    var mı humeyni gibi amerikaya kafa tutan bi ülke.
    yaw ALLAH aşkına caferilik hakkında ne biliyorsunuz?

    ben ne bildiğinizi biliyorum.hiç birşey.

    caferilik ehl-i sünnet çizgisine şia inancından daha yakındır

    قال الشاعر : ليس اليتيم الذي قد مات والده إن اليتيم يتيم العلم والأدب

  6. #26
    Karaselam eğer sen Humeynî denen adamı amerikaya kafa tuttuğu için bir İslam büyüğü yaptıysan hiç durma Venezüella devlet başkanı Chavez’de Amerika’ya kafa tutuyor, hem de onurlu bir dik duruşla.
    Evet gerçekten hiç durma Venezüella devlet başkanını da İslam büyüğü olarak buraya yazabilirsin.

    Şunu da bil ki ben cahillerle (bir fikri olmayıp işi gücü kes yapıştır olanlarla) sidik yarıştıramam… bu böyle biline…

  7. #27
    ozisler13
    Giriş
    Mon May 2006
    Konum
    arz
    Yaş
    33
    İletiler
    854
    Blogdaki Konular
    4
    Alıntı ulema tafarından gönderildi
    Karaselam eğer sen Humeynî denen adamı amerikaya kafa tuttuğu için bir İslam büyüğü yaptıysan hiç durma Venezüella devlet başkanı Chavez’de Amerika’ya kafa tutuyor, hem de onurlu bir dik duruşla.
    Evet gerçekten hiç durma Venezüella devlet başkanını da İslam büyüğü olarak buraya yazabilirsin.

    Şunu da bil ki ben cahillerle (bir fikri olmayıp işi gücü kes yapıştır olanlarla) sidik yarıştıramam… bu böyle biline…
    niyetim be karaselam ı savunmak ne de sizi
    ama madem aklınız başınızda bu deyim nedir şimdi
    nefsinize hakimseniz eğer nerde göremedim hakimiyetinizi
    ALLAH affetsin hepimizi
    amin...
    artık zamanı ve belki de son hakkım,çünkü dağıldım ve hala ALLAH a sığınıyorum Utanmadan

  8. #28
    Alıntı karaselam tafarından gönderildi
    tekfir etmek bu kadar kolay değil mi?

    diyecek söz bulamıyorum.

    kimse oturup da şia yı savunmadı.

    lafı başka yerlere çekip durmayın.humeyni dedim.
    var mı humeyni gibi amerikaya kafa tutan bi ülke.
    yaw ALLAH aşkına caferilik hakkında ne biliyorsunuz?

    ben ne bildiğinizi biliyorum.hiç birşey.

    caferilik ehl-i sünnet çizgisine şia inancından daha yakındır

    İşte ben buna katılırım ancak gülmekden katılırım.:clap2[1]: :shiny[1]: Bırak ya Caferilik en yakınıymış ey yakın Ehl-i Sünnete zeydilerdir bir kere... Şia sapıkdır sapığın sapıklığını söylemek haktır. Amerika okadar düşmanki Humeyni ve tebası oyüzden Irak - İran savaşını Amerikanın emriyle yaptı...
    Mahmud Efendi Hz.(k.s.) kökleri Osmanlı'ya ordanda Saadet Asrına uzanan ilim-irfan yolunun son temsilcisidir www.milligenclik.net...

  9. #29
    ortalik pislikten gecilmediginden olsa gerek, camur atmak kolay oluyor.. Sevilmeyen, nefret edilen hatta tekfir edilen sahsiyet omrunu Allahin davasi ugruna adamis, 20. asirda varolan butun islami hareketleri gerceklestirdigi devrim ile yeniden canlandirmis, hicbir zaman Muhammedi durusdan odun vermemis bir insandir.. Siyaset eger tevhidi ise ve adil ise, dogru siyasettir ve Humeyninin siyaseti 70li yillarda Velayet-i Faqih'i haykirmasi ile herzaman tevhidi ve herzaman adil olmustur.. bir insani degerlendirirken lutfen insafli olalim.. Merhumun yukarida zikredilen kitaplarinin bir cogu kitapligimda mevcuddur ve hicbirinde soylenilen sozlere rastlamadim.. eger bir kaynak kullaniyorsak bu kaynagi kendimiz inceleyelim.. bir yerden kopyalayip bir yere yapistirmak belki kolay ama insafsizliktir...

    Merhum herzaman ummetin birligine cagirmistir, Hamas lideri gecenlerde irani ziyaret ettiginde ilk olarak Humeyniyi ziyaret etmis ve ardindan "o olmasaydi intifada olmazdi" demistir.. Gine Bosna Hersekli mucahid Omer Behmen "Savas doneminde bize en cok yardimci olan devlet iran devletidir" demistir.. Obur tarafdan Chavez "Venezuelada yapilan devrimin babasi Humeynidir" demistir.. Daha dun Lubnanda Humeyninin evladlari dunyanin en buyuk super gucune karsi bir avuc mucahidle zafer kazanmistir.. Rehber humeyninin evladi Seyyid Nasrullah "bunlar siidir, bunlara dua etmek bile caiz degildir" diyen ruhu satilmis mandacilara en guzel cevabi gosterdigi direnisle vermistir..
    Rahat koltugunuza oturup sunu bunu tekfir ederken biraz insafli olun!

    Samarada sianin 10. ve 11. imamlarinin turbelerine yapilan saldirilardan sonra Seyyid Hamanei taraftarlarina "Birligi bozmayin, sakin olun, bu emperyalizmin isidir" demistir.. Mukteda Es-Sadr "Bunu yapanlar sunni degildir cunki musluman degildir.. Bir sunni bir siiyi, bir sii bir sunniyi oldurmez" gibi bir cevap verebilmistir.. obur tarafdan biz, bu pisligi yapan zalimleri lanetlemekten bile cekindik! EL INSAF!

    Imam humeyni derki "Bir olun! zalim caminizi vurmaya geldiginde, kim ayagini yikiyor kim mesh ediyor diye bakmaz!".. bu dusunceye biraz sahip olsak...

    Siayi konusmak istiyorsaniz onu konusuruz, cunki o humeyninin sahsiyla alakali bir konu degildir.. Humeyni herseyin basinda bir Islam savascisidir cunki.. ama lutfen dikkat edelim cunki tekfirciligin sonu irtidattir!

    "Ummetin birligi ilahi emirdir" diyordu Humeyni.. Davamizin lideri Necmeddin Erbakan bu konuda onunla hemfikirdir.. belki bu yuzden olsa gerek Seyyid Hamanei Turkiyede secim oldugu donemlerde "Turkiyede Erbakan'a oy vermek cihaddir" fetvasi ile yandaslarina RPe oy vermeyi emr etmistir (meraklilarina: Nureddin Sirinin bu konuda guzel bir yazisi var! ararsaniz bulursunuz :whistling[1]: )..

    Eger bu isin sapi varsa, sapina kadar MilliGoruscuyum.. dava arkadaslarimin yukarida soyledikleri beni cok buyuk bir hayal kirikligina ugratti.. biz bununla ugrastigimiz muddetce yok olmaya mahkumuz.. Ama ginede Humeyninin vasiyeti uzerine Sizi Seviyorum, kardesim biliyorum ve bagrima basiyorum...

    Allahim, senin yolunda savasan mucahidlere yardimci ol, onlarin isini kolaylastir, onlerindeki engelleri kaldir.. Onlar gibi savasamiyorsakda en azindan onlari sevmeyi nasip eyle!
    Ve Allahim sana dusman olanlari islah et, eger islahlari mumkunse kahr eyle.. Onlara karsi muhabbet beslememizi engelle... Sana dost olanlari biz dost kil, dusman olanlari dusman...

    Selam ile

  10. #30
    sadece aşagıdaki duana amin diye biliyorum

    gerisi sadece kocaman bir boşluk gibi geliyor kusura bakma
    Documents and Settings\casper\Belgelerim\Resimlerim\39db57caa7al0.gif

  11. #31
    SIA'yi ISLAM olarak kabul edemeyiz.
    Zira Islam'da olmayan bir deyil onlarca,yüzlerce bidatleri var.
    Abimizinde bahsettigi MUTA NIKAHI olayi.
    Dahasi iliskilerde erkeklere HARAM sayilan davranislar SIA'da serbesttir.

    Size bir sitede okuduklarimi diyeyim:
    (Elim varmiyor yazmaya)
    Hazreti Aise (r.a.) validemize ingilizce ''bitch'' kelimesini;
    Hazreti Ebu Bekir (r.a.)'a hatirimda olmayan pis bir söz;
    Hazreti Ömer'ul Faruk (r.a.)'a da ingilizce ''gay'' kelimesini kullanarak HAKARET eden bir SIA'nin o yazisini gördükden sonra insan daha iyi anliyor SIA dinini Seyhul Islamlarimizin reddedmesini.

    Bu pis HARAMLIGI KESIN olan bidatlerin videolarini paylasacagim ins.

    Allah sonumuzu hayr elesin.

  12. #32
    Taner PINAR
    Misafir
    Alıntı Şerifoglu tafarından gönderildi Mesajı Göster

    Bu pis HARAMLIGI KESIN olan bidatlerin videolarini paylasacagim ins.

    Allah sonumuzu hayr elesin.
    sakın haaa.. amman diyeyim .. bu adamların adı bile rahatsız ediyor beni. lütfen bu konuyu uzatmayın.. bırakın şirklerinde boğulsunlar.. imamlarına sarılıp hulefa-i raşidinin karşısında o pis suratları ile mahşerde rezil olsunlar..

    bırakın.. hakkı söyledik.. gerisini bırakın..

  13. #33
    Alıntı SaFa_Cihad tafarından gönderildi Mesajı Göster
    Kimsenin klavye mücahitliği falan yok... Ulema onları tekfir etmiş... Burada yazılanlar klavye mücahidi kesilmemek için az bile yazılmış..

    Selametle...
    Müslümanları birbirine düşmesini isteyen bundan zevk alan, değil klavye mücahitliği, müslüman bile olamaz, müslüman olamadığı gibi, müslümanlarla barış içinde yaşayan bir zımmi veya lke dışında barış içinde yaşayan kafir kadar şerefli bile olamaz. Müslümanların parçalanmasına çalışanlar kafası kopartılması gereken abd. ve israil uşağı olabilirler ancak. Ki böyle densizler ne kadar müslümanım derlersede desinler. Gerçek Ehli Sünnet ve Gerçek Şia Uleması her zaman müslümanların vahdetinden yana olmuşlar. Saray mollaları çanak yalayıcı ulema kılıklı hainler ise şii ve sünni müslümanlar arasında ayrımcılık yaparak şeytana ve küfre çok iyi hizmet etmişlerdir. Cihanşümul İslam zaferi glediğinde bu zaferi şii ve sünni müslümanlar en tatlı kardeşlik duyguları içerisinde kutlayacaklar, şii ve sünni müslümanlar arasında ayrılık sokmak isteyen hainlerde gereken cezaya çarptırılacaktır, çok yakında inşallah.

  14. #34
    BU KONUDA YAZIKLARIMIN HEPSİNDEN DÖNÜYORUM.. -bu mesaj hariç-

    cahiliyye zamanımdı..
    lütfen bu konuyu okuyanlar bu mesajı da okusun..
    قال الشاعر : ليس اليتيم الذي قد مات والده إن اليتيم يتيم العلم والأدب

  15. #35
    Alıntı HusnuYusuf tafarından gönderildi Mesajı Göster
    ortalik pislikten gecilmediginden olsa gerek, camur atmak kolay oluyor.. Sevilmeyen, nefret edilen hatta tekfir edilen sahsiyet omrunu Allahin davasi ugruna adamis, 20. asirda varolan butun islami hareketleri gerceklestirdigi devrim ile yeniden canlandirmis, hicbir zaman Muhammedi durusdan odun vermemis bir insandir.. Siyaset eger tevhidi ise ve adil ise, dogru siyasettir ve Humeyninin siyaseti 70li yillarda Velayet-i Faqih'i haykirmasi ile herzaman tevhidi ve herzaman adil olmustur.. bir insani degerlendirirken lutfen insafli olalim.. Merhumun yukarida zikredilen kitaplarinin bir cogu kitapligimda mevcuddur ve hicbirinde soylenilen sozlere rastlamadim.. eger bir kaynak kullaniyorsak bu kaynagi kendimiz inceleyelim.. bir yerden kopyalayip bir yere yapistirmak belki kolay ama insafsizliktir...

    Merhum herzaman ummetin birligine cagirmistir, Hamas lideri gecenlerde irani ziyaret ettiginde ilk olarak Humeyniyi ziyaret etmis ve ardindan "o olmasaydi intifada olmazdi" demistir.. Gine Bosna Hersekli mucahid Omer Behmen "Savas doneminde bize en cok yardimci olan devlet iran devletidir" demistir.. Obur tarafdan Chavez "Venezuelada yapilan devrimin babasi Humeynidir" demistir.. Daha dun Lubnanda Humeyninin evladlari dunyanin en buyuk super gucune karsi bir avuc mucahidle zafer kazanmistir.. Rehber humeyninin evladi Seyyid Nasrullah "bunlar siidir, bunlara dua etmek bile caiz degildir" diyen ruhu satilmis mandacilara en guzel cevabi gosterdigi direnisle vermistir..
    Rahat koltugunuza oturup sunu bunu tekfir ederken biraz insafli olun!

    Imam humeyni derki "Bir olun! zalim caminizi vurmaya geldiginde, kim ayagini yikiyor kim mesh ediyor diye bakmaz!".. bu dusunceye biraz sahip olsak...

    Siayi konusmak istiyorsaniz onu konusuruz, cunki o humeyninin sahsiyla alakali bir konu degildir.. Humeyni herseyin basinda bir Islam savascisidir cunki.. ama lutfen dikkat edelim cunki tekfirciligin sonu irtidattir!

    "Ummetin birligi ilahi emirdir" diyordu Humeyni.. Davamizin lideri Necmeddin Erbakan bu konuda onunla hemfikirdir.. belki bu yuzden olsa gerek Seyyid Hamanei Turkiyede secim oldugu donemlerde "Turkiyede Erbakan'a oy vermek cihaddir" fetvasi ile yandaslarina RPe oy vermeyi emr etmistir (meraklilarina: Nureddin Sirinin bu konuda guzel bir yazisi var! ararsaniz bulursunuz :whistling[1]: )..

    Selam ile

    İşte budur!..
    Allah razı olsun..

  16. #36
    serdengecti
    Misafir

    ehl-i sünnet ve şia arasındaki fark!!!

    EHLİ SÜNNET VE Şİİ İNANCI ARASINDAKİ FARK


    KUR'AN-I KERİM
    Ehli Sünnet'e Göre:
    Ehil Sünnet Kur'an'ın sıhhatine, ziyade ve noksan olmadığına ittifak etmiştir. Kur'an Arap dili kural ve usullerine uygun olarak anlaşılır. Ehli Sünnet Kur'an'ın Allah'ın kelamı olduğuna, hadis ve mahluk olmadığına, içinde batıl bir şeyin bulunmadığına ve müslümanların inanç ve muamelatta ilk kaynağının Kur'an olduğuna inanırlar.
    Şiiler'e Göre:
    Bazılarına göre Kur'an sıhhatli değildir Kur'an Şii inançlarından herhangi biriyle çatıştığında mezheplerine uygun garip teviller yaparlar. Bu yüzden bunlara 'Müteevvile' ismi verilmiştir. Daima Kur'an toplanırken ortaya çıkan ihtilafa işaret etmeyi severler. Kendi imamlarının sözleri onlara göre güvenilen teşri kaynağıdır.
    HADİS
    Ehli Sünnet'e Göre:
    Şeriatta ikinci kaynak ve Kur'an'ı açıklayıcı mahiyettedir Peygamber (SAV) 'den sahih olarak gelen herhangi bir hadise muhalefet etmek caiz değildir. Hadislerin sahih olduğunu anlamak İslam Ümmeti alimlerinin Hadis Usulü hususunda ittifak ettiği kurallara dayanır.
    Bunun yolu da senedin tahkikidir. Kadın ve erkek ayırdedilmeksizin adil şahısların şehadetiyle güvenilir olup olmadıkları incelenir. Her hadis rivayet edenin belli bir tarihi, rivayet ettiği hadislerin sahih olup olmadığı tespit edilmiştir. Yalancıdan, meçhul şahıslardan sadece akrabalık vasfıyla hadis kabul edilmez. Çünkü hadis rivayeti her türlü itibarın üzerinde büyük bir emanettir.
    Şiiler'e Göre:
    Resulullah (SAV) 'ın ehli beytine nisbet edilen ve siyasi savaşlarında Hz. Ali'nin yanında bulunanların rivayet ettiği hadislerden başkasını kabul etmezler Hadislerin kabulünde sahih olup olmadığına, senedine ve ilmi metoda ehemmiyet vermezler. Çok defa meçhul şahıslardan rivayet ederler ve derler ki: Muhammed b. İsmail'den.o da ashabımızdan birinden, o da bir adamdan rivayet etti ki şöyle dedi...' Kitapları sıhhatinin ispatı mümkün olmayan on binlerce hadisle doludur. Ve bu hadisler üzerinde dinlerini bina etmişlerdir ' Bu tutumlarıyla Sünnet-i Nebeviye'nin dörtte üçünden fazlasını inkar etmişlerdir. Bu nokta Şiiler'in diğer müslümanlardan ayrıldığı en mühim noktadır
    SAHABE
    Ehli Sünnet'e Göre:
    Ehli Sünnet sahabeye hürmet edilmesi ve onlardan razı olduklarına ittifak etmişlerdir. Çıkan anlaşmazlıklar samimi olarak yaptıkları ictihad kabilindendir. Ve o ortam geçmiştir. Onların anlaşmazlıklarını ele alarak nesiller boyu kin beslemek caiz değildir, Zira sahabileri Allahu Teala hayırla zikretmiş çok yerde methetmiş ve bazılarını tahdit ederek beraatlarını beyan etmiştir. Bu sebepten de kimsenin onları itham etmesi helal olmaz ve bunda kimsenin de bir menfaati yoktur.
    Şiiler'e Göre:
    Resulullah'tan sonra parmak sayısını aşmayacak kadar az bir topluluğun dışında bütün sahabenin kafir olduğuna inanırlar Hz Ali'ye çok özel bir makam verirler. Bazıları vasi, bazıları peygamber bazıları da ilah mertebesinde olduğuna inanırlar Sonra da kalkar müslümanlar hakkında Hz. Ali hususunda inançlarına göre hüküm verirler. Hz. Ali'den önce halife seçilenler ya zalim veya kafirdir. Hz. Ali'ye fikrinde muhalefet eden zalim veya kafir veyahut da fasıktır. Hz. Ali'nin zurriyetinden gelenlere muhalefet etmek de böyledir. Böylece tarihte nesiller boyu devam eden bir düşmanlık ve iftira kapısı açtılar Şii'lik bu öğretilerle devam eden tarihi bir ekol haline geldi.
    TEVHİD (ALLAH'I BİRLEME) İNANCI
    Ehli Sünnet'e Göre:
    Allah'ın bir olduğuna, ortağı, benzeri olmadığına,kul ile Allah arasında vasıta bulunmadığına iman ederler. Sıfat hususundaki ayetlere tevil, inkar ve teşbih yapmaksızın inanırlar. Allah dini tebliğ için peygamberler göndermiştir. Onlar da dini tebliğ etmişler hiçbir şeyi gizlememişlerdir. Gaybı sadece Allah'ın bildiğine inanırlar. Şefaatin Allah'ın izni şartına bağlı olduğuna, duanın, adağın ve kurbanın sadece Allah için olacağına, Allah'-dan başkasına caiz olmadığına inanırlar. Hayır ve şerrin Allah'ın mülkünde olduğuna, Allah'tan başkasının diri olsun ölü olsun kainatta tasarruf ve yetkisinin olmadığına, her
    kesin Allah'ın fadl ve rahmetine muhtaç olduğuna inanırlar. Allah'ı bilmek ise akıldan önce Şeriat ve Allah'ın ayetleriyle olacağına inanırlar. Her zaman hakkı bulması mümkün olmayan aklıyla insan imanını kuvvetlendirir.
    Şiiler'e Göre:
    Allah'ın birliğine iman ederler fakat bu inancı bazı şirke götüren tutumlarıyla bulandırırlar Allah'tan başkalarına, kullara dua eder onlardan isterler ve 'Ya Ali, Ya Hüseyin, Ya Zeyneb' derler. Allah'tan başkasına kurban keserler ve adak adarlar Ölülerden ihtiyaçlarının giderilmesini isterler Kendilerince malum duaları vardır. Bu dualarla ibadet ederler imamlarının masum olduğuna ve gaybı bildiklerine inanırlar, imamlarının kainatı idare ettiklerine inanırlar. Bu batıl inançlarını bina etmek için de kendilerine göre bir tasavvuf yolu icad ederler. Evliyanın, kutupların ve Ehli beytin (Allah'ın kudretinin dışında) hususi güç ve kuvvetlerinin olduğuna inanırlar. Dinde imtiyazlı bir tabaka olduğunu yayarlar ve bu imtiyazın veraset yoluyla oğullarına geçtiğini öğretirler. Allah'ı bilmenin akıl ile olduğuna Kur'an ayetlerinin aklın te'kidi mahiyetinde olduğuna. Kur'an'ın yeni şey getirmediğine inanırlar. Onlara göre Kur'an aklın eriştiği marifeti kuvvetlendirir.
    RÛYETULLAH (ALLAH'I GÖRMEK)
    Ehli Sünnet'e Göre:
    Ahirette görmek mümkündür. Zira Kur'an'da: 'O günde bazı yüzler parlaktır (çünkü) Rablerine bakmaktadırlar' buyurulmaktadır. (Ayrıca bu hususta sarih hadisler vardır) .
    Şiiler'e Göre:
    Ne dünyada ne de ahırette görmek mümkün değildir
    GAYB

    Ehli Sünnet'e Göre:
    Gaybı Allah'tan başkası bilemez. Allah gaybı kendisine has kılmıştır Ancak başta Hz. Muhammed olmak üzere peygamberlerine gayba ait bazı şeyleri bildirir. 'Dilediğinden başka onun ilminden hiç bir şeyi kavrayamazlar.'
    Şiiler'e Göre:
    Gaybı bilmenin sadece kendi imamlarının hakkı olduğuna inanırlar (Gaybtan haber vermek Peygamberin hakkı değildir) Bu sebepden bazıları imamlarına ilahlık nisbet etmektedirler.
    RÂSULULLAH'IN ÂLİ (EHLİ BEYTİ. TABİLERİ)
    Ehli Sünnet'e Göre:
    (En sahih kavle göre) İslam dini üzerine kendine tabi olanlardır. Bir rivayette Ümmetin en muttaki olanlarıdır. Başka bir rivayete göre de Beni Haşim ve Beni Abdul-Muttalip'ten mü'min olan akrabalarıdır.
    Şiiler'e Göre:
    Sadece damadı Alı ve onun bazı çocuklarıdır. Sonra onların oğulları, daha sonra da torunlarıdır
    ŞERİAT VE HAKİKAT
    Ehli Sünnet'e Göre:
    Şeriat, hakikattir; hakikat, şeriattır. Resulullah ümmetinden hiçbir şeyi gizlememiştir. Bütün hayırları göstermiş ve tüm serlerden sakındırmıştır. Cenabı Hak 'Bugün size dininizi tamamladım.' buyurmuştur. Dinin kaynakları Kur'an ve Sünnet'tir. Tamamlayıcı başka bir şeye ihtiyaç yoktur. Amel, ibadet ve Allah'a kavuşmanın yolu vasıtasız olarak açıktır. Kulların hakikatini sadece Allah bilir. Peygamberden başka her şahsın sözü alınır veya reddedilir. Çünkü Peygamber masumdur.
    Şiiler'e Göre:
    Şeriat Peygamberin getirdiği ahkamdır. Ve sadece avam tabakası ile satıhcıları ilgilendirir. Halbuki Hakikat veya ilmi Hası Ehli Beyt'in imamlarından başkası bilemez. Onlar Hakikat ilmini veraset yoluyla nesilden nesile elde ederler Ve onların nezdinde sır olarak kalır imamlar hatadan masumdurlar ve amellerinin hepsi dindir. Onların her tasarrufu caizdir. Allah'a kavuşmak vasıtasız (imamlar olmaksızın) tamam olmaz. Bu yüzden kendilerine verdikleri isim ve lakaplarda ileri giderek 'Veliyyullah. Babullah. Hüccetullah. Ayetullah EI-Masum vs.' gibi isimler verirler
    FIKIH (HUKUK)
    Ehli Sünnet'e Göre:
    Ehli Sünnet Kur'an ahk-- bütün dikkatleriyle inceden inceye bağlıdırlar. Kur'an ahkamını Peygamber'in sünneti açıklar. Resulullah'ın söz ve fiillerinden sonra sahabenin ve güvenilir (sika) tabiilerin sözleri de büyük ehemmiyet kesbeder. Çünkü bu tabaka Resulullah'a zaman bakımından insanların en yakınları ve ona en bağlılarıdır. Allah bu dini tamamladıktan sonra hiç kimsenin yeni ahkam getirmeye hakkı yoktur. Fakat tafsilatın anlaşılmasında ve yeni meselelerin çözümünde İslam alimleri Kur'an ve Sünnet'in ışığı altında gayret sarfederler. Yoksa kendiliklerinden yeni şeyler getiremezler. Mutlaka ayet veya hadise dayanması gerekir.
    Şiiler'e Göre:
    Hukukta kendi imamlarına nispet ettikleri kendi kaynaklarına dayanırlar Kur'an ayetlerini Ümmet-i Muhammed'in galibiyetine muhalif olarak tevil ederler ve hukukta bunlara dayanırlar. Müctehid ve masum imamlarının yeni hükümler ihdas etme hakkı olduğuna inanırlar Aşağıdaki hususlarda Şii imamları yeni ahkam getirmişlerdir:
    1 - Ezan, namaz vakitleri, namazın heyet ve keyfiyeti.
    2 - Oruç vakitleri, orucu açma zamanı.
    3 - Hac ve ziyaret işleri.
    4 - Zekat meseleleri ve sarfolunacak yerler
    5 - Miras
    Ehli sünnete muhalefet etmeye son derece dikkat ederler ve anlaşmazlık dairesini genişletmeye özen gösterirler.
    VELA (BAĞLILIK)
    Ehli Sünnet'e Göre:
    Vela tam bağlılık demektir. Ehli Sünnet 'Resul'e itaat eden Allah'a itaat etmiştir' ayeti gereğince Resulullah'tan başkasına vela göstermezler. Resulullah'ın dışında kalan her kese Şeriat kaidelerinin hükmüne göre bağlanırlar. Çünkü Allah'a isyanda kula itaat yoktur.
    Şiiler'e Göre:
    Velayı imanın rükünlerinden biri olarak kabul ederler Onlara göre vela: Oniki imamı tasdik etmektir. Ehli beyte bu anlayış içinde vela göstermeyen onlara göre iman vasfıyla vasıflanamaz Arkasında namaz kılınmaz. Farz zekattan kendisine verilmez Ancak kafirlere de verilen adi sadakalardan verilebilir
    TAKIYYE: (İNSANIN KORKUDAN İNANDIĞININ AKSİNİ SÖYLEMESİ VEYA ÖYLE GÖRÜNMESİ)
    Ehli Sünnet'e Göre:
    Ehli sünnete göre bir müslümanın diğer müslümanları sözüyle veya fiiliyle kandırması, aldatması caiz değildir. Çünkü Resulullah 'Aldatan bizden değildir' buyurmuştur. Takıyye din düşmanı kafirlerden başkasına yapılamaz caiz değildir. Bu da sadece harp esnasında olur. Çünkü harp hiledir. Müslümanın hak hususunda cesur ve doğru sözlü olması, riyakar, yalancı ve sahtekar olmaması tam tersine iyiliği emredip kötülükten nehyetmesi gerekir.
    Şiiler'e Göre:
    Takıyye Şiiler'in bütün fırkalarında mezheplerinin gereği olarak kabul edilen bir farzdır. Takıyye usulünü gizli ve açık olarak öğreniyorlar ve onunla amel ediyorlar. Özellikle de kötü şartlarda. Bu durumlarda kendilerine göre öldürülmeyi hak etmiş kimseleri medih ve senada mübalağa ederler. Kendi mezheplerinden olmayana küfür hükmü tatbik ederler. Onlara göre gaye her türlü vasıtanın mubah olmasıdır Bu insanlar yalan, hile ve iki yüzlülüğün bütün üsluplarını mubah saymaktadırlar (Ehli sünnetin bazılarına göre imamın Kureyşten olması şart koşulur)
    İMAMET VE DEVLET REİSLİĞİ
    Ehli Sünnet'e Göre:
    Devleti müslümanların arasından seçilen halife idare eder. Ve halifede denklik (İmamlarından rivayet ederler ki şöyle demişlerdir: -Takıyye benim ve babalarımın dinidir.- -Takıyyesi olmayanın dini yoktur.- Mutemet kitaplarından -İslam Kurtuluş ve Seadetin Yolu- isimli kitabın 109 uncu sayfasında şunlar vardır -Mükellefin nefsinde yahut malında bir zarara girme ihtimali varsa veya umumi düzene bir halel gelecekse onun emri bilmarufu terketmesi vaciptir. Bu hüküm Şia'nın özelliklerinden biridir ve Takıyye diye isimlendirilir.-) , yani akıllı, bilgili, salih olarak bilinmesi, emin olması ve bu mesuliyeti yüklenecek güçte bulunması gerekir. Müslümanlardan onu hal ve akd ehli seçer. Adaletle hükmetmez ise veya kitap ve sünnet ahkamını çiğnerse onu azledebilirler. Bütün müslümanların ona itaati gerekir. İdare külfet ve mesuliyettir, mükafat ve ganimet değildir.
    Şiiler'e Göre:
    İdare Hz Alı ve Hz Fatıma'nın çocuklarında veraset usulüyle devam eder. işte bu idare meselesi yüzünden Şiiler hiçbir idareciye halisane bağlanmazlar Çünkü inançlarına göre Patıma evladı olmayan idareci olama? Bu düşüncelerinin tarihte gerçekleşmemesi üzerine bu inançlarına Ric'at nazariyesini eklediler. Ric'atın manası- Son imamları olun EI-Kaim ahir zaman yerden çıkarak bütün siyasi hasımları secek ve Şia'ya diğer fırkalar tarafından tarih boyunca gasbedilen haklarını geri verecek..

    --------------------
    alıntı


    --------------------------------------------------------------------------------

  17. #37
    maraşlı-mustafa
    Misafir

    Allah razı olsun serdengeçti..

    Şia'nın karasevdalıları bu yazıyı derin derin okuyun bakalım....


    KUR'AN-I KERİM
    Ehli Sünnet'e Göre:
    Ehil Sünnet Kur'an'ın sıhhatine, ziyade ve noksan olmadığına ittifak etmiştir. Kur'an Arap dili kural ve usullerine uygun olarak anlaşılır. Ehli Sünnet Kur'an'ın Allah'ın kelamı olduğuna, hadis ve mahluk olmadığına, içinde batıl bir şeyin bulunmadığına ve müslümanların inanç ve muamelatta ilk kaynağının Kur'an olduğuna inanırlar.
    Şiiler'e Göre:
    Bazılarına göre Kur'an sıhhatli değildir Kur'an Şii inançlarından herhangi biriyle çatıştığında mezheplerine uygun garip teviller yaparlar. Bu yüzden bunlara 'Müteevvile' ismi verilmiştir. Daima Kur'an toplanırken ortaya çıkan ihtilafa işaret etmeyi severler. Kendi imamlarının sözleri onlara göre güvenilen teşri kaynağıdır.
    HADİS
    Ehli Sünnet'e Göre:
    Şeriatta ikinci kaynak ve Kur'an'ı açıklayıcı mahiyettedir Peygamber (SAV) 'den sahih olarak gelen herhangi bir hadise muhalefet etmek caiz değildir. Hadislerin sahih olduğunu anlamak İslam Ümmeti alimlerinin Hadis Usulü hususunda ittifak ettiği kurallara dayanır.
    Bunun yolu da senedin tahkikidir. Kadın ve erkek ayırdedilmeksizin adil şahısların şehadetiyle güvenilir olup olmadıkları incelenir. Her hadis rivayet edenin belli bir tarihi, rivayet ettiği hadislerin sahih olup olmadığı tespit edilmiştir. Yalancıdan, meçhul şahıslardan sadece akrabalık vasfıyla hadis kabul edilmez. Çünkü hadis rivayeti her türlü itibarın üzerinde büyük bir emanettir.
    Şiiler'e Göre:
    Resulullah (SAV) 'ın ehli beytine nisbet edilen ve siyasi savaşlarında Hz. Ali'nin yanında bulunanların rivayet ettiği hadislerden başkasını kabul etmezler Hadislerin kabulünde sahih olup olmadığına, senedine ve ilmi metoda ehemmiyet vermezler. Çok defa meçhul şahıslardan rivayet ederler ve derler ki: Muhammed b. İsmail'den.o da ashabımızdan birinden, o da bir adamdan rivayet etti ki şöyle dedi...' Kitapları sıhhatinin ispatı mümkün olmayan on binlerce hadisle doludur. Ve bu hadisler üzerinde dinlerini bina etmişlerdir ' Bu tutumlarıyla Sünnet-i Nebeviye'nin dörtte üçünden fazlasını inkar etmişlerdir. Bu nokta Şiiler'in diğer müslümanlardan ayrıldığı en mühim noktadır
    SAHABE
    Ehli Sünnet'e Göre:
    Ehli Sünnet sahabeye hürmet edilmesi ve onlardan razı olduklarına ittifak etmişlerdir. Çıkan anlaşmazlıklar samimi olarak yaptıkları ictihad kabilindendir. Ve o ortam geçmiştir. Onların anlaşmazlıklarını ele alarak nesiller boyu kin beslemek caiz değildir, Zira sahabileri Allahu Teala hayırla zikretmiş çok yerde methetmiş ve bazılarını tahdit ederek beraatlarını beyan etmiştir. Bu sebepten de kimsenin onları itham etmesi helal olmaz ve bunda kimsenin de bir menfaati yoktur.
    Şiiler'e Göre:
    Resulullah'tan sonra parmak sayısını aşmayacak kadar az bir topluluğun dışında bütün sahabenin kafir olduğuna inanırlar Hz Ali'ye çok özel bir makam verirler. Bazıları vasi, bazıları peygamber bazıları da ilah mertebesinde olduğuna inanırlar Sonra da kalkar müslümanlar hakkında Hz. Ali hususunda inançlarına göre hüküm verirler. Hz. Ali'den önce halife seçilenler ya zalim veya kafirdir. Hz. Ali'ye fikrinde muhalefet eden zalim veya kafir veyahut da fasıktır. Hz. Ali'nin zurriyetinden gelenlere muhalefet etmek de böyledir. Böylece tarihte nesiller boyu devam eden bir düşmanlık ve iftira kapısı açtılar Şii'lik bu öğretilerle devam eden tarihi bir ekol haline geldi.
    TEVHİD (ALLAH'I BİRLEME) İNANCI
    Ehli Sünnet'e Göre:
    Allah'ın bir olduğuna, ortağı, benzeri olmadığına,kul ile Allah arasında vasıta bulunmadığına iman ederler. Sıfat hususundaki ayetlere tevil, inkar ve teşbih yapmaksızın inanırlar. Allah dini tebliğ için peygamberler göndermiştir. Onlar da dini tebliğ etmişler hiçbir şeyi gizlememişlerdir. Gaybı sadece Allah'ın bildiğine inanırlar. Şefaatin Allah'ın izni şartına bağlı olduğuna, duanın, adağın ve kurbanın sadece Allah için olacağına, Allah'-dan başkasına caiz olmadığına inanırlar. Hayır ve şerrin Allah'ın mülkünde olduğuna, Allah'tan başkasının diri olsun ölü olsun kainatta tasarruf ve yetkisinin olmadığına, her
    kesin Allah'ın fadl ve rahmetine muhtaç olduğuna inanırlar. Allah'ı bilmek ise akıldan önce Şeriat ve Allah'ın ayetleriyle olacağına inanırlar. Her zaman hakkı bulması mümkün olmayan aklıyla insan imanını kuvvetlendirir.
    Şiiler'e Göre:
    Allah'ın birliğine iman ederler fakat bu inancı bazı şirke götüren tutumlarıyla bulandırırlar Allah'tan başkalarına, kullara dua eder onlardan isterler ve 'Ya Ali, Ya Hüseyin, Ya Zeyneb' derler. Allah'tan başkasına kurban keserler ve adak adarlar Ölülerden ihtiyaçlarının giderilmesini isterler Kendilerince malum duaları vardır. Bu dualarla ibadet ederler imamlarının masum olduğuna ve gaybı bildiklerine inanırlar, imamlarının kainatı idare ettiklerine inanırlar. Bu batıl inançlarını bina etmek için de kendilerine göre bir tasavvuf yolu icad ederler. Evliyanın, kutupların ve Ehli beytin (Allah'ın kudretinin dışında) hususi güç ve kuvvetlerinin olduğuna inanırlar. Dinde imtiyazlı bir tabaka olduğunu yayarlar ve bu imtiyazın veraset yoluyla oğullarına geçtiğini öğretirler. Allah'ı bilmenin akıl ile olduğuna Kur'an ayetlerinin aklın te'kidi mahiyetinde olduğuna. Kur'an'ın yeni şey getirmediğine inanırlar. Onlara göre Kur'an aklın eriştiği marifeti kuvvetlendirir.
    RÛYETULLAH (ALLAH'I GÖRMEK)
    Ehli Sünnet'e Göre:
    Ahirette görmek mümkündür. Zira Kur'an'da: 'O günde bazı yüzler parlaktır (çünkü) Rablerine bakmaktadırlar' buyurulmaktadır. (Ayrıca bu hususta sarih hadisler vardır) .
    Şiiler'e Göre:
    Ne dünyada ne de ahırette görmek mümkün değildir
    GAYB

    Ehli Sünnet'e Göre:
    Gaybı Allah'tan başkası bilemez. Allah gaybı kendisine has kılmıştır Ancak başta Hz. Muhammed olmak üzere peygamberlerine gayba ait bazı şeyleri bildirir. 'Dilediğinden başka onun ilminden hiç bir şeyi kavrayamazlar.'
    Şiiler'e Göre:
    Gaybı bilmenin sadece kendi imamlarının hakkı olduğuna inanırlar (Gaybtan haber vermek Peygamberin hakkı değildir) Bu sebepden bazıları imamlarına ilahlık nisbet etmektedirler.
    RÂSULULLAH'IN ÂLİ (EHLİ BEYTİ. TABİLERİ)
    Ehli Sünnet'e Göre:
    (En sahih kavle göre) İslam dini üzerine kendine tabi olanlardır. Bir rivayette Ümmetin en muttaki olanlarıdır. Başka bir rivayete göre de Beni Haşim ve Beni Abdul-Muttalip'ten mü'min olan akrabalarıdır.
    Şiiler'e Göre:
    Sadece damadı Alı ve onun bazı çocuklarıdır. Sonra onların oğulları, daha sonra da torunlarıdır
    ŞERİAT VE HAKİKAT
    Ehli Sünnet'e Göre:
    Şeriat, hakikattir; hakikat, şeriattır. Resulullah ümmetinden hiçbir şeyi gizlememiştir. Bütün hayırları göstermiş ve tüm serlerden sakındırmıştır. Cenabı Hak 'Bugün size dininizi tamamladım.' buyurmuştur. Dinin kaynakları Kur'an ve Sünnet'tir. Tamamlayıcı başka bir şeye ihtiyaç yoktur. Amel, ibadet ve Allah'a kavuşmanın yolu vasıtasız olarak açıktır. Kulların hakikatini sadece Allah bilir. Peygamberden başka her şahsın sözü alınır veya reddedilir. Çünkü Peygamber masumdur.
    Şiiler'e Göre:
    Şeriat Peygamberin getirdiği ahkamdır. Ve sadece avam tabakası ile satıhcıları ilgilendirir. Halbuki Hakikat veya ilmi Hası Ehli Beyt'in imamlarından başkası bilemez. Onlar Hakikat ilmini veraset yoluyla nesilden nesile elde ederler Ve onların nezdinde sır olarak kalır imamlar hatadan masumdurlar ve amellerinin hepsi dindir. Onların her tasarrufu caizdir. Allah'a kavuşmak vasıtasız (imamlar olmaksızın) tamam olmaz. Bu yüzden kendilerine verdikleri isim ve lakaplarda ileri giderek 'Veliyyullah. Babullah. Hüccetullah. Ayetullah EI-Masum vs.' gibi isimler verirler
    FIKIH (HUKUK)
    Ehli Sünnet'e Göre:
    Ehli Sünnet Kur'an ahk-- bütün dikkatleriyle inceden inceye bağlıdırlar. Kur'an ahkamını Peygamber'in sünneti açıklar. Resulullah'ın söz ve fiillerinden sonra sahabenin ve güvenilir (sika) tabiilerin sözleri de büyük ehemmiyet kesbeder. Çünkü bu tabaka Resulullah'a zaman bakımından insanların en yakınları ve ona en bağlılarıdır. Allah bu dini tamamladıktan sonra hiç kimsenin yeni ahkam getirmeye hakkı yoktur. Fakat tafsilatın anlaşılmasında ve yeni meselelerin çözümünde İslam alimleri Kur'an ve Sünnet'in ışığı altında gayret sarfederler. Yoksa kendiliklerinden yeni şeyler getiremezler. Mutlaka ayet veya hadise dayanması gerekir.
    Şiiler'e Göre:
    Hukukta kendi imamlarına nispet ettikleri kendi kaynaklarına dayanırlar Kur'an ayetlerini Ümmet-i Muhammed'in galibiyetine muhalif olarak tevil ederler ve hukukta bunlara dayanırlar. Müctehid ve masum imamlarının yeni hükümler ihdas etme hakkı olduğuna inanırlar Aşağıdaki hususlarda Şii imamları yeni ahkam getirmişlerdir:
    1 - Ezan, namaz vakitleri, namazın heyet ve keyfiyeti.
    2 - Oruç vakitleri, orucu açma zamanı.
    3 - Hac ve ziyaret işleri.
    4 - Zekat meseleleri ve sarfolunacak yerler
    5 - Miras
    Ehli sünnete muhalefet etmeye son derece dikkat ederler ve anlaşmazlık dairesini genişletmeye özen gösterirler.
    VELA (BAĞLILIK)
    Ehli Sünnet'e Göre:
    Vela tam bağlılık demektir. Ehli Sünnet 'Resul'e itaat eden Allah'a itaat etmiştir' ayeti gereğince Resulullah'tan başkasına vela göstermezler. Resulullah'ın dışında kalan her kese Şeriat kaidelerinin hükmüne göre bağlanırlar. Çünkü Allah'a isyanda kula itaat yoktur.
    Şiiler'e Göre:
    Velayı imanın rükünlerinden biri olarak kabul ederler Onlara göre vela: Oniki imamı tasdik etmektir. Ehli beyte bu anlayış içinde vela göstermeyen onlara göre iman vasfıyla vasıflanamaz Arkasında namaz kılınmaz. Farz zekattan kendisine verilmez Ancak kafirlere de verilen adi sadakalardan verilebilir
    TAKIYYE: (İNSANIN KORKUDAN İNANDIĞININ AKSİNİ SÖYLEMESİ VEYA ÖYLE GÖRÜNMESİ)
    Ehli Sünnet'e Göre:
    Ehli sünnete göre bir müslümanın diğer müslümanları sözüyle veya fiiliyle kandırması, aldatması caiz değildir. Çünkü Resulullah 'Aldatan bizden değildir' buyurmuştur. Takıyye din düşmanı kafirlerden başkasına yapılamaz caiz değildir. Bu da sadece harp esnasında olur. Çünkü harp hiledir. Müslümanın hak hususunda cesur ve doğru sözlü olması, riyakar, yalancı ve sahtekar olmaması tam tersine iyiliği emredip kötülükten nehyetmesi gerekir.
    Şiiler'e Göre:
    Takıyye Şiiler'in bütün fırkalarında mezheplerinin gereği olarak kabul edilen bir farzdır. Takıyye usulünü gizli ve açık olarak öğreniyorlar ve onunla amel ediyorlar. Özellikle de kötü şartlarda. Bu durumlarda kendilerine göre öldürülmeyi hak etmiş kimseleri medih ve senada mübalağa ederler. Kendi mezheplerinden olmayana küfür hükmü tatbik ederler. Onlara göre gaye her türlü vasıtanın mubah olmasıdır Bu insanlar yalan, hile ve iki yüzlülüğün bütün üsluplarını mubah saymaktadırlar (Ehli sünnetin bazılarına göre imamın Kureyşten olması şart koşulur)
    İMAMET VE DEVLET REİSLİĞİ
    Ehli Sünnet'e Göre:
    Devleti müslümanların arasından seçilen halife idare eder. Ve halifede denklik (İmamlarından rivayet ederler ki şöyle demişlerdir: -Takıyye benim ve babalarımın dinidir.- -Takıyyesi olmayanın dini yoktur.- Mutemet kitaplarından -İslam Kurtuluş ve Seadetin Yolu- isimli kitabın 109 uncu sayfasında şunlar vardır -Mükellefin nefsinde yahut malında bir zarara girme ihtimali varsa veya umumi düzene bir halel gelecekse onun emri bilmarufu terketmesi vaciptir. Bu hüküm Şia'nın özelliklerinden biridir ve Takıyye diye isimlendirilir.-) , yani akıllı, bilgili, salih olarak bilinmesi, emin olması ve bu mesuliyeti yüklenecek güçte bulunması gerekir. Müslümanlardan onu hal ve akd ehli seçer. Adaletle hükmetmez ise veya kitap ve sünnet ahkamını çiğnerse onu azledebilirler. Bütün müslümanların ona itaati gerekir. İdare külfet ve mesuliyettir, mükafat ve ganimet değildir.
    Şiiler'e Göre:
    İdare Hz Alı ve Hz Fatıma'nın çocuklarında veraset usulüyle devam eder. işte bu idare meselesi yüzünden Şiiler hiçbir idareciye halisane bağlanmazlar Çünkü inançlarına göre Patıma evladı olmayan idareci olama? Bu düşüncelerinin tarihte gerçekleşmemesi üzerine bu inançlarına Ric'at nazariyesini eklediler. Ric'atın manası- Son imamları olun EI-Kaim ahir zaman yerden çıkarak bütün siyasi hasımları secek ve Şia'ya diğer fırkalar tarafından tarih boyunca gasbedilen haklarını geri verecek..

    --------------------
    alıntı


    --------------------------------------------------------------------------------[/QUOTE]

  18. #38
    s.a.
    Osmanlıyı sırtından vuran, Anadolu da sureklı ısyanlar cıkartan ,sureklı kendı bozuk fıkırlerını ıhrac etmeye çalışan Hz Ebubekır Hz ömer gıbı ve dıger bırcok alıme söven,oturdukları yerden cıhat yaptıklarını sanan bu cahıller (lubnan)nereye cıhada gıtmışlerdır. Fransada yaşayan humeynıye bır anda paket bır devrım yaptırılmıştır.
    konuşmaya değmez kelımelerı zıyan etmeyın

  19. #39
    insan
    Misafir

    kardeşlik

    kardeşim bendeniz bir şiiyim ve hepinizi selamla kucaklıyorum.
    Yukarıda islama bahsini etmiş olduğunuz alıntıdaki sözlere katılmadığımı beyan ederek malum bazı konular hakkında kısa bir şey söyleyeyim -tabi bu tevhid meselesi yazıyla tartışarak olacak iş değil elinin beraber taşın altına koyarak şii sünni demeden birbiri uğrunda Allah(c.c) için can verme ve güzel ahlakta yarışma ile olacak iştir-:
    kardeşlerim biz evvela allahı seviyor onun aşkından da peygamberi ehlibeyti severek,islam komutan ve peygamber yaranı sahabeleri de kendimize komutan rehber ve islam kardeşlik yolunun abileri olarak görüyoruz.yalnız sizin de bildiğiniz gibi sadece peygamberi ve ehlibeyti masum görüyor ve diğer insanların günah işleyebileceğine inanıyoruz ama bunu değerli sahabeleri günahkar telaki etmiyoruz.sadece peygamber ve ehlibeyten herşeyi ama gayrısından ise kuran ölçüsünden yararlanmalıyız diye kabul ederek sahabeleri bizim için ulaşılması güç makamlarda görerek muhabetlerini Allaha yakınlık olarak görüyoruz.
    fakat şurasını belirtelimki her akımın keskinlikleri vardır ve bunları birbirimizi kesmede kullanmak islama küfrün kılıcından daha zararlı olur kanısındayım.ama realite böyle diye bizim bir araya gelip peygamber ve ehlibeyt ve mümtaz sahabeler rehberliğinde kuran ışığında iyilikte ve fedakarlıkta yarışamayacağımız anlamına gelmez.selamatle

  20. #40
    nasrallah
    Misafir
    kardesler ben şiayım...
    hayatını anlattıgını kişi olan ayetullah imam humeyni ömrü boyunca vahdet için filistin için yaşadı...
    filistinle ilgili bir haber duydugunda yemek başındaysa çekilirdi odasına..
    burda mezhepsel konulara girerek hiçbir fayda elde edemeyiz..

    tefrika seytandan birlik rahmandandır buyuruyor imam humeyni..
    birliğimize zarar verecek konulara girmenin kimseye faydası yoktur..
    ayetullah ali hamaney vahdet ile ilgili fetvasında diyor ki vahdete zarara verilecek konular girmek caiz değildir..
    olaya şii bakışı ile değilde ummeti muhammed bakışıyla bakın..
    filistin kan ağlarken bizlerin burda birbirine girmesi ahmaklğimizdan baska birsey değildir..
    biz muslumanız kardesler birliğe zarar verecek konular konusmayalim

    vesselamu aleykuum

+ Konuyu Yanıtla
4 / 2 İlkİlk 1234 SonSon

Yer İmleri

Gönderme Kuralları

  • You may not post new threads
  • You may post replies
  • You may not post attachments
  • You may not edit your posts
  •