Ufuk EFE

nokta, doğru, düzlem, uzay ve zaman

Rating: 6 votes, 2.50 average.
Üniversite yıllarımda matematik hocamız vardı, adı A..... A..... ve soy adı da A..... olduğu ve biraz uçuk fikirleri olduğu için öğrencileri olarak o hocamıza a-küp lakabını takmış idik.....Hocamızı andık, önemli olan lokabı değil ama o günlerde çoğumuza uçuk gelen bir tezi idi....
Kendisi , satır aralarında, melek, in , cin mevzuunu bu şekilde açıklamış idi....


kendisinin geometrik kuramlar ile alakalı güzel bir tezi var idi...
hepinizin de bildiği gibi geometride nokta, doğru, düzlem ve uzay kavramları vardır...

kalemin bir beyaz kağıda değidiği yere nokta denir ve boyutu yoktur.

noktaların bir hat üzere aynı doğrultuda kümeleşerek oluşturdukları hatta ise doğru denir ve 1 boyutludur....

Düzlem uzayda bulunan bir doğrunun, yön değiştirmeden ve kendi doğrultusunda olmayan hareketiyle meydana getireceği kabul edilen yüzeylere düzlem denir ve iki boyutludur...

ve yine uzayda yani x,y ve z boyutlarında düzlemlerin ki burda kare düzlemini baz alacaığız, karelerin birleşerek 6 adedinin dik açuılarla birleşmesinden oluşan bir geometrik cisimdir ki adı da küp tür ve 3 boyutludur....

birde bunlara ilave olarak bazı matematikçiler zamanıda bir boyut oalrak kabul etmişler ve uzayda 4ncü boyut oalrak ise zamanı kabul etmişlerdir....

şimdi elimizde boyutu olmayan nokta, 1 boyutlu doğru, 2 boyutlu düzlem, 3 boyutlu küp bulunmakta....

aslına bakarsanız gerçek hayatımızda, yani sosyal yaşantıda da insalar bu geometrik kavramlar gibidir, kimleri nokta, kimileri doğru, imleri düzlem ve bazıları ise küptür....

bir nokta ister doğruya, ister düzleme, ister ise küpe baksın size yemin billah gördüğünün bir noktadan ibaret olduğunu söyler ki zahiren doğruyu söylemektedir....

bir doğru ise noktaya baktığında onu tarif edebilir, aynı şekilde bir doğru gördüğünde de onu tarğif edebilir ama bu doğru bir düzlem, kare şekline baktığında ise yemin billah karşısındakinin bir kare değil (zaten manasını bilmez) bir doğru olduğuna şahitlik eder ve yaradılışı gereği doğruyu söylemektedir...

bir düzlem, kare ise nokta, doğru ve diğer düzlemleri,üçgen, beşgen,yamuk vs.... cizimleri tarfi edebilir zira onlarda kendi gibi iki boyutludur, ama bir doğru kareye ne akdar bakrsa baksın diyeceği karşımda bir doğru vardır demekten öteye gidemeyecektir....

bir küp ise diğerlerinden daha şanslıdır zira noktaya kadar duruma hakimdir ama aynı şekilde kare ise küpe hangi açıdan bakarsa baksın karşısında göreceği kendi gibi kareden ( 2 boyut) öte gidemeyecektir.....

buraya kadar uzattım belki ama durumun daha anlaşılır olmasıiçin gerekli idi.... zira gerçek hayatımızda, gerek siayset, gerek ise diğer beşeri ilimlerde olsun, dini ilimlerde olsun hep aynı durum ile karşılaşmaktayız,
biri nokta der,
diğeri doğru, bir başkası yok kare, öterki ise hayır küp.....

bir kısır döngüdür, kavgadır gider....

asıl önemli olan iki husus vardır, öncelikli olarak kişinin hangi boyutta olduğunu bilmesi, haddini ve kapasitesini bilemsi,

ama daha önemli olan ise bir küpün karşısındaki kare, doüğru ve noktayı fark edebilmesi ve onun ne gördüğünü anlayıp ona göre izah ve ilim aktarması, bu en önemlim husustur ki bilmesi gereken kadar prensibi ile bu durum özetlenir.... Bir eşşeğe bile kaldırabileceğinden fazla yük onun bacakalrını ayırmaya yetecek iken, bir doğruya alan bilgisi vermeye kalkmanın manası , bir doğruya hacim bilgisi vermenin manası yoktur, zamana israf, akla ziyandır....

doğruya vereceğin metredir, metre karenin bir manası yoktur, vermek izansızlık, yazık olur, ki onu sapıtmaya kadar götürür......

çoğu zaman insanlar daha henüz elif olmadan kitap yazmaya,
şeriatı dahi bilmeden 7nci semalarda uçmaya,
hijyen bilmeden, doktor olmaya,
tırnağını kesemez iken, cerrah olmaya,
yada amiyane tabir ile cin olmadan adam çarpmaya kalkarlar.....

haddini bilmez ve değişmez bu geometrik kanunların sosyal yansımasını görmezden gelirler, yazıktır, öncelikle kendilerine yazıktır, harcanan zamana, dökülen dillere yazıktır......

yarım hekim candan eder, yarım imam dinden eder misali havanda su dövmekten dahi kötüsü, dibi delik havanda su dövmektir....


öncelikle boyutumuzu,kapasitemizi bilip alt kümemizi hedeflemeli ve duzlem isek doğruya tek boyutta, noktaya ise nokta akdar ilim aktarmalıyız, gidip bir doğruya caka satar gibi alan hesaplarından bahseder isek elimizde ancak zaman kaybı ve çileden çıkmış bir doğru buluruz ki artık buna doğruda diyemeyiz.....

önce kendi kapasite ve boyutumuzu bilip, daha sonra ise hedef kitlemizin kapasite ve boyutunu bilip ona göre tebliğimizi veya aktaracağımız her ne ise, siyasi, sosyal yada kültürel konualrı, kendimize göre değil karşımızdakinin anlayacağı boyut ve seviyede aktarmalıyız...


bizler tebliği insanları ifsat etmek, çileden çıkarmak için yapmıyoruz, islah etmek, doğruya, hakka ulaşması için, hidayetine vesile olması için yapıyoruz ve bunun içinde yapmalıyız....

4ncü boyut Zaman ???

Bu konuya henüz girmiyorum bile.....

Submit "nokta, doğru, düzlem, uzay ve zaman" to Digg Submit "nokta, doğru, düzlem, uzay ve zaman" to del.icio.us Submit "nokta, doğru, düzlem, uzay ve zaman" to StumbleUpon Submit "nokta, doğru, düzlem, uzay ve zaman" to Google

Categories
Katagorisiz

Yorum

  1. Mehmet DAĞDELEN kullanıcısının Görüntü Resmi
    son derce muazzam bir değerlendirme.
    tabi her cevap başka sorular doğurur.
    burada akla gelen bir soru şu:
    -sayılan boyutlar spekülasyon ve manüpülasyon (şeytan-nefis) içerir mi?

    ümmi bir insanı en engin boyut; einstein'ı da en zelil boyut yapan nedir?
  2. Ufuk EFE kullanıcısının Görüntü Resmi
    ...
    Tabi her cevap başka sorular doğurur.
    burada akla gelen bir soru şu:
    -sayılan boyutlar spekülasyon ve manüpülasyon (şeytan-nefis) içerir mi?
    İLİm adamlarının varmak istedikleri hedef "matematiksel modelleme"dir.... har hangibir olayı matematiksel modelliyebiliyorsanız o zaman sorun yoktur, matematik de ise ne spekülasyon ve ne de manipilasyon yoktur, ancak insanların algıları rehin altında değil, ve insanlar gömek istemiyorsa...
    Zira Kitabımız da bu vurguyu Bakara suresinin taaa en başında kalın çizgiler ile çizmiştir...

    Bu, kendisinde şüphe olmayan, muttakiler için yol gösterici olan bir Kitap'tır.(Bakara-2)
    görmek istemiyen kadar kör, duymak istemiyen kadar sağır hiç kimse yoktur....

    yukarıda saydığım her geometrik cisim nihayetinde "nokta" lardan oluşur...
    nokta, neyin sonuna gelirse o tartışmayı bitirir.
    ne sağa çekilir ne sola çekilir... kimsenin emrine uymaz, uyamaz..... Bunlar uzayda doğruluğu hiiç bir zaman değişmeyen doğrulardır ki bunlar "hak"tır....

    Matematiğin kuralalrı vardır ve bunların sağlamaları da vardır, bu kuralalrı bilir ve kontrol ederseniz araya ne spekülasyon ne de manipulasyon karışır... Karışsa bile anında sırıtır..... Ama ilk önce ayette de geçtiği gibi yolunuz, niyetiniz ve amacınız salih olacak, muttaki olacaksınız. Niyet bozuk ise size Kuran bile rehber olamaz...


    Bunları, her bir noktayı İslamın değişmez kuralları, Allah'ın hükümleri olarak kabul edersenız, maksat daha da iyi anlaşılacaktır...


    ümmi bir insanı en engin boyut; einstein'ı da en zelil boyut yapan nedir?
    Lâ ilâhe illâllah Muhammedün Rasûlüllah
    ..............

  3. Hülya TERZİ kullanıcısının Görüntü Resmi
    iki kere iki her zaman dört etmez. boyutunu bilmek gerek. bu tahlil gibi.