Asiltürk Hakkındaki Mason Locaları İddiası


Oğuzhan Asiltürk’ü ne kadar tanıyorsunuz?


Saadet Partisi YİK Başkanı O.Asiltürk’ün Mason Locaları’nı açtığı, siyasi hayatı boyunca Milli Görüş Liderliğine oynadığı ve cihat paralarını zimmetine geçirdiği iddia edildi.
NizamAjans’ta Tahir Süleymanoğlu imzasıyla yayınlanan makalede SP, YIK Başkanı O.Asiltürk hakkında şok edici iddialara yer verildi.Oğuzhan Asiltürk’ün İçişleri Bakanlığı döneminde Mason Locaları’nın isminin tescili için uğraştığı, hayatı boyu Milli Görüş Liderliğine oynadığı idia edilen makalede, Asiltürk’ün Milli Görüş Lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın Genel Başkanlığına sürekli engel olmaya çalıştığı ve Milli Görüş’ün mal varlığının bir bölümünün üzerine kayıtlı olduğu iddia edildi.


İşte Tahir Süleymanoğlu’nun nizamajans.com‘da yayınlanan sözkonusu makalesi:

OĞUZHAN ASİLTÜRK’Ü NE KADAR TANIYORSUNUZ?

Oğuzhan Asiltürk’ün daha iyi tanınması için, tarih yapraklarını karıştırmakta fayda vardır. Çünkü Oğuzhan Asiltürk’ün gerçek yüzü, bu sayfalarda kayıtlıdır.
Nitekim;

1-1974 CHP-MSP koalisyonunda, MSP’ne 7 bakanlık verilmişti, bu bakanlıklardan birisi de İçişleri Bakanlığı idi. MSP Meclis grubunda bu bakanlık için ilk akla gelen isim 1. Ordudan emekli olan Orgeneral Faik Türün’dü.

Onunla ilgili çalışmalar yapıldı. Bu çalışmaya İsmail Müftüoğlu, İhsan Karaçam ve Rasim Hancıoğlu katıldı. Ancak Oğuzhan Asiltürk bakanlık koltuğuna oturmak için, gizliden gizliye Faik Türün’e muhalefet ediyor, maalesef Necmettin Erbakan’ı da yönlendiriyordu. Yani Oğuzhan Asiltürk menfaati gerektiğinde, kulisin daniskasını yapıyordu. Saadet Partisinde de Yüksek İstişare Kurulu Başkanlığına gelebilmek için yaptığı kulisler, bu konuda deneyimli olduğunu gösteriyor.

2-Prof. Dr. Necmettin Erbakan MSP’nin kuruluşunda İsviçre’de olduğu için, kurucu olarak katılamamış, ancak bilahare Genel İdare Kurulu kontenjanından yönetime dahil edilmişti. MSP’nin Genel Başkanı Süleyman Arif Emre idi. Ne var ki, taban seçimlere Necmettin Erbakan’ın genel başkanlığında girilmesini istiyordu.

Ancak başta Oğuzhan Asiltürk olmak üzere, Rasim Hancıoğlu, A. Tevfik Paksu ittifakı, Necmettin Erbakan’ın genel başkan olarak partinin başına geçmesini ve Necmettin Erbakan’ın başkanlığında seçimlere gidilmesini istemiyorlardı. Bu trio maalesef kulislerinde muvaffak oldu. Oğuzhan Asiltürk’ün hem hocanın gölgesinde ve hem de hocaya karşı çıkmasının tek sebebi, ileride milli görüşü ele geçirmeye hazırlıktı.

Yalnız seçim sonrasında büyük bir özveri ile Süleyman Arif Emre genel başkanlıktan çekildi, yerine de Necmettin Erbakan’ı genel başkan olarak teklif etti. Erbakan, Oğuzhan Asiltürk, Rasim Hancıoğlu ve bilahare 14’ler olarak bilinenlerden bazılarının menfi gayretlerine rağmen, 20 Ekim 1973 tarihinde MSP Genel Başkanlığına seçildi.

CHP-MSP koalisyonunu oluşturmak için, Oğuzhan Asiltürk, Deniz Baykal’la 7 Gün Dergisinin Ankara’daki ofisinde gizli görüşmelere başlamış ve Meclis grup toplantısında da “Masonları hükümetin dışında tutmak için CHP ile koalisyon yapılmasını” teklif etmiştir. Hatta CHP’nin solcu ve Marksist olmadığını vurgulamıştır. Daha da ileri giderek, CHP’nin de İslam’a serbestlik getirmek istediğini ifade ile grubu yönlendirmeye çalışmıştır. Bu açıklamalar hem Meclis grubunu, hem de Genel İdare Kurulunu dalgalandırmıştır. Bilindiği kadarıyla, İsmail Müftüoğlu kendisini ikaz ettikten sonra sus, pus olmuştur. Ama Oğuzhan Asiltürk gizli çalışmalarını sürdürmüş, Necmettin Erbakan’ın da kanına girerek CHP-MSP koalisyonu 9 Ocak 1974 tarihinde oluşturulmuştur.

Yani milli görüşçü olduğunu söyleyen Oğuzhan Asiltürk, CHP’yi ibra etmiş, onlarla hükümet kurmanın savunucusu olmuştur.

3-Masonların devre dışı kalması için CHP ile koalisyon kurmanın şart olduğunu söyleyen Oğuzhan Asiltürk, İçişleri Bakanlığı koltuğuna oturduğu dönemde, Demokratik Parti milletvekili Hilmi Türkmen ve Adalet Partisi milletvekili Ahmet Buldanlı, 7 Nisan 1974 tarihinde, İçişleri Bakanlığına masonlarla ilgili yazılı soru önergesi verdiler.
Bu önergede sorulan husus; “Türk Yükselme Cemiyeti, Bakanlığınız döneminde adını Hür ve Kabul Edilmiş Mason Derneği’ne çevirdi mi, siz bu yeni dernek adını tescil ettiniz mi” idi.

Oğuzhan Asiltürk, bu önergeye cevap dahi vermedi, niçin? Çünkü Oğuzhan Asiltürk’ün İçişleri Bakanlığı dönemi boyunca, Mason kuruluşlarının locaları devamlı tescil ediliyordu. Hem Masonlara karşı olduğunu söyleyen ve hem de onları tescil ile çalışmalarını kolaylaştıran Oğuzhan Asiltürk’e, nasıl bir isim verebiliyorsunuz? Bu nasıl milli görüşçülük ve bu nasıl gizli beraberlik? Saadet Partisi teşkilatları bu gerçeklerden habersiz olduğu için, Oğuzhan Asiltürk elan ayakta dolaşabilmektedir.

4-1974 affında komünistlerin de af kapsamına alınmasında gayretli olan Oğuzhan Asiltürk’tü. Bunun tavrına karşı Mehmet Zeki Okur, Yahya Akdağ, Sudi Reşat Saruhan, Ali Acar, Cahit Koçkar, Hulusi Özkul, İsmail Müftüoğlu, Gündüz Sevilgen, Abdurrahman Ünsal, Ahmet Akçael, Mehmet Bozgeyik ve Zekai Yayla sert tepki gösterdi.

Bundan dolayı İsmail Müftüoğlu Adalet Komisyonu raporuna, TCK 141 ve 142. Maddelerinin af kapsamı dışında kalması için meşruhat yazmıştı.

Bu çalışmalar Oğuzhan Asiltürk’ü çileden çıkarmış olduğu için, gelene gidene kan kusturuyordu. Ama onu ciddiye alan da yoktu.

Ne var ki, 15 Mayıs 1974 tarihinde Af Yasası oylandı, ismi zikredilenlerin gayreti sonucu, komünistler af kapsamı dışında kaldı. Ancak CHP Anayasa Mahkemesine başvurarak, komünistlerin de, Anayasa Mahkemesi kararı ile af kapsamına alınmasını sağladı.

Oğuzhan Asiltürk, MSP’nin 20’ye yakın milletvekilinin Af Yasasına olumlu oy vermemelerine çok sinirlenmiş ve bunların ihracını sağlamak için büyük gayretler göstermiştir. Ancak buna da muvaffak olamamıştır.

5-12 Eylül 1980 darbesinden sonra, Necmettin Erbakan siyasi yasaklı idi. 6 Eylül 1987 tarihinde yapılan referandumla siyasi yasağı kalkan Necmettin Erbakan, 25 Eylül 1987 yılında Refah Partisine üye oldu. Bunun üzerine, Necmettin Erbakan’ın genel başkanlığa getirilme meselesi, yeniden tartışmalara neden oldu.

Burada da Oğuzhan Asiltürk, bazı arkadaşları ile Necmettin Erbakan’ın genel başkanlığına karşı tavır koymuş ve Necmettin Erbakan’ı enterne etmek için parti üstü bir konumda olması, genel başkan olmaması teklifinde bulunmuştur. Ama tabanın bildiği ve görünürdeki resim Oğuzhan Asiltürk’ün Necmettin Erbakan’ın daima yanında olduğu ve vazgeçilmez bir kişi zannedildiğidir. Oysa Necmettin Erbakan’ın her genel başkanlığa getirilmesi meselesinde, en büyük muhalefet, gölgesine sığınıp, menfaatlenen Oğuzhan Asiltürk’ten gelmiştir.

6-Bir başka hususa gelince; Necmettin Erbakan’ın vefatından sonra, Saadet Partisinin bir Genel İdare Kurulunda, Oğuzhan Asiltürk’ün, hocanın aleyhine “ümmetin parasını mirasçılarına bıraktı” suçlamasını yapmasıdır. Şimdi sormak gerekir: MSP döneminde, Yapı Kredi Bankası Çankaya şubesindeki 5924 nolu Oğuzhan Asiltürk’e ait hesaba, MSP adına yatırılan paraları, Oğuzhan Asiltürk aynı ile MSP’den sonra kurulan partilerin kasasına aktardı mı? Bunun araştırılması gerekir. Kimin zimmetine para geçirip, geçirmediği böylece daha iyi anlaşılır.