15 sonuçtan 1 --- 15 arası gösteriliyor

Konu: Aytunç Altındal

  1. #1

    Aytunç Altındal

    Aytunç Altındal

    1945 doğumlu. 12 Eylül öncesinde Süreç dergisini çıkardı, Havas Yayınlarını yönetti.Bu dönemde özgün bir marksist çizgi izledi.Şiirlerini Partizan, Dinmeyen, Anılan kitaplarında topladı.Diğer kitapları Uyuşturucu Maddeler Sorunu, Türkiye’de Kadın, Haşhaş ve Emperyalizm, Siyasal Kültür ve Yöntem. Çeviriler yaptı. Birkaçı şöyle Savaş ve İşçiler (Lenin), Ermiş (Halil Cibran).12 Eylül’den sonra uzun süre yurt dışında kaldı.Üç İsa adlı eseriyle batıda adını duyurdu.Yurda dönerek hrıstiyanlık (özellikle ortodoksluk) ve yahudilik hakkında çalışmalarda bulundu.
    "Kentler bizi hiç anlamayacak ve esirgemeyecek,ucu yanmış kibrit çöpü gibi kırılacağız,Birşeyler dokunulmamış kalsın gidelim bu şehirden..."

  2. #2

    Aytunç Altındal

    Kendini sosyalist olarak adlandıran Aytunç Altındal lise yıllarında Adnan Menderes`in idamını protesto etmek için arkadaşları ile okuduğu Kabataş Lisesini yakan, Altındal üç senelik liseyi yedi senede bitirir.

    Uzun yıllar yurtdışında yaşamak zorunda kalan Altındal yazarlığının yanında aynı zamanda şair`de yazarlığının 40. yılına basan Altındal yedi ceddimin ilgilendiği tek konu dediği `Havas ilmi` üzerine uzmanlaşmış birisi.

    Yazar- Şair Tezer Özlü, yanında vefat ettiği zaman, Özlü için şiir bile yazdığını öğrendiğimiz Altındal’ın ilginç bir portresini çıkarmaya çalıştık.

    Komünist rejim çökerken Moskova sokaklarında, daha sonra da Maztek denilen Meksika Şamanları ile görüyoruz Altındalı.Oralarda ne aradığını sorduğumuzda ise bize verdiği cevap `sadece bilgi` oluyor. Kendini kuvayı-milliyenin sol kesimi olarak adlandırıyor. 15 yıldır bekar hayatı yaşıyor.1960 yılında Halide Edip Adıvar`ın yanında ögrenci olarak yazı dünyasına girdiğini söylüyor.Halide hanımın eşinin de Adnan Adıvar da resmi olarak kurulan istihbarat örgütü MAH`ı kuran kişi. Babası da milli mücadele kurulan istihbarat örgütü Karakol`un önemli elemanlarından. olan Altındal`ın `Bilinmeyen Hitler", "Laiklik/Enigma`ya Dönüşen Paradigma", "Türkiye ve Ortodokslar", kitaplarından birkaçı. Son kitabı olan `Yoksul Tanrı` isimli çalışmasında Altındal incilin nasıl tahrif edildiğini anlatıyor. London School of Economy`de ögrenim görmüş, senelerce İsviçre`de yasamış, parasını ve zamanını Okültizme, ezoterikaya harcamış farklı biri Altındal.




    BAKİ GÜNAY



    Asıl adınız Aytun iken mahkeme kararı ile Aytunç olarak değiştirdiniz. Niçin böyle bir şeye ihtiyaç duydunuz.


    Benim asıl adım Aytun`dur. Ama Türkiye`de bunu Aytunç yaptık. Aytun`un anlamı `kendi kişiliğine dönük` demektir.Ben çerkezim adige kolundan. İsmi değiştirmemiz daha çok ticari.Kitaplarımda Aytun’un kimse anlamaz diye değiştirdim.

    Babanızı tanıyabilir miyiz
    ?

    Babam benim rantiyeci idi.! Rantiye ne demek biliyor musunuz ?


    Günümüzdeki anlamı çok iyi değil

    Evet her zaman onun iyi bir anlamı yok.Babamın göstermelik bir murahaz azalığı vardı. Ama daha evvel `Karakol` teşkilatında çalışıyordu.Babam Beşiktaş`da 1920-1928 yılları arasında futbol oynamıştı.Beşiktaş`ın kaptanı idi.Ölünceye kadar da haysiyet divanı üyeliği yaptı.

    BJK’nın özelliği mi bu. Karakol ve MİT menşeli yöneticileri var?

    BJK, çünkü kuvayi-milliyenin bir takımıdır. Beşiktaş jimnastik Kulübü zaten Anadolu`ya silah kaçırmak için kurulmuştur.BJK asıl rengi kırmızı beyazdı.Balkanlar elden çıkınca matemi simgelemek için siyah rengini almıştır. En son Süleyman Abi o da MİT`teydi.BJK bizzat milletindir. Diğer takımların arabacı diye tarif ettiği kişilerin takımıdır. Galatasaray masonların Fenerbahçe ise palikaryanın takımıdır.Arabacı diye alay ettikleri Beşiktaş milletin takımıdır.

    12 Eylül`den önce yayıneviniz vardı

    Ben daha çok yurtdışında yayıncılık yaptım.Türkiye’de Masonlar ile büyük kavgalarım oldu.Her zaman vardı gene var. Dönemin başbakanı Bülent Ulusu da büyük masonlardan biri idi.Benim kurduğum yayınevinin kapatılmasını istedi Ertesi sabah bir manga asker geldi ve burası artık kapandı dedi.Bende yayınevi işlerimi mecburen yurtdışına taşıdım. ‘Havas’ adlı yayınevimi 1972 yılında kurdum.Sonra `Süreç` adlı dergiyi çıkardım.Bunların hepsi kapatıldı.


    Yayınevinizin ismi HAVAS, niye bu ismi seçtiniz.


    Ben bu Havas yayınevini kurduğum vakit bile Müslümanlar bu ismin ne anlama geldiğini bilmiyorlardı.Bende mahsustan `Havadan gelen dolarlar` diyordum.Bu kelimenin 24 farklı anlamı var.Benim bu kelimeyi seçmenin sebebi TDK`dir.Öğrendim ki birinci TDK toplantısında Mason takımı Havas kelimesini ortadan kaldırmak istemişler.Şöyle ki Müslümanlar arasıdan artık İslamiyet diye bir durum mehfum kalmadı! dolayısıyla Müslümanların akıllarında kalan kavramları hafızadan silmemiz gerekiyor demişler. Birinci kelime olarak da Havası bulmuşlar.www.netpano.com Ben bu zabıtları okuduğum zaman bunun için bir yayınevi kuracağım dedim. Benim geçmişim ile orantılı bir kelimedir. Havas.Benim hayatım bu kelimedir.


    Daha sonra tiyatro için Uğur Mumcu ile bir piyes yazdınız


    Evet 1980`lerde Uğur Mumcu ile bir piyes yazdık. Hatta o zaman çok ünlü olmayan Levent Kırça`da oynamıştı bizim oyunumuzda. Dört-beş ay önce ilginç bir olay oldu. Bir hanım kız karşıma çıktı `vay efendim nasılsınız` dedi. Bende tanıyamadım kim olduğunu Bana `siz` dedi. Beni ilk defa sahneye çıkartınız sizin sayenizde ilk sigortam oldu. Şimdi çok meşhur oldum dedi. Sen kimsinde diyemiyorum şimdi ayıp olur diye de Ben dedi Demet Akbağ` dedi. Benim haberim bile yoktu. O dönemde birçok kişi ünlü olmuştu.


    Sizin isminize bir dönem başka sıfatlar yakıştırılmış. Dönek olarak adlandırıldınız.


    Hayır döneklik diye bir durum yok.Ben sosyalizmi savundum her zaman.Şimdiki sosyalistler ile aramdaki fark şudur; onlar karşısındaki insanın dini ile kitap ile uğraşırlar. Bundan önce o insanı yaşam koşullarının iyileştirmek için neler yapılması gerektiğini düşünmezler.


    Yurtdışına gitmenizin sebebi ne idi ?


    1971 `te İstanbul`da kaçırılıp öldürülen İsrailli diplomat olayı idi. O zamanda içişleri bakanı Sabri Koçar vardı.Bu işe cesaret edebilecek kim var diye araştırdıklarında birilerini tutup içeriye atmaları gerekti. Benim de eskiden sabıkam vardı `Kabataş erkek lisesini yakmaya’ teşebbüsten dolayı adım ortaya atılmıştı.Başkonsolos www.netpano.com kaçırıp öldürüldü diye beni de aldılar götürdüler. Orda ağır işkencelere maruz kaldım ve bir böbreğimi kaybettim.Dolayısıyla şu an tek böbrekliyim.Sonra sen aradığımız değilmişsin deyip bıraktılar.1980’de tekrar bir mahkeme açıldı.Ben askeri mahkemede beraat ettim.Sivil mahkemede suçlu bulundum.Konuda bir kelimedir. O dönemin iki `herifi`var özellikle herif diyorum. Hukuk dehası diye yutturdukları. Sulhi Dönmezer ile Sair Erman, iki büyük mason üstadı. Bir kelimeden dolayı bana 7.5 sene ceza verdiler.O kelimede Yunus Emre`de geçiyordu. Oradaki kelimeyi cımbızla çekip 7,5 sene hapis veriyor.


    Kabataş lisesini mi yaktınız ?


    Evet bu gerçek.Menderes`in idamını protesto etmek için bunu arkadaşımla yaptık.Okulu boşalttıktan sonra yaktık.Oradan da Pendik lisesine sürüldüm.3 senelik liseyi 7 senede zor bitirdim.


    Avrupa`da yayıncılık sektörüne devam ettiniz daha sonra.


    Evet Avrupa’da ortaçağ dönemindeki Havas ilmini araştıran kitaplar neşir ettik.Bunlar Türkiye`de bilinen işler değildi. İlmi-Ledun ve gizli ilimler üzerine araştırmalar yaptık.Okülitizm yani. Bu meyanda herkesin fizikçi ve matematikçi olarak bildiği Newton’un bir çalışmasını yayınladım. İncil üzerine havas ilimi ile ilgili sayılar ve rakamlar ile alakalı bir kitap idi.Bu kitap dünyada olay oldu. Newton Maji ve gizli ilimlerden bilgiler almış birisidir.


    Meksika`da ne arıyordunuz


    Meksika`da büyü ve mistik bilgiler çok kuvvetlidir.Orada mitsek diye adlandırılan şaman bir grup vardır. Ortaasya’dan gelen şaman geleneğini devam ettiren grupturlar.Onların dilinde 400`ten fazla Türkçe kelime var. Örneğin çapul tepe diye bir yer var nedir diye soruyorsunuz buraya yani çuvalla tepeye WWW.NETPANO.COM tırmanıp tepeye mabet varmışlar. Orada bilgili kişilerden var bu bilgileri öğrenmeye gittim.


    Atatürk`ün vasiyetinin içinde çok önemli bilgiler olduğunu iddia ettiniz. Nedir bunlar ?


    Ben diyorum ki Anıtkabir`de belgeler var, o belgelerin içinde de neler olduğunu biliyorum. İsteyen Halifelik `de dahil Atatürk`ün vasiyetindeki bilgileri Nutuk`ta ta okuyabilir. Vasiyette,Atatürk`ün bir tezi var.Atatürk tezinde şunları yazmış. ‘Bugün dünyada 3 Müslüman ülke var. Ama bunlar yarın 49-50`taneye ulaşabilirler.O zaman da Müslüman ülkeler de kendi aralarında bir araya gelerek bir üst kurul kurarlar.Ve meclis başkanları rotasyona tabi olarak hilafeti temsil eder.Böyle babadan oğla hilafet olmaz’ diyor.


    Kenan Evren ise vasiyette bir şey olmadığını iddia ediyordu

    Ben dönemin cumhurbaşkanı Kenan Evren ile bu konuda çok tartıştım.Kenan Evren diyor ki;ben bunları okudum 400 belgede çok fazla bir şey yok diyor.Sadece Mustafa Kemal Fransız bir bayanla bir gece geçirmiş onu yazmış diyor.Bende dedim ki; 400 sayfa okudunuz aklınızda kala kala bu mu kaldı?Ama hiç şaşırmadım dedim, siz de başımıza çıplak kadın meraklısı bir ressam kesildiniz dedim.Sonra bu olay meclise yansıdı ama bir şey çıkmadı.


    Büyük Ortadoğu projesi içinde hilafet kavramının yeri nedir ?

    Evet bu proje içinde hilafet’te var.Ben bunu Atatürk`ün ölüm yıldönümünde açıkladım. Çünkü 6 kasımda İngiltere istihbarat adamı Türkiye`ye gelip iki tane gizli görüşme yaptı.İngiltere`ye döndü ve bir açıklama yaptı. Dedi ki Müslümanların artık bir halifeye ihtiyaçları var.Ve Türkiye buna öncülük yapmalıdır dediler. Onların kafasında bir şahıs var ve onu halife yapmak istiyorlar,mesele burada. Bende diyorum ki Mustafa Kemal`in dediği çerçevede plan yapılmalıdır diyorum.


    Yakında Papa`nın Türkiye ziyareti var. Bu ziyaretin anlamı ne ?


    Bakın papa Ayasofya`ya gelip bir dua ve takdis etmek gibi niyeti olduğunu öğrendim. Eğer bu işlevi yaparsa Türkiye çok zor bir duruma düşebilir. Bunu daha önceki 6 papa`da Türkiye ziyaretinde yapmak istemişti ama bu isteği engellenmişti. Müzenin takdis edilmesi diye bir olay olamaz.Eğer bunu yaparsa ki orası o zaman onların inancına göre kiliseye dönüşür ki bu da çok tehlikeli bir durumdur..AB`da milletvekilleri önerge verdiler Ayasofya açılsın diye.
    Aziz Anderea günü 30 kasımda olacak bu Ortodokslar için önemli bir gündür.Papa dua ederse orası artık kutsal bir yer haline gelir.Tıpkı 100 yıl önce Selçuk`taki Meryem ana bölgesi de böyle olmuştu.Taki papa gelip kutsayınca orası bir hac yeri oldu.Türkiye burada önceden bir tedbir almalıdır.

    Patriğin ekümenik iddiası komşu ülkeleri etkiliyor mu

    Bakım İstanbul`a Ukrayna devlet başkanı gelmişti.Gittiler Patriğin elini öptüler ve orada bir antlaşmaya varıldı.Varılan antlaşma çerçevesinde Ukrayna`daki Ortodoks kilisesi İstanbul`a bağlandı. Bu doğrudan dolayı ABD`nin isteği ile olan bir olaydı.Amaç burada Rusya`yı köşeye sıkıştırmaktır.Putin Türkiye`ye geldiği vakit neden Patriği ziyaret etmiyor acaba?Çünkü ekümen olarak patriği tanımıyor

    Yaptıklarınızın amacı ne?

    Ben Türk milletinin bir an önce aklını başına devşirmesini istiyorum.İş işten geçtikten sonra hiçbir şey olmaz. Türkiye`yi hiç kimse silahla işgal edemez.En üç kağıtçı birisi bile alır eline silahı çıkar. Türkiye`yi ancak içerden birileri satarsa işgal edilir.

    Sözleriniz size düşman kazandırmıyor mu ?

    Hakkımda birçok sözler var ben bile inanamıyorum neler dediklerine. En son kulağıma gelen iddiaya şok oldum.Benim için normal bir adam olamaz bu adam bu kadar bilgiyi bilemez.bu adamı uzaylılar kaçırmış kafasına çip yerleştirmişler diyor.Türkiye`deki aşağılık duygusuna bakar mısınız.Bir Türkün sıradan bir bilginin üstündeki bilgilere sahip olabileceğine kafası almıyor.Çünkü insanlar şartlanmış.Çünkü bu tür insanlar hep ABD ve Avrupa`dan çıkacak diye.


    Peki sizin bilgilendiğiniz kaynaklar nelerdir?


    Tamamı kitap ve belgelerdir. Ben belgeleri nereden bulabileceğimi biliyorum.35 senedir birçok belge topladım. Bunları da Türkiye`nin hayrına sundum.


    Bir gazete`de röportajınızda ben milli görüşçüyüm demiştiniz.


    Evet gayrı milli bir görüşten mi olacağım ki Biz kuvayı-milliyeyiz bu fikir gayrı millimidir ki.Bir siyasi partiye mal edilemez ki bu ifade ben de milli görüşçüyüm.Buğun eğer bahsedilen bu siyasi hareket iktidar da olsa idi ne Kıbrıs değişirdi nede kürt devleti kurulabilirdi.


    Türkiye`nin durumunu nasıl görüyorsunuz ?


    Türkiye yeniden bir istiklal savaşına hazır olmalıdır. Bu savaş yeniden olacak kaçınılmaz .İçerdeki gayrı ve milli unsurlar arasında bir tartışma olacak bu kaçınılmaz.Bakın PKK terör örgütüdür,anayasaya uygun mudur,yasalara uygun mudur? Peki ben niye yasalara uygun olmayan bir örgüte insan hakları çerçevesinde buna karşı koyayım.Terörün cevabı terördür.Bakın İngiltere de terör zanlısı diye masum bir insanı öldürebildi.


    Ailenizin diğer fertleri Türkiye`de değil


    Ben özellikle burada durmalarını istemedim.Benim iki kızım ve bir oğlum var .Onlar yurtdışında yaşıyorlar. Tehdit aldığım için böyle yaşamak zorundayız.Bu işlerde aile hayatı kaldırmaz zaten.Ettiğin laflar ve yaşadıklarınla başkalarına eziyet çektirmenin anlamı yok.


    Geçiminizi nasıl sağlıyorsunuz.


    Benim geçimin tamamı ailemden kalanlar ile oluyor ve o da bana yetiyor .Bakın benim devlet ile hiçbir alakam yok.Devletten 50 kuruş almıyorum.Şimdiye kadar kaç milyon dolarlar teklif edildi ama kabul etmedim.Yurtdışında yaptığım her olayı da kendi param ile yaptım.Devlette hiç kimse kalkıp diyemez. Ben şu iş için bu adama örtülü ödenekten para verdim diye.Alsaydım bu şekilde kalamazdım zaten.


    Venezüella istihbarat örgütünün elemanı olduğunuz söyleniyor.

    Evet bunu ben söyledim.70`li yıllarda beni birtakım çevreler Türkiye`nin KGB şefi ilan etiler. Sovyetler çökünce issiz kaldığımı düşünen bazı kesimler beni daha sonra CİA`nın istasyon şefi yaptılar.Başkaları da beni MOSSAD elemanı yaptılar. Ben de bir türlü milli olamadım.Bende dedim ki ben VİS elemanıyım.Nedir bu deyince de Venezüella gizli servisi dedim.Niye Venezüella deyince de `en güzel kadınlar’ orada onun için dedim


    MİT ve benzeri örgütler ile hiç işiniz olmadı mı


    Mit nedir ki? Mit`e gelinceye kadar devletin 8 tane başka örgütü var.MİT adını duyduğunuz kurumdur.Şimdiye kadar hiçbiri ile bir para ilişkim olmadı benim.


    Türkiye bugün neden bu durumda


    Bilgiye değer vermediği için bu durumdadır.Alın bakın en güzel örnek Trabzonspor, takım hakkında en küçük bir bilgiye sahip olmadan biz gider yeneriz Rumlar dediler. İşte gördük sonucu.Türkiye bu kafa ile bilgiye değer vermediği müddetçe bu sonuçları her zaman alır.
    Ecevit`leri ziyaret ettiniz ve bilgilendirdiniz. Daha sonra Türkiye`de tarih konusunda çeşitli tartışmalar başladı.
    Evet bizi davet eti Ecevit ailesine bilgilerimizi aktardık.Sadece ben değil İlber Ortaylı da vardı.Bakın herkes belli bir zaman sonra bu tür bilgileri öğrenecek fazla konuşmayayım bu konuları.Bu güne kadar doğru bildiğiniz her olayın yanlış olduğunu öğreneceksiniz.Bakın bunu ilk defa Ecevit söylüyor. Rahşan hanım gibi bir bayan kalkıp din elden gidiyor İslam dinini yok edecekler diye konuşuyor.Bunlar artık Türkiye`de oluyor.


    Tarihte hep bir hainlik tartışması var.


    Evet Vahdettin hain, Menderes hain. Osmanlı padişahları arasında da üç tane iyi padişah var iddiası yutturulmuş. Osmangazi, Fatih ve Kanuni.Bunlar hep mason teşkilatının bize belletmek istediği söylemlerdir.Diğer 37 padişah hiç mi yi değildi yani?Bir de onları anlatırken işte bunların karısı hep yabancı idi derler.Atatürk`ten önceki tarihimizi tamamı ile inkar ediliyor.Hangi mason varsa o Türkiye`de büyük adam diye tanıtılıyor.Yeter yani kardeşim. Bunların hepsinin bilinmesi gerek. Daha Türk halkı neler öğrenecek duyduğunuz zaman dudaklarınız çatlayacak.


    Öldükten sonra nasıl anılmak istiyorsunuz


    Geçen Teşvikiye cami`de bir manzara gördüm onu anlatarak size cevap vereyim. Bir dönem Türkiye`yi yönetmiş İnönü ailesine mensup bir cenaze vardı.Avluda`da cenazeyi bekleyen cami cemaatinin yanında bir avuç İnönü ailesi vardı.İçimi hüzün kapladı. Koskoca İnönü ailesi bir avuçtu işte.Tam o sırada`da beni telefondan Abdurahman Dilipak aradı.Bende ona cenazeyi anlattım.Sonra ona dedim ki ben ölürsem beni Kulaksız mezarlığındaki kimsesizler mezarlığına gömün dedim.Öldükten sonra bu adam memleket için çalıştı desinler yeter.


    Karakol örgütünün kurucusu Çerkez Kuşcubası Esref`te bildiği birçok bilgiyi yazmış daha sonra hepsini bir sandıkta yakıp yok etmiş. Sizde bildiklerinizi kendiniz ile birlikte mi götüreceksiniz .?


    Evet maalesef gidecek.Söylenebilecekleri ben zaman içinde kaynak göstererek söyleyeceğim zaten.


    Şu ana kadar ortaya çıkarmadığınız sırlar var mı.


    Evet çok var. Türkiye`nin tarihi ile ilgili.Bu bilgilerde Türkiye hazır oldukça belli bir insan grubu bunları anlamaya başladıkça anlatmaya çalışacağım.

    BAKİ GÜNAY
    "Kentler bizi hiç anlamayacak ve esirgemeyecek,ucu yanmış kibrit çöpü gibi kırılacağız,Birşeyler dokunulmamış kalsın gidelim bu şehirden..."

  3. #3
    Bir gazete`de röportajınızda ben milli görüşçüyüm demiştiniz.


    Evet gayrı milli bir görüşten mi olacağım ki Biz kuvayı-milliyeyiz bu fikir gayrı millimidir ki.Bir siyasi partiye mal edilemez ki bu ifade ben de milli görüşçüyüm.Buğun eğer bahsedilen bu siyasi hareket iktidar da olsa idi ne Kıbrıs değişirdi nede kürt devleti kurulabilirdi.
    "Kentler bizi hiç anlamayacak ve esirgemeyecek,ucu yanmış kibrit çöpü gibi kırılacağız,Birşeyler dokunulmamış kalsın gidelim bu şehirden..."

  4. #4
    ikimilyon Admin Mehmet DAĞDELEN kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Thu May 2006
    Konum
    Sakarya
    Yaş
    39
    İletiler
    3,052
    Blogdaki Konular
    19

    Havass

    aytunç altındal'ın yayınevine havass ismini vermesinin hikayesini yine
    sayın altındal'ın bir tv konuşmasında dinlemiştim.
    sağ-sol olaylarının zirvede olduğu günlerde dindar kesimden birilerinin
    bu kelimeyi sovyetlerle ve rusça ile açıklamaya kalktığını söylemişti.
    -oysa ki adam kendi tarihini bilmiyor. çünkü havass'ın rusyayla ilgisi yok.
    bu arapça kökenli ve osmanlıda çokça kullanılan bir kelimedir.
    bugün türkiye de aydınlar olarak isimlendirilen sınıfın adı osmanlıda havass'tı
    diyor altındal.

    Havass: hususi, mahsus kelimeleri ile aynı kökten geliyor.
    khı vav sad harfleri ile yazılıyor. sad şeddeli.

    özeller, seçkinler, elit, entelektüel kelimelerine karşılık gelir.

    osmanlı da ülkenin ya da medeniyetin kültürünü işleyenler için kullanılıyordu.
    fikir üreten, stratejist, bilim adamı, şair, ve üst düzey yöneticilerden
    oluşuyordu. bir nev'i devletin karar vericileriyle bilim dünyasının birlikte anıldığı
    bir sınıf.

    Milli Görüş; hakkı üstün tutmaktır!

  5. #5
    İmam Hatipli.. Feyza UĞURTAY kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Sat Jul 2007
    Konum
    BURSA-İnegöl
    İletiler
    411
    Blogdaki Konular
    5

    ilginç değil mi..

    Araştırmacı-Yazar Aytunç Altındal, “Türk İmparatorluğu'nun Yıkılışına Dair Kehanetler” adlı kitapta yeralan “Türkiye'nin 11'inci liderinin adı 11 harfli” cümlesinin Abdullah Gül'e işaret ettiğini belirtti ve ekledi: “Kehanetlere göre bu cumhurbaşkanı döneminde Türkiye devasa bir sarsıntı geçirecek”
    BUGÜNE kadar 19 kitap yazan Araştırmacı-Yazar Aytunç Altındal'ın Destek Yayınları'ndan çıkan son kitabı “Türk İmparatorluğu'nun Yıkılışına Dair Kehanetler”de gündemi sallayacak açıklamalar var. Kitap metnini Bizanslı Tarihçi Laonicus Chalcondlyles'in yazdığını, yorumcusunun Fransız Blaise de Vigenere, yayıncısının ise Thomas Artus olduğunu belirten Altındal, kitapta Türkiye Cumhuriyeti'nin 11'inci Cumhurbaşkanının kim olacağı ve Türkiye'nin geleceğine yönelik öngörülerin bulunduğuna dikkat çekti. Gerçekleşmiş kehanetlerinden biri, Mustafa Kemal Atatürk'ün yeni Türk devletinin kurucusu olması sıfatını kazanması olan yüzyıllar öncesinin kahinlerine göre, yeni cumhurbaşkanının ad ve soyadındaki harflerin toplam sayısı 11. Bu da Abdullah Gül olarak yorumlanıyor. Ayrıca devlet, bu cumhurbaşkanı ile çok büyük sıkıntılar yaşayacak. Kehanetlere göre bu durum Batılı devletlerin işine yarayacak.


    İşte Aytunç Altındal'a yönelttiğimiz sorular ve merakla beklenen cevaplar:


    17 kehanet


    Öncelikle “Türk İmparatorluğu'nun Yıkılışına Dair Kehanetler” adlı kitaptaki kehanetler kaç yüzyıl öncesine dayanıyor?
    Kitabın asıl yazarı, 1400'lü yılların Osmanlı Devleti'nin durumuna tanık olmuş Atina doğumlu Bizanslı Tarihçi Laonicus Chalcondyles. 1423'de doğduğu bilinen Chalcondyles'in 1490'da öldüğü varsayılmaktadır. Yaşamı hakkında çok ayrıntılı bilgi olmasa da Doğu Roma İmparatorluk belgeleri, 8'inci John Paleologos tarafından 1446'da Osmanlı Padişahı 2'inci Murat Han'a İstanbul'a uyguladığı kuşatmayı kaldırması için öneri götüren Bizans heyetinde elçi düzeyinde yeraldığını doğrulamaktadır. Kahinin 1453'de İstanbul'un ve 1463'de de Peleponez'in Türkler tarafından fethedilişine bizzat tanıklık ettiği kesindir. Kitap metnini yorumlayan, dünyanın en ünlü şifre yazıcısı olarak kabul edilen Fransız Blaise de VigenËre, yayıncısı ise Arthus Thomas'tır. Kitap, 1630 yılında tamamlanmış. İçinde 17 kehanet ve 28 Osmanlı tablosu var.


    Vigenere ve Thomas hakkında bir araştırma yaptınız mı?
    Kitabı Fransızca'ya çevirmiş olan Vigenere, 5 Nisan 1523'de St. Pourçain köyünde dünyaya gelmiş, 1596'da Paris'te ölmüştür. 17 yaşındayken Kraliyet diplomatik-istihbarat dairesine alınmış ve tam 30 yıl burada görev yapmıştır. Hristiyanlığın, Protestan ve Katolik olarak ayrıldıkları kilise oturumlarına resmi sıfatla gönderilen en genç sekreterdir. Roma'da tanıştığı o dönemin en ünlü üstadlarından şifre tekniklerini öğrenmiş ve gizli şifre oluşturma yöntemlerini anlatan tek nüshalık el yazması metinlerden yararlanarak günümüzde de kullanılan ve kırılması imkansız sayılan ünlü “Autokey” diye bilinen “de Vigenere” şifresini kurmuştur. Bu çok gizli şifre, özellikle askeri istihbaratta kullanılmıştır. Kilise baskılarından bunalan Artus Thomas'ın ise nerede, ne zaman ve nasıl ölrüğü hiçbir zaman bilinememiştir.


    ‘Osmanlı içerden çökecek'
    Kitabın içinde kehanet olarak yeralan ama gerçekleşen olaylar var mı peki?
    Tabii ki. Kitaptaki öngörülere göre; “Fatih Sultan Mehmet'ten sonraki 16'ncı padişah döneminde Osmanlı Devleti içeriden çökmeye başlayacak ve padişahı kendi tebasından biri devirecektir” deniliyor. Fatih Sultan Mehmet'ten sonraki 16'ıncı padişah 3. Ahmet'tir. 29 Eylül 1930'da-kitabın yayınlanmasından tam 100 yıl sonra-Arnavut ve Hristiyan asıllı yeniçeri Patrona Halil tarafından tahttan indirilip yok ediliyor ve Osmanlı'nın çöküşü de böyle başlıyor.


    Türkiye Cumhuriyeti devletiyle ilgili kehanetler ne zaman başlıyor?
    Kehanetlerden biri Mustafa Kemal Atatürk'ü işaret ediyor. Kitapta, “Türk İmparatorluğu, 1920'de çökecektir” deniliyor. Gerçekten de 1920'de TBMM kurulunca Osmanlı Devleti yok edilmiş sayılmakta. Bununla da bitmiyor. “Osmanlı'nın çöküş döneminde kendisi Hristiyan topraklarında yetişen ama müslüman olan bir prens ve başkomutan ortaya çıkacak. Ancak Hristiyanlar tarafından hiç dikkate alınmayan bu başkomutan, Türk devletini yeniden kuracak ve Batı'ya yönlendirecektir” öngörüsü yapılmıştır. Bu kişi, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'tür.


    ‘Prensliklerin birleşmesi'
    Kitapta son dönemde “11'inci cumhurbaşkanı kim olacak” sorusunun cevabı da saklıymış. Yeni cumhurbaşkanı hangi özelliklere sahip?
    Kehanete göre, Türk İmparatorluğu'nun başına geçecek 11'inci kişinin adında 11 harf var. Çok ilginçtir ki, Abdullah Gül'ün ad ve soyadındaki harflerin toplamı da 11.

    Peki 11. Cumhurbaşkanı Türkiye'si nasıl olacak?
    Kitapta “11'inci Prens döneminde Türk devleti, büyük bir sarsıntı yaşayıp yıkılma noktasına gelecektir” öngörüsü var. Ayrıca “Hristiyan Prensliklerin birleşmesi, Türk imparatorluğunun sonunu getirecektir” deniliyor. Bu da benim yorumumca AB'dir.


    Bu kehanet son mu? Türkiye'nin geleceği nasıl şekillenecek?
    Maalesef kahinler, Türk İmparatorluğu'nun 11'inci Prensi'nden sonra Türk devleti yok kabul etmiş. Türkiye ile ilgili kehanetler burada bitiyor. Bu sonuç, çok ciddiye alınmalı.



    Tercuman Gazetesi, 10.08.2007




    bu nasıl iştir anlamadım..kitapta yazanlar gerçektende bir bir gerçekleşmiş..ya kitap sonradan çıktı..ya da bu işin içinde bir iş var..
    AŞK DAVAYA BENZER CEFA ÇEKMEKTE ŞAHİDE
    ŞAHİDİN YOKSA DAVAYI KAZANAMAZSIN Kİ..!

  6. #6
    Ebrar ZİŞAN kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Fri Feb 2008
    Konum
    fatih`in kadırgaları yürüttüğü yol...
    Yaş
    26
    İletiler
    594
    gördüğüm yerde kulak kesilirim... oldukça yerinde değerlendirmelerde bulunuyor... cevapsız bıraktığı birsoru görmedim...
    AKINTIYA KAPILMA; BİR DURUŞUN OLSUN HAYATA KARŞI...

  7. #7
    ikibucuktanuc Okuyan Kalemler Havva Nazlı KAYA kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Wed Oct 2007
    Konum
    Edirne
    İletiler
    990
    Blogdaki Konular
    3
    okuyunca aklıma ilk gelen söz: siyasette hiçbir şey tesadüf değildir.
    düşünmeden bilmek faydasız, bilmeden düşünmek tehlikelidir.
    konfüşyüs

  8. #8
    Mâh-rû Mümine AYDIN kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Wed Jun 2006
    Konum
    Halen bilmiyorum...
    İletiler
    1,720
    inanmak istemiyorum...
    Çocukluk günlerimin son demlerini yaşıyorum...Tadını çıkarmak istiyorum...

  9. #9
    hşgldn hüzün
    Giriş
    Sun Oct 2007
    Konum
    bursa
    Yaş
    45
    İletiler
    1,111
    en çok merak ettiğim adam...bu kadar çok şeyi bilmesine hep kuşkuyla bakmışımdır ama hep sıkılmadan dinlemişimdir..

  10. #10
    VuSLaTa HaSReT Merve GÜRAY kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Fri Jan 2008
    Konum
    Sakarya
    Yaş
    30
    İletiler
    87
    Blogdaki Konular
    7
    Ben de genelde gördüğüm yerlerde çakılıp kalıyorum anlattığı konuyu açıklamadan geçmiyor öyle ki bilinmeyen kelimeleri dönüp açıklıyor bilgiyi öyle de böyle de almaya bakmak lazım. maddeye öyle bakarsan öyle böyle bakarsan böyle olur demiş adamın biri öyle için yazı için teşekkürler emeğinize sağlık
    Vesselam...
    .....KiMSe KaLMaSa Da "SeN" VaRSıN.....

  11. #11
    Sakarya da verdiği konferansta ben milli görüşçü hanımlara hayranım hatta aşığım demişti
    "Kentler bizi hiç anlamayacak ve esirgemeyecek,ucu yanmış kibrit çöpü gibi kırılacağız,Birşeyler dokunulmamış kalsın gidelim bu şehirden..."

  12. #12
    Sessiz DEVRİM! Fatih KANLI kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Sat Feb 2008
    Konum
    istanbul
    Yaş
    35
    İletiler
    3,666
    Blogdaki Konular
    1
    Alıntı Belkıs Elif REŞADİYELİ tafarından gönderildi Mesajı Göster
    Sakarya da verdiği konferansta ben milli görüşçü hanımlara hayranım hatta aşığım demişti
    Desturrrrrr....Bismillah...

  13. #13
    Alıntı Fatih KANLI tafarından gönderildi Mesajı Göster
    Desturrrrrr....Bismillah...
    Ne var canım olamaz mı Allah Allah!
    "Ey akıl sahibi kişi ! Görüyorum ki beni, kim olduğumu, ne yaptığımı merak ediyor ve araştırıyorsun. Acizim, güçsüz ve kuvvetsizim, etim ve kemiğim hepsi elli kilo."

  14. #14
    Alıntı Belkıs Elif REŞADİYELİ tafarından gönderildi Mesajı Göster
    Sakarya da verdiği konferansta ben milli görüşçü hanımlara hayranım hatta aşığım demişti
    Abla ne anlamda söylediğinide yazarmısın. Millet yanlış anlamasın...

    Övdüğümüz gözümüzde büyüttüğümüz insanları , Bu seferde yerin dibine batırmayalım...

  15. #15
    Alıntı Mehmet Ali IŞIK tafarından gönderildi Mesajı Göster
    Abla ne anlamda söylediğinide yazarmısın. Millet yanlış anlamasın...

    Övdüğümüz gözümüzde büyüttüğümüz insanları , Bu seferde yerin dibine batırmayalım...

    Ne anlamda söyleyecek milli görüşün bu zamana kadar yaptığı hizmetleri anlattı ve bunda en büyük payın hanımlara ait olduğunu söyledi.Şu an kurtuluş savaşındaki nene hatunların görevini yaptığını söyledikten sonrada hayranlığını belirtti.
    "Kentler bizi hiç anlamayacak ve esirgemeyecek,ucu yanmış kibrit çöpü gibi kırılacağız,Birşeyler dokunulmamış kalsın gidelim bu şehirden..."

Yer İmleri

Gönderme Kuralları

  • You may not post new threads
  • You may not post replies
  • You may not post attachments
  • You may not edit your posts
  •