+ Konuyu Yanıtla
6 / 2 İlkİlk 123456 SonSon
110 sonuçtan 21 --- 40 arası gösteriliyor

Konu: Metin Yüksel

  1. #21
    mevla şehadetini kabul eylesin.peygamber efendimize komşu eylesin inşallah.
    Alanda O,verende O,nedir senden gidecek
    Telaşını görenler,can senin zannedecek!..

  2. #22
    şehitler ölmez
    :...YANLIZ KALSANDA ÖLSENDE,YÜRÜ
    HAK BİLDİĞİN YOLDA:...http://islamvakti.azbuz.com

  3. #23
    Recep ÖRNEK kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Sun Oct 2006
    Konum
    İstanbul
    Yaş
    29
    İletiler
    2,257
    Blogdaki Konular
    5
    elhamdulillah sabah namazından sonra fatih camiinde,daha sonra da edirnekapı mezarlıgında ki programı ifa ettik.
    kabri basında yasin-i şerif okundu ve ö.fuad gunday bey kısa bir dua etti...
    agd ist ve ozellikle de ist universite komisyonunun katıldı...

    portaldan katılan arkadas var mıydı?
    O görevini yaptı ve gitti, peki biz Onsuz ne yapacagiz...

  4. #24
    Recep ÖRNEK kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Sun Oct 2006
    Konum
    İstanbul
    Yaş
    29
    İletiler
    2,257
    Blogdaki Konular
    5
    O görevini yaptı ve gitti, peki biz Onsuz ne yapacagiz...

  5. #25
    _ALBAY_ SİTE BAŞKANI Tevfik YAZICILAR kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Thu May 2006
    Konum
    İstanbul
    İletiler
    8,607
    Blogdaki Konular
    5
    portaldan katılan arkadas var mıydı?
    benimle birlikte Mehmet YEŞİLYURT vardı yukarıdaki nota göre de İbrahim BAKŞİŞ de oradaymış. seninle de dört olmuşuz. Başka gelen varmıydı bilmiyorum.
    Gün gelecek bütün dünya Hocama selam duracak!

  6. #26
    Başka yok galiba.

    Kadırgada olan var mıydı? Ben bir saat evvel geldim.
    Klavye Mücahidi

  7. #27
    Recep ÖRNEK kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Sun Oct 2006
    Konum
    İstanbul
    Yaş
    29
    İletiler
    2,257
    Blogdaki Konular
    5
    Alıntı Tevfik YAZICILAR tafarından gönderildi Mesajı Göster
    benimle birlikte Mehmet YEŞİLYURT vardı yukarıdaki nota göre de İbrahim BAKŞİŞ de oradaymış. seninle de dört olmuşuz. Başka gelen varmıydı bilmiyorum.
    bir daha ki sefere bu tarz programlara gitmeden konuşursak,orada buluşurduk.
    O görevini yaptı ve gitti, peki biz Onsuz ne yapacagiz...

  8. #28
    _ALBAY_ SİTE BAŞKANI Tevfik YAZICILAR kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Thu May 2006
    Konum
    İstanbul
    İletiler
    8,607
    Blogdaki Konular
    5
    şehid edildiği yerde Metin Yüksel'in hayatını kısaca anlattılar buyrun dinleyelim ;


    Gün gelecek bütün dünya Hocama selam duracak!

  9. #29
    Akıncı1453 Ömer ÇİÇEK kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Fri Feb 2007
    Konum
    iskenderun
    Yaş
    40
    İletiler
    60
    Ölüm bize ne uzak,ne yakın bize ölüm
    Ölümsüzlüğü taddık bize ne yapsın ölüm...

    Rabbim gani gani rahmet eylesin

    Ruhu şad olsun..
    Arz'u istikbal ile binbir hayale daldım
    Nice adım adadım faninin yollarına
    Yorgunluktan düşünce anladım ki muradım
    Bir can feda etmekmiş Baki'nin kollarına....

  10. #30
    _ALBAY_ SİTE BAŞKANI Tevfik YAZICILAR kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Thu May 2006
    Konum
    İstanbul
    İletiler
    8,607
    Blogdaki Konular
    5
    Şehadet bir çağrıdır tüm nesillere ve çağlara.....

    Böyle diyordu şehid Metin Yüksel... Çağları aydınlatacak yegane yolun Allah yolunda ölmek olduğunu haykırdı Fatih Camiinin avlusuna akan temiz kanlarıyla.O aşk ehliydi.Şehadete susamışlığı ve kendisinden sonra gelenlere emanet ettiği mücadele bilinci uğruna hayatını verdiği sevdasıydı...

    Metin Yüksel,her zaman kardeşlerinin yardımına koşabilmek ve kardeşlerinin dertlerine derman olabilmek için çaba sarfediyordu.Hayatını İslam Ümmetininin dirilişine adamıştı. Mahalle mahalle, şehir şehir koşuyordu İslam'ı tebliğ edebilmek için.

    Metin bir gün gençlerle ders yaparken diğer bir gün fakirlere yardım için koşuyordu. Bir gün mitingde en önde yürürken diğer bir gün Müslümanların izzetini korumak için İslama savaş açanlara karşı mücadele veriyordu.

    İslam coğrafyasındaki olayları çok iyi takip edip, zulüm gören kardeşlerine destek için en önde haykırıyordu hakkı.Şehidlerin ardından imrenerek bakardı hep. ''Şehadet inkılabın habercisidir'' diyordu.Cihadı kuşanıp, Şehadeti koymuştu dualarının başına.

    Daruşşafaka Lisesinin önünde kurşunlandığında Şehadet şerbetinin tadını hissetmişti...Koministlerin silahından çıkan üç kurşun vucuduna isabet etmişti.Davası için yaptığı faaliyetlerde hiç bir zaman korkmadı,geri durmadı,tereddüt etmedi Metin.Kafirlerin karşısında Uhud Dağı gibi Dimdik ayakta durdu.Mücadelesini hayatının sonuna kadar yılmadan,yorulmadan devam ettirdi.Geceleri kendi eliyle hazırladığı afişlere Fatih'i süslerken,gündüzlerini de İslam Davasının daha çok insana ulaşması için çalışıyor, gençleri organize ediyor.Fatih Akıncılarının "İyiliği Emreden ve Kötülüğü yasaklayan, eşsiz bir Kur'an nesli olması için elindn geleni yapıyordu .Hayatının hiç bir döneminde boş durmadı.O her zaman zulmün bu kadar yaygınlaştığı bir asırda Müslümanım diyen bir kimsenin boş durmasının mümkün olmadığını söylerdi. Arkadaşları bile onun bu azmi karşısında hayretlerini gizleyemiyorlardı.

    Metin şehadeti arzuluyordu ve bu emeline kavuşmak için çok çalışması gerektiğinin farkındaydı. Resulullah'ın yasakladığı Kavmiyetçilik/Milliyetçilik davası güdenler ile yapılan bir çok kavgaya katılmıştı.Şehadetinden bir kaç gün önce gerçekleşen kavgada milliyetçilerin elindeki bütün silahları toplamıştı.Daha sonra bu silahları onlara geri vermişti.

    Ve 23 Şubat 1979 Cuma...

    Soğuk bir Şubat günü...Fatih camii avlusunda insanlar cuma namazı için hazırlık yaparken, Metin'de arkadaşlarıyla birlikte Camiin yakınındaki Vakıflar Yurdunda abdestini almış,arkadaşları ile birlikte Fatih Camiine doğru yola çıkıyordu. Silahını yanına almakla almamak arasında gitti geldi.Allahın evine ibadet amaçlı gittiğini düşündü ve silahını bıraktı.

    Ağır adımlarla Fatih Camiine doğru yürüdü.İçinde tarif edemediği bir his,adını koyamadığı bir duygu vardı.Namazını kıldıktan sonra uzunca dua etti...Camiiden çıkmak için yavaş adımlarla kapıya yürüdü, Ayakkabılarını aldı ve Unkapanı tarafındaki büyük kapıdan dışarı çıktı.Merdivenleri yavaş yavaş indi ve Malta tarafındaki kapıya yöneldi,bir kaç adım atmıştı ki Cami avlusu ''Metin'' sesiyle titredi.Arkasını döndü ve sesin geldiği yöne doğru baktı.Bir el silah sesi duyuldu Cami avlusunda. Yere düşmeden evvel Tekbir getirdi Metin...Ve Allah'ın arzı bir kez daha hayatına imanına şahid tutan bir yiğidin haykırışıyla sarsıldı...Olduğu yere yığıldı Metin...Kalleşçe arkadan vurmayı şiar edinenler yere düşen Metin'in başına iki kurşun daha sıktılar...Bir karışıklık oldu avluda...Karışıklıktan istifade eden karanlık yüzlü katiller münafıkça bir tavırla tekbirler getirerek kaçtılar...

    Dünyada kalanların telaşesine ve içinde bulundukları kaosa inat,Metin Allah'ın yalnızca şehidlere nasib ettiği bir iç huzur ile,özlemini çektiği şehadete kavuşuyor ve Rabbinin cennetlerine kanatlanıyordu...Tarih bir kez daha,Tevhid Mücadelesinin sancaktarlığını yapan yiğit bir gencin verdiği söze sadık kalışını kaydediyor ve O'nun mücadelesini kendinden sonra gelenlere emanet ediyordu...

    Metin Cennete'e kanatlandı...İyi insanların onurlu ölümlerle Rablerine kavuşmalarının gerekliliğini hatırlatarak gitti...Açıkta kalan gözleri ile tamamlanmış,zafere ulaşmamış bir kavgayı bize emanet ederek gitti...Şehadetin ucuz olmadığını,Şehid olabilmek için ancak bir şehid gibi yaşamanın şart olduğunu öğreterek gitti...Gidişiyle de bir ders verdi bize...Ve kanı, filizlenmek için kanını bekleyen bir neslin toprağını bereketlendirdi...

    O bizim öğretmenizdi...Karlı ve soğuk bir Şubat Günü,Fatih Camiinin avlusuna dökülen kanlarıyla bize son dersini verdi...Ve gitti...

    27 sene geçti Metin Yüksel'in bir cemre gibi toprağa düşmesinin üzerinden...Ve bugün,yüzlerce Metin,tevhid sancağını dalgalandırmak için canlarını vermeye hazır olduklarını haykırmaktadırlar...Karanlığın dünyanın dört bir yanına yayıldığı 21.Asırda insanları Tevhid Medeniyetinin aydınlığında davet etmek için,Metin'in açtığı yolda kararlı adımlarla yürüyen binler vardır şimdi meydanlarda...Ve Ahzab 23'ün taptaze tefsiri ile bir kez daha sarsılır dünya...

    "Mü'minlerden öyle erler vardır ki,Allah'a verdikleri söze sadık kaldılar ve şehid oldular...Kimileri de şehitlik beklemektedir...Onlar hiç bir surette sözlerini değiştirmemiştirler."(Ahzab 23)

    Selam ve dua ile...


    enelmevt'ten alıntıdır.
    Gün gelecek bütün dünya Hocama selam duracak!

  11. #31
    23 şubat 2007 saat 14:00 okuldan yeni çıkmışım. okulum maltepe de ama metin yüksel edirne kapıda ... Metin Yükselin kabrine gitmek için sabırsızlanıyorum. nedeni mi ? youtube de gezerken gördüm islam dünyası için ülkemiz için canını feda eden birisi nasıl unutulabilir ki.... elimde henüz açmamış kırmızı bir gül,, edirne kapıya geldiğimde ayrı bir heyacan hala o anı düşündükdükce kalbim küt küt... youtube de mezarına nasıl gidileceğini gösteren video yu kim koyduysa allah razı olsun......metin yükselin mezarlığına geldim ve kabrinin üzerinde lale ler ... dedim kendi kendime metin abi sen unutulmazsın..... Allah şehadetini kabul eylesin

    ŞEHİT METİN YÜKSEL
    ÖLMEDİN SEN, ÖLMEDİN SEN

  12. #32
    Ben Metin Yüksel kardeşimize hep gıpta ile baktım o şehit oldu inşaallah rabbim bizede nasip etsin...
    Yüce Allah bizlerinde canını bu yüce dava uğruna çalışırken yanına kabul etsin, Metin mutlu,Çok şanslı,çünkü rabbim onu ne kadar severmişki tarif edilemeyecek kadar büyük bir davaya hizmet ederken onu yanına aldı..
    Canım rabbim bizede bu bu tatlı şerbetten ikram et bizde kana kana içelim inşaallah

  13. #33
    yardımcım "O" Feyza KARAOĞLAN kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Sat Mar 2007
    Konum
    hatayın incisi iskenderun
    Yaş
    30
    İletiler
    55
    Selamunaleyküm dava arkadaşlarım...
    O şehitleri unutmak asla mümkün değil. Biz onlara bakarken öldü diye acıma duygusuyla değil,gıpta ile bakıyoruz acınacak biri varsa o da kendi nefislerimizdir. Onların şehadeti; "Kurban verdik bu davaya dirilmek için bir çocuğun döktüğü süt dişleri gibi.." dir.Unutmadık; unutmayacağız Ahmet Yasini,Komutan Bilali, Mücahid Şeneri, Şeyh Şamili, Rantisiyi, Metin Yükseli ve nice şühedayı...
    Elimde herkesin de kitaplığında olmasını istediğim "Sadi Yüksel"in yazdığı "Metin Yüksel Şehadet ve Şehid" adlı kitabı bulunmakta. Okumanızı tavsiye ederim.
    Şimdi Metin Yüksel'in kendisine ait bir kaç sloganını sunmak istiyorum:
    -Şehadet Şehadet Sururi İnkilabest
    -En Büyük İbadet Hakkı Müdafa Etmektir.
    -Mutlak Fikrin İktidarı, Kurulacak Mutlaka
    -Sen Oradan Kıracaksın Zincirleri Biz Buradan Kıracağız Zincirleri
    -Tek Yol İslam
    -İslami Hareket Engellenemez
    -Yaşasın Dünya Müslümanlarının Diriliş Mücadelesi. v.s.
    Kitapta anladığıma göre aynı çizgide olduğu halde korkup taviz verenler, hatta Metini kıskananlar bile vardı her zaman olduğu gibi..
    Yukarıda bir arkadaş sormuş; Metin'i diğer şehidlerden ayıran özelliği neydi diye...Kitap beni çok etkiledi ama şurayı sorunun yanıtları içinde olması hasebiyle vermek istiyorum.
    -"Metin bayrakları boyayla, bezle kendisi yapardı. İsrail ve diğer bayrakları kendisi imal ederdi. O konuda kabiliyeti çok kuvvetliydi. Protesto gösterilerini, ilk defa 'Fatih Akıncıları ' gerçekleştirdiler. Önceden planlar çiziliyor ve bunun üzerinde tartışmalar yapılıyordu. Bunun da öncülüğünü Metin yapıyordu. İlk defa planlı eylemi Fatih Akıncıları yapmış, bu faaliyet derneğin adının duyulmasını sağlamıştı.Metin bu konuda çığır açmıştı."
    Hal böyleyken tabi ki bütün oklar Metin'e çevrilecekti.
    Allah onların şehadetini kabul, bizleri onlara şefaatçi eylesin..amin.

  14. #34

    Evvela esselamun aleykum

    Irkçı zihniyet Metin Abimizin canına kıyarak davamıza zarar vermeye çalıştı ancak daha nice Metin Yükseller olduğunu bilmiyorlar Bu dava kıyamete kadar sürecek inşaallah Bizde bu mücahit bolluğu varken :)

  15. #35

    Metin Yüksel anılıyor



    1980 öncesi olaylarda şehit edilen Metin Yüksel vefatının 29. yıl dönümünde anılıyor.

    Arkadaşları ve bazı sivil toplum kuruluşlarının düzenleyeceği program Metin Yüksel’in şehit edildiği Fatih Camii avlusunda düzenlenecek. Anma programına katılacak vatandaşlar daha sonra Yüksel'in Edirnekapı Şehitliği'ndeki mezarı başına yürüyerek dua edecek.

    ŞEHİT EDİLDİĞİ MEKANDA ANILACAK

    Yapılan açıklamada, Şehit Metin Yüksel'i, şahadetinin 29. yılında şehit olduğu mekanda ve kabri başında anıyoruz. 23 Şubat Cumartesi günü öğle namazı sonrasında Fatih camii avlusundaki anma programına şehitlerimize vefalı bütün kardeşlerimizi bekliyoruz.



    Farklı bir konu açmayayım dedim hem burada yazılanlar okunur tekrardan istifade edilir. Gerekirse Yeni bir konu açılır.
    Klavye Mücahidi

  16. #36
    Alıntı Yaşar BİRGÜL tafarından gönderildi Mesajı Göster
    şehitlik bir çağrıdır.tüm nesillere ve çağlara.Allah c.c yolunu saptırmayanlardan eylesin.
    Amin..
    كنت مسؤولا عن كل ما قمتم به!

  17. #37
    Şubat ayı şehitler ayı,hüzün yılı gibi hüzün ayı bizim için.Çocukluğumdan beri ne zaman Metin Yüksel ismini duysam içimi bir hüzün ve acı kaplar bi taraftanda gıpta ederim yaşamına ve şehadetine."Nasıl yaşarsanız öyle ölürsünüz "buyuruluyor.O yaşadığı gibi öldü ELHAMDULİLLAH.

    Bir gün evimizde kalın bir rulo buldum babamın dökümanlarının arasında,bu ruloyu açtığımda 70 lerin sonlarında akıncılar tarafından yapılmış afişleri gördüm.Bu afişlerin birinde de Metin Yüksel vardı ve şehid edilen diğer akıncıları anmak için hazırlanmıştı.Anlaşılan babam arkadaşlarını unutmamak için birer nüsha saklamıştı şehitlerin fotoğraflı afişlerinden.İçime dolan duyguyu tarif etmeye kelimeler yetmiyor.

    Metin Yüksel çocuklarımıza örnek gösterebileceğimiz bir şahsiyet ve bizler çocuklarımıza O'nun adını (Ve diğer şehitlerin)vermeliyiz,ve anlatmalıyız O'nun yaşamını,Oğlum demeliyiz Metin Yüksel gibi ol diye biz sana bu ismi verdik.

  18. #38
    Alıntı Lale AKAR tafarından gönderildi Mesajı Göster
    Şubat ayı şehitler ayı,hüzün yılı gibi hüzün ayı bizim için.Çocukluğumdan beri ne zaman Metin Yüksel ismini duysam içimi bir hüzün ve acı kaplar bi taraftanda gıpta ederim yaşamına ve şehadetine."Nasıl yaşarsanız öyle ölürsünüz "buyuruluyor.O yaşadığı gibi öldü ELHAMDULİLLAH.

    Bir gün evimizde kalın bir rulo buldum babamın dökümanlarının arasında,bu ruloyu açtığımda 70 lerin sonlarında akıncılar tarafından yapılmış afişleri gördüm.Bu afişlerin birinde de Metin Yüksel vardı ve şehid edilen diğer akıncıları anmak için hazırlanmıştı.Anlaşılan babam arkadaşlarını unutmamak için birer nüsha saklamıştı şehitlerin fotoğraflı afişlerinden.İçime dolan duyguyu tarif etmeye kelimeler yetmiyor.

    Metin Yüksel çocuklarımıza örnek gösterebileceğimiz bir şahsiyet ve bizler çocuklarımıza O'nun adını (Ve diğer şehitlerin)vermeliyiz,ve anlatmalıyız O'nun yaşamını,Oğlum demeliyiz Metin Yüksel gibi ol diye biz sana bu ismi verdik.
    bi akıncı kızı olarak bende çocukluğumdan beri babamın maceralarını dinleyerk büyüdüm.hemde bir kere değil her zaman aynı heyecanla dinlemeye devam ediyoruz.

    geride o günlerden kalan afişler,fotoğraflar,yara izleri vs...

    http://www.youtube.com/watch?v=6OK7D0paNMs&NR=1
    bu linkden o günleri anımsayabilirsiniz..
    sapan taşlarının yanında füze,başka alemlerle farkımız bizim...

  19. #39
    _ALBAY_ SİTE BAŞKANI Tevfik YAZICILAR kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Thu May 2006
    Konum
    İstanbul
    İletiler
    8,607
    Blogdaki Konular
    5

    Metin Yüksel in dava arkadaşı ile röportaj "Siz beyaz bir sarık gibisiniz ..."

    17 Temmuz 1958’de Bitlis’e bağlı Kolongo’da dünyaya geldi.Sadrettin Yüksel Hoca’nın oğludur.Mücadeleci bir kişiliği vardır.

    Şehid edildiğinde 20 yaşında idi.Genç yaşına rağmen , İslami hareketin içerisinde şuuru , uyanıklığı ve aktivitesiyle kısa zamanda sivrildi . 1977 yılında Fatih Daruşşafaka Caddesinde Komünist militanlarla giriştiği çatışmada üç kurşunla yaralanmıştı.

    Her mitingde onu en ön safta görürdü Müslümanlar . Şehit olduğu günün bir gün öncesi İzmir’den gelmişti . İzmir’deki İran konsolosluğunda Müslümanlarla komünistlerin mücadelesinde yardımcı olmak için gittiği İzmir’den muzaffer olarak İstanbul’a döndü.

    23 Şubat 1979 Cuma günü Cuma namazına müteakip caminin merdivenlerinden 50 m uzakta şehit edildi.Görgü şahitlerinin anlattığına göre merhum kardeşimiz namazdan çıkınca , Fatih Camii’nin arka avlusunda gizlenen caniler , ona adıyla hitap ettiler . “Metin!” seslenişini duyan kardeşlerimiz , geri döndüğünde eli silahlı şahıslarla karşılaştı . Irkçılar , Metin’in ayağına doğru bir kez ateş ettiler ve kurşun ayak parmağını sıyırdı . Birkaç saniye içinde geçen olayda ikinci kurşun Metin’in karnına saplanmıştı . Merhum yere kapanmış kıvranıyor ve Kelime-i Şehadet getirmeye çalışıyordu , katiller başına üşüştü ve beynine iki el ateş ettiler . Metin’in oluk gibi akan kanları , Fatih Camii’nin avlu taşlarını kıpkırmızı yapmıştı .

    Görgü şahitleri , hadiseden sonra Cuma’dan cemaati yanıltmak için , katillerin “ ALLAHu Ekber ” diyerek kaçtıklarını belirtiyor .

    Ne var ki al kanlara bulanan gencin Metin olduğunu cami cemaati anlayıncaya kadar katiller çoktan kaçmıştı.

    Dursun Özcan anlatıyor :” Bir Cuma günü geceden yağan kar kaplamış her tarafı . Cuma namazından çıkıyoruz . Cami’nin doğu kapısından … Bizden önce çıkanlar olmuş , bu arada ben çınar ağaçlarının arkasında bir kişinin siper aldığını ve sol elle ateş açtığını gördüm . Çarşamba Pazarı’na açılan açılan kapının önünde birikmiş olan arkadaşlara ateş açıyordu . Bir başkası da zannederim havaya ateş etmekteydi … Olay esnasında etrafta kimse yoktu . Nasıl olsuydu tecrit olmuşlar sanki . İşte o an biz Metin’in yere düştüğünü gördük ve bunlar kaçmaya başladı .Tekbir getirerek kaçıyorlardı . Biz hemen Metin’i aldık ve hastaneye götürdük Metinin vurulduğunu görmüştük fakat şehit olduğunun farkına varamadan hastaneye ulaştırdık . Tabi doktorlar ‘Başınız sağ olsun’ dediler …”

    Şehit kardeşimizin vücudundan çıkarılan kurşunlar dört değişik silaha aitti . Biri 6.35 … Diğer 7.65 ve 9’luk tabanca mermilerinin yanısıra bir de Sten mermisi… Evet !… Irkçılara bir kurban daha verilmişti …

    Katiller hakkında SİP üyesi Hüseyin Duman’ı öldürmekten yargılanan MHP’li İhsan Bal’ın daha önce de iki cinayete karıştığı ortaya çıktı. Bal, bu iki cinayet davasından delil yetersizliğinden beraat ederken cinayetlerden birinin Hüseyin Duman’ın öldürüldüğü Küçükbakkalköy’de meydana gelmesi dikkat çekici. Bal, şu anda Kadıköy 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde Hüseyin Duman’ı öldürmek suçundan tutuklu olarak yargılanıyor. Hüseyin Duman’ı öldürdüğü tanık ifadeleri ile ortaya çıkan MHP’li İhsan Bal’ın adının 24 yıl önce Kurtuluş hareketi taraftarı Ali Güngör’ün öldürülmesi olayına karıştığı ortaya çıktı. Mahkeme tutunaklarındaki anlatımlara göre olay şöyle meydana geldi: “23 Nisan 1977 günü Küçükbakkalköy’de Ülkü Ocakları Derneği’ne üye olan İhsan Bal, Mustafa Bilir, Mehmet Bilir, Zeki Yılmaz, Osman Dedeoğlu ve Ali Bilir ile sol görüşlü Ali Güngör, İrfan Karagöz ve Enver Şekerci arasında kavga çıktı. Kavga sırasında silahla yaralanan Ali Güngör kaldırıldığı hastanede hayatını yitirdi. Yaralı olan Bal ise arkadaşları tarafından bir minibüse bindirilerek olay yerinden uzaklaştırıldı.” Bal’ın isminin karıştığı ikinci cinayet olayı ise 23 Şubat 1979 yılında gerçekleşti. Fatih Camii avlusunda meydana gelen silahlı saldırıda Akıncılar Derneği Başkanı Metin Yüksel öldü. Cumhuriyet gazetesi olayı, “22 Şubat 1979 günü Ülkücüler ile Akıncılar arasında başlayan kavga kan davasına dönüştü” şeklinde okurlarına duyurdu. Zaten olaydan bir gün önce Metin Yüksel, MHP Bakırköy İlçe Örgütü ikinci başkanı Assubay Faruk Kartal’ı silahla yaralamak suçundan polis tarafından aranıyordu. Cinayet sonrası firar Bu iki cinayet nedeniyle Bal hakkında ilk dava Ali Güngör’ü öldürmek suçundan Kadıköy 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde açıldı. Akıncılar Derneği Başkanı Metin Yüksel’in öldürülmesi olayı ile ilgili olarak ise Sıkıyönetim Komutanlığı 1 No’lu Askeri Mahkemesi’nde dava açıldı. Ancak Bal iki yargılama sırasında da firardaydı. Çünkü Güngör’ün öldürülmesi olayının hemen ardından askere gitti, ardından da yurtdışına çıktı. Yurda asıl dönüşünü ise 12 Eylül askeri darbesinin ardından yaptı. Bu süre zarfında yurda nasıl girip çıktığı ise muğlak. Çünkü Bal, Akıncılar Derneği Başkanı Metin Yüksel’i öldürdükten sonda Libya’ya gitti. 12 Eylül askeri darbesinin ardından da gelip polise teslim oldu ve delil yetersizliğinden serbest bırakıldı. Duman davası sanığı Ve Bal’ın adı 18 Nisan 1999 yılındaki seçimlerde bir kere daha cinayete karıştı. Bal şu anda SİP üyesi tekstil işçisi Hüseyin Duman’ı öldürmek suçundan Kadıköy 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanıyor. Bal’ın karıştığı bu son cinayet şöyle meydana geldi: SİP, 18 Nisan 1999 seçimlerinden bir gün önce Sarıgazi’de bir miting düzenledi. Küçükbakkalköy’de MHP üyesi bir grup parti konvoyuna taşlar ve sopalarla saldırdı. İşte bu arbede sırasında tanık ifadelerine göre İçerenköy Ülkü Ocağı Başkanı İhsan Bal belindeki tabancayı çıkararak Duman’ı vurdu. 11 Aralık 2000 tarihinde Türk Ceza Kanunu’nun 448. maddesinde düzenlenen “Kasten adam öldürmek” suçundan Bal hakkında dava açıldı. 22 Aralık 2000 tarihinde de gıyabi tutuklama kararı çıkarıldı ancak Bal 4 Ocak 2001 tarihinde kadar yakalanamadı. 4 Ocak’ta ise avukatı ile birlikte giderek polise teslim oldu. Ve Bal, 10 milyar lira kefalet ile aynı gün tahliye edildi. 30 Kasım 2001 tarihine kadar tutuksuz yargılanırken, tanıkların Hüseyin Duman’ı, Bal’ın öldürdüğünü teşhis etmeleri üzerine tutuklandı. Şu anda tutuklu olarak yargılanıyor.Metin Yüksel

    Molla Sadretti’nin mahdumuydu Doğunun ezilen çoçuğuydu Ey mucahit Metin Yüksel Bizlerin önderi siz şehitler Metin yüksel ölmedin sen Ölmedin sen

    Molla Sadrettin’in en yiğit oğlu Metinin ölmedi cennete doğdu Her şehit bir adımdır zafere Her zafer bir umut kutlu yere Metin Yüksel ölmedinsen Ölmedin sen

    Molla Sadrettin’in alnı secdede Metinin annesine şehadet mujde Ağla Müslümanım haline ağla İslam ülkesinde garip bu dava Metin Yüksel ölmedin sen Ölmedin sen

    Şehid Metin Yüksel’in Dava Arkadaşı ile Mülakat

    Cecen.org:
    Metin Yukselin yanında bulundunuz ,o zamanki atmosferi birlikte yaşadınız ,rahmetli Yuksel den bahsetmeden önce o zamanki genel hali muslumanların durumunu Türkiye muslumanlarının icinde oldugu hali bizlere anlatırmısınız ..

    Basir M . Toprak :

    Est.bendeniz sizlere teşekkür ederim ki; şüheda ile ilgili bu tür çalışmalar (araştırmalar) yapıyorsunuz da medarı iftiharımız olan şühedanın mazhar olduğu mükafatın cüz’i bir kısmını müşahade etmemize vesile oluyorsunuz. Ve ölmemek için ölmenin dünyevi yansımalarını yaşatıyorsunuz.

    O yıllar Anadolunun birçok yerinden büyük şehirlere akın akın göç edildiği yıllardı.Bu göçü alan metropollerin başında da istanbul geliyordu.Türkiyenin bir çok yerinden “taşı toprağı altın” duyumu ile bu şehre gelen bu muhafazakar insanların sukuti hayale uğramaları çok sürmedi. Ve kendilerini tam bir keşme keşin içinde bulmuşlardı. Kıtkanaat geçimlerini sağlamaya çalışırlarken artırdıkları üç-beş kuruş ile neredeyse bedava olan “yeşilçam ideolojisi” ile tanışmışlardı bir hafta sonu bir “yazlık sinemada”

    Bu ideolojinin evladüiyallerini nasıl sistemli olarak değiştirmeye çalıştığının çok farkında olmadan sabahları erkenden gece kondularına koyacakları bir tuğlanın parasını kazanmak için hep yollara düşüyorlar,hep yorgun ama çok yorgun dönüyorlardı barakadan bozma evlerine bu yeni istanbullular. “Yeşilçam ideolojisi”nin zamanla oluşan bu varoşlararın içerisine tam içerisine yatak odalarına kadar sinsice girdiğinin farkında değillerdi tv alıp evlerinin baş köşesine yerleştirirlerken zira tüm mahallenin ilgi odağı oluvermişlerdi bir anda ve bu yeni misafirleri ideolojinin empoze ettiği yaşam biçimini konuşur olmuşlardı cümbür cemaat çekirdek çıtlatarak.Artık bir fabrikada işçi bir inşaatta amele olan bu saf Anadolu insanının heyulasını yeşilçam ideolojisinin empoze ettiği yaşam biçimi süslüyor ve bu esarete bir gün seyis olabileceğini umarak dayanıyordu.

    Ebeveyn bu haletiruhiyyede yaşamını idame ettirirken bu idaolojinin çocuklarını sokaklarda ”dekmancılık” oynatarak nerelere kanalize ettiğini anlayamadılar yada anlamak istemediler.Sokaklarda “yeşilçam ideolojisinin”destek güçleri olarak texsas,tommix benzeri çizgi roman karakterleride aile himayesinden yoksun olan körpe beyinleri potansiyel suçlu olarak şekillendiriyordu.Artık bu şehrin (yada ülkenin) sokakları bu yabancı ideolojinin kol gezdiği volta yerleri olmuştu.Hangi mahalleye, hangi ilçeye giderseniz gidin bu kausu oluşturmak isteyenlerin gönüllü millitonlarıyla karşılaşırdınız.

    Bendeniz istanbulun küçük türkiye olduğu kanaatindeyim ve bu anlattıklarım genelde tüm ülkenin ahvali idi.Bu arada nezih ailelerde yetişen nezih insanlar gidişattan rahatsızdılar.Bide bu Anadoludan gelen ailelerin içinde tüm bunları çok anlamayan ama gidişatın iyiye gitmediğininde idrakinde olan insanlar da vardır ki bunlar.Dedelerinden,Babalarından “kulfu”yu öğrenmişler ve namazlarını da kılıyorlardı.Bir başka tiplerde vardı ki bunlar “kıl beşini bil işini”düşüncesindeydiler demokrasinin ileride kendilerine sunacağı nimetlerden istifade edeceklerini bilerek.

    Türkiye müslümanlarının içinde bulunduğu halin bizcesini anlatmaya çalışacağım şimdi. Bu söyleyeceklerimize o dönemde yaşayan çoğu arkadaşlar katılmayabilirler.Siyasi görüşleri gereği.Ancak bu gün genel olarak müslümanlar düşünülünce izan sahibi insanlar bize hak vereceklerdir.

    Müslümanlar maalesef çok ama çok cahil idiler diye düşünüyorum oluşturdukları yapılarda islam yanlış anlatılıyor yada lafta kalıyordu.Bugünkü tabiriyle sivil toplum örgütleri oluşturuluyor buaralarda islami söylemler oluyordu tabi ancak başında yada sonunda “islam “müslüman” cümlelerinin dışında pek KUR’ANİ bir şey yoktu.Bunun neticesi olarakta haşa islami “izm”lere zemin hazırlıyorlardı.İstisnalar hariç ulema malesef alimliğin gereğini yerine getirmiyorlardı.Ogün islami harekete destek vermeyen bu din adamlarının (kendi tabirleriyle)-bu günkü duruşlarıda ortada-

    Şimdi dışarıdan bakılınca müslümanlar sanki tek çatı altındaymış gibi görünmesinin aksine öyle pek organize degiller ve birbirlerinden çok haberdar da degillerdi.fakat tüm bunlar hiç gündeme getirilmiyor hiç tartışilmiyordu.haşa islamı anlayışın içerisine biraz ırkçılık,biraz laisizm,biraz hümanizm,biraz da feminizm karıştırmışlardı.tabi yunan mitolojısının kalıntıları ve yine grek feksefesinin mantıgıda karışmıştı maalesef.işte tam burada gür ve yüksek bir ses bastırıyordu tüm bu söylemleri bu merhum molla sadreddin ve benzeri alimlerin sesleriydi.azdılar ama sesleri çok gür ve etkileticiydi zira hakkı,hakikati ve imanı haykırıyorlardı inançlarından aldıkları cesaretle.

    Bu sese ve seslere kulak verenler yavaş yavaş örgütleniyorlar ve yavaş yavaş bilgileniyorlardı.ve bu tevhidi alt yapının temelleri atılıyordu bir daha asla silinmemek üzere bir daha asla silinmemek üzere diyorum zira bu tevhidi anlayışın altı kanla imzalandı bilahare.

    Aslında merhum şehid metin agabey ile ilk karşılaşmamla ilk tanışmam arasında bir kaç sene var.

    Cecen.org:
    Metin Yuksel ile ilk nasıl tanıştınız kendisi hakkındaki ilk izlenimleriniz nedir?

    Basir M. Toprak:
    Bendeniz 13-14 yaşlarındaydım ve ihl de okuyordum fatih çarşambada ve bir abi vardı bize mütala derslerine gelen o abi bize bir süre tebliğ etmiş ve bir süre sonra seni biriyle tanıştıracagım diyerek merhuma götürmüştü ,orada başka bendenizin yaşında gençlerde vardı.tek tek herkes kendini tanıttıktan sonra bende iz yapan ve hiç unutamadığım birazdan arz edecegim bir konuşma yaptı bizlere.ancak bunu arz etmeden önce şunları söylemek zorundayım ki bu konuşmanın bendenizde niçin iz bıraktığı daha iyi anlaşılabilsin. Bendeniz merhumu bir kaç sene önce yaşadıgım bir olay vesilesi ile görmüştüm.ve bu olayında etkisiyle pür dikkat yönümü merhuma çevirmiştim.

    bendeniz ilk okula giderken annemin zorla göndermesi ile bir yaz kuran kursuna gidiyordum,istemiye istemiye ve bizim oturduğumuz mahallenin imamı olan abi muvahhid bir müslümandı.bize kuran tilavetinin dışında tevhidi bildiğince anlatıyor ve bizi islami bir yaşam tarzına kanalize etmeye çalışıyordu.bu çalışmanın neticesi biz İHL ye gidecek ve islami bir ortamla tanışacaktık .Bu yıllar içerisinde adını bile hatırlayamadığım bir çok abi ile tanıştım ve bir çok abiye talebelik ettim.ancak o güne kadar(merhum şehid metin abiyi dinlediğim gün) hiçbir konuşma hiç bir hitap şu an aklımda olmadığı gibi o abileri bu gün görsem de tanıyamam.

    Merhum şehid şöyle diyordu bizlere,arkadaşlar,çok gençsiniz gücünüzün çok farkında olmayabilirsiniz ancak kesinlikle iyi biliniz ki,kafirlerin yığınlarına güç yetirebilecek bir kuvvete ve yüreğe sahipsiniz.Bunun farkına varınız. Siz beyaz bir sarık gibisiniz üzerinizde lekeler hemen belli olur buna göre yaşayınız.Ve şehadete aşık olunuz ki o da sizi ALLAH’a götürsün.Bu cümleler beynime kazınmıştı sanki Bendeniz bir çok abi tanımıştım iyi dövüşen,iyi konuşan,güleryüzlü.Ama bu sözleri telaffuz eden kişiyi çok tanımıyordum diğer abilere kıyasla çok güleryüzlü de değildi, (hatta ilk karşılaşmamızı da düşünürsek ürkütücü bile sayılabilirdi bendeniz açısından) diger abilere göre neden bu kadar etkilendiğimi yıllar sonra anlayacaktım bendeniz bu sözlerin esiri olarak oradan ayrılmıştım kafamdaki müslüman delikanlı profili tamamen degişmiş olarak.

    Cecen.org:
    Metin Yuksel in yapmak istedikleri projeleri yada musluman dunya için ürettiği ve sizlerle paylaştığı projeleri düşünceleri varmıydı?

    Basir M. Toprak:
    Bendeniz bizzat kendi ağzından dünya müslümanları ile alakalı projeler ürettiğini yada dünya müslümanlarına ışık tutabilecek sözler duymadım merhumdan. bizzat duymadığım için burada serdetmeyeceğim.Fakat şunu söylemek zorundayım oyıllar islam dünyasının genel olarak çok hareketli olmadığı yıllardı,ve Türkiye çok ama çok sıkıntılı günler yaşıyordu dolayIsıyla tüm düşünceler ve çalışmalar buralarla ilgili idi.


    cecen.org dan
    Gün gelecek bütün dünya Hocama selam duracak!

  20. #40
    _ALBAY_ SİTE BAŞKANI Tevfik YAZICILAR kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Thu May 2006
    Konum
    İstanbul
    İletiler
    8,607
    Blogdaki Konular
    5
    Adı: metin yüksel.jpg Görüntülenme: 639 Boyut: 20.7 KB

    Adı: metin yüksel 2.jpg Görüntülenme: 738 Boyut: 22.5 KB

    Adı: metin yüksel 3.jpg Görüntülenme: 642 Boyut: 20.1 KB

    Adı: metin yüksel 4.jpg Görüntülenme: 958 Boyut: 39.8 KB
    Gün gelecek bütün dünya Hocama selam duracak!

+ Konuyu Yanıtla
6 / 2 İlkİlk 123456 SonSon

Yer İmleri

Gönderme Kuralları

  • You may not post new threads
  • You may post replies
  • You may not post attachments
  • You may not edit your posts
  •