+ Konuyu Yanıtla
2 / 1 12 SonSon
29 sonuçtan 1 --- 20 arası gösteriliyor

Konu: Türkiye'nin Son Durumu

  1. #1
    ... Kübra YILMAZ kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Sat Jul 2006
    Konum
    tek suçu;büyük şehir...
    İletiler
    3,140
    Blogdaki Konular
    3

    Türkiye'nin Son Durumu

    siyasi konulara konu açtım çok heyecanlıyım

















    Sosyofobi..

  2. #2
    Vatan Topragi Kutsaldir Kendİ Kaderİne Terkedİlemez Dİyoruz Ama Sadece SÖylemde Kaliyor Ecdad Bu Vatani Satmalari İÇİn mi SavaŞdi. Bunu DÜŞÜnmeden Edemİyoruz Meger Ne Ucuz SatilirmiŞ Vatan Topragi .bİrde ŞÖyle DÜŞÜnmeden Olmuyor Ecdadimiz BoŞunami Şehİt Oldu NİÇİn MÜcadele Ettİ Sebeb Neydİ Demedende Duramiyoruz DÜŞÜnmekde Yarar Var Bence

  3. #3
    Alıntı Orhan TOROĞLU tafarından gönderildi Mesajı Göster
    Vatan Topragi Kutsaldir Kendİ Kaderİne Terkedİlemez Dİyoruz Ama Sadece SÖylemde Kaliyor Ecdad Bu Vatani Satmalari İÇİn mi SavaŞdi. Bunu DÜŞÜnmeden Edemİyoruz Meger Ne Ucuz SatilirmiŞ Vatan Topragi .bİrde ŞÖyle DÜŞÜnmeden Olmuyor Ecdadimiz BoŞunami Şehİt Oldu NİÇİn MÜcadele Ettİ Sebeb Neydİ Demedende Duramiyoruz DÜŞÜnmekde Yarar Var Bence
    gelde bunu akp ye anlat
    Lanetlenmiş kavimle barış için atılan imzalar, kırılan kolları, öldürülen çocukları, anaların feryatlarını unutturacak mı?

    Bu imzaları atan eller hiç taş atmamıştı ki...

  4. #4
    refahyol hükümetinde ekonomi yüzde 300 arttı.enflasyon namına iz kalmadı.en allahsızı bile erbakan hocaya teşekkür ediyordu maaşını 3 kat arttırdığı için.Erbakan hocamız yerli sermayeyi teşvik etmiş ve gümrük tarifelerine çeşitli sınırlamar getirmişti.Böylece ithalat yapmadı ve sonuç itibariyle bizim çiftçimiz bizim işçimiz ve dolayısıyla Türkiye kazandı

  5. #5
    كلنا غزة Rabia ŞAHİN kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Fri May 2007
    Yaş
    27
    İletiler
    2,721
    Blogdaki Konular
    2
    yaa nekadar anlattıysak boş gidip akp ye oy verdiler hemde%48le geldiler

    zaten her gelen satıyomuş

    (ama onlara kesinlikle hakkımı helal etmiyorum)
    "unutmazsan....unutulmazsın..."

  6. #6
    Recep ÖRNEK kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Sun Oct 2006
    Konum
    İstanbul
    Yaş
    26
    İletiler
    2,259
    Blogdaki Konular
    5
    sabır...

    sabır...

    kafaları kırılmaya az kaldı diz gövmeyi diz bulamamayı millet anlayacak ama biraz acı olacak...

    biz uyardık ,söyledik diyecegiz ama gururlanmadan , kibirlenmeden...
    sonra başlaaycagız beraber vatanı kurtalmaya ve şehit olacagız arzuladıgımız en kutsal mevki ile gidecegiz rabbimize...

    ya kalanlarımız onlarda bıraktıgımız noktadan devam edecekler yeniden buyuk Türkiye yi ve Yeni bir dunyayı kurmaya...

    ...
    O görevini yaptı ve gitti, peki biz Onsuz ne yapacagiz...

  7. #7
    "NASIL YÖNETİLMEK İSTİYORSANIZ ÖYLE YÖNETİLİRSİNİZ" BUYURMUŞ HAK TEALA. NAPALIM ARKADAŞ MİLLET AÇ KALMAK İSTİYOR SATILMAK İSTİYOR. BİŞEY DİYEMEYİZKİ. AMA ÜZÜLDÜĞÜM NOKTA ŞU. KURUNUN YANINDA YAŞ DA YANAR. OLAN BİZE OLACAK. OLSUN BAKALIM BİZ ÇANAKKALEYİ GEÇİRMEDİK YOKLUK İÇİNDE. Bİ DAHA GEÇİRMEYİZ DİYE DÜŞÜNÜYORUM FAKAT ÇANAKKALE GEÇİLDİ GİBİME GELİYO. BEKLEYİP GÖRECEĞİZ BAŞKA ÇARE YOK. HA BEKLEYİP GÖRECEĞİZ DERKEN YİNE ÇALIŞACAĞIZ DURMAK YOK ÇALIŞMAYA DEVAMM..
    SELAMETLE..
    M.Y.Y.
    "ELBET BİRGÜN RUHUMUZ UMDUĞUNU BULACAK".

  8. #8
    Kısıtlanmış Üye
    Giriş
    Thu Mar 2007
    Konum
    bu üye hanım üyeleri küfür ve tacizle rahatsız ettiği için banlanmıştır. MGP Ekibi
    İletiler
    515
    seviyorum bu işleri arkadaş demiş kemal unakıtan.biliyorsunuz değilmi arkadaşlar bu adam cumhuriyet tarihimizin ilk naylon fatura hırsızı.
    seviyor bu işleri..
    bu üye hanım üyeleri küfür ve tacizle rahatsız ettiği için banlanmıştır. MGP Ekibi

  9. #9
    Allah akıl fikir versin başımızdakilerde milletimizede...
    Zulmü alkışlayamam, zalimi asla sevemem; Gelenin keyfi için geçmişe kalkıp sövemem (mehmet akif)

  10. #10

    Memleket Elden Gidiyor Aldıran Yok

    EN son PETKİM satıldı. Yahudilere Ermenilere... Halk tepki gösterdi mi? Göstermedi. Medyada birkaç sızıltılı (benim bu yazım da öyle) yorum, köşeyazısı... Bu kadarcık tepki yeter mi?

    Limanlar, fabrikalar, bankalar, sigorta şirketleri haraç mezat yabancılara satılıyor. Ülkenin stratejik yerlerinde yine yabancılar büyük miktarda arazi alıyor. Tepki yok... Var mı? Siz onlara tepki mi diyorsunuz?

    Bundan bir iki yıl önce Bolu’da kırsal kesimde İsrailli kadınlar (sayılarının 100’den fazla olduğu söyleniyor) acayip, esrarlı, garip bir kamp kurmuşlardı. Bolu valisi bile onları yerlerinden oynatamamıştı. Acaba bu esrarlı kampın içyüzü neydi? Kimse ilgilenmiyor, kimse tepki göstermiyor. Elbette biraz sızıltı vızıltı oluyor ama onlar yeterli değildir.

    Türkiye’nin parçalanmış haritaları yayınlanıyor. Yine tepki yok. Birkaç “vatansever, çok hamiyetli, milliyetçi, dindar” vatandaş Hatay lokantasına gidiyor, nefis kebaplarını atıştırırken, gülüşerek bu haritadan bahsediyorlar. Hah hah hoh... Heh heh he... Şap gurk mımmm...

    Ülke ABD, İsrail, AB sömürgesine dönmüş, aldıran yok. Seçim dedikoduları ve zevzeklikleri... Sıcaklar, kuraklık... Zenginlerin hazım çileleri, fakirlerin yutkunmaları... Ehl-i dünya dünyada, ehl-i ukba ukbada... Türkiye batıyormuş... Her şey olacağına varır, batanla batılmaz ki...

    L’Illustration dergisinin 1912 yıllarına ait bir nüshasında bir fotoğraf görmüştüm. Sırplar Türklerden Üsküp şehrini almışlar. Sırp askerleri tren istasyonundaki celi sülüs Türkçe (Osmanlıca) levhayı indiriyor, yerine kiril yazısıyla bir levha koyuyorlar... Tüccarzâde Hilmi bey, Balkan Harbi faciasından sonra yayınladığı “Felâketlerimizin Esbabı” adlı kitabında, Müslümanların ve Türklerin o yıkımından sonra İstanbul’da bazı kibar, Batıcı, çağdaş, uygar, sözde okumuş züppe zamparaların, sanki hiçbir şey olmamış gibi Göksularda, Kağıthane deresinde süzülen sandallarda karı peşinde koştuğunu yazar.

    Türkiye büyük tehlikeler ve tehditler karşısındaymış... Bizim rantçı kaltabanların hiç umurunda değildir.

    Bazıları İçin ülkenin batması meselesinden önce başörtüsü tehlikesi vardır.

    Türkiye tehdit ve tehlikelerle karşı karşıyaymış... Efendi, sen neler sayıklıyorsun, asıl tehlike ve tehdide maruz olan laikliktir, laiklik...

    Yazlıklara gidilecek, denize girilecek... Zevk alınacak, keyif çatılacak... Sabah kahvaltısı doyurucu ve enerji verici olmalı... Öğle yemeği leziz... İkindi çayı nefis... Maraş’tan uçakla gelen dondurmayı balta kesmiyor... Dombay Restorandaki porsiyonlar o kadar büyük ki, değil bir insanı, aç bir kurdu bile doyurmaya yeter... Sonbaharda İtalya’dan bir terzi gelecek ve seçkin sınıf için elbise, palto ölçüsü alacak, onu bekliyorum... Benim ilkokuldaki 12 yaşındaki oğlumun kolunda 7 bin liralık saat var...

    Yıl 1910... Bir ucu Adriyatik denizine uzanan büyük bir Rumeli-i Şahane... Afrika’da Fizan çöllerine kadar Türk bayrağı dalgalanıyor. Yemen Türk vilayeti. Bağdat, Basra, Haleb, Şam, Beyrut, Kudüs, Mekke, Medine... bunların hepsine pasaportsuz gidiyorsunuz... 1909’da Sultan Abdülhamid tahttan indirildi. 1911’de İtalyanlar Trablusgarb (Bugünkü Libya) vilayetimize saldırdı. 1912’de Balkan devletleri savaş açtı, Rumeliyi kayb ettik. 1914’te Birinci Dünya Savaşı’na girdik, 1918’de Mondros’ta yenilgiyi kabul ettik teslim olduk, 1922’de son Padişah kaçmak zorunda kaldı. Beyinsiz Jön Türkler 622 yıllık bir Cihan Devletini yere serdiler.

    Bugünkü Jön Türklerin, İttihatçı artıklarının Türkiye Cumhuriyetini korumak, ayakta tutmak, yüceltmek için ne gibi çareleri, çözümleri, planları vardır acaba?

    Hiçbir şeye yanmam da birtakım Müslümanların da gaflet uykusuna dalmalarına, vurdumduymazlıklarına, tepkisizliklerine yanarım.

    “Bir şey olmaz, bir şey olmaz...Sen çok vesveselisin...”

    Balkan harbi patlamadan önce, bir şey olmaz diyerek Osmanlı ordusunu terhis edenler de, uyaranlara böyle demiştir muhakkak.

    Bazı Üniversitelerimiz İşsizlik Fabrikaları Gibi Çalışıyor

    Türkiyenin başına gelen felâketlerin ana sebeplerinden biri de yüksek tahsil yapmaya ehliyeti ve liyakati olmayan bütün çocukların okutulmak istenmesidir. Başarılı bir üniversite tahsili yapmak için iki temel şartın bulunması gereklidir. Birincisi zekasının ve lise kültürünün yeterli olması. İkincisi ahlakının ve karakterinin yeterli olması.

    Lisede bir şey verememişsin, elifi mertek sanıyor; zekasını da geliştirememişsin, aksine geriletmiş, körletmişsin. Yeni kurulmuş, yetersiz bir üniversitede okutuyorsun. Üniversitenin kütüphanesi yok. Dört beş sene düşe kalka okuyor ve bir diploma alıyor. Sonra işsiz kalıyor. Niçin? Çünkü iyi yetiştirilememiştir.

    Test sınavları kadar aldatıcı bir şey yoktur. Lise mezunu bir gencin yeterli olup olmadığı testle değil, kompozisyonla anlaşılır.

    İrfanımız, kültürümüz o hale gelmiştir ki, çok önemli bir imtihanda yanlış sorular sorulmaktadır. Hancı sarhoş, yolcu sarhoş, han sarhoş.

    Bizim gözümüzde en önemli dersler nelerdir? Fizik, kimya, biyoloji, cebir, geometridir... Türkçe, tarih, psikoloji, mantık, ahlak, metafizik, estetik, sanat tarihi ve kültürü... Bunların bir önemi yok. Türk çocuğu Namık Kemal’i veya Ziya Paşa’yı bile orijinal metinlerinden okuyamıyor ve anlayamıyor... Önemi yok. Cebir ve geometri bilsin yeter...

    Elimizden gelse, kısa zamanda 300 yeni üniversite açarız ve lise mezunu herkesi okutmaya kalkarız.

    İlköğretimden sonra ciddî bir imtihan yapılmalı ve gençler ikiye ayrılmalıdır: Lisede ve daha sonra üniversitede okuyabilecekler... Hemen pratik işlere yöneltilecekler. (Bunların da okulları var...) Almanya bu usûlü uyguluyor ve çok başarılı oluyor. Genç nesiller işsiz kalmıyor.... Lise ve üniversite tahsili yapmaya ehil ve layık olanlar da ciddi, güçlü, vasıflı okullara yöneltiliyor.

    Genç nesillerimizi harcıyoruz. Liseler ve fakülteler işsiz orduları yetiştiriyor.

    Zeka, kültür, ahlak, karakter bakımından ehil olmayan, yeterli olmayan çocuklarına ille de yüksek tahsil yaptıracağım diye direnen bir düzen ülkeyi geriletir...

    Mehmet Şevket Eygi

  11. #11

    Türkiye Hep Bu Durumda Kalamaz Ya Batacak Ya Yükselecek

    TÜRKİYE hep bu durumda kalamaz. Ya yükselecektir, yahut başına bir sürü felaket gelecektir.

    Bugünkü durum nedir?

    Borç gırtlağa kadar.

    Devlet, millet, ülke malları haraç mezat satılıyor.

    Kokuşma korkunç boyutlarda. Hiçbir devlet ve ülke böylesine bir kokuşmaya dayanamaz, onunla birlikte yaşayamaz.

    Partizanlık, nepotizm almış yürümüş.

    İnsanın aklını başından alacak bir iç göç var. Milyonlar, milyonlar, milyonlar İstanbul, Marmara bölgesi, Ege’ye göç ediyor.

    Her yer okul dolu. Okuma yazma yüzde 100’e yaklaşmış, fakat cehalet karanlığı gittikçe artıyor. Türkiye halkı, atalarının bin yıl kullanmış olduğu bir alfabe ile yazılmış milyonlarca kitabı, belgeyi, yazma eseri, mezar taşını, kitabeyi okuyamıyor.

    Siyaset kalitesini yitirmiş.

    Edebiyat, şiir, sanat, ilmî araştırma, mimarî son derece zayıf.

    Arivizm ve hedonizm yaygın.

    Güvenlik yok.

    “Adalet Mülkün Temelidir...” Öyle mi?

    Demagoji, maval, masal, martaval, mitoloji, ideoloji...

    Kazananlar lüks, israf, aşırı tüketim, gösteriş, gurur, kibir, bayağılık gayyalarında... Öte tarafta sefalet içinde sürünenler.

    Sodom Gomore masum kalır bizdeki birtakım pislikler yanında.

    Nifak nifak nifak... Yalan, sözünü yerine getirmeme, emanete hıyanet, düşmanlıkta aşırılık, fısk fücur, şikak, isyan, tuğyan, azgınlık...

    11 yaşındaki ağzı süt kokan çocuklar uyuşturucu ile tanıştırılıyor.

    Seks manyaklığı, şehvet, iffetsizlik...

    Bütün bu kötülükleri engelleyecek, köstekleyecek toplumsal bir irade yok.

    Gür bir ses “Durun kalabalıklar!..” diye bağırmıyor.

    Kötüler azgın mı azgın, cesur mu cesur; iyiler veya iyi geçinenler mızmız mı mızmız, pısırık mı pısırık, korkak mı korkak.

    Para en büyük değer, put olmuş put...

    Ribanın ve haramın girmediği yer kalmamış.

    Müslümanlar o hale gelmiş ki, kefere sıçan deliğine girse onlar da girecek.

    Hacı beyin başı ağrıdan çatlayacak, yeni yazlığının taşları Brezilya graniti mi olsun Kongo graniti mi, bir türlü karar veremiyor.

    11 ay kasıtlı olarak bile bile günah işliyor, sonra bir umre yapıyor, oh anasından doğmuş gibi ak pak oluyor.

    Türkiye’yi Edirne’den Kars’a, Sinop’tan İskenderun’a kadar ayağa kaldıracak çok büyük bir feryat kopması lazım.

    Halkın yeterli kısmının titreyip silkinmesi lazım.

    Temiz bir Türkiye için canla başla çalışılması lazım.

    Emanetlerin ehline verilmesi lazım.

    Siyasete hikmet ve kalite gelmesi lazım.

    Kokuşmaya dur denilmesi lazım.

    Okullara, üniversitelere ilim irfan lazım.

    İyiliklerin desteklenmesi, kötülüklerin kösteklenmesi lazım.

    Ahlâka, fazilete, yüksek karaktere ihtiyacımız var.

    Türkiye niçin Norveç kadar temiz olmasın?

    Türkiye’nin niçin Kore gibi, Tayvan gibi, Çin gibi yüz milyarlarca dolar döviz rezervi olmasın?

    Bunca pislik içinde yüzeceğimize bütün dünyaya örnek bir ülke olamaz mıyız? Elbette olabiliriz, bu mümkündür ama niyet lazım, irade lazım, aksiyon lazım, güç lazım... En önemlisi adam lazım adam.

    Yüksek Tabaka Gençleri Ateş Hattında Çarpışmalıdır

    BUSH rejimi Irak’ta başarılı oldu mu? Kesinlikle olmadı bir batağa girdi çıkamıyor. Bundan sonra başarılı olma ihtimali var mıdır? Yoktur... Ne yapabilir? Irak’ı üçe bölebilir.

    Müslümanları birbirleriyle boğazlaştırabilir, daha çok insan öldürebilir, daha tazla tahribat yapabilir... Savaş Pakistan’a kayabilir, Türkiye Kuzey Irak batağına girebilir. Sonra yangın büyüye büyüye 3’üncü dünya savaşı patlayabilir.

    Türkiye mümkün olduğu kadar ateşten uzak durmalıdır. Ancak bizde birileri ABD ve İsrail’e son derece bağımlıdır. “Girmeyin ha...”demesine bakmayın. ABDKuzey Irak’a girmemizi istiyor. Politika böyledir. Yap der, yapma mânâsına; yapma der, yap mânâsına...

    Lübnan küçük bir ülke, onun da parçalanmasını istiyorlar. Sünnî bölgesi, Şiî bölgesi, Hıristiyan bölgesi, Dürzî bölgesi... Lübnan’a nisbetle Türkiye ne kadar büyük...

    İşgal altındaki Filistin’i parçaladılar. Gazze’de ayrı, öteki topraklarda ayrı iki rejim var.

    Mısır, niçin Müslüman ve Kıbtî iki ayrı devlet olmasın?

    Sudan’dan bir sürü devlet çıkar.

    Parçala, böl ve hükm et felsefesi.

    Ortadoğu’nun bu şekilde parçalanmasından dolayı en fazla hangi kavim zarar görecektir? Kürtler... İnşaallah bu tuzağa düşmezler.

    Bizim medyada Irak konusunda sürü sepet yazı yayınlanıyor. Her kafadan ayrı bir ses çıkıyor. İkinci Irak savaşı başlamadan önce ABD defleri ve zurnaları çalarak “Irak’a demokrasi, hürriyet, refah, huzur gelecek. Irak halkı Amerikan ordusunu güller atarak, neşideler okuyarak, raks ederek sevinç içinde karşılayacak...” diye yazılar yazan birtakım Ortadoğu uzmanları, keskin görüşlü dış politika yazarları vardı. Onlar yine yazıyorlar. İnananların aklına şaşılır.

    Türkiye düzelir mi, Ortadoğu düzelir mi, Dünya düzelir mi?.. Maalesef düzelmez. Arada bir biraz düzelme olur, sonra yine bozulur. Bozula bozula kıyamet kopar.

    Eğer Türkiye bir savaşa girerse eski ve yeni Cumhurbaşkanlarının, başbakanların, bakanların, milletvekillerinin, büyük bürokratların, medya babalarının, holding sahiplerinin, dolar milyarderlerinin, para babalarının oğulları, torunları, damatları, yeğenleri, canları ciğerleri, kuzucukları, tosunları, yakınları ateşli cephelerin ön saflarında arslanlar gibi kahramanca çarpışmalıdır. Türkiye onlardan bunu bekliyor.

    Hep fakir fukara, orta halli sınıfın çocukları ön safta çarpışıp şehit olacak değil ya!
    Mehmet Şevket Eygi

  12. #12

    Satılmadık bir; Akarsular kalmıştı..!

    Akarsular özelleşecek!

    Küresel ısınma, beklenenin altında kalan yağışlar ve geciken barajlar nedeniyle kapıya dayanan su krizi için hükümet formülü: Akarsu ve göletlerin kullanım hakkı 49 yılı geçmeyecek şekilde özel sektöre satılacak İhale değil yarışmayla seçilecek yatırımcı, barajdan elde edilen suyu işletme süresi boyunca satarak hem yatırım maliyetini çıkaracak, hem de kâr edecek

    Hükümet, küresel ısınma, beklentinin altında kalan yağışlar ve geciken barajlar nedeniyle kapıya dayanan su krizini çözmek için Türkiye'de ilk kez uygulanacak bir projeyle akarsuların işletme hakkını satmaya hazırlanıyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler, proje çerçevesinde belirlenecek bölgelerin sulanması için akarsuların Yap-İşlet-Devret (YİD) modeli ile özel sektöre açılacağını bildirdi.
    Güler, hükümetin 4 ayrı projeden oluşan ve tarımsal sulama sorununu özel sektörle birlikte çözmeyi hedefleyen çalışmasını Milliyet'e anlattı. Projeler arasında, Türkiye'de ilk kez uygulanacak olan "akarsu ile göletlerin kullanım hakkının 49 yılı geçmeyecek şekilde özel sektöre satılması" planı da yer alıyor.

    İçme suyu da gündemde
    Hazırlanan taslak çalışmaya göre, Türkiye genelindeki havzalar, sulama ihtiyacı da dikkate alınarak bölgelere ayrılacak. Bölgenin sulama sorununun çözülmesi için gereken tarımsal sulama barajları özel sektöre yaptırılacak.
    Bunun için akarsu ve göletler YİD modeli ile 49 yılı geçmemek üzere özel sektöre devredilecek.
    Projelerin bir sonraki adımı, tarımsal amaçlı suyun içme suyu olarak da kullanılması olacak.
    İşi üstlenecek yatırımcılar "ihale" yöntemiyle değil nükleer santral projesinde olduğu gibi "yarışma" modeliyle belirlenecek. Bir başka deyişle, projeye talip olanlardan "işi en hızlı yapacak, sulama için dekar başına en düşük fiyatı sunacak" yatırımcı ile sözleşme imzalanacak. Yarışma yabancı yatırımcılara da açık olacak.

    Akan su tutulacak
    Söz konusu projeyle kamu eliyle değerlendirilemeyen ve boşa akan tatlı su kaynakları yapılacak barajlarda tutulacak ve tarımsal sulamada kullanılabilecek. Devlet, bütçeden kaynak aktarmaksızın tarımsal sulama barajına sahip olacak.
    Yatırımcı da inşa ettiği barajdan elde edilen suyu işletme süresi boyunca satarak hem yatırım maliyetini çıkaracak, hem de kâr edecek.

    Kızılırmak özel sektöre
    İşletme hakkı özel sektöre devredilecek akarsuları belirleme çalışmaları sürerken Enerji Bakanı Güler özellikle çeltik tarlalarının sulanması için Kızılırmak'ı proje kapsamına almayı planladıklarını söyledi.
    Güler, Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP) kapsamındaki tarım alanlarının da önemli sulama bölgeleri arasında yer aldığını, bu bölgenin kuraklık sorununa su kaynaklarının devriyle çözüm bulunabileceğini belirtti.

    12-13 akarsu satılacak

    Hükümetin akarsuların satılmasına ilişkin projesine 7 Temmuz'da Hürriyet gazetesindeki köşe yazısında, Yalçın Bayer de yer vermişti. Bayer, satış kapsamında 12-13 akarsu bulunduğunu ve bunlardan metreküp hesabıyla yaklaşık 3.1 milyar dolar gelir beklendiğini belirtmişti. Yazıda şu ifadeler yer almıştı: "Fırat'ın sularının üzerindeki Atatürk ve Keban gibi barajlara giden sular da bu özelleştirme kapsamı içinde olacak. DSİ'de yapılan ön çalışmalara göre, Fırat'ın 29 yıllık satış değerinin 950 milyon dolar, Dicle'nin 650 milyon dolar olacağı söyleniyor. Yani Fırat ve Dicle bir 'fabrika' gibi düşünülüyor."

    Anayasa'daki tek kriter 'kamu yararı'

    Hükümetin yeni projesi, su kaynaklarının özel sektöre devrinin Anayasa değişikliği gerektirip gerektirmediği sorusunu da gündeme getirdi.
    Kıyıların devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğunu hükme bağlayan Anayasa'nın 43. maddesinde, "Deniz, göl ve akarsu kıyılarıyla, deniz ve göllerin kıyılarını çevreleyen sahil şeritlerinden yararlanmada öncelikle kamu yararı gözetilir. Kıyılarla sahil şeritlerinin, kullanılış amaçlarına göre derinliği ve kişilerin bu yerlerden yararlanma imkân ve şartları kanunla düzenlenir" ifadesi yer alıyor.

    Gülçin Üstün - Milliyet

    Zulmü alkışlayamam, zalimi asla sevemem; Gelenin keyfi için geçmişe kalkıp sövemem (mehmet akif)

  13. #13
    çok yazık

    daha dur bakam uşaklar neler göreceğiz
    inş hayır olur bunların sonu..temenniz iyilik,güzellik
    Düzenlendi: Tevfik YAZICILAR 07-08-2007 01:14 Neden: Mesajları birleştirdim
    önce dişlerimiz döküldü sonra saçlarımız
    şu canım dünyanın orta yerinde kırılmış kolumuz kanadımız

  14. #14
    ...satın bakalım.....herşeyi satın ....kendinizi çocuklarınızı kardeşlerinizi.....ya hep diorum hakaret etmicem diye ama napiim bunları görünce ......tövbe tövbe......
    ........güller açmasa da;güneş doğmasa da;başkoymuşuz biz bu sevdaya.....dönmeyiz.....

  15. #15

  16. #16
    Kayıtsız
    Misafir

    siyaset

    kardeşim size göre satılık siz uydurmaya devam edin tabi işiniz bu türkiyeyi karıştırmak

  17. #17
    Kısıtlanmış Üye
    Giriş
    Wed Jan 2008
    Konum
    Acı Ve Gözyaşı ile Islanmış Topraklar
    Yaş
    25
    İletiler
    1,533
    Blogdaki Konular
    5
    Alıntı Kayıtsız tafarından gönderildi Mesajı Göster
    kardeşim size göre satılık siz uydurmaya devam edin tabi işiniz bu türkiyeyi karıştırmak
    Şakacı arkadaş :) bana göster bakalım Türkiye'nin nesi var ?On parmağınla göster tamam dicem =) Göstereceğini sanmıyorum.Garanti,Fortis,TEB zürich,HSBC....of okadar şey yazcam ama boşa.Yarın bayrağın değişir,kimliğin elinden alınır adını Hristo,Alex,Joseph,Maria koyarlarsa anlarsın.
    ѕєηιη ƒαякıη вєηιм тαяzıм .......

  18. #18
    TürKiye Karıscaqı kadar karısmıs daha nasıL karıscakk izah edermsn arkadasımm??

  19. #19
    Kayıtsız
    Misafir

    vatan

    mesajım şuki elbet bir gün kıyamet kopar işte ooo zaman varya oo zaman

  20. #20
    TERAKKİPERVER Yüksel DİKGÖZ kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Sat Oct 2008
    Konum
    Giresun ama İstanbul doğumluyum
    Yaş
    53
    İletiler
    202
    Okullarda her yıl yerli malları haftası oluyor..Hani nerede yerli mallarımız?...Üretmiyor ki hep tüketiyoruz...Yarın bir harp çıktığında AKP lileri korkudan göremezsiniz..Çünkü sattıkları fabrikalar gâvurun elinde olunca yandı keten külüm helvam olacak...
    Erbakan Hocamız fabrika açardı bunlar satıyorlar..
    yazıklar olsun..

+ Konuyu Yanıtla
2 / 1 12 SonSon

Yer İmleri

Gönderme Kuralları

  • You may not post new threads
  • You may post replies
  • You may not post attachments
  • You may not edit your posts
  •