+ Konuyu Yanıtla
3 / 1 123 SonSon
58 sonuçtan 1 --- 20 arası gösteriliyor

Konu: Melek Zeynep Bulutun Kalemi..

  1. #1
    kodADIistanbul Melek Zeynep BULUT kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Fri Jan 2007
    Konum
    secde et ve yaklaş!...
    İletiler
    1,220
    Blogdaki Konular
    1

    Melek Zeynep Bulutun Kalemi..

    ANKARA DA KAR VE SEN

    Beyazlıyor gecenin saçları
    Saçakları titreten kar mıdır,boran mıdır,tipi mi?
    Şu giden sensin kazıyarak kaldırımlara izini
    Ankara’da bir akşam kalabalığında...
    Ve kar yağıyor gecenin saçlarına..
    Ben üşüyorum, kimsesiz kuşlar üşüyor tenhalarda
    Ne yorgundur köşe başlarında titreyen keşler
    Ne de sabaha kalacak, gönülsüz kabullenilmiş düşler
    Bağlıyor ayaklarımı ölümler
    Ama aşk yine sancılı,aşk yine bıçak yarası
    Yine de kaçmıyorum saklanmıyorum aşktan
    Hakkını vererek yaşıyorum..
    Ankara’yı koynuna alan kar taneleri gibi
    Bir gün benim de hükmüm biter de
    Ve geçip giderim salkım saçak dolu fırtına
    Geçip giderim bir bıçak yarası sırtımda..
    Ve kar yağıyor gecenin saçlarına!
    Dışarıda uzaklarda bir yerlerde
    Rüzgarlar saçlarını dağıtıyor
    Benim kadar üşüyorsun..Benim kadar uykusuz..
    Belki benim kadar. . . !!!
    Bir ağıt yalıyor duvarları geceleri
    Terkedilmiş çocuklar tekmeliyor karşı pencereden yalnızlığımı
    Bir kadın pencerelere yaslanıyor her gece
    Yasını tazeliyor belli ki
    Yarınlarından habersiz, geçmişinden dağılarak
    Bir kadın şairliğini yansıtıyor kaldırımlara
    Çünkü şairleri yalnız kaldırımlar anlar...
    Ve kadınlar yalnız kaldıkça (!) şair kalacaklar
    Ve kar yağıyor gecenin saçlarına..
    Uzaklardan kopup gelmiş bir hayal içimi çizip geçiyor
    Sen yine özlenildiğini biliyorsun
    Yine çağırır gibi duruyorsun şehrin öbür yüzünden
    “Gel!” diyorsun yaşantılarımı ikiye bölerek
    Her yarımla çoğalıyorum ve çoğalıyorsun benimle..
    Geceler uzuyor uykularım daralıyor
    Sen yalnız kalacaksın yine
    Kar yağmaya devam edecek
    Saçaklar buz tutmaya, şakaklarsa terlemeye..
    Uzayıp giden sokaklarda kaybolup gideceksin
    Sanki hep kar yağacak
    Sanki hiç dönmeyeceksin..
    ANKARA,KAR VE SEN
    Yine m u h t e ş e m s i n i z ! . .
    19.02.2001

  2. #2
    kodADIistanbul Melek Zeynep BULUT kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Fri Jan 2007
    Konum
    secde et ve yaklaş!...
    İletiler
    1,220
    Blogdaki Konular
    1

    Düşbozumu


    DÜŞBOZUMU

    Neydiniz?
    Uzak iklimlerden kopan bir rüzgar gibi gelip
    Geceye dağılıverdiniz...
    Ne kadar güzeldiniz oysa
    Ne kadar da yürekliydiniz
    San ki aşka kurban eyledi beni o İstanbul cinası gözleriniz...
    Ateşler giyinen bir deniz gibi
    Nasılda işlediniz gönlüme aşkın beytül gazelini
    Öyle ki sevildiniz işte
    Acılar dergahından kopararak kalbimin ağrısını
    Ve ipeklere sardınız ruhumun ağlatan şarkısını ...

    Gizli bir kıyamet düşürüp içime
    Kayan bir yıldız misali
    Apansız oldu gelişiniz ve gidişiniz
    Gittiniz işte!
    Hastalıklı bir yalnızlık hediye ettiniz
    Ve bir kalp titremesi bıraktınız içime

    Biliyorum
    Şimdi çok uzak şehirlerdesiniz
    Belki bir kar soğuğunda yapayalnız
    Belki bir temmuz sıcağında ayazsız
    Ama bilesiniz ki içimin her köşesindesiniz
    Hâla yankılanıyor kulağımda o ılık sesiniz
    Bilmem neden gri akşamlar gibi erkenden soldu gözleriniz
    Neden mevsimsiz gittiniz
    O unutulmaz şarkıyı sonbahar yaprakları gibi
    Ömrüme serdiniz....
    Gittiniz!
    Sahi giderken hiç mi ü z ü l m e d i n i z ! . . .
    .

  3. #3
    -sizdiniz

    masallarınız ve gözleriniz gecilmezdi
    haziranın başında ve sonunda
    hep o şarkıyla büyüdünüz
    ah ama siz küçüktünüz
    bir çocuk telaşıydı hep sesiniz
    her an ağlamaya ve aşka hazır
    bilirsiniz güller ve çocuklar
    yazda ve gecenin geç saatlerinde kalınca
    şiir ayrılıklara çoğalır
    gül eğer bir kez dokunduysa ellerinize
    bu aşktan ve kandandır.
    "yolda yürürken eğer ayağınız taşa takılırsa siz yine amerikaya küfredin." (humeyni)

  4. #4
    kodADIistanbul Melek Zeynep BULUT kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Fri Jan 2007
    Konum
    secde et ve yaklaş!...
    İletiler
    1,220
    Blogdaki Konular
    1

    Gelemem DeyİŞİne

    Her sabah katili olur muydun şu şair gönlümün?
    Aydınlığında yaktığım ateşe karanlıkta baksaydın gülüm!

    Onurumla girerdim gururunla yıktığın surlara
    İstersen dikenlerini burçlara da çaksaydın gülüm!

    Ölür müydün kan tutarak birer-birer solan leylaklarımı
    Bir gün batımı ellerinin dokunduğu sulara bıraksaydın gülüm!

    Çözmezdim yalnız senin âh’ınla kilitli sırrımın düğümünü
    Kalbimi söktüğün o yerden ruhuma aksaydın gülüm!

    Anlardın sana her gelişimde göğsümü parçaladığımı
    Parmak uçlarıma inen yangını, bir şairden duysaydın gülüm!

    Ertelenmiş bir infazdır, gelirsin ümidiyle bekleyiş
    “Gelmem!” diyeceğine, bu kör kuyulara bir umut salsaydın gülüm!

    Büyümüş bir mahşer yanılgısıyla gitti gidenler
    Sensiz kalan yanıma, yırtık bir hatıra taksaydın gülüm!

  5. #5
    kRoniK buNaLIM Kaşif Sevde AZER kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Tue Nov 2006
    Konum
    cok cok uzaklardannnnn
    İletiler
    1,191


    Kente yalnızlık gelirdi sen uyuyunca
    Yüzümde mevsim değişirdi uyandığında
    Bilmezdin gizliden seni sevdiğimi
    Aşkın içimde solardı adın bahardı
    Eteğini koştururdun sokağımızda
    Sokak sus pus olur sana bakardı
    Bilmezdin gizliden izlediğimi
    Gözlerim gözlerinden korkardı
    Hatırlıyorum adın Bahar�dı
    Sokakta bir bayramdı durakta bekleyişin
    Sanki sonsuz bir ayrılıktı okula gidişin
    Bilmezdin her sabah seni yolcu ettiğimi
    Yüreğim yol boyu ardından ağlardı
    Hatırlıyorum adın Bahar�dı.

    Y.Erdogan

    Yaşamak Genzimizde Acı Bir Tütsü Artık ... Yenilgilerle Büyüdük Biz Adam Olamadık.....

  6. #6
    kRoniK buNaLIM Kaşif Sevde AZER kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Tue Nov 2006
    Konum
    cok cok uzaklardannnnn
    İletiler
    1,191
    Sus” hükümleri giydirildi sevdanın sen taraflarına…
    Acımadılar! Kurak bıraktılar dudaklarının isyan kızıllığına.
    Ve şimdi tüm mavilerimi soyunuyorum gökyüzünden,kalsın uçukluğumun yasaklı dili kararmış sayfalarda. Söylenmemiş cümlelerimi de koyup zulama gidiyorum bu şehirden. Bilesin bu son demdi! Bir daha söylemem; bitti gözlerimde yağmur mevsimi…Bir düş bozumu daha ekledim ömür denilen yap-boza…
    Yaşamak Genzimizde Acı Bir Tütsü Artık ... Yenilgilerle Büyüdük Biz Adam Olamadık.....

  7. #7
    kodADIistanbul Melek Zeynep BULUT kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Fri Jan 2007
    Konum
    secde et ve yaklaş!...
    İletiler
    1,220
    Blogdaki Konular
    1

    Semazen

    -------- ---------------------------------------------------------------------
    Seni sevmenin zorluğunda buldum Bedir’de bahşedilen makamın kutsallığını.Bir çölün dudaklarına dokunan sular gibi, yağmurda kanat çırpan sürgün güzeli bir serçenin umuduydun sen...Seni sevdim ve döküldüm soylu bir sefer için ,gözümde hiçe duran çakıl taşlı yollara;biraz Üveys-el Karani gibi, birazda ayağı kırık karınca misali ...Hikaye bu ya ;çıkar topal bir karınca yola, bir sağa bakar, bir sola,bir yola, bir de topal ayağa..Der ki; “varamasam da bu yolda ölürüm ya..”
    Ben de Miladi takvimlerin birinde semazen bir hüzünle geldim ve serdim kalbimi ölümün dikenli kollarına. Kabzet ruhumu, huriler kırsın tasını birer birer, yollarına duran güzeller, bir hayal kırıklığında bırakılsın ; beklerken zümrüt mühürlü mektuplarını.Benden gayrısı bilmesin doğduğun anı...
    Bir ülke düşledim senin için riyakar sevdaların ve riyakar Leylaların barınmadığı.Gül bahçeleri kurdum bu ülkenin her köşesine.Beyaz güller giydirecek her sabah kristal tacını,al güller sunacak yaramıza ikindi vakitlerinde, devasa aşkın ilacını.Sarı güller olmamalı; bir miraç gecesi tutmasın diye yeryüzü ayrılık yasını..
    Gül bülbüle yüz vermemeli sırf senin için.
    Dokunmamalı işte, benden gayrısı ruhsatlı gözlerine.Ki şimdi sana bu kadar yakın bulmuşken kendimi , benim senden uzak kalmamı nasıl sağladın.Henüz öğrenirken aşkın tarifini, beni sana nasıl bağladın...
    Sende anladın AŞK REDDETMENİN YARISIDIR...
    Sana geldim kovduğun tüm kapılardan Yusuf misali...Esir pazarlarından sultanlık tahtına yani.Geldim sana;acemisiyim kapıları öldüren bir hışımla çarpıp gelmenin.Çünkü ben sana iltica ederken, ateşe verdim ardımda kalan tüm ülkeleri;döndüğümde senden başka gidecek hiçbir yerim kalmasın diye ...Fatih’in İstanbul’u kuşatması gibi değil sana gelişim, ben sende kurtulmaya geldim.Şehrin kapılarını aç! Mevlana gibi döne döne, yana yana sana geldim; bin kere daha meyilli olsam da tevbemi bozmaya Sana kapıları açmak yakışır; gelip dayanmışsam kapına...
    Bilirim merhametin geniştir senin, kaybolmaz dökülse de gözyaşım ırmaklarına.
    Kaç kez yüreğimi taşladım;seni unutmak için kendimle savaştığım zamanlarda.Kaç kez senin ülkene sürgün için, feda ettim nafile sevaplarımı.
    Yemin olsun incire
    Yemin olsun zeytine
    Ve İnşirah suresindeki ‘kalp genişliğine’
    Yemin olsun ki SEVDİM SENİ...
    Bilirim ki denktir bu kalpteki sızım bir halifenin tahtına.Ve şüphesiz bilirim ki sensiz geçen her saniye ziyandır aşka.
    Şimdi ömrüm baştan sona hüsrandır benim.

    “ Toprak olsam da, akar bu ırmak bir denize
    Her zerrem de bir mecnun dirilip sana gelir
    Bir çift semazen gibi döner başımda taşlar
    Bin defa öldürsen de, bu aşk cana gelir

  8. #8
    kodADIistanbul Melek Zeynep BULUT kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Fri Jan 2007
    Konum
    secde et ve yaklaş!...
    İletiler
    1,220
    Blogdaki Konular
    1

    Korkunun Adresİ DaĞlardir

    Köprüler yıkıldı
    Zigana’dan başladı duman
    Bahçemden koparılan güller enkaz olmuş geceye
    Çaresizliği kanatıyor...
    Kim demiş vuslata ağıt yakılmaz diye
    Kim demiş aşkın zehri tadılmaz diye
    Açık yara sarılmaz öyle mi dağlar?
    Yalnızım yine yardan yana
    Yan yana yazılırdı adımız oysa
    Küskünüm, ormanların sırtını döndüğü bir kuş kadar
    Hele durun dağlar
    Kara yaşmağı bağlamayın anlıma daha ;
    Değse de bir ihanetin ateşi parmak uçlarıma
    Alışamadım kefeni koynunda özgürlüğe
    Alışamadım fırtınaya, borana
    Ve sokak aralarında kaybolan düğün konvoylarına...

    Diyorum ya; Zigana’dan başladı duman
    Uçurum firari dağlar duvağını kuşandı
    Kuşandı da zincirledi yüreğini Ferhat misali
    Taşlar duydu da aşka küskün sesini
    Gururun kalesi bile incinmedi
    Dizginledi atını yiğit ,sürüdü kalbini ardından
    Tarak düştü elinden , gül soldu, ayna kırıldı
    Sevdalıydı dargın olmadığı kadar
    Duman çoğaldı yokluğunda
    Sevdalandı ve yandı ayrılığı son kez tanıdığında...
    Alıştı toprak gün doğarken aşk şehidinin kanına
    Alıştı gökyüzünde ay yalnızlığa
    Alıştı çocuklar ağlamaya, suya verirken ömrünün gecikmiş türküsünü
    Unuttu İstanbul ;bir delikanlının
    Uğrunda savaşlar verdiği kahramanlık öyküsünü

    Tutamadım sözümü
    “Sen gelmeden can gitmez!” demiştim
    Şimdi ne can kaldı bedende
    Ne de vuslat için fırsat kaldı elimde
    Ey korkunun adresi dağlar!
    Ya sarın yaralarımı artık acılarım depreşmesin
    Ya da kaldırın hasreti aradan, gönlüm yollara ilişmesin
    Ateş düştü can evime yanmadım dağlar
    Kurşun değdi yüreğime ağlamadım
    Sadece sevdalandım ve iliklerime kadar yandım
    Ayrılıksa kaderdenmiş
    Yaşarken ve yanarken a n l a d ı m . . .


    14.08.2002
    Maçka

  9. #9
    kodADIistanbul Melek Zeynep BULUT kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Fri Jan 2007
    Konum
    secde et ve yaklaş!...
    İletiler
    1,220
    Blogdaki Konular
    1

    O’na AdanmiŞ SÖzler

    --------------------------------------------------------------------------------

    Muhterem Necmettin ERBAKAN hocama acizane ithafımdır...


    Nasıl anlatsam seni ;sana meftûn sözler cana düştü
    Bu acizâne lisan ile kelam senden yana düştü
    Emanet olan söz ile yola çıkmış kahraman
    Sarsılmaz sedâsıyla dünyayı omuzlayan
    Doğdun, mehtabını arayan bir karanlığın ortasına
    Doğdun, engin ufka mahfûz aydınlığınla
    Ey Ruh Mimarı! geldin en soylu mana ile
    Derûni umutlar getirdin, yıldırım düşmüş vadilere
    Kuşandığın sabır çıktığımız uzun yollara mihenktir
    Seninle bu kutlu yolculuk zafere denktir
    Yollarına dökülen sürgün dikenleri
    Yeşerdi sevdayı bulan tohum misali
    Sardın açık kalmış yaraları birer birer
    Memleketimin yanık bağrı hâla bu rüzgarla serinler
    Sen ki yekpâre destanısın onurlu bir türkünün
    Sefere çıkan dağ gibisin o muhteşem ülkünün
    Yıllar var ki vefana hayrandır öz diyarın nesli
    Ey Gönüller Fatihi adaletin yeryüzüne ihtişâm verdi
    Uyandırdın batıya gözü kapalı yürüyen şehri
    Bağışladın hüsranı omuzlayan ihanet serüvenlerini
    İnsanlığın değerini tutup kaldırdın yerden
    Uykuyu haram saydın;haklıya hakkını vermeden
    Şâd oldu gönüller,ağıt tutanlar seninle güldü
    Ülkeyi talan eden leşlerin uykuları bölündü
    Dedin;“safları sık tutun, bu karanlığın da sonu var
    Duruşunuz dik olsun; tâ ki batıl zâil oluncaya kadar”
    Azmin hakikatine varamayanlar, nefretini kustu
    Lakin ne başın yere düştü,ne de lisânın sustu
    Kim demiş yıllanmış çınarı bir balta devirir
    Heyhat!Yere düşen her yaprak bir filiz verir
    Akan sular değirmen çevirsin, varsın durgun sular kurusun
    Sana saldıran leşler kudurdukça kudursun

  10. #10
    talebe_7
    Giriş
    Thu May 2006
    Konum
    Balıkesir
    Yaş
    32
    İletiler
    1,384
    seni seviyoruz SAVUNAN ADAM...
    toplumsal mesaj:elini vicdanına , çöpünü kutuna...

  11. #11
    kodADIistanbul Melek Zeynep BULUT kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Fri Jan 2007
    Konum
    secde et ve yaklaş!...
    İletiler
    1,220
    Blogdaki Konular
    1

    Melek Zeynep Bulutun Kalemi..

    KALP SÜRGÜSÜ

    Toza toprağa bulanarak geldim
    Gülşene girmeden soldurma beni
    Susuzluğuma yeter bir damla bakışın
    Lekeli deryalara daldırma beni

    Geç kalmışlığın hesabını sorma kulundan
    Bedelini ödedim sağımdan ve solumdan
    Sen de yağmurunu esirgeme dalımdan
    Ayaza verip te dondurma beni

    Bir hikayede Yusuf’tur adım
    İsmail gibi bıçak ucunda kaldım
    Kurban ettim arzularımı ateşe attım
    İbrahimce yanmadan söndürme beni

    Gece uykusuz kalan gözün hatrı için
    Dile düşmeyen kalpteki sözün hatrı için
    Akışta gizli yüzün hatrı için
    Sensiz bırakıp ta öldürme beni

    Uzak eyleme yurdumu yuvamı senden
    Bağışla can ayrılırken bu tenden
    Merhametinle yargıla , razı ol benden
    Rüsvay edip aleme güldürme beni

  12. #12
    ikimilyon Admin Mehmet DAĞDELEN kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Thu May 2006
    Konum
    Sakarya
    Yaş
    42
    İletiler
    3,120
    Blogdaki Konular
    18
    bu bir dua..

    Milli Görüş; hakkı üstün tutmaktır!

  13. #13
    kodADIistanbul Melek Zeynep BULUT kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Fri Jan 2007
    Konum
    secde et ve yaklaş!...
    İletiler
    1,220
    Blogdaki Konular
    1

    Şehİr İŞgal Altinda

    Kelepir vaatlerle geldiler bir gece yarısı
    Asık yüzlü, cellat mustatili adamlar ...
    Önce güneşi yağmaladılar, muasır medeniyet adına
    Sonra alçaklığı rütbe edinip onuruna;
    Çadır kurdular kurtlar sofrasına;
    Bölüşmek için mazlum kanını
    Yaktılar ateşten fanusu, zifiri gecenin ortasına...
    Kanlı bir infazın gölgesinde,
    Yere düşürmeden zulmeti
    Daldılar gecenin tenhasına sinsi sinsi
    Bir kuduz düş için
    Kudurmuşçasına
    Kuşanarak çelik zırhlı vahşeti
    -aşılmaz duvarlara çarpa çarpa birazda -
    Gelip dayandılar şehrin kapısına
    Yeni baştan yazmak için, kanlı zulmün tarihini ...

    Hikaye bilindiği gibi;
    Ellerinde kanlı dilekçeler
    Ceplerinde eşkalsiz gerekçeler...
    Atom uygarlığı tadında
    Mayın dökerek yeryüzüne ağır ağır
    Ve zulmün şarkılarını kazıyarak insanlığın bedenine
    Yürüdüler kanlı çizmeleriyle, hürriyetin üstüne
    Yürüdüler , ölüm orucuna durmuş bir kentin
    Yaralarına basarak
    Ve dünya döndükçe şöhretini artacak sanarak
    Yürüdüler, başıboş, dizginsiz
    Ebabil ülkülerin üstüne ...

    Ve direndi Bağdat’ın çocukları
    yere düşürmeden umutlarını

    Her mazlum çığlık şerefli bir ölüm kesildi tepeden tırnağa
    Tepeden tırnağa kan kussa da bir çocuğun gülümsemesi
    Boylandı bir gece ay ışığında şehadetin halesi
    Yeni baştan boy verir direniş türküleri;
    Düşerken bedeni cinayet kadimli kaldırımlara
    Düşürmedi yere izzet ve şerefi
    Bağrı savaş yarası analar...


    Ve şimdi şerefsiz yaşamlarıyla;
    Baldıran soluyor Garb’ın Soysuz Efendileri . . . .

    03.04.2003

  14. #14
    kodADIistanbul Melek Zeynep BULUT kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Fri Jan 2007
    Konum
    secde et ve yaklaş!...
    İletiler
    1,220
    Blogdaki Konular
    1

    Son GÜne Kalan

    Bir gün geleceksin;
    Başında henüz başı okşanmamış mavi bulutlarla
    Kırlangıçları korkutan ürkek yağmurlarla
    Siyah saçlarını dağıtıp en kesif rüzgarlara

    “Geldim!” diyeceksin...

    Kapıları çalmadan gireceksin içeri,beklenildiğini bilerek

    Ya hasretin göz çukurlarına bıraktığı bir hüzünle
    Ya da tebessüm ederek

    “Geldim!” diyeceksin...

    En güzel şiiri sen yazacaksın o gün,
    En güzel şarkıyı sen söyleyeceksin..
    Güllerin kül kokularını
    Sen bırakacaksın Haziran’ın dudaklarına
    Unutturduğunu sanacaksın Eylül’leri belki..
    İçin içine sığmayacak sevinçten,
    Dudağında hep aynı şarkı;
    “Geldim!” diyeceksin...

    Aynalara değmemiş yağmurlar okşayacak
    Ellerini ve avuçlarını..
    Dönüp bir daha bakacaksın ;
    Düşünmeden terk edipte gittiğin yerlere
    Gözlerin dolacak lakin ağlayamayacaksın
    Bir sigara yanığı gibi bıraktığın hatıralar canlanacak gözlerinde
    Unutmamışsan eğer...
    Bana ağır gelen sana kolay gelecek bu sefer
    Bir vakit benim için kurduğun idam sehpalarından habersiz
    Gözlerime bakıp gülümseyeceksin..
    “Geldim!” diyeceksin...


    Yürümüş olacak emekleyen çocuklar
    Kimi yârsız, kimi evlatsız kalacak
    Bekletmek kârın, yıllar ise zararın olacak
    Bülbülü gülsüz bıraktığın o vakitlerin birinde
    Ömrümün son demine aldırmadan
    Geçeceksin bir gururla çarparak yıktığın o dar kapılardan

    Unutarak geçmişten bende kalan yangınları
    “Geldim!” diyeceksin...

    Bir yetim çehresinde gün yeniden doğacaktı seninle
    Sense dudaklarında çarpık ıslıklarla yorgun bir zamana direnip
    Yağmura yeni çıkmış bedelsiz sevdalarla gittin
    Kendine göre ne de yiğittin oysa..
    Ve ben de yiğittim zafersiz kaldığım savaşlarda
    Sana rağmen belki de..
    Bir gün geleceksin işte
    Ve bu aşkta konuşacağı günü bekleyecek
    Ya bugün yada yıllar sonra
    Ve başını bir yâr uğruna belaya salmış hasret susacak o gün.
    Küf kokulu,taş duvarlı odalarda
    Yalnız mavi uçlu kalemler tanıyacak
    Yangın ihtilali gözlerini..
    Ve benim beklediğim gibi
    Sen de asırlarca bekleyeceksin ölüm korkulu odalarda
    “Uyan ey yâr geldim!” d i y e c e k s i n . . .


    16.04.2000

  15. #15
    melek hanım genel olarak şiirlerinizi değerlendirdiğimde kurgunuz çok güzel ve güçlü. ama tarzınızda sorun var. eğer biraz üstatlardan okursanız daha güzel bir etkilenim içine girersiniz kanısındayım. özellikle ikinci yeniden ismet özel ve sezai karkoçu okursanız olumlu yönden etkilenirsiniz.

    ismet özelin ''mataramda tuzlu su'' gibi uzun ve anlam bütünlüğü içeren şiirleri sizde daha orjinal bir söylem yakalamanıza ve hikayeci söyleminizden sıyrılmanıza yardımcı olur.

    hep şiirle kalın efendim selametle...
    "yolda yürürken eğer ayağınız taşa takılırsa siz yine amerikaya küfredin." (humeyni)

  16. #16
    kodADIistanbul Melek Zeynep BULUT kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Fri Jan 2007
    Konum
    secde et ve yaklaş!...
    İletiler
    1,220
    Blogdaki Konular
    1
    Teşekkür ederim yorumlarınız için.Dikkate değer buldum.
    Ama bunu kaleme aldığım tarihten bu yana 6 yıl geçmiş.o zamandan bu zamana da kalemin rengi, mısranın tadı değişti..
    dua ile...

  17. #17
    kodADIistanbul Melek Zeynep BULUT kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Fri Jan 2007
    Konum
    secde et ve yaklaş!...
    İletiler
    1,220
    Blogdaki Konular
    1

    Boynum Kildan İnce

    MELÂL

    Boynum kıldan ince gülümün fermanına
    Sen aşk ile ruhumu örttüğüm bir perde misin?

    Yalnız balıklar anlar bir denizin korkusunu
    Sen içimdeki korkunun ecelleştiği yerde misin?

    Bir melal kanatıyor göğsümü adını andığım zaman
    Sen düştüğüm an kaybolduğum derinlerde misin?

    Nice Kızıldenizler geçtim yüzmeyi bilmeden
    Sen kalbimin takibine düştüğü izlerde misin?

    Yorgunluğum değil yokluğundur beni yolculuklardan caydıran
    Sen ölsem dahi vazgeçemediğim seferlerde misin?

    Beni mecnun seni Leyla saymışlar görenler halimden
    Sen anlamadın gitti, yoksa sen benden ötelerde misin?

    Söyle a gülüm nerelerdesin?...

  18. #18
    kodADIistanbul Melek Zeynep BULUT kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Fri Jan 2007
    Konum
    secde et ve yaklaş!...
    İletiler
    1,220
    Blogdaki Konular
    1

    YİĞİt Mİsİn

    Ruhunu göklere bayrak yapıp bu aşk uğrunda

    Gönlünü sürgünlere salacak kadar yiğit misin?

    Henüz taze bir gonca iken gül dalında

    Hazanı beklemeden solacak kadar yiğit misin?



    Bir mahşer seferinde say ki ayrılık zinciri bileğinde,

    Say ki yollar çıkmaz sokak bu sevda süreğinde,

    Kilometreler vurulurken gönüllere, bir ölüm sessizliğinde,

    Ferhat gibi dağlara duracak kadar yiğit misin?



    Yiğit misin ey yâr el pençe gönül vermeye,

    Yiğit misin hicran bağında solmuş gülü dermeye,

    Tüketilmiş şu ömrüme kendi ömrünle sahiplenmeye,

    Aşk dolu kalbini ikiye bölecek kadar yiğit misin?



    19.11.2000

  19. #19
    Bir hikayede Yusuf’tur adım
    İsmail gibi bıçak ucunda kaldım
    Kurban ettim arzularımı ateşe attım
    İbrahimce yanmadan söndürme beni


    melek kardeş çok güzel..eline sağlık

  20. #20
    kodADIistanbul Melek Zeynep BULUT kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Fri Jan 2007
    Konum
    secde et ve yaklaş!...
    İletiler
    1,220
    Blogdaki Konular
    1

    Hem Siladan Hem Senden

    Ben bu yıl sıladan ayrı düşeli
    Geceleri böyle sızlanıyorum
    Ne kışım kıştır ne baharım belli
    Yaş dize inince uslanıyorum

    Canda cefadır hasretin bedeli
    Düşerim yola hayali çeker beni
    Bazen mecnun bazen Ferhat misali
    Pusatsız dağlara yaslanıyorum

    Aynaya düş, suretim kırayım
    Hakikat istersen kalbi yarayım
    Hasretinle baştan sona yarayım
    Sensiz gurbet elde paslanıyorum

+ Konuyu Yanıtla
3 / 1 123 SonSon

Yer İmleri

Gönderme Kuralları

  • You may not post new threads
  • You may post replies
  • You may not post attachments
  • You may not edit your posts
  •