+ Konuyu Yanıtla
14 sonuçtan 1 --- 14 arası gösteriliyor

Konu: Radyonun İcadi

  1. #1

    Radyonun İcadi

    Radyo Nedir

    Televizyon bugün en yaygın elektronik haberleşme şekli olmasına rağmen bir zamanların gözde aleti radyo hala en yaygın yayıncılık aracı olarak yerini korumakta. Radyo olmaksızın, günlük yaşamımızda yer alan birçok hizmet ve konfor mümkün olmayacaktır. Radyo, halkın emniyetinin sağlanmasında, endüstriyel üretimde işletmede, tarımcılıkta, nakliyatçılıkta eğlence dünyasında uzay seyahatlarında deniz aşırı haberleşmelerde kısacası aklınıza gelebilecek birçok noktada kullanılmaktadır.

    İtalyan kaşif Guglielmo Marconi radyonun babası olarak kabul edilir. İngiliz bilimadamı James Maxwell 1865 yılında elektronik olarak üretilen radyo dalgalarının yayılma teorisini kurmuş ve Alman fizikçisi Heinrich Hertz, 1888 yılında Maxwell'İn teorisini pratik olarak gerçekleştirerek bu konuda öncülük etmişlerdir. Marconi ile birlikte 1898 yılında ilk radyo resmen doğmuş oldu. İlk kullanımı gemiden sahile haberleşme içindi. 1923 yılında yüksek frekans radyo dalgalarının iyonsfer'e çarparak dünyaya döndüğü ispatlanınca radyo, deniz aşırı haberleşme de dahil olmak üzere hızla yaygınlaştı.

    İlk radyo 3 S 'i iletti.

    İlk keşif şu şekilde gerçekleşti: Marconi bir gemide geliştirdiği radyo(!) ile kıyıda bulunan hizmetçisine kablosus telgraf aracılığıyla 3 tane S harfi yolladı. Mignani'nin asistanı da sinyali aldığı zaman ateş edecekti.. Marconi 3 S'i yollama komutunu verdiğinde yeryüzünde ilk defa radyo dalgaları yayıldı, 3 S uzayda dolaştı, dolaştı ve alıcıya ulaştı. Alıcıya ulaştığını gören hizmetçi Mignani tetiği çekti. Deney başarılıydı. Böylelikle ilk radyo da pratik olarak çalışmış oldu .
    Düzenlendi: Tevfik YAZICILAR 06-03-2008 15:07
    ............................................................ .

  2. #2

    Radyo nasıl icat edildi.

    İtalyan Mucit Guglielmo Marconi radyoyu icateden kişi olarak kayıtlara geçmiştir. Ancak radyonun kendi icadı olduğunu iddia eden birçok kişi ortaya çıkmıştır. Telsiz telegraf patentine sahip olan Nikolai Tesla, Olive Lodge bu iddiayı ortaya atanların başında gelir. Rus mucit Alexander Stepanovitch Popov ise anlaşılabilen ilk radyo dalgalarını iletmeyi başarmış ancak bu icadıiçin patent almamıştır. Daha pek çok insan vardır fakat ticari başarıyı yakalayan kişinin Marconi olduğu herkesçe kabul edilir.



    Popov, Lodge ve Marconi, Edward Branly'nin bulduğu Branly Tüpü adı verilen ve radyo dalgalarını saptamak için kullanılan bir aracı geliştirmeye çalışıyorlardı. 1890 yılında başlayan bu geliştirme çabaları 1895 yılında Marconi ve Popov'un birbirlerinden habersiz bir şekilde geliştirmeleri ile sonlanacaktı. 1896 yılında ise ilk defa Popov tarafından"Heinrich Hertz"ismi Mors alfabesi kullanılarak anlaşılır bir şekilde iletildi.

    İtalya'da aradığı desteği birtürlü alamayan Marconi sonunda İngiltere'ye gitti veburada ilk radyonun patentini aldı. Bu patent alımının ardından birçok farklı versiyonu üretildi. Lee De Forest ve Edwin Howard Armstrong Amerika'da radyo teknolojisinde çok büyük değişiklikler yaptılar.Tüpler ve devreler kullanrak bambaşka bir hal kazandrdılar. 1947yılında transistörün icadı ise radyo teknolojisi için bir devrim olmuştur.
    ............................................................ .

  3. #3

    Türkiye’de Radyo

    Türkiye’de Radyo


    Türkiye’de radyo stüdyosu ilk kez İstanbul’da 1927 yılında kurulmuş ve ilk canlı yayınına 1933 yılında bir futbol karşılaşmasıyla başlamıştır.Taksim Stadında yapılan canlı yayını o dönemin ünlü maç sunucularından Sait Çelebi sunmuş, yayının gerçekleşmesi için Taksim Kışlası’nın çatısına antenler yerleştirilmiştir. Yayın arada bir kesilmesine, parazitli gelmesine karşın, halk tarafından baştan sona ilgi ile izlenmiştir. Ankara’da ise ilk radyo stüdyosu 1928 yılında kurulmuş ve ve 1938 yılında ciddi öğretim yapan , sanatkar yetiştiren türk Mûsikîsi’nin sorunlarına eğilen, bütün bu işleri sıkı bir disiplin içinde yürüten bir öğretim kurumu olmuştur.
    ............................................................ .

  4. #4
    yakamozaik Samet AYDIN kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Fri Mar 2007
    Konum
    tabi ki BaLıKeSiR
    Yaş
    26
    İletiler
    2,735
    Adı: balıkesir lisesi öğrenci radyosu.jpg Görüntülenme: 8655 Boyut: 15.5 KB

    konuya bi katılımım olsun, bir örnek veriyim :)

    benim su an okudugum balıkesir lisesinde, türkiyeye radyo ilk geldiği zamanlarda bizim lisedede her zaman ki gibi boş durmayıp bir okul radyosu yapılmış bu radyoda her gün acıklanan ders notları, hangi öğrenci o gün okula gelmediğini yada okuldan belli başlı haberler bildirilirmiş yönetenlerse öğrencilermiş. dersten cıktıkları gibi hemen radyo basında yayına başlayıp gündelik olarak bu tekrarlanırmış şu an ekranda görünen radyo okulumuzun müze kısmında. ALLAH tan şu an öyle bir radyo yok :)
    bir çöl bul kendine
    belki sonra bir Leylâ/n.arıman

  5. #5

    Radyonun Tarihçesi

    Radyonun tarihçesi [Geniş içerikli bilgi]




    1864 yılında kraliyet bilimcisi James Maxwell, seçkin beyefendilerin üyesi olduğu bir topluluğa, o güne kadar elektrik ve manyetizma konusunda geliştirilmiş bütün teorileri birleştirdiği, matematik olarak mükemmel bir teori ve ispat sundu. İşin matematik kısmı o kadar güzel, o kadar kusursuzdu ki, bu durumu gerçek dünyada deneylerle ispatlamak gereksizdi.

    Tabiki bunun tersini düşünenler de vardı. 1887′de Hertz Almanya’da Maxwell’in öne sürdüğü formülleri, gerçek dünyada deneylerle ispatladı. Hertz’e göre yaptığı işin Büyük Usta Maxwell’in haklı olduğunu ispatlamaktan başka bir önemi yoktu.

    Hem Maxwell hem de Hertz yaptıkları çalışmaların pratikte ne işe yarayabileceğiyle ilgilenmemişlerdi. 1894 yılında Hertz’in çalışmalarından haberdar olan Marconi, İta

    lya’da ailesinin evinde, onun deneylerini geliştirip, kullanılabilir bir araç haline dönüştürmek için çalışmalara başladı. Aynı şekilde Tesla da Almanya’da benzeri bir çalışma içerisindeydi.

    Elektrik ve manyetizmanın birbiriyle ilişkisi aslında bilimsel araştırmadan çok eğlencelik deneyler sırasında tesadüfen keşfedilmişti1. Buradan yola çıkarak, radyonun, ki o günler için kablosuz telgraf, gelişimi içinde bilimsel çalışmadan daha çok deneme-yanılma

    süreci işlemeye başlamıştı. Bu ticari bir yarıştı. Marconi’nin İngiltere’de kurduğu British Marconi ile Almanya kökenli Telefunken şirketleri arasında hem teknik hem de patentler üzerinden süren bu yarış kısa süre Amerika Birleşik Devletleri’ne sıçradı.

    Belki de ilk defa bilimsel çalışma yöntemleri ile piyasa yöntemleri birbiriyle karşı karşıya kalmaya başlamıştı. Bilim adamları değil mucidler yarışıyordu2. Bilimsel ya da teknik başarılarından daha çok da ticari girişimleriyle başarı hedeflenmekteydi. Tesla ve Marconi’nin radyo üzerinde hak iddia ettikleri patentleri üzerine karşılıklı davalar açıldı. Ve sonunda piyasa kazandı.

    Radyo21920 civarında Büyük Amerikan şirketleri bir araya gelerek ellerinde bulundurdukları patentlerini birleştirdiler ve bir monopol oluşturdular. Westinghouse, GE, ATT ve RCA bir araya geldiler. Westinghouse ve General Electric, Amerika’daki bütün radyoları üretmekte ve bunlar RCA markasıyla piyasaya sürmekteydiler. ATT ise yayın yapmak için gerekli donanımları üretmekteydi.

    Radyonun keşfi ve gelişimi aslında günümüz iletişim teknolojilerinin gelişim modelini oluşturmuş gibi görünüyor. Televizyon, telefon, mobil telefon, internet, kablosuz ağ, anında haberleşme yazılımları ve benzeri teknolojilerin gelişim süreçleri, teknik başarıdan daha çok deneme-yanılma, pazarlama ve patentler üzerine kurulmuş durumda.




    Not 1: Hans Christian Ørsted elektiriğin pusulanın iğnesini oynattığını tesadüfen bulmuştu.

    Not 2: Aslında Nikolai Tesla, bir mucit olmanın yanında bir bilim adamıydı. Radyo dışındaki alternatif akım, x ışınları, yerçekimi gibi farklı alanlardaki çalışmalarıyla günümüz elektirik mühendisliğine çok şey kazandırmıştır.

    Not 3: Daha yansız ve bilgilendirici bir okuma için Radyonun Tarihi ve Radyonun Keşfi makalelerini öneririm.

    Not 4: İlginç bir çalışma olarak GNU Radyo ve Universal Software Radio Peripheral‘ye bir göz atmanızı öneririm.

    Not 5: Fotoğraflar Radio Old sitesinden alınmıştır. Radyo alıcılarının gelişimini gözlemek için zengin bir görsel arşiv sunmaktalar.

    Not 6: Aslında radyodan teknik olarak her bahsettiğimde bir şeyleri eksik bıraktığımı hissederim. Radyo yayıncılığı, radyo programları, "Radyo" terimi içinde teknik gelişmeden çok daha fazla şey ifade etmekte biliyorum.


    moleschino.org
    Düzenlendi: Tevfik YAZICILAR 30-06-2011 00:04 Neden: evrim kelimesi gelişim iledeğiştirildi...
    ............................................................ .

  6. #6
    ............................................................ .

  7. #7
    Musavi Alaaddin KIYAĞAN kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Mon Jun 2007
    Konum
    istanbul/fatih/ karagümrük/zeytinburnu_A.İ.H.L
    Yaş
    26
    İletiler
    247
    Blogdaki Konular
    1

    re:

    gerçektente radyo hayatımızın bir vazgeçilmezi bizim eve televizyon 2001 yılında girdi evimize televizyonun girmesinden sonra radyoyla olan tüm bağlarımız koptu gibi bir birşeydi oysaki televizyon olmadığı zaman her akşam arkası yarını dinleyip yattığım günleri hiç unutmam ve yıl 2008 oldu televizyonu evimizden çıkardık eskisi gibi radyo dinlediğimiz günlere döneriz inş. radyo bana göre vazgeçilmez bir şey ileridede bir radyoda program sunmayı gerçekten çok istiyorum ileride inş. nasip olur bana paylaşım için sağol emin yılmaz abi

  8. #8
    MM.ALİ TOPRAK
    Misafir

    GÜzel KonuŞma Ve Sesletİm Dİlİ

    Katkilarinizdan Dolayi TeŞekkÜr Ederİm Bende Bİr Konuya Dİkkatlerİ Çekmek İstİyorum.

    Televİzyonun OlmadiĞi Yillarda BÜtÜn HaberleŞmenİn Radyo AraciliĞi İle OlduĞu DÖnemlerde YaŞayan Dedelerİmİz Çok Radyo Dİnledİklerİ İÇİn KoniŞma Ve Hİtabet YÖnÜnden OldukÇa BaŞarili OlmuŞlardir.

    Teleİvzyon İle KulaĞa DeĞİl GÖze Hİtabin YbaŞlamasi İle Duymaktan Çok GÖrmeye YÖneldİĞİmİz İÇİn Betnİmİzİn Algilama Ve Yorumlama YeteneĞİde OldukÇa Azalmaktadir.buna BaĞli Olarak Da Herkes BulunduĞu BÖlgenİn LehÇesİne Ve Hİtabet YÖntemİne BaĞimli Kalmaktadir.

    Dolayisi İle GÜzel TÜrkÇemİz GÜzel KonuŞulamamktadir.

    Herkes TÜrkÇe YazildiĞi Gİbİ Oklunur Dİye Bİlse De GÜzel TÜrkÇemİzİn De DİĞer Dİllerde OlduĞu Gİbİ Sesletİm Dİlİ De Mevcuttur.
    Bu Konuda Okullarimizda Da Özenlİ EĞİtİm VerİlmedİĞİ İÇİn Sesletİm Dİlİmİz DiŞ Etkenlerden Kurtulamamktadir.

    Radyoya Çok TeŞekkÜr Ederİm..........bulana Da.....gÜzel KonuŞana Da ........Çoko Çok TeŞekkÜr Ederİm.

    Herkese Selam Ve HÜrmetlerİmle...

  9. #9
    @Emin YILMAZ, Makaleni son bölümünde "Radyonun evrimi ..." şekinde alıntı yapmışsın. Bence; günümüzün en büyük hurafesi, dogması olan evrim teorisiyle bağlantı kurulmaması, yanlış anşılmalara neden olunmaması gibi gerekçelerle bu bölümü "Radyonun gelişimi" şeklinde değiştirmenizi öneriyorum. Kaldı ki evrim; mutasyonlar sonucu (milyonlarca) genetik yapıda meydana gelen kalıcı değişiklikler olarak anlatılmaya çalışılıyor. Bilim dünyası şu ana dek yararlı bir tek mutasyon vakasına bile rastlamamışlardır. Kaldı ki bu nadir, zararlı (kanser de denebilir) mutasyonlardan milylarcası aynı anda meydana gelse ve hepsi de yararlı olsa sadece bir kaç genimizin özelliği değişebilir (Allah'ın koyduğu kurallar dahilinde de bu mümkün değildir.) Saygılar.
    Ya Rabbi, bizi sabreden ve şükredenlerden eyle.

  10. #10
    Kayıtsız
    Misafir
    çok iyi

  11. #11
    Alıntı Serdar GÜNDÜZ tafarından gönderildi Mesajı Göster
    @Emin YILMAZ, Makaleni son bölümünde "Radyonun evrimi ..." şekinde alıntı yapmışsın. Bence; günümüzün en büyük hurafesi, dogması olan evrim teorisiyle bağlantı kurulmaması, yanlış anşılmalara neden olunmaması gibi gerekçelerle bu bölümü "Radyonun gelişimi" şeklinde değiştirmenizi öneriyorum. Kaldı ki evrim; mutasyonlar sonucu (milyonlarca) genetik yapıda meydana gelen kalıcı değişiklikler olarak anlatılmaya çalışılıyor. Bilim dünyası şu ana dek yararlı bir tek mutasyon vakasına bile rastlamamışlardır. Kaldı ki bu nadir, zararlı (kanser de denebilir) mutasyonlardan milylarcası aynı anda meydana gelse ve hepsi de yararlı olsa sadece bir kaç genimizin özelliği değişebilir (Allah'ın koyduğu kurallar dahilinde de bu mümkün değildir.) Saygılar.
    Merak etme evrimin türkçesi zaten gelişim demek.Bence bu kelimeyi kullanmama gibi bi politika izlemeye gerek yok,bizi herkes izleyebildiği için bu gibi bi çekince karşısında gülünç duruma düşeriz.
    selametle

  12. #12
    Kayıtsız
    Misafir

    Radyo

    çok güzel yapmışsınızg f h

  13. #13
    _ALBAY_ SİTE BAŞKANI Tevfik YAZICILAR kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Thu May 2006
    Konum
    İstanbul
    İletiler
    8,612
    Blogdaki Konular
    5
    “Ertesi gün herkes yine radyo başında. Fakat saat gelip geçmesine rağmen çıkmadı. Hemen Radyo İdaresi’ne gittim.

    Bizimkisi bir radyo hikayesi

    Okumak için fotonun üstüne tıklayın...

    Gün gelecek bütün dünya Hocama selam duracak!

  14. #14
    _ALBAY_ SİTE BAŞKANI Tevfik YAZICILAR kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Thu May 2006
    Konum
    İstanbul
    İletiler
    8,612
    Blogdaki Konular
    5
    "guglielmo marconinin okuduğu okullar" evet aynen bu cümleyi aramış googlede bir ziyaretcimiz ve bizim sitemize gelmiş. Googlenin analytics özelliğinde geziniyordum bu soruyla karşılaştığımda. ve kimki bu guglielmo marconi diye geçirdim hemen aklımdan. Nereden bilebilirdim ki radyoyu icat eden adam olacağını. Ama hala merak ediyorum birisi neden onun okuduğu okulları merak eder? bir icat yapmanın okulla alakası var mıdır?
    Gün gelecek bütün dünya Hocama selam duracak!

+ Konuyu Yanıtla

Tags for this Thread

Yer İmleri

Gönderme Kuralları

  • You may not post new threads
  • You may post replies
  • You may not post attachments
  • You may not edit your posts
  •