Milli Görüş Trabzon'da Ses Getirdi

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu Trabzon İl Kongresi'nde yaptığı konuşmada çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.

SP Genel Başkanı Genel Başkan Temel Karamollaoğlu, partisinin 2019 seçimlerine hazırlık startının verildiği programa Trabzon'dan telekonferans ile bağlandı. Karamollaoğlu yaptığı konuşmada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "İstanbul'a ihanet ettik" sözlerini hatırlatarak, "İstanbul'a kimlerin ihanet ettiğini anladık da Trabzon'a kim ihanet etti? Bunu anlamakta zorluk çekiyorum" dedi.

Saadet Partisi (SP), 2019 seçimlerine hazırlık startını Bostancı Gösteri Merkezi'nde "Bekle Bizi İstanbul" 2019 Hamle Programı ile verdi. Programa Trabzon'dan telekonferans ile bağlanan SP Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğanın "İstanbul'a ihanet ettik" sözlerini hatırlatarak, şöyle konuştu:

"İstanbul Türkiyemizin en güzel şehri. Geçmişte başşehirdi bugün yine olabilir. Sayın Cumhurbaşkanı'nın ifadesi ile eğer bu şehire ihanet edilmişse, bu şehri yeniden derleyip toparlamak bize milli görüşçülere düşer. Milli görüşü terk edip başka ideallerin düşüncelerin peşinden koşanlar İstanbul'u ihya edemezler. İstanbul ranta kurban edildi. Yeşillikleri kayboldu. Tarihi eserleri yüksek binaların arasında görülmez oldu. Yüksek binalar tarihi eserlerimizi gölgeler hala geldi. Her geçen gün nüfusu aratan, problemi artan bir şehir. Bize İstanbul'un problemlerini nasıl çözeceksiniz, diye sorduklarında; bizim ilk cevabımız, İstanbul'a şu anda yapılan göçün durdurulmasını sağlayacağız. Anadolu'da yaşayan insanlar kendi yaşadıkları illerde, ilçelerde, köylerde kendi geçimlerini sağladıklarında İstanbul'a göç duracak. Hatta İstanbul'a olan göç tersine dönecek Anadolu'ya olacak. Yüksek binalar, çarpıtılmış projeler, ne İstanbul'umuz ne de başka illerimizi ihya edebilir. Trabzon'dayım. Buraya gelirken gördüğüm yüksek binalar beni şok etti. İstanbul'a kimlerin ihanet ettiğini anladık da Trabzon'a kim ihanet etti? Bunu anlamakta zorluk çekiyorum."

"AHLAKİ VE MANEVİ DEĞERLERİ İHYA EDİLMEMİŞ BİR TOPLUM, HİÇBİR ÜLKEYE BARIŞ GETİREMEZ"

Karamollaoğlu, "Dünyada barış ve huzur dünyayı kargaşaya sürükleyen, sömürgeyi prensip haline getirenlere emanet edilemez. Bizim medeniyetimizin sahipleri dünyada barışı ve huzuru temin ederler. Önce biz ülkemizi düzelteceğiz. Ülkemizi kalkınmış bir ülke haline getireceğiz, sorunlarımızı çözeceğiz sonra dünyaya örnek olacağız. Ahlaki ve manevi değerleri ihya edilmemiş bir toplum, hukukun üstünlüğünü kabul etmemiş bir zihniyet hiçbir ülkeye barış getiremez. İnsan haklarına saygı gösterilmeden insanlar barış ve huzur içinde yaşayamaz. Bunu ancak bizim medeniyetimiz sağlar" ifadelerini kullandı.

"METAL YORGUNLUĞU MAALESEF İKTİDARIN KENDİ FİKRİNDE VE DÜŞÜNCESİNDE"

Karamollaoğlu, "Taş, toprak, betonun dışında köprü inşaatında ne varsa hepsi dışarıdan. Mühendisi, işçisi de dışarıdan. Böyle bir ülke kalkınmış, güçlü sayılabilir mi? Bunu kabullenmemiz mümkün değil. İğneden ipliğe neye ihtiyacımız varsa biz getireceğiz. İşsizliği, İstanbul'a göçü biz durduracağız. Kendi uçağımızı, tankımızı, topumuzu biz yapacağız. 15 yıl geçmiş şimdi oturmuşlar günah çıkarmaya çalışılıyorlar. Metal yorgunluğundan bahsediyorlar belediye başkanlarını istifalara zorluyorlar. Olmaz. Metal yorgunluğu maalesef iktidarın kendi fikrinde ve düşüncesinde. Düşüncede metal yorgunluğu var. Hatalarını kabul edip sil baştan işe başlamaları gerekir. Ama bunu yapmaktan her babayiğidin harcı değil. 'Yanlış işler yapmışım, yanlış dostlar edinmişim, yanlış projeler' şimdi değiştiriyorum' demesi icap eder. Maalesef sadece halkımıza yönelik bir takım söylemleri geliştiriyorlar" ifadelerini kullandı.

"ÖĞRENCİLERİMİZİ AT YARIŞINA HAZIRLAR GİBİ HAZIRLIYORUZ İMTİHANLARA"

Eğitim sistemini de eleştiren Karamollaoğlu, "Biz iktidara gelirsek bugüne kadar uygulanan politikaların tamamını eksiksiz olarak tamamını değiştireceğiz. Bir başörtüsü problemi çözüldü Allah razı olsun. Bu ilerlemeyi, fedakarlığı takdir ederiz. İmam hatip okullarının arttırılmasından memnuniyet duyarız. Ama bu okulların içini dolduramaz, prensipleri değiştiremezsiniz. Bugün olduğu gibi eğitime devam ederseniz bina yapmayı akıllı tahtayı her okula koymayı, öğrencilere bilgisayar dayatmayı eğitim zannederseniz bu problemleri çözmeniz imkansızdır. Eğitimde, değerler eğitimine geçmek durumundasınız. Öğrencilerimizi at yarışına hazırlar gibi hazırlıyoruz imtihanlara. Düşünmeye, fikir üretmeye yönlendiremiyorsunuz."